Cafe Borsa & Muhabbet

Collapse
This topic is closed.
X
Bu konu sabit bir konudur.
X
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • vahhun
    Çalışkan
    • 12 Ağustos 2013
    • 2846

    #1666
    "Bu işler binaçço ohumanla,ihi paralel çiziyi birbirine deymeyeceh şehilde çizmehlen ossaydu; herkeşler paracuhlarun dibine dibine furardu." ncavus

    Yorum

    • vahhun
      Çalışkan
      • 12 Ağustos 2013
      • 2846

      #1667
      "Bu işler binaçço ohumanla,ihi paralel çiziyi birbirine deymeyeceh şehilde çizmehlen ossaydu; herkeşler paracuhlarun dibine dibine furardu." ncavus

      Yorum

      • vahhun
        Çalışkan
        • 12 Ağustos 2013
        • 2846

        #1668
        "Bu işler binaçço ohumanla,ihi paralel çiziyi birbirine deymeyeceh şehilde çizmehlen ossaydu; herkeşler paracuhlarun dibine dibine furardu." ncavus

        Yorum

        • anti panik
          Yasaklı
          • 25 Mart 2014
          • 293

          #1669
          tyanali Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
          dindarında iyisi var kötüsü var her hacı sapık değil her atatürkçü ingiliz devşürmesü değil aydın doğanın kucağında bana ne yazsan hava... bilmem anlatabildim mi ...
          Bunlari yazmadan once keske Y.Ozdil' in kitaplarindan birini okusaydiniz.. "isim sehir bitki" mesela
          Onun "A.Dogan'a" karsi dik durusunu gayet guzel anlatir..

          Ben bir konuyu elestireceksem.. mutlaka detayli incelerim..
          Cunku bilgi olmadan elestiri anlamsizdir...

          Yorum

          • tyanali
            Yasaklı
            • 09 Ekim 2009
            • 462

            #1670
            anti panik Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
            Bunlari yazmadan once keske Y.Ozdil' in kitaplarindan birini okusaydiniz.. "isim sehir bitki" mesela
            Onun "A.Dogan'a" karsi dik durusunu gayet guzel anlatir..

            Ben bir konuyu elestireceksem.. mutlaka detayli incelerim..
            Cunku bilgi olmadan elestiri anlamsizdir...
            bu iş nasıl biliyormusun ... elin zikiyle gerdeğe girmek gibi bunlar doğru yüzler olablir ama bu insanları kullanıp doğan gibi kapı kullarının işi yürüyor yani istisnalar genel anlamda doğanın türkiyedeki uluslararası güçler için algı taşeronluğu rolünü değiştirmez

            Yorum

            • alpbike
              Kumarbaz
              • 02 Kasım 2011
              • 402

              #1671
              Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, ama saray ahır olur...

              Çerkez Atasözü
              SEN SEN OL '' MUTLU İKEN SÖZ... ÜZGÜN İKEN CEVAP... ÖFKELİ İKEN DE KARAR VERME..!!

              Yorum

              • vahhun
                Çalışkan
                • 12 Ağustos 2013
                • 2846

                #1672
                "Bu işler binaçço ohumanla,ihi paralel çiziyi birbirine deymeyeceh şehilde çizmehlen ossaydu; herkeşler paracuhlarun dibine dibine furardu." ncavus

                Yorum

                • YALNIZ EFE
                  Çalışkan
                  • 20 Ağustos 2011
                  • 467

                  #1673
                  Hz. Ömer artık halifedir.

                  İlk hutbesine çıkar ve “Eğer Kur'an ve Sünnet’ten ayrılırsam ne yaparsınız?” diye sorar cemaate.

                  Arka saflardan bir genç ayağa kalkıp “Allah’tan kork ya Ömer. Seni kılıçlarımızla düzeltiriz” deyivermiştir.

                  Bu söz üzerine hiddetlenenler olunca Hz. Ömer, “bu sözleri söyletmezseniz yazık size. Bu sözleri dinlemezsek yazık bize” demiştir.

