ABD krizde sert inişten kaçamaz 12 piyasayı da birlikte sürükler
ABD'deki subprime krizini herkesten önce tahmin eden ünlü ekonomist Nouriel Roubini, 12 ekonominin sert inişe yaklaştığını iddia etti. Yüksek cari açığı ile Türkiye'ye benzetilen Macaristan ve Romanya'yı ise çakılmada yabancı sermanin kaçma riski en yüksek piyasalar arasında gösterdi.
ABD ve İngiltere'de kök veren küresel krizle birlikte son bir yıldır çöktü çökecek denen piyasalar için en korkulan senaryo ufukta belirdi: "Sert iniş". Üstelik sadece bu senaryoyu aklından bile geçirmek istemeyen ABD'yi değil 12 ülkeyi birden tehdit ediyor. ABD'de geçen yaz patlak veren krizi herkesten önce öngören ünlü ekonomist Nouriel Roubini web sitesinde 12 ekonominin sert iniş riski ile karşı karşıya olduğunu, büyümelerinde keskin bir yavaşlama ile birlikte resesyona sürüklenecekleri yönünde uyardı. Ekonomisinde sert iniş yaşayacak olan ekonomiler arasında Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Letonya, Estonya, Litvanya, Yeni Zelanda, Kanada, Japonya, İspanya, İtalya, İrlanda, Portekiz, Yunanistan, İngiltere ve ABD gösteriliyor. "ABD'den sonra sert iniş yaşayacakların listesi büyüyor" diyen Roubini'ye göre ABD'nin zaten yılın ilk çeyreğinde gelen verilerle resesyonda olduğunu akıllardaki tek soru ise bunun 6 ay sürecek kısa ve sığ bir resesyon mu yoksa 12 ila 18 aya kadar uzayacak derin ve uzun bir resesyon mu olacağında. Türkiye ile aynı grupta değerlendirilen Macaristan ve Romanya gibi ekonomileri ise olası bir sert çakılma halinde sıcak para girişinde ani kesilmeler yaşama riski en yüksek piyasalar arasında gösteriliyor. Referans'a konuşan Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Profesörü Burak Saltoğlu'na göre ise şu anda Türkiye diğer gelişmekte olan diğer ülkelerden olumsuz anlamda "ayrışmış" durumda. "Politik belirsizlik ne olursa olsun ekonomi yönetimi disiplinini ve reflekslerini korumasi şart." diyen Saltoğlu, "Tüm bunlara rağmen bu yıl ve hatta gelecek yılın önemli bir kısmı önemli belirsizlikler getirebilir. " şeklinde konuştu.
Dow Jones Büyük Buhran sonrası en ciddi kan kaybında
Marketwatch'de yer alan bir habere göre ABD borsalarının gösterge sanayi endeksi Dow Jones'un haziran ayındkai performansı 1929 Büyük Dünya Bunalımı'dan bu yanaki en kötü Haziran ayı performansını gösterdi. Bu ay içinde yaklaşık 1200 puanla yüzde 9,4'lük bir düşüş kaydeden Dow Jones, en son 1930 yılının haziran ayında yüzde 17,72 düşmüştü. Şu anda endeks zaten 2008 yılının dibininde, S&P 500 endeksi ise 1300 puanın altında seyrediyor. RBS bankası analisti Jan Janjuah'ın yayımladığı "piyasalar 3 ay içinde çökecek" tahmini iki haftadır konuşuluyor. Üzerine Goldman Sachs'dan Wall Street'de bir banka daha çökecek iddiaları ortaya atılıyor, GM ve Chrysler'in nakit krizine gireceği öne sürülüyor ve son olarak Roubini sert inişin yolda olduğu alarmını veriyor.
