Yoksulluk sınırı 1785 YTL

Collapse
This topic is closed.
X
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • ÇAKAL
    Ağa'nın Adamı
    • 27 Haziran 2007
    • 2545

    #31
    Elin gavuru bile gerçeklerin farkında.

    AP Sosyalist Grup Başkan Yardımcısı Jan Marinus Wiersma:
    Türkiye'deki adaletin tarafsız olmadığını gösteriyor. Başörtüsü konusu sebep olamaz. Çünkü yasağı MHP ile birlikte kaldırdılar. Diğer siyasi parti hakkında işlem yapılmıyor.
    Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
    Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

    Yorum

    • ÇAKAL
      Ağa'nın Adamı
      • 27 Haziran 2007
      • 2545

      #32
      İddianamedeki kapatma gerekçeleri

      * GÜLEN KRİPTOLARI: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Dışişleri Bakanlığı dönemindeki bakanlığın Fethullah Gülen ve Milli Görüş Teşkilatı'nın yurtdışında desteklenmesi için büyükelçiliklere gönderdiği kriptolar iddianamede yer aldı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde Türkiye aleyhine açılan türban davalarında Dışişleri Bakanlığı'nın yaptığı savunmalara da iddianamede yer verildi.

      * ÜÇ ÇOCUK ÖNERİSİ: Başbakan Erdoğan'ın "En az üç çocuk yapın" sözleri de iddianamede yer alan en son delil oldu.

      * CUMA NAMAZI: Başbakan Erdoğan'ın Mayıs 2003'te Gürbulak Sınır Kapısı'nı da içeren Ağrı ziyareti için Başbakanlık Basın Merkezi'nden gazete bürolarına gönderilen resmi duyurudaki "Cuma namazı" programı.

      * HELAL GIDA STANDARDI: Dışişleri Bakanlığı'nın, İslam Konferansı'ndan çıkan tavsiye doğrultusunda Türk Standartları Enstitüsü'ne başvurması ve bu doğrultuda 2005'te helal gıda standardı hazırlanması.

      * TÜRBAN DEFİLELERİ: Okullarda düzenlenen tesettür defileleri.

      * SİNCAN'DAKİ PARK: Eylül 2003'te Sincan'da Nakşibendi Şeyhi Mahmut Esat Coşan adıyla "Prof. Dr. Mahmut Esat Coşan Parkı" açılması.

      * TEKKE İSTEĞİ: AKP Mardin milletvekili Nihat Eri'nin, Dışişleri Komisyonu toplantısında kullandığı, "Tevhid-i Tedrisat Kanunu getirildi; tekkeler kaldırıldı ama tekkelerde verilen bilgi, mevcut düzenleme ile verilemiyor" sözleri.

      * KATİL AFFI: Başbakan Erdoğan'ın, "Affetme hakkı maktulün ailesine aittir" sözleri.

      * ÖMER DİNÇER: Ömer Dinçer'in, 1995'te yayınladığı ve dini içerikli makalesine rağmen Başbakanlık Müsteşarı yapılması ve milletvekili seçilmesinin sağlanması.

      * VETO YASALARI: Cumhurbaşkanlığı'nın "laik" niteliğine aykırı bularak veto ettiği yasaların tekrar Meclis'ten aynen geçirilerek Köşk'e gönderilmesi.

      * KIRMIZI SOKAK: Belediyelerin uyguladığı içki yasakları. Bu yönde hazırlanan genelgeler ve bu genelgelere karşı açılan davalardaki yargı kararları. Başbakan Erdoğan'ın ulema açıklamaları.

      * TCK: Devrim kanunlarında yer almasına rağmen Türk Ceza Kanunu'nda erkeklerin devrim kanunlarına aykırı giyinmeleri halinde verilecek cezanın belirtilmemesi.

      * İSLAM ÖZEL SEKTÖRÜ KANUNU: İslam Özel Sektörüne İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasına İlişkin Kanun Tasarısı'nın Başbakanlıktan Meclis'e sevk edilmesi.

