Hisse_Trade 8

Collapse
Bu konu sabit bir konudur.
X
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • kenimiç
    haberci
    • 25 Kasım 2009
    • 1140

    #2596
    simsek:"turkiye, dunyada guclu buyume performansi ile one cikmaktadir"
    maliye bakani mehmet simsek, dunyada guclu
    buyume performansi ile one cikan ve 2010 yilinda yuzde 9 buyuyen turkiye
    ekonomisinin bu yil yuzde 7,5 buyumesinin beklendigini bildirdi.
    Simsek, tbmm genel kurulunda, 2012 yili merkezi yonetim butce kanunu
    tasarisini sundu. Simsek, 17 ekim 2011 tarihinde tbmm'ye sunulan 2012 yili
    merkezi yonetim butce kanunu tasarisi ile 2010 yili kesinhesap kanunu
    tasarisi'nin plan ve butce komisyonu'ndaki gorusmelerinin yogun bir calisma
    sonucunda tamamlandigini anlatti.
    Sunumuma, dunya ve turkiye ekonomisinin gorunumuyle ilgili
    degerlendirmelerle baslayan simsek, dunya ekonomisinde kuresel kriz sonrasi
    olaganustu para ve maliye politikasi destekleriyle baslayan ekonomik
    toparlanmanin, 2011'in ikinci ceyreginden itibaren ivme kaybettigini, kuresel
    ekonominin, avro bolgesinde derinlesen borc krizinin etkisiyle tekrar
    belirsizliklerin arttigi bir doneme girdigini kaydetti.
    Kuresel ekonominin karsi karsiya oldugu riskleri, avro bolgesi kamu borc
    krizinin derinlesmesi ve italya gibi buyuk ekonomilere yayilmasi, kamu borc
    krizinin zaten zayif olan bankacilik sistemini olumsuz yonde etkilemesi, gelismis
    ulkelerde buyumenin zayif kalmasi ve yeterli istihdam saglayamamasi ve global
    buyumeye iliskin beklentilerde bozulmaya ragmen emtia fiyatlarinin yuksek
    seyretmesi olarak 4 baslikta toplayan bakan simsek, 2010 yili basinda aciga cikan
    avro bolgesi kamu borc sorununun, siyasi iradenin piyasalari tatmin edici bir
    cozum uretememesinden dolayi ab'deki diger bazi ulkelere de sicradigini
    animsatti.
    Son aylarda dunyanin en borclu ucuncu ulkesi italya'yi da etkisi altina
    alan krizin, kuresel ekonomi acisindan buyuk bir tehdide donustugunu, bu kapsamda
    yarin bruksel'de gerceklesecek olan ab liderler zirvesi'nin buyuk onem tasidigina
    isaret eden simsek, son gunlerde piyasalarda olusan olumlu havanin, bu zirveden
    cikacak iki onemli beklentiyi yansittigini ilkinin, piyasalardan surdurulebilir
    maliyetlerle borclanamayan ulkelere destegin artirilacagi ve mali bunyesi
    zayiflayan bankalara sermaye desteginin saglanacagi oldugunu, ikincisinin ise
    boyle bir krizin bir daha yasanmamasi ve avro bolgesinin surdurulebilirligi icin
    gerekli kurumsal ve yapisal reformlarin yapilacagi oldugunu bildirdi.
    Kuresel krizden dolayi bilancolari zaten zayiflamis olan bankalarin simdi
    de portfoylerinde tuttuklari problemli ulke tahvillerinin piyasa degerindeki
    dususler nedeniyle onemli kayiplarla karsi karsiya oldugunu, piyasa sartlarinin
    elverisli olmamasi nedeniyle bankalarin sermaye artirimina olumlu yaklasmadigini,
    devlet destegi olmadan bankalarin sermaye yeterlilik oranlarini tutturmasinin
    ancak bilanco kucultulmesi yoluyla mumkun olacagini dile getiren mehmet simsek,
    bunun da reel ekonomide muhtemel sorunlari daha da derinlestirebilecegi
    uyarisinda bulundu.
    Mehmet simsek, gelismis ulkelerin kriz sonrasi potansiyelin altinda
    buyumesi ve yeterli istihdam yaratamamasinin global buyume beklentilerini olumsuz
    yonde etkiledigini, dunya ekonomisinin yarisindan fazlasini olusturan gelismis
    ulkelerdeki bu sorunun, gelismekte olan ulkeleri ticaret ve sermaye kanali ile
    olumsuz etkilemesinin muhtemel oldugunu, ayrica, gelismis ulkelerin guven veren
    bir orta vadeli mali plan ortaya koyamamalarinin finansal piyasalarla yatirimci
    ve tuketici beklentilerini olumsuz yonde etkilemekte oldugunu bildirdi.

    -turkiye'nin guclu buyume performansi-

    kuresel buyume beklentilerindeki zayiflamaya karsin emtia fiyatlarinin
    goreceli yuksek duzeyini korumasinin, kuresel ekonomi icin bir risk
    olusturdugunu, bu durumun, ozellikle dogal kaynaklar acisindan disa bagimli
    ulkelerin enflasyon ve buyume dinamikleri acisindan olumsuz bir gelisme oldugunu
    vurgulayan simsek, bu cercevede, dunya ekonomisinin 2011 ve 2012 yillari buyume
    tahminlerini imf yuzde 4, oecd ise sirasiyla yuzde 3,8 ve yuzde 3,4 olarak
    acikladigini animsatti.
    Simsek, soyle devam etti:
    ''her ne kadar yuzde 4'luk oran makul gorunse de buyume, ulke gruplari
    arasinda onemli farkliliklar gosterecektir. Kuresel buyumenin dortte ucunden
    fazlasini, basta cin ve hindistan olmak uzere gelismekte olan ulkeler
    saglayacaktir. Bu ulkelerin 2011 ve 2012 yillarinda sirasiyla yuzde 6,4 ve yuzde
    6,1 buyumesi beklenmektedir. Cin ve hindistan haric tutuldugunda bu rakamlar
    sirasiyla yuzde 4,6'ya ve yuzde 4,2'ye dusmektedir. Gelismis ulkelerde, buyume
    yuzde 1,6 ve yuzde 1,9 olarak ongorulmektedir. Avro bolgesinde ise devam eden
    borc krizi nedeniyle global buyumeye iliskin asagi yonlu riskler artmistir.
    Turkiye, dunyada guclu buyume performansi ile one cikmaktadir. 2010
    yilinda yuzde 9 buyuyen turkiye ekonomisinin bu yil yuzde 7,5 buyumesi
    beklenmektedir. Bu buyume oranlariyla turkiye, ab ulkeleri icinde ilk siradayken
    dunya buyume liginde de ust siralarda yer almaktadir. Dunya ekonomisindeki
    yavaslamaya paralel olarak ulkemizin gelecek yil yuzde 4 civarinda buyumesi
    beklenmektedir.
    Bildiginiz gibi, kuresel kriz en yikici etkisini istihdam uzerinde
    gostermistir. Ilo istatistiklerine gore, 2007 yili sonunda 177 milyon olan
    dunyadaki issiz sayisi 2010 yili sonu itibariyla yaklasik 28 milyon artarak 205
    milyona ulasmistir. Ilo, 2011 yili icin issiz sayisini 203,3 milyon olarak tahmin
    etmektedir.
    Kuresel ekonomideki toparlanma bu kayiplari telafi edememistir. Issizlik
    oranlari halen kriz oncesi seviyelerin uzerindedir. Mukayese etmek icin aralik
    2007 tarihindeki mevsimsellikten arindirilmis issizlik oranini 100 kabul edersek,
    2011 ekim ayi itibariyla issizlik seviyesi abd'de 180'e, gelismis ekonomilerde ve
    avro bolgesinde ise 140 seviyesine cikmistir. Istihdam yaratmada turkiye dunyadan
    pozitif yonde ayrismistir. Uygulamaya koydugumuz aktif isgucu politikalari ve
    guclu buyume sayesinde turkiye rekor duzeyde istihdam yaratmistir. Aralik
    2007'deki mevsimsellikten arindirilmis issizlik oranini 100 kabul edersek, 2011
    agustos itibariyla issizlik seviyesi kriz oncesi seviyenin altina, 94'e kadar
    inmistir.''

