Sb Haberleri

Collapse
This topic is closed.
X
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • YORUMCU
    Çalışkan
    • 26 Kasım 2008
    • 1296

    #31
    YORUMCU Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    son dakika golü attılar yarın aldırmazlar artık. cari açık çok düşmüş. 17:01 de niye geldi bu haber.
    ocak kasım arası kötü yükselmiş ama neyse.
    yarın sizce ne olacka borsa da.
    Paylaşacak dostlarınız yoksa iyi şeylere sahip olmanın bir zevki de yoktur.

    Silgi kullanmadan resim çizme sanatına hayat denilmektedir. - John Christian

    Yorum

    • Polat Aksoy
      Katılımcı
      • 05 Mayıs 2008
      • 68

      #32
      yarın çıkış olacağını düşünüyorum, özellikle saat 10.20 den sonra ilk yirmi dakika sattırabildiklerine sattırıp toplayacaklar sonrası çıkış diyorum herhangi bir teknik analiz sonucunda değil sadece hislerimle
      [COLOR="Indigo"]Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır. [/COLOR][COLOR="Blue"]Mevlana [/COLOR]

      Yorum

      • Polat Aksoy
        Katılımcı
        • 05 Mayıs 2008
        • 68

        #33
        Yabancilar Hangi Hisseyi Aldi, Hangisini Satti?

        Yabancılar en fazla Garanti Bankası, Turkcell, İş Bankası (C), Akbank, ve Tüpraş'a ilgi gösterdi
        İstanbul Menkul Kıymetler Borsasının (İMKB) tüm pazarlarında 2008 yılı Aralık ayında yabancılar 1 milyar 946 milyon dolarlık alış, 1 milyar 783 milyon dolarlık da satış yaptı.

        İMKB'nin, hisse senetleri piyasasında 2008 yılı Aralık ayında yabancı banka/aracı kurum veya şahıs nam ve hesabına gerçekleştirilen işlemlere ilişkin derlediği verilere göre, yabancıların alış işlemlerinin nominal değeri toplam 1 milyar 25 milyon 213 bin 320 TL olarak gerçekleşirken, reel tutarı 3 milyar 10 milyon 592 bin 31 TL oldu.

        Alış işlemlerinin dolar cinsinden reel değeri ise 1 milyar 946 milyon 330 bin 368 dolar olarak gerçekleşti.

        Yabancıların satış işlemlerinin nominal tutarı 1 milyar 2 milyon 54 bin 550 TL, satış işlemlerinin reel tutarı ise 2 milyar 762 milyon 33 bin 179 TL ve 1 milyar 783 milyon 977 bin 331 dolar oldu.

        İMKB'nin tüm pazarlarında 2008 yılı Aralık ayında yabancılar 1 milyar 946 milyon dolarlık alış, 1 milyar 783 milyon dolarlık da satış yaptı.

        Yabancılar Kasım ayında, 2 milyar 817 milyon dolarlık alış, 3 milyar 147 milyon dolarlık da satış yapmıştı.

        Aralık ayında yabancılar en fazla Garanti Bankası, Turkcell, İş Bankası (C), Akbank, ve Tüpraş hisse senetlerine ilgi gösterildi.

        Bu arada, Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre, 9 Ocak 2009 tarihi itibariyle İMKB'de yabancıların payı yüzde 67,46 seviyesinde bulunuyor.

        ALINTIDIR.
        [COLOR="Indigo"]Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır. [/COLOR][COLOR="Blue"]Mevlana [/COLOR]

        Yorum

        • YORUMCU
          Çalışkan
          • 26 Kasım 2008
          • 1296

          #34
          Polat Aksoy Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
          yarın çıkış olacağını düşünüyorum, özellikle saat 10.20 den sonra ilk yirmi dakika sattırabildiklerine sattırıp toplayacaklar sonrası çıkış diyorum herhangi bir teknik analiz sonucunda değil sadece hislerimle
          bir kaç günlük artış olabilir zaten. ama benim için şöyle 20-25 gün sürecek bir hava lazım borsada.
          Paylaşacak dostlarınız yoksa iyi şeylere sahip olmanın bir zevki de yoktur.

          Silgi kullanmadan resim çizme sanatına hayat denilmektedir. - John Christian

          Yorum

          • Polat Aksoy
            Katılımcı
            • 05 Mayıs 2008
            • 68

            #35
            ABD´de kayıtlı 53 yıllık verilere göre temettüler açısından en kötü çeyrek bilançolarının açıklanması beklenirken piyasalarda tatsız hava sürüyor.


            ABD´de 4. çeyrek bilançoları bugün Alcoa ile başlayacak. S&P, 4. çeyrek temettülerinin 1956´da kayıtlar tutulmaya başlandığından bu yana en kötüsü olmasını bekliyor. S&P bu çalışma çerçevesinde 7 bin şirketin bilanço kayıtlarını izliyor.

            İMKB-100 Endeksi ilk seansı 26,013 puandan kapadıktan sonra ikinci seans aynı seyri koruyor. Avrupa endekslerinde de hafif kayıplar gözleniyor.

            Paritelerde hareketlilik sürüyor. ECB toplantısı öncesinde euro değer kaybediyor. ECB´nin Perşembe günü faiz indirimi kararı alması bekleniyor.

            Euro-dolar paritesi 1,3330 gördükten sonra 1,34´ün üzerinde. Dolar, TL karşısında ise 1,57´ye çıktı.

            Petrol, OPEC´in üretim kısıntısına gitmesinin yeterli olmayacağı beklentisiyle gerilemeye devam etti. Geçen haftayı 40 doların üzerinde kapatan petrol 38 dolara geriledi.Kesintilere karşın arzın talebin üzerinde kalmaya devam etmesi bekleniyor.

            Küresel resesyonun kar büyümesini eriteceği ve emtialar için talebi azaltacağı endişelerine bağlı olarak Avrupa ve Asya´da borsalar düştü, MSCI Dünya Endeksi dördüncü günde de gerilemeyi sürdürdü.

            Karamsar bir dördüncü çeyrek gelir sezonu olabilecek bir zamanın arifesinde ABD vadeli endeks kontratları bugün dar bir aralıkta dolandı.

