Artikcinin yeri...

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • ARTIK'ÇI
    kah yerde kah gökte
    • 02 Temmuz 2009
    • 914

    #91
    sinterklass Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    hocam dohol e bakma şansınız var mı
    Sayin Sinterklass ;

    Dohol, bu dususte cok kan kaybetmis..0.74-0.76 aasi tutunmasi gerekiyor..
    Orda bir destegi sozkonusu..1.05 civar kirilnca elden cikarilmaliymis teknik olarak..

    Onlara güneşi işaret ettim, onlar parmaklarıma baktılar...

    Yorum

    • ARTIK'ÇI
      kah yerde kah gökte
      • 02 Temmuz 2009
      • 914

      #92
      Matriks uyeligim sona ermis..Hazir sabahlayacakken guncelliycektim fakat olmadi..
      Onlara güneşi işaret ettim, onlar parmaklarıma baktılar...

      Yorum

      • ARTIK'ÇI
        kah yerde kah gökte
        • 02 Temmuz 2009
        • 914

        #93
        'Eş Başbakanlık' sisteminin bittiğinin resmidir

        2 Ağustos Salı günü, gazetelerin manşetlerinde tarihî bir fotoğraf yayınlandı. Fotoğrafta, Genelkurmay Başkanlığı'nda düzenlenen Yüksek Askerî Şûra toplantısında başkanlık masasında Başbakan Erdoğan ve etrafındaki masalarda da Şûra üyesi generaller görüntülenmişti.
        Bu fotoğraf, Türkiye'de artık 'Eş Başbakanlık' sisteminin ve militarist vesayet rejiminin sona erdiğini gösteriyordu.

        ***
        Türkiye'de, 27 Mayıs'ta 'Darbeler Dönemi'nin başlangıcından bu yana daima 'İki Başbakan' olmuştur. Birisi, seçim yoluyla gelen 'Sivil Başbakan', diğeri ise atama yoluyla gelen 'Asker Başbakan'... Bu dönemde, seçilmiş (bazen atanmış) sivil başbakanların yanında, parlamenter sistemle bağdaşmayan yetkilerle donatılmış asker cumhurbaşkanları, âdeta ikinci bir başbakan olarak fonksiyon sahibi olmuşlardır. Sivil cumhurbaşkanları seçilince, bu defa da genelkurmay başkanları 'İkinci Başbakan' olarak görev almışlardır.
        Sistemin temelinde şu düşünce vardır: Merkez sağ popülist politikacılar gerici halka verdikleri tavizlerle lâiklik ilkesini zedelerler ve ülkenin bütünlüğünü tehlikeye sokarlar. Onun için, Türkiye'nin yönetimi 'tencereyi pisleten' politikacılara verilmeyecek kadar ciddî bir iştir. İpin ucunu daima elimizde tutmalıyız.
        Bu maksatla, bir yandan darbeciler tarafından hazırlatılan 1961 ve 1982 Anayasalarına yasamanın yetkisini sınırlayan ve yürütmenin önünü kesen mekanizmalar yerleştirilmiş; bir yandan da rejim üzerinde 'İkinci Başbakan'ın gayrı resmî ve fiilî kontrolü kurulmuştur.

