Ekonomi & Para Piyasalarıdan Haberler/Yorumlar

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • PEHLİVAN
    Çalışkan
    • 13 Şubat 2009
    • 1138

    #91
    Umutlar Yeniden Yeşerdi

    Teknik görünümde 23,000-24,800 bandı geçerliliğini sürdürürken, bugün içinse 23,600-24,600(24,800) bandı değerlendirilebilir


    Açılıştan itibaren yukarı yönlü bir seyir izleyen ABD Hisse Senedi Endeksleri, gün ortasından itibaren ise bu pozisyonunu kuvvetlendirerek günü %3.32 ila %3.90’lık agresif değer artışlarıyla tamamlamıştır. Değer kazançlarında tepki alımlarının yanısıra FED Başkanı Bernanke ile Başkan Obama’nın açıklamaları başrolü oynamıştır. Bernanke, ekonomik ve finansal krizin etkilerini azaltmaya yönelik olarak şimdiye kadar yapılanların bazı alanlarda kısmen olumlu sonuçlar verdiğini ancak gerçek anlamda bir toparlanmanın 2-3 yılı bulabileceğini söylerken, Obama ise söylemlerinde ABD Ekonomisinin toparlayacağına yönelik inancını ön plana çıkarmıştır.



    Satıcılı bir açılışın ardından günün büyük bir bölümünde de bu pozisyonunu koruyan Ulusal-100 Endeksi, ikinci seansta ise dengelenerek günü %0.17’lik değer artışıyla 24,032 puandan tamamlamıştır. Bugüne yönelik açılış beklentileri olumlu bir şekilde bulunmaktadır. Yurtdışında Bernanke ve Obama’nın yukarıda değindiğimiz açıklamalarının ardından bugün ABD’de konut verilerindeki gerçekleşme yeniden beklentilerde ön plana çıkacakken, Avrupa Kıtasında ise Almanya ve İngiltere’nin 4Ç GSYH dataları önemli olacaktır. Yurtiçi fiyatlamalarda ise Başbakan Erdoğan’ın basında yer alan açıklamaları biraz daha ön planda yer tutabilecektir. IMF ile görüşmelerde tıkanma yaratan konuları başta “nereden buldun yasası” çıkarılmasının ve Gelir İdaresi Kurumunun özerk bir yapıya kavuşturulmasının talep edilmesi olarak belirten Erdoğan, bu konularda uzlaşmanın zor olduğunu söylemiştir. Dolayısıyla, önümüzdeki günlerde IMF ile anlaşma konusundaki belirsizlik etkili olmayı sürdürecektir. Teknik görünümde 23,000-24,800 bandı geçerliliğini sürdürürken, bugün içinse 23,600-24,600(24,800) bandı değerlendirilebilir.


    Hedef Menkul Değerler A.Ş.

    Araştırma Bölümü

    Yorum

    • PEHLİVAN
      Çalışkan
      • 13 Şubat 2009
      • 1138

      #92
      Euro`daki yükseliş Türkiye`ye yararlı mı?



      İngiltere'de yayımlanan günlük ekonomi ve siyaset gazetesi Financial Times, Avro'daki yükselmenin Türkiye için hayırlı olduğunu, turizmde artış beklentilerini yükselttiğini yazdı.

      Gazetenin ABD, Almanya, Rusya gibi bazı ülkeler için geniş kriz değerlendirmeleri yaptığı sayfalarında Türkiye'ye de yer verildi ve liradaki düşüşün turizm sektörünün turist sayısındaki artış umutlarını arttırdığı belirtildi.

      Bu yılın Türkiye'de ekmeğini turizmden kazananlar için avantajlı bir yıl olabileceği belirtilen haberde, geçen yıl liranın dolar karşısında yüzde 30, avro karşısında ise yüzde 20 civarında değer kaybettiği kaydedilen FT'nin Türkiye değerlendirmesinde, turizmle ilgili yetkililerin küresel krize rağmen kur avantajı sayesinde tatilcilerin Türkiye'yi tercih edebileceğine inandıkları ifade edildi.

      Türkiye Otelciler Federasyonu Başkanı Ahmet Barut'un “Avro bölgesi dışında olmak bizim için bir avantaj olacaktır” dediğine işaret edilen değerlendirmede, turizm gelirlerinin yüzde 18,5 oranında artıp 22 milyar dolara ulaştığı geçen yılın büyüme oranlarının beklenmediği belirtildi. Ocak ayında ülkeyi ziyaret eden turist sayısında yüzde 4 oranında düşüş gerçekleştiği hatırlatıldı. Bunun iki yıldan fazla süredir kaydedilen ilk düşüş olduğuna da dikkat çekildi.

      Bu yaz ayları için rezervasyonların yavaş başlamasına rağmen, yetkililerin ve analistlerin turist sayısının bu yıl artacağına inandıkları da belirtilen FT'nin değerlendirmesinde, “Türkiye avro bölgesi içinde kalan sterlinin gücünü büyük ölçüde yitirdiği tatil beldelerine sırtını dönen İngiliz turistten de bir pay almaya hazırlanıyor” denildi.

      İngiltere'de faaliyet gösteren tur operatörü TUI ve ülkenin en büyük turizm şirketlerinden biri olan Thomas Cook'un Türkiye rezervasyonlarında güçlü bir büyümeye dikkat çektikleri de belirtilen değerlendirmede, Thomas Cook'un Genel Müdürü Ian Derbyshire'ın Türkiye'nin ucuz turizm alanı ve işçilik fiyatlarıyla büyük 4-5 yıldızlı ve “her şey dahil tatil imkanı sunan” oteller yapma stratejisini güttüğüne ve bunun faydalarını gördüğüne dair değerlendirmesine yer verildi.

