Eger sitemize yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, Lütfen öncelikle Yardım kriterlerini okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için öncelikle Kayıt olmalısınız. Üye olmayanlar forumumuzda hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz; Konu açamaz, Mesaj yazamaz, Eklenti indiremez, Özel mesajlasamaz. Forumumuzu tam anlamıyla kullanmak için üye olabilirsiniz...
Ben diğer köydeki yazılarını her gün okuyordum. Sonra orada yazılarınıza son verdiniz, facebook'tan takip etmeye başladım. Facebook'ta ise ise burayı adres gösterdiniz.
Keyborsa'ya girince hala eski köyde miyim diye bir an düşündüm Herkes zaten buradaymış da benim haberim yokmuş.
Umarım buradan da ayrılmak zorunda kalmazsınız. Uzun yıllar paylaşımlarınızı sürdürmeniz dileğiyle...
Ben diğer köydeki yazılarını her gün okuyordum. Sonra orada yazılarınıza son verdiniz, facebook'tan takip etmeye başladım. Facebook'ta ise ise burayı adres gösterdiniz.
Keyborsa'ya girince hala eski köyde miyim diye bir an düşündüm Herkes zaten buradaymış da benim haberim yokmuş.
Umarım buradan da ayrılmak zorunda kalmazsınız. Uzun yıllar paylaşımlarınızı sürdürmeniz dileğiyle...
Ayrıca emekleriniz için de çok teşekkür ederim.
haklısın değerli kardeşim..bir yerde uzun süre durdurmuyorlar.....dilimi, bazılarının kıçları yalamaktan farklı şekilde kullanınca, haliyle forum yönetimine baskı geliyor..onlarda istemeseler bile durumu kurtarmak için HAKLI OLARAK uyarıda bulunuyorlar..
onlara hiç kızmıyorum..belki onların yerinde ben olsam aynı şekilde hareket ederdim..ya da bu işi yapmazdım...İLERİ DEMOKRASİ ya..o bakımdan böle şeediliyor..
bu gece MAKRO TEMEL ANALİZ konusunda bir kaç satır çiziktirecektim..
BEKİR COŞKUN abimiz bizden önce davranmış...
USTANIN ALİNE SU DÖKÜLÜR MÜ..?
dökülmez...
bu sebepten önce onun yazısını paylaşayım..
akşam biz devam ederiz...
BEKİR COŞKUN // X LARGE
Prezervatif şirketi erkekler üzerinde anket yaptı… Yüzde 80 “X large” dedi…
“XX large” diyen bile vardı, yüzde 15 kadar da “kararsız” çıktı…
Aradan üç sene geçti, satışlara baktılar: Satışların yüzde 60’ı “small”…
*
2012’de yüzde 2.2 büyüme büyük başarıdır dediler… Küçük gibi gelebilir…
Beklenenin yarısı imiş, ama olsun…
Ya daha da küçük olsaydı…
*
Ayrıca bunca ulusal işletmesini el âleme satan…
Bunca cari açığı, sıcak parası, yabancı sermayesi, yüksek faizi olan…
Bunca yoksulu ve açı (nohut, makarna yardımı alan 3.5 milyon) bulunan…
Satılmadık dağ, dere, orman bırakmayan…
Bunca kapanan işyeri, bunca karşılıksız çek, senet… Her beş gencinden ikisi işsiz…
Yeryüzünde böyle bir “büyüme” görülmüş değil… * Ama kimse söyleyemiyor… Korkudan…
*
Odalar… Borsalar… Çiftçi örgütleri… Sanayici kuruluşları… Esnaf birlikleri… İşadamlarından sendikalara kadar… Ama kimse ağzını açamıyor…
*
Diyelim ki Suriye politikası yüzünden Mardin, Urfa, Antep, Kilis, Hatay, Maraş esnafı çöktü tükendi… İtiraz eden olmaz mı?.. Yok… XX large yürek ister…
*
S&P olayı misal… Uluslararası kredi değerlendirme kuruluşu… Yüzde 8’lere varan büyümede Türkiye’nin kredi notunu düşürdü… Onu dahi tehdit etti bu…
Yüzde 2’lik büyümede kredi notunu yükselttiler… * Sonuçta ekonominin “büyüklüğü” iyi iyi… * Öyle küçük değil… Sizin bütçe niye öyle küçük kaldı derseniz… Onu da artık siz bilirsiniz…
bu gece MAKRO TEMEL ANALİZ konusunda bir kaç satır çiziktirecektim..