                  Osmanlı padişahlarının “gururlanma padişahım, senden büyük Allah var” dedirtmesinin arka planında belki de Hz. Ömer’in her gün kendisine ölümü hatırlatması için adam tutması yatıyordur. Bir gün yine kendisine ölüm hatırlatılınca Hz. Peygamberin sözüne atıf yapar : “ Artık hatırlatma, çünkü sakallarımız beyazlaştı. Sakala ak düşmesi ölümün habercisidir.”

                  Asrül Hilafeti el-Umari adlı eserde yer alan olay, devlet işinde ayrı kendi işinde ayrı mum kullanma hassasiyetinin bir başka yansımasıdır: “Öğle sıcağında Hz. Ömer maliye bakanı statüsündeki adamını çağırır. Adam evine gidince Hz. Ömer’in oğlu Asım’ın da orada olduğunu görür. Bakanına şöyle der halife: “Bu oğlum ne yapmış biliyor musun? Irak’a gittiğinde oradakilere kendisini tanıtmış. ‘Halifenin oğluyum’ demiş. Onlar da ona işlemeli kılıç, altın ve gümüş tabaklar vermişler.”

                  Asım itiraz eder: “Hayır babacığım. Onlar kafileden birilerine verdi. Onlar da bana hediye etti.” Hz. Ömer hiddetlenir: “Hayır! Bütün bu hediyeler hazineye konulacak. Sen halifenin oğlu olmasaydın bunların hiçbiri sana verilmezdi. Sen benim makamımı kullandın.”

                  Bir başka olayda Koca Halife’nin akrabası hazineye yardım için başvurur. Bunu duyan, öğrenen Hz.Ömer hiddetlenir. Akrabasını kovalarken arkasından “sen benim hain mi olmamı istiyorsun? Sen beni helak mı edeceksin?” diye bağırır.

                  O’nun, Peygamber Efendimizin, ifadesiyle “yıldızlar” bu kadar hassas yaşar da O’nu ve “yıldızlarını” hayatın her anında örnek alanlar nasıl yaşarlar ki?

                  En iyi örnektir Fatih’in kadının huzura çıkıp, elinin kesilmesi kararının çıkması: “Hızır Bey, İstanbul kadısı ve belediye başkanı iken, bir Hıristiyan mimar geldi. Fatih Sultan Mehmet Han'dan şikâyetçi olduğunu söyledi. Hızır Bey, mimarı dinledi. Fatih, bugünkü Ayasofya Camii’nden daha yüksek kubbeye ve daha üstün mimarî hususiyetlere sahip bir cami yaptırmak istemiş ve o mimar da bu işe talip olmuştu. Ama Müslümanların, Ayasofya'dan daha üstün bir esere sahip olmalarına gönlü razı olmamıştı. Mısır'dan bin bir zahmetle getirilmiş olan sütunların yüksekliklerini kısa tutmuş ve kubbenin yüksekliği de Ayasofya'dan alçak olmuştu. Sultan, sütunların kasıtlı olarak küçültüldüğünü anlayıp çok hiddetlendi. Muhakeme edilmeden mimarın eli kesildi.

                  Hızır Bey, konuyu araştırdı. Şahitlerle beraber Padişahı da mahkemeye çağırdı. Fatih, mahkeme salonuna girince, başköşeye oturmak istedi. Kadı, hiç çekinmeden, "Oturma begüm!.. Hasmınla yüzleşmek üzere, mahkeme huzurunda ayakta dur!" dedi. Sultan derhâl söylenen yere geçti. Mahkemenin Padişahı Hızır Bey'di. Onun şahsında, İslâmiyet’in âdil hükümleri karşısında bulunmaktaydı. Kadı: "Sen bu zimmînin elini kestirdin mi?” deyip söze başladı. Mahkeme neticesinde; "Sen, Murat oğlu Mehmet! Mahkeme edilmeden bu zimmînin elini kestirdiğin için kısas olunacaksın! Senin elin de onunki gibi kesilecek. Eğer Hıristiyan mimarı razı edebilirsen, ölünceye kadar onun ve ailesinin geçimini temin etmek karşılığında elini kesilmekten kurtarabilirsin!" dedi. Herkesle birlikte Padişah da tam bir sükûnet içerisinde kararı dinledi. Hıristiyan mimar, bu karar karşısında daha fazla dayanamadı. Ağlayarak Padişahın ellerine kapandı. Mimar, ailesiyle birlikte Müslüman oldu.

