....................
GUSGR-Güneş Sigorta
Collapse
X
-
Etiketler: hiçbiri
-
***GUSGR*** Gunes Sigorta A.S.'nden gelen yazi; 07.06.2007 tarihinde Sirketimiz yonetim kurulu uyeliginden istifa eden Omer Faruk Oz'un yerine T. Vakiflar Bankasi T.A.O.'ni temsilen ilk yapilacak genel kurula kadar gorev yapmak uzere Selahattin Toraman atanmistir. ***GUSGR*** (18/06/2007 - 13:40:38)
-
Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .
Yorum
-
merhaba arkadaşlar aranıza yeni katıldım nasıl buldun bizi derseniz financer abimizin baska bir forumda yaptiği doğru analizleri takip ederek.ona çok teşekkür etmek istiyordum bir türlü üye olamadim diğer foruma keyborsanın bana sağladığı bu fırsattan dolayı teşekkür ederim.
AYRICA FİNANCİER ABİMEDE TEŞEKKÜR EDERİM
Yorum
-
slm arkadaşlar. bende bugün katıldım aranıza. aynı financer dostun tavsiyesiyle. Umarım güzel şeyler başarırız burda. tabi financerin desteğiyle.HAyırılı Bol Kazançlar
Yorum
-
***GUSGR*** Gunes Sigorta A.S.'nden gelen yazi: Sirketimiz ile BASS Sendikasi arasinda surdurulmekte olan 01.01.2009/31.12.2010 tarihleri arasini kapsayan 13. Donem Toplu Is Sozlesmesi gorusmeleri anlasma ile sonuclanmis olup taraflar arasinda 13.Donem Toplu Is Sozlesmesi imzalanmistir. ***GUSGR*** (12/03/2009 - 16:51:54)Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.
Yorum
-
***GUSGR*** Gunes Sigorta A.S.'nden gelen yazi: Aciklanacak Ozel Durum: Ilgi:Yonetim Kurulu Toplantisinda alinan karar geregi Sirketimizin %30 hissedari bulunan Groupama International'a hissele- rinin birlesme suretiyle Groupama S.A.'ne devir ettigi anlasildigin- dan birlseme sonucu hisse devrinin Groupama S.A. adina onaylanmasina ve pay defterine islenmesine oybirligi ile karar verilmistir. ***GUSGR*** (13/03/2009 - 16:10:26)Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.
Yorum
-
GÜNEŞ SİGORTA GM AYCI,"SEKTÖRÜN BÜYÜME STRATEJİLERİNİ GÖZDEN GEÇİRMESİ GEREK"
Güneş Sigorta Genel Müdürü İlker Aycı, global durgunluğun poliçe
fiyatlarında düşüşe neden olduğunu, sektörün büyüme stratejilerini
gözden geçirmesi gerektiğini söyledi
Milliyet Gazetesi'nin haberine göre, Geçen yıl yüzde 7 büyüyerek
11 milyar dolarlık bir büyüklüğü ulaşan sektörde büyüme rakamlarının
geçmiş yıllardaki gibi olmasını beklemediklerini kaydetti.
İlker Aycı, “Poliçe fiyatları düşüyor, müşterilerin sigortaya
verdiği önem öncelik sıralamasında geri düşüyor” dedi. “Durgunluk,
yavaşlama ve belirsizlik gibi durumların hasıl olduğu dönemlerde
ekonomik aktörlerin yaptıkları işleri örtüştürüp yakınlaştırması öne
çıkar” diyen Aycı, dolayısıyla bugünlerde reel sektörle bankalar ve
sigorta şirketleri arasında işbirliğinin önemli hale geldiğini ifade
etti.
Aycı şunları söyledi:
“Naktin daraldığı, sektörel sınırların daha çok gün yüzüne çıktığı
bu ortamlarda, reel sektörün üretim-tüketim aksındaki açılmalardan
kaynaklanan ödeme güçlükleri söz konusu olduğunda bankaların desteği
daha da önemli bir hale geliyor. Böyle anlarda nakit yönetimi ve
likidite hayati bir önem taşır ve işletmenin o güne kadar oluşturduğu
varlıkların teminat altına alınması da geleceğe doğru daha güvenli
adımlarla ilerlememizi sağlar. Ticari ve sanayi varlıklarının eksiksiz
ve geçerli risklere karşı sigorta ettirilmesi konusunda hassasiyet
gösterilmesi gerektiğini söyleyebilirim.”