      Ancak esnaf için en büyük sorunun turistin kaldığı otelleri terk edip, otel dışında harcama yapıp yapmayacağı olacağı belirtilen değerlendirmede, liradaki değer kaybının, turiste satış yapan İstanbul Kapalıçarşı esnafı gibi kesimler için adeta bir cankurtaran halatı olacağı öne sürüldü.

      Bu bölümde Kapalıçarşı ve Kapadokya gibi turistik cazibe merkezlerinin esnafı ile yapılmış söyleşilere de yer veren gazete, Türk otelcilerin ve restorancıların Avro bölgesinden gelen turistlere yönelik umutlarının yanı sıra, İsrailli turistlerin ise Türkiye'yi tercih etmemesinden çekindiklerini öne sürdü. Değerlendirmede “Bu kesimler geçen yıl sayıları 500 bini bulan İsrailli turistlerin Ankara'nın Gazze konusundaki eleştirilerinden sonra Türkiye'den uzak durmasından endişe ediyor” denildi.

      Almanya'dan sonra Türkiye'ye en çok turist gönderen ikinci ülke olan Rusya'nın sorunları olmasının da turizmci için bir endişe kaynağı oluşturduğu iddia edildi.

      Yorum

      • PEHLİVAN
        Çalışkan
        • 13 Şubat 2009
        • 1138

        #93
        `Dolar çok daha yukarı gidebilir`



        Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, Türkiye'de bir model değişikliği olduğunu belirterek, Eğer geri dönmeyeceksek, kur çok daha yukarı gidebilir dedi.

        Tüm Oto Kiralama Kuruluşları Derneğince (TOKKDER) düzenlenen, “Araç Kiralamada Büyümenin Anahtarı” konulu panelde yaptığı konuşmada küresel ekonomik krize değinen Özen, “Krizden kamu harcamazsa çıkamayız. Açık ekonomilerde para politikaları daha etkili. Para politikalarını doğru ayarlamak lazım” şeklinde konuştu.

        Özen, krizin boyutunun çok büyük olduğunu ve hiçbir şirket veya hiçbir sektörün kendi başına bu krizden çıkamayacağını belirtti.

        Takipteki kredilerinin arttığını, sorunlu kredi oranının ciddi şekilde başladığını kaydeden Özen, “KOBİ düzeyinde çok var, büyük firma düzeyinde yok. KOBİ düzeyinde gerek adette, gerek miktarda ciddi şekilde artıyor ve bu trend devam edecek” diye konuştu.

        ÖZEN'DEN DOLAR TAHMİNİ

        Özen, dolar tahmininin “yukarıya doğru” olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

        “Model değişiyor. Türkiye'de yüksek faiz, kuvvetli yerel para birimi, TL modeli değişiyor mu değişmiyor mu? 2009 yılında böyle olmadığını biliyoruz. Şu anda ileriye doğru baktığımız zaman, yüzde 10-10,5 Merkez Bankası faizi, enflasyon da 6,5-7 olacak derseniz; yüzde 3 reel faiz, tarihimizin en düşük reel faizlerinden bir tanesi. Dolayısıyla yüksek reel faiz, kuvvetli yerel para birimi modeli şu anda 2009 için geçerli değil. Geri dönecek miyiz o modele 2010 yılında, bilmiyorum. Bakacağız. Herkesin çok yakın takip etmesi gereken bir şey. Eğer dönmeyeceksek, kur çok daha yukarı gidebilir.”

        Sendikasyon kredilerinde çok ciddi problemler bulunduğunu vurgulayan Özen, “25 senelik bankacıyım, hiç bu kadar zorlandığımızı hatırlamıyorum” dedi.

        BANKACILARIN ŞU ANDA “EN SEVMEDİĞİ ŞEY”...

        Ergun Özen, kredilerin azaldığını ve bu gibi ortamlarda Türk bankacılık sektöründe kredilerin artmasını kimsenin beklememesi gerektiğini belirterek, otomobil kredisi satamadıklarını bildirdi.
        Garanti Bankasının 2008'de Türkiye'de en fazla kredi veren banka olduğunu kaydeden Özen, bankacı olarak kredilerde önem verdikleri konulara değinerek, bankaların kredi verme şartlarını 2008'in ikinci yarısından itibaren gözden geçirmeye başladığını söyledi.
        Özen, sektörlerde finansman zorlukları oluşmaya başladığını gördüklerine işaret ederek, kredi kullanımı için bilançolarda daha yüksek özkaynak ve ilave teminatlar görmek istediklerini çünkü riskin arttığını anlattı.

        Bankacıların şu anda en sevmediği şeyin havuza kredi vermek olduğunu ve paranın nereye gideceğini bilmek istediklerini ifade eden Özen, “Başka bankaların kredisinin kapanması ödümüzü koparıyor bizim. O parayı ben havuza verip de başka bankanın kredisini kapatırsam olmaz” dedi.

        ''HER FAİZ İNDİRİLİŞİNDE İNDİRDİK AMA...''

