GSRAY-Galatasaray Sportif

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • stockbroker
    Master
    • 28 Temmuz 2008
    • 4807

    #61
    GALATASARAY, SNEİJDER'İN MALİYETİNİ BORSAYA BİLDİRDİ

    Galatasaray, Inter'den transfer ettiği Wesley Sneijder'in
    maliyetini Kamuoyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) bildirdi.
    Sarı-kırmızılı ekibin Hollandalı oyuncu için İnter'e 7.5 milyon euro
    bonservis bedeli ödenecek.
    Galatasaray, Inter'den transfer ettiği Wesley Sneijder'in
    maliyetini KAP'a bildirdi. Sarı-kırmızılı ekibin Hollandalı oyuncusu
    için 7.5 milyon euro bonservis ödenecek. Yıldız oyuncu, bu sezonun
    ikinci yarısı için Galatasaray'dan 2 milyon euro ücret alacak. Gelecek
    sezon ise Wesley Sneijder'e 3 milyon 200 bin euro sabit ücret ve maç
    başı 25 bin euro ödeme yapılacak.
    Ayrıca Galatasaray, Wesley Sneijder'e 3 milyon 900 bin euro imza
    parasını ise 3 taksitte ödeyecek. Kamuoyu Aydınlatma Platformu'na
    bildirilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
    "FC Internazionale Milano S.p.A. (Inter) profesyonel
    oyuncularından Wesley Sneijder'le 2012-2013 sezonu 2. yarısından
    başlamak üzere 3.5 futbol sezonu için anlaşmaya varılmıştır.
    Buna göre, futbolcunun eski kulübüne (Inter) 7.500.000 EUR
    bonservis ücreti ödenecektir. Futbolcuya ise, 2012-2013 2. yarı sezonu
    için 2.000.000 EUR sabit transfer ücreti, 2013-2014, 2014-2015,
    2015-2016 sezonlarının herbirinde ise 3.200.000 EUR sabit transfer
    ücreti ve 25.000 EUR maç başı ücreti (herbir sezon için ödenecek maç
    başı ücretinin toplam tutarı 500.000 EUR'dan fazla olmamak şartıyla)
    ödenecektir.
    Ayrıca futbolcuya ödenecek 3.900.000 EUR tutarındaki imza ücreti
    de 2013-2014'ten başlamak üzere 3 sezona eşit olarak paylaştırılarak
    ödenecektir."

    Yorum

    • stockbroker
      Master
      • 28 Temmuz 2008
      • 4807

      #62
      **GSRAY***GALATASARAY SPORTİF SINAİ VE TİCARİ YATIRIMLAR A.Ş.( Özel Durum Açıklaması (Genel) )

      Ortaklığın Adresi : Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena Huzur Mah.Seyrantepe-İstanbul
      Telefon ve Faks No. : 212 305 1902/ 212 305 1948
      Ortaklığın Yatırımcı/Pay Sahipleri İle İlişkiler Biriminin Telefon ve Faks No.su : 212 305 1902/ 212 305 1948
      Yapılan Açıklama Ertelenmiş Açıklama mı? : Hayır
      Özet Bilgi : Didier Drogba-resmi görüşmeler


      AÇIKLAMA:
      Açıklanacak Özel Durum/Durumlar:

      Shanghai Shenhua F.C. oyuncularından Didier Drogba'nın menejerleriyle, oyuncunun futbol takımımıza transferi için resmi olarak görüşmelere başlanmıştır. Kamuoyu gelişmelerden haberdar edilecektir.


      Yukarıdaki açıklamalarımızın, Sermaye Piyasası Kurulu'nun Seri: VIII, No:54 sayılı Tebliğinde yeralan esaslara uygun olduğunu, bu konuda/konularda tarafımıza ulaşan bilgileri tam olarak yansıttığını bilgilerin defter, kayıt ve belgelerimize uygun olduğunu, konuyla ilgili bilgileri tam ve doğru olarak elde etmek için gerekli tüm çabaları gösterdiğimizi ve yapılan bu açıklamalardan sorumlu olduğumuzu beyan ederiz.


      IMKB

      Yorum

      • Guerra
        Kadrolu
        • 02 Ağustos 2011
        • 5605

        #63
        5) Galatasaray Spor Kulübü ile GS Sportif A.ġ. arasında 19.09.2000 tarihinde imzalanan Lisans AnlaĢmasına aykırı Ģekilde Kulüp tarafından tahsil edilen ve Kurul Karar Organı’nın 10.08.2012 tarihli toplantısında yasal faizi ile birlikte GS Sportif A.ġ.’ye iade edilmesi hususunda Kulüp’ün uyarılmasına karar verilen 5.000.000 USD’lik gelire iliĢkin olarak, GS Sportif A.ġ. tarafından Kurulumuza iletilen 20.11.2012 tarihli yazıda, bahse konu 5.000.000 USD’lik tutarın yasal faizi ile birlikte (8.964.000 TL anapara, 30.05.2009-31.10.2012 dönemine iliĢkin 1.083.284,04 TL faiz olmak üzere toplam 10.047.284,04 TL) 31.10.2012 tarihinde Galatasaray Spor Kulübü’ne fatura edildiği ve tevsik edici belgelerin yazı ekinde sunulduğu anlaĢıldığından, konu ile ilgili olarak Kurulumuzca ilave herhangi bir iĢlemin yapılmamasına,
        karar verilmiĢtir

        ) GS Sportif A.ġ. ile birleĢme öncesi müsabaka gelirlerinin (loca, vip koltuk ve kombine satıĢ gelirleri) Galatasaray Spor Kulübü (Kulüp) ile GS Spor ve Futbol ĠĢletmeciliği Ticaret A.ġ. (GS Futbol A.ġ.) arasında %90 Kulüp, %10 GS Futbol A.ġ. olarak paylaĢılıyor olması, aynı oranların GS Sportif A.ġ. ile birleĢme esnasında da Kulüp %90, GS Sportif A.ġ. %10 olarak korunması ve bu bilgilerin birleĢme oranının tespitine iliĢkin raporlarda kullanılmasına karĢılık, GS Sportif A.ġ.'nin GS Futbol A.ġ. ile birleĢmesine iliĢkin yönetim kurulu raporunda ve duyuru metninde paylaĢım oranlarına yer verilmeksizin,
        “Sportif A.Ş. 2010-2011 mali yılından itibaren sahip olacağı transfer gelirleri, futbolcuların imaj hakları, uluslararası turnuvalardan elde edilen performans gelirlerinin % 70’lik kısmı, amatör futbol sponsorluk ve reklam gelirleri ile birleşme sonrası müsabaka ve iletişim gelirleri, gibi pek çok gelir kalemini de bünyesine katacak ve bu faaliyetlerin yönetiminde söz sahibi olacaktır”
        yönünde ifadelere yer verilmesinin, Kurulumuzun yatırımcıların tam ve doğru bilgilendirilmesini amaçlayan BirleĢme ĠĢlemlerine ĠliĢkin Esaslar Tebliği'nin 10’uncu maddesine aykırılık teĢkil etmesi nedeniyle; GS Sportif A.ġ.’nin, GS Futbol A.ġ. ile birleĢmesine iliĢkin 28.07.2010 tarih ve 2010/164 sayılı yönetim kurulu kararında imzaları bulunan yönetim kurulu üyeleri; Adnan POLAT, Mehmet Yiğit ġARDAN, Mahir Haldun ÜSTÜNEL, Murat YALÇINDAĞ, Ali HAġHAġ, Mümtaz TAHĠNCĠOĞLU ve Selim SAYILGAN hakkında, aykırılığın gerçekleĢtiği 2010 yılı için belirlenen azami idari para cezası tutarı esas alınarak, ayrı ayrı 114.464’er TL tutarında idari para cezası uygulanması

        Yorum

        • ayhan53
          Rallici Başkan
          • 27 Nisan 2009
          • 2657

          #64
          BİST’ten üç kulübe “Borsadan atarım” uyarısı geldi Borsa İstanbul (BİST) yönetim kurulu bugün yaptığı toplantı sonrasındaki duyurusunda, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonpor’a bilançonu düzeltmek için gerekli tedbirleri alması için uyardı.Bu uyarı sonrası eğer kulüpler durumlarını düzeltmezse BIST’in bu şirketleri borsa kotundan çıkarma yolu da açılıyor. Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bugün 3 futbol kulübü için uyarılar geldi.

          3 KULÜBE UYARI AYNI AMA!…

          Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor’a gelen uyarılar rakamlar hariç birbirinin aynı. Açıklamada; Beşiktaş’ın net işletme sermayesinin 179.8 milyon, Trabzonspor’un 173,4 milyon ve Galatasaray’ın 288 milyon TL ekside olduğu belirtiliyor.

          Bunun yanında üç kulübün şirketlerinin de;

          - Kısa vadeli yükümlülüklerinin gelirlerini aştığı
          - Bağımsız denetçinin “şartlı” görüş bildirdiği
          - Büyük yabancı para açık pozisyonları olduğu
          - Futbolcuların bir aktif varlık olarak değerlendirilmesiyle özsermayenin yüksek tutarlı artıya geçerek eksi özsermayeyi artıya taşıdığını belirtti.

          Bu şu anlama geliyor; Futbolcuların her birini şirketin bir varlığı gibi düşünün. Bunların değeri alt alta toplandığında çıkan rakam negatif olan özsermayenin artıya çıkmasını sağlıyor. Ayrıca üç kulübün de maliyetleri azaltıp gelirleri artırmaya çalıştığına dikkat çekiliyor ve gerekli tedbirler almaları için uyardığını açıklıyor.

          BEŞİKTAŞ’A EK UYARI

          Ancak Beşiktaş’a ayrı bir parantez açmamız gerekiyor. Diğerlerinden farklı olarak Beşiktaş’a Kotasyon yönetmeliğinin 24/c maddesine göre de uyarı var. Söz konusu madde “Kamuoyunu bilgilendirme ve KAP’a bilgi göndermede yeterli özeni göstemiyorsun” maddesi…

          24. MADDE KOTTAN ÇIKARMA

          İnternet sitelerinde KAP’ın açıklamasıyla yetinilmiş. Ancak asıl önemli olan konu ayrıntıda… Çünkü Kotasyon Yönetmeliği’nin 24. Maddesi “BORSA KOTUNDAN ÇIKARMA” konusunu düzenliyor. Ve maddenin ilk cümlesinde kotasyon komitesinin görüşü alınarak ya da komitenin teklifiyle “sürekli” ya da “geçici” olarak borsa kotundan çıkarılabileceği belirtiliyor. Kritik ikinci cümlede ise şöyle deniyor: “Yönetim Kurulu, kottan çıkarma kararını vermeden önce ilgili ortaklığı durumu düzeltmesi için uyarabilir ve süre verebilir.”
          [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
          M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

          Yorum

          • ayhan53
            Rallici Başkan
            • 27 Nisan 2009
            • 2657

            #65
            Serdar Ali Çelikler yazdı


            Geçen hafta bu köşede G.Saray’ın mali durumunu masaya yatırmış ve yazının sonunda “G.Saray yönetimi Riva ile ilgili ne düşünüyor acaba” diye bir soru sormuştum. Epeyce G.Saraylı’dan telefon aldım. Yeni bilgiler edindim. Neredeyse son 1 yıla yakın zamandır G.Saray’ın mali durumunun iyi olmadığını defaatle yazdım. Bedelli Sermaye Artırımı operasyonlarını kaleme aldım.