        ***
        'Çifte Başbakanlık' sistemi, kendisini evvelâ Millî Güvenlik Kurulu'nda (MGK) hissettirmiştir. Kurul toplantısında, Cumhurbaşkanı'nın sağ tarafında Başbakan (Sivil Başbakan) ve bakanlar yer almış; sol tarafında da Genelkurmay Başkanı (Asker Başbakan) ve kuvvet komutanları (asker bakanlar) aynı sayıda sıralanmıştır. 1960-1989 arasındaki otuz yıllık dönemde hep asker cumhurbaşkanları bulunduğu için de, MGK askerî ağırlıklı olmuştur.
        Nasıl ki 'Millî Güvenlik Siyaset Belgesi', uzun bir dönem boyunca darbe Anayasalarının dahi üstünde görülmüşse, 'Asker Başbakan'ın başbakanlık teşkilâtını da bu belgeyi hazırlayan MGK Genel Sekreterliği üstlenmiştir. Bu teşkilât, -2003'teki reformla değiştirilinceye kadar- devletin sivil birimleri üzerinde her türlü icra ve denetim yetkisine sahip kılınmıştır.
        Genelkurmay Başkanları, kendilerini şeklen Başbakan'a bağlı görmüşler fakat uygulamada Başbakan'a paralel bir hüviyet içinde bulunmuşlardır.
        Bu konuda bir hâtıramı nakledeyim: 12 Eylül mahsulü Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurulu'nun ilk toplantıları Ulusu Hükûmeti zamanında yapılmıştı. Özal Başbakan olduktan sonra yapılacak ilk toplantıyı da ben düzenledim. Başbakanlık Toplantı Salonu'ndaki Başkanlık masasında iki sandalye vardı. Meğer daha önce Başbakan ile Genelkurmay Başkanı burada birlikte oturuyorlarmış. Bunun üzerine, Genelkurmay Başkanı'nın isimliğini kaldırıp soldaki ilk masaya koydum. Karşısına da Başbakanlık Müsteşarı isimliğini yerleştirdim. Toplantı başlamadan biraz önce gelen Genelkurmay Başkanı Necdet Üruğ Paşa, doğruca başkanlık masasına yöneldi. İsmini bulamayınca şaşırdı. Ben de yanına gidip 'Buyurun Paşam, yeriniz burası' diyerek yer gösterdim. Üruğ Paşa çok bozuldu ve bir daha Kurul toplantılarına katılmadı.

        ***
        Türkiye'de artık militarist vesayet dönemi sona ermiştir. Bunun ilk işaretleri de verilmeye başlanmıştır.
        Başbakan Erdoğan
        'ın Şûra Toplantısı'nda oturduğu yer, işte bu bakımdan önemlidir. Zira, Başbakan Erdoğan, gayriresmî 'Eş Başbakanlık' dayatmasını ortadan kaldırmış ve kendisine güvenerek oy veren milyonların demokratik iradesini lâyığıyla temsil edebilmiştir.
        Şimdi sıra, âcilen 'Demilitarizasyon Programı'nın hazırlanmasına gelmiştir.
        Onlara güneşi işaret ettim, onlar parmaklarıma baktılar...

        Yorum

        • ARTIK'ÇI
          kah yerde kah gökte
          • 02 Temmuz 2009
          • 914

          #94
          Dünyanın her ülkesinde, ordunun en tepedeki dört komutanının ayni anda istifası, olaydır. Burkina Faso'da bu iş olsa, Türkiye'ye haber olarak ulaşır ve yayınlanır mesela..
          Hafta sonu bu olağanüstü durumu biz yaşadık.. Ve de çok olağan yaşadık. İşin güzel yanı bu..
          Bana bakmayın.. Ben cuma öğle gazeteden çıktıktan sonra, Üçüncü Dünya Savaşı çıksa, geri dönmem, yazımı değiştirmem.. Dünya benim yorumum olmadan da iki gün yolunu bulabilir..
          Bu ülkenin en çok satan gazetesinin en çok okunan yazarlarından Ertuğrul Özkök, gazeteden öneri gelmesine rağmen, yazısını değiştirme gereği görmediğini köşesinde açıkladı.
          HaberTurk'te Fatih Altaylı "Komutanlar istifa ettiğinde ben yıllık iznime başlıyordum. İzinden vazgeçip gazeteye koşma gereği duymadım" dedi. Fatih ayrıca, hafta sonu okuduğum ve her satırına katıldığım en güzel analizi de kaleme aldı.
          Şimdi bakın..
          Dört komutanın birlikte istifa kararları, dostluk, arkadaşlık, vefa adına hoş bir jest.. En yakın silah arkadaşları, göz altında, ya da tutuklu.. Haklarında soruşturma yapılmasına kimsenin itirazı yok. İtiraz, tutuklu olmalarına..
          Ben nasıl Mustafa Balbay için itiraz ediyorsam, nasıl Aziz Yıldırım başta Şike sanıklarının, Deniz Feneri davasından göz altına alınanların tutuklu kalmalarına, bu tutukluluk halinin giderek, yargısız infaza dönüşmesine itiraz ediyorsam, onlar da silah arkadaşları için ayni şeyi düşünüyorlar..
          Üstelik, askerlik yapanlar iyi bilir, silah arkadaşlığı başka şeye benzemez.. Ordaki dostluk bağlarına başka ocakta az rastlanır.
          Komutanlar, yakın arkadaşlarının tutuklu olmalarından ve bu yüzden Yüksek Askeri Şûra'da konuşulacak başka terfi ve atama gibi haklarından mahrum kalmalarından duydukları üzüntü içinde, onlardan bekleneni yaptılar. Bu durumu da veda mesajları içinde, hüzünlü ve onurlu bir üslupla dile getirdiler.
          Hükümet de büyük bir sükûnet içinde kendisinden bekleneni yaptı. Cuma gecesi olmasına rağmen Kara Kuvvetleri'ne asil, Genelkurmay Başkanlığı'na vekil atamaları hemen gerçekleştirerek, pazartesi sabahı başlayacak YAŞ toplantısını sağlama aldı. Görevlerinden ayrılanların, üstün başarılı komutanlar olduklarını ve kendilerine hizmetlerinden dolayı teşekkür edildiğini bizzat başbakanın ağzından duyurdu.
          ..Ve Türkiye bu gerçekten, cumhuriyet tarihi açısından benzersiz olağanüstü hafta sonunu, çok olağan geçirdi..
          Cuma gecesi, cumartesi ve pazar günleri Ortaköy'de, cumartesi gecesi Arena'da insanların içindeydim.. Sadece İstanbul'un değil, yurdun, hatta dünyanın dört bir yanından gelenlerle, üç beş dakika oturduk, iki çift laf ettik, resimler çektirdik.
          Sydney'den, Berlin'den, Van'dan, Antalya'dan gelenlerin bir, tek bir tanesi "Ne oluyor" demedi.. Hemen hepsinin ortak sorusu "Fenerbahçe kurtulur mu" olurken.. Yaşam aynen devam ediyordu.
          Yani, sokaktaki adam da, durumu gayet olağan karşılamıştı.