        Garanti Bankası Genel Müdür Özen, panelin ardından soruları yanıtlarken, sektördeki yabancı payına ilişkin bir soru üzerine, şu karşılığı verdi:

        “Birleşmeleri destekliyorum. Yabancı bankaların Türkiye'ye gelmelerini destekliyordum ama yabancı bankalarda garip bir durum oldu. Onun için şu anda bilemiyorum. Dolayısıyla ezber bozuldu bu konuda... 'Yabancı banka gelir buraya çok uzun vadeli kaynak verir, hem de bunu çok ucuza verir' hiç böyle bir şey yok. Önümüzdeki 3 sene, 5 sene böyle bir şey yok.”

        “Sektörde gerçekten sorun yok mu?” sorusu üzerine Özen, “Bankacılık sektöründe sorun yok ama reel sektörde sorun var. Reel sektördeki sorun yansır mı bankacılık sektörüne? Yansır. Kriz, bankacılık sektöründen de çıkabilirdi, reel sektörü altüst edebilirdi. Türkiye'de olduğu gibi şu anda reel sektör daha fazla etkilendi ama bu eninde sonunda bankacılık sektörün de içine alır” dedi. Özen, Merkez Bankasının faiz indirimlerinin yansımasına ilişkin bir soruyu şöyle yanıtladı:

        “Bankacılık sektörünü eleştirecekseniz bu konudan başlayabilirsiniz. Bu konuda risk primi arttı diye fiyatları oldukça yukarıda tutuyoruz, ciddi pazarlıklara başlayabilirsiniz. Burada yeri var bankacılık sektörünün ve yavaş yavaş aşağıya getirmeye başladık. Her faiz indirilişinde indirdik ama gerçekleşen faiz indiriminden daha az indirdik. Dolayısıyla evet, kredi faizleri, TL kredi faizleri daha hızlı aşağı gelebilir. Burada bankacılık sektörünün yeri var diye düşünüyorum. Önümüzdeki günlerde bunu yansıtacaktır.”

        Özen, krizi çok inatçı gördüğünü ifade ederek, “Mayıs ayında, haziran ayında bu iş bitecek gibi hesap yapmayın” dedi.

        Yorum

        • PEHLİVAN
          Çalışkan
          • 13 Şubat 2009
          • 1138

          #94
          Tüm dünya resesyonda!

          Almanya Merkez Bankası Başkanı Axel Weber, dünyadaki tüm ülkelerin olağanüstü zor bir resesyon içinde olduklarını, yaz döneminden sonra ekonomik durumda biraz düzelme olabileceğini söyledi.

          AA

          Weber, “Berliner Morgenpost” gazetesinde yayınlanan röportajında, hükümetin aldığı önlemlerin ekonomik krizi sadece hafifletebileceğini, ancak bunu önleyemeyeceğini belirterek, “tüm dünya için olağan üstü zor olan bir resesyon içindeyiz” dedi.

          Almanya'nın bugüne kadar dünya konjonktüründen büyük ölçüde faydalandığını, şimdi ise konjonktürün Almanya'yı da büyük ölçüde vurduğunu ve bu durumla daha bir süre yaşamak zorunda olduklarını ifade eden Weber, “mevcut şartlar altında yaz döneminde en kötü zamanı yaşarız. Bundan sonra durum yavaş yavaş düzelebilir” şeklinde konuştu.

          Hükümetin, aldığı önlemlerle kredi kuruluşlarını değil, müşterilerini koruduğunu kaydeden Weber, “devletin görevi, iflasın eşiğinde bulunan şirketlerin sahiplerini kurtarmak olamaz” dedi.

          Yorum

          • PEHLİVAN
            Çalışkan
            • 13 Şubat 2009
            • 1138

            #95
            Merrill Lynch`in zararı tahminlerin üstünde

            Uluslararası yatırım bankası Merrill Lynch'in, geçen yıl, tahminlerin çok üstünde zarar ettiği tespit edildi.

            AA

            ABD'deki düzenleyici kurul raporuna göre Merrill Lynch, 27 milyar 8 milyon dolar yerine, yaklaşık 602 milyon dolar daha fazla zarar ederek, geçen yılki toplam zararı, 27 milyar 610 milyon dolar olarak gerçekleşti.

            Küresel krizden en çok etkilenen Merrill Lynch'in zararında, kötü yönetimi ile çok yüksek düzeylerde dağıtılan yönetici primlerinin etkili olduğu da ileri sürülüyor.

            Yorum

            • PEHLİVAN
              Çalışkan
              • 13 Şubat 2009
              • 1138

              #96
              Roubini bile bu kadarını tahmin edememişti



              Ekim ayında 14 binin üzerini gören küresel piyasaların gösterge endeksi Dow Jones, 7 bin seviyelerine kadar düşerek 4 ayda yarı yarıya eridi. 2009'un ilk çeyreği sonunda endeksin 20 bin puana fırlayacağını söyleyen ekonomistler de, 7 bin 500 seviyesini en kötü senaryo diye görenler de yanıldı.

              Sıla ÖZÇELİK / REFERANS GAZETESİ

              2 sene önceye kadar sonu gelmeyecek bir rüya gibi görülen küresel likidite bolluğunun tavan yaptığı zamanlarda beşinci vitese takan, son olarak ekim ayında 14 bin puanın üzerine çıkarak zirve yapan ve dünya piyasaları için çekici güç kabul edilen ABD'nin gösterge Dow Jones endeksi adeta mum gibi eriyor. Önceki gün bankacılık devi Citigroup'un yüzde 40'ının devletleştirileceği haberleri sonrası Dow Jones endeksi son 12 yılın dibine çakıldı ve 7 bin 114 puana kadar geriledi. Endeks yılbaşından bu yana geçen 7 hafta içinde ise yüzde 15 kan kaybetti.