Aycı, banka sektöründe ise kredi müşterilerinin varlık ve
sorumluluklarını risklere karşı teminat altına alması gerektiğini
kaydetti.
Foreks Haber Merkezi
(18/03/2009 - 08:11:29)Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.
Yorum
-
***GUSGR*** Gunes Sigorta A.S.'nden gelen yazi: Sirketimizin 01.01.2009/28.02.2009 donemi Bagimsiz Denetimden gecmemis branslar bazinda prim uretimi asagidadir. Sigorta Branslari;Gerceklesen Prim Uretimi (TL) Yangin;21.653.778 Mecburi Deprem;4.174.740 Nakliyat;4.085.577 Kaza (oto);48.236.967 Kaza (oto disi);8.260.867 Ferdi Kaza;1.529.782 Kredi;0 Muhendislik;9.044.436 Zirai;111.598 Tarsim;6.761.051 Hastalik;12.470.326 Hukuksal Koruma;450.738 Hayat Disi Toplam;116.779.858 Hayat Toplam;45.280 Genel Toplam;116.825.138 ***GUSGR*** (25/03/2009 - 16:26:18)Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.
Yorum
-
***GUSGR*** Gunes Sigorta A.S.'nin 30.03.2009 tarihli yazisi asagiya cikarilmistir. "Sirketimiz 31.03.2009 tarihli mali tablolarini "Seri:XI, No:29 Konsolide"ye gore duzenleyecektir." ***GUSGR*** (31/03/2009 - 15:02:55)Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.
Yorum
-
***GUSGR*** Gunes Sigorta A.S.'nin 31.03.2009 tarihinde gelen ve Gunluk Bulten ekinde yayinlanacak olan Olagan Genel Kurul Toplanti Tutanaginda; Yonetim Kurulu uyeliklerine bir yil sure ile gorev yapmak uzere; Bilal Karaman, Sahin Ugur, Haluk Tarakcioglu, Metin Recep Zafer, Feyzi Ozcan, Jean René de Charette, Hervé Francois Magro ve Mehmet Ilker Ayci'nin secilmelerine karar verildigi, Denetim Kurulu uyeliklerine bir yil sure ile gorev yapmak uzere; Kemal Sahin ve Necmi Alper'in secilmelerine karar verildigi, bilgileri de yer almaktadir. ***GUSGR*** (31/03/2009 - 16:42:28)Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.
Yorum
-
GÜNEŞ SİGORTA GM AYCI, "İŞSİZLİK SİGORTASI GÖZDE OLDU"
Güneş Sigorta Genel Müdürü İlker Aycı, yaşanan global krizin hem
dünyada hem de Türkiye'de sigorta sektörünü çok olumsuz etkilemediği
görüşünde. Sektörde daralma beklenmediğini dile getiren Aycı'ya göre
Türkiye'de rekabetin yıkıcı değil teknik olması halinde Türk sigorta
sektörü Türkiye'nin lokomotif sektörlerinden biri olacak.
Referans Gazetesi'nin haberine göre, Dünyada yaşanan finansal kriz
bankacılık sektörü kadar sigortacılığı da vurdu. Dünyanın en büyük
sigorta şirketi AIG devletleştirilmek zorunda kaldı. Ancak krizin
sigorta şirketlerine etkisi kısıtlı kaldı. Türkiye'de ise denetim ve
erken uyarı sistemleriyle güçlendirilen sigorta sektöründe krizin
etkisi talep azalması sonucu prim rekabeti olarak yansıdı.
Güneş Sigorta Türkiye'nin en büyük 5 sigorta şirketinden biri.
Vakıfbank'ın ortaklığında sigortacılık faaliyetini sürdüren Genel
Müdür İlker Aycı'ya göre finansal krize karşı kimse bağışıklık altında
değil, az ya da çok tüm ülkeler ve şirketler krizden etkileniyor.
