Ekonomi & Para Piyasalarıdan Haberler/Yorumlar

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • PEHLİVAN
    Çalışkan
    • 13 Şubat 2009
    • 1138

    #316
    Financial Times`dan korkutan tahmin



    Financial Times gazetesi, Türk ekonomisinin 2008 yılının son çeyreğinde yüzde 6.2 daraldığına dikkat çekti. Gazete 'Resmi veriler Türkiye’nin yedi yıllık büyüme hamlesinin 2008 yılının son çeyreğinde birdenbire sona erdiğini gösterdi” diye yazdı.

    Küçülmenin AKP’nin seçimlerde “daha zayıf” performans göstermesinin en büyük nedeni olduğu değerlendirmelerine dikkat çeken gazete, IMF ile anlaşma yapılması yönündeki çağrılarının iyice yoğunlaştığını da belirtti.

    Türk ekonomisinin geçen yılın son çeyreğinde yaşadığı keskin daralma, yurt dışında da tartışılıyor. Financial Times gazetesi, son çeyreğindeki yüzde 6.2 daralmaya dikkat çekerek “Resmi veriler, Türkiye’nin yedi yıllık büyüme hamlesinin 2008 yılının son çeyreğinde birdenbire sona erdiğini gösterdi” diye yazdı.

    Ekonomi gazetesi Financial Times, “Türkiye’nin büyüme hamlesi sona erdi” başlığını kullandığı haberinde “Salı günü resmi veriler, Türkiye’nin yedi yıllık büyüme hamlesinin 2008 yılının son çeyreğinde birdenbire sona erdiğini gösterdi. Bu da, analistler, G-20 grubu üyesi ülkenin, Uluslararası Para Fonu ile hızlı bir anlaşmaya varması çağrılarının iki katına çıkmasına yol açtı” yorumunu yaptı.

    GSYİH’nın 2008 yılının son çeyreğinde beklentileri aşarak yüzde 6.2 küçüldüğüne işaret eden gazete, yıllık büyümenin ise yüzde 1.1’de kaldığının bunun da 2002 yılından bu yana sağlanan yüzde 7’lik yıllık ortalama büyümeye göre çok düşük olduğuna dikkat çekti. Gazete, Türkiye muhabirini Delphine Strauss imzalı haberinde şöyle devam etti:

    KÜÇÜLME AKP’NİN SEÇİM PERFORMANSINI ETKİLEDİ

    “Anketçiler, özellikle imalat sanayinde ciddi olan daralmanın, iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisinin Pazar günü yapılan yerel seçimde gösterdiği daha zayıf performansın başlıca nedeni olduğunu. Bu terslik hükümeti harekete geçirebilir.”

    İngiliz gazetesi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bu hafta Londra’da IMF yöneticileriyle biraraya geleceğini anımsatarak Erdoğan’ın, finansman paketine ilişkin görüşmelerin yakında yeniden başlayabileceği şiniyalini verdiğini de kaydetti.

    IMF’nin yükselen piyasalara yönelik kredilendirmedeki son dönemde meydana gelen değişikliklerin görüşmeleri kolaylaştırabileceği yorumunu yapan gazete, Türkiye-IMF müzakerelerinin Şubat ayında Türkiye’nin vergi tahsilatını nasıl iyileştirebileceği konusundaki görüş ayrılıkları nedeniyle durduğunu belirtti.

    STAND-BY İLE YENİ FİNANSMANA ERİŞEBİLİR

    Haberde iktisatçıların Türkiye’nin, IMF’nin yeni ve daha esnek kredi kolaylıklarından yararlanmak için gerekli olan kriterlere uymasının pek beklenmediğini ancak bir stand-by düzenlemesiyle yeni finansmana erişebileceğini ve kaynakların sağlanması için yapısal reformların ön koşul gösterilmeyeceğini söylediklerini yazdı.

    Türkiye’de yayınlanan diğer verilerin de daha düşük enerji fiyatlarının ve iç talebinin Şubat ayında dış ticaret açığını adeta yok ettiğini ortaya koyduğunu yazan gazete, JP Morgan’ın ekonomisti Yarkın Cebeci’nin “Dış finansman ihtiyaçları, yabancı yatırımcılar için daha küçük bir kaygı olacak” sözlerine de yer verdi. Haberde şu değerlendirme yapıldı:

    “SEÇİM ÖNCESİ HARCAMA ÇILGINLIĞINDAN SONRA MALİ DİSİPLİN SÖZÜ ŞART”

    “Ancak Türkiye’nin, IMF kaynaklarına erişebilmesi için Şubat bütçe açığının yıllık hedefe eşit hale getiren bir seçim öncesi harcama çılgınlığının ardından mali disiplini yeniden tesis etmeye taahhüt etmesi gerekecek.”