BEKİR COŞKUN abimiz bizden önce davranmış...
USTANIN ALİNE SU DÖKÜLÜR MÜ..?
dökülmez...
bu sebepten önce onun yazısını paylaşayım..
akşam biz devam ederiz...
BEKİR COŞKUN // X LARGE
Prezervatif şirketi erkekler üzerinde anket yaptı… Yüzde 80 “X large” dedi…
“XX large” diyen bile vardı, yüzde 15 kadar da “kararsız” çıktı…
Aradan üç sene geçti, satışlara baktılar: [COLOR="red"]Satışların yüzde 60’ı “small”…
[B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]
23 nolu gönderide yazılan rakamlar ve dahi yorumları aynen yarın için de geçerlidir...
yeter ki 82.100-82.300 bandı aşağı yönde kırılmasın...
şimdi gelelim işin diğer boyutuna...
avrupa borsaları %2 yukarı yapmışken bizim borsa onlardan
NEDEN..?
bu sorunun cevabı hayatidir..
eğer bir günlük ayrışma ise bir problem yok...
ama yarında bu ayrışma devam eder ve 82.000 ler aşağı yönde kesilirse;
-ne oluyo lan..?
diye sormakta faydalar vardır..
şimdi bazı konulara değinmek istiyorum;
konu-1;
Tayyip diyor ki MB başkanına,
-faizi düşür..
siz hiç gördünüz mü ya da duydunuz mu obamanın barnanke ye;
-olum barnanke faizi düşür ya da yükselt dediğini ...
MB' ları bağımsızdır ve para politikalarını bağımsız olarak günün şartları göz önüne alarak belirler..
ama Tayyip,
** kadınların kaç çocuk yapması gerektiğini bildiği gibi,
**hangi ekmeğin yeneceğini bildiği gibi,
**gazeteciliğin nasıl yapılacağını bildiği gibi,
**heykeltraş uzmanı olduğu gibi,
**üçüncü köprünün nereye yapılacağını bildiği gibi,
yani özetle;her konuda her şeyi bildiğini sandığı gibi, ekonomiyi de çok iyi bildiğini sanıyor..
dönüyor MB başkanına;'' faizi düşür'' diyor..sonra ''yetmez daha da düşür'' diyor..
yahu MB başkanı...senin kurumun bağımsız bir kurum değil mi..?
MB başkanı olmak ayrı bir uzmanlık işi değil mi...?
Tayyip ne anlar MB başkanlığından..siyasete atılmadan yaptığı en baba iş, SUCUK TOPTANCILIĞI..
uzmanlık konusu bu..kendisi sölemişti de ordan biliyoz...
ne yani şimdi Başbakan oldu diye ameliyat yapma hakkına sahip mi.?(belli olmaz onu da yapacam der ama biz mantıklı olalım)..
değil..
bir binanın planlarını çizip mühendislik hesaplarını yapma hakkına sahip mi..?
değil..
gerçi;''İstanbul a ikinci boğazı açıcam'' geyiğini herkese yedirdi ama olsun..mühendislik yapma hakkına da sahip değil..
uzatmayalım...