                  Mahkeme yeri boşaldıktan sonra Kadı Hızır Bey ve Sultan Fatih başbaşa kalınca koca padişah elini kılıcına atar "Eğer padişahlığımdan korkup haksız bir karar verseydin billahi kılıcımla kelleni kesecektim" der.

                  Hızır Beye de hazırlıklıdır. Kürsünün altında sakladığı topuzunu çıkarır ve "Hünkarım sizde padişahlığınızdan gururlanıp şeriat mahkemesinin kararını dinlemeseydiniz billahi bu topuzla başınızı ezerdim" diyerek cevap verir.”

                  Hz. Ömer ve son halife arasındaki 7 farkı bulun...

                  tyanali geçen yazın da" miliyetçilere körü körüne senelerce inandım",diyordun.Her yazdığın yazı o kadar çelişkili ki,A partisinden B partisine geçiş körlüğü kaldırmıyor malesef.Siyasetden nemalanmadığını düşünerek,iyi biri olduğunu düşünüyorum ama,,,,.Tarafsız bir şekilde(sadece insan olarak,partileri,komplo teorilerini bir tarafa bırakarak) söylediklerine inanıyor musun?Bunu tüm samimiyetinle söyler misin?

                  Yorum

                  • vahhun
                    Çalışkan
                    • 12 Ağustos 2013
                    • 2846

                    #1674
                    "Bu işler binaçço ohumanla,ihi paralel çiziyi birbirine deymeyeceh şehilde çizmehlen ossaydu; herkeşler paracuhlarun dibine dibine furardu." ncavus

                    Yorum

                    • anti panik
                      Yasaklı
                      • 25 Mart 2014
                      • 293

                      #1675
                      tyanali Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                      bu iş nasıl biliyormusun ... elin zikiyle gerdeğe girmek gibi bunlar doğru yüzler olablir ama bu insanları kullanıp doğan gibi kapı kullarının işi yürüyor yani istisnalar genel anlamda doğanın türkiyedeki uluslararası güçler için algı taşeronluğu rolünü değiştirmez
                      Bu da bir yaklasim ve dogru..

                      Hurriyet ve Dogan grubundan son bir iki yilda o kadar yazar ayrildi ki..
                      Ugur Dundar kanal D den atildi..
                      "Onun maasini sen veriyorsun" dedikten sonra Bekir Coskun ex oldu..
                      Ege Cansen i de severek okurum onu bile cekemediler..

                      Dogan grubu sadece gazetecilik yapmiyor ve sirketlerine vergi memurlari ordusu baskin yapti.. yapmaya da devam ediyor..
                      Tapeler de bile ipinin kesilmesi gerektigini ogrendik.
                      Yilmaz Ozdil Hurriyet in amiral gemisidir.. Hurriyet tiraj kaybeder.

                      Konu ulkemizde artik kalmayan basin ozgurlugudur.. elestiriye tahammuldur. Elestiriden ders almaktir.. Rahmetli Ozal ve Sn. Demirel'in gunlerini arar olduk..

                      Yorum

                      • tyanali
                        Yasaklı
                        • 09 Ekim 2009
                        • 462

                        #1676
                        YALNIZ EFE Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                        Hz. Ömer artık halifedir.

                        İlk hutbesine çıkar ve “Eğer Kur'an ve Sünnet’ten ayrılırsam ne yaparsınız?” diye sorar cemaate.

                        Arka saflardan bir genç ayağa kalkıp “Allah’tan kork ya Ömer. Seni kılıçlarımızla düzeltiriz” deyivermiştir.

                        Bu söz üzerine hiddetlenenler olunca Hz. Ömer, “bu sözleri söyletmezseniz yazık size. Bu sözleri dinlemezsek yazık bize” demiştir.