            S&P 500 Endeksi vadeli işlemlerde 2.4 puan düşerek 883.10 oldu buna karşılık Nasdaq 100 vadeli işlemlerde 1.5 puan artarak 1,233.00 oldu. Dow Jones vadeli işlemlerde 3 puan düştü.

            Alcoa dördüncü çeyrek sonuçlarını açıklamaya hazırlanırken ilgi gelirlere yöneldi.

            Üretim kesimlerinin büyük kısa dönem kayıplarına yol açacağına işaret eden Deutsche Bank, Alcoa için tavsiyesini Tut´tan Sat´a düşürdü.

            Metal hisseleri hem Avrupa hem Asya´da zemin kaybetti.

            Petrol vadeli işlemleri varil başına yaklaşık 2 dolar düştü. Dolar 90 yen seviyesinin biraz yukarısında işlem görüyor.

            Pazartesi günü için veriler hafif. Atlanta Fed Başkanı Dennis Lockhart ekonomik görünüm hakkında konuşma yapacak ve Hazine Sekreteri Henry Paulson iklim değişikliği hakkında piyasaların neler yapabileceğinden bahsedecek.

            ALINTIDIR.
            [COLOR="Indigo"]Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır. [/COLOR][COLOR="Blue"]Mevlana [/COLOR]

            Yorum

            • Polat Aksoy
              Katılımcı
              • 05 Mayıs 2008
              • 68

              #36
              Tav Riga'ya Da Teklif Veriyor

              Birçok ülkede üreten veya hizmet satan gerçek anlamda ‘global’ nitelikte Türk şirketi sayısı azdır. TAV, bu az sayıdaki şirketten biri


              Kısa zamanda ve hızlı büyüdü. Gürcistan, Makedonya ve Tunus’ta havaalanı işletiyor. Kahire’de, Libya’da, Katar’da inşaa ediyor. Çalışanları arasında 23 ayrı ülke pasaportu taşıyanlar var. Atak bir yönetim ve gerçekten neşeli çalışan genç ekibiyle parlak işler yapıyor. Bu ekibin patronu Sani Şener, TAV’ı anlattı:
              TAV, şu anda kaç havalimanı işletiyor?
              TAV Havalimanları Holding, Ankara, İstanbul, İzmir, Tiflis, Batum ve Tunus’ta havalimanları işletiyor. Gelecek yıl Tunus Enfidha ve Türkiye’de Gazipaşa’yı da işletiyor olacağız, sayı sekize çıkacak. Makedonya’da 2 liman işletmesini aldık, böylece 10 hava limanı olmuş olacak.
              Diğer şirketimiz Tav İnşaat, Libya’da, Tunus’ta, Kahire’de toplam 4 havalimanı yapıyor. Bunlar yürüyen işler. Katar’da hava limanı inşa ediyor. Elimizde 5 iş var. Bu işlerde inşaatçı olarak varız. TAV Havalimanları Holding ve TAV?İnşaat, TAV?Grubu’nu oluşturuyor. Holdingle inşaat şirketi arasında iştirak ilişkisi yok.
              Başka sektör planı yok mu?
              TAV Havalimanları, değişik coğrafyalarda, değişik kültürlerde çok değişik işler yapıyor. Ama bütün bu işleri birbirine entegre eden ana unsur, havalimanıdır. TAV başka sektörlere girmeyecek.
              TAV, dünyada bu işte kendini kanıtlamış bir şirket. Havalimanıyla ilgili her işte varız. 2000 yılında “10 yılda 10 havaalanı” dedik, 8’inci yılda 8 havaalanı var. 2009’da 10 olacağız. Ama TAV’ın yaptığı limanları da katarsanız 14 havalimanında imzamız olacak. Bu 14 havaalanından 9’unu TAV İnşaat yaptı.
              İlgilendiğiniz yeni bir havaalanı projesi var mı?
              Latviya’da Riga var. Ocakta teklifini vereceğiz. Yeterlilik aldığımız önemli bir proje. Çok önemli bir ülke. Baltıklar’ın merkezi olmaya aday. Uçakların uçuş yolları için en ideal konumlanmaya sahip. Riga’yla ciddi şekilde ilgileniyoruz.
              Nasıl bir iş o? İşletme mi, yapımı da kapsıyor mu?
              Mevcut havalimanına büyük bir terminal yapımı ve işletilmesi konusudur. 4 talipli var. İddialı hazırlanıyoruz.
              Havalimanı işletmeciliği öyle bir iş ki krize dayanıklılığını da ispatlamış bir sektör. Küreselleşen dünyada insanların uçmama gibi bir şansı yok.
              Kredi zorlukları var...
              Şimdiye kadar yaptığımız limanlarda 1 milyar euro’ya yakın bir yatırım yaptık. Önemli bölümü geri ödendi. Kredi tarihçemiz avantaj sağlıyor. Finansal enstitüler, kuruluşlar TAV’ın iş yapabilme, para kazanıp ödeyebilme kabiliyetini gayet iyi biliyorlar.
              Riga büyük mü?
              3.5 milyon yolcusu olan, yılık yüzde 28’ler civarında artış olan, AB’ye girmesiyle daha da hızlı büyüyen bir havaalanı. Krize rağmen kasımda yolcu artışı yüzde 18 oldu. Bir AB ülkesinde havalimanı işletiyor olacağız.
              Teklif vermeye hazırlandığınız başka yerler var mı?
              Bu dönemde ancak, çok büyümeye açık havalimanlarına teklif veririz.
              Bu kriz ortamında büyüme planlarımızı ertelemek en doğrusu. 2009 için sadece Riga’yla ilgileniyoruz. Çünkü Tunus Enfidha için 200 milyon euro daha yatırım yapacağız. 36 milyon euro’ya AHL’yi büyütüyoruz. Gazipaşa ile birlikte 250 milyon euro yatırım yapacağız. Kredileri alındı. AHL’de 777’lere çok geniş pistler yapılacak. Bekleme salonları lazım. Çift ağızlı köprüler lazım. Bir de iç hatları dış hatlara doğru büyüteceğiz. Otoparkı büyütüyoruz.
              Çorlu’ya havaalanı projesi var. İzliyorsunuzdur, ne aşamada?
              Çorlu’da nereye yapılacağı belli değil. 10 yıl lazım bu iş için. İstimlak yapılacak çünkü. Üçüncüye ihtiyaç her zaman vardır. Büyük düşünmek gerektiğine inanıyorum. Fakat AHL’nin kapasitesini optimum şekilde kullanamıyoruz. Japonya’da bir piste 39.5 milyon yolcu geliyor. AHL’de 3 piste 26 milyon yolcu. Havalimanı projelerinde 50 milyon yolcudan sonra ikinci bir havaalanı düşünmek gerekli. Rantabilitesi 60 milyondur. AHL’nin 26 milyon yolcusu, 40 milyon kapasitesi var.
              Büyük uçaklarla birlikte yolcu sayısı 50 milyonu rahatlıkla aşar.