      * HAMDOLSUN Kİ GENELGESİ: Orman Genel Müdürlüğü'nün, Haziran 2004'te taşra teşkilatına gönderdiği, "Hamdolsun ki bu yıl da yangın mevsimine ulaştık. Arkadaşlarımızın bir bölümü ulaşamadı. Rahmetullahi aleyhim ecmain" ifadesi içeren genelgesi.

      http://www.sabah.com.tr/2008/03/15/h...EADA1C201.html
      Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
      Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

      Yorum

      • AEROSOL
        Yeni üye
        • 16 Şubat 2008
        • 3

        #33
        çok Yazik...

        Yorum

        • simurg
          Administrator
          • 10 Mart 2007
          • 9248

          #34
          Yüksekova savaş alanına döndü

          Yüksekova savaş alanına döndüAsker, 4 koldan ilçeye girdi. Çatışmalar devam ediyor..

          23.03.2008 14:42 Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde izinsiz Nevruz gösterisi nedeniyle çıkan olaylar devam ediyor.
          Demokratik Toplum Partisi (DTP) İlçe Başkanlığı tarafından organize edilen izinsiz Nevruz kutlamalarına müdahale eden polis ile kalabalık arasında 6 ayrı noktada çatışmalar sürüyor. İlçe merkezinin değişik bölgelerine dağılarak eylemlerini sürdüren göstericiler polisi taş yağmuruna tutarken, askerler takviye birlik olarak ilçe merkezine 4 ayrı koldan girdi. Marş söyleyerek şehir merkezine giren Mehmetçik, göstericileri dağıtmaya başladı. Polis ile müşterek hareket eden askerler göstericiler tarafından yakılan ateşleri söndürdü. Mahalle aralarında barikat kurarak güvenlik kuvvetlerine taşlarla saldıran göstericilerin eylemleri devam ederken, çok sayıda yaralı olduğu belirtildi.
          Olaylar ilçe merkezinin değişik yerlerinde devam ediyor.

          VİDEO İÇİN TIKLAYIN
          İHA
          https://twitter.com/keyborsa_simurg

          Yorum

          • simurg
            Administrator
            • 10 Mart 2007
            • 9248

            #35
            Yargıtay'dan çok önemli açıklama

            Yargıtay'dan çok önemli açıklama"Yargıtay kaynaklı olmayan haberlere itibar etmeyin"

            28.03.2008 21:49Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, siyasi parti kapatma davalarıyla ilgili ''Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı basın bürosu bildirileri dışındaki haberlere itibar edilmemesi'' istendi.

            Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosunun yazılı açıklamasında şöyle denildi:

            ''Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Anayasa Mahkemesinde açılan siyasi parti kapatma davalarında Anayasa ve yasaların verdiği yetki çerçevesinde görevli olması nedeniyle bu davaların açıldıkları tarihlerden itibaren, 'beyanda bulunmama kararı' alınmış olmasına ve bu karara titizlikle riayet edilmesine karşın bazı internet sitelerinde veya yazılı ve görsel basında söz konusu davalarla ilgili Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kaynaklı haberler yer aldığı görülmüştür.

            Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosu bildirileri dışında bu tür haberlere itibar edilmemesi kamuoyuna ve basın organlarına saygı ile duyurulur.''

            AA
            https://twitter.com/keyborsa_simurg

            Yorum

            • simurg
              Administrator
              • 10 Mart 2007
              • 9248

