günaydın, bol kazançlar
Hisse_Trade 8
Collapse
Bu konu sabit bir konudur.
X
X
-
Cumleten s.a. Gunaydin...
İyİ bİr hafta olur İnsallah hepİmİz İÇİn....MEVLANA Hz. "Ne Arıyorsan Kendinde Ara"...
Surette kalırsan putperestsin. Her şeyin suretini bırak, manaya bak."
Yorum
-
bende endekse söylüyom hade kemik...hadegurme Nickli Üyeden Alıntı Mesajı gösterevet aynen
hade kemik


çiz bakalım şööle bi yukarı afillisinden...
ahh be kemik hepte hepyek bi şeşbeş gelmiyo...
" Yazdıklarım şahsi düşünceler, analizler ve yorumlarım olup yatırım tavsiyesi kapsamında değerlendirmeyiniz..."
Yorum
-
Merkez Bankalarının en kötüye hazırlık amacıyla (örneğin Avrupa'da Lehman benzeri bir iflas riskinin yaşanması gibi) dolar swap hatlarını genişlettiği söylentileri Wall Street koridorlarında yankılanmaya devam ederken, Fed'in 14 Aralık'taki toplantısında iskonto faizlerini indirebileceği de konuşuluyor. ECB'nin de bu haftaki toplantıda faiz indirimi kesin. Bahisler indirimin 25 mi yoksa 50 baz puan mı olacağı üzerinde toplanıyor. 25 ve 50 baz puanlık indirim olasılıklarının birbirine yaklaştığı da dikkat çekiyor. Merkez bankalarından gelen genişletici hamleler muhtemel bir Lehman benzeri krizi, köklü adımlar gelene kadar savuşturmaya yönelik. Pek tabii ki köklü adımların beklendiği adres yine Avrupa.
Evvela, ECB Başkanı Draghi'ye kulak verelim. Draghi AB Liderlerinin güçlü bir mali taban oluşturmaları durumunda ECB'nin daha agresif görevler üstlenebileceğini söyleyerek QE kapısını aralayabileceğinin sinyalini verdi. Bu çok önemli, çünkü piyasalar genişleme sinyali veren bir merkez bankasına karşı kısa pozisyon tutmayı göze alamaz. Bu nedenle, 8 Aralık'taki toplantıda ilk etapta ECB'nin faizi 50 baz puan indirme olasılığı (konsensüs: 25 baz puan) ve uzun vadeli fonlamayı genişletme adımları dikkate alınmalı; sonra da Draghi'nin yapacağı konuşma "tahvil alımlarının hızı" açısıdan takip edilmeli. Olası 50 baz puanlık indirimin faiz farkı üzerinden EUR/USD paritesinde neden olacağı düşüş baskısı, eğer AB liderlerinden umut veren açıklamalar gelirse risk iştahıyla karşılanabilir.
Kilit AB Liderlerinin elinde. Piyasalar bugün Merkel-Sarkozy toplantısından (TSİ 14:30) gelecek "Mali Birlik" mesajının kodlarına ve satır aralarına odaklanacak. Mini zirve, 8 Aralık TSİ 20:30'da başlayacak AB Liderler Zirvesinin provası niteliğinde olacak. Merkel ve Sarkozy'nin "mali ve ekonomik entegrasyon" konusunda ortak bir deklarasyon açıklaması bekleniyor. Sarkozy, Merkel'in pazarlık konusu dahi etmediği Mali Birlik Paktına artık destek veriyor, ancak diğer taraftan da gönlü ECB'nin krizin çözümüne doğrudan müdahil olmasından, yani "niceliksel gevşemeyi - QE" başlatmasından yana. Borç ve bütçe limitlerini aşan ülkelere otomatik yaptırımlar öngören Mali Birlik Paktının tek çözüm olduğunu vurgulayan Merkel ise hem ECB'nin para basarak daha fazla tahvil almasına, hem de Ortak Euro-Tahvil İhracına karşı muhalefetini sürdürüyor. Zira, Merkel'e göre ortak tahvil ihracı borç krizi yaşayan ülkelerin mali ve yapısal dönüşüm sağlayacak zor siyasi kararları almaktan kaçınmalarına yol açabilir. Merkel böyle bir ortamda ECB'den gelecek QE adımlarının fiyat istikrarını geri dönülemez boyutta tehlikeye atmasından da endişe ediyor. Özetle, Merkel "Mali Uyum ve Yapısal Reformlar" hayata geçtikten sonra güvenin yeniden tesis edilmesiyle borç krizinin aşılacağına inanıyor. Arzulanan sonuç alınamazsa, Merkel işin parasal kısmını düşünmeye başlayacak.
Ancak, Sarkozy'nin geçtiğimiz haftaki konuşmasının kodları, Merkel'in 9 Aralık'taki zirvede muhalif tavrından ödün verebileceğine işaret ediyor. Geçtiğimiz hafta Sarkozy'nin "borç krizindeki ülkelerin ulusal birliğinin artık Almanya'ya ödün vermelerine bağlı olduğunu" söylemesi, Alman basınında büyük yankı uyandırdı. Bu sözlerin ardından, Alman basını, Merkel'in zirvede Mali Birlik Paktını kabul ettirmesi durumunda, Ortak Tahvil İhracına ve ECB'nin varlık alımlarına yeşil ışık yakabileceğini manşet yaptı.