          ***
          Olağan, olağanüstü durumun en güzel yanı, manşetlere pek yansımadı. Adalet Bakanı çok önemli bir konuşma yaparak, mahkûmiyete dönüşen tutukluluk hallerinden ve uzayan yargı sürecinden rahatsızlığını ilk defa bu kadar net açıkladı ve bir yargı reformu için kolları sıvayacağının işaretini verdi.
          Dört komutanın istifası, silah arkadaşları için jestin ötesinde bir görev yapmıştı.
          Onlara güneşi işaret ettim, onlar parmaklarıma baktılar...

          Yorum

          • ARTIK'ÇI
            kah yerde kah gökte
            • 02 Temmuz 2009
            • 914

            #95
            Bir gün, güzellik ve çirkinlik bir deniz kıyısında karşılaştılar ve dediler, 'ha...ydi denize girelim.' Giysilerini çıkartıp suda yüzdüler. Bir süre sonra, çirkinlik kıyıya dönüp, güzelliğin giysilerine büründü ve yoluna gitti. Güzellik de denizden çıktı, kendi giysilerini bulamadı; ama çıplak olmak utandırıyordu onu, çaresiz çirkinliğin giysilerine büründü ve yoluna devam etti güzellik. O gün bugündür, erkekler ve kadınlar onları birbirine karıştırır. Ancak içlerinden güzelliğin yüzünü önceden görmüş kimileri vardır ki, giysilerine bakmaksızın tanırlar onu. Ve yine çirkinliğin yüzünü bilen kimileri vardır ki, gözlerinden tanırlar çirkinliği.
            Onlara güneşi işaret ettim, onlar parmaklarıma baktılar...

            Yorum

            • ARTIK'ÇI
              kah yerde kah gökte
              • 02 Temmuz 2009
              • 914

              #96
              ARTIK'ÇI Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster


              ALARK :

              Haftalik grafiginde AL vermek uzere olan hissede Momentum da guclendigine isaret ediyor.. 3.60-3.63 araliginin uzerinde tutunmalar halinde BB ustu dienci olan 3.73 sonrasinda 3.94-420 fiyatlarinia goz kirpabilir..

              Hissemiz bahsettigimiz 3.63 e gelmis fakat endeksin de syaesinde tutunmayi basaamamis durumdadir..Guc toplayip endekse bagli tekrar denemek isteyecektir..Simdi bulundugu 3.48 seviyelerini sagaiya kirarsa 344 daha sona 330 lara kadar suzulebilir..
              Onlara güneşi işaret ettim, onlar parmaklarıma baktılar...