              #36
              Kriz 'geliyorum' dedi

              Kriz 'geliyorum' dediİşte bildiri gerilimini hazırlayan 5 önemli olay

              23.05.2008 14:12 Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, hükümetin tepkisine yol açan bildiri için, ‘Görüş bildirmek doğal hakkımız. Biz bu konularda doğrudan tarafız’ diye konuştu. Kulislerde, Yargıtay’ın tepkisinin 5 ayrı süreçten kaynaklandığı görüşü hâkim
              Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, hükümetin tepkisine yol açan Yargıtay Başkanlar Kurulu bildirisi için, “Görüş bildirmek en doğal hakkımız. Biz bu konularda doğrudan tarafız” dedi.
              Kulislerde, Yargıtay’ın hükümete yönelik tepkisinin 22 Temmuz seçimi öncesi ve sonrası yaşanan 5 ayrı süreçten kaynaklandığı belirtildi. Kaynaklar, bu süreçleri şöyle sıraladı:
              1- HSYK KRİZİ: Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Adalet Bakanı olduğu dönemde, Yargıtay’ın boş üyeliklerine seçim yapılması gerekmesine rağmen Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu’nu (HSYK) toplamadı. Çiçek’in, istediği isimleri Yargıtay’a seçtiremeyeceği için kurulu toplamadığı öne sürüldü.
              2- ANAYASA TASLAĞI:AKP’nin akademisyenlere hazırlattığı anayasa taslağında, tüm yargı organlarının yapısının değiştirilmesinin öngörülmesi ve cumhuriyetin temel değerleri konusunda tartışma yaratan hükümlerin yer alması Yargıtay’ın tepkisine neden oldu. Yargıtay, bir açıklama yaparak kırmızı çizgilerini açıkladı. Aynı dönemde hükümetin Yargıtay Kanunu Tasarısı’nı TBMM’ye sevk etmesi de tepki yarattı.
              3- TÜRBAN DEĞİŞİKLİĞİ: Üniversitelerdeki türban yasağını kaldırmak için yapılan anayasa değişikliği Yargıtay’ın tepkisini çekti.
              4- KAPATMA DAVASI: AKP’nin, Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’yı hedef alan eleştirileri, Yargıtay’ın tepkisine yol açtı. Bazı Yargıtay mensupları, Yalçınkaya’ya destek için açıklama yapılmasını istedi. TBMM Başkanı Köksal Toptan’ın “3. yol bulunsun” açıklaması başta olmak üzere Anayasa Mahkemesi’ni hedef alan mesajlar da tepkileri artırdı. AKP’lilerin, AB’nin davaya tepki göstermesi için temasta bulunduğu iddiası ve AB yetkililerin açıklamaları da dikkatle izlendi.
              5- STRATEJİ TASLAĞI: Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in Yargı Reformu Strateji Taslağı’nı yargı organlarının görüşünü almadan AB temsilcilerine sunması tepki çekti. Durumu eleştiren Yargıtay Başkan Vekili Osman Şirin’e Şahin’in sert biçimde yanıt vermesi de tepkiyi artırdı.
              Yargıtay Başkanlar Kurulu, geçen hafta taslağın Rehn’e sunulmasına kurumsal tepki gösterilmesi kararı aldı. Ancak Yargıtay’daki birikim, hazırlanan bildirinin kapsamlı ve sert olmasına yol açtı. Bir Yargıtay üyesi, bu durumu, “Durmadan kovalanan, dövülen kedi gibi yargı da en sonunda kendini savundu” diye açıkladı.
              ‘Replik-düplik olmaz’
              Hükümetin bildiriye verdiği sert yanıt ise Yargıtay’da, “Bu hukuk davası değil. Replik-düplik olmaz” şeklinde karşılandı ve bu aşamada sessiz kalınması benimsendi. Bildirinin mimarlarından Yargıtay Başkanvekili Şirin ise hükümetin yanıtı için, “Toplum önce bir değerlendirsin. Biz yargıçlarız. Bildirilere ayaküstü cevap vermeyiz. Ayaküstü verilen cevaplara da ayaküstü karşılık vermeyiz” dedi.
              Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker’in, hükümetin yanıtı konusunda yakın çevresine “Strateji taslağında yer alan konularda biz doğrudan tarafız. Yetkili kurullarımız eliyle açıklama yapmak en doğal hakkımız. Derdimiz, yargının bağımsızlığının zarar görmemesi. Yargı ile ilgili konularda konuşma yetkisi bize ait. Ancak bu kişisel bir tartışma değil” dediği öğrenildi.
              MİLLİYET

              https://twitter.com/keyborsa_simurg

              Yorum

              • simurg
                Administrator
                • 10 Mart 2007
                • 9248

                #37
                "Birlikte vurduk, gerekirse gene vururuz"

                "Birlikte vurduk, gerekirse gene vururuz"Kara Kuvvetleri Komutanı Org. İlker Başbuğ: "PKK'ya karşı İran'la ortak operasyon yapıyoruz."