Kısacası FED Başkanı Ben Bernanke'nin ABD ekonomisini bir yıldır uyguladığı seri faiz indirilerimleri, finans sektörüne sunduğu yüklü nakit enjeksiyonları, ticari bankalara tanıdığı merkez bankasından doğrudan borçlanma imkanlarına rağmen "sert iniş" kapıda. Üstelik ABD ekonomisi sert inişten kaçamayacağı gibi bu kez 12 ekonomiyi birden beraberinde sürükleyecek.Başta ABD Merkez Bankası (FED) olmak üzere küresel merkez bankaları sert bir iniş riskine karşı geçen yazdan itibaren faiz indiirmlerine asıldı. Ancak artan petrol ve gıda fiyatları küresel enflasyonu tetikleyince işler iyice içinden çıkılmaz hale geldi. Ekonomide sert inişten kaçarken enflasyona tutulan merkez bankaları kısa vadede olmasa da faiz artırımlarını gündemine almış durumda. Üstelik ekonomik büyüme oranları halen aşağı yönlü seyrederken. Euro bölgesinde yüzde 4'ü bulan, ABD'de yüzde ... seviyelerinde seyreden, hatta kimi Avrupalı gelişen piyasalarda yüzde ...'lara kadar yükselen enflasyona karşı yüksek faiz politikaları ile harekete geçilmesi halinde ise sert iniş senaryoları biraz daha gerçeklik bulacak gibi görünüyor.
1-Bulgaristan- Romanya- Macaristan
Bu üç ülkenin en büyük riski ikiz açıkları yani hem bütçe hem de cari açığa sahip olmaları. Özellikle Bulgaristan ve Romanya'nın para birimleri aşırı değerli. Büyüme halen pozitif görünse de yabancı sermaye akışında ani bir kesilme riskini en fazla taşıyan ülkelerin başında geliyorlar. Küresel kredi koşullarının kötüleşmesi bu ekonomilerde dış dengesizliklerini finanse etmelerine yarayan yabancı sermayenin mevcudiyetini ve maliyetini artırabilir. Bu ülkelerdeki emlak piyasasının yabancı para cinsi üzerinden verilen mortgage kredileri ile dönüyor olması ise emlak sektörü için bir risk.
2-Letonya- Estonya- Litvayna
Bu üç Baltık ülkesi de ekonomik büyümelerinde "resesyon" olarak nitelendirilebilecek keskin bir yavaşlama ile karşı karşıya. Letonya ve Estonya'nın GSYİH'ları 2008'in ilk çeyreğinde yüzde 1,9 ila yüzde 0,5 düştü. Litvanya'nın büyüme oranı ise yüzde 0'a yakın gerçekleşti. Yavaşlamanın en büyük sebebi kredi koşullarındaki bozulmalar ve emlak piyasalarındaki sönüşle birlikte zayıflayan iç talep. Bunların yanısıra çift haneli enflasyon oranları ile birlikte tüketicilerin her geçen gün daralan alım gücü ile birlikte bu üç ekonomide de stagflasyon endişeleri artıyor.
3-Japonya
10 yıla yakın resesyonda kalan Japon ekonomisi de yeniden resesyon riski ile karşı karşıya. Düşük yen ve ABD'ye yapılan güçlü ihracatlar sayesinde son iki yılda hızla büyüyen Japon ekonomisi, yenin değerlenmmesi ve ABD'ye yapılan ihracatların yavaşlaması ile yeniden durgunluğa girmek üzere. Ayrıca 140 doları geçen petrol fiyatları da kullandığı her damla petrolü ithal eden bir ülke olan Japonya için aşırı bir maliyet artışı getirdi. Japon şirketlerinin zayıflayan performansları da eklenince Japonya'yı resesyona sürükleyecek 4 sebep çıkıyor; Yüksek kur, ABD'ye azalan ihracat, pahalı petrol, Japon şirketlerinin düşen performansları.
4-İspanya
İspanya'daki emlak balonu bugün ABD'yi krize taşıyan emlak balonundan çok daha büyük ve yakında patlayacak. İspanya dışında İngiltere ve İrlanda'da şişen emlak piyasaları her üç ülkedeki kredi piyasalarını da zorluyor. Tüketici kredileri ve kredi kartlarına kadar sıçrayan sıkışıklık dışında her üç ülkenin de para birimleri aşırı değerli ve para birimlerinin reel değerindeki bu değerlenmeler yüzünden ülkelerin cari açıkları da artmaya başlıyor. Uzmanlar İspanyol ekonomisinde bu yıl yüzde 70 gerileme yaşanmasını ve 2009 sonuna kadar bir milyon kişinin işini kaybetmesinin beklendiğini söylüyor. Cari açığı 106 milyar euroya çıkan İspanya'da 2009 yılı sonunda 1 milyon kişinin işsiz kalması bekleniyor.
