KARDESLIK BITTI, BREZILYA BORSASI BOVESPA IMKB'YI IKIYE KATLADI-REFERANS
Kisa bir süre önceye kadar, IMKB'yle beraber hareket eden ve 'ikiz kardes' olarak adlandirilan Brezilya Borsasi Bovespa, ülkede uygulanan gerçekçi ekonomi politikalariyla IMKB'yi ikiye katladi. Referans gazetesinin haberine göre, Türkiye'nin uzun yillar benzer ekonomik göstergeleri nedeniyle ayni kategoride degerlendirildigi ve "ikiz kardesi" olarak adlandirilan Brezilya'yla yolu, artan siyasi riskler ve bozulan makro ekonomik veriler nedeniyle artik iyice ayrildi. Geçen hafta cuma günü piyasalarda esen olumlu havayla 70.973 puana kadar yükselerek tarihi rekorunu kiran Brezilya borsasi Bovespa, uzun yillar benzer hareket ettigi Istanbul Menkul Kiymetler Borsasi'ni (IMKB) da neredeyse ikiye katladi. IMKB'nin 58.231 puanla tarihi zirveyi gördügü Ekim 2007'de Bovespa ile arasindaki yüzde 8'lik fark ise yüzde 65'e firladi. Çok degil bundan sadece 2 yil önce 13 Haziran 2006'da Bovespa ile IMKB hemen hemen ayni puandan islem görüyordu. IMKB ile Bovespa arasindaki korelasyon uzun yillar dünya genelindeki bozulma ya da toparlanmalarda bozulmamisti. Piyasalari altüst eden 2006 Mayis-Haziran dalgalanmasinda, IMKB en dip seviye olarak 32.384 puana, Bovespa ise 32.842 puana kadar gerilemisti. - IMKB 2 yil önce öndeydi Gelismekte olan ülkelere fon girislerinin artmasiyla 18 Eylül 2006'da 38.245 puana yükselen IMKB, 36.482 punada kalan Bovespa'yi geride bile birakmisti. IMKB 15 Ekim 2007'de 58.231 puanla tarihi zirvesini görürüken, Bovespa ise 62.969 puana yükselmisti. Ancak bu tarihten Türkiye'nin tamamen iç siyatsete odaklanmasiyla her iki borsanin yolu yavas yavas ayrismaya basladi. Ardindan yasanan dalgalanmalarda, iç siyasi riskin artmasiyla IMKB, en fazla kayip veren borsa olurken, Bovespa bu süreçte IMKB'den tamamen ayristi. IMKB'nin 48.657 puandan islem gördügü 18 Ocak 2008'de gelen satis dalgasiyla, IMKB düsüs sürecine girerken, Bovespa kayiplar verse de toparlanmayi bildi ve cuma günü itibariyla 71 bin puana dayandi, IMKB ise dün itibariyle 43.457 seviyesinde bulunuyor. - Iç siyaset ayirdi Haziran 2006 dalgalanmasinin ardindan seçim sürecine giren Brezilya'da, Devlet Baskani Lula da Silva yüzde 61 gibi ezici bir çogunlukla yeniden seçilmesiyle siyasi belirsizlik belirsizlik oratadan kalkti ve hükümet tamamen realist ekonomi politikalarina konsantre oldu. Bizde ise durum bunun tam tersi gelisti. Mayis-haziran dalgalanmasinin ardindan özelikle 2007 yili basindan itibaren Türkiye, yogun bir biçimde iç siyasete konsantre oldu. Önce cumhurbaskanligi seçiminin yarattigi belirsizlik, ardindan ayni Brezilya'da oldugu gibi genel seçimlerin ardindan baslayan Anayasa degisikligi ve türban konularinda baslayan tartismalar ve son olarak AK Parti'ye açilan kapatma davasi gibi iç gelismeler, Bovespa ve IMKB'nin ayrismasinin temel nedeni olarak gösteriliyor. - Yönetim farkliligi Brezilya ile Türkiye arasindaki ayrismanin en temel nedeninin, Brezilya'nin ekonomi yönetimine odaklanmasini, Türkiye'nin ise iç siyasete konsantre olmasina baglayan uzmanlar, yasanan bu süreçte yönetim farkliliginin ortaya çiktigini dile getiriyorlar. Brezilya'nin piyasalarda likidite krizi yasandigi bu süreci çok iyi yönettigini ifade eden uzmanlar, emtia fiyatlarindaki artisin da rezervleri güçlü olan Brezilya daha olumlu bir görüntü sergilemesine neden oldugunu kaydettiler. Ancak Brezilya'nin Türkiye'ye göre lig atlamasinda temel nedeninin, Türkiye'de iç siyasetin iyi yönetilememesi oldugu vurgulaniyor. Brezilya'da tamamiyla ekonomiye odaklanmis ve realistik bir politikanin uygulandigini