                05.06.2008 11:44Kara Kuvvetleri Komutanı Org. İlker Başbuğ, Ortadoğu Sempozyumu'nda gazetecilerin sorularını yanıtladı: "PKK'ya karşı İran'la ortak operasyon düzenliyoruz. İstihbarat paylaşımı yapıyoruz. Operasyonlarda terör örgütü ağır kayıplar verdi. ''İran'la koordineli vurduk, gerekirse yine yaparız. "

                Org. Başbuğ, Türkiyenin imkanlar dahilinde Irak sınırını tüm gücüyle kontrol altında tuttuğunu söyledi. Son harekat ile terör örgütünün önemli darbe aldığını vurgulayan Orgeneral Başbuğ, "Aralık ayından itibaren özellikle yönetimsel açıdan büyük bir kargaşa yaşanıyor örgütte. Birinci öncelik Irak sınırı, ikinci öncelik de İran" dedi. İran ile ortak istihbarat paylaşımı sağlandığını da vurgulayan Orgeneral Başbuğ, "İran ile PEJAK arasında ciddi çatışmalar yaşanıyor. Ama ne kadar önlem alınırsa bazı küçük gruplar bu sınırdan sızabiliyor" dedi.

                HABERTURK.COM

                VİDEO İÇİN TIKLAYIN
                https://twitter.com/keyborsa_simurg

                Yorum

                • simurg
                  Administrator
                  • 10 Mart 2007
                  • 9248

                  #38
                  Türban Düzenlemesi Iptal

                  TÜRBAN DÜZENLEMESİ İPTALANAYASA MAHKEMESİ YÜRÜRLÜĞÜ DURDURDU

                  05.06.2008 17:21Anayasa mahkemesi, başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin anayasa değişikliğini iptal etti ve yürürlüğünü durdurdu.

                  Yaklaşık 6 saat süren toplantı sonrasında karar, Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan yazılı açıklama ile duyuruldu.

                  Anayasa Mahkemesi, CHP ve DSP milletvekillerinin başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin anayasa değişikliğinin ''iptali veya yok hükmünde kabul edilmesi ve yürürlüğünün durdurulması'' istemiyle açtığı davanın sonucunu yazılı açıklamayla duyurdu.

                  Açıklamada, şöyle denildi:

                  ''9 Şubat 2008 günlü 5735 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair Kanun'un 1. ve 2. maddeleri, Anayasa'nın 2, 4. ve 148. maddeleri gözetilerek iptal edilmiştir. Ayrıca yürürlüğü de durdurulmuştur.''

                  -YAPILAN DÜZENLEME-

                  Anayasa Mahkemesi'nin iptal ettiği değişiklikle Anayasa'nın, ''Kanun önünde eşitlik'' başlıklı 10. maddesinin son fıkrasına, ''... ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında'' ibaresi eklenmişti. Bu değişiklikle madde, ''Devlet organları ve idari makamları, bütün işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır'' haline gelmişti.

                  Anayasa'nın, ''Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi'' başlıklı 42. maddesine ise ''Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yüksek öğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir'' şeklinde yeni bir fıkra eklenmişti.

                  AA
                  https://twitter.com/keyborsa_simurg

                  Yorum

                  • simurg
                    Administrator
                    • 10 Mart 2007
                    • 9248

                    #39
                    "YAPILAN, CÜPPELİ DARBEDİR"AKP'li Kurt'tan türban düzenlemesinin iptaline sert tepki

                    05.06.2008 19:02 AKP Dİyarbakır Milletvekili Abdurrahman Kurt, Anayasa Mahkemesi'nin türban düzenlemesini iptal etmesini 'Bu yapılan cüppeli darbedir' şeklinde değerlendirdi.
                    https://twitter.com/keyborsa_simurg

                    Yorum

                    • simurg
                      Administrator
                      • 10 Mart 2007
                      • 9248

                      #40
                      KARAR 2'YE KARŞI 9 OYLA ALINDIANAYASA MAHKEMESİ TÜRBAN DÜZENLEMESİNİ İPTAL ETTİ

                      05.06.2008 17:57 Anayasa mahkemesi, başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin anayasa değişikliğini iptal etti ve yürürlüğünü durdurdu.