            Şimdi bizzat G.Saray’ın içindekiler de; çeşitli gazetelerdeki meslektaşlarım da benzer şeyler söylüyorlar.

            Kısaca geçen hafta yazdıklarımı hatırlatmakta fayda var: Demiştim ki: G.Saray’ın eylül ayında basının dışarı çıkarıldığı Divan Kurulu Toplantısı’nda açıklanan konsolide borç tamı tamına: 874.300.815 TL. Yani 434 milyon dolardır. Bu rakamın içine sporcu alacakları dahil değil. Şarta bağlı ödemeler adı altında toplanan ve tüm sporcuların ödemeleri için taahhüt edilen miktar 100 milyon dolar. Kulübün son 6 aylık geliri 106 milyon dolar ama son 6 aylık gideri ise 154 milyon dolar.

            Bu yazıyı yazdığım gün Borsa İstanbul’dan bir açıklama geldi. “Batık” denilen Beşiktaş’ın negatif işletme sermayesi 178 milyon TL iken G.Saray için bu rakamın tam 288 milyon TL olduğu ortaya çıktı. Borsa ayrıca kulübün kısa vade hasılatının giderlerinden büyük olduğunu; önemli ölçüde yabancı para açık pozisyonu bulunduğunu; belirterek şu ikazı yapmayı kararlaştırdığını söyledi: “Ortaklığın (G.Saray A.Ş) finansman sıkıntısına düşmüş olması nedeniyle şirketin finansal yapısını düzeltmesi için gerekli tedbirlerin alması hususunda uyarılmasına….”

            Borsa İstanbul açıklamasında çok önemli bir husus daha vardı. “G.Saray negatif işletme sermayesini oyuncu değerleme bedellerini yükselterek kapatmaya çalışıyor” diyor Borsa İstanbul… Böylesine bir bilanço durumuyla kulübün nasıl lisans aldığı ayrı bir soru işareti olmakla beraber bu yazının konusu lisans değil.

            ***

            Yine eylüldeki Divan Kurulu’na dönelim. Borsa İstanbul’un bu uyarısından haftalar önce Divan Kurulu Üyesi Murat Ece benzer bir uyarıyı yapmış aslında. Demiş ki “Ey yönetim kurulum; futbolcularımızın bonservis bedeli değerini tam 236 milyon TL artırmış ve bunları varlık saymışsınız. Oysa bizim tarihi rekorumuz 29 milyon TL ile Arda Turan’dır. Bu varlık olarak gösterdiğiniz yüksek oyuncu bonservis bedelinin makul açıklamasını bana yapınız.” Murat Ece aynı konuşmasında yönetimin bu ekstra değerlemesinin Ticaret Kanunu’nun Finansal Raporlama Standartları’na da uymadığını belirtmiş. Yani G.Saray’ın kendi içinde de “geleceği doğru gören” isimler yok değil.

            ***

            Durum ortada. G.Saray 434 milyon dolar borçlu. Bu borç dışında her yıl 100 milyon dolar oyuncu ödemesi yapmak durumunda. Maksimum gelir getirdiği yılda kazandığı toplam para 106 milyon dolar. Borsa verilerinde oyuncu bedellerini yüksek göstererek negatif tabloyu örtmeye çalışıyor, ama anında uyarı geliyor.

            Şimdi bu durumdaki bir işletmenin yapacağı tek bir şey var: Mal satmak..

            Gelelim Riva’ya. G.Saray’ın Riva’daki arazisi yaklaşık 1 milyon 200 bin metrekare. Bu arazinin yaklaşık 1 milyon metrekaresi için imar iznini Adnan Polat çıkardı. Bu izinle oraya 850 adet villa yapılabiliyor ve geri kalanı için golf tesisi kurulabiliyor. 200 bin metrekaresi ise Selahattin Beyazıt Ormanı olarak kalacak. Polat zamanında Riva değerlemesi yaklaşık 50 milyon dolardı. Şimdi 3. köprü güzergahı da Riva’dan geçtiği için değerinin 350-400 milyon dolara çıktığı ifade ediliyor. G.Saray yönetimi burayı bir fona satarak borcunu düşürebilir. Burada üç soru var:

            Adnan Polat yönetimi için verilen imar izni; Ünal Aysal yönetimi için de geçerli midir? Genel Kurul buna ne yönde karar verecektir?

            Riva arazisi satışa çıkarsa taliplisi Sberbank (Denizbank’ı alan Rus bankası) bağlantılı Rus sermayesi midir? G.Saray, Denizbank ve dolayısıyla Sberbank ile böylesi bir görüşme yapmış mıdır?

            Ortakları arasında G.Saraylılar’ın çok iyi hatırlayacağı QVT’nin bulunduğu; yönetim kurulunda Sinan Kalpakçıoğlu’nun yer aldığı Ottoman Fund adlı fonun Riva’dan G.Saray arazisi etrafında imara açık olmayan arazileri topladığı biliniyor. Bu Ottoman Fund’un G.Saray yönetimi ile ne tür bir ilgisi vardır?

            ***

            G.Saray’ın bundan sonraki Divan Kurulu toplantılarında; genel kurullarında bu sorular sıklıkla gündeme gelecektir. Bundan sonra Mayıs ayına kadar G.Saray yönetimi, Riva’yı muhakkak gündeme getirecek; genel kurulda da Riva ve Ottoman Fund konusu da defaatle tartışılacaktır. Yeni tartışmalar oldukça bu köşede yer bulacaktır. Her zaman, her kişi ve kuruma yaptığım çağrı ile bitirelim: G.Saray yönetiminden sorularımıza yanıt gelirse bu köşeden aynen yayınlayacağım.
            [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
            M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

            Yorum

            • ayhan53
              Rallici Başkan
              • 27 Nisan 2009
              • 2657

              #66
              RIVA RIVA dedikleri..

              04.10.2013 20:01 tarihinde yayınlandı 0 defa yorumlandı





              OLAYIN PERDE ARKASI

              Hanoğlu Hakan


              2004 yılında Uluslararası yatırım şirketi AIG ile yolları ayıran Galatasaray, Kulübün içinde olduğu
              mali sıkıntıyı aşmak için borç aldığı para karşılığında GS Sportif Hisselerini Ünal Aysal’a rehin verdi.


              Anlaşmaya göre Galatasaray Kulübü, 2 yıl içinde Aysal’ın başında olduğu UNIT Şirketinden aldığı
              krediyi geri ödeyip hisseleri geri alacaktı.


              Aslında bu kredi olayı Galatasaray için sonun başlangıcı oldu. Aysal, bu hisseleri kullanarak Galatasaray’ın başına geçecek ve bugünlere gelecekti. Sebebin de sadece sarı-kırmızı sevdası olmadığını biraz sonra göreceksiniz.

              ÖZHAN CANAYDIN TEHLİKEYİ FARKETTİ AMA

              Özhan Canaydın, tehlikeyi hissetmiş olduğu için, seçimli kongre öncesi Aysal’a olan borcu geri ödemek istedi. Ama Galatasaray Kulübünün mali durumu bugünkünden farklı değildi. Yurt içindeki bankalar kredi musluklarını kapatmışlardı.
              Bilançolar maalesef kredi vermeye uygun değildi. Borç ödenmedi ve GS Sportifhisseleri AYSAL’ın şirketi UNIT bünyesinde kalmaya devam etti.


              2006 Mart ayında Ünal Aysal, düğmeye bastı. Önce UNIT, Galatasaray Kulübünün kendisine olan 23,5 milyon doların tamamını ödemesini istedi. Bu parayı ödeyemeyecek durumda olan GS Sportif A.Ş. KAP’a yaptığı bildirimle bu borcu Aysal’a ödeyemeyecek durumda olduklarını, bu nedenle % 21,5 hisselerinin satışının UNIT tarafından gerçekleştirileceğini açıkladı.

              GALATASARAY'A SADECE 3 MİLYON DOLAR KALDI

              UNIT, elindeki GS Sportif hisselerini 38,5 milyon dolar bedelle 14 ayrı yabancı fona sattı. Fonlar arasında SOROS, QVT ve GLS Partner (Lehman Brothers) da bulunuyordu. Arada fark (12 milyonUSD) da Aysal’ın kar payı oldu ve Galatasaray’a sadece 3 milyon dolar kaldı.

              Galatasaray tarihinin en büyük hisse satışı, Kulübün zor zamanında kredi verdiğiyle övünen büyük
              Galatasaraylı Ünal AYSAL tarafından alacaklarına karşılık yapılmış oldu.


              NASIL BAŞKAN OLDU

              Bu arada, Özhan Canaydın’ın kendi kefaletiyle Galatasaray için aldığı krediler nedeniyle Bursa’da
              bulunan fabrikasına haciz geldi. Bu sorunlarla uğraşan Özhan Canaydın Galatasaray’da Başkanlıkta
              devre dışı kalıyor, daha sonraki seçimlerde desteklediği adaylar Adnan Polat karşısında yenilgiye uğrayan
              Ünal Aysal, İnan Kıraç ve Liseliler desteğiyle Adnan Polat’ı şaibeli bir seçimle devirip Galatasaray’a
              başkan oluyordu.


              Bu fonlardan QVT ile yaşanan sorunlar daha sonra gündemi epey meşgul etti. QVT bu arada boş
              durmadı ve büyük ortaklarından biri olduğu Ottoman Fund aracılığıyla Osmanli Yapı adıyla 4 ayrı şirket
              kurarak Galatasaray Kulübünün meşhur Riva arazisi’nin çevresindeki arazileri birer birer satın alarak
              931.739 m2’lik alana sahip oldu.


              SKANDAL SKANDAL ÜSTÜNE

              Ama gözden kaçırdıkları ya da dikkat etmedikleri bir ayrıntı vardı; AYSAL’ın kasası, her türlü özel işlerdeki
              danışmanı KALPAKÇIOĞLU, bu 4 şirketin de Başkan Yardımcısı idi. Aynı KALPAKÇIOĞLU, GS Sportif
              hisseleri, AYSAL’ın şirketi UNIT tarafından satılırken alıcı QWT ‘nin danışmanlığını yapıyordu.