5-İtalya
Euronun ABD Doları karşısında aşırı değerlenmesi Akdeniz bölgesi euro ekonomilerinden olan İtalyai Portekiz, İspanya ve Yunanistan'ın dış pazarda rekabet güçlerini oldukça zayıflaıyor. ,İhracat ürünleri daha emek yoğun ve az katma değerli olan bu ekonomiler ihracat pastasındaki paylarını euro güçlenmeden de önce Çin ve Asya'ya kaptırdı. Bu ülkelerde de sert bir çakılma ile birlikte resesyon yaşanacak. Son 4 çeyrekteki ortalama büyüme oranı yüzde 0,2 olan İtalya, bu sene için büyüme oranı beklentisini yüzde 0,6'dan yüzde 0,5'e düşürdü, bütçe açığı tahminini ise bu yıl için yüzde 2,4'ten yüzde 2,5'e çıkardı. Özel tüketimdeki düşüşle birlikte haziran ayında İtalyan tüketicisinin morali rekor düşüş yaşadı. Mayıs ayında yüzde 3,6 ile 12 yılın zirvesini gören enflasyon dışında yılın ilk çeyreğinde yüzde 6,5'e fırlayan işsizlik de İtalya için risk.
6-Kanada
Yılın ilk çeyreğinde GSYİH'sı yüzde 0,3 oranında düşen Kanada ihracatının yüzde 75'ini gerçekleştirdiği ABD'de yaşanan krizden en fazla etkilenen ekonomilerin başında. Emtia fiyatlarındaki artış ülke içinde tarımsal üretimle geçinen bazı bölgeleri ihya etmiş olsa da, Kanada da resesyona sürükleniyor. ABD ekonomisindeki yavaşlama dışında Kanada, yüksek kredi maliyetleri, emtia dışı ihracatlarda rekabette dezavantaj yaratan güçlü Kanada Doları, düşen iç talep ve artan enflasyon karşısında ekonomiyi canlandırmak için daha fazla faiz indirimine gitmeye yanaşmayan bir merkez bankası ile karşı karşıya.
http://www.referansgazetesi.com/habe...HBR_KOD=100377
ABD'deki subprime krizini herkesten önce tahmin eden ünlü ekonomist Nouriel Roubini, 12 ekonominin sert inişe yaklaştığını iddia etti. Yüksek cari açığı ile Türkiye'ye benzetilen Macaristan ve Romanya'yı ise çakılmada yabancı sermanin kaçma riski en yüksek piyasalar arasında gösterdi.
ABD ve İngiltere'de kök veren küresel krizle birlikte son bir yıldır çöktü çökecek denen piyasalar için en korkulan senaryo ufukta belirdi: "Sert iniş". Üstelik sadece bu senaryoyu aklından bile geçirmek istemeyen ABD'yi değil 12 ülkeyi birden tehdit ediyor. ABD'de geçen yaz patlak veren krizi herkesten önce öngören ünlü ekonomist Nouriel Roubini web sitesinde 12 ekonominin sert iniş riski ile karşı karşıya olduğunu, büyümelerinde keskin bir yavaşlama ile birlikte resesyona sürüklenecekleri yönünde uyardı. Ekonomisinde sert iniş yaşayacak olan ekonomiler arasında Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Letonya, Estonya, Litvanya, Yeni Zelanda, Kanada, Japonya, İspanya, İtalya, İrlanda, Portekiz, Yunanistan, İngiltere ve ABD gösteriliyor. "ABD'den sonra sert iniş yaşayacakların listesi büyüyor" diyen Roubini'ye göre ABD'nin zaten yılın ilk çeyreğinde gelen verilerle resesyonda olduğunu akıllardaki tek soru ise bunun 6 ay sürecek kısa ve sığ bir resesyon mu yoksa 12 ila 18 aya kadar uzayacak derin ve uzun bir resesyon mu olacağında. Türkiye ile aynı grupta değerlendirilen Macaristan ve Romanya gibi ekonomileri ise olası bir sert çakılma halinde sıcak para girişinde ani kesilmeler yaşama riski en yüksek piyasalar arasında gösteriliyor. Referans'a konuşan Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Profesörü Burak Saltoğlu'na göre ise şu anda Türkiye diğer gelişmekte olan diğer ülkelerden olumsuz anlamda "ayrışmış" durumda. "Politik belirsizlik ne olursa olsun ekonomi yönetimi disiplinini ve reflekslerini korumasi şart." diyen Saltoğlu, "Tüm bunlara rağmen bu yıl ve hatta gelecek yılın önemli bir kısmı önemli belirsizlikler getirebilir. " şeklinde konuştu.