              Üstelik bu hafta içinde açıklanacak olan yeni şirket verileri ile birlikte yeni satışların da geleceği düşünülürse endeks her an 7 bin puanın altını test edebilir. Hatta kimilerine göre Dow Jones 5 bin seviyesine kadar bile düşebilir. Endeks için psikolojik sınır olarak ise artık 6 bin 500 seviyeleri kabul ediliyor. Ekim ayında 14 bin 164 ile zirve yapan Dow Jones, ocak sonunda 11 bine kadar gerilemişti. Dow Jones piyasaların allak bullak olduğu 2001 yılındaki 11 Eylül saldırıları sonrası bile du denli bir düşüş görmemişti. 2001 yılının nisan ayında 10 bin 912 seviyesinde olan Dow Jones, 2002'nin Ağustos'unda 7 bin 500 seviyelerine kadar gerilemiş, 2007'nin ekim ayında 13 bin 930 seviyesini görerek zirve yapmıştı. Tarihe Kara Ekim olarak geçen ve dünya çapında sert satışların yaşandığı 2008'in ekim ayının başlarında ise Dow Jones 14 bin 198 puan ile zirvesini yapmış, zirveden sonra yıl sonunda 13 bin seviyesinin altına gerilemişti.

              Kriz ezberi bu kez bozuldu

              Dow Jones'un ekim ayındaki 14 bin seviyelerinden sadece 4 ay içinde yarı yarıya aşağı düşmesi ise en karamsar ekonomist ve analistleri bile şaşkınlık içinde bıraktı. Dow Jones ne bazı analistlerin tahminleri kadar az düştü, ne de iyimser analistlerin deyişiyle fırsatçı yatırımcıların alımları ile canlandı. Hele hele Dow Jones'un 2009'un ilk çeyreği sonunda 20 bin puan seviyesini görebileceği tahminleri hayalden öteye gidemedi. Kısacası önceki büyük krizlerin yarattığı ezberler de bozuldu.

              Dow Jones 1970 yılında Penn Central'ın iflası sonrası yaşadığı düşüşün ardından kâr marjı peşinde koşan yatırımcıların yüklü alımları ile ciddi bir çıkış göstermişti. Aynı şey 1984 yılında Continental Bank'ın iflası, 1994 yılında Meksika'da peso devalüasyonu sonrası yaşanan piyasa dalgalanmaları ve 1998'de ünlü Long Term Capital Management'ın (LTCM) çöküşü sonrasında da görülmüştü. Ancak bu kez Dow Jones benzer bir yükseliş yakalamak bir yana tarihi diplerine sürüklendi.

              En kötü tahminin altına çabuk düştü

              Barrons, 2008'in mart ayında yani tam bir yıl önce Dow Jones'un 12 bin seviyelerinde olduğu sırada endeksin 12 ay içinde 18-20 binler seviyesine kadar toparlanacağını iddia etmişti. MSNBC sitesi 2008 sonunda yaptığı bir ankette 2009'da Dow Jones'un hangi seviyeler arasında tutunacağını sormuş ve yüzde 33,7 ile çoğuluk endeksin 9-10 bin aralığında olacağını tahmin etmişti. Üstelik en kötü senaryo olan 7 bin 400'ün altına düşeceğini düşünenlerin oranı da yüzde 17,5 olarak çıkmıştı. Oysa ki Dow Jones 2009'un daha ilk çeyreği dolmadan 7 bin 500'ün altını çoktan gördü.

              Finans sitelerinde de Dow Jones'un 2009'daki geleceğine ilişkin hareretli tartışmalar yapılmış, kimileri Dow Jones'un ilk çeyrekte hükümetin yapacağı ekonomiyi canlandırma harcamalarının olumlu psikolojisi ile yükseleceğini, kimileri ise bu harcamaların vatandaşın vergileriyle yapıldığının iyice algılanması ile endeksin 3'üncü çeyrekte ters köşeye yatacağını savunmuştu. Ancak Dow Jones 12 yılın dibini görmek için 3'üncü çeyreği beklemedi bile.

              Market Oracle ise 20 Ocak'ta yaptığı bir tahminde ABD piyasalarının 2009 Aralık ayına kadar yüzde 30 toparlanma yaşayacağını ve 2009 sonunda Dow Jones'un 9 bin 750 seviyesini göreceğini öngörmüştü. Dow Jones için en kötü senaryo olarak 6 bin puan seviyesini gösteren Market Oracle, bu seviyenin en son Greenspan'in meşhur mantıksız aşırılık (irrational exubarence) açıklaması sonrasında görüldüğüne dikkat çekmişti. 2009 ortasında Dow Jones'un 6 bin 600'ü göreceğini belirten Market Oracle, 2009 sonunda seviyenin 8 bin 600 puan civarında olacağını belirtmişti.

              Yeni psikolojik sınır 6 bin 500

              7 bin seviyelerinin kendi beklentileri açısından çok süpriz olmadığını söyleyen Finansbank ekonomistlerinden İnan Demir, daha önceki ayı piyasalarında da yüzde 35-40'lık değer kayıpları yaşandığını, dolayısıyla da yüzde 50'lik bir kaybın çok da şaşırtıcı olmadığını savunuyor. Referans'a konuşan Demir, eski dönemlere kıyasla bu diplerin de fırsat yaratacağını ancak bu kez yatırımcıların alım konusunda daha tedirgin olacağını, dibe gelindiğine dair işaretlerin takip edileceğini belirtti.