    -gelismis ulkelerin borc sorunu-

    bugun gelismis ulkelerin borclarin surdurulebilirligi sorunuyla karsi
    karsiya oldugunu, bu sorunun, kuresel krizle ortaya cikan ozel sektor bilanco
    problemleri ve finansal sektordeki kirilganliklarin kamu bilancolarina
    yansimasindan kaynaklandigina dikkati ceken simsek, gelismis ulkelerde kriz
    oncesi donemde ortalama yuzde 1,1 olan genel devlet butce aciginin gsyh'ye
    oraninin 2009 ve 2010'da sirasiyla yuzde 8,7'ye ve yuzde 7,5'e ciktigini, 2011 ve
    2012'de ise bu oranin yuzde 6,5 ve yuzde 5,2 olacaginin ongoruldugunu bildirdi.
    Avro bolgesinde ise kriz oncesi donemde yuzde 0,7 olan butce aciginin
    gsyh'ye oraninin, 2009 ve 2010'da sirasiyla yuzde 6,3'e ve yuzde 6'ya
    yukseldigini, alinan onlemlerin etkisiyle bu oranin 2011 ve 2012'de sirasiyla
    yuzde 4,1'e ve yuzde 3,1'e duseceginin tahmin edildigini, ozellikle gelismis
    ulkelerde yukselen butce aciklarinin, kamu borc stokunun da artmasina neden
    oldugunu, 2007-2011 doneminde gelismis ulkelerde kamu borc stokunun gsyh'ye
    oraninin, ortalama 30 puan artarak yuzde 104 seviyesine ciktigini kaydetti.
    Simsek, gelismis g-20 ulkelerinde 2011'de yuzde 110 olan borc stokunun
    milli gelire oraninin, 2. Dunya savasi'ndan bu yana gorulen en yuksek seviye
    oldugunu, bu oranin onumuzdeki yil, daha da artarak yuzde 113 seviyesine
    cikacaginin tahmin edildigini, avro bolgesinde ortalama borc stokunun gsyh'ye
    oraninin 2007'de yuzde 66,4 iken bu oranin 2011 itibariyla yuzde 88,6'ya, 2012'de
    ise yuzde 90'a cikmasinin beklendigini anlatti.
    Yapilan akademik calismalarin, yuzde 90 seviyesindeki bir kamu borc
    stokunun uzun vadeli buyume oranlari uzerinde cok ciddi olumsuz etki yarattigini
    ortaya koydugunu aktaran mehmet simsek, gelismekte olan ulkelerde ise kamu
    finansman dengelerinin daha saglikli bir gorunume sahip oldugunu, bu ulkelerin
    her ne kadar krizle birlikte butce acigi vermis olsalar da kriz sonrasi
    uyguladiklari mali sikilastirma sayesinde butce aciklarini azalttiklarini,
    gelismekte olan ulkelerin kriz oncesi donemde gsyh'ye oran olarak yuzde 1,2 genel
    devlet butce fazlasi verirken 2009 ve 2010 yillarinda sirasiyla yuzde 4,1 ve
    yuzde 2,9 oraninda acik verdikleri bilgisini verdi.
    Gelismekte olan ulkelerin, borc stoku bakimindan da gelismis ulkelere
    gore daha iyi durumda oldugunu, bbu ulkelerde, kriz oncesinde yuzde 34,6 olan
    borc stokunun gsyh'ye orani 2009 ve 2010'da sirasiyla yuzde 35,4'e ve yuzde
    39,3'e ciktigini, 2011 ve 2012'de ise bu oranin yuzde 36,2'ye ve yuzde 34,5'e
    gerilemesi beklendigini belirten simsek, soyle devam etti:
    ''turkiye'de ise uyguladigimiz dogru politikalar sayesinde mali
    dengelerimizde kriz oncesi seviyeleri yakaladik. Ulkemizde krizden once yuzde 0,2
    olan genel devlet butce aciginin gsyh'ye orani, kuresel krizin etkisiyle 2009
    yilinda yuzde 5,5'e yukselmistir. Hukumetimizin aldigi tedbirler sayesinde 2010
    yilinda yuzde 2,9'a gerileyen butce aciginin, 2011'de yuzde 1 civarina dusecegi
    tahmin edilmektedir. Bu oranin 2012 yilinda ise yuzde 0,8 olarak gerceklesecegini
    ongoruyoruz. Benzer sekilde kriz oncesi yuzde 39,9 olan brut kamu borc stokunun
    gsyh'ye orani krizle birlikte 2009'da yuzde 46,1'e yukselmistir. Sagladigimiz
    butce disiplini sayesinde 2010 yilinda yuzde 42,2'ye gerilemis olan bu oranin,
    2011 yilinda yuzde 39,8'e, 2012'de ise yuzde 37'ye dusecegi ongorulmektedir.
    Turkiye'de son zamanlarda gozlemlenen enflasyondaki artis sadece bize
    ozgu bir durum degildir. 2010 yilinda hedeflerimiz dogrultusunda yuzde 6,4 olarak
    gerceklesen yilsonu enflasyonunun, merkez bankasi tahminlerine gore 2011 yilsonu
    itibariyla yuzde 8,3'e cikacagi beklenmektedir. Bu artista daha once bahsettigim
    emtia fiyatlarindaki artisin yani sira; guclu ic talep, turk lirasindaki deger
    kaybi ve ekim ayinda yaptigimiz vergi artislari etkili olmustur. Yavaslama
    surecine giren ic talep ile enflasyonu yukari iten diger faktorlerin etkisinin
    gecici olacagi dikkate alindiginda enflasyonun 2012'de yuzde 5'lik hedefe
    yaklasacagini tahmin ediyoruz.
    Kuresel kriz sonrasi donemde turkiye ekonomisi, surekli iyilesen kamu
    finansman dengeleri ve istihdam yaratan guclu buyumesi ile bircok ulkeden pozitif
    yonde ayrismistir. Bu ayrismada, hukumetimizin ortaya koydugu guclu siyasi irade,
    kredibilitesi yuksek orta vadeli program ve saglam bankacilik sektoru buyuk rol
    oynamistir. Turkiye ekonomisi kriz sonrasi donemde ozel sektor dinamizmi ile cok
    guclu bir buyume surecine girmistir. Kriz sonrasi donemdeki buyume performansi
    ile turkiye, kuresel buyume liginde en ust siralarda yerini almistir. Bircok ulke
    henuz kriz oncesi gsyh seviyesine ulasamamisken turkiye ekonomisi haziran sonu
    itibariyla sabit fiyatlarla kriz oncesi seviyesini yuzde 9 oraninda asmistir.''
    simsek, turkiye ekonomisinin bu yil yuzde 7,5, gelecek yil ise dunya
    ekonomisine iliskin artan belirsizlikler ve en buyuk ihracat pazarimiz olan
    ab'deki kriz nedeniyle yuzde 4 civarinda buyuyeceginin ongoruldugunu bildirerek,
    ''bu surecte ic talep artisini daha makul duzeye cekmek icin aldigimiz tedbirler
    de etkili olacaktir'' dedi.
    Turkiye ekonomisinin guclu performansinin bir tesaduf olmadigini belirten
    simsek, soyle devam etti:
    ''gerek kuresel kriz oncesi donemde gerekse kuresel kriz surecinde ve
    sonrasinda hukumetimiz, tum politika araclarini orta vadeli bir perspektifle
    zamaninda ve kararli bir sekilde kullanmistir. Turkiye, krizle mucadelede bircok
    bakimdan dunyaya ornek bir ulke olmustur. Ak parti hukumetleri doneminde
    (2003-2011) turkiye ekonomisi, 2009'da yasanan son 60 yilin en buyuk kuresel
    krizine ragmen ortalama yuzde 5,1 buyumustur. Kriz oncesi donemde (2003-2007) ise
    ortalama buyume orani yuzde 6,9 olmustur. Bu performans, hem ak parti hukumetleri
    oncesindeki dokuz yillik donemin (1994-2002) yuzde 2,4'luk hem de 1924-2002
    doneminin yuzde 4,5'lik buyumesinden daha gucludur.''