Dow Jones Büyük Buhran sonrası en ciddi kan kaybında
Marketwatch'de yer alan bir habere göre ABD borsalarının gösterge sanayi endeksi Dow Jones'un haziran ayındkai performansı 1929 Büyük Dünya Bunalımı'dan bu yanaki en kötü Haziran ayı performansını gösterdi. Bu ay içinde yaklaşık 1200 puanla yüzde 9,4'lük bir düşüş kaydeden Dow Jones, en son 1930 yılının haziran ayında yüzde 17,72 düşmüştü. Şu anda endeks zaten 2008 yılının dibininde, S&P 500 endeksi ise 1300 puanın altında seyrediyor. RBS bankası analisti Jan Janjuah'ın yayımladığı "piyasalar 3 ay içinde çökecek" tahmini iki haftadır konuşuluyor. Üzerine Goldman Sachs'dan Wall Street'de bir banka daha çökecek iddiaları ortaya atılıyor, GM ve Chrysler'in nakit krizine gireceği öne sürülüyor ve son olarak Roubini sert inişin yolda olduğu alarmını veriyor.
Kısacası FED Başkanı Ben Bernanke'nin ABD ekonomisini bir yıldır uyguladığı seri faiz indirilerimleri, finans sektörüne sunduğu yüklü nakit enjeksiyonları, ticari bankalara tanıdığı merkez bankasından doğrudan borçlanma imkanlarına rağmen "sert iniş" kapıda. Üstelik ABD ekonomisi sert inişten kaçamayacağı gibi bu kez 12 ekonomiyi birden beraberinde sürükleyecek.Başta ABD Merkez Bankası (FED) olmak üzere küresel merkez bankaları sert bir iniş riskine karşı geçen yazdan itibaren faiz indiirmlerine asıldı. Ancak artan petrol ve gıda fiyatları küresel enflasyonu tetikleyince işler iyice içinden çıkılmaz hale geldi. Ekonomide sert inişten kaçarken enflasyona tutulan merkez bankaları kısa vadede olmasa da faiz artırımlarını gündemine almış durumda. Üstelik ekonomik büyüme oranları halen aşağı yönlü seyrederken. Euro bölgesinde yüzde 4'ü bulan, ABD'de yüzde ... seviyelerinde seyreden, hatta kimi Avrupalı gelişen piyasalarda yüzde ...'lara kadar yükselen enflasyona karşı yüksek faiz politikaları ile harekete geçilmesi halinde ise sert iniş senaryoları biraz daha gerçeklik bulacak gibi görünüyor.
1-Bulgaristan- Romanya- Macaristan
Bu üç ülkenin en büyük riski ikiz açıkları yani hem bütçe hem de cari açığa sahip olmaları. Özellikle Bulgaristan ve Romanya'nın para birimleri aşırı değerli. Büyüme halen pozitif görünse de yabancı sermaye akışında ani bir kesilme riskini en fazla taşıyan ülkelerin başında geliyorlar. Küresel kredi koşullarının kötüleşmesi bu ekonomilerde dış dengesizliklerini finanse etmelerine yarayan yabancı sermayenin mevcudiyetini ve maliyetini artırabilir. Bu ülkelerdeki emlak piyasasının yabancı para cinsi üzerinden verilen mortgage kredileri ile dönüyor olması ise emlak sektörü için bir risk.
2-Letonya- Estonya- Litvayna
Bu üç Baltık ülkesi de ekonomik büyümelerinde "resesyon" olarak nitelendirilebilecek keskin bir yavaşlama ile karşı karşıya. Letonya ve Estonya'nın GSYİH'ları 2008'in ilk çeyreğinde yüzde 1,9 ila yüzde 0,5 düştü. Litvanya'nın büyüme oranı ise yüzde 0'a yakın gerçekleşti. Yavaşlamanın en büyük sebebi kredi koşullarındaki bozulmalar ve emlak piyasalarındaki sönüşle birlikte zayıflayan iç talep. Bunların yanısıra çift haneli enflasyon oranları ile birlikte tüketicilerin her geçen gün daralan alım gücü ile birlikte bu üç ekonomide de stagflasyon endişeleri artıyor.