              ABD imalat verileri Dow Jones'u yukarı taşıyacak bir alım trendi için önemli diyen Demir Ocak ayında iyi çıkan imalat verisi şubat ayında aynı şekilde olmadığı için yatırımcıda alım için cesaret oluşmadı. Dibin görüldüğü anlaşıldığında, geçmişte görüldüğü gibi bir alım atağına geçilebilir diye konuştu. Demir'e göre Dow Jones'da 7 bin 200 seviyesi zaten önemli bir psikolojik sınırın geçildiğinin işareti. Yeni psikolojik sınır ise 6 bin 500 puan olabilir. Yani Dow Jones'un bu sınırın altına düşmesi daha fazla kaygı yaratabilir.

              ROUBINI BİLE ŞAŞIRDI

              Dow Jones'un kan kaybı kriz kâhini olarak bilinen ABD'li ekonomist Nouriel Roubini'yi bile şaşırttı. Ocak ayı başında yaptığı tahminde Dow Jones ve S&P 500 endekslerinin bu yılın ortasına kadar yüzde 20 değer kaybedeceğini öngören Roubini, yeni şirket zararları ile birlikte yüzde 20'lik kaybın ancak ilk altı aydan sonra görüleceğini düşünmüştü.

              DOW JONES TAHMİNLERİ DİKİŞ TUTMUYOR

              Nouriel Roubini: Dow Jones ve S&P 500 endekslerinin yeni açıklanan şirket zararları ile bu yılın ortasına kadar yüzde 20 değer kaybedeceğini tahmin etmişti.

              Barrons: 2008'in mart ayında Dow Jones'un 12 bin seviyelerinde olduğu sırada endeksin 12 ay içinde 18-20 bin seviyelerine kadar toparlanacağını iddia etmişti.

              MSNBC: 2008 sonunda yaptığı bir ankette yüzde 33,7 olasılık ile endeksin 9-10 bin arasında olacağını tahmin etmiş, 7 bin 400'ün altı için sadece yüzde 17,5 olasılık tanımıştı.

              Market Oracle: 20 Ocak'ta yaptığı bir tahminde ABD piyasalarının 2009 Aralık ayına kadar yüzde 30 toparlanma yaşayacağını ve 2009 sonunda Dow Jones'un 9 bin 750 seviyesini göreceğini öngörmüştü.

              Yorum

              • PEHLİVAN
                Çalışkan
                • 13 Şubat 2009
                • 1138

                #97
                General Motors üretim durduracak



                ABD'li otomotiv şirketi General Motors (GM) ABD ve Meksika'da düşen talep nedeniyle Meksika'daki üç fabrikasını geçici olarak kapatacak.

                Şirketten yapılan açıklamada, Silao ve Toluca'daki fabrikalarında mart ayında üretime 5 gün ara verileceğini, Ramos Arispe fabrikasındaki iki üretim hattının da martta 6 gün çalışmayacağını, bu fabrikanın nisan ayında ise 5 günlüğüne tamamen kapatılacağını bildirdi.

                Şirket, daha önce Ramos Arispe fabrikasından şubat ile mart aylarında 600 işçinin çıkarılacağını açıklamıştı. Geçen ay otomotiv ihracatı yüzde 57 gerileyen Meksika'da, içerdeki satışlar yüzde 28 ve üretim yüzde 51 geriledi.

                Mitsubishi üretim artırıyor

                Bu arada Japon otomotiv firması Mitsubishi Motors, stokların uygun seviyelere düşmesi nedeniyle mart ayında Colt ve Pajero modellerinin üretildiği fabrikalarında üretim artırmayı planlandığını açıkladı. Mart ayında sona erecek mali yılına göre 670 milyon zarar bekleyen şirket, aynı dönemde üretim hedefini 330 bin adete düşürdü.

                Fransa'da ise otomotivciler devletten aldıkları yardımı en etkin kullanan sektör oldu. Fransız otomotivciler devletten yardım aldıktan sonmra yeni üretimlerde hızlanmaya başladı. Örneğin Peugeot aldığı yardımın akabininde 207 modelinin günlük üretimini nisan ayı itibariyle 900 adet artırma kararı aldı.

                Yorum

                • PEHLİVAN
                  Çalışkan
                  • 13 Şubat 2009
                  • 1138

                  #98
                  Washıngton Post`un karı düştü

                  ABD'nin önde gelen gazetelerinden Washington Post'un dördüncü çeyrek karı azaldı.

                  AA

                  Washington Post gazetesinin karının, yılın dördüncü çeyreğinde, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 77 oranında azalarak, 18,8 milyon dolar olarak gerçekleştiği kaydedildi. Bu arada gazetenin, eğitim ve ekonomi yayını yapan kablolu televizyonunun ise büyüme gösterdiği ifade edildi.

                  Yorum

                  • PEHLİVAN
                    Çalışkan
                    • 13 Şubat 2009
                    • 1138

                    #99
                    Piyasa Bu Sefer Başarabilecek Mi?

                    ABD endeksleri 3 gün içinde 2. kez dibe vurup zıplamayı başardı. Bankalarla gevşeyen endeksler yine bankalara gelen alımlarla sıçradı. Ancak son 10 dakikada gelen satışlarla endeksler ekside kapandı.