    -aa-

    Yorum

    • kenimiç
      haberci
      • 25 Kasım 2009
      • 1140

      #2597
      Simsek:"turkiye, dunyada guclu buyume performansi ile one cikmaktadir"
      maliye bakani mehmet simsek, dunyada guclu
      buyume performansi ile one cikan ve 2010 yilinda yuzde 9 buyuyen turkiye
      ekonomisinin bu yil yuzde 7,5 buyumesinin beklendigini bildirdi.
      Simsek, tbmm genel kurulunda, 2012 yili merkezi yonetim butce kanunu
      tasarisini sundu. Simsek, 17 ekim 2011 tarihinde tbmm'ye sunulan 2012 yili
      merkezi yonetim butce kanunu tasarisi ile 2010 yili kesinhesap kanunu
      tasarisi'nin plan ve butce komisyonu'ndaki gorusmelerinin yogun bir calisma
      sonucunda tamamlandigini anlatti.
      Sunumuma, dunya ve turkiye ekonomisinin gorunumuyle ilgili
      degerlendirmelerle baslayan simsek, dunya ekonomisinde kuresel kriz sonrasi
      olaganustu para ve maliye politikasi destekleriyle baslayan ekonomik
      toparlanmanin, 2011'in ikinci ceyreginden itibaren ivme kaybettigini, kuresel
      ekonominin, avro bolgesinde derinlesen borc krizinin etkisiyle tekrar
      belirsizliklerin arttigi bir doneme girdigini kaydetti.
      Kuresel ekonominin karsi karsiya oldugu riskleri, avro bolgesi kamu borc
      krizinin derinlesmesi ve italya gibi buyuk ekonomilere yayilmasi, kamu borc
      krizinin zaten zayif olan bankacilik sistemini olumsuz yonde etkilemesi, gelismis
      ulkelerde buyumenin zayif kalmasi ve yeterli istihdam saglayamamasi ve global
      buyumeye iliskin beklentilerde bozulmaya ragmen emtia fiyatlarinin yuksek
      seyretmesi olarak 4 baslikta toplayan bakan simsek, 2010 yili basinda aciga cikan
      avro bolgesi kamu borc sorununun, siyasi iradenin piyasalari tatmin edici bir
      cozum uretememesinden dolayi ab'deki diger bazi ulkelere de sicradigini
      animsatti.
      Son aylarda dunyanin en borclu ucuncu ulkesi italya'yi da etkisi altina
      alan krizin, kuresel ekonomi acisindan buyuk bir tehdide donustugunu, bu kapsamda
      yarin bruksel'de gerceklesecek olan ab liderler zirvesi'nin buyuk onem tasidigina
      isaret eden simsek, son gunlerde piyasalarda olusan olumlu havanin, bu zirveden
      cikacak iki onemli beklentiyi yansittigini ilkinin, piyasalardan surdurulebilir
      maliyetlerle borclanamayan ulkelere destegin artirilacagi ve mali bunyesi
      zayiflayan bankalara sermaye desteginin saglanacagi oldugunu, ikincisinin ise
      boyle bir krizin bir daha yasanmamasi ve avro bolgesinin surdurulebilirligi icin
      gerekli kurumsal ve yapisal reformlarin yapilacagi oldugunu bildirdi.
      Kuresel krizden dolayi bilancolari zaten zayiflamis olan bankalarin simdi
      de portfoylerinde tuttuklari problemli ulke tahvillerinin piyasa degerindeki
      dususler nedeniyle onemli kayiplarla karsi karsiya oldugunu, piyasa sartlarinin
      elverisli olmamasi nedeniyle bankalarin sermaye artirimina olumlu yaklasmadigini,
      devlet destegi olmadan bankalarin sermaye yeterlilik oranlarini tutturmasinin
      ancak bilanco kucultulmesi yoluyla mumkun olacagini dile getiren mehmet simsek,
      bunun da reel ekonomide muhtemel sorunlari daha da derinlestirebilecegi
      uyarisinda bulundu.
      Mehmet simsek, gelismis ulkelerin kriz sonrasi potansiyelin altinda
      buyumesi ve yeterli istihdam yaratamamasinin global buyume beklentilerini olumsuz
      yonde etkiledigini, dunya ekonomisinin yarisindan fazlasini olusturan gelismis
      ulkelerdeki bu sorunun, gelismekte olan ulkeleri ticaret ve sermaye kanali ile
      olumsuz etkilemesinin muhtemel oldugunu, ayrica, gelismis ulkelerin guven veren
      bir orta vadeli mali plan ortaya koyamamalarinin finansal piyasalarla yatirimci
      ve tuketici beklentilerini olumsuz yonde etkilemekte oldugunu bildirdi.