              Yüzde 3 düşüş
              Sizin de yatırımlarınız var, para bulabilecek misiniz?
              Firma olarak bizim bir sorunumuz yok. Gerektiğinde alabiliyoruz. Kredilerimizin çok büyük bir kısmı proje kredileri, ortalama 10-15 yıl vadeli.
              Sizde yolcu sayısında bir düşüş var mı?
              Yolcu sayılarında belirli bir düşme var ama bizim bütçe disiplinimizi bozacak boyutta değil. 2001’de, 11 Eylül’de de yaşamıştık. Onlara oranla daha az etkilenmiş gözüküyoruz. Yüzde 3 civarında bir düşüş var ki bu rahatlıkla gelecek sene geri alınabilir.
              Bizim olayımız uzun vadeli. 2009’da yüzde 3-4 büyüme düşünüyoruz. Ama 2010’da bu rahatlıkla bu yüzde 12 olacak. Onun için rahatlıkla yüzde 10’ların üstünde bir büyüme yakalayacağımıza inanıyorum. Gelirlerimizin yüzde 90’ı yabancı para cinsinden olduğu için oradan da avantajlıyız.

              Havaş yoluna devam edecek
              Hızlı büyümeyi nasıl açıklıyorsunuz?
              Devamlı değişim içinde olduk. Nerelere geldiğimize kendimiz bile hayret eder olduk. Kapitalizmin mezarlığına gittiğinizde oradaki firmaların mezar taşlarında ‘risk alamadı, esnek olamadı, çok borçlandı, iyi yönetilemedi’ yazar. Ama yüzde 80’inde ‘değişimi yakalayamadı’ yazar. Değişen her firma kesinlikle gelecekte var olacaktır. Krizlerde de farklı düşünebilen ve değişimi yakalayanlar kârlı çıkacak.
              2000’li yıllarda aldığımızda 3 yıl 8 ay 20 günlüğüne almıştık. İşletir paramızı kazanır giderdik ama böyle düşünmedik Kafkaslar’da, Kuzey Afrika’larda havaalanları yapmaya başladık. Ciddi bir insan kaynağı geliştirdik. Küreselleşmeyi çok iyi yakaladık. Fizan’daki şantiyemizde detay çizimlerini Filipinler’deki bir büromuz yapıyor. Maliyet meselesi. Katar’daki inşaatımızda Türkler de Vietnamlılar da Hintliler de çalışıyor.
              Nedir toplam çalışan sayısı?
              Toplam çalışanımız 25 bin kişi. 14 bini TAV İnşaat’ta, 11 bini TAV Havalimanları’nda. 23 değişik pasaport taşıyor çalışanlarımız.
              Havaş da çok önemli bir şirket oldu...
              Havaş, kendi başına gidiyor. THY’nin yer hizmetleri şirketinin (Turkish Ground Service -TGS) yüzde 50’sini Havaş aldı. Havaş yoluna devam edecek. Sektörde kendi iç dinamiklerine göre hareket edip pazar kapacak. Havaş’ı Tunus’a, Makedonya’ya ve inşallah alırsak Riga’ya götüreceğiz. Batum ve Tiflis’te zaten var. AHL, Sabiha Gökçen, Esenboğa, Adnan Menderes, Adana, Antalya, Bodrum, Dalaman, Gaziantep, Trabzon, Kayseri, Nevşehir, Batman, Konya, Sivas, Adıyaman, Urfa, Elazığ’da yer hizmeti veriyor.Rakamlarla TAV Grubu
              TAV?HAVALİMANLARI HOLDİNG
              6 havaalanı işletiyor (Türkiye’de AHL, Esenboğa, Adnan Menderes, Gürcistan’da Batum ve Tiflis, Tunus’ta Monastir)
              - 5 limanın işletme hakkı elinde. (Gazipaşa, Tunus Enfidha, Üsküp’te Alexander the Great, Ohrid’deki St Paul the Apostle ve Shtip)
              - 2007 istatistiklerine göre yüzde 45 pazar payıyla Türkiye’nin lider havalimanı işletmecisi.
              - Yılda 300 havayolu şirketinin 400 bin uçak seferine ve ortalama 40 milyon yolcuya hizmet veriyor.
              - 2007’de 508 milyon euro ciro yaptı.
              (Holdinge bağlı şirketler)
              - TAV İstanbul
              - TAV İzmir
              - TAV Esenboğa
              - TAV Gazipaşa
              - TAV Georgia (Batum Tiflis Uluslararası Havalimanı)
              - TAV Tunusie (Monastir Habib Bourguiba Havalimanı, 1 Ocak 2008’de işletmeye başladı. Enfidha Zine El Abidine Ben Ali Havalimanı’nı yapıyor. 2009’da açılacak.)
              - TAV Macedonia (Üsküp Alexander the Great Uluslararası Havalimanı’nı işletiyor. Ohrid, St Paul the Apostle Havalimanı’nı da 20 yıl işletecek. Shtip Kargo Havalimanı’nı yapıyor. 2011’de tamamlayacak. Opsiyonel olarak işletme hakkını elinde bulunduruyor.)
              - Havaş (Yer hizmetleri)
              - BTA (Yiyecek-içecek hizmeti veriyor. AHL’deki Airport Hotel’i işletiyor. Cakes & Bakes markasıyla unlu mamuller üretiyor.)
              - ATÜ (TAV-Ünifree ortaklığı. 41 Duty Free mağazası var.)
              - TAV İşletme Hizmetleri (Reklam, tanıtım alan pazarlaması, turizm acenteliği, yayıncılık, ‘primeclass’ CIP yolcu servisi, CIP salon işletmeciliği, Prime Vale, bagaj kaplama hizmeti)
              - TAV Bilişim (Havalimanlarında bilgi sistemleri yönetimi, teknolojik çözümleri)
              - TAV Özel Güvenlik (Güvenlik hizmetleri sağlıyor.)
              - TAV İNŞAAT
              - havalimanı yapıyor. (Kahire, Katar, Libya ve Tunus’ta.)