MB başkanlığı da yukarıda örneklerimizi verdiğimiz iki işten hiç farklı bir iş değildir ki...
kaldı ki burada yapılan işin sonuçları o kadar büyük bir kesimi ilgilendiriyor ki..
buna rağmen talimatla faiz indirimi yapılıyor bu ülkede...
işin ilginç noktası,normal zamanlarda faiz indirimleri borsada dopinglere sebep olurken bu sefer [COLOR="rgb(65, 105, 225)"]NEGATİF AYRIŞMA [/COLOR]yaşadık...
neden acaba..?
yoksa yabancılar;'' bu ne lan.. emir talimatla para politikaları ve ekonomi yönetilir mi..''diyerek, paranın kendi dinamikleri içinde hareket etmediği bir ülkede durmanın çıkarlarına vereceği zarardan mı ürktüler yoksa..
öle ya ekonomik kuralların bittiği ve Başbakanın talimatları geçerli olduğu bir ülkede ileriye yönelik nasıl projeksiyon yapıp ta para kazanacaklar...
kaldı ki her ülkenin bir risk pirimi vardır...o pirim faiz oluşumunun rakamlarını belirler..risk piriminin kaç olacağını piyasa belirler....
siyasetçilerin talimatlarına bırakılmaz...eğer talimatlara bakılırsa orada serbest para piyasası değil Tayyip in keyfi yasaları vardır...
bilin bakalım 2013 yılında Türkiye ye toplam ne kadar taze para gerekli...?bende bilmiyordum bir yerden öğrendiğim için sorarak ukalalık yapıyorum..
Dış finansman ihtiyacı
Orta vadeli programının 2013 için öngördüğü 60 milyar dolarlık cari açık gerçekleşse bile, ülkenin bu sene için dış finansman ihtiyacı bu rakamın çok üstunde.
Bunun nedeni cari açığın finansmanına ek olarak ülkenin 2013'te vadesi dolacak olan borçlarını ödeme zorunluğu olması.
2002 yılında 16 milyar dolar olan ülkenin kısa vadeli (1 yıldan az) dış borçları Ocak 2013 itibariyle 108 milyar dolar civarında.
Buna, uzun vadeli borçların 2013'de vadesi dolacak olan 42 milyar dolarlık kısmı da eklendiğinde, 2013'de ödenmesi gereken döviz bazlı borçlar 150 milyar oluyor.
Bu rakama 60 milyar dolarlık cari açık eklendiğinde, ekonominin 2013 toplam dış finansman ihtiyacının 210 milyar dolar olduğunu buluyoruz.
Ülkenin finansman ihtiyacının cari açık kadar olacağı düşünülmesi ender bir olay değil.
Ancak, görüldüğü gibi 2013 cari açığı toplam finansman ihtiyacının nispeten kücük bir oranı (%28).
210 milyar dolarlık dış finansman ihtiyacı bir bakıma 2013 cari açığı ile geçmişteki cari açıkların karşılanması için alınan borçların bu yıl geri ödenmesi gereken miktarın toplamı olarak düşünülebilir.
daha 150 milyar dolarlar civarında olduğu söylenen ne zaman girip ne zaman çıkacağı belli olmayan SICAK PARA dan henüz söz etmedik...
ya işte böyle...şimdi gel de;'' HAFTALIK GRAFİKLERDE OLUŞAN İKİ TEPE NEGATİF UYUMSUZLUĞA''gözünü dikme...
yazının tamamı burada..vakti olan daha detaylı okur...
ahh stah abi, şu 3 yazını okudum,sindirdim ve de değerlendirdim..şu saate kadar,pozisyonum gereği ne rahattım. Ama 2. işaret fişeği senden fırladı bu gece. eyvah eyvah..
neyse ki, telafisi zor olmayan bir durumdayım. Teşekkürler emeğinize..
23 nolu gönderide yazılan rakamlar ve dahi yorumları aynen yarın için de geçerlidir...
yeter ki 82.100-82.300 bandı aşağı yönde kırılmasın...
.