"Bütün dünyada talep daralması yaşandı. Türkiye'de de bu devam
ediyor. Ancak bu durum bir taraftan da yeni fırsatları beraberinde
sunuyor" diyen Aycı, ekonominin hızlandığı dönemde pek fazla rağbet
görmeyen kredi geri ödeme sigortası, işsizlik sigortası, özel sağlık
sigortası, ferdi kaza sigortası gibi ürünlerin krizle birlikte daha
fazla önem kazandığını açıklıyor.
Gelecekte sigortacılık sektörünün lokomotif sektörlerden biri olma
potansiyeline sahip olduğunu belirten Aycı, "Türkiye'de sektörün
büyüklüğü gayri safi milli hasılanın yüzde 1,5'i civarındadır.
Türkiye'de sigorta sektörünün alacağı çok önemli mesafeler var. Yeter
ki rekabet teknik olsun" diyor.
Aycı'nın Gazetenin sorularına verdiği yanıtlar şu şekilde:
"Dünyada ciddi bir global finansal kriz yaşanıyor. Bu kriz
sigortacılık sektörünü nasıl etkiledi?
Dünyada yaklaşık 4 trilyon dolara yakın bir sigorta büyüklüğünden
söz edebiliriz. Dünyadaki toplam gayri safi hasılanın içerisinde yüzde
8'e tekabül eden bir büyüklük bu. Sigorta şirketleri de global krizden
etkilendi. Ancak dünyadaki finansal krize risk seçimi bakımından
yakalanmadı, topladıkları primleri, oluşturdukları fonları
değerlendirme sürecinde girdikleri türev piyasalar ve destekledikleri
mortgage piyasalar nedeniyle sıkıntıya uğradı. Sigorta sektörü çok
önemli bir sektör. Öylesine ki 158 yıllık Lehman Brothers gibi bir
yatırım bankasının batışına sessiz kalınırken dünyadaki en önemli
sigorta şirketi konumundaki AIG'ye 150 milyar doların üzerinde kaynak
aktarıldı ve ilk kaynak aktarılan sigorta sektörü oldu. Krize rağmen
genel itibariyle sigorta ve reasürans piyasalarının, dünyadaki
bankacılık sektörüne göre daha sağlam durumda olduğunu söyleyebilirim.
Bir daralma beklenmiyor. Bu bakımdan da dünyada sigortacılık sektörü
için iyi haberler vardır.
Krizin dünya ekonomisine etkisi ne oldu?
Son dönemde dünya ekonomisi büyüme oranlarına bakarsanız, 1930'lu
yıllardan beri ilk defa bir küçülmeye doğru geçmiş durumda. Dünya
Bankası'nın yaptığı tahmine göre 2009 yılı dünya ekonomisindeki
küçülme beklentisi yüzde 1,8. 2008'de dünya gayri safi hasılası yüzde
3.2 büyümüştü. Bu yıl, Japonya ekonomisinin yüzde 6,5 civarı, AB
ekonomisinin yüzde 3,5 civarı küçüleceği öngörülüyor. Büyümenin 2010
yılıyla birlikte yavaş da olsa başlayacağı söyleniyor. Bu çıkışın da
ABD ve Çin merkezli olacağı, bu iki ülkenin önce sıyrılacağı ve
2009'un son çeyreğinde ancak ilk çıkışın ve olumlu işaretlerin
görüleceği söyleniyor.
Ekonomik krizin ardından sistemin sorgulandığı bir dönemdeyiz.
Yeniden bir yapılanma olacağı açık. Sigorta sektöründe nasıl bir
yapılanma olur? Bu konuda neler tartışılıyor?
1929 dünya buhranından ve 1940'larda yaşanan 2. Dünya savaşından
sonra dünyada IMF, Dünya Bankası gibi kuruluşlar meydana getirildi ve
bu tip kuruluşlarla finansal sistemin mimarisi yeniden
şekillendirildi. G20'de ilk defa, dünya ekonomilerinde finansal
sistemlerin mimarisinin yeniden şekillendirilmesi üzerine beyin
fırtınası yapıldı. Sistemin dönüşmesi ve yeni kurumların oluşması söz
konusu. Türkiye bu tür krizi 2001'de yaşadı. Sosyo-ekonomik yapıyı
ciddi anlamda dönüştürdü. BDDK, TMSF gibi kurumlar kuruldu.