                      Açıklamada, şöyle denildi:

                      ''9 Şubat 2008 günlü 5735 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair Kanun'un 1. ve 2. maddeleri, Anayasa'nın 2, 4. ve 148. maddeleri gözetilerek iptal edilmiştir. Ayrıca yürürlüğü de durdurulmuştur.''
                      NTV'nin haberine göre, Anayasa Mahkemesi'nin kararı 2'ye karşı 9 oyla alındı.
                      https://twitter.com/keyborsa_simurg

                      Yorum

                      • simurg
                        Administrator
                        • 10 Mart 2007
                        • 9248

                        #41
                        HAŞİM KILIÇ VE SACİT ADALI 'RET' OYU VERDİAnayasa Mahkemesi, türban düzenlemesini 2'ye karşı 9 oyla iptal etti

                        05.06.2008 18:32 Türban düzenlemesini 2'ye karşı 9 oyla iptal eden Anayasa Mahkemesi'nde yapılan oylamada 'ret' oylarını Mahkeme Başkanı Haşim Kılıç ve üye Sacit Adalı'nın kullandığı bildirildi.
                        CİHAN
                        https://twitter.com/keyborsa_simurg

                        Yorum

                        • simurg
                          Administrator
                          • 10 Mart 2007
                          • 9248

                          #42
                          "Hakimler oligarşisiyle mi idare edileceğiz?"AKP Milletvekili Hüsrev Kutlu kararı Kanal 1 Ana Haber'de değerlendirdi.

                          05.06.2008 18:45 "Parlamenter sistemi korumak için bir çalışma yapmamız lazım. Yüksek yargı organları Anayasayı ihlal ederlerse
                          nasıl çözülür bugünie kadar düşünülmemiş. Hukukçuların ve parlamenterlerin bunu düşünmesi lazım. Hakimler oligarşisiyle mi idare edileceğiz, bunun kararını vermemiz lazım.
                          Bundan sonra kapatma kararı önemli değil. Bu karar parti kapatmadan çok daha ağır bir karardır, telafisi yoktur. "
                          https://twitter.com/keyborsa_simurg

                          Yorum

                          • simurg
                            Administrator
                            • 10 Mart 2007
                            • 9248

                            #43
                            Türban kararına ilk tepkiler

                            Anayasa Mahkemesi'nin başörtüsüyle ilgili aldığı yürütmeyi durdurma kararı için Bakan Çiçek 'kararı görelim' derken Taha Akyol kararı Anayasa'ya aykırı buldu.

                            05 Haziran 2008 17:35



                            Anayasa Mahkemesi’nin üniversitelerde türbanı serbest bırakan düzenlemeye iptal kararı vermesinin ardından Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, “Gerekçeyi görmeden bir şey söyleyemem. Siyaseten de hukuken de değerlendirmeden önce mutlaka gerekçeyi görmemiz lazım” dedi

                            Bu arada TBMM Genel Kurulu’nda TRT görüşmeleri devam ederken haberi alan AKP’li milletvekilleri kulise çıktı. Pek çok milletvekili yorum yapmazken kararın sürpriz olmadığını dile getirdiler.

                            Taha Akyol, bu karar hukuka aykırı ve Anayasa'ya aykırıdır. Bu kararın esas bakımından dayandığı inceleme Anayasa Mahkemesi, Anayasa'ya ek kararlar değerlendirmeler yapamaz. Bu şartları değiştirmek Meclis'in insiyatifindedir. Şekil koşullarına ek şartlar koşullar getiremez. 2, 4 ve 148. maddelere dayanılar

                            Doç. Serap Yazıcı, Anayasa Mahkemesi yetkisi olmayan bir alanda karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi ya iptal karar verebilir ya da iptalin reddi kararını verebilir. Ancak bugün kendi yetkisini aşarak başka bir karar vermiştir.

                            Hikmet Sami Türk, 148. maddedeki, teklif edilemezlik kuralına dikkate alınarak 4. maddeye de atıpta bulunarak bu kararı almıştır.