              Buraya kadarki anlattıklarımızı bir diyagramda gosterelim:






              RİVA ARAZİLERİNİN ETRAFINDA DÖNENLER

              Mehmet HELVACI, bir gazeteye, QWT nin elindeki GS Sportif Hisseleri karşılığında Galatasaray’ın
              RIVAarazısının 1/3 ‘ünü istediğini de açıklamıştır. Yani sahibi hep gizli tutulan ve çeşitli şirketlere
              dağılmasına rağmen Canavarın Başı QWT nin RİVA arazisi üzerindeki ilgisi ta başından beri vardı.


              Hatta bazı komplo teorisyenleri derler ki AYSAL bu arazi ve çevresindeki operasyon belirlendikten ve
              netleştikten sonra Başkanlığı kabul etti. Yoksa GS Sportif’in 1/ 4 ü elinde olmuş olmamış ne fark eder


              Bu arazide yapılacak tesisler için OSMANLI YAPI şirketlerinin aldığı imar izni de, bu iş için 5 yıldır
              uğraşan Galatasaray tarafından emsal gösterilerek imar izni alındı.


              Buna göre Galatasaray’ın 1.175.000 m2 arazisinde, 833 villa, 205.000 m2’si orman, ve 8.000 m2’lik
              kısmı da okul alanı olarak ayrıldı. 2012’ye geldiğimizde, 833 villanın temelini atabilmek için gereken
              para olmadığından ve imar izni sonrasında 2 yıl içinde inşaata başlama şartı dolayısıyla sadece
              Galatasaray Spor Lisesinin temeli atılarak göz boyanıyordu


              Bu arada Ottoman Fund aldığı araziyi parsel parsel satışına başlamış durumda. Yanında Galatasaray
              gibi bir marka, 3. köprü ve Büyükşehir Belediyesi’nin yeni şehir projesinin gücünü de arkasına alarak.


              RIVA’YA BIR BAKALIM KIMLERIN ARSASI VAR:



              RİVA'YA KİM SAHİP


              1 milyon 175 bin metrekare Galatasaray’a ait.

              Orhan Yavuz 500 bin metrekare

              Uzunhasan ailesi 500 bin metrekare

              Yapı Kredi Koray GYO 450 bin metrekare,

              Sabancı Çalışanları Kooperatifi 100 bin metrekare

              6 milyon metrekarelik arsa DAVALIK ( Bir zamanlar bölgenin en büyük arsasına sahip Celaloğlu ailesi ile
              Alarko arasındaki ) Alarko davalık bu arsa üzerinde kurduğu şantiyesini boşalttı.


              Düzgit ailesi 146 bin metrekare (Ottoman FUND ile birlikte hareket ediyor)

              Tekstilci İşadamı Mehmet Kara 35 bin metrekare (TBMM eski milletveki Halim Aras’tan aldı)

              RİNA FENERBAHÇE'YE Mİ SATILACAK?


              Bir de FENERBAHCE’li zengin işadamlarından birinin ( ismi Başkan adayı olarak da geçiyor )
              RIVA’da külliyetli miktarda arazi topladığı ve pazarlıklar yaptığı konuşuluyor. Açıklamam sakınca
              yaratabilecek ve araziler kendi adına olmadığı için ismini söyleyemediğim bu İşadamı, Galatasaray
              camiasında yukarıya yakın herkes tarafından biliniyor. Hatta uzun akşam yemeklerinde GALATASARAY’ın
              RIVA’yı FENERBAHÇE’ye mi satacağı da espriyle karışık söyleniyor.




              TOPARLARSAK

              Galatasaray Kulübünün en zor zamanında BELÇİKA vatandaşı, Finans dehası bir İşadamı KURTARICI
              oluyor 23.500.000 USD tutarında bir kredi sağlıyor


              Ama kimse kimsenin kara gözüne kaşına bakarak vermiyor krediyi tabii. AYSAL da buna karşılık GS Sportif’in
              % 21,5 inin hisselerini rehin alıyor


              CANAYDIN tehlikeyi görüyor kredi bulup bu hisseleri kurtarmaya çalışıyor ama başaramıyor, kendi kefaletiyle
              aldığı krediler dolayısıyla da fabrikasına hacizler geliyor


              AYSAL 2006 da harekete geçiyor ve GALATASARAY dan borcunu ödemesini istiyor, taii ki Galatasaray’ın bunu
              deyecek durumu yok. O zaman AYSAL / UNIT ellerindeki GS Sportif hisselerini satışa çıkarıyor.
              SARI KIRMIZI AŞK


              Hisseleri o zaman akadar pek bilinmeyen QVT fon ağırlıklı yabancılar alıyor. Kimdir nedir necidir pek bilinmez
              bu FON. Yukarıda bu Fonun bağlantıları var isteyen her yerde bulabilir bunları.


              Bu FON la ilgili işlemlerde AYSAL ‘ ın özel danışmanı Sinan KALPAKÇIOĞLU hep ön planda. Hatta QVT nin
              danışmanlığını yapacak kadar, daha da ötesi, bu fonun sahip olduğu Osmanlı Yapı şirketlerinin başkanlığını
              yapacak kadar içli dışlı ilişkiler.

              Son gunlerde KALPAKCIOGLU'nun Danısmanlıgının feshedildigi ve GALATASARAY'la ilişkilerinin kesildigi
              gazetelerin spor sayfalarında yer aldı. NEDEN acaba? Yoksa yavaş yavaş YOL HAZIRLIĞI mı yapıyor AYSAL?


              FON, Galatasaray’ın sahip olduğu RIVA arazısının çevresindeki arazileri de alıyor yavaş yavaş.. Kurduğu 4 ayrı
              şirket ile neredeyse GS kadar arazı sahibi oluyor orada. Neden 4 ayrı şirket derseniz, komisyonlu işlerde, iş
              gerçekleştikten sonra tek şirketin hissesini vermek değil, bir şirketi komple vermek daha caziptir ilişki fark
              edilmez..! Bu tür arazi işlerinde ise en güzelidir 4 ortağa 4 şirketin tahsis edilmesi.


              Ama Fon bu kadarla yetinmiyor. GS nin arazisi de tatlı geliyor. Elindeki hisselere karşılık bu arazinin 1/3 ünü
              istiyor Galatasaray’ın akil adamları izin vermiyor. Ortalık karışıyor.


              Ama AYSAL : ) pardon QVT durmuyor. 2011 de Genel Kurul dan Sermaye artırımı için izin alınırken RIVA nın
              satışı da sıkıştırılıyor ve o izin de alınıyordu…!


              VEE GELELIM BUGÜNE…

              2. nci Sermaye Artırım talebi reddedilmiş, Teknik İflas konumundan önümüzdeki 17 yılın gelirleri gösterilerek
              kurtulmuş, Süper Lig ve Avrupa Lisansları Borç / Özkaynak oranı yüzünden tehlikeye girmiş bir GALATASARAY…


              3.ncü Sermaye Artırımı için mevzuata göre SPK nın çağrı mükellefiyeti (Yani Sermaye Artırımına katılmak istemeyen
              ortakların hisselerinin geri alınma zorunluluğu) getireceği kesin olartak bir GALATASARAY…


              Bu hisseleri geri alacak parası olmayan bir GALATASARAY…

              Karşıda elinde % 20 den fazla hisse bulundugu iddia edilen ve buna karşılık Sermaye Artırımı yapılırsa cebinden
              en az 70 Milyon USD çıkacak bir QVT Fonu (Sahibini yukarıdaki ilişkilerden siz tahmin edin)…


              RIVA da elindeki arazileri satarken paranın tadını almış bir QVT Fonu…

              Tamam Sermaye Artırımına katılırım ama Galatasaray’ın RIVA arazisinin bir bölümünü biraz verseniz diyen bir
              QVT Fonu…


              Veee Sermaye Artırımımız Fenerbahçeliler tarafından engellendi diyen bir KURTARICI BAŞKAN…

              IFLAS a gidiyoruz.. Devlet el koymazsa bu iş biter diyen bir KURTARICI BAŞKAN…

              Sermaye Artırımını yapacağız bir planım var ENGELLERLER diye söylemiyorum diyen bir KURTARICI BAŞKAN…

              Elinde 2011 de verilen RIVA nın satış izni olan bir KURTARICI BAŞKAN…

              Mayıs 2013 sonu itibariyle ALTINCI DERECE ye kadar Rus SBERBANK ın sahibi oldugu DENIZBANK 'a ipotek
              edilmiş bir RİVA...

              Sermaye Artırımının bu haliyle reddedilecegi ya da buyuk makyaj yapılması gerektigini bilen bir KAMUOYU..

              Para ihtiyacının artık DENIZBANK tarafından bile karsılanamadıgı, Kulübün eindeki B Grubu hisselerin % 20 sinin
              Bankaya REHİN VERILDIGI bir FINANSAL DURUM..


              Siz olsaydınız ne yapardınız ….

              Galatasaray’ın RIVA arazisinin satışı ve bunun da Fenerbahçelilerin İrlandalı Galatasaraylılarla beraber İFLAS’a
              götürdüğü GALATASARAY’ı kurtarmak için yapılacağı planı… GÜMBÜR GÜMBÜR uygulanıyor…


              Kime satılacağını sorsam.. Herhalde bir fikriniz vardır di mi ?

              Önümüzdeki günler, Galatasaray’lıların Uluslararası Sermaye ve arazi spekülatorlerine DUR deyip diyemeyeceklerini
              gösterecek




              Kaynak : Haberartı Türk/Özel Haber

              [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
              M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

              Yorum

              • ayhan53
                Rallici Başkan
                • 27 Nisan 2009
                • 2657

                #67
                4 büyük kulüplerin giderek artan borçları yabancı basında konu edildi. Bloomberg'de yer alan "Borçlarını azaltan Manchester United Türk futbolunun çürüdüğünü gösterdi" başlıklı haberde Galatasaray'ın 12 aylık borçlarının 57 milyon dolara yükseldiği belirtilerek Eylül sonu itibariyle kulübün 4.5 milyon dolar nakdi bulunduğu, bunun yeni teknik direktör Roberto Mancini'nin bir sezon ücretini karşılamadığı yazıldı.

                Bloomberg'den Ercan Ersoy ve Taylan Bilgiç'in haberinde diğer kulüplerin de net borçlarında büyük artışlar yaşandığı vurgulandı. Buna göre Beşiktaş'ın kısa vadeli net borçlarının nakitlerine oranı 24 kata, Trabzon'un 41 kata Fenerbahçe'nin ise 8.3 kata ulaştı. Galatasaray'ın kısa vadeli borçlarının miktar olarak 4 büyük kulüp olarak en yüksek borç olduğu belirtilen haberde buna karşın net borçların nakde oranının 13 kat olduğu ve bu oranın Beşiktaş ve Trabzon'dan daha az olduğuna dikkat çekti.