    Financial Times, Merkez Bankası’nın, faizleri yeniden düşürebileceğini ortaya koyduğu son açıklamasında yine kamu sektörünün artan finansman gereksinimlerinin faiz kesintilerini daha az etkin hale getirebeceği uyarısını yaptığına da dikkat çekti.

    “GSYH RAKAMLARI ACIL EYLEM GEREĞİ KONUSUNDA İKNA ETMELİ”

    Gazeteye konuşan Royal Bank of Scotland’ın iktisatçısı Timothy Ash da, büyüme rakamlarının, yetkilileri, özellikle kamu maliyesinin desteklenmesi açısından “acil eylem” gerekliliği yönünde ikna etmesi gerektiğini belirtirken 2009 yılı için ihtiyacı olan budget finansmanını sağlayacak bir IMF anlaşmasının, faizlerin düşürülmesi için daha elverişli bir ortam yaratacağını da söyledi.

    Yorum

    • PEHLİVAN
      Çalışkan
      • 13 Şubat 2009
      • 1138

      #317
      Tisk: Türkiye en fazla küçülen ikinci ülke

      Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), 2008'in son çeyreği itibariyle yapılan uluslararası kıyaslamada Türkiye'nin yüzde 6.2 ile ekonomide küçülmenin en fazla olduğu 2'nci ülke olduğunu belirterek, son çeyrekte en çok küçülen ülkenin yüzde 8.4 ile Tayvan olduğunu kaydetti. TİSK büyüme ile ilgili yaptığı açıklamada, Türkiye'nin 2008 yılının son çeyreğinde yüzde 6,2 küçüldüğü ve yılı yüzde 1,1'lik bir büyüme oranı ile tamamladığı anımsatılarak, Türkiye'nin 2008'in son çeyreği itibariyle yapılan uluslararası kıyaslamada, ekonomide küçülmenin en fazla olduğu 2'nci ülke oldu belirtildi. Son çeyrekte ekonomisi en çok daralan ülkenin yüzde 8.4 ile Tayvan olduğu ifade edilen açıklamada, İsveç'in ise yüzde 4.9'luk küçülme ile üçüncü sırada yer aldığının altı çizildi.

      -"BÜTÇEDE CİDDİ SORUNLAR VAR"-

      Daha önce açıklanan sanayi üretimi ve kapasite kullanımı verilerinin ekonominin 2008'in son çeyreğinde önemli oranda küçüleceğini haber verdiği ifade edilen açıklamada, kapasite kullanımındaki düşüşün en önemli nedeninin yüzde 78 oranında iç ve dış talep yetersizliği olduğu kaydedildi. Diğer yandan sanayide işgücü girdi göstergelerinin de geriye gittiği vurgulanan açıklamada, ayrıca bütçede de ciddi sorunlar olduğuna dikkat çekildi. Bütçe açığının iki ayda yüzde 2 bin 187 oranında artarak 10,4 milyar TL olarak gerçekleştiği anımsatılan açıklamada, "Ekonomideki daralma nedeniyle azalan tüketim harcamaları, dolaylı vergilerin tahsilatını önemli ölçüde düşürdü. Öte yandan çalışmayı değil, çalışmamayı özendiren uygulamalar da bütçe açığında rol oynadı. Nitekim 2009 yılı Ocak-Şubat döneminde kamu kurumlarının sağlık giderleri 311 milyon TL düzeyine, yeşil kart ilaç ve tedavi giderleri 805 milyon TL düzeyine yükseldi. Bir başka ifadeyle, çalışmayanların sağlık harcamaları çalışanların yaklaşık iki buçuk katı oldu" denildi.

      -"KAYIT DIŞI EKONOMİ KAYITLI HALE GETİRİLMELİ"-

      Her bir kayıtlı çalışanın, 6 kişinin sosyal harcamalarını finanse ettiği ifade edilen açıklamada, Türkiye'nin kayıtlı çalışan bir azınlığın, çoğunluğu oluşturan kayıt dışı ve çalışmayan nüfusa baktığı bir ülke konumunda olduğu vurgulandı. Gelecek aylarda hedefin, kamu finansman dengesinin düzeltilmesi olacağı belirtilen açıklamada, şöyle denildi: "Ancak bunun yöntemi olarak geleneksel biçimde sadece borçlanma yolunun seçilmesi sorunu ertelemek anlamına gelecek. Türkiye bütçe açığı ve kriz ile mücadele ederken, aynı anda yapısal sorunlarını da çözebilir. Bunun başında da kayıt dışılık gelmektedir. Kayıtlı vatandaş şu anda bütçenin yükünü tek başına çekmektedir. Bu olumsuz yapılanmayı düzeltme zamanı gelmiştir. Bunun da yolu kayıt dışı ekonomiyi kayıtlı hale getirmekten geçmektedir. Krize finansal kaynak bulmak, bozulan bütçe dengesini kurmak için bu bir zorunluluktur."