                    Bank of America'nın CEO'su Kenneth Lewis'in Merrill Lynch ve Countrywide Financial'ın bu yılın yıldızları olduğunu söylemesi yükselişi tetikledi. Bank of America'nın bu yılki gelirlerinin 100 milyar doları aşmasını beklediğini söyleyen Lewis tüm bankacılık sektörü hisselerine alım getirdi.

                    Bankacılık sektörü endeksi % 6,5 düşüşten toparlanırken, S&P 500 Endeksi % 2,6'lık kayıptan artıya geçti. Dow Jones 7,114 puan gördükten sonra 7,404 puana kadar çıktı. Dow Jones pazartesi günkü sert düşüşün ardından Salı günü Bernanke'nin açıklamalarıyla toparlanmıştı.

                    Kongre'de ikinci gün konuşan Fed Başkanı Ben Bernanke bankaların kamulaştırılmasını yine reddedince alımları destekledi.

                    ABD borsaları Çarşamba günü konut piyasasında yaşanan bozulmayı yansıtan raporlarla ve Washington'un bankacılık sistemine destek olması amaçlanan planındaki belirsizliklerle birlikte tekrar değer kaybetti.

                    Salı gecesi yaptığı konuşmada Obama, ABD ekonomisinin krizden daha da güçlenmiş bir şekilde çıkacağını söylemişti. Ancak bu sözlerin yatırımcılar üzerindeki etkisi sınırlı oldu.

                    Yatırımcılar mali hizmet şirketleri ve büyük imalat hisselerini satma eğilimiyle açıldı. Böylece Boeing hissesi yüzde 4, United Technologies ise yüzde 3.1 değer kaybına uğradı.

                    Açıklanan verilere göre ABD'de Ocak ayı ikinci el konut satışları yüzde 5.3'lük beklenmedik bir düşüş gösterdi.

                    Konut üreticisi Toll Brothers'ın hisseleri yüzde 2.8 değer kaybederek 16.57 dolar seviyesine gerilerken D.R Horton hisseleri yüzde 2.6 kayıpla 8.67 dolardan işlem gördü.Dow Jones Hone Construction endeksi yüzde 3.6'ya indi.

                    Fed Başkanı Ben Bernanke'nin Kongre'ye yaptığı sunumun 2. gününde Citigroup için bir kamulaştırma durumunun söz konusu olmadığının açıklamasının ardından mali hisseler önemli ölçüde bir sıçrayış gösterdi.

                    Bank of America % 10 düşüşten % 18 artıya geçti. Citigroup hisseleri ise % 21 düşüşün ardından % 12 yükselmeyi başardı. Ancak Bank of America % 9 yükselerek kapanırken, Citi % 3 geriledi.

                    Endeksler son 10 dakikada gelen satışlarla yine de % 1 kayıpla kapandı. Dow Jones % 1,09 düşüşle 7,270 puana geriledi.

                    ABD'de benzin talebine bağlı olarak petrol New York'ta % 6 yükseldi ve 42,72 dolardan kapandı.

                    Yorum

                    • PEHLİVAN
                      Çalışkan
                      • 13 Şubat 2009
                      • 1138

                      #100
                      Japonya’da ihracat çöktü!!!



                      Japonya’da ihracat ocak ayında yüzde 46 düştü. Ülke, 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana en derin ekonomik krizin içinden geçiyor. Ülke ayrıca şimdiye kadarki en büyük ticaret açığını verdi

                      Japonya’nın ihracatı ocakta, önceki yılın aynı dönemine göre, yüzde 45.7’lik düşüş gösterdi. Rakamlar son 10 yılın en kötü ihracat performansına işaret ediyor. 5.5 trilyon dolarla dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Japonya da otomotiv ürünlerine yönelik dış talep de ise yüzde 69’luk düşüş görülüyor. Japonya’nın, ABD’de ye olan ihracatındaki gerileme ise yüzde 53 olarak gerçekleşti.

                      Ülkenin Asya’ya özellikle de Çin’e yönelik ihracatın da da büyük düşüşler görülüyor. Elektronik ve diğer Japon ürünlerine ve global ekonomideki sert yavaşlamaya paralel olarak dünya genelinde talepte görülen azalma, ülke ekonomisini derin bir resesyona (durgunluk) ittiği belirtiliyor. Aynı zamanda son aylarda yen de görülen değerlenmenin de Japon ihracatçılarının rekebat edebilme şansını zora soktuğu ifade ediliyor.

                      Japonya’da ihracat büyümesi de kritik bir öneme sahip bulunuyor. İhracatın yanı sıra iç talepte de zayıf seyir devam etmesi ülke ekonomisini derinden etkiliyor. Japonya’nın 2. Dünya Savaşı sonrasındaki en derin krizin içinde bulunduğu ifade ediliyor. Maliye Bakanlığı, ihracatının düşmesi nedeniyle Japonya’nın dış ticaret açığının ocakta 9.92 milyar dolar olduğunu açıkladı. Bunun ikinci Orta Doğu petrol krizini takip eden 1980 yılından bu yanaki en büyük dış ticaret açığı olduğu belirtildi. Japonya’nın sanayi üretiminin de ocakta yüzde 10 gerilemesi bekleniyor.