                "MANCHESTER UNITED'I SOLLADI"

                Galatasaray ile Manchester United'ın bilançolarının kıyaslanmasında da çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. Buna göre Galatasaray'ın 2013 üçüncü çeyrek bilançosuna göre borçlarının Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kârına (FAVÖK) oranı 17.4'ü buldu. Aynı oran Manchester United'da 3.9'da bulunuyor. Galatasaray'ın kısa vadeli borcu da yıllık 3 katı daha fazla gelir yaratan Manchester United'dan 8 kat daha fazla seviyede bulunuyor.

                SADECE FENERBAHÇE KAR ETTİ

                Galtasaray 31 Mayıs'ta biten bilanço döneminde 99 milyon lira net zarar yazarken, Beşiktaş'ın zararı 68.3 milyon lira, Trabzonspor'un zararı da 61.2 milyon lirayı buldu. Bu bilanço döneminde sadece Fenerbahçe 1.6 milyon lira kar edebilirken Fenerbahçe'nin karı da bir önceki döneme göre yüzde 73 düşüş gösterdi. 4 büyük kulübün de banka borçlarının bulunduğu hatırlatılan haberde Galatasaray'ın çoğu dolar cinsinden toplam 115 milyon dolar borcunun bulnduğu, faizlerininde yüzde 5.5 ile 8,75 arasında değiştiği hatırlatıldı.

                "KULÜPLER FİNANSİ AÇIDAN ÖLDÜ"

                Beşiktaş'ın eski yöneticisi İbrahim Altınsay'ın da görüşlerine yer verilen haberde Altınsay'ın "kulüpler finansi açıdan öldü. Fakat cesetleri çürümeye henüz başlamadı" ifadeleri yer aldı.
                [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                Yorum

                • ayhan53
                  Rallici Başkan
                  • 27 Nisan 2009
                  • 2657

                  #68
                  Açıklanacak Özel Durum/Durumlar:

                  Şirketimiz ile Trent Hazır Giyim San. ve Tic. A.Ş. (W Collection) arasında 2013-2014 ve 2014-2015 sezonlarında geçerli olacak "Reklam Barter" sözleşmesi imzalanmıştır. Buna göre, W Collection A Profesyonel Futbol Takımımız (sporcu, teknik ve idari kadro) ve Futbol Altyapı yönetici ve teknik kadrosunun resmi kıyafetlerini temin edecek ve karşılığında çeşitli reklam mecralarımızın kullanım hakkını elde edecektir.

                  [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                  M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                  Yorum

                  • ayhan53
                    Rallici Başkan
                    • 27 Nisan 2009
                    • 2657

                    #69
                    GALATASARAY SPORTİF SINAİ VE TİCARİ YATIRIMLAR A.Ş. / GSRAY, 2013 [GSRAY] 10.10.2013 22:17:08




                    Sermaye Artırımına İlişkin Yönetim Kurulu Kararı

                    Adres Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena Huzur Mah.Seyrantepe-İstanbul
                    Telefon 212 - 3051902
                    Faks 212 - 3051948
                    Yatırımcı/Pay Sahipleri İle İlişkiler Birimi Telefon 212 - 3051902
                    Yatırımcı/Pay Sahipleri İle İlişkiler Birimi Faks 212 - 3051948
                    Yapılan Açıklama Güncelleme mi? Evet
                    Yapılan Açıklama Ertelenmiş Bir Açıklama mı? Hayır
                    Özet Bilgi Sermaye artışına ilişkin YK kararı


                    Düzeltme Gerekçesi ve Düzeltilen Bilginin İçeriği

                    Sermaye artırımına ilişkin önceki tarihli Yönetim Kurulu kararlarının ilgili mevzuat çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi.


                    11/09/2013 13:23'de KAP'ta yayımlanan bildirimimiz aşağıdaki şekilde düzeltilmektedir.



                    Yönetim Kurulu Karar Tarihi 10.10.2013
                    Mevcut Sermaye (TL) 13.940.421,900
                    Ulaşılacak Sermaye (TL) 55.761.687,600
                    Satılamayan Payların Taahhüdüne İlişkin Açıklama Şu ana kadar satılamayan payların taahhütüne ilişkin bir karar alınmamıştır.

                    Pay Grup Bilgileri Mevcut Sermaye (TL) Rüçhan Hakkı Kullanım Tutarı (TL) Rüçhan Hakkı Kullanım Oranı (%) Rüçhan Hakkı Kullandırma Fiyatı (TL) Verilecek Menkul Grubu
                    B Grubu,GSRAY(Eski),TRAGSRAY91X9 10.455.316,400 31.365.949,200 300,00000 7,50 B
                    A Grubu,İşlem Görmüyor(İmtiyazlı),TREGSAR00010 3.485.105,500 10.455.316,500 300,00000 7,50 A
                    ŞİRKET BAZINDA BİLGİLER 13.940.421,900 41.821.265,700 300,00000


                    EK AÇIKLAMALAR:
                    Şirketimizin 4.2.2013, 5.2.2013,19.2.2013 ve 11.9.2013 tarihlerinde yapılan özel durum açıklamaları çerçevesinde; Yönetim Kurulumuzun 10.10.2013 tarihli toplantısında;
                    Yapılan müzakere ve oylama neticesinde ;
                    1. Şirket esas sözleşmemizin 7. maddesinde 600.000.000.-TL olarak belirlenen kayıtlı sermaye tavanı içerisinde, 13.940.421,90-TL olan çıkarılmış sermayemizin; tamamı nakden karşılanmak suretiyle (% 300 bedelli) 55.761.687,60- TL'ye çıkarılmasına,
                    2. Mevcut ortakların rüçhan haklarında herhangi bir kısıtlama yapılmamasına,
                    3. Mevcut ortakların rüçhan haklarının, nominal değeri 1,00-TL olan beher hisse için 7,50-TL karşılığında primli olarak kullandırılmasına,
                    4. Konu ile ilgili belgelerin hazırlanarak sermaye artışına izin ve artırılacak sermayeyi temsil eden payların kayda alınması talebiyle Sermaye Piyasası Kurulu'na müracaat edilmesine,
                    5. Sermaye artırımı nedeniyle şirket ortaklarına Sermaye Piyasası Kurulu'nun kaydileştirme ile ilgili düzenlemeleri ve Merkezi Kayıt Kurulu A.Ş.' nin Genel Mektupları çerçevesinde kaydi pay olarak dağıtılmasına ve yeni pay alma haklarının kaydileştirme sistemi esasları çerçevesinde kullandırılmasına,
                    6. Sermaye Piyasası Kurulu'nun iznini takiben bahse konu sermaye artırımına ilişkin hususların gerçekleştirilmesi ve mevzuatın gerektirdiği tüm iş ve işlemlerin yapılmasına,
                    Oybirliği ile karar verilmiştir.


                    Yukarıdaki açıklamalarımızın, Sermaye Piyasası Kurulu'nun Seri: VIII, No:54 sayılı Tebliğinde yer alan esaslara uygun olduğunu, bu konuda/konularda tarafımıza ulaşan bilgileri tam olarak yansıttığını; bilgilerin defter, kayıt ve belgelerimize uygun olduğunu, konuyla ilgili bilgileri tam ve doğru olarak elde etmek için gerekli tüm çabaları gösterdiğimizi ve yapılan bu açıklamalardan sorumlu olduğumuzu beyan ederiz.
                    [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                    M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                    Yorum

                    • ayhan53
                      Rallici Başkan
                      • 27 Nisan 2009
                      • 2657

                      #70
                      GALATASARAY İkinci Sermaye Artırımında Bu1 yıldır ne yaptı SPK niye REDDETTI Yazımızın Birinci Bolumunde anlattık

                      Simdi gelelim FASULYENIN FAYDALARI na.

                      SPK nın bu kadar NET ve ACIK kuralları varken NASIL YAPACAK bu sermaye artırımını?

                      Galatasaray'ın KAP ta ilan ettiği İZAHNAME (Sermaye artırımından gelecek para nereye kullanılacak açıklaması) bize her şeyi gösteriyor .
                      Son 1 haftada aldıkları kararlar ve yaptıkları mali operasyonlarla da hedeflerini gosterdiler

                      OZET i başta verelim Vakti olmayan arkadaşlar için.. Ama alttaki detaylarda gizli çok bilgi var. Okumanızı tavsiye ederim..

                      Ne yaptı Galatasaray YENİ olarak bu başvuruda?


                      1- Yine USULSÜZ bir işlem ile Uyduruk bilet satışından kaynaklanan bakiye KULUP ALACAKLARI nı güya SIFIRLADILAR

                      2- GS Kulübünün Şirketin sermaye artırımına hissesi oranında (% 55) NAKIT koyacagını ifade ettiler

                      3- Yeni Uyduruk ALACAKLAR yarattılar ve bu sebeple GS Kulübü yine NAKIT Yatırmayacak

                      4- SPK istemesine ragmen GENEL KURUL toplamayacaklar

                      5- SPK istemesine ragmen ÇAGRI mukellefiyetine ( Hisseleri geri alma zorunlulugu ) na gitmeyecekler.

                      6- SPK kabul ederse KUCUK YATIRIMCI bir kez daha sövüşlenecek.

                      7- SPK nın bu sekilde yapılan bir başvuruyu, kendi koyduğu kurallar çerçevesinde ONAYLAMASI mumkun degil



                      DETAYLAR

                      Galatasaray Kulubün Şirketten olan Alacaklarını Nasıl Sıfırlamış görelim

                      Galatasaray'ın önceki yazımızda bahsettiğimiz UYDURUK bilet satısından kaynaklanan bakiye alacakları ne kadardı ?


                      31 Agustos Bilancosuna gore :



                      31 Agustosta yayınlanan 2013 - 3014 sezonu ilk 3 aylık bilancosuna gore Uyduruk bilet satısından kaynaklanan alacakları yaklaşık 136 Milyon TL ye kadar düşmüş Galatasaray'ın. Yani 300 Milyon TL den daha fazlası CUKKALANMIŞ 2 yıl içinde. 876 Milyon TL ye ulaşan borçları ve senelik 100 Milyon TL zararı görünce bu para NEREYE GİTTİ diye sormak lazım ama bu yazımızın konusu değil bu.. Onu Galatasaraylı Genel kurul Üyeleri sorsun..

                      Bu 136 Milyon TL lik borcu nasıl silmiş FINANS DEHALARI bakalım? Geçen gunlerde KAP ta yayınlanan bildirim :




                      Uyduruk bilet satışından kaynanklanan alacakları toplam 443 Milyon TL ydi. Bunun 300 Milyonu odenmişti. Yukarıda gorduk 136 Milyon da bakiye kalmıştı. Bu bakiye durdukça SPK izin vermeyecegine gore, bunu SIFIRLAMAK gerekiyordu. DEHA lar bu borcu 17 yıllık satılan biletlerin son 4 yıllık bolumunu ( 2026 - 2030 arası ) İADE EDEREK kurtulmuşlar

                      Bunu finansla iskonto oranları NPV (Net bugunku deger) hesapları ile anlatmaya gerek yok. O kadar komık ve abartılı bir işlem yapılmış ki Tebessum etmeden duramıyor insan. 16 yıllık biletleri 443 Milyona sat, sonra bunun son 4 yılını en az 136 milyon TL olarak hesapla ve SİL. .