      -turkiye'nin guclu buyume performansi-

      kuresel buyume beklentilerindeki zayiflamaya karsin emtia fiyatlarinin
      goreceli yuksek duzeyini korumasinin, kuresel ekonomi icin bir risk
      olusturdugunu, bu durumun, ozellikle dogal kaynaklar acisindan disa bagimli
      ulkelerin enflasyon ve buyume dinamikleri acisindan olumsuz bir gelisme oldugunu
      vurgulayan simsek, bu cercevede, dunya ekonomisinin 2011 ve 2012 yillari buyume
      tahminlerini imf yuzde 4, oecd ise sirasiyla yuzde 3,8 ve yuzde 3,4 olarak
      acikladigini animsatti.
      Simsek, soyle devam etti:
      ''her ne kadar yuzde 4'luk oran makul gorunse de buyume, ulke gruplari
      arasinda onemli farkliliklar gosterecektir. Kuresel buyumenin dortte ucunden
      fazlasini, basta cin ve hindistan olmak uzere gelismekte olan ulkeler
      saglayacaktir. Bu ulkelerin 2011 ve 2012 yillarinda sirasiyla yuzde 6,4 ve yuzde
      6,1 buyumesi beklenmektedir. Cin ve hindistan haric tutuldugunda bu rakamlar
      sirasiyla yuzde 4,6'ya ve yuzde 4,2'ye dusmektedir. Gelismis ulkelerde, buyume
      yuzde 1,6 ve yuzde 1,9 olarak ongorulmektedir. Avro bolgesinde ise devam eden
      borc krizi nedeniyle global buyumeye iliskin asagi yonlu riskler artmistir.
      Turkiye, dunyada guclu buyume performansi ile one cikmaktadir. 2010
      yilinda yuzde 9 buyuyen turkiye ekonomisinin bu yil yuzde 7,5 buyumesi
      beklenmektedir. Bu buyume oranlariyla turkiye, ab ulkeleri icinde ilk siradayken
      dunya buyume liginde de ust siralarda yer almaktadir. Dunya ekonomisindeki
      yavaslamaya paralel olarak ulkemizin gelecek yil yuzde 4 civarinda buyumesi
      beklenmektedir.
      Bildiginiz gibi, kuresel kriz en yikici etkisini istihdam uzerinde
      gostermistir. Ilo istatistiklerine gore, 2007 yili sonunda 177 milyon olan
      dunyadaki issiz sayisi 2010 yili sonu itibariyla yaklasik 28 milyon artarak 205
      milyona ulasmistir. Ilo, 2011 yili icin issiz sayisini 203,3 milyon olarak tahmin
      etmektedir.
      Kuresel ekonomideki toparlanma bu kayiplari telafi edememistir. Issizlik
      oranlari halen kriz oncesi seviyelerin uzerindedir. Mukayese etmek icin aralik
      2007 tarihindeki mevsimsellikten arindirilmis issizlik oranini 100 kabul edersek,
      2011 ekim ayi itibariyla issizlik seviyesi abd'de 180'e, gelismis ekonomilerde ve
      avro bolgesinde ise 140 seviyesine cikmistir. Istihdam yaratmada turkiye dunyadan
      pozitif yonde ayrismistir. Uygulamaya koydugumuz aktif isgucu politikalari ve
      guclu buyume sayesinde turkiye rekor duzeyde istihdam yaratmistir. Aralik
      2007'deki mevsimsellikten arindirilmis issizlik oranini 100 kabul edersek, 2011
      agustos itibariyla issizlik seviyesi kriz oncesi seviyenin altina, 94'e kadar
      inmistir.''