                        Osmanlı padişahlarının “gururlanma padişahım, senden büyük Allah var” dedirtmesinin arka planında belki de Hz. Ömer’in her gün kendisine ölümü hatırlatması için adam tutması yatıyordur. Bir gün yine kendisine ölüm hatırlatılınca Hz. Peygamberin sözüne atıf yapar : “ Artık hatırlatma, çünkü sakallarımız beyazlaştı. Sakala ak düşmesi ölümün habercisidir.”

                        Asrül Hilafeti el-Umari adlı eserde yer alan olay, devlet işinde ayrı kendi işinde ayrı mum kullanma hassasiyetinin bir başka yansımasıdır: “Öğle sıcağında Hz. Ömer maliye bakanı statüsündeki adamını çağırır. Adam evine gidince Hz. Ömer’in oğlu Asım’ın da orada olduğunu görür. Bakanına şöyle der halife: “Bu oğlum ne yapmış biliyor musun? Irak’a gittiğinde oradakilere kendisini tanıtmış. ‘Halifenin oğluyum’ demiş. Onlar da ona işlemeli kılıç, altın ve gümüş tabaklar vermişler.”

                        Asım itiraz eder: “Hayır babacığım. Onlar kafileden birilerine verdi. Onlar da bana hediye etti.” Hz. Ömer hiddetlenir: “Hayır! Bütün bu hediyeler hazineye konulacak. Sen halifenin oğlu olmasaydın bunların hiçbiri sana verilmezdi. Sen benim makamımı kullandın.”

                        Bir başka olayda Koca Halife’nin akrabası hazineye yardım için başvurur. Bunu duyan, öğrenen Hz.Ömer hiddetlenir. Akrabasını kovalarken arkasından “sen benim hain mi olmamı istiyorsun? Sen beni helak mı edeceksin?” diye bağırır.

                        O’nun, Peygamber Efendimizin, ifadesiyle “yıldızlar” bu kadar hassas yaşar da O’nu ve “yıldızlarını” hayatın her anında örnek alanlar nasıl yaşarlar ki?

                        En iyi örnektir Fatih’in kadının huzura çıkıp, elinin kesilmesi kararının çıkması: “Hızır Bey, İstanbul kadısı ve belediye başkanı iken, bir Hıristiyan mimar geldi. Fatih Sultan Mehmet Han'dan şikâyetçi olduğunu söyledi. Hızır Bey, mimarı dinledi. Fatih, bugünkü Ayasofya Camii’nden daha yüksek kubbeye ve daha üstün mimarî hususiyetlere sahip bir cami yaptırmak istemiş ve o mimar da bu işe talip olmuştu. Ama Müslümanların, Ayasofya'dan daha üstün bir esere sahip olmalarına gönlü razı olmamıştı. Mısır'dan bin bir zahmetle getirilmiş olan sütunların yüksekliklerini kısa tutmuş ve kubbenin yüksekliği de Ayasofya'dan alçak olmuştu. Sultan, sütunların kasıtlı olarak küçültüldüğünü anlayıp çok hiddetlendi. Muhakeme edilmeden mimarın eli kesildi.

                        Hızır Bey, konuyu araştırdı. Şahitlerle beraber Padişahı da mahkemeye çağırdı. Fatih, mahkeme salonuna girince, başköşeye oturmak istedi. Kadı, hiç çekinmeden, "Oturma begüm!.. Hasmınla yüzleşmek üzere, mahkeme huzurunda ayakta dur!" dedi. Sultan derhâl söylenen yere geçti. Mahkemenin Padişahı Hızır Bey'di. Onun şahsında, İslâmiyet’in âdil hükümleri karşısında bulunmaktaydı. Kadı: "Sen bu zimmînin elini kestirdin mi?” deyip söze başladı. Mahkeme neticesinde; "Sen, Murat oğlu Mehmet! Mahkeme edilmeden bu zimmînin elini kestirdiğin için kısas olunacaksın! Senin elin de onunki gibi kesilecek. Eğer Hıristiyan mimarı razı edebilirsen, ölünceye kadar onun ve ailesinin geçimini temin etmek karşılığında elini kesilmekten kurtarabilirsin!" dedi. Herkesle birlikte Padişah da tam bir sükûnet içerisinde kararı dinledi. Hıristiyan mimar, bu karar karşısında daha fazla dayanamadı. Ağlayarak Padişahın ellerine kapandı. Mimar, ailesiyle birlikte Müslüman oldu.