                      Hic bir iskonto oranı uygulamazsanız bile bu rakamların kendi içindeki çelişkisi ortada. SPK nın anlı şanlı uzmanları, eger 443 Milyon dogru ise, bu iade edilen biletlerin bu rakamın en fazla yarısı kadar tutacagını goreceklerdir. NPV ve iskonto hesabına girerseniz bu bedelin, GS nin bu donem alacakları için Şirketten tahsil ettiği faizlerle beraber daha da düşeceğini hesaplayacaklardır. Yani bu uyduruk işlem kabul edilse bile 50 Milyon TL den fazla etmeyecektir.Bu bedelle de 136 Milyonluk alacagın odenmesi mumkun degildir.

                      Ama en onemlisi, hala mahkemelerde gorusulen STAD HASILAT PAYLAŞIM konusunun ve bu işlemden kaynaklanan alacakların, Borç - Alacak ilişkisinden çıkarılmasıdır. Hakim ortak Galatasaray Kulübü, bu işlemle kendine küçük yatırımcı aleyhine menfaat saglamıs olacaktır.
                      SPK nın bunu kabulu mumkun degildir.



                      PEKI GALATASARAY NASIL NAKIT KATILIMDA BULUNACAK ?

                      Tabloda yukarı bölümde ilk görülen 32,8 Milyon TL lik Kulüp Alacağı ile aşağıda ( ** ) ile gösterilen 93,4 Milyon TL lik Kulüp Alacakları bize gALATASARAY'ın katılım yapacagı Nakit rakamını gosteriyor.

                      Peki Bu nakit nereden çıktı ? Galatasaray borçlarını ödeyemezken, hisselerini rehin verirken, hatta 3 ay içinde borç miktarı 724 Milyon TL den 876 Milyon TL ye çıkmışken, bütün mal mülk, varlıklar ipotek - temlik - kefalet - rehin altındayken GS Kulübü nasıl oldu da bu kadar parayı getirip Şirkete yatırdı?

                      EL CEVAP :

                      1- 442 Milyon TL lik uyduruk bilet satışından kaynaklanan ALACAKlara FAIZ işletildi.yani SPK nın kabul etmedigi varlık devrinden kaynaklanan Alacakların FAIZI ile kendilerine nakit yarattılar. Uyduruk alacagın uyduruk Faizi. Nasıl Kabul edilir?

                      2- Bu donemde artan 150 Milyon TL den fazla kredi de gostermektedir ki Bankalardan YENI KEDILER aldılar. Bu krediler ile yine SPK nın kabul etmeyecegi sekilde NAKIT alacak yarattılar.

                      3- GS Kulübü, SPK ya kabul ettirebilmek için uyduruk NAKIT ALACAK yaratmıştır. Bu SPK nın NET ve AÇIk olarak anlattığı ARKADAN DOLANMA yani KANUNA KARŞI HİLE dir. SPK nın bu UYDURUK Alacak yaratma olayını kabul etmemesi gerekir


                      PEKI CAGRI MUKELLEFIYETI OLMAYACAK MI ?

                      Galatasaray, yukarıdaki PROTOKOL açıklamasının en sonunda bize bir ipucu vermişti zaten:

                      Şirketimizin yapılmasına karar verdiği sermaye artırımının, Pay Tebliği'nin 12/6 ve 12/7 fıkrası kapsamına girmeyeceği mütaala edilmektedir.

                      Ne diyormuş bakalım o Pay Tebliğinin ilgili maddeleri:




                      Yani Mevzuat diyor ki:

                      - Sermaye Artırımından gelecek para Mevcut sermayeyi aşıyorsa ( AŞIYOR )

                      - Galatasaray Kulubune olan Borçlar odenecekse ( ODENMEYE ÇALIŞILIYOR )

                      - ONEMLI NITELIKTE İŞLEM ortaya çıkar

                      - Mevcut ortaklardan bu sermaye artırımına katılmak istemeyenler olursa onların HİSSELERİNİ GERİ ALMAK mükellefiyeti vardır.


                      Diyelim ki GS biz bu borçları odemek için kullanmayacagız Parayı dedi.. Kanun bunu da düzenlemiş :

                      - Ortaklık bu borçları ödemek için kullanmayacagım derse dahi,

                      - GS kulubune olan Borçlar, diger tum borcların % 20 sinden fazla ise ( ki bu rakam GS için ortalama: 256.8 Milyon TL / 403,5 Mlyon TL ayrılma hakkı ya da çağrı tekrar devreye giriyor.
                      - Yani GS nin bu ÇAĞRI ya gitmekten başka yolu yoktur. Bundan kaçamayacaktır

                      Son olarak Kanun diyor ki:

                      - SPK ya verdiginiz bilgiler YANLIŞ - EKSİK veya YANILTICI ise ilgililer hakkında CEZAİ İŞLEM yapılacaktır..


                      Bunların dışında GALATASARAY'ın Finans Dehası uzmanlarına - belki unuttukları - SPK'nın 23 ncü Maddesinin 1-b fıkrasını ve 24 ncu Maddesini hatırlatacagız. Burada NET olarak ONEMLI NITELIKTE IŞLEM tanımı yapılmakta ve devredilen biletlerin (sermayenin 10 katı tutarında olması münasebetiyle) ÇAĞRI YAPILMASI nı zorunlu tutmaktadır:




                      Gelelim İzahnameye, 127 Sayfalık IZAHNAME Faaliyet raporunun genişletilmiş bir versiyonu ancak konumuzu ilgilendiren bolumlerini ele alacagız burada. Galatasaray ne demiş Sermaye Artırımı için yapmak zorunda olduğu AÇIKLAMADA

                      Galatasaray 'ın bu sermaye artırımından bekledigi Gelir :



                      Tabii ki bu rakamın yukarıda acıkladıgımız gibi 125-130 Milyon TL si Uyduruk Alacaklar dolayısıyla silineceginden bekledikleri gelir 200 Milyon TL oldugunu goruyoruz. Yani SPK kabul eder ONAYLAR ve bu artırım bu sartlarda gerceklesirse GS nin eline gececek olan 200 Milyon TL

                      Peki gelecek paranın ne kadarı nereye kullanılacak? Nasıl paylastırmıs Galatasaray ? ( Yazımızın Birinci Bolumunde belirttigimiz gibi SPK bunu denetleyeceginden onemli )




                      % 15 lik yatırım harcamaları ne bilmiyoruz Umarım ARENA nın ustunun kapanması ve 15.000 kişilik stad için kullanılır şaşırırım o zaman..

                      Ama en önemlisi bu Sermaye Artırımının aylardır söylediğimiz gibi hedefi UEFA Lisansıdır. Aksi takdirde bu Lisansı bus ene alamayacaklardır. ( Son paragraf )

                      SÖZÜN ÖZÜ : SPK nın bu sermaye artırımına bu şartlarda izin vermesi mumkun degildir..

                      Galatasaray onceki sermaye artırımından farklı bir işlem yapmamaktadır

                      Kanuna Karşı Hile vardır

                      Kucuk yatırımcı aldatılmakta ve sövüşlenmektedir

                      Bu sermaye artırımı gerçekleşirse dahi Önümüğzdeki sezon aynı büyüklükte bir artırıma daha gidilmesi mukadderdir.

                      SPK ya karşı bu konuda detaylı başvuruda bulunulacaktır
                      [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                      M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                      Yorum

                      • ayhan53
                        Rallici Başkan
                        • 27 Nisan 2009
                        • 2657

                        #71
                        GALATASARAY İkinci Sermaye Artırımında Bu1 yıldır ne yaptı SPK niye REDDETTI Yazımızın Birinci Bolumunde anlattık

                        Simdi gelelim FASULYENIN FAYDALARI na.

                        SPK nın bu kadar NET ve ACIK kuralları varken NASIL YAPACAK bu sermaye artırımını?

                        Galatasaray'ın KAP ta ilan ettiği İZAHNAME (Sermaye artırımından gelecek para nereye kullanılacak açıklaması) bize her şeyi gösteriyor .
                        Son 1 haftada aldıkları kararlar ve yaptıkları mali operasyonlarla da hedeflerini gosterdiler

                        OZET i başta verelim Vakti olmayan arkadaşlar için.. Ama alttaki detaylarda gizli çok bilgi var. Okumanızı tavsiye ederim..

                        Ne yaptı Galatasaray YENİ olarak bu başvuruda?


                        1- Yine USULSÜZ bir işlem ile Uyduruk bilet satışından kaynaklanan bakiye KULUP ALACAKLARI nı güya SIFIRLADILAR

                        2- GS Kulübünün Şirketin sermaye artırımına hissesi oranında (% 55) NAKIT koyacagını ifade ettiler

                        3- Yeni Uyduruk ALACAKLAR yarattılar ve bu sebeple GS Kulübü yine NAKIT Yatırmayacak

                        4- SPK istemesine ragmen GENEL KURUL toplamayacaklar

                        5- SPK istemesine ragmen ÇAGRI mukellefiyetine ( Hisseleri geri alma zorunlulugu ) na gitmeyecekler.

                        6- SPK kabul ederse KUCUK YATIRIMCI bir kez daha sövüşlenecek.

                        7- SPK nın bu sekilde yapılan bir başvuruyu, kendi koyduğu kurallar çerçevesinde ONAYLAMASI mumkun degil



                        DETAYLAR

                        Galatasaray Kulubün Şirketten olan Alacaklarını Nasıl Sıfırlamış görelim

                        Galatasaray'ın önceki yazımızda bahsettiğimiz UYDURUK bilet satısından kaynaklanan bakiye alacakları ne kadardı ?


                        31 Agustos Bilancosuna gore :



                        31 Agustosta yayınlanan 2013 - 3014 sezonu ilk 3 aylık bilancosuna gore Uyduruk bilet satısından kaynaklanan alacakları yaklaşık 136 Milyon TL ye kadar düşmüş Galatasaray'ın. Yani 300 Milyon TL den daha fazlası CUKKALANMIŞ 2 yıl içinde. 876 Milyon TL ye ulaşan borçları ve senelik 100 Milyon TL zararı görünce bu para NEREYE GİTTİ diye sormak lazım ama bu yazımızın konusu değil bu.. Onu Galatasaraylı Genel kurul Üyeleri sorsun..

