Risk Altındaki Şirketler

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • stockbroker
    Master
    • 28 Temmuz 2008
    • 4807

    #16
    BEDELLİ SERMAYE ARTIŞLARI

    Şirketler bir yandan faaliyetlerinin sürekliliğini sağlamaya çalışırken, diğer yandan da borç ve özkaynak dengesini
    en verimli şekilde kullanarak karlılığını artırmayı hedeflemektedir. Ancak bazı durumlarda Şirketlerin
    özsermayeleri azalmaktadır. Örneğin, gerek kur farklarından gerekse esas faaliyetleri sonuçlarında zararla
    karşılaşınca şirketlerin özsermayeleri azalmaktadır. Finans sektörü şirketleri hariç 250 şirketin özsermayesi
    2008 yılı 9. ayı sonu itibariyle 94.7 milyar TL iken sadece kur farkından ötürü 4. çeyrekte 6 milyar TL
    civarında kayıp yaşanacaktır.
    Bazı şirketlerin özsermayesi ilk kez eksiye dönecek olup, bazıları ise bu dönemde
    de büyümesini sürdürecektir. Şirketlerin sermaye artırımları ortaklar üzerinde mali yük oluşturması açısından pek
    istenen bir durum değildir. Bu yüzden sermaye artırımı kararı alan şirket hisselerinin genelde satıcılı seyir
    izlediğini görüyoruz.

    2008 yılında 27 şirket sermaye artırımına giderek ortaklarından 5.0 milyar TL toplamıştır. En büyük
    sermaye artırımı 2.1 milyar TL ile Garanti Bankası tarafından yapılmıştır.
    Hisse fiyatı bedelli sermaye artırım
    fiyatının altına inen şirketlerde ise sermaye artırımına katılım düşmüştür. Sermaye artırımına katılımın hemen hiç
    olmadığı GLYHO, 274.9 milyon TL ile en yüksek katılımın olmadığı sermaye artırımı olmuştur. IPMAT, İHEVA ve
    VARYO sermaye artırımlarında kullanılmayan paylar iptal edilirken; KOZAA, VANET, ECYAP ve TUKAS’da kalan
    payları ana ortaklar satın almış ve ortaklıktaki paylarını artırmışlardır.

    2009 yılında birçok şirket sermaye artırımı kararı almaktadır. DYHOL 183.5 milyon TL ile en yüksek artırım
    kararını alırken, VESTL 160 milyon TL ile onu takip etmektedir. Ancak hisseleri nominal değerin altında olan
    bu şirketler sermaye artışlarını ana ortaklarına tahsisli yapacaktır.
    TAVHL, SKBNK, DEVA, TIRE ise normal
    sermaye artırımları için başvurma kararı almıştır.

    Krizle beraber; satışlarda keskin düşüş yaşanması, ticari alacakların tahsilinde zorlukların artması,
    gayrimenkul/,iştirak satamama, finans kuruluşlarından kredi alamama, ana ortağın zora girmesi gibi nedenler
    şirketlerin nakit akışlarını daha da zorlayacaktır. Bu yüzden 2009 yılında 40’ı aşkın şirketin sermaye artırımına
    gideceğini tahmin ediyoruz.
    İhtiyacı olduğu halde sermaye enjekte edemeyen şirketlerin ise borsadan ayrılması gündeme gelebilecektir. 2008 yılında LIOYS, ARAT, UZEL, UKIM ve MEGES borsaya veda etmişti.
    Ekonomide toparlanmanın gecikmesi halinde 2009 yılında 10 şirketin daha borsaya veda etmesi muhtemeldir.

    Yorum

    • stockbroker
      Master
      • 28 Temmuz 2008
      • 4807

      #17

      Yorum

      • stockbroker
        Master
        • 28 Temmuz 2008
        • 4807

        #18

        Yorum

        • stockbroker
          Master
          • 28 Temmuz 2008
          • 4807

          #19

          Yorum

          • stockbroker
            Master
            • 28 Temmuz 2008
            • 4807

            #20
            ALACAKLARIN TAHSİLATINDA SIKINTI YAŞAYABİLECEK ŞİRKETLER

            Bazı şirketlerin ticari alacakları ticari borçlarının çok üzerinde gözükürken, bazılarında da tersi bir durum söz
            konusu olmaktadır. Ticari alacaklarda kriz döneminde tahsilatında sorunlar yaşanması olasılığı yüksektir. Bu
            yüzden alacağı borcunun çok üzerinde olan Şirketlerin bu konuya daha dikkat etmesi ve şüpheli alacaklarındaki
            artışa imkan tanımamaları elzemdir.

            Yorum

            • stockbroker
              Master
              • 28 Temmuz 2008
              • 4807

              #21
              LİKİDİTE SIKINTISI YAŞAYABİLECEK ŞİRKETLER

              Şirketler nakit akımlarını düzenli olarak takip ederek finansal varlıkların ve yükümlülüklerin vadelerinin
              eşleştirilmesi yoluyla yeterli fonların ve borçlanma rezervinin devamını sağlayarak, likidite riskini yönetmeye
              çalışmaktadır. Ancak gerek bankalardan gerekse ortaklardan fonlamada yeterli imkanı bulamayan, ticari
              alacaklarını tahsil edemeyen şirketlerin satışların düşeceği 2009 yılında nakit yaratmakta daha da zorlanmalarını
              beklemekteyiz. 2008/9 dönemi mali tablolarını dikkate alarak hangi şirketlerin kısa vadeli yükümlülüklerinin çok
              altında nakit ve benzeri varlıklara sahip olduklarını listeledik.

              Yorum

              Working...
              X

              Debug Information