Türkiye'nin finansal sisteminin, sigortacılık sisteminin sağlam bir
pozisyonda durması, bu kurumların kurulması ve işlemesinden ileri
gelmektedir. Bu bakımdan bakıldığı zaman da dünya ekonomisinin denetim
ve izleme bakımından sağlığı yeni kurumların kurulması, mimarinin
yeniden şekillendirilmesi ve mevcut kurumların dönüştürülmesi ile
mümkündür.
Türkiye'de sigorta sektörü krizden etkilendi mi ?
Türkiye'de sigorta şirketleri oldukça sağlam durumda. Sermaye
yapıları ve sermaye yeterlilik oranları oldukça güçlü. Önemli bir
denetleme ve kontrol mekanizması içindeler. Yeni çıkan kanunla
birlikte sektörün mevzuat bakımından da oldukça sağlamlaştırıldığını
görmekteyiz. Türk sigorta sektöründe Hazine Müsteşarlığı'nın kurduğu
erken uyarı sistemi mevcuttur. Her yıl düzenli olarak denetimleri
yapılmaktadır. Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta ve Reasürans
Şirketleri Birliği tarafından sektörel vizyonumuz gözden geçirilmekte,
ortak toplantılarla müşterek stratejiler tespit edilmektedir. Türkiye
iş birliği bakımından iyi bir noktadadır.
Bu denetim dünyada yetersiz miydi?
Evet. Şimdi dünyada da belirli uygulamalar olacak, toplanan
fonların nerelerde değerlendirileceği konusunda sınırlamalar
getirilecek, erken uyarı sistemleri kurulacak, sigorta şirketleri
bulundukları ülkelerde ve pazarlarda da daha sıkı bir şekilde
denetleneceklerdir diye düşünmekteyim.
Türkiye'ye krizin yansıması kısıtlı da olsa oldu. Sektördeki
etkileri neler oldu bu krizin?
Dünyadaki bu finansal krizden, kimse bağışıklık altında değil. Az
ya da çok tüm ülkeler ve şirketler bundan etkilenmek durumundalar ve
etkileniyorlar. Türkiye'ye bakıldığında bizim piyasamızda da
primlerimiz düşüyor, insanların hayatında sigorta, ihtiyaç
sıralamasında biraz daha gerilere düşüyor. İnsanların ihtiyaç
sıralamasında gerileyen, düşen primlerinin de beraberinde getirdiği
talep düşmesi söz konusu. Türkiye'deki ekonomik durgunluğun temel
sebebi talebin düşmesidir. Bütün dünyada emtia fiyatları düştü ve
talep daralması yaşandı. Türkiye'de bu devam ediyor. Ancak şunu da
söylememiz mümkün bu durum bir taraftan da yeni fırsatları da
beraberinde sunuyor.
Ne tür fırsatlar?
Örneğin bizim bu döneme ilişkin bankacılara, KOBİ ve bireylere
sunabildiğimiz ürünler var. Kredi geri ödeme sigortası, işsizlik
sigortası, özel sağlık sigortası, ferdi kaza sigortası gibi ürünler bu
dönemde daha fazla önem kazandı. İnsanlar artık işlerini kaybetme
korkusuyla işsizlik sigortası alıyorlar. Kredi kartlarının
sigortalanmasına daha fazla talep var. İşsizlik ve kredi geri ödeme
sigortasına bankalardan çok büyük talep var. Ekonominin hızlandığı
dönemde bu ürünler pek fazla rağbet görmezler. Türkiye'de ne sigorta
sektöründe ne bankacılık sektöründe bir sistemsel sorun
bulunmamaktadır.
Ürünlere talepte nasıl bir değişim yaşanıyor?
Kaskoda azalma görülüyor haliyle. Trafik sigortaları devam ediyor
fakat primler aşağı doğru geliyor. Talebi artan ürünler bakımından
bakınca da başta kredi geri ödemesi, işsizlik sigortaları başta
geliyor. Bizim için en önemli olan satılan otomobillerin
sigortalanması. Sigorta sektörünün toplam portföyünün yaklaşık yüzde
55-60 arası bir yekün teşkil etmektedir. Düşen araç satışları
biliyorsunuz sigorta sektörünü de etkilemiştir. İnsanlar eskisinden
daha az kasko yaptırır hale geldiler şu anda. Fakat alınan yeni
tedbirler ve ortaya konulan yeni paketlerle birlikte otomotiv
satışları hızlandı. 45 bin araca denk düşecek bir ortalamanın bu
birkaç ayda tutturulabilecek olması açıkçası bizim için de sevindirici
oldu.