      -gelismis ulkelerin borc sorunu-

      bugun gelismis ulkelerin borclarin surdurulebilirligi sorunuyla karsi
      karsiya oldugunu, bu sorunun, kuresel krizle ortaya cikan ozel sektor bilanco
      problemleri ve finansal sektordeki kirilganliklarin kamu bilancolarina
      yansimasindan kaynaklandigina dikkati ceken simsek, gelismis ulkelerde kriz
      oncesi donemde ortalama yuzde 1,1 olan genel devlet butce aciginin gsyh'ye
      oraninin 2009 ve 2010'da sirasiyla yuzde 8,7'ye ve yuzde 7,5'e ciktigini, 2011 ve
      2012'de ise bu oranin yuzde 6,5 ve yuzde 5,2 olacaginin ongoruldugunu bildirdi.
      Avro bolgesinde ise kriz oncesi donemde yuzde 0,7 olan butce aciginin
      gsyh'ye oraninin, 2009 ve 2010'da sirasiyla yuzde 6,3'e ve yuzde 6'ya
      yukseldigini, alinan onlemlerin etkisiyle bu oranin 2011 ve 2012'de sirasiyla
      yuzde 4,1'e ve yuzde 3,1'e duseceginin tahmin edildigini, ozellikle gelismis
      ulkelerde yukselen butce aciklarinin, kamu borc stokunun da artmasina neden
      oldugunu, 2007-2011 doneminde gelismis ulkelerde kamu borc stokunun gsyh'ye
      oraninin, ortalama 30 puan artarak yuzde 104 seviyesine ciktigini kaydetti.
      Simsek, gelismis g-20 ulkelerinde 2011'de yuzde 110 olan borc stokunun
      milli gelire oraninin, 2. Dunya savasi'ndan bu yana gorulen en yuksek seviye
      oldugunu, bu oranin onumuzdeki yil, daha da artarak yuzde 113 seviyesine
      cikacaginin tahmin edildigini, avro bolgesinde ortalama borc stokunun gsyh'ye
      oraninin 2007'de yuzde 66,4 iken bu oranin 2011 itibariyla yuzde 88,6'ya, 2012'de
      ise yuzde 90'a cikmasinin beklendigini anlatti.
      Yapilan akademik calismalarin, yuzde 90 seviyesindeki bir kamu borc
      stokunun uzun vadeli buyume oranlari uzerinde cok ciddi olumsuz etki yarattigini
      ortaya koydugunu aktaran mehmet simsek, gelismekte olan ulkelerde ise kamu
      finansman dengelerinin daha saglikli bir gorunume sahip oldugunu, bu ulkelerin
      her ne kadar krizle birlikte butce acigi vermis olsalar da kriz sonrasi
      uyguladiklari mali sikilastirma sayesinde butce aciklarini azalttiklarini,
      gelismekte olan ulkelerin kriz oncesi donemde gsyh'ye oran olarak yuzde 1,2 genel
      devlet butce fazlasi verirken 2009 ve 2010 yillarinda sirasiyla yuzde 4,1 ve
      yuzde 2,9 oraninda acik verdikleri bilgisini verdi.
      Gelismekte olan ulkelerin, borc stoku bakimindan da gelismis ulkelere
      gore daha iyi durumda oldugunu, bbu ulkelerde, kriz oncesinde yuzde 34,6 olan
      borc stokunun gsyh'ye orani 2009 ve 2010'da sirasiyla yuzde 35,4'e ve yuzde
      39,3'e ciktigini, 2011 ve 2012'de ise bu oranin yuzde 36,2'ye ve yuzde 34,5'e
      gerilemesi beklendigini belirten simsek, soyle devam etti:
      ''turkiye'de ise uyguladigimiz dogru politikalar sayesinde mali
      dengelerimizde kriz oncesi seviyeleri yakaladik. Ulkemizde krizden once yuzde 0,2
      olan genel devlet butce aciginin gsyh'ye orani, kuresel krizin etkisiyle 2009
      yilinda yuzde 5,5'e yukselmistir. Hukumetimizin aldigi tedbirler sayesinde 2010
      yilinda yuzde 2,9'a gerileyen butce aciginin, 2011'de yuzde 1 civarina dusecegi
      tahmin edilmektedir. Bu oranin 2012 yilinda ise yuzde 0,8 olarak gerceklesecegini
      ongoruyoruz. Benzer sekilde kriz oncesi yuzde 39,9 olan brut kamu borc stokunun
      gsyh'ye orani krizle birlikte 2009'da yuzde 46,1'e yukselmistir. Sagladigimiz
      butce disiplini sayesinde 2010 yilinda yuzde 42,2'ye gerilemis olan bu oranin,
      2011 yilinda yuzde 39,8'e, 2012'de ise yuzde 37'ye dusecegi ongorulmektedir.
      Turkiye'de son zamanlarda gozlemlenen enflasyondaki artis sadece bize
      ozgu bir durum degildir. 2010 yilinda hedeflerimiz dogrultusunda yuzde 6,4 olarak
      gerceklesen yilsonu enflasyonunun, merkez bankasi tahminlerine gore 2011 yilsonu
      itibariyla yuzde 8,3'e cikacagi beklenmektedir. Bu artista daha once bahsettigim
      emtia fiyatlarindaki artisin yani sira; guclu ic talep, turk lirasindaki deger
      kaybi ve ekim ayinda yaptigimiz vergi artislari etkili olmustur. Yavaslama
      surecine giren ic talep ile enflasyonu yukari iten diger faktorlerin etkisinin
      gecici olacagi dikkate alindiginda enflasyonun 2012'de yuzde 5'lik hedefe
      yaklasacagini tahmin ediyoruz.
      Kuresel kriz sonrasi donemde turkiye ekonomisi, surekli iyilesen kamu
      finansman dengeleri ve istihdam yaratan guclu buyumesi ile bircok ulkeden pozitif
      yonde ayrismistir. Bu ayrismada, hukumetimizin ortaya koydugu guclu siyasi irade,
      kredibilitesi yuksek orta vadeli program ve saglam bankacilik sektoru buyuk rol
      oynamistir. Turkiye ekonomisi kriz sonrasi donemde ozel sektor dinamizmi ile cok
      guclu bir buyume surecine girmistir. Kriz sonrasi donemdeki buyume performansi
      ile turkiye, kuresel buyume liginde en ust siralarda yerini almistir. Bircok ulke
      henuz kriz oncesi gsyh seviyesine ulasamamisken turkiye ekonomisi haziran sonu
      itibariyla sabit fiyatlarla kriz oncesi seviyesini yuzde 9 oraninda asmistir.''
      simsek, turkiye ekonomisinin bu yil yuzde 7,5, gelecek yil ise dunya
      ekonomisine iliskin artan belirsizlikler ve en buyuk ihracat pazarimiz olan
      ab'deki kriz nedeniyle yuzde 4 civarinda buyuyeceginin ongoruldugunu bildirerek,
      ''bu surecte ic talep artisini daha makul duzeye cekmek icin aldigimiz tedbirler
      de etkili olacaktir'' dedi.
      Turkiye ekonomisinin guclu performansinin bir tesaduf olmadigini belirten
      simsek, soyle devam etti:
      ''gerek kuresel kriz oncesi donemde gerekse kuresel kriz surecinde ve
      sonrasinda hukumetimiz, tum politika araclarini orta vadeli bir perspektifle
      zamaninda ve kararli bir sekilde kullanmistir. Turkiye, krizle mucadelede bircok
      bakimdan dunyaya ornek bir ulke olmustur. Ak parti hukumetleri doneminde
      (2003-2011) turkiye ekonomisi, 2009'da yasanan son 60 yilin en buyuk kuresel
      krizine ragmen ortalama yuzde 5,1 buyumustur. Kriz oncesi donemde (2003-2007) ise
      ortalama buyume orani yuzde 6,9 olmustur. Bu performans, hem ak parti hukumetleri
      oncesindeki dokuz yillik donemin (1994-2002) yuzde 2,4'luk hem de 1924-2002
      doneminin yuzde 4,5'lik buyumesinden daha gucludur.''