              MİLLİYET - Alıntıdır.
              [COLOR="Indigo"]Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır. [/COLOR][COLOR="Blue"]Mevlana [/COLOR]

              Yorum

              • YORUMCU
                Çalışkan
                • 26 Kasım 2008
                • 1296

                #37
                Likiditeyi iyi yönetenler kirizi atlatır
                MB Başkanı Yılmaz, Türkiye'de uygulanan borçlanma yöntemini örnek bir model olarak gösterdi

                Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Merkez Bankasının, döviz likiditesinin sağlanmasındaki aracılık fonksiyonunun, piyasalarda döviz açısından dalgalanmayı ortadan kaldırdığını söyledi.

                Durmuş Yılmaz, AA muhabirinin, Merkez Bankasının, küresel finansal kriz karşısında uyguladığı politikalara yönelik sorularını yanıtladı.

                Merkez Bankasının, bağımsız bir kurum olarak etkin para ve faiz politikaları kullandığını belirten Yılmaz, gerek enflasyon hedeflemesi, gerekse serbest dalgalı kur politikasının da etkisiyle, esnek bir yapıya sahip olduğunu kaydetti.

                Küresel kredi sıkıntısıyla gündeme gelen likidite sorununa yanıt verme konusunda, Merkez Bankasının elinde çağdaş enstrümanlar bulunduğunu belirten Yılmaz, bunlardan birisinin de döviz likiditesinin sağlanmasındaki aracılık fonksiyonu olduğunu anlattı.

                Türkiye'nin, döviz likiditesine yönelik uyguladığı bu modelin çok yaygın bir model olmadığının altını çizen Yılmaz, ayrıca Merkez Bankasının bunu Türkiye'de etkin bir şekilde uyguladığına da dikkat çekti.

                ABD Merkez Bankası FED'in de, likidite sorununa çözüm açısından ''iskonto penceresi'' açtığını hatırlatan Yılmaz, ancak büyük bankalar ve mali kuruluşların, ''damgalanırız'' kaygısıyla böyle bir imkana başvuruda bulunamadıklarını, bu nedenle bu sistemin etkin bir şekilde çalışmadığını ve likidite sorununun derinleştiğini vurguladı.

                TÜRKİYE'NİN UYGULADIĞI SİSTEM FARKLI VE PİYASALARDAKİ GÜVENİ ARTTIRIYOR


                Türkiye'de Merkez Bankasının gerçekleştirdiği döviz likiditesi aracılığında, bazı bankaların elinde bulunan döviz fazlasını, kredi riskini de üstlenerek borç aldıklarını ve bunu ihtiyacı olan kurumlara verdiklerini vurgulayan Yılmaz, kendilerinin aracılık yaptığını, borç alan ile verenin ise birbirlerini tanımadığını söyledi.

                Sistemdeki en önemli farklılıklardan birinin, borç alan ile verenin birbirini tanımaması olduğunu belirten Yılmaz, bu sistem ile ''damgalanma''nın olmadığını, sistemin en önemli amaçlarından birinin piyasalarda güveni tesis etmek, bir diğer amacının da yine piyasada güveni güçlendirmeye yönelik likidite sorununu çözmek olduğunu ifade etti.

                Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları ile yaptıkları görüşmelerde, bu kuruluşların, kendilerine bir ''B'' planı olup olmadığını sorduklarını belirten Yılmaz, Merkez Bankası olarak, döviz likiditesindeki aracılık fonksiyonlarını anlattıklarını, reyting kuruluşlarının da bu sistem ile yakından ilgilendiklerini söyledi.

                Yılmaz, bu küresel finansal krizde, güveni yeniden tesis etmenin önemine dikkat çekerek, likiditeyi iyi yöneten ülkelerin, bu süreci daha az sorunlu bir şekilde geçirerek krizi atlatabileceğini de vurguladı.

                Öte yandan, ekonomideki makro hedeflere ulaşmada, para politikasını destekleyecek bir kamu maliyesi ile harcamaları disipline ederek kurallara bağlayacak bir çıpanın önemine de dikkat çeken Yılmaz, çıpanın niteliğinin önemli olmadığını, çıpayı oluşturacak unsurun, ''Mali Kural'' ya da ''IMF'' olabileceğini belirtti.

                KÜRESEL FİNANSAL KRİZE MÜDAHALE YÖNTEMLERİ

                Mevcut krizin çıkarak derinleşmesinde, piyasaların, kendilerini rahatsız edecek uyarıları dikkate almayarak rehavet içinde hareket etmelerinin belirleyici olduğunu ifade eden Yılmaz, bu türden krizlere karşı ilk olarak para politikasıyla cevap verildiğini söyledi.

                Krize karşı ikinci müdahalenin faiz oranları olduğunu belirten Yılmaz, bunlar da yeterli olmaz ise finansal sistemdeki tüm mevzuatın yeniden gözden geçirildiğini kaydetti.

                SON 50 YILDA 125 KRİZ OLDU

                Küresel ekonomide, son 50 yılda 125 krizin olduğunun altını çizen Yılmaz, bu krizlerin, nihai olarak kamu müdahalesi ile kamuya yük oluşturarak çözüldüğünü, bunun da vergi mükelleflerinin üzerine yansıdığını vurguladı.

                Durmuş Yılmaz, bugünkü krizin de sonuçlanmasının kamuya yük oluşturacağını belirtti.

                Yılmaz, aşırı refah ve rehavetin getirdiği denetimsizlik ve uyarıları dikkate almamanın istikrarsızlığın tohumlarını ektiğini ve bu tür krizlerin çıkmasında önemli bir faktör olduğunu da bildirdi.
                Paylaşacak dostlarınız yoksa iyi şeylere sahip olmanın bir zevki de yoktur.