                            MHP'DEN FARUK BAL'IN AÇIKLAMASI
                            MHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal, Anayasa Mahkemesi’nin türbanla ilgili anayasa değişikliği konusunda verdiği karar konusunda “Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karara herkes saygı duymak zorunda. Ancak karara biz iştirak edemiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
                            MHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal, Meclis kulisinde, gazetecilerin Anayasa Mahkemesi kararına ilişkin sorularını yanıtladı. Anayasa Mahkemesi’nin kararına herkesin saygı duymak zorunda olduğunu belirten Bal “Ama biz karara katılmıyoruz. Anayasa’nın 2’nci maddesi, Cumhuriyetin temel nitelikleri ile ilgili bir madde. Oysa değiştirilen anayasanın 10’ncu maddesi vatandaşların devlet hizmetlerinden yararlanmasıyla ilgili eşitliğe ve ayrımcılık yapılmamasına vurgu yapan bir düzenleme. Bu düzenlemenin cumhuriyetin temel nitelikleri ile ilgisi yok. 42’nci madde de anayasanın temel mantığına göre, Yüksek öğrenim hakkından yararlanmanın ancak kanunla engellenebileceğini öngörüyor.

                            Bunun da cumhuriyetin temel nitelikleri ile bir ilgisi yok. Biz bundan dolayı Anayasa Mahkemesi’nin kararına iştirak edemiyoruz” diye konuştu. Bal, “türban kararının AKP hakkındaki kapatma kararını etkisinin olup olmayacağı”na yönelik bir soruya ise “onu bilemeyiz” karşılığını verdi.
                            https://twitter.com/keyborsa_simurg

                            Yorum

                            • ÇAKAL
                              Ağa'nın Adamı
                              • 27 Haziran 2007
                              • 2545

                              #44
                              Sizin hayır bildiğinizde şer,şer bildiğinizde hayır vardır.

                              Adalet mülkün temeli, zulüm bu temele yerleştirilmiş bir dinamit;
                              adalet, Hakk’ı ve halkı hoşnut etmenin en emin yolu, zulüm bu yolda yürekleri hoplatacak bir gulyabâni;
                              adalet hakkın sesi ve soluğu, zulüm bir nefsânîlik hırıltısı;
                              adalet, dünya ve âhiretin biricik emniyet vesilesi, zulüm bir gadr ü cevr dumanı, sisi;
                              adalet, ubûdiyet de dediğimiz hakikatin Kur’ân’daki adı, zulüm hakikî insanî değerlere karşı saygısızlığın bir unvanı;
                              adalet evrensel barışın en sağlam köprüsü, zulüm insanî ufku kirleten bayağılığın en denîsi...
                              Zulüm ile şimdiye kadar kimse payidar olmamıştır; olmuş gibi görünenlerin de yanına kalmamıştır.
                              Atalarımız ne hoş söylerler: “Zulm ile âbâd olanın âhiri berbâd olur.”
                              Aslında, böyle birinin evvelinin de, âhirinin de berbâd olduğu açıktır; zira zulmün, bazen küfrün önünde bir günah hâline geldiği de olur ki, işte o zaman “gayretullah”a dokunur ve eden de hemen bulacağını bulur.
                              Doğrusu insan küfre karşı mesafeli bulunduğu kadar zulümden de uzak durmalıdır; zira Allah nezdinde mazlumun âhı bir duadır ve bu duanın kabulü de ilâhî adaletin muktezasıdır.
                              Dememişler mi:“Zalimin zulmü varsa mazlumun da Allah’ı var.
                              Bugün halka cevretmek kolay, yarın Hakk’ın divanı var.
                              ”Zulüm bir haddini aşmışlık ve haksızlık, böyle bir günahı irtikâp eden zalimin hasmı da Allah’tır.
                              O çok merhametli olduğu kadar, “ihkâk-ı hak” eden bir Âdil-i Mutlak’tır. Rahmetiyle ve hilmiyle zalime mehil üstüne mehil verir; ama mazlumu, mağduru da sonuna kadar çiğnetmez. Bugün olmasa da yarın kendini bilmezlere haddini bildirir ve her şeye kadir olduğunu gösterir.
                              İnsanın hür ve muktedir olması, ona başkalarına zulmetme hakkını vermez; kuvvet, hakkın emrinde olduğu sürece değerler üstü değer kazanır; hürriyet de başkalarının haklarına saygılı davranıldığı ölçüde hakikî kıymetini bulur ve kalıcı olur.
                              Hürriyet ve kuvvet mevzuunda, Hakk’ın takdir buyurduğu sınırlar içinde kalma, adalet ve istikamet; bu konuda sınır tanımamazlık ise, bir zulüm ve haksızlıktır.
                              Adalet hemen her konuda dengeyi koruma ve itidalli olmanın Kur’ân kaynaklı adı; zulüm ise her alanda dengeleri alt-üst etmenin ürperten unvanıdır.
                              Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                              Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                              Yorum