                        Bu 136 Milyon TL lik borcu nasıl silmiş FINANS DEHALARI bakalım? Geçen gunlerde KAP ta yayınlanan bildirim :




                        Uyduruk bilet satışından kaynanklanan alacakları toplam 443 Milyon TL ydi. Bunun 300 Milyonu odenmişti. Yukarıda gorduk 136 Milyon da bakiye kalmıştı. Bu bakiye durdukça SPK izin vermeyecegine gore, bunu SIFIRLAMAK gerekiyordu. DEHA lar bu borcu 17 yıllık satılan biletlerin son 4 yıllık bolumunu ( 2026 - 2030 arası ) İADE EDEREK kurtulmuşlar

                        Bunu finansla iskonto oranları NPV (Net bugunku deger) hesapları ile anlatmaya gerek yok. O kadar komık ve abartılı bir işlem yapılmış ki Tebessum etmeden duramıyor insan. 16 yıllık biletleri 443 Milyona sat, sonra bunun son 4 yılını en az 136 milyon TL olarak hesapla ve SİL. .

                        Hic bir iskonto oranı uygulamazsanız bile bu rakamların kendi içindeki çelişkisi ortada. SPK nın anlı şanlı uzmanları, eger 443 Milyon dogru ise, bu iade edilen biletlerin bu rakamın en fazla yarısı kadar tutacagını goreceklerdir. NPV ve iskonto hesabına girerseniz bu bedelin, GS nin bu donem alacakları için Şirketten tahsil ettiği faizlerle beraber daha da düşeceğini hesaplayacaklardır. Yani bu uyduruk işlem kabul edilse bile 50 Milyon TL den fazla etmeyecektir.Bu bedelle de 136 Milyonluk alacagın odenmesi mumkun degildir.

                        Ama en onemlisi, hala mahkemelerde gorusulen STAD HASILAT PAYLAŞIM konusunun ve bu işlemden kaynaklanan alacakların, Borç - Alacak ilişkisinden çıkarılmasıdır. Hakim ortak Galatasaray Kulübü, bu işlemle kendine küçük yatırımcı aleyhine menfaat saglamıs olacaktır.
                        SPK nın bunu kabulu mumkun degildir.



                        PEKI GALATASARAY NASIL NAKIT KATILIMDA BULUNACAK ?

                        Tabloda yukarı bölümde ilk görülen 32,8 Milyon TL lik Kulüp Alacağı ile aşağıda ( ** ) ile gösterilen 93,4 Milyon TL lik Kulüp Alacakları bize gALATASARAY'ın katılım yapacagı Nakit rakamını gosteriyor.

                        Peki Bu nakit nereden çıktı ? Galatasaray borçlarını ödeyemezken, hisselerini rehin verirken, hatta 3 ay içinde borç miktarı 724 Milyon TL den 876 Milyon TL ye çıkmışken, bütün mal mülk, varlıklar ipotek - temlik - kefalet - rehin altındayken GS Kulübü nasıl oldu da bu kadar parayı getirip Şirkete yatırdı?

                        EL CEVAP :

                        1- 442 Milyon TL lik uyduruk bilet satışından kaynaklanan ALACAKlara FAIZ işletildi.yani SPK nın kabul etmedigi varlık devrinden kaynaklanan Alacakların FAIZI ile kendilerine nakit yarattılar. Uyduruk alacagın uyduruk Faizi. Nasıl Kabul edilir?

                        2- Bu donemde artan 150 Milyon TL den fazla kredi de gostermektedir ki Bankalardan YENI KEDILER aldılar. Bu krediler ile yine SPK nın kabul etmeyecegi sekilde NAKIT alacak yarattılar.

                        3- GS Kulübü, SPK ya kabul ettirebilmek için uyduruk NAKIT ALACAK yaratmıştır. Bu SPK nın NET ve AÇIk olarak anlattığı ARKADAN DOLANMA yani KANUNA KARŞI HİLE dir. SPK nın bu UYDURUK Alacak yaratma olayını kabul etmemesi gerekir


                        PEKI CAGRI MUKELLEFIYETI OLMAYACAK MI ?

                        Galatasaray, yukarıdaki PROTOKOL açıklamasının en sonunda bize bir ipucu vermişti zaten:

                        Şirketimizin yapılmasına karar verdiği sermaye artırımının, Pay Tebliği'nin 12/6 ve 12/7 fıkrası kapsamına girmeyeceği mütaala edilmektedir.

                        Ne diyormuş bakalım o Pay Tebliğinin ilgili maddeleri:




                        Yani Mevzuat diyor ki:

                        - Sermaye Artırımından gelecek para Mevcut sermayeyi aşıyorsa ( AŞIYOR )

                        - Galatasaray Kulubune olan Borçlar odenecekse ( ODENMEYE ÇALIŞILIYOR )

                        - ONEMLI NITELIKTE İŞLEM ortaya çıkar

                        - Mevcut ortaklardan bu sermaye artırımına katılmak istemeyenler olursa onların HİSSELERİNİ GERİ ALMAK mükellefiyeti vardır.


                        Diyelim ki GS biz bu borçları odemek için kullanmayacagız Parayı dedi.. Kanun bunu da düzenlemiş :

                        - Ortaklık bu borçları ödemek için kullanmayacagım derse dahi,

                        - GS kulubune olan Borçlar, diger tum borcların % 20 sinden fazla ise ( ki bu rakam GS için ortalama: 256.8 Milyon TL / 403,5 Mlyon TL ayrılma hakkı ya da çağrı tekrar devreye giriyor.
                        - Yani GS nin bu ÇAĞRI ya gitmekten başka yolu yoktur. Bundan kaçamayacaktır

                        Son olarak Kanun diyor ki:

                        - SPK ya verdiginiz bilgiler YANLIŞ - EKSİK veya YANILTICI ise ilgililer hakkında CEZAİ İŞLEM yapılacaktır..


                        Bunların dışında GALATASARAY'ın Finans Dehası uzmanlarına - belki unuttukları - SPK'nın 23 ncü Maddesinin 1-b fıkrasını ve 24 ncu Maddesini hatırlatacagız. Burada NET olarak ONEMLI NITELIKTE IŞLEM tanımı yapılmakta ve devredilen biletlerin (sermayenin 10 katı tutarında olması münasebetiyle) ÇAĞRI YAPILMASI nı zorunlu tutmaktadır:




                        Gelelim İzahnameye, 127 Sayfalık IZAHNAME Faaliyet raporunun genişletilmiş bir versiyonu ancak konumuzu ilgilendiren bolumlerini ele alacagız burada. Galatasaray ne demiş Sermaye Artırımı için yapmak zorunda olduğu AÇIKLAMADA

                        Galatasaray 'ın bu sermaye artırımından bekledigi Gelir :



                        Tabii ki bu rakamın yukarıda acıkladıgımız gibi 125-130 Milyon TL si Uyduruk Alacaklar dolayısıyla silineceginden bekledikleri gelir 200 Milyon TL oldugunu goruyoruz. Yani SPK kabul eder ONAYLAR ve bu artırım bu sartlarda gerceklesirse GS nin eline gececek olan 200 Milyon TL

                        Peki gelecek paranın ne kadarı nereye kullanılacak? Nasıl paylastırmıs Galatasaray ? ( Yazımızın Birinci Bolumunde belirttigimiz gibi SPK bunu denetleyeceginden onemli )




                        % 15 lik yatırım harcamaları ne bilmiyoruz Umarım ARENA nın ustunun kapanması ve 15.000 kişilik stad için kullanılır şaşırırım o zaman..

                        Ama en önemlisi bu Sermaye Artırımının aylardır söylediğimiz gibi hedefi UEFA Lisansıdır. Aksi takdirde bu Lisansı bus ene alamayacaklardır. ( Son paragraf )

                        SÖZÜN ÖZÜ : SPK nın bu sermaye artırımına bu şartlarda izin vermesi mumkun degildir..

                        Galatasaray onceki sermaye artırımından farklı bir işlem yapmamaktadır

                        Kanuna Karşı Hile vardır

                        Kucuk yatırımcı aldatılmakta ve sövüşlenmektedir

                        Bu sermaye artırımı gerçekleşirse dahi Önümüğzdeki sezon aynı büyüklükte bir artırıma daha gidilmesi mukadderdir.

                        SPK ya karşı bu konuda detaylı başvuruda bulunulacaktır[/FONT][/TD]
                        [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                        M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                        Yorum

                        • ayhan53
                          Rallici Başkan
                          • 27 Nisan 2009
                          • 2657

                          #72
                          Spor Klüpleri ve Şirketleri Üzerine
                          Hem spor klüpleri hem de bunların futbol şirketleri, özellikle de dört büyükler, son zamanlarda yine finansal ve ekonomik açıdan sorunlu günler yaşıyorlar. Resim şöyle;

                          Futbol klüpleri kurumsal açıdan çok kötü yönetiliyorlar. Klüp başkanları çoğunlukla klüpleri tek adam olarak ve hatta çoğunlukla otoriter bir tarzla yönetiyorlar , Arap Şeyhleri ve Rus Oligarkları gibi savurgan bir biçimde para harcıyorlar. Tek farkla ki onlar kendi paralarını harcarken bizimkiler başkalarına ait , kendi ceplerinden çıkmayan paraları savuruyorlar ve bir sonraki yönetime borç batağı bırakıyorlar.


                          Klüpler ve klüp şirketleri borca batık durumda ve borcun gerçek boyutları da çoğunlukla belirlenemiyor. Aynı klüp için değişik rakamlar havada uçuşuyor. Konsolide bazda geçek borcu ve bu borcun niteliklerini görmek çoğu kez mümkün olmuyor.

                          Klüpler ve klüplerin şirketleri gelir ve gider dengeleri yapısal olarak bozuk ve zarar ediyorlar, para kaybediyorlar. Bu da daha çok borçlanma ve sermaye arama gereği yaratıyor.

                          Aynı zamanda bu olumsuz finansal sonuçlar fon sağlama olanakları açısından da sorun yaratıyor ve klüplerin şirketlerinin yeni sermaye artırımları önünde en önemli engeli oluşturuyor. Sürekli para kaybeden ve sürekli klüple/ve diğer ilgililerle ilişkili işlem peşinde koşan şirketlere kim niye para yatırsın ve hissedar olsun sorusunun sorulmasına neden oluyor. Klüpler taraftar ile yatırımcının aynı davranış kalıplarına sahip olması bekliyor. Ancak taraftarın taraftar olarak davranış kalıpları ve tercihleri ile aynı taraftarın yatırımcı olarak davranış kalıpları ve tercihleri çoğunlukla örtüşmüyor ve farklı güdülenmeye sahip. Doğru olanı futbol klübü derneklerinin finansal açıklarının kapatılabilmesi için üyelerine yönelmeleri ve onlardan talepte bulunmaları ; ancak bu yol ne hukuken olası ne de fiilen açık.


                          Futbol endüstrisinde rakamların büyümesi ve endüstrileşme nedeniyle artık paralı yada “ ağa “ başkan gelsin de bizi kurtarsın devri kapanalı çok oldu ancak taraftar ve onları kışkırtan medya hala beyaz atlı prens gibi paralı yada ‘ağa’ başkan bekliyor. Ne kurumsal yapı ne de ortam, İngiltere’de Arap şeyhleri ve Rus oligarkı gelmesinde olduğu gibi , paralı başkanların gelmesine uygun değil.