                Silgi kullanmadan resim çizme sanatına hayat denilmektedir. - John Christian

                Yorum

                • Polat Aksoy
                  Katılımcı
                  • 05 Mayıs 2008
                  • 68

                  #38
                  Meksa Yatırım Araştırma Müdürü Tuncay Turşucu, piyasaların girdiği sendromu değerlendirdi.

                  "Kötü, ne kadar kötü olacak?" başlığıyla bu sendromu değerlendiren Turşucu, şu değerlendirmede bulundu;

                  "Türkiye dahil dünya piyasaları 20 Kasım 2008 tarihinde dip seviyesini gerçekleştirdiği günden bu yana önemli sayılabilecek derecede yükseliş gösterdi. IMKB 100 endeksi 20 Kasım’da gördüğü 20900 seviyesinden 7 Ocak 2009 tarihinde gördüğü 28732 en yüksek seviyesine kadar yüzde 37 oranında yükseliş gösterdi. Dış piyasalarda ise bu oran yüzde 25-35 arasında gerçekleşti. 1.5 aylık süre için yaşanan yükseliş fena değil. 2008 yılı kaybı ile kıyasandığında ise devede kulak. Geçmiş istatistiklere bakıldığında tepkilerin genelde yüzde 25-35 arasında gerçekleştiği görülebilir. Bu, endekste oluşan yükselişin doyum noktasına ulaştığını gösteriyor. Yada en azından dinlenmeye ihtiyacı olduğunu.

                  Ocak ayına yönelik yükseliş beklentimizi koruyoruz. Ancak özellikle ABD piyasalarında tekrar baş gösteren kötümserlik, güven eksikliği ve beklentilerdeki kötüleşmenin şiddetini yeniden artırması, bu beklentimizdeki cesaretimizi kırmıyor değil. Cuma günü açıklanan ABD tarım dışı istihdam rakamları piyasalar tarafından sürpriz olmamasına rağmen, kötümserlik dalgasının yayılmasında büyük etkisi oldu. ABD işsizlik rakamı yüzde 7.2 oldu ve son 16 yılın en yüksek seviyesinde. Makro ekonomik gelişme olarak bu oldukça olumsuz ancak bir ay once açıklanan Tarım işsizlik datasının yarattığı kötümserlikten daha fazla bir kötümserlik yaratmıyor. Geçen ay aynı data en az son açıklanan kadar kötü geldiğinde, piyasalar bunu gözardı etmişti. Çünkü yükseliş yeni başlamıştı ve piyasalar kötü dataları görmek istemiyordu. Ancak şimdi ise gelen rakamlar piyasaların moralini bozuyor ve satış baskılarına neden oluyor. Düşüncemize göre, piyasalarda yaşanan son rallinin ardından piyasalar gelen kötü rakamları satış bahanesi olarak değerlendiriyor. Bu, gelinen noktada piyasalarda dinlenme yada realizasyon ihtiyacının maksimum noktada olduğunu gösteriyor.

                  Geçen haftanın ikinci yarısında yaşanan düşüşlerin, piyasalarda beklenebilecek normal bir geri çekilmenin ötesine geçtiğini görüyoruz. Özellikle ABD piyasaları sert düşüşleri ile birlikte 50 günlük ortalamalarının tekrar altına sarktılar. Önümüzdeki haftada yaşanacak seyirler bu konuda belirleyici olacak ancak bu hareket bile piyasalardaki algılamaların tekrar bozulduğunu ve bunun normal bir geri çekilmenin ötesinde bir gelişme olduğunu gösteriyor. Piyasalarda sorulmaya başlanan soru, mevcut kötüleşmelerin nereye kadar gidebileceği. Kimse ekonomik bozulmaların ne kadar şiddette olacağını ve nelere sebebiyet vereceğini kestiremiyor. Bu durum piyasalar üzerinde büyük belirsizlik yaratıyor. Bu durumda geçen hafta MB Başkanı Yılmaz’ın ikinci bir dalga gelme yönündeki beklentileri dikkate alınmaya değer.

                  IMKB endeksi için 50 günlük ortalama seviyesi olan 25900 seviyesi önümüzdeki hafta için önemli olacak. Bu seviyenin altına sarkma olması durumunda Ocak ayına yönelik yükseliş beklentimiz sona erecek. 50 günlük ortalamanın üzerinde yada altında seyretmenin, piyasalardaki algılamanın yönü konusunda önemli bir fikir vediğini düşünüyoruz. IMF heyetinin Türkiyede olması ve çalışmalarını sürdürmesi piyasalar için olumlu bir gelişme. Ancak önümüzdeki hafta dış piyasaların özellikle ABD piyasalarının baskın olacağını ve yönü belirleyeceğini düşünüyoruz."

                  Alıntıdır.
                  [COLOR="Indigo"]Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır. [/COLOR][COLOR="Blue"]Mevlana [/COLOR]

                  Yorum

                  • Polat Aksoy
                    Katılımcı
                    • 05 Mayıs 2008
                    • 68

                    #39
                    ABD işsizlik verilerinin dünya genelinde yarattığı huzursuzluk haftanın ilk işlem gününde de devam etti. Sanayi ve finans şirketlerinden gelecek bilançolar öncesinde iplerin tekrar gerildiği uluslararası borsalar haftaya satıcılı açılış yaptı. Avrupa ve Uzak Doğu borsalarına paralel İstanbul Menkul Kıymetler Borsası da (İMKB) dün 761 puanlık düşüşle 25.708 puana geriledi. Endeksin 25.582 puana kadar gerilediği piyasada hisse senetleri yüzde 2,88 değer kaybetti. Uluslararası piyasada euro karşısında güçlenen dolar içeride de 1.60 lirayı zorladı. Geçen hafta cuma günü 1.55 TL olan dolar dün 1.5925 TL'ye kadar çıktı.