Paketler iç piyasayı olumlu etkiledi yani…
Bu bakımdan açılan paketleri çok olumlu buluyoruz. Türkiye'de
yaklaşık 50 milyar TL'lik 5 ayrı paket açıklandı. Kredi Garanti Fonu
dahil değil. Bu da talebin canlanmasına yardımcı oldu fakat bizim
ülkemizdeki paketlerin -yeri gelmişken söyleyelim- dünyadaki ülkelerle
karşılaştırdığınız zaman biraz farkı var. Çünkü dünyada bir finansal
kriz var. Dolayısıyla açılan paketler daha çok finansal krizi önlemeye
ve finansal sistemi, bankaları ayakta tutmaya yönelik. Oysa Türkiye'de
açılan paketlerin çok büyük bir bölümü talebi canlandırmaya ve reel
sektörün canlanmasına yöneliktir. Bu bakımdan da Türkiye bir
ayrıcalığı kullanmaktadır. Reel sektörümüzü ve talebi doğrudan
etkilemiştir bu paketler. Ancak ilave paketler ve tedbirler de
gerekecektir.
Sektörde de çok büyük değişim oldu son yıllarda. Yabancıların
ağırlığı giderek artmaya başladı. Bu değişimin olumlu ya da olumsuz
etkileri neler oldu? Geçmişe göre nasıl etkilendi?
Yabancı sermayenin girişi çok önemli ve olumlu. Yabancı sermaye
girişiyle birlikte sektördeki faydalanamadığınız potansiyelden, sektör
hacim olarak daha fazla faydalanmaya başlıyor. Daha fazla insana
ulaşılıyor. Sigortalı bilincinin yayılması süreci çok daha hızlanıyor.
İstihdam artıyor. Üretilen katma değer artıyor. Sigorta sektörü
büyümeye başlıyor. Tabii ki rekabet çok kızışıyor. Çünkü kısa sürede
gelen yabancı şirketler pazar payına ulaşmak ve yatırımlarının çabuk
dönüşünü istiyorlar. Bu da sektörde ciddi bir fiyat rekabetini
getiriyor. Bizim sektörümüz için en önemli risk şu anda, teknik
sigortacılığın yapılmaması, teknik düşüncenin yerine fiyat ağırlıklı
bir rekabet üzerine kurulu sigortacılık yapılmasıdır. Eğer
sigortacılık sektörü teknik bir disipline girerse, yabancılar kısa
sürede pazar payı elde etme telaşında olmazlarsa, tıpkı gelişmiş
pazarlarda yaptıkları gibi burada da teknik karlılık sigortacılığını
sürdürürlerse inanıyorum ki gerek yerli şirketlerimiz, gerek yabancı
sermayeli şirketlerimizle birlikte Türk sigorta sektörü Türkiye'nin
lokomotif sektörlerinden birisi olacaktır.
Sigorta sektörünün hacmi nedir?
Türkiye'de bugün kişi başına düşen prim oranı 110 dolardır.
Avrupa'ya baktığınızda bu oran 1400-1700 dolar civarındadır. Gayri
safi milli hâsılanın toplam prim oranıyla karşılaştırılmasında da
gelişmiş ülkelerde yüzde 8-9 arasındadır. Fakat Türkiye'de yüzde 1,5
civarındadır. Buradan bakıldığında Türkiye'de ciddi bir potansiyel ve
alınacak yol var. Şu anda sigorta sektörü 11 milyar dolarlık bir
sektör. Ekonominin güvence ve teminat altında büyümesi sigortayla
birlikte oluyor. Varlıklar arttıkça sigorta prim üretimi büyüyor. Ne
bankalar ne de banka müşterisi olan KOBİ'ler ya da bireysel
müşteriler, hiç kimse sigortasız kalacak kadar zengin değildir.
Sigorta sektöründeki sayı fazla mı? Yeni konsolidasyonlardan söz
edilebilir mi?