                          Finansal zorluklar sürdükçe futbol klüplerinin dernekleri ile halka açık şirketleri arasında sermaye piyasasının temel kuralları olan kamuyu aydınlatma , ilişkili taraf işlemi , mali tablo hazırlama kuralları ve manüplasyon bakımından yaşanan uyumsuzluk ve olumsuzlukların süreceğini beklemek yanıltıcı olmayacaktır.


                          Büyük klüpler Süper Ligi TFF’nin yönetiminden alıp İngitere’deki gibi ayrı bir kurumsal yapı , şirket haline getirmek istiyorlar. İngiltere’de Premier Ligin gerisinde, futbol klüplerinin kendisi dahil, bambaşka br kurumsal yapı, kültür ve anlayış var. Ancak Süper Ligi oluşturan takımların kurumsal yapılanması düzeltilmeden ve diğer kurumsal yapılar böyle bir örgütlenmeyle uyumlu hale getirilmeden böyle bir yapıda lig kurulması sadece sorunları artırır ve karmaşıklaştırır.


                          Borsa İstanbul yönetimi borsaya kayıtlı futbol şirketlerine mali açıdan bazı düzeltici önlemler alınmasını istemiş ve bunu gerçekleştirebilmeleri zor görünüyor.


                          Fenerbahçe, bu çerçevede gelirleri zaten şirkete özgülenmiş olan stadını fahiş bir fiyata şirkete devrederek yükümden kurtulmak istiyor. CEO’nun kurumsallaştırma palavraları attığı bir kurumda affedilmeyecek bir yanlışlık ve hata. SPK girişimi sadece geriye çevirmiş. Bir de üstüne üstlük geride finansal açıdan hiç bir yapılabilirlik planı olmadan Üniversite kurulmak isteniyor. Fenerbahçenin finansal durumu FB Yüksek Divan üyesi olarak benim canımı sıkıyor.


                          Galatasaray ise şirketinde SPK tarafından reddedilen sermaye artırım işleminin ardından yeni bir sermaye artırımı peşinde. İlk kez halka açılırken yapılan ve SPK tarafından paydaşlar arası katlanılmaz dengesizlik olması nedeniyle geri çevrilmiş olması gereken bir yapının ve modelin yarattığı soruna dayanan olmsuzlukları hala çözmeye uğraşıyorlar. Bir de üstüne üstlük o günkü sürdürülemez modele yol veren bir eski kamu görevlisini yönetim kurulu üyesi yapmaktan da medet umuyorlar.


                          Borsada işlem gören dört futbol klübü şirketinin mali sonuçları olumsuz ve bu olumsuzluğun düzeltilebilme olanağının bugünkü kurumsal yapı içinde olmadığı yada sınırlı olduğu kanısındayım. Nakit sermaye artırımları ile ve yaratıcı muhaesebe teknikleri ile bilanço süslenebilse bile gelir tablosunu düzeltmek zor görünüyor. Resmi iyi görebilmemiz de de sorun var. Spor klübü, futbol şirketi ve diğer yan şirket ve kuruluşların muhasebe standartlarına göre hazırlanmış ve denetlenmiş konsolide mali tablolarına gereksinim var. Yani klüp temel alınıp aşağıya , yana , yukarıya doğru bütün mali tablolar konsolide edilmeli. Yöneticiler özellikle borç rakamı başta olmak üzere klüp genel kurullarına ayrı şirket genel kurullarında ayrı sonuçları ve rakamları manüple edip hem klüp üyelerini ve şirket ortaklarını hem de kamuoyunu yanıltıyorlar. Bu aslında TTF nin işi ama , onların bilgisi , görgüsü ve ufku bunu kavrıyamıyor ; burada iş SPK ya düşüyor.


                          Baştan beri futbol klüplerinin şirketleri için borsaya kote olmanın uygun olmadığını ve hem klüpler hem piyasalar hem de SPK/BİST açısından sıkıntılar yaratacak bir konu olduğu kanısındayım. Bunun bir nedeni sıklıkla tekrarladığım bu işin kurumsal alt yapısının ve dernek şeklinde örgütlenmiş klüplerin şirketlerinin gerçek anlamda şirket olmadığıdır. Bu şirketlerde sahiplik sorunu vardır; gerçek anlamda ana hissedarı olmayan ve olamayacak olan şirketlerin ekonomik kurallara uygun olarak yönetilemiyeceği ve kurumsallaşamıyacağı kanısındayım. İkincisi , borsanın temel işlevlerinden birisi ‘market for control’ dediğimiz mekanizma yeterince etkin olarak çalışmasa da bu yolla şirketlerin kontrol eden sahipliğinin değişebilmesini fiilen olmasa bile teorik olarak sağlamaktır. Futbol klüplerinin şirketlerinde bu yol kapalıdır ve sahipliğin değişme olasılığının olmadığı şirketlerin de borsada yeri olamaz.


                          Nitekim bu konuda yapılan ve sahiplik modellerini inceleyen bir çalışma (Walters – Hamil ( 2010 ) sahipliğin modellerinden birisi olarak “ borsada sahiplik modeli (stock market model of ownership) “ olarak niteliyor. İngilere’de futbol klüpleri daha baştan ağırlıklı olarak şirket ( ltd yada plc ) şeklinde yapılandığından sorun yada tartışma burada değil. İngiltere’de ilk kez FA kuralları dolanılarak 1983 de Tottenham ile başlayan borsada sahiplik yada halka açılma modeli 1989 da Millwall ve 1991 de Manchaester United ile sürmüş 1990 larda da popüler olmuştur. 1992 de Premier Ligin kuruluşunun ve naklen yayın olgusunun ardından futbolun hızla ticarileşmesi ile sektör bir anda yatırım bankalarının gözdesi olmuştur.2000’e kadar 22 futbol şirketi borsaya gelmiş ancak bunların 14 tanesi 2008’e kadar borsa kotundan çıkarılmışlardır.


                          Walters-Hamil ( 2010 ) bu modelin işlememesinin ve buna bağlı olarak futbol klüplerinin borsa kotundan çıkmasının/çıkarılmasının gerisinde üç temel neden olduğunu söylüyorlar.


                          Birinci neden, borsada işlem görmek başlangıçta futbol klüplerine bir dış yatırım , para girişi sağlasa da temettü ve değer artışı biçiminde yatırımcı için sağladıkları performans kötü ve yetersiz olmuştur. Bu nedenle, futbol klüplerinin halka arz yoluyla yeni sermaye , kaynak sağlama olanakları azdır ve sermaye piyasası kurumları artık futbol klüplerini yatırım yapılabilir fırsat olarak görmemektedirler ( bu neden bizdeki borsaya kote edilen futbol klübü şirketleri için de geçerli ).


                          İkincisi amaç fonksiyonundan kaynaklanıyor. Bir futbol klübünün amacı bir spor faaliyeti olarak ve aynı zamanda da bir ticari/ekonomik iş olarak futbolu promote etmektir yani geliştirmektir. Avrupa’da özellikle de futbol olmak üzere , sporun amacı oturmuş ve bilinen bir şeydir. Bu çerçevede bir futbol klübünün amacı , oyun başarısı , ortalama seyirci sayısının artması , liğin sağlıklı olması gibi çoklu amaçları maksimize ederken aynı zamanda finansal olarak da ayakta kalmaktır. Buna karşılık borsa modeli bir şirket yapılanmasında amaç karın maksimize edilmesi ve pay sahiplerine / yatırımcılara getiri sağlamaktır. Futbol klübünün kar maksimizasyonu/ getiri gibi tek bir maç yerine çoklu amaçları olması nedeniyle borsa modeli futbol endüstrisi için uygun bir model değildir. Bunun yerine daha kapsayıcı ve paydaş yaklaşımlı bir model futbol klübünün ekonomik ve sosyal yönlerine hitap ettiği için daha uygun bir modeldir.


                          Diğer yandan Kindler ( 2008 ) de benzer gerekçelerle borsada işlem görmenin futbol klüpleri için iyi bir seçenek olmadığını ifade etmektedir.


                          Üçüncü neden, İngiltere’de borsaya kayıtlı futbol klübü şirketlerin çoğunun yabancı yatırımcılar tarafından satın alınmasıdır. Bu ise, halka açık borsada işlem gören şirketlerin kapalı şirketler haline gelmesine neden olmuştur. Bu yeni yatırımcılar yada büyük hissedarlar futbol klüplerini yada daha doğru deyişle futbol ile iştigal eden şirketlerini yönetirken sermaye piyasalarının sıkı kuralları ile uğraşmak istememektedirler.


                          Bu satırların yazarı Fenerbahçe Spor Klübünün Yükek Divan üyesi olacak kadar eski bir üyesi ve sıklıkla futbol kuruluşlarının kurumsal yönetimi üzerine yazmaya çalışıyor. Öncelikle de Türkiye’de futbol kuruluşlarının içine düştüğü kurumsal karmaşanın düzeltilmesi gerektiği kanısında.


                          Futbolda medya ve onun yönlendirdiği insanlar maçlara , gol-ofsayt-penaltı gibi maç içi enstantanelere ; futbolcuların gece hayatına , arabalarına , kız arkadaşlarına , kızlarla otele kapanmalarına ; teknik direktor-yönetici kavgalarına ; futbolcuların biribirleri ile itiş kakışına odaklandığından (kuşkusuz bu bir ölçüde olağan) temel sorunları ne tartışmak ne de değişik çözümleri üretmek olası. Türkiye’de bir ekonomi gazetesi yaşamını zorlukla sürdürebiliyor ama bir kaç tane lumpen içerikli futbol gazetesi tiraj açısından büyük gazetelerle çekişiyor. Alın ülkenin büyük gazeteleri , onlar da bileşik kaplar örneği. Oların da spor sayfaları ( örneğin Hürriyet’in hemen her gün 8 sayfası spora ayrılıyor ) yada spor eklerinin (örneğin Habertürk’ün 12 sayfa ) tamamına yakını futbola ayrılmış , ancak içerik çoğunlukla tele-voleden ibaret.

                          Futbol kuruluşlarının kurumsal yapılarının düzenlenmesi işinin politikacıdan başlaması gerekiyor. Sorun da zaten burada başlıyor. Politikacı futbolun kurumsal yapısının iyileşmesi ve yenilenmesi halinde yönettiği , etkilediği , at koşturduğu bir alanın büyük ölçüde kendisinin hakimiyet alanı dışına çıkacağını biliyor. Bunun için futbol klüplerine vergi avantajları sağlıyor, sık sık vergi borçlarını affediyor, istediğine stad yapıyor, bir gecede futbolculara vatandaşlık veriyor, futbolcu/futbol klübü yöneticilerine en fazla müsadaye mazhar vatandaş muamalesi yapıyor vs.vs.