                    Hazine 992 milyon TL borçlandı

                    Hazine, dün gerçekleştirdiği 182 gün vadeli TL cinsinden iskontolu referans bono ihalesinde yüzde 16,18 yıllık bileşik faizle 992 milyon TL'lik net borçlanmaya gitti. İhalede yıllık basit faiz yüzde 15,58 oldu, bunun yıllık bileşiği yüzde 16,18'e geldi. Referans bono ihalesinde Hazine'nin net borçlanma tutarı 992 milyon TL düzeyinde oluştu. İhalede satılan 15 Temmuz 2009 vadeli bonolar, 14 Ocak Çarşamba günü valörlü olarak ihraç edildi. Hazine, bonoların parasını tahsil edeceği çarşamba günü vadesi gelen eski borçları nedeniyle 5 milyar 406 milyon TL'lik geri ödeme yapacak. Bu geri ödemenin finansmanı kapsamında Hazine, bugün de 658 gün vadeli TL cinsinden iskontolu ve 5 yıl vadeli üç ayda bir kupon ödemeli olmak üzere iki tahvil ihalesi daha gerçekleştirecek.

                    Referans gazetesinden alıntıdır.
                    [COLOR="Indigo"]Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır. [/COLOR][COLOR="Blue"]Mevlana [/COLOR]

                    Yorum

                    • Polat Aksoy
                      Katılımcı
                      • 05 Mayıs 2008
                      • 68

                      #40
                      USD ...1,5960 ....0,44
                      EURO ...2,1180 ....-0,19
                      Sterlin ...2,3170 ....-1,78
                      EURO/USD ...1,3284 ....-0,58
                      Gösterge Bono ..16,28 ....0,49
                      O/N Repo ..15,00 ....0,00
                      Eurobond .143,50 ...-0,69
                      Altın ..41,86 ...-0,40
                      [COLOR="Indigo"]Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır. [/COLOR][COLOR="Blue"]Mevlana [/COLOR]

                      Yorum

                      • Polat Aksoy
                        Katılımcı
                        • 05 Mayıs 2008
                        • 68

                        #41
                        Alman devi Türkiye'ye yatırıma geliyor



                        Tüm dünya kriz ve üretim durdurma haberleri ile boğuşurken Türkiye'ye Alman otomotiv tedarik devinden iyi bir haber geldi.

                        Sektörün en büyük firmalarından biri olan 158 yıllık Alman devi C. Rob. Hammerstein, Türkiye’ye sıfırdan yatırım yapma kararı aldı.

                        Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı (Başbakanlık Yatırım Ajansı) ile C.Rob.Hammerstein GmbH& Co. KG (CRH) tarafından yapılan ortak açıklamada, CRH'nin Türkiye'de sıfırdan bir yatırım için düğmeye bastığı belirtildi.

                        Motorlu araçlar alanında dünyanın sayılı ful koltuk yapıları, manuel ve elektronik koltuk ayarları, direksiyon mili ayarları, entegre çocuk koltuğu ve hava yastığı panelleri üreticisi olan CRH, büyüme stratejileri paralelinde gerçekleştireceği yatırımla, üretiminin büyük bir bölümünü Marmara Bölgesi’ne taşıyor. CRH tarafından gerçekleşecek ‘greenfield’ yatırımın her aşamasında T.C. Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı’nın devrede olduğu kaydedildi.

                        Yaklaşık 3 bin 200 çalışanı ile dünya pazarlarına hizmet veren Alman CRH; proje kapsamında Gebze’de 15.000 metrekarelik yeni bir üretim tesisi yatırımına başladı. Yapılacak olan yatırımın 15 milyon euroya ulaşması ve bu yeni yatırımla 400 kişi için iş imkanı yaratılacağı belirtiliyor.

                        Bu yeni tesisle, CRH Türkiye’deki otomobil üreticilerinin sevkiyat kanallarını önemli ölçüde kısaltmış olacak. CRH ayrıca, Gölcük’te yer alan Ford’un ticari araç modeli Transit'in parçalarının biraraya getirildiği Ford fabrikalarına da ürün tedarik edecek.

                        TÜRKİYE ÇOK ELVERİŞLİ

                        CRH Yönetim Kurulu Başkanı Robert Houston, yatırımla ilgili olarak, "Türkiye CRH’in ihtiyaç duyduğu üretim koşullarını sağlama konusunda son derece elverişli. Büyük üreticilerin yakın olması ve üretim maliyetlerinin diğer ülkelere oranla daha uygun olması Türkiye’yi seçmemizde büyük rol oynadı. Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı’nın vermiş olduğu desteğe minnettarız. Yatırım Ajansı yatırım projemizin yer seçiminden, yasal uyumluluk kurallarına ve en ince detayına kadar her önemli adımımızda bize yardımcı oldu." şeklinde konuştu.

                        Hürriyet Ekonomi'den Alıntıdır
                        [COLOR="Indigo"]Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır. [/COLOR][COLOR="Blue"]Mevlana [/COLOR]

                        Yorum

                        • YORUMCU
                          Çalışkan
                          • 26 Kasım 2008
                          • 1296

                          #42
                          Basbakan Recep Tayyip Erdogan, Iran Meclis
                          Baskani Ali Laricani`yi Kabul Etti.
                          Basbakanlik Merkez Binasinda Yaklasik Bir Saat Suren Gorusmede, Herhangi
                          Bir Aciklama Yapilmazken, Goruntu Alinmasina Izin Verildi.
                          Istanbul`da Yapilacak Islam Konferansi Teskilati Parlamento Birligi
                          Olaganustu Toplantisina Katilmak Uzere Turkiye`ye Gelen Ali Laricani, Bugun
                          Ayrica Cumhurbaskani Abdullah Gul Tarafindan Kabul Edilecek.
                          Paylaşacak dostlarınız yoksa iyi şeylere sahip olmanın bir zevki de yoktur.

                          Silgi kullanmadan resim çizme sanatına hayat denilmektedir. - John Christian

                          Yorum

                          • YORUMCU
                            Çalışkan
                            • 26 Kasım 2008
                            • 1296

                            #43
                            008'i yüzde 52'lik düşüşle tamamlayan endeksin bu yıl yüzde 49'luk yükselişle 40 bin puana ulaşacağını ileri süren Global Menkul Değerler'e göre faizler yüzde 13'e inecek.