Şöyle söyleyeyim. Şu anda 55 civarı şirket var sektörümüzde,
kurulacaklarla beraber 60'ı bulacak. Buradan baktığınızda bunlardan
yaklaşık yarısında yabancı sermaye var. Yabancı sermayenin sektördeki
ağırlığı yüzde 50'nin üzerine çıktı. Yüzde 65-70 civarında. Yabancı
sermaye ağırlıklı ama güçlü yerli şirketler de mevcut. Şunu
söyleyebilirim. Konsolidasyonlar beklenmelidir. Önümüzdeki birkaç yıl
içinde bu olacaktır. Henüz şirketler dünyadaki finansal krizin
ağırlığını yeterince hissetmiyorlar. Eğer finansal krizin hissedilmesi
süreci uzun sürerse o zaman konsolidasyonlar hızlanabilir. Yoksa daha
yavaş seyredecektir ve 5-6 yıla kadar uzayacaktır. İlerleyen
dönemlerde sigortalılık bilinci yayıldıkça daha fazla artacaktır,
sabır lazım. Sigorta sektörü değer üreten bir sektör. Karlılıktan öte
değer üretiyor.
Önümüzdeki dönemin stratejileri neler olacak? Yeni ürünler,
trendler ne gösteriyor?
Gelecek dönemle ilgili şunu söyleyelim şimdiden finansal alanda
tüm dünyada korumacılık fikri yayıldı. Korumacılık fikri, finansal
alandan diğer sektörlere, reel sektöre ve ekonominin diğer alanlarına
da sıçrama gösteriyor. Dünyadaki finansal krizin, Türkiye'deki
ekonomik durgunluğun arkasından bir korumacılık dönemi olabilecektir.
Ama bu korumacılık döneminin ve dünyada başlayan regülasyon döneminin
er ya da geç sonlanacağı düşüncesindeyim. Yeniden bir deregülasyon
dönemi gelecektir. Ama bu deregülasyonun arkasından reregülasyon
gelecektir. Bu döngü devam edecektir. Bu arada korumacılık dönemi
aşılacak ve dünya ekonomisi yeniden büyümeye geçecektir. Dünyada
sigorta şirketleri topladıkları fonları, değerlendirdikleri yatırım
araçları bakımından yeni yükümlülükler ve sınırlamalar getirilecektir.
Gölge bankacılık denen gelişen sistemin bütün dünyaya oluşturduğu
maliyet ortadadır. Bütün dünya bu maliyeti ödemektedir şu anda.
Güneş sigortanın önümüzdeki dönem hedefleri neler olacak?
Güneş Sigorta, şu anda sektöründe 5'inci durumda. Son 3 yılda
7'ncilikten, 5'inciliğe yükseldi. Pazar payını 5,80'lerden 7.20' lere
getirdi. Bu bağlamda 2007'de sektörün en hızlı büyüyen ilk 10 şirketi
arasındaydı. 2008 yılında ise bu defa teknik karı en yüksek
şirketlerin başında geldi. Neden? Ekonominin büyüme dönemlerinde
büyümeye çok ağırlık veriyoruz. Ekonominin daralma ve durgunluğa
geçtiği dönemlerde de teknik karlılığa daha çok önem veriyoruz. Her
ikisinde de Güneş Sigorta, doğru manevraları yaptı. Hedefimiz sektörün
ilk üç şirketi içinde yer almak. 51 yıllık bir şirket olarak önümüzde
alacağımız çok daha fazla yol var. Biz şu anda acenteler bakımından,
özel acenteler bakımından ve dağıtım kanalı genişliği bakımından
sektörün en önemli 2 şirketinden biriyiz. Bunun için de kendimize
biçtiğimiz zaman, 3-4 yıldır.
Ürünler açısından uzmanlaşmak istediğiniz özel bir alan var mı?