      -aa-

      Yorum

      • kenimiç
        haberci
        • 25 Kasım 2009
        • 1140

        #2598
        tnaaa28 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
        efenim zat-ı aliniz bu hüsusda deriin yol katettiniz... Sizleri tebriik ediyorümm...
        zat-i alİnİze ben teŞekkÜr ederİm ÇÜnkÜ bİzlerİ sÜreklİ gÜlÜmsetİyorsunuz

        Yorum

        • Tnaaa28
          Analizci
          • 18 Ağustos 2011
          • 1334

          #2599
          kenimiç Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
          zat-i alİnİze ben teŞekkÜr ederİm ÇÜnkÜ bİzlerİ sÜreklİ gÜlÜmsetİyorsunuz
          Rica ederim... borsadan canımız sıkılıp duruyor... biraz bari geyik yapalım diyoz.. napçen...
          " Yazdıklarım şahsi düşünceler, analizler ve yorumlarım olup yatırım tavsiyesi kapsamında değerlendirmeyiniz..."

          Yorum

          • kenimiç
            haberci
            • 25 Kasım 2009
            • 1140

            #2600
            Rusya devlet baskani medvedevrotestolar, demokrasinin yansimasi
            rusya devlet baskani dimitriy medvedev, ulkede
            hafta sonunda yapilan genel secim sonuclarinin ardindan baslayan protestolari
            demokrasinin yansimasi olarak nitelendirdi.
            Medvedev, cek cumhuriyeti'nin baskenti prag'da, cek mevkidasi vaclav
            klaus ile gorusmesinden sonra yaptigi aciklamada, insanlar secimlerle ilgili
            goruslerini soylemek istiyorlarsa bunda sorun yok diyerek protestolarda
            olagandisi bir durum olmadigini belirtti.
            Rusya devlet baskani, secimlerin adil olmadigi gerekcesiyle duzenlenen
            protestolara ragmen, yeni parlamentonun calismaya baslamasina izin verilmesi
            gerektigini soyledi.
            Medvedev, en onemli seyin halkin sinirlerini yatistirmak ve yeni
            parlamentonun calismaya baslamasina olanak saglamak oldugunu kaydetti.
            Reuters ajansi, rusya'da pazartesi gunu baslayan protestolarin ardindan
            ilk kez bu konuda aciklama yapan medvedev'in tavrinin basbakan vladimir putin'in
            tarzindan daha yumusak oldugu yorumunu yapti.

            -aa-

            Yorum

            • kenimiç
              haberci
              • 25 Kasım 2009
              • 1140

              #2601
              Guler sabanci: Avrupa'da ciddi bir belirsizlik var - bloomberg ht
              guler sabanci: Avrupa'da ciddi bir belirsizlik var - bloomberg ht
              -matriks-

              Yorum

              • vmr
                ketenhelva
                • 12 Mayıs 2009
                • 313

                #2602
                arkadaşlar sn penguen ve sn kuterodan uzun zamandır ses soluk yok,kendileri ile görüşüp bize iyi olduklarını söyleyebilecek birileri varmı aramızda(yusuf ve erol abiler)..
                su akar yolunu bulur..

                Yorum

                • kenimiç
                  haberci
                  • 25 Kasım 2009
                  • 1140

                  #2603
                  Denta ambalaj icin stratejik opsiyonlarin incelenmesi amaciyla standard unlu menkul gorevlendirildi - kap
                  'nin kamuoyu aydinlatma platformu'nda (kap) yayinlanan
                  aciklamasi asagida bulunuyor:
                  " dentas kagit sanayi a.s'nin 07.12.2011 tarihli yazisi asagiya cikarilmistir.
                  Dentas kagit sanayi a.s-07.12.2011 tarih-22 sayili yonetim kurulu karari
                  yonetim kurulumuz sirket merkezi idari binasindaki toplanti salonunda saat
                  17.00'de yonetim kurulu baskani sayin mehmet ali abalioglu baskanliginda
                  toplanarak asagidaki gundemi gorusmustur.
                  Istiraklerimizden dentas ambalaj ve kagit sanayi anonim sirketi'nin 2007
                  yilinda 70 bin ton olarak gerceklestirdigi oluklu mukavva satis miktarini
                  2011 yili sonu itibari ile yaklasik 170 bin ton seviyesine yukselterek
                  onemli bir buyume kaydetmesi beklenmektedir.
                  Istirakimizin bu basarisini ve buyumesini orta ve uzun vadede devam ettirmek
                  vizyonu dogrultusunda, cesitli stratejik opsiyonlarin incelenmesi amaciyla
                  standard unlu menkul degerler a.s'nin gorevlendirilmesine oy birligi ile
                  karar verilmistir" "
                  -matriks-

                  Yorum

                  • Tnaaa28
                    Analizci
                    • 18 Ağustos 2011
                    • 1334

                    #2604
                    vmr Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                    arkadaşlar sn penguen ve sn kuterodan uzun zamandır ses soluk yok,kendileri ile görüşüp bize iyi olduklarını söyleyebilecek birileri varmı aramızda(yusuf ve erol abiler)..
                    Pengueni tanımıyorum ama Sevgili KUTERO bir diğer sitede yazıp durmakta sanırım buraya ara verdi herhalde buda Kaptanın bu günkü son gönderisi :

                    http://www.hisse.net/forum/showthrea...86#post6716286
                    " Yazdıklarım şahsi düşünceler, analizler ve yorumlarım olup yatırım tavsiyesi kapsamında değerlendirmeyiniz..."

                    Yorum

                    • vmr
                      ketenhelva
                      • 12 Mayıs 2009
                      • 313

                      #2605
                      sagolasın tnaa,arada orayada bakarım ama hiç farketmemiştim..
                      su akar yolunu bulur..

                      Yorum

                      • kenimiç
                        haberci
                        • 25 Kasım 2009
                        • 1140

                        #2606
                        Avrupa merkez bankasi faiz oranlarini 25 baz puan dusurdu : % 1 (beklenti:%1 onceki:%1.25)

                        -matriks-

                        Yorum

                        • kenimiç
                          haberci
                          • 25 Kasım 2009
                          • 1140

                          #2607
                          (yenileme)avrupa merkez bankasi, gosterge faiz oranini 25 baz puan dusurerek yuzde 1'e cekti
                          avrupa merkez bankasi (ecb), yuzde 1,25
                          olan gosterge faiz oranini yuzde 1'e dusurdu.
                          Ecb, frankfurt'taki merkezinde bugun yaptigi toplantida, gosterge faiz
                          oranini 25 baz puan (yuzde 0,25) indirerek yuzde 1,25'den yuzde 1'e cekti.
                          Mario draghi'nin gecen ay ilk kez ecb baskani olarak katildigi
                          toplantida, banka surpriz sekilde gosterge faiz oranini 25 baz puan (yuzde 0,25)
                          azaltarak yuzde 1,50'den yuzde 1,25'e indirmisti.
                          Ecb, temmuz ayinda, artan enflasyonla mucadele icin gosterge faiz oranini
                          25 baz puan yukselterek yuzde 1,25'ten yuzde 1,50'ye cikarmisti.