                      ‘Krizin en büyük kurbanlarından’

                      BBC’nin haberine göre Japonya krizin etkilerini hafifletebilmek için her bir Japon vergi mükellefine en az 130 dolar dağıtımının da dahil olduğu ekonomiyi teşvik paketi üzerinde çalışılıyor. Fakat Japonya Başbakanı Taro Aso’nun popülaritesini kaybetmiş olmasının bu tür politikaların uygulanmasını zorlaştırdığı ifade ediliyor. AFP ise haberinde Japonya’yı global krizin en büyük kurbanlarından şeklinde tanımladı.

                      Japonya geçen yılın son çeyreğinde yüzde 12.7 daralarak, son 35 yılın en kötü performansını göstermişti. Krizin merkez üssü olan ABD’de ise aynı dönemdeki daralma yüzde 3.8 olarak gerçekleşmişti. Japonya’da işsizlik oranı son 3 yılın en yüksek seviyesine yakın olan yüzde 4.4 düzeyinde bulunurken, ülke de işsizlik 2. Dünya Savaşı sonrasında en fazla yüzde 5.5’e kadar çıkmıştı. Analistler, işsizliğin çok daha yüksek seviyelere çıkma tehlikesinin bulunduğunu belirtiyor...

                      Yorum

                      • PEHLİVAN
                        Çalışkan
                        • 13 Şubat 2009
                        • 1138

                        #101
                        Kriz Yazin Zirve Yapacak

                        Sakın Mayıs, Haziran’da kriz bitecek diye hesap yapmayın


                        Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen küresel krizi çok inatçı gördüklerini belirterek “Sakın Mayıs ayında Haziran ayında bu iş bitecek gibi bir hesap yapmayın.

                        25 yıllık bankacıyım bu kadar zorlandığımızı hatırlamıyorum” dedi

                        Tüm Oto kiralama Kuruluşları Derneği tarafından düzenlenen panelde konuşan Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, krizin boyutunun çok büyük olduğunu hiçbir şirket ya da sektörün kendi başına bu krizden çıkamayacağını söyledi. Krizden kamu harcama yapmazsa da kolay kolay çıkılamayacağını kaydeden Özen, “25 yıllık bankacıyım. Hiç bu kadar zorlandığımızı hatırlamıyorum” diye konuştu.

                        Kur çok yukarı gidebilir

                        Özen, şu an reel faizin tarihimizin en düşük seviyelerinde yüzde 3’ler seviyesinde olduğuna da dikkat çekerek yüksek faiz kuvvetli yerel para birimi modelinin değişip değişmediğinin tartışıldığını söyledi. Özen bu modelin 2009 için geçerli olmadığını ifade ederken şöyle devam etti:

                        “Geri dönecek miyiz o modele 2010 yılında bilmiyorum. Bakacağız. Herkesin çok yakın takip etmesi gereken birşey. Eğer dönmeyeceksek, kur çok daha yukarılara gidebilir. ”

                        Özen, sektörlerde finansman zorlukları oluşmaya başladığını sorunlu kredi oranının ciddi şekilde artmaya başladığını da söyledi. Özellikle KOBİ düzeyinde bozulmanın daha fazla olduğunu kaydeden Özen büyük firma düzeyinde kredilerde bir sorun görünmediğini kaydetti. Özen artan riskler yüzünden bankaların kredi maliyetlerinde Merkez Bankası’nın indirimleri kadar düşüş yansıtmadığını da belirtti. Özen “Her faiz indiriminde kredi faizlerini indirdik. Ama gerçekleşen faiz indiriminden daha az indirdik. Kriz çok inatçı görünüyor. Mayıs ayında Haziran ayında bu iş bitecek gibi bir hesap sakın yapmayın. Türk bankacılık sektöründe kredilerin artmasını kimse beklemesin. Sendikasyon kredilerinde çok ciddi problemler var” diye konuştu.

                        Weber: Mevcut şartlarda yaz dönemi en kötü zaman olur

                        Almanya Merkez Bankası Başkanı Axel Weber, dünyadaki tüm ülkelerin olağanüstü zor bir resesyon içinde olduklarını, ekonomik durumda biraz düzelme olabilmesi için yaz aylarından sonraya bakmak gerekeceğini ifade etti. Weber, “Berliner Morgenpost” gazetesinde yayınlanan röportajında, hükümetin aldığı önlemlerin ekonomik krizi sadece hafifletebileceğini, ancak bunu önleyemeyeceğini belirterek, “Tüm dünya için olağan üstü zor olan bir resesyon içindeyiz” dedi. Almanya’nın bugüne kadar dünya konjonktüründen büyük ölçüde faydalandığını, şimdi ise konjonktürün Almanya’yı da büyük ölçüde vurduğunu ve bu durumla daha bir süre yaşamak zorunda olduklarını ifade eden Weber, “Mevcut şartlar altında yaz döneminde en kötü zamanı yaşarız. Bundan sonra durum yavaş yavaş düzelebilir” şeklinde konuştu.

                        Yorum

                        • PEHLİVAN
                          Çalışkan
                          • 13 Şubat 2009
                          • 1138

                          #102
                          OBAMA: "EKONOMİK KRİZ KAÇINILMAZDI"

                          ABD Başkanı Barack H. Obama, ekonomik onarım sistemini sağlamada "ilk kritik adımı" atmak için kongre liderleri ve ekonomi uzmanları ile bir görüşme gerçekleştirdi. Kongre'nin ortak oturumuna hitap eden konuşmasında "Ekonomik kriz kaçınılmazdı" diyen Obama, bu konuda Wall Street'teki açgözlü yatırımcıları ve konut sistemindeki denetimcilerin başarısızlıklarını eleştirdi. Demokrat ve Cumhuriyetçi kongre üyelerinin yanı sıra Hazine Bakanı Timothy Geithner ve Beyaz Saray'ın ekonomi danışmanı Larry Summers'ın da katıldığı toplantıda Obama, "Güçlü ekonomiler net kurallara ihtiyaç duyar, tıkanıklıklara değil. Rekabet, gelişim ve refah artacak" dedi.