              Yorum

              • ARTIK'ÇI
                kah yerde kah gökte
                • 02 Temmuz 2009
                • 914

                #97
                ARTIK'ÇI Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster


                NETAS, gunluk..

                Cuma gunu gelen haberle beraber hisseyi 141 e kadar asagiya cektiler..141-141,5 noktasi hem yatay hem de kanal trend destegidir..Bu noktada tutunma olursa 152 ye dogru bir tepki gelmesi muhtemeldir..

                izleyelim...


                Kimizi renkli olan 146 daki HO direncini asamadi, kiramadi, gevsedi..Hala izlenmesi gereken nokta 141 dir..
                Onlara güneşi işaret ettim, onlar parmaklarıma baktılar...

                Yorum

                • ARTIK'ÇI
                  kah yerde kah gökte
                  • 02 Temmuz 2009
                  • 914

                  #98
                  Dün Merkez Bankası politika faizlerini düşürünce, bazı piyasa oyuncuları, böyle bir indirimi hiç beklemediklerini söylediler. Oysa Merkez doğru olanı ve gerekeni yaptı.
                  Çünkü dünya, dün kur savaşlarında yeni bir aşamaya geçti. Japonya parasının değerini düşürmek için, güne, piyasalara yen satarak başladı ve böylece rekabetçi devalüasyona girişti. Japonya'dan yaklaşık on saat önce de İsviçre, aşırı değerlenen parası nedeniyle ihracatı tehlikeye girdiği için faizleri düşürmüştü. Hemen hatırlatalım, Financial Times gazetesinin 1 Ağustos 2011 nüshasında, Amerikan Ekonomik Araştırmalar Bürosu Başkanı Harvard'lı profesör Martin Feldstein, "düşük dolar politikasının Amerikan ekonomisinin hızla toparlanmasına yardım edeceğini" belirtmişti.
                  Anlayacağınız, ülkeler mallarını satabilmek için yeni bir rekabetçi kur savaşına giriyorlar. Hatta dün bazı küresel iktisatçılar, İsviçre ve Japonya'nın ardından Türkiye'nin de ekonomik büyüme için rekabetçi kur savaşına katıldığı yorumunu yaptı.
                  Peki bu ortamda Merkez Bankası niye politika faizlerini düşürdü? Düşürdü, çünkü küresel ekonomiye ilişkin giderek artan sorunların, yurtiçi iktisadi faaliyet üzerinde durgunluğa yol açma riski var. Böyle bir ortamda faizlerin indirilmesi şart.
                  Hemen belirtmekte fayda var, 2007'nin son çeyreğinde, ABD ekonomisinin durgunluğa girdiği ilan edilmesine rağmen, bizim Merkez Bankası politika faizlerini artırmaya devam etmişti ve 2008'in eylül ayında Lehman Brothers yatırım bankasının batışıyla dünya ekonomik krizi derinleştiğinde, bizim Merkez'in politika faizi hâlâ yüzde 16.75 gibi dünyanın en yüksek seviyesindeydi. İşte bu nedenle 2008'de Türkiye ekonomisi büyümedi.2009'da da kriz lobisinin AK Parti Hükümeti'ni düşürmek amacıyla ekonomik beklentileri olumsuza çevirmesi sonucunda iç talep daraldığı için ekonomi küçüldü.
                  Kısacası, Merkez Bankası dün aynı hatayı yapmadı. Küresel ekonomide olası durgunluğa karşı büyüme hızını daha fazla düşürmemek için politika faizlerini geriletti. Bir de gecelik faizleri çoğaltarak, bankaların ellerindeki paralara imkân sağladı. Ayrıca Merkez, dövizde spekülasyon yapmak isteyenler olursa, onlara karşı da döviz satışı yapacağını duyurarak, kolay para kazanma yoluna karşı önlem aldı. Peki Merkez Bankası'nın, bu kararları alırken güçlü dayanakları var mı? Var. Çünkü kamu maliyesi sağlam. Devletin kısa vadeli dış borcu yok. Enflasyon şimdilik hedefe uygun gelişiyor.
                  Cari açık riskine gelince... Durum kriz lobisinin söylediği gibi değil. Cari açık özel sektör tarafından yaratılıyor ve özel sektörün ödeme gücü var. "Nasıl var?" sorusu akla gelebilir. Şöyle var. M
                  erkez Bankası'nın verilerine göre, finans kesimi hariç özel sektörün kısa vadeli dış kredi borcu 22.2 milyar dolar. Kullanılan dış krediye karşılık, özel sektörün yurtdışındaki banka mevduatı 21.2 milyar dolar tutuyor. Anlayacağınız aldığı kredi mevduatına denk düşüyor. Daha doğrusu bu kredilerin büyük bir ihtimalle bir cepten diğer cebe yapılan kredi işlemi olduğu ileri sürülebilir.
                  Merkez Bankası'na dönersek... Altın dahil 98 milyar dolarlık rezervi bulunduğundan Merkez'in döviz sıkıntısı da yok. Finans kesimi ise dış borçlarının pozisyon açığını sigortaladığı için onların da kısa vadede bir ödeme sorunu bulunmuyor. Ayrıca sermayeleri de yeterli.
                  Dolayısıyla Merkez, kararlarını alırken güçlü dayanaklara sahip. Merkez Bankası dün küresel gelişmelere bakarak doğru kararlar aldı. Artık amaç ekonomide sağlıklı büyümeyi sağlamak. Siz bakmayın bazılarının sızlanmalarına... Faiz lobisine teslim olan bir yapıdan nihayet kurtuluyoruz!
                  Onlara güneşi işaret ettim, onlar parmaklarıma baktılar...