23 nolu gönderiyi okuduysanız eğer o gönderi içinde bulunan bir bölüme büyülteci iyice bir yaklaştıralım..çünkü önemli bir formasyonun oluşma ihtimali yükseliyor..
3-)bu konuya da değindikten sonra 83.900 seviyelerinin başka bir önemine değinelim...
bu seviyelerin yukarı yönde kırılmasının ya da kırılmamasının başka bir önemi de; günlük grafiklerde ortaya çıkma ihtimali yüksek olan OBO formasyonunun oluşup oluşmayacağı konusuna cevap verilmesinde faydalı olmasıdır..
şöyle bir projeksiyon yaparsak;
sol omuzun direnç noktası..; 83.900
baş..................................;86.370
sağ omuz.........................;83.000 ler
şeklinde bir görüntü ortaya çıkma ihtimali yüksek olacaktır...
tabi eğer 83.900 seviyeleri yukarı yönde kesilip destek yapılamaz ise...
o zaman endekste haftalık grafiklerde İKİLİ TEPE NEGATİF UYUMSUZLUK..günlük grafiklerde OBO görüntüsü ortaya çıkacaktır ki çifte kavrulmuş formasyonlar kıvamında bir durum hasıl olacaktır..
bu sebepten 83.900 lerin çoooookkkk yakından takip edilmesinde faydalar vardır....
diğer denklemleri yazıp yazıyı bağlayalım...
saatlik grafiklerde;
kapanış<ortalama<82.900..denklemi gerçekleşmediği sürece yukarı yönde hareket devam edecektir..
denklem gerçekleşirse 82.100-82.300 bandı yeniden test edilir...
herkese bol kazançlar yada kayıpsız bir gün dilerim...
şimdi formasyonu yeniden hatırlayalım...
Oluşumu :
Yükselen trend sonlarında görülen ralli ile hisse senedine yeni alıcılar gelir, fiyatlar yükselir. Daha sonra fiyatlarda bir gerileme görülür ki bu “ sol omuz ” dur.
Bu gerilemeden bir süre sonra fiyatlar tekrar yükselir. Alıcılar daha isteklidir. Buradaki yükseliş sol omuzdan daha yüksek bir seviyeye çıkar. Ancak bu talep geçici olduğundan fiyatlar gerilemeye başlar ve durur. Burada oluşan şekil “ baş ” tır.
Dikkat edilmesi gereken nokta, bu gerilemenin sol omuz tepesinden daha aşağı seviyeye inmesi gerektiğidir.
Fiyatlarda dip oluşmasından sonra tekrar tepki yükselişi başlar ve bu zayıf olur. Bu tepki yükselişi baş seviyesine ulaşamaz ve fiyatlar düşer. Bu “ sağ omuz ”dur.
Sol omuz, baş ve sağ omuzun dip noktaları birleştirildiğinde ortaya çıkan çizgiye “ boyun çizgisi ” diyoruz.
Bu çizgi destek noktası gibi görülse de gerçekte destek çizgisi değildir. Aşağı veya yukarı eğimli olabilir.
İşlem hacmi :
Sol omuz oluşurken hisse senedi işlem miktarında ciddi artışlar olur. Sol omuzda düşüşte işlem hacminde kısmi düşüşler görülür.
Baş oluşurken, işlem miktarında yeniden artışlar görülür. Sol omuzda olduğu gibi baş kısmının düştüğü bölgede hacimde azalma görülür.
Sağ omuzdaki işlem hacmi sol omuz ve başın oluşumundaki miktardan daha az olması gerekir. Alıcılar çok isteksizdir. Genellikle boyun çizgisi kırıldıktan sonra fiyat ve hacimde artma görülür ki bu son satış fırsatıdır.
Kırılma :
Boyun çizgisinin aşağı kırılması formasyonun kesinleşmesi anlamını taşır. Yükselen trend bitmiştir. Bir süre sonra boyun çizgisine doğru yeni bir yükseliş hamlesi görülse de bu geri dönüş çabasıdır. Fiyatlar düşmeye devam edecektir.