ve bunu en temel farklilik oldugunu dile getiren uzmanlar, bu sekliyle devam ettigi sürece farkin Brezilya lehine daha da artacagini belirtiyorlar. Uzmanlar, "Brezilya'da petrol, emtia var, bu yüzden Türkiye'den ayristi" demenin olayi çok basite indirgemek olacagini altini çizdiler. - Yatirim yapilabilir ülke 2002 yilinda ayni anda seçime giden Brezilya ve Türkiye, yakaladiklari siyasi istikrarin etkisiyle son yillarda artan global likidite kosullarindan olumlu etkilendi. Devam eden siyasi istikrarin yanisira son dönemde petrol basta olmak üzere emtia fiyatlarinda yasanan hizli yükselis ihracatçi konumundaki Brezilya ekonomisini gelismekte olan ülkeler arasinda en üst siraya tasidi. Öte yandan nisan ayi basinda Türkiye'nin kredi notu görünümünü siyasi belirsizlik nedeniyle negatife çeviren uluslararasi kredi derecelendirme kurulusu Standard and Poor 's (S&P) Brezilya'nin notunu BB+ 'dan BBB-'ye çikartmasi, Brezilya'yi yatirim yapilabilir ülkeler sinifina soktu. - FDF'de revizyon kirilganligi artirir Yatirim bankasi Goldman Sachs, faiz disi fazla (FDF) hedefinde yapilan revizyonun Türkiye'nin kirilganligini artirabilecegi uyarisinda bulundu. Goldman Sachs tarafindan dün yayinlanan raporda, yüzde 3 düzeyindeki faiz disi fazlanin borç stogunda düsüs için yeterli ancak revizyonun zamanlamasini talihsiz oldugu nitelendirildi. Danske Bank ise faiz disi fazla hedefinin düsürülmesinin, Merkez Bankasi'ni faizleri en kisa zamanda artirmaya itecegini öngördü. Enflasyonun yukari yönlü seyri, finans kuruluslarinin beklentilerini revize etmelerine yol açti. Goldman Sachs, 2008 TÜFE beklentisini yüzde 8,5'e, 2009 TÜFE tahminini ise yüzde 7'ye çikardi. Finans Invest ise, yaz sonunda yillik enflasyonun yüzde 11 civarina çikacagini ancak yil sonunda yüzde 9.5 gerileyecegini tahmin etti.
Foreks Haber Merkezi
Kisa bir süre önceye kadar, IMKB'yle beraber hareket eden ve 'ikiz kardes' olarak adlandirilan Brezilya Borsasi Bovespa, ülkede uygulanan gerçekçi ekonomi politikalariyla IMKB'yi ikiye katladi. Referans gazetesinin haberine göre, Türkiye'nin uzun yillar benzer ekonomik göstergeleri nedeniyle ayni kategoride degerlendirildigi ve "ikiz kardesi" olarak adlandirilan Brezilya'yla yolu, artan siyasi riskler ve bozulan makro ekonomik veriler nedeniyle artik iyice ayrildi. Geçen hafta cuma günü piyasalarda esen olumlu havayla 70.973 puana kadar yükselerek tarihi rekorunu kiran Brezilya borsasi Bovespa, uzun yillar benzer hareket ettigi Istanbul Menkul Kiymetler Borsasi'ni (IMKB) da neredeyse ikiye katladi. IMKB'nin 58.231 puanla tarihi zirveyi gördügü Ekim 2007'de Bovespa ile arasindaki yüzde 8'lik fark ise yüzde 65'e firladi. Çok degil bundan sadece 2 yil önce 13 Haziran 2006'da Bovespa ile IMKB hemen hemen ayni puandan islem görüyordu. IMKB ile Bovespa arasindaki korelasyon uzun yillar dünya genelindeki bozulma ya da toparlanmalarda bozulmamisti. Piyasalari altüst eden 2006 Mayis-Haziran dalgalanmasinda, IMKB en dip seviye olarak 32.384 puana, Bovespa ise 32.842 puana kadar gerilemisti. - IMKB 2 yil önce öndeydi Gelismekte olan ülkelere fon girislerinin artmasiyla 18 Eylül 2006'da 38.245 puana yükselen IMKB, 36.482 punada kalan Bovespa'yi geride bile birakmisti. IMKB 15 Ekim 2007'de 58.231 puanla tarihi zirvesini görürüken, Bovespa ise 62.969 puana yükselmisti. Ancak bu tarihten Türkiye'nin tamamen iç siyatsete odaklanmasiyla her iki borsanin yolu yavas yavas ayrismaya basladi. Ardindan yasanan dalgalanmalarda, iç siyasi riskin artmasiyla IMKB, en fazla kayip veren borsa olurken, Bovespa bu süreçte IMKB'den tamamen ayristi. IMKB'nin 