                            2009 yılının riskin de getirinin de yüksek olabileceği bir yıl olarak değerlendiren Global Menkul Değerler, hisse senedi piyasalarında özellikle yılın ikinci yarısında ciddi fiyat yükselişlerinin beklendiğini ileri sürdü. Global Menkul Değerler tarafından hazırlanan Strateji Raporu'nda, yıl sonunda İMKB-100 Endeksi'nin 40 bin puana ulaşacağı tahmin edildi. Global parasal ve mali gevşemelerin olumlu etkilerinin piyasalarda er ya da geç kendini hissettirmeye başlayacağı görüşüne yer verilen raporda, yıl sonu İMKB-100 Endeksi yüzde 49'luk artışla 40.000 puan olarak tahmin edildi. 2008'de ekonomi yüzde 2 büyürken, İMKB'nin yüzde 52 düştüğüne dikkat çekilen raporda, düşüşün kısa vadeli kaygılardan çok ekonominin uzun süre kötü performans göstereceği beklentisi ve de tüm dünya hisse senetlerinde görülen aşırı fiyat artışının yol açtığı köpüğün inmesinden kaynaklandığı ileri sürüldü.

                            İMKB'deki köpük azaldı

                            İMKB'deki değerlemelerin köpüğün artık ciddi bir şekilde azaldığını gösterdiğine işaret edilirken, "Şirket reel kazançların yüzde 15 değil de yüzde 25 düşeceği varsayımında bile piyasanın fiyat/kazanç çarpanı 7 olmaktadır. Eğer kazançlar yüzde 50 oranında düşse bile çarpan 14'e yükselmektedir. Bu da şuan ki S&P 500'ün çarpanından yüzde 30 daha düşüktür" denildi. İMKB'nin yılın ilk çeyreğinde IMF ile anlaşma imzalanana kadar hafif yukarı yönlü olacağı, ikinci çeyrek kâr açıklamaları ve kötü büyüme verileri öncesinde kâr satışlarıyla normalleşeceği kaydedildi. Sermaye piyasalarının yılın üçüncü çeyreğinde 2008'deki parasal gevşemenin etkilerini hissetmeye başlayacağı, son çeyrekte ise parasal genişlemenin desteğiyle kuvvetli bir toparlanma gerçekleceği öngürüldü. Raporda, IMF ile yapılacak bir anlaşmanın da Türk Lirası üzerindeki riskleri azaltacağı belirtilirken, faizlerin yüzde 13'e düşeceği tahmini yer aldı.

                            Finans Servisi | Referans Haber
                            Paylaşacak dostlarınız yoksa iyi şeylere sahip olmanın bir zevki de yoktur.

                            Silgi kullanmadan resim çizme sanatına hayat denilmektedir. - John Christian

                            Yorum

                            • YORUMCU
                              Çalışkan
                              • 26 Kasım 2008
                              • 1296

                              #44
                              Sıla Özçelik / REFERANS GAZETESİ

                              Küresel piyasalarda aralık ayının ortasında başlayan ve uzmanların en fazla 6 ay ömür biçtiği Ocak Etkisi olarak nitelendirilen yükselişler geçen cuma açıklanan ABD istihdam verilerinin ardından aniden kesildi. ABD'de işsizlik oranı 1993'ten bu yanaki en kötü seviyesine gerileyince Asya'dan Avrupa'ya tüm piyasalar için bir kaç haftadır süren çıkış kısa süreli bir ralli olmaktan öteye gidemedi. Dün de Asya piyasaları işsizlik verileri akabinde Asya ihracatına olan talebin azalacağı beklentisi ile yüzde 3'e yakın kan kaybı yaşadı. Hong Kong'un Hang Seng endeksi yüzde 2,83, Singapur'un Straits Times endeksi yüzde 1,65 düştü.

                              Avrupa'da da İngiliz FTSE 100 endeksi yüzde 0,46, Alman DAX endeksi yüzde 0,29, Fransız CAC 40 endeksi yüzde 0,45 geriledi. ABD'de ise bu hafta 2008'in dördüncü çeyreğine ilişkin raporlar açıklanmaya başlıyor. İlk rapor açıklamasını yapması beklenen ALCOA'nın hisse başına 10 cent kaybedeceği ve 13 bin 500 kişiyi işten çıkaracağı beklentileri ise ABD borsalarının yüzde ... aşağıdan açılmasına neden oldu. Dow Jones Türkiye saati ile 18:00'de yüzde ...., S&P 500 ise yüzde ... düştü.

                              Oysa ki daha geçen hafta risk iştahı artmış, ocak etkisinin de yardımı ile yatırım düzeyinde olmayan tahviller bile ilgi görmüştü. Hisse senetleri piyasaları ise ciddi çıkışlar görmüştü. Uzmanlar, piyasalarda aralık ortasından bu yana yaşanan yükselişlerin ardından şimdi sıranın yeni düşüşlere geldiğini savunuyor. Çünkü ayı piyasaları bir aşağı bir yukarı yönlü dalgalı seyri ile biliniyor. Üstelik şu anda piyasaların yaşadığı, 1929 krizi sonrasında yaşananlarla da aynı.

                              1929 sonrası 6 ralli 7 kere de çöküş yaşandı

                              1929 sonlarında yüzde 49'luk bir kaybın ardından Dow Jones endeksi 1930'un ilk aylarında yüzde 52'lik yükseliş yaşamış, akabinde yüzde 30'luk kayıp ve yine yüzde 19'luk kazançlar görmüştü. 1929 başlarında 4 bin puan seviyesine yakın olan Dow Jones endeksi 1932 yılına gelindiğinde bir ara 500 puanın bile altına düşmüştü ancak bu aradaki dönemde kazanç ve kayıpların yaşandığı 11 dalga geçirmişti. Bu 11 dalganın 6'sında ralli, 7'sinde ise düşüş görüldü. Bu rallilerin bazılar yüzde 101'lere kadar çıkarken, düşüş trendlerinde de yüzde 49'a kadar kan kayıpları görüldü.