Bu noktada, Almanya Maliye Bakanından yine geçtiğimiz Perşembe gelen açıklamalar da dikkatlerden kaçırılmamalı. Schauble, kamu borcu GSYİH'sının %60'ını aşan ülkelere yönelik piyasa güvenini yeniden tesis etmek için Almanya'nın kamu borcunu azaltacak "ulusal fonların" kurulması üzerinde bir plan hazırlayabileceğini bildirdi. Schauble'nin "ortak Euro-bölgesi fonu" ve "Euro-bölgesi ortak teminat sistemi" yerinde "ulusal fonlardan" bahsetmesi sürpriz. Ulusal fonlar Almanya'nın kategorik olarak karşı çıktığı Ortak Tahvil İhracına alternatif olabilir. Bu nedenle, ilk etapta umut verici bir gelişme gibi görünüyor. Ancak, bu yaklaşım borç azaltımında ülkelere farklı reçeteler yazılmasına yol açabilir. Bu durumda, bardağın boş tarafında, bahsi geçen fonların nasıl oluşturulacağı, büyüklüklerinin nasıl belirleneceği ve muhtemel kaldıraçlandırmanın ülkeden ülkeye nasıl yapılacağı birer soru işareti ve ayrıca da vakit kaybı.
Sonuç:
9 Aralık'taki AB Liderler Zirvesinde ele alınacak Mali Birlik Paktı "piyasaları kırılma noktasına" taşıyabilir. "Ortak Tahvil İhracı - ECB QE" kombinasyonu Merkel'in oyun planında halen en son seçenek olmasına rağmen, gerek Draghi ve gerekse Schauble'den gelen açıklamalar, kimi çevrelerde zirvede ortak ve güçlü bir mali adımın gelmesi durumunda Eurobond ihracına ve ECB'nin tahvil alımlarını hızlandırmasına yeşil ışığın yakılabileceği şeklinde yorumlanıyor. Dolayısıyla, Mali Birlik yolunda uzlaşma sağlanırsa, Merkel'in arzusu doğrultusunda borçlu ülkeler zorlu bütçe ve mali/yapısal uyum kararlarını alarak acı ilacı içmiş olacaklar ve karşılığında Merkel de muslukları açacak.
Bu senaryoda, Mali Birlik Paktının kabul edilmesiyle piyasa güveninin yeniden tesis edilmesi, ECB'nin hızlanan tahvil/varlık alımlarıyla şu sıralar sistemik risk seviyesinde dalgalanan spreadlerin düşmesi ve dolayısıyla banka bilançoları üzerindeki baskının hafiflemesi beklenecek. İşler yolunda gitmezse, EFSF Ocak'ta belirlenecek fon boyutuyla ve IMF'nin de desteğiyle devreye girip borç krizindeki ülkelerden tahvil alımları gerçekleştirecek; o da işe yaramazsa Ortak Tahvil ihraç edilip ECB'de nakte çevrilecek (bu noktada, Çin'in EFSF'e para koymak istemediğini daha çok şirket/varlık yatırımlarına odaklanma arzusunda olduğunu not edelim). ECB'nin 1Ç'12'de QE fazına geçebileceği konuşulmaya başladı bile. Yatırımcılar Perşembe'den bu yana Avrupa borç krizinin bir şekilde çözüleceği beklentisine yavaş yavaş prim veriyor. İtalya'nın da bugün 30 milyar euro'luk tasarruf paketi açıklayacak olması iyimserlikte etkili.
Piyasalar bu resimde "sistemik risk seviyesine tırmanan spreadlerle" ve "düşük işlem hacmiyle" 8-9 Aralık'a kadar gayet volatil bir seyir izleyecek gibi görünüyor. 9 Aralık'ta Mali Birlik Paktı kabul edilir ve ECB'nin tahvil alımlarını hızlandırmasına kapı aralanırsa, piyasalarda "noel rallisi" başlayabilir. ECB'nin 8 Aralık'taki toplantıda faizi 25-50 baz puan indirmesi ve uzun vadeli fonlamaları genişletmesi de piyasalara ayrıca momentum sağlayabilir. Bu resmi bozacak tek unsur Mali Birlik Paktında uzlaşmaya varılamaması olur. Borç krizinin çözümüne yönelik yapılan önceki dört zirve hatırlandığında bu ihtimal yok sayılmamalı. Beşinci zirvede, Avusturya "Franko-Alman Plana" destek verse de Hollanda ve İngiltere'nin muhalif duruş sergilediği not edilmeli. Bankalararası piyasada spreadlerin Ocak 2009 seviyelerine döndüğü bir ortamda uzlaşma kararının çıkmaması durumunda, Lehman krizine benzer bir durumun Euro bölgesinde yaşanma ihtimali kuvvetlenebilir. Halihazırda iyi haber silsilesini satın alma eğilimi gösteren piyasalarda olası hayal kırıklığının ciddi kayıplara yol açma riski de dikkatlerden kaçırılmamalı.
Sertan Kargın
eczacibasi yatirimOnlara güneşi işaret ettim, onlar parmaklarıma baktılar...
Yorum
-
TÜFE (Kas) önceki aya göre tahminlerin çok üzerinde %1.73 oranında arttı (Kons: %1.21, Emdas: %1.40). TÜFE baz etkisiyle yıllık bazda %7.66'dan %9.48 seviyesine yükselerek TCMB'nin iki ay önce %8.8 seviyesine revize ettiği belirsizlik üst sınırını aşmış oldu. Aralık'ta da baz etkileriyle enflasyondaki artışın devam edeceği tahmin edilmekte.
eczacibasi yatirimOnlara güneşi işaret ettim, onlar parmaklarıma baktılar...
Yorum
Yorum