                          -aa-

                          Yorum

                          • kenimiç
                            haberci
                            • 25 Kasım 2009
                            • 1140

                            #2608
                            Simsek:turkiye'nin cds primi 15 ab uyesinden daha dusuktur
                            maliye bakani mehmet simsek, turkiye'nin
                            yakin donem makroekonomik tarihine bakildiginda gercekci ve guven veren orta
                            vadeli programlarin oneminin daha iyi anlasilacagini belirterek, ''ulkemiz,
                            gecmiste uygulanan populist politikalardan cok cekmis ve bu yuzden halkimiz agir
                            bedeller odemistir'' dedi.
                            Tbmm genel kurulu'nda maliye bakanligi 2012 yili butce sunus konusmasini
                            yapan mehmet simsek, turkiye'nin kuresel kriz donemi ve sonrasinda kredibilitesi
                            yuksek orta vadeli program gelistirip, bunu uygulamaya koyan nadir ulkelerden
                            biri oldugunu, her ne kadar kuresel soklari ongormek zor olsa da belirsizliklerin
                            arttigi bir donemden gecildiginin farkinda olduklarini soyledi. Simsek, bu
                            nedenle 2012-2014 orta vadeli programini ihtiyatli bir anlayisla hazirladiklarini
                            kaydetti.
                            Hukumetin uygulamakta oldugu orta vadeli program cercevesinde belirlenen
                            makroekonomik ve yapisal politikalarin, turkiye'yi dis soklara karsi direncli
                            hale getirdigini anlatan simsek, soyle devam etti:
                            ''turkiye'nin yakin donem makroekonomik tarihine baktigimizda, gercekci
                            ve guven veren orta vadeli programlarin onemini daha iyi anlariz. Ulkemiz,
                            gecmiste uygulanan populist politikalardan cok cekmis ve bu yuzden halkimiz agir
                            bedeller odemistir. Nitekim ak parti hukumetlerinden onceki dokuz yillik donemde,
                            uc buyuk kriz (1994, 1998-99 ve 2001) yasanmistir.
                            Butun bunlardan daha onemlisi, ulkemizde siyasi istikrar ve guclu bir
                            hukumet vardir. Ak parti hukumetlerinden onceki 79 yillik cumhuriyet tarihimizde
                            57 hukumet kuruldugu dikkate alinirsa, bizden onceki hukumetlerin ortalama
                            omrunun yaklasik 16 ay oldugu gorulur. Boyle bir ortamda sorunlara orta ve uzun
                            vadeli bir perspektifle yaklasmanin ve yapisal sorunlara cozum uretmenin ne kadar
                            zor oldugu ortadadir. Son dokuz yillik donemde elde edilen kazanimlarin
                            arkasindaki temel etken, siyasi istikrar ve guclu iradedir. Oysa bugun gerek
                            avrupa'daki borc krizinin buyumesi gerekse istikrarin besigi gibi gorunen
                            abd'deki sikintilar esas itibariyla siyasidir.''

                            -turkiye'nin dusuk risk primi-

                            turkiye'nin makroekonomik temellerinin saglam oldugunun bir diger
                            gostergesinin de nispeten dusuk risk primi oldugunu anlatan simsek, turkiye'nin
                            cds (kredi temerrut takasi) primi 15 ab uyesinden daha dusuk oldugunu soyledi.
                            Simsek, ayrica turkiye'nin uluslararasi piyasalarda ab uyesi ulkelerin yarisindan
                            daha ucuza borclanabildigine dikkati cekerek, bazi ab ulkelerinde ic borclanma
                            ihalelerinde talep yetersizliginin yasandigi, avrupa merkez bankasinin
                            mudahalesinin gerektigi ve risk primlerinin rekor duzeye yukseldigi bir donemde,
                            turk hazinesinin bugun yuzde 1 'in altinda reel faiz oranlariyla
                            borclanabildigine vurgu yapti.
                            ''oysa 2002 yilinda reel faiz orani yuzde 25 civarindaydi. Benzer
                            sekilde, 2002'de yuzde 10'un uzerinde olan 10 yillik avro cinsinden borclanma
                            faizimiz, 2011 kasim sonu itibariyla yuzde 5,6'ya dusmustur'' diyen mehmet
                            simsek, yuksek cari acik problemine karsin turkiye'nin risk priminin oldukca
                            dusuk oldugunu kaydetti.
                            Bunun, iceride ve disarida turkiye'ye olan guvenin bir gostergesi
                            oldugunu dile getiren simsek, ayrica kuresel kriz doneminde bircok ulkenin kredi
                            notlari birkac kademe dusurulurken, turkiye'nin kredi notunu iki kademe artirilan
                            ender ulkelerden biri oldugunu soyledi.
                            Maliye bakani mehmet simsek, sunlari kaydetti:
                            ''tabiidir ki ulkemizde her sey mukemmel degil, bazi konjonkturel ve
                            yapisal sorunlarimiz bulunmaktadir. Turkiye ekonomisinin en onemli iki yapisal
                            sorunu, yuksek cari islemler acigi ve issizliktir. Ilk olarak, ulkemizde cari
                            islemler acigi onemli bir sorun olmaya devam etmektedir. Yuksek cari islemler
                            acigimiz, kismen konjonkturel kismen yapisal sebeplerden kaynaklanmaktadir. 2010
                            yilinda yuzde 26 artan global emtia fiyatlari 2011 yilinda da ayni oranda
                            yukselmistir. Ozellikle enerji fiyatlarindaki yuksek artislar, cari islemler
                            dengemizi olumsuz yonde etkilemektedir. Ornegin, brent tipi ham petrol varil
                            fiyatlari 2009'da ortalama 61,1 dolar iken 2010 yilinda 77,2 dolar, bu yilin ilk
                            11 ayinda ise 110,1 dolar olmustur. Her 10 dolarlik artisin, cari acigimizi
                            yaklasik 4-4,5 milyar dolar artirdigini dusunursek, bu etkinin boyutu daha iyi
                            anlasilabilir.
                            Cari islemler acigindaki kotulesmenin temel sebebi son yillarda azalan
                            yurt ici tasarruflarimizdir. Ikinci olarak, ulkemiz cok buyuk olcude enerjide
                            disa bagimlidir ve son yillarda dogal gaz ve petrol fiyatlarinda yuksek artislar
                            yasanmistir. 2002 yilinda 9,2 milyar dolar olan enerji ithalatimiz, bu yil
                            muhtemelen 50 milyar dolara ulasmis olacaktir. 2002 yilindan bu yana toplam 279,3
                            milyar dolar cari acik veren turkiye'nin, ayni donemde enerjiye odedigi tutar
                            275,1 milyar dolar olmustur. Son 10 yil icerisinde, dunyada dogal gaz ve elektrik
                            talebinin cin'den sonra en fazla arttigi ikinci ulke konumundayiz.''
                            simsek, turkiye'nin onumuzdeki donemde de enerji talebi artisinin yuksek
                            olacagini vurgulayarak, ''yuksek enerji maliyetleri, uluslararasi rekabet
                            gucumuzu olumsuz etkileyen en onemli faktorlerden birisidir. Ucuncu olarak, ab
                            ulkeleriyle kiyaslandiginda, turkiye'de yuksek ve orta ustu teknoloji
                            sektorlerinin hem uretimdeki hem de ihracattaki payi oldukca dusuktur. Orta ve
                            uzun vadede cari islemler acigini daha makul seviyelere dusurmek icin ulkemizin
                            yurt ici tasarruf oranlarini artirmasi, enerjide disa bagimliligi azaltmasi,
                            katma degeri yuksek mal ve hizmet uretiminde yogunlasmasi ve beseri sermayesini
                            guclendirmesi gerekiyor. Hukumet olarak cari acik probleminin yapisal boyutlarini
                            onemsiyoruz'' diye konustu.