                          Adı spor olan ancak gerçekte Futbol Klübü olan kuruluşların mevcut, eski ve potansiyel yöneticileri de sistemin değişmesini istemiyor. Politikacının elini üstlerinden eksik etmesini ise hiç istemiyorlar. Sektörde gerçek anlamda şirketleşme yada yaşıyabilir/sürdürülebilir yeni bir ekonomik bir örgütlenme modeli ve kurumsallaşma olsa çoğu artık buralarda yönetici olamıyacağını biliyorlar, hatta böyle bir sistemde kendileri de olmak istemezler. Sistem değişse artık başkasının parasını harcayamayacağını biliyor , bol keseden harcayıp borcu bir sonraki yönetimin üzerine atamıyacağının farkında , ne kadar finansal açıdan batık olsa da hukuken batırılmayacağını ve yaptıklarından sorumlu tutulmayacağını biliyor. Futbol klüpleri ‘too political to fail’ yani batırılmayacak kadar politik statülerine konglomorate yöntemle büyüyüp ‘too big to fail’ statüsünü yani batmayacak kadar büyük özelliği de ekliyorlar.

                          Futbol kuruluşları kurumsal olarak yenilenmeliler. Burada temel sorun bazen biribiri ile çelişen amaçları eş-anlı olarak çözebilecek tek ve ideal bir model olmadığıdır. Kindler (2008)‘in de belirttiği gibi futbol klüpleri şirketlerden daha fazla tür ve sayıda paydaşı olan kuruluşlardır. Bu nedenle modeli kurarken paydaşların durumları , konumları ve bekleyişlerini dikkate almak gerekir. Model mutlaka ve mutlaka ekonomik olarak yaşıyabilirliği sağlayacak ve sürdürülebilirliği gözeten bir model olmalıdır; finansal ve ekonomik olarak iyi yönetimi sağlayacak mekanizmalar ve araçlar olmalıdır. Model hesap verebilirliği etkinleştirmelidir ; sadece kağıt üzerinde iyi dizayn edilmiş değil fiilen de etkin işleyen ve işletilmesinden kaçınma yollarının kapatıldığı ve şekilciliğin arkasına sığınılmadığı bir sistem kurulmalıdır. Futbol klübü futbol klübü olmalı yani hangi hukuksal örgütlenme olursa olsun futbol kuruluşunun konglomarete bir yapıya dönüşmesine izin verilmemeli sadece ve sadece futbol işine odaklanması sağlanmalıdır.

                          Bu yenilenmenin bir yolu klüplerin şirkete dönüştürmeleri biçiminde olabilir. Zaten futbol klüplerinin şirketleri var diyebilirsiniz. Bugünkü sistem maskaralık. Şirket diye gördüğümüz kuruluşlar kağıt üzerinde ve hukuken şirketler ama gerçek anlamda şirket değiller. SPK’nın bu şirket olamayan görünürdeki şirketlerin halka açılarak borsaya gelmelerini sağlamasını stratejik açıdan yapılmış önemli bir yönetim hatası olduğunu her fırsatta tekrarlıyorum. Şirket modeli tek bir model değil. Dernek yada vakıf modeli de iyi kurgulanması halinde iş görebilecek ve yaşıyabilirlik sağlayacak bir yapı oluşturabilir. Bu konuda belki doğrusu değişik seçenekli modeler oluşturmak ve bunların kurumsal yapısını iyi dizayn etmek ve belirli kriterler çerçevesinde seçimi kurumların kendilerine bırakmak gerekli. Burada önemli konu mevcut klüplerin bu yeni yapıya nasıl ve ne şekilde dönüştürülecekleri.

                          İkinci konu, bu klüpler büyük ölçüde dernek statüsünde ve birden fazla spor dalında faaliyetleri var. O zaman bu özellik dikkate alınarak bir sistem kurulması gerekiyor. Bazıları yine çoklu spor faaliyetlerini sürdürürken bazıları sadece futbolda devam etmek isteyebilirler. Bu tercihin yapılabilmesini sağlayacak model seçeneklerini kurgulamak gerekir.

                          Üçüncü önemli konu belediyeler kanalıyla politikanın futbolda aktif bir yer edinmesidir. Ülkemizdeki belediye başkanlarının spor klüplerinin yönetiminde yer alması yasak ama hem futbolda hem de diğer spor dallarındaki liğlerde çok sayıda belediye klübü var. Özellikle alt liğlerde belediyelere ait olan futbol klübü/ şirketi sayısı bazan o liği domine edecek kadar fazla. Bu hem spor açısından hem de yerel yönetimler açısından çok ciddi sakıncaları olan bir olgu. Belediyelerin doğrudan yada dolaylı olarak futbol klübü sahibi olma ve yönetmelerinin önüne geçmek gerekir.

                          Dördüncü önemli konu ise futbol klüplerinin , borsaya gelmeyenleri bile , birer konglomorate guruba , deyim yerinde ise değişik alanlarda şirketlerden oluşan bir holding yapıya dönüşmekte olmalarıdır. Üniversite kuran , lise açan , benzin istasyonu işleten , tekstil şirketi sahibi olan , inşaat şirketi kuran , enerji ihaleleri alan futbol kuruluşları ile karşı karşıyayız (bir Fenerium FB’nin bütün borçlarını karşılarmış! ). Bunların da futbol klübüne sürekli ve istikrarlı gelir yaratma gibi masumane bir amaçla yapıldığı söyleniyor ve bu da işbilirlik olarak sunuluyor. Daha etkin bir yönetim için futbol odaklı bazı işlerin şirkete dönüştürülmesini elbette bu yapıdan ayrı tutuyorum. Bu şekilde yana , aşağıya ve yukarıya doğru genişlemek , sahibi olmayan bir örgüt olan spor derneği yönetimini ele geçirme mücadelelerini tahrik eden ve sertleştiren bir unsur. Bu derneğin yönetimini el geçirir iseniz bir şirketler topluluğuna el koymuş olacaksınız. Bu yapısal gelişmenin çok sakıncalı olduğu kanısındayım. Bu nedenle futbol kuruluşlarının şirketleşmesi sağlanırken bu konu dikkate alınmalıdır. Hatta SPK’nın beklemeksizin bir an önce yeni kanundaki yetkileri ile en azından borsadakilerde bu tür bir yapılanmanın önüne geçmesi gerekir.


                          Gammelsaeter – Senaux ( 2011 ), futbol oyunun kurallarının standartlaştırılmasına karşın bütün Avrupa’da (bu coğrafyayı Dünya olarak genişletiyorum ) oyunun organizasyonun , örgütlenmesinin farklı bölgesel ve ulusal kültürleri yansıtacak şekilde farklılaşmış olduğunu söylüyorlar. Bu nedenle bizim toplumsal yapımızı ve örgütlenme tarz ve modellerimizi de dikkate alan ancak buna karşıık hem eski sorunlardan gerekli dersleri çıkararak ham de gelişen yapı ve gerksinmeleri gözeterek yeni bir model geliştirmemiz olanaklıdır. Bu model aynı zamanda evrensel ilke ve değerleri dikkate almalı hem de genel olarak futbol endüstrisinin hem de özelde futbol kuruluşlarının daha etkin işleyen bir kurumsal yapıya sahip olmalarını sağlamalıdır. Model hem yerel düzeyde rekabeti artırmalı ve iyileştirmeli hem de uluslarası ölçekte rekabet gücümüzü artırmalıdır.
                          [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                          M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                          Yorum

                          • ayhan53
                            Rallici Başkan
                            • 27 Nisan 2009
                            • 2657

                            #73
                            [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                            M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                            Yorum

                            • uguraltun
                              Katılımcı
                              • 30 Eylül 2013
                              • 3

                              #74
                              karabük maçını kazandıkları için tebrikler..

                              Yorum

                              • ayhan53
                                Rallici Başkan
                                • 27 Nisan 2009
                                • 2657

                                #75
                                GSRAY***GALATASARAY SPORTİF SINAİ VE TİCARİ YATIRIMLAR A.Ş.( Ortaklık Aleyhine Dava Açılması / Davaya İlişkin Gelişmeler )


                                Ortaklığın Adresi : Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena Huzur Mah. Seyrantepe-İstanbul

                                Telefon ve Faks No. : 212 305 1902/212 305 1948

                                Ortaklığın Yatırımcı/Pay Sahipleri İle İlişkiler Biriminin Telefon ve Faks No.su : 212 305 1902/212 305 1948

                                Yapılan Açıklama Güncelleme mi? : Evet

                                Yapılan Açıklama Düzeltme mi? : Hayır

                                Yapılan Açıklama Ertelenmiş Bir Açıklama mı? : Hayır

                                Konuya İlişkin Daha Önce Yapılan Özel Durum Açıklamasının Tarihi : 5.9.2013

                                Özet Bilgi : Şirketimiz aleyhine İstanbul 29.ATM'de 2012/298 E.sayılı dosya ile açılan dava






                                Dava Açılma Tarihi : 26.12.2012

                                Davanın Öğrenilme/Ortaklığa Tebliğ Tarihi : 8.1.2013

                                Davanın Konusu : Genel Kurul Kararının İptali Talebi

                                Karşı Taraf/Taraflar : Serhan Karaaslan - Ebubekir Özsoy

                                Davanın Tutarı : -

                                Dava Tutarının Kamuya Açıklanan Son Mali Tablodaki Aktif Toplamına Oranı (%) : -

                                İlgili Mahkeme : İstanbul 29.ATM

                                Dosya No : 2012/298

                                Davanın Duruşma Tarihi : 24.10.2013 saat 10:30

                                Alınan Karar : Taraf vekillerine delillerini tamamlamaları için süre verilmiştir.

                                Bir Sonraki Duruşma Tarihi : 24.12.2013 saat 10:30

                                Varsa Mali Tablolarda Ayrılan Karşılık Tutarı : -

                                Ortaklığın Faaliyetlerine Etkisi : -




                                EK AÇIKLAMALAR:

                                İst. 29. Asl. Tic. Mahk. 2012/298 E. Numaralı dosyanın bugün yapılan duruşmasında

                                - Taraf vekillerine, dosyaya sunulmayan delilleri sunmaları ve başka yerden gelecek delilleri celp ettirmeleri için süre verilmesine
                                - Bir sonraki duruşmanın 24.12.2013 saat 10:30'a bırakılmasına

                                Karar verilmiştir.


                                Yukarıdaki açıklamalarımızın, Sermaye Piyasası Kurulu'nun Seri: VIII, No:54 sayılı Tebliğinde yeralan esaslara uygun olduğunu, bu konuda/konularda tarafımıza ulaşan bilgileri tam olarak yansıttığını bilgilerin defter, kayıt ve belgelerimize uygun olduğunu, konuyla ilgili bilgileri tam ve doğru olarak elde etmek için gerekli tüm çabaları gösterdiğimizi ve yapılan bu açıklamalardan sorumlu olduğumuzu beyan ederiz.



                                BIST
                                [B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
                                M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information