                  Yorum

                  • ARTIK'ÇI
                    kah yerde kah gökte
                    • 02 Temmuz 2009
                    • 914

                    #99
                    Bu ve onceki sayfalardaki tum grafikleri cope atin giitsin..
                    Hepsinde ne cizgi ne teknik biraktilar..
                    Onumuze bakacagiz..
                    Onlara güneşi işaret ettim, onlar parmaklarıma baktılar...

                    Yorum

                    • ARTIK'ÇI
                      kah yerde kah gökte
                      • 02 Temmuz 2009
                      • 914

                      #100


                      THYAO cok guzel alim yerinde..
                      Onlara güneşi işaret ettim, onlar parmaklarıma baktılar...

                      Yorum

                      • ARTIK'ÇI
                        kah yerde kah gökte
                        • 02 Temmuz 2009
                        • 914

                        #101



                        Son 1 ayda teknik her ne kadar yetersiz, manasiz kalsa da, trendler
                        47000-48000 araligini gosteriyor..asagida da 44000 ben burdayim diyor.Yukarida da 56000 in alti hep sikintili
                        Onlara güneşi işaret ettim, onlar parmaklarıma baktılar...

                        Yorum

                        • ARTIK'ÇI
                          kah yerde kah gökte
                          • 02 Temmuz 2009
                          • 914

                          #102
                          Herkese hayrli, bereketli kandiller.."Kadir Geceniz Mubarek olsun..!!"
                          yakinda baslariz yeniden burada paylasmaya...
                          Onlara güneşi işaret ettim, onlar parmaklarıma baktılar...

                          Yorum

                          • ARTIK'ÇI
                            kah yerde kah gökte
                            • 02 Temmuz 2009
                            • 914

                            #103


                            Uploaded with ImageShack.us

                            CLEBI ile bi 2230 denemesi yapalim mi..

                            haftalik grafigi giderim diyor snaki..

                            Hayirlisyla izleyelim
                            Onlara güneşi işaret ettim, onlar parmaklarıma baktılar...

                            Yorum

                            • ARTIK'ÇI
                              kah yerde kah gökte
                              • 02 Temmuz 2009
                              • 914

                              #104
                              bayadir yazmamisiz buraya keyifler yok moraller bozuk borsa ortaminda..hala isik gomesem de maksat sicaklik..
                              Onlara güneşi işaret ettim, onlar parmaklarıma baktılar...

                              Yorum

                              • ARTIK'ÇI
                                kah yerde kah gökte
                                • 02 Temmuz 2009
                                • 914

                                #105
                                ASLAN dan da Haftalik olarak guzel seyler bekliyoum..
                                Onlara güneşi işaret ettim, onlar parmaklarıma baktılar...

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information