                            -tum tedbirleri aldik-

                            bu sorunlarin cozumu icin gereken butun tedbirleri aldiklarini, almaya da
                            devam ettiklerini, orta vadeli programin cari aciga kalici cozume yonelik bircok
                            yapisal duzenlemeyi icerdigini belirten mehmet simsek, ilk olarak ak parti
                            hukumetleri doneminde kamu tasarruflarinda artis sagladiklarini bildirdi.
                            Simsek, 2002 yilinda kamu tasarruflarinin gsyh icindeki payi negatif
                            yuzde 4,8 iken 2005 yilindan itibaren kuresel kriz yili haric pozitif olarak
                            gerceklestigini, ar-ge'ye onemli kaynak aktardiklarini, markalasmayi, ozgun urun
                            gelistirmeyi ve geleneksel sektorlerin fiyat avantaji saglayacagi bolgelere
                            tasinmasini tesvik ettiklerini, enerjide disa bagimliligimizi azaltmak icin yerli
                            ve yenilenebilir enerji kaynaklarini harekete gecirdiklerini, uluslararasi
                            rekabet gucu endeksinde turkiye'nin 2002 yilinda 80 ulke arasinda 65'inci sirada
                            iken 2011'de 142 ulke arasinda 59'uncu sirada yer aldigini, yolcu ve yuk
                            tasimaciliginin yuzde 90'indan fazlasini saglayan karayollarina buyuk oranda
                            kaynak ayirdiklarini, brut okullasma oranlarinda onemli iyilesmeler
                            kaydettiklerini anlatti.
                            Turkiye'de egitimin kalitesinin artirilmasi icin baslattiklari fatih
                            projesi ile milli egitim bakanligina bagli ilk ve ortaogretim okullarindaki
                            derslikleri internet, akilli tahta ve diger bilgi teknolojileri ekipmanlariyla
                            donattiklarini anlatan simsek, ihracati artirmak ve cari islemler aciginin
                            finansman kalitesini yukseltmek icin kuresel dogrudan yatirimlari ulkemize
                            cekecek bircok yapisal duzenlemeyi uygulamaya koyduklarini da hatirlatti.
                            Maliye bakani simsek, soyle devam etti:
                            ''yukarida ozetledigimiz yapisal tedbirler, orta ve uzun vadede ulkemizin
                            cari acigini daha makul, yonetilebilir duzeye cekecektir. Ancak kisa vadede de
                            cari acigi kontrol altina almak icin onemli adimlar attik, atiyoruz.
                            Yilin ilk yarisinda yuzde 40-50 araliginda olan kredi hacmindeki
                            genisleme (13 haftalik hareketli ortalama, yilliklandirilmis ve kur etkisinden
                            arindirilmis) bddk ve merkez bankasinin aldigi tedbirlerle ciddi bir yavaslama
                            surecine girmistir. Kredi buyumesindeki normallesmenin ic talebi yumusatmada
                            onemli etkisi olacaktir.
                            Ayrica kurda son bir yildir onemli bir duzelme yasanmistir. Kriz sonrasi
                            yuzde 20 deger kazanan reel efektif doviz kuru (baz yili 2003=100; mart 2009=109;
                            kasim 2010=131), gecen yil kasim ayindan itibaren dusme egilimine girerek kasim
                            sonu itibariyla (kasim 2011=110) bir onceki yila gore yuzde 16 deger
                            kaybetmistir. Kasim 2011 itibariyla reel efektif doviz kuru gecen yila gore yuzde
                            16, yogun rekabet icinde oldugumuz gelismekte olan ulkelere oranla yuzde 18
                            dusmustur.
                            Ayrica 2012 yilinda mali disiplini guclendirerek surdurecegiz. Genel
                            devlet butce aciginin gsyh'ye oranini yuzde 1'den yuzde 0,8'e indirmeyi
                            hedefliyoruz. Onumuzdeki aylarda cari acikta daralma baslayacaktir.''

                            -aa-

                            Yorum

                            • kenimiç
                              haberci
                              • 25 Kasım 2009
                              • 1140

                              #2609
                              Kalici kurtarma fonu esm'nin 2012'de devreye girmesine karar verilebilir - cnbce

                              -matriks-

                              Yorum

                              • mustafa71mustafa
                                Bağımlı
                                • 19 Nisan 2008
                                • 819

                                #2610
                                96,25 den afyon Çİmento aldim, aĞirlikli ortalama artisi dİkkatİmİ Çektİ.
                                MEVLANA Hz. "Ne Arıyorsan Kendinde Ara"...
                                Surette kalırsan putperestsin. Her şeyin suretini bırak, manaya bak."

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information