                          İHA (26/02/2009 - 07:38:25)

                          Yorum

                          • PEHLİVAN
                            Çalışkan
                            • 13 Şubat 2009
                            • 1138

                            #103
                            Bernanke: Citigroup'un Kamulaştirilmasi Plani Yok Fed Başkani

                            Bernanke, Citigroup'uh Kamulaştirilmasi Gibi Birplanlarinin Olmadiğini Söyledi. "hükümetin Bankalari Kontrol Etmesi Için Hissedarlarin Dişlandiği Ve Yönetimi Kamunun üstlendiği Bir Kamulaştirma Anlayişi Benim Aklimda Yok" Diyen Bernanke, "citi Ya Da Diğerbankalarda Azinlik Hissesi Sahibi Olmayi Ve Istediklerimizi Sağlamayi Içerek Bir Yapi Söz Konusu Olabilir" Dedi.

                            *** Ibs Haber Merkezi ***(26/02/2009 - 08:14:04)

                            Yorum

                            • eren@
                              Tecrübeli
                              • 24 Nisan 2008
                              • 2344

                              #104
                              Doğalgaz fiyatlarında yeni bir indirim gündeme gelebilir‏
                              BOTAŞ, Mart 2004'te, doğalgaz fiyat revizyonu ve fiyat indirimi taleplerini reddeden İran'a karşı açtığı tahkim davasını kazandı. Uluslararası Ticaret Odası Tahkim Kurulu'nda görülen dava, mahkemenin Türkiye'nin taleplerinin büyük bir kısmını kabul edilmesine karar vermesiyle sonuçlandı. Mahkeme BOTAŞ'ın fiyat revizyonu ve fiyat indirimi taleplerini haklı bulduğunu belirterek, İran'ın Türkiye'ye 750 milyon dolar (libor + 1.25 faizle) tazminat ödemesini kararlaştırdı. (Sabah, haberturk.com)

                              *Dava sonrası doğalgaz fiyatlarında yeni bir indirim gündeme gelebilir, böyle bir gelişme AKENR ve ZOREN için olumlu potansiyel yaratabilir.

                              --
                              Ozgur Yurtdasseven
                              Arastirma Muduru
                              Merkez Menkul Degerler AS
                              Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

                              Yorum

                              • eren@
                                Tecrübeli
                                • 24 Nisan 2008
                                • 2344

                                #105
                                İstanbul güçlü kalmaya devam‏
                                Ugur Erturk Ekinvest .
                                Küresel haber akışı batak bankalara yeni ABD yönetimin ne kadar ve nasıl sermaye koyacağına ilişkin, demokrat yönetim elbette cumhuriyetçiler kadar piyasa-dostu değil. Dow endeksi Kasım dibinin altına giderken İstanbul’un pozitif yönde ayrışması dikkat çekici. Vade sonu dinamiğinin yanında makro sebepler de pozitif ayrışmayı destekliyor. IMF beklentisinin tavsaması ve lira faizlerindeki agresif indirime rağmen Türk Lirası diğer EMEA paralarından %10-20 daha güçlü kalmış durumda. Yurtdışına bakıp İstanbul’da işlem yapanlar şaşırmaya devam edecekler çünkü Türkiye ayrışacaksa bunun pozitif yönde olacak.
                                * Şubat vadenin son iki gününe girerken, 30-endeks 30 bin desteğinin hemen üzerinde tutunmaya çabalıyor. Mart içinde bu desteğin aşağısına bir atak çok mümkün, ancak artık son satış niteliğindeki bu atağın fazla aşağılara gitmeyeceğini düşünmek gerekiyor, Kasım dibinin altına gitmeden tutunması oldukça mümkün. Orta vadeli düşünenler için portföy yapma zamanı geldi.
                                * Aktif kontratın son iki gününe girerken, işlemlerde ana odak pozisyonların Nisan vadeye taşınması, bugün için de yurtdışı değil roll-over dinamiği baskın kalacaktır. Short’a geçmek için izlenmesi gereken kriterler 30.50- 30.70 desteğinin aşağı kırılması yada 32.50- 33.00 dolayında oluşabilecek bir tepeyi beklemek. 29.50- 30.00 altında ise hiç bir şekilde long kalmamak gerekli. Short’lar için izlediğimiz stop ise 31.50, buranın üzerine geçerse yukarı atağın nerde duracağı hiç belli değil, özellikle vade sonu günleri volatilitenin tavan yaptığı günlerdir. Piyasaya short bakanlar için önerimiz bu iki günü ‘Şubat long/ Nisan short’ yayılmasıyla geçirebilir, bu yayılma oyunu vade sonlarında iyi çalışan emniyetli bir strateji. Dün 25 puanla başlayan vadeler arası spread günü 200 puanla tamamladı.
                                Kopyaladıklarım çoğu sosyal medyada görüp istifadenize sunduğum resim yorum ve benzeriler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104.,107. ve 115. Maddelerinde de belirtildiği üzere kesinlikte yatırım tavsiye niteliği taşımaz .

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information