                        Mahkeme yeri boşaldıktan sonra Kadı Hızır Bey ve Sultan Fatih başbaşa kalınca koca padişah elini kılıcına atar "Eğer padişahlığımdan korkup haksız bir karar verseydin billahi kılıcımla kelleni kesecektim" der.

                        Hızır Beye de hazırlıklıdır. Kürsünün altında sakladığı topuzunu çıkarır ve "Hünkarım sizde padişahlığınızdan gururlanıp şeriat mahkemesinin kararını dinlemeseydiniz billahi bu topuzla başınızı ezerdim" diyerek cevap verir.”

                        Hz. Ömer ve son halife arasındaki 7 farkı bulun...

                        tyanali geçen yazın da" miliyetçilere körü körüne senelerce inandım",diyordun.Her yazdığın yazı o kadar çelişkili ki,A partisinden B partisine geçiş körlüğü kaldırmıyor malesef.Siyasetden nemalanmadığını düşünerek,iyi biri olduğunu düşünüyorum ama,,,,.Tarafsız bir şekilde(sadece insan olarak,partileri,komplo teorilerini bir tarafa bırakarak) söylediklerine inanıyor musun?Bunu tüm samimiyetinle söyler misin?
                        abi detayı ne ben bilirim nede sen... ortadoğuyu modellerken tayyip gibi birini istemedikleri açık onun için bu bir milli mücadeledir... uzun uzuuuuun yazmakk isterim emme ahlım bu adar yani işin özü ayık bir millet istemiyorlar yıllarca kurdukları düzen upgrate ederken devletin fark etmesiyle bozuldu bütün kavga bunun üzerine..... benim en büyük üzüntüm ne biliyormusun yıllarca değer atf ettiğimin aslında onlarca kurgulanmış kocaman bir balon olduğunu görmem :(

                        Yorum

                        • vahhun
                          Çalışkan
                          • 12 Ağustos 2013
                          • 2846

                          #1677
                          CHP Genel Başkanı mecliste grup toplantısına girerken saldırıya uğradı...
                          "Bu işler binaçço ohumanla,ihi paralel çiziyi birbirine deymeyeceh şehilde çizmehlen ossaydu; herkeşler paracuhlarun dibine dibine furardu." ncavus

                          Yorum

                          • yetkisiz
                            Katılımcı
                            • 18 Aralık 2013
                            • 80

                            #1678
                            çok vahim bir durum...

                            Yorum

                            • yetkisiz
                              Katılımcı
                              • 18 Aralık 2013
                              • 80

                              #1679
                              "millî irade ruhu"nun olmadığı bir yerde bu tür saldırıların olması kaçınılmaz elbette...

                              Yorum

                              • detan
                                Tecrübeli
                                • 31 Ekim 2013
                                • 676

                                #1680
                                BUGÜN BİR DEĞİŞİKLİK YAPIP ALTTAKİ KONUYU FACEBOOK SAYFAMDAN ÖNCE FORUMDA PAYLAŞIYORUM.

                                Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde iktidara yakın gazete ve televizyonların genel yayın yönetmenleriyle bir toplantı yapmıştı. Bu toplantıya katılan isimlerden Akşam gazetesi yazarı ve Güneş gazetesi genel yayın yönetmeni Murat Kelkitoğlu’nun yazısına göre, Gülen Cemaati'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde BDP 'ye çalıştığını öne süren Erdoğan şu ifadeleri kullandı: “Seçimlerde özellikle Güneydoğu illerindeki bazı sandıklardan çıkan sonuçlar oldukça ilginç. Bu illerde askerin ve polisin oy kullandığı sandıkların birçoğundan BDP birinci parti çıkmış. Kısacası, ‘paralel yapı’ buralarda çok iyi çalışmış. AK Parti ’nin buralarda tek rakibinin BDP olduğunu gören bu yapı, ‘AK Parti’den sonra en güçlü hangi partiyse ona oy atın' talimatı vermiş.”


                                Bu işler çok konuşmakla olsaydı en çok parayı kaynanam kazanırdı!

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information