48.657 puandan islem gördügü 18 Ocak 2008'de gelen satis dalgasiyla, IMKB düsüs sürecine girerken, Bovespa kayiplar verse de toparlanmayi bildi ve cuma günü itibariyla 71 bin puana dayandi, IMKB ise dün itibariyle 43.457 seviyesinde bulunuyor. - Iç siyaset ayirdi Haziran 2006 dalgalanmasinin ardindan seçim sürecine giren Brezilya'da, Devlet Baskani Lula da Silva yüzde 61 gibi ezici bir çogunlukla yeniden seçilmesiyle siyasi belirsizlik belirsizlik oratadan kalkti ve hükümet tamamen realist ekonomi politikalarina konsantre oldu. Bizde ise durum bunun tam tersi gelisti. Mayis-haziran dalgalanmasinin ardindan özelikle 2007 yili basindan itibaren Türkiye, yogun bir biçimde iç siyasete konsantre oldu. Önce cumhurbaskanligi seçiminin yarattigi belirsizlik, ardindan ayni Brezilya'da oldugu gibi genel seçimlerin ardindan baslayan Anayasa degisikligi ve türban konularinda baslayan tartismalar ve son olarak AK Parti'ye açilan kapatma davasi gibi iç gelismeler, Bovespa ve IMKB'nin ayrismasinin temel nedeni olarak gösteriliyor. - Yönetim farkliligi Brezilya ile Türkiye arasindaki ayrismanin en temel nedeninin, Brezilya'nin ekonomi yönetimine odaklanmasini, Türkiye'nin ise iç siyasete konsantre olmasina baglayan uzmanlar, yasanan bu süreçte yönetim farkliliginin ortaya çiktigini dile getiriyorlar. Brezilya'nin piyasalarda likidite krizi yasandigi bu süreci çok iyi yönettigini ifade eden uzmanlar, emtia fiyatlarindaki artisin da rezervleri güçlü olan Brezilya daha olumlu bir görüntü sergilemesine neden oldugunu kaydettiler. Ancak Brezilya'nin Türkiye'ye göre lig atlamasinda temel nedeninin, Türkiye'de iç siyasetin iyi yönetilememesi oldugu vurgulaniyor. Brezilya'da tamamiyla ekonomiye odaklanmis ve realistik bir politikanin uygulandigini ve bunu en temel farklilik oldugunu dile getiren uzmanlar, bu sekliyle devam ettigi sürece farkin Brezilya lehine daha da artacagini belirtiyorlar. Uzmanlar, "Brezilya'da petrol, emtia var, bu yüzden Türkiye'den ayristi" demenin olayi çok basite indirgemek olacagini altini çizdiler. - Yatirim yapilabilir ülke 2002 yilinda ayni anda seçime giden Brezilya ve Türkiye, yakaladiklari siyasi istikrarin etkisiyle son yillarda artan global likidite kosullarindan olumlu etkilendi. Devam eden siyasi istikrarin yanisira son dönemde petrol basta olmak üzere emtia fiyatlarinda yasanan hizli yükselis ihracatçi konumundaki Brezilya ekonomisini gelismekte olan ülkeler arasinda en üst siraya tasidi. Öte yandan nisan ayi basinda Türkiye'nin kredi notu görünümünü siyasi belirsizlik nedeniyle negatife çeviren uluslararasi kredi derecelendirme kurulusu Standard and Poor 's (S&P) Brezilya'nin notunu BB+ 'dan BBB-'ye çikartmasi, Brezilya'yi yatirim yapilabilir ülkeler sinifina soktu. - FDF'de revizyon kirilganligi artirir Yatirim bankasi Goldman Sachs, faiz disi fazla (FDF) hedefinde yapilan revizyonun Türkiye'nin kirilganligini artirabilecegi uyarisinda bulundu. Goldman Sachs tarafindan dün yayinlanan raporda, yüzde 3 düzeyindeki faiz disi fazlanin borç stogunda düsüs için yeterli ancak revizyonun zamanlamasini talihsiz oldugu nitelendirildi. Danske Bank ise faiz disi fazla hedefinin düsürülmesinin, Merkez Bankasi'ni faizleri en kisa zamanda artirmaya itecegini öngördü. Enflasyonun yukari yönlü seyri, finans kuruluslarinin beklentilerini revize etmelerine yol açti. Goldman Sachs, 2008 TÜFE beklentisini yüzde 8,5'e, 2009 TÜFE tahminini ise yüzde 7'ye çikardi. Finans Invest ise, yaz sonunda yillik enflasyonun yüzde 11 civarina çikacagini ancak yil sonunda yüzde 9.5 gerileyecegini tahmin etti.
Foreks Haber Merkezi

Yorum