                              Şimdi ise Dow Jones endeksinin 2008 sonundan bu yanaki performansına bakıldığında ise ekim ortasından bu yana bir düşüş trendi ile 2 ralli yaşandığı görülüyor. Ekim ortasından sonra yüzde 24'lük bir ralliyi, yüzde 23'lük bir düşüş takip etti, ocak etkisinin hakim olduğu son rallide ise yüzde 22 çıkış yaşandı. Cuma günü ABD'den gelen ve ülkede işsizlik oranının yüzde 7,2'ye çıktığını gösteren istihdam verilerinin ardından piyasalarda başlayan kayıp dün de sürünce sırada ralli sonrası yeni bir düşüş trendinin olduğu beklentisi doğdu. Uzmanlara göre 2009 yılında, Büyük Buhran'ın başlangıç yılı olarak kabul edilen 1929'dan 1932 yılına kadar görülen piyasa dalgalanmalarına benzeyen bir süreç yaşanacak.

                              Avrupa 50 baz puan indirir sonraki indirim nisanda gelir

                              Büyük merkez bankaları son çare olarak sıfır faiz uygulamasına geçti. İlk önce FED faizini yüzde 0,25 seviyesine düşürdü, ardından Japonya gösterge faizini yüzde 0,1 olarak belirledi. Bu hafta ise Avrupa Merkez Bankası'nın (AMB) toplantısı var. Beklenti faizin yarım puan indirilerek yüzde 2 seviyesine çekileceği yönünde. Euro Bölgesi'nde ekonomiye duyulan güven aralık ayında tüm zamanların dibine indi.

                              Almanya'da ihracat ise rekor düşüş sergiledi. Tüm bu şartlar altında diğer merkez bankalarına kıyasla AMB halen en yüksek faizi uyguluyor. ABD yüzde 0,5 faiz uygularken, İngiltere ve Kanada yüzde 1,5'te, Japonya ise yüzde 0,1'de bulunuyor. Önceki ay 0,75 baz puanla şok indirim gerçekleştiren AMB'nin nisan ayında 50 baz puanlık bir indirime daha gitmesi olası görünüyor. Uzmanlara göre bir çok merkez bankasına kıyasla halen yüksek faiz veren ve sıfır faize henüz oldukça yolu olan AMB'nin bu haftaki indiriminin boyutu otoritelerin derinleşen resesyona ilişkin kaygılarını ortaya koyacak.

                              Şirket kazançları piyasada moralleri bozabilir

                              Bir kaç ay öncesinde yüzde 5 seviyelerini aşan 3 ay vadeli dolar libor faizleri ise dün itibariyle yüzde 1,16 seviyesine gerilemiş durumda. Yani görünürde para piyasaları, faizlerin FED'in gösterge faizinden kat kat fazla olduğu aşırı sıkışık zamanları geride bıraktı. Ancak uzmanlara göre para piyasaları normal işleyişine dönene kadar hisse senetleri piyasalarında uzun soluklu yükselişler yaşanmayacak.

                              Üstelik 2009'da hisse senetleri piyasasının başını şirket kazançlarına ilişkin gelmesi beklenen kötü veriler döndürecek. Bu hafta çarşamba günü ABD'den gelecek olan perakende satış verileri ile AMB'nin perşembe günkü faiz kararı piyasaların yönünü belirleyecek. Euro bölgesi sanayi üretimi ile ABD'nin çekirdek ÜFE rakamları da piyasalar üzerinde etkili olacak. Carrefour ve Bang&Olufsen gibi dev perakendeciler ile IBM ve Intel'in kazanç raporları da bu hafta takip edilecek. Wall Street'in dev bankalarının raporları ise haftaya bekleniyor. BCA Research'ün araştırmalarına göre 2009'da şirket kazançları yüzde 30'a yakın kayıp yaşayabilir.
                              Paylaşacak dostlarınız yoksa iyi şeylere sahip olmanın bir zevki de yoktur.

                              Silgi kullanmadan resim çizme sanatına hayat denilmektedir. - John Christian

                              Yorum

                              • hiram
                                Bağımlı
                                • 27 Kasım 2008
                                • 783

                                #45
                                murti isimli üyeden alıntıdır

                                --------------------------------------------------------------------------------

                                YABANCI İŞLEMLERİ (USD) Veriler aylık güncellenmektedir

                                Genel Hisse Bazında Sektör Bazında Aylara Göre Yıllara Göre Yabancı Payları


                                Kasım 2008
                                Alış Satış Net Hacim
                                Kasım 2008 2.817.012.084 3.147.909.204 -330.897.120 5.634.024.168

                                Ocak-Kasım 2008
                                Alış Satış Net Hacim
                                Ocak-Kasım 2008 72.990.329.333 75.690.155.243 -2.699.825.910 145.980.658.666

                                EN ÇOK ALIŞ YAPILAN HİSSELER (Kasım 2008)
                                Alış Satış Net Hacim
                                TCELL 245.078.424 230.802.719 14.275.705 490.156.848
                                TTKOM 46.503.315 35.373.861 11.129.454 93.006.630
                                HALKB 144.308.112 138.103.441 6.204.671 288.616.224
                                BIMAS 50.781.137 47.541.103 3.240.034 101.562.274
                                TSKB 4.856.098 2.055.734 2.800.364 9.712.196
                                ALBRK 4.079.748 1.557.526 2.522.222 8.159.496
                                ANSGR 6.876.150 5.526.523 1.349.627 13.752.300
                                ADANA 2.449.390 1.200.716 1.248.674 4.898.780
                                YKBNK 73.828.305 73.054.031 774.274 147.656.610
                                FROTO 5.485.716 4.807.864 677.852 10.971.432
                                Tümü

                                EN ÇOK SATIŞ YAPILAN HİSSELER (Kasım 2008)
                                Alış Satış Net Hacim
                                VAKBN 117.867.597 168.521.170 -50.653.573 235.735.194
                                TUPRS 152.482.343 186.560.509 -34.078.166 304.964.686
                                AKBNK 202.268.181 232.813.483 -30.545.302 404.536.362
                                GARAN 725.529.555 752.416.144 -26.886.589 1.451.059.110
                                DYHOL 12.896.178 33.520.737 -20.624.559 25.792.356
                                EREGL 61.258.671 80.490.431 -19.231.760 122.517.342
                                ISCTR 435.564.312 453.935.432 -18.371.120 871.128.624
                                TAVHL 15.894.171 32.127.117 -16.232.946 31.788.342
                                ARCLK 4.861.405 19.561.571 -14.700.166 9.722.810
                                SAHOL

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information