                              • ÇAKAL
                                Ağa'nın Adamı
                                • 27 Haziran 2007
                                • 2545

                                #45
                                Can DÜNDAR

                                Uşak’ta Banaz’a bağlı Karacahisar köyü vardır.
                                Çevrede, “Fötrlü Köy” diye tanırlar. Çünkü üç nesildir köyün erkekleri şapkasız sokağa çıkmaz.
                                Biz bir belgeselde görüntülemiştik. 1920’lerde jandarma gelip “Fesleri atın. Bundan böyle şapka giyilecek” demiş. Onlar da “Velev ki siyasaldır” diye fötr giymeye başlamışlar.

                                Zamanla Ankara’nın şapka inadı zayıflamış. Şapkalar vestiyerlerin dip köşesine atılmış. Ama sadık Karacahisarlılar fötrlerinden vazgeçmemişler.
                                Sadece düğünde bayramda değil, tarlada, kahvede de fötr takmaya devam etmişler. Fötr giymeyen berduşa kız vermemişler. :beurk:Cenazede tabutun başına fötr yerleştirmişler. Tek sorunları yeni fötr bulamamak olmuş.

                                * * *

                                Herkese şapka zorunluluğu getiren kanuna hepimiz muhalefet ederken, tam bir sorumluluk duygusuyla şapkalarını başlarından eksik etmedikleri için Karacahisarlıları “en muteber yurttaşlar” ilan etmek lazım...

                                Bu halk, kendini bildi bileli kıyafet yüzünden birbiriyle ve devletle kavgalı...

                                Üstelik bu kavga giderek ağırlaşıyor.

                                Sadece son bir haftanın haberlerine bakın:

                                Sapanca’da sokakta taytla gezdi diye dayak yiyen erkek kürek takımı...
                                Bodrum’da türbanlı diye otele alınmayan kadın...

                                Ve Anayasa Mahkemesi’nin türbanı üniversiteden kovan son kararı...

                                Ne kadar zavallı bir gündemin içinde debelenip durduğumuzun farkında mısınız?

                                * * *

                                Ben kadınları, saçının telini gösterirse erkekleri tahrik edecek bir obje gibi gören zihniyete fersah fersah uzaktayım.

                                Bunu kadının köleleştirilmesi olarak görürüm.

                                Şunu da söylemek lazım: 10 küsur erkeğin Meclis’te toplanıp “Kadınlar başını nasıl bağlasın” diye saçma sapan bir yasa değişikliği yapması, 9’u erkek 11 kişilik bir kurulun da buna karşı çıkması, bütün bu süreçte söz konusu kadınlara hiç fikrinin sorulmaması da köleleştirmeye dahildir.

                                Atatürk mozolesine, Bodrum otellerine, üniversitelere, orduevlerine türbanlı kadınlar alınmazken, onlar türban taksın diye baskı yapan adamların elini kolunu sallayarak girmesi de vicdana sığmayacak bir ayrımcılık değil mi?

                                Ya bir yandan “Hadi kızlar okula” kampanyaları düzenleyip öte yandan üniversiteye gelmiş kızlara “Hadi evine” demenin manasızlığına ne demeli?
                                Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                                Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information