Ölçme formülü :
Başın en yüksek noktasından aşağı doğru dikey çizgi çizilir.
Bu çizgi ile boyun çizgisinin kesiştiği mesafe ölçülür.
Boyun çizgisinin , sağ omuzu kestiği noktadan itibaren ölçülen mesafe kadar düşüş süreceği kabul edilir.
Başarısız hareketler :
Omuz baş omuz formasyonlarında, fiyatlar boyun çizgisini aşağı kesmesine rağmen fiyatlar dönüp hiçbir şey olmamış gibi yukarı hareketine devam edebilir.
Çok nadir görülür.
Bu tip başarısız hareketler teknik analistin en zorlandığı konular arasındadır.
Yükselen trend sonlarında görülür.
bu sebepten;
83.900 ların yukarı yönde kırılması hayati önemdedir...
lütfen işlem hacimlerinin ne olduğunu tariflere bakarak takip edelim..
dilerim formasyon bozulur...
aksi halde günlüklerde OBO formasyonunun oluşması ve hüküm ifade etmesi,haftalıklardaki İKİ TEPE formasyonunun boyun kısmının kırılmasını TETİKLEYECEKTİR...
gerçi şu an kendimi felaket tellalı gibi hissediyorum ama olsun...
o zaman kendi uydurduğum bir sözü yazayım buraya..
EN İYİDEN YARARLANMAK İÇİN EN KÖTÜYE HAZIRLIKLI OLMAK LAZIMDIR...
en kötü gerçekleşmese bile hazırlıklı olmakta faydalar vardır..
Sn. Stah, ben 60 milyarı bulamayız diyordum, meğer 210 milyarmış. Bitmiş bu ülke. Bu barış sürecini günah keçisi yapacaklar, çok uğraştık tutmadı diyecekler ve krizin sebebini süreç olarak gösterecekler. 2001'de devalın sebebi anayasa kitapçığının atılması idi, bizim yıllardır biriktirmeyip yememiz değildi.
Dolar kuzunun dediği gibi 3 TLyi görür bu gidişle, neyleyim vobun 5000 puan çıkışını düşüşünü...
evet çoğu insan bir kitap yüzünden kriz çıktığını sanıyor.sana o kadar sıcak parayı getiren ülkelerin istedikleri olmadığı taktirde bir gecede kriz çıkarabildiğini hala anlamayadılar.
yani özetle;her konuda her şeyi bildiğini sandığı gibi, ekonomiyi de çok iyi bildiğini sanıyor..
dönüyor MB başkanına;'' faizi düşür'' diyor..sonra ''yetmez daha da düşür'' diyor..
2002 yılında 16 milyar dolar olan ülkenin kısa vadeli (1 yıldan az) dış borçları Ocak 2013 itibariyle 108 milyar dolar civarında.
Buna, uzun vadeli borçların 2013'de vadesi dolacak olan 42 milyar dolarlık kısmı da eklendiğinde, 2013'de ödenmesi gereken döviz bazlı borçlar 150 milyar oluyor.
Bu rakama 60 milyar dolarlık cari açık eklendiğinde, ekonominin 2013 toplam dış finansman ihtiyacının 210 milyar dolar olduğunu buluyoruz.
Öncelikle hoşgeldiniz. Ben forumu dışarıdan takip ediyordum, yazdığınızı görünce ben de üye oldum. Yukarıda arka arkaya iki yazı yazmışsınız, bana sanki bir çelişki varmış gibi geldi.
Bu durumda Tayyip Erdoğan faizi düşür dediğinde, sanki memleketimiz için zararlı bir şey söylemiyor. Hatta faydalı bir şey söylüyor gibi geldi bana.
Sahi, böyle bir durumda Tayyip Erdoğan niçin faizin düşürülmesini istiyor?
Yorum