3-Japonya
10 yıla yakın resesyonda kalan Japon ekonomisi de yeniden resesyon riski ile karşı karşıya. Düşük yen ve ABD'ye yapılan güçlü ihracatlar sayesinde son iki yılda hızla büyüyen Japon ekonomisi, yenin değerlenmmesi ve ABD'ye yapılan ihracatların yavaşlaması ile yeniden durgunluğa girmek üzere. Ayrıca 140 doları geçen petrol fiyatları da kullandığı her damla petrolü ithal eden bir ülke olan Japonya için aşırı bir maliyet artışı getirdi. Japon şirketlerinin zayıflayan performansları da eklenince Japonya'yı resesyona sürükleyecek 4 sebep çıkıyor; Yüksek kur, ABD'ye azalan ihracat, pahalı petrol, Japon şirketlerinin düşen performansları.
4-İspanya
İspanya'daki emlak balonu bugün ABD'yi krize taşıyan emlak balonundan çok daha büyük ve yakında patlayacak. İspanya dışında İngiltere ve İrlanda'da şişen emlak piyasaları her üç ülkedeki kredi piyasalarını da zorluyor. Tüketici kredileri ve kredi kartlarına kadar sıçrayan sıkışıklık dışında her üç ülkenin de para birimleri aşırı değerli ve para birimlerinin reel değerindeki bu değerlenmeler yüzünden ülkelerin cari açıkları da artmaya başlıyor. Uzmanlar İspanyol ekonomisinde bu yıl yüzde 70 gerileme yaşanmasını ve 2009 sonuna kadar bir milyon kişinin işini kaybetmesinin beklendiğini söylüyor. Cari açığı 106 milyar euroya çıkan İspanya'da 2009 yılı sonunda 1 milyon kişinin işsiz kalması bekleniyor.
5-İtalya
Euronun ABD Doları karşısında aşırı değerlenmesi Akdeniz bölgesi euro ekonomilerinden olan İtalyai Portekiz, İspanya ve Yunanistan'ın dış pazarda rekabet güçlerini oldukça zayıflaıyor. ,İhracat ürünleri daha emek yoğun ve az katma değerli olan bu ekonomiler ihracat pastasındaki paylarını euro güçlenmeden de önce Çin ve Asya'ya kaptırdı. Bu ülkelerde de sert bir çakılma ile birlikte resesyon yaşanacak. Son 4 çeyrekteki ortalama büyüme oranı yüzde 0,2 olan İtalya, bu sene için büyüme oranı beklentisini yüzde 0,6'dan yüzde 0,5'e düşürdü, bütçe açığı tahminini ise bu yıl için yüzde 2,4'ten yüzde 2,5'e çıkardı. Özel tüketimdeki düşüşle birlikte haziran ayında İtalyan tüketicisinin morali rekor düşüş yaşadı. Mayıs ayında yüzde 3,6 ile 12 yılın zirvesini gören enflasyon dışında yılın ilk çeyreğinde yüzde 6,5'e fırlayan işsizlik de İtalya için risk.
6-Kanada
Yılın ilk çeyreğinde GSYİH'sı yüzde 0,3 oranında düşen Kanada ihracatının yüzde 75'ini gerçekleştirdiği ABD'de yaşanan krizden en fazla etkilenen ekonomilerin başında. Emtia fiyatlarındaki artış ülke içinde tarımsal üretimle geçinen bazı bölgeleri ihya etmiş olsa da, Kanada da resesyona sürükleniyor. ABD ekonomisindeki yavaşlama dışında Kanada, yüksek kredi maliyetleri, emtia dışı ihracatlarda rekabette dezavantaj yaratan güçlü Kanada Doları, düşen iç talep ve artan enflasyon karşısında ekonomiyi canlandırmak için daha fazla faiz indirimine gitmeye yanaşmayan bir merkez bankası ile karşı karşıya.
http://www.referansgazetesi.com/habe...HBR_KOD=100377


Yorum