Güneş sigortanın uzmanlık alanlarından en önemlisi kendisinin de
lider konumda bulunduğu mühendislik sigortalarıdır. Bugün Türkiye'deki
inşaat taahhüt sektöründeki, en büyük inşaat taahhüt projeleri Güneş
Sigorta tarafından sigortalanmaktadır. Metrolardan tutun, tünellere ve
barajlara kadar. Türkiye'deki çok önemli projeler Güneş Sigorta
tarafından teminat altına alındı. Melen projesinde Güneş Sigorta'nın
çok önemli bir payı vardır. Özellikle Kuzey Afrika'da Orta Asya'da ve
Rusya'da ağırlıklı olarak Türk işadamlarını yalnız bırakmıyoruz. Yine
Türkiye'de denizcilik sektörünün de yanındayız. Çiftçi dostu bir
şirket olarak Güneş Sigorta, Türkiye'de Tarım sigortalarında lokomotif
konumunda. Yangın, otomotiv ve kaza, trafik sigortalarında yine ilk 5
şirketten birisiyiz. Bu bakımdan piyasaya sürekli yeni ürünler
çıkartarak yaklaşmak ve yenilikçi anlayışımızı sürdürmeyi
hedefliyoruz.
Trafik sigortalarında bir takım sorunlar yaşanıyor sanıyorum.
Serbest tarifeye geçiş bizi çok etkiledi. Biliyorsunuz bir de
tutanak sistemiyle birlikte de hasar giderlerimiz çok fazla arttı.
İnanıyorum ki bu dönemde Hazinemizle birlikte, Sigorta ve Reasürans
birliğimiz başta olmak üzere tüm şirketler bir araya gelecek ve yeni
yaklaşımlar, çözümler gelecektir.
Trafik sigortasında serbest tarifeden kaynaklanan sıkıntılar
çekiyoruz. Bununla ilgili olarak şunu söyleyebilirim: Teminatlar arttı
ama primler o oranda artmadı. Artan teminatlara yönelik primleri
artıramadığımız için de tıkanıyoruz. İstanbul'daki bir kullanıcıyla
Kayseri'deki bir kullanıcı aynı araca biniyorlarsa aynı ücreti
ödüyorlardı eskiden. Ama Kayseri'dekinin hasar yapma olasılığı çok
düşük, İstanbul'daki ise çok yüksek. Dolayısıyla Kayseri'deki aynı
primi ödeyerek İstanbul'daki sürücüyü finanse ediyordu. Artık bu
ortadan kalktı, her bölge, her sürücü kendi özelinde değerlenebilir
hale geldi. Elbette bu çok olumlu, ama birkaç rötuş gerekiyor.
Ne öneriyorsunuz peki? Neler yapılmalı?
Bir defa trafik sigortalarındaki eşiğin tabanı, biraz daha
yükseltilmeli. Tutanak uygulamasında da bir iki iyileştirici tedbir
alınması gerekli diye düşünüyorum. Şu anda yaklaşık 120 bin hasar
dosyası var. Toplam 600-700 bin hasarın içerisinde sadece otoparkta
park halindeyken arabası hasar gören 120 bin dosya var şu anda. Bu
rakam 15-20 binlerden 120 binlere geldi. Bu çok önemli bir artış…
Türkiye zaten en çok kaza yapan ülkelerden biri değil mi?
Özellikle büyük şehirlerdeki trafik yoğunluğundan ötürü ciddi risk
var. Dolayısıyla buralarda kasko trafik ürünleri maliyetlerinin
altında gidiyor ne yazık ki. Ödenen hasar tazminatları, maliyetlerin
üzerine çıkıyor. Bu defa diğer taraflardan topladığımız müşterilerle
karşılamaya çalışırken orada da rekabetin çok fazla olmasından dolayı,
düşen primlerle birlikte hem acentelerimiz hem de sigorta
şirketlerimiz açısından biraz sıkıntı veriyor. Tek ihtiyacımız teknik
disiplin. Şirketler teknik disipline girerse, pazar payı kaygısıyla
fiyatlar verilmezse, bence her şey yoluna girecektir.
Foreks Haber Merkezi
(06/04/2009 - 08:07:14)Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.
Yorum
-
GUSGR*** Gunes Sigorta A.S.'nin 10.04.2009 tarihli yazisi asagiya cikarilmistir. "Sirketimizin Konsolide Mali Tablo Duzenlemesi Hak. Sirketimizin 31.12.2008 tarih ve 27097 sayili resmi Gazete'de yayinlanan Sigorta ve Reasurans Sirketleri ile Emeklilik Sirketlerinin Konsolide Finansal Tablolarinin Duzenlenmesine iliskin teblig uyarinca konsolide mali tablo duzenleme yukumlulugu bulunmaktadir." ***GUSGR*** (10/04/2009 - 16:15:43)Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.
Yorum

Yorum