      -"EKONOMİK DARALMA İŞSİZLİK ORANINI ARTIRACAK"-

      IMF ile yapılacak bir stand-by anlaşması ile birlikte kayıtlı ekonomiye yeni yükler geldiği takdirde vergi gelirlerinin artmayacağı uyarısında bulunulan açıklamada, iç ve dış piyasaların önemli ölçüde daraldığı, bunun da en belirgin sonucunun da cari işlemler açığındaki daralma olduğuna dikkat çekildi. Türkiye'nin çok büyük bir ekonomik daralma ile karşı karşıya kaldığını, bu durumun işsizlik oranının daha da yükseleceğine işaret ettiği kaydedilen açıklamada, yurtiçi tüketiminin, özel sektör yatırımlarının ve altyapıya yönelik kamu harcamalarının artışı sağlanarak toplam talepte hareketlenme yaratılması gerektiği vurgulandı. Bu adımların işsizlik oranının daha artmasını engelleyeceği belirtilen açıklamada, uygulanacak tedbirler için sıkı para politikasında belirli bir gevşeklik sağlanabileceğini, bu ortamda parasal genişlemenin enflasyon üzerindeki etkisinin gecikmeli ve düşük oranlı olacağını ifade edildi.

      -BÜTÇE AÇIĞINI ÇÖZMEK İÇİN BORÇLANMA YÖNTEMİ TERCİH EDİLMEMELİ-

      Bütçe açığının kayıtlı çalışan sanayiciye yeni yükler getirilerek kapatılamayacağını işaret edilen açıklamaya şöyle devam edildi: "Bütçe açığı sorununu çözmek için sadece borçlanma yöntemi tercih edilmemelidir. Bütçe finansmanının sağlanmasında kayıt dışı ekonomiyi kayda almak temel yöntem olmalıdır. Bazı sektörlerde yapılan KDV indirimleri üç ayla sınırlandırılmamalı, süre uzatılmalıdır. Fransa'da yapılmak istenen değişikliğe benzer şekilde, borçlu ve alacaklıları daha fazla uzlaşmaya iten ve zorluktaki firmaların üretimini teşvik eden iflas yasağı benzeri çözümler kısa sürede yasalaştırılmalıdır. Özel sektör sabit sermaye yatırımları yaklaşık dörtte bir oranında azalmıştır. Yatırım teşviklerinin bir an önce ele alınması gerekiyor. İstihdama yönelik tedbirlerde büyük bir boşluk var. Hükümet acilen işveren ve işçi kesimleriyle birlikte uygulanacak tedbirleri görüşmelidir."

      2008'İN SON ÇEYREĞİNDE GSYİH DEĞİŞİMİ ÜLKE DEĞİŞİM(YÜZDE) Çin 6.8 Hindistan 5.3 Endonezya 5.2 Arjantin 4.9 Venezüella 3.2 Polonya 2.9 Yunanistan 2.4 Macaristan 2.0 Brezilya 1.3 İsrail 1.2 Rusya 1.1 Güney Afrika 1.0 Norveç 0.8 Çek Cumh. 0.7 Avusturya 0.5 Avusturalya 0.3 Şili 0.2 Malezya 0.1 İsviçre -0.1 Hollanda -0.6 Kanada -0.7 İspanya -0.7 Belçika -0.8 ABD -0.8 Fransa -1.0 Euro alanı -1.3 Meksika -1.6 Almanya -1.7 Birleşik Krallık -1.9 Hong-Kong -2.5 İtalya -2.9 Güney Kore -3.4 Danimarka -3.9 Singapur -4.2 Tayland -4.3 Japonya -4.3 İsveç -4.9 Türkiye -6.2 Tayvan -8.4

      (01/04/2009 - 11:07:25)

      Yorum

      • PEHLİVAN
        Çalışkan
        • 13 Şubat 2009
        • 1138

        #318
        İşte ABD`yi batıran neden!!!

        ABD'nin Irak ve Afganistan'daki operasyonları dahil, 2001'den bu yana ''terörle mücadele'' gerekçesiyle yaptığı harcamanın 685,7 milyar dolara ulaştığı bildirildi.

        Ülkedeki ''Sayıştay'' benzeri bir kuruluş olan ve yönetimin icraatını denetleyen Kamu Hesap Verilebilirlik Kurumu (GAO), tarafından Kongre'ye gönderilen bilanço raporunda, Irak savaşının 533,5 milyar dolar, Cibuti, Etopya, Eritre ve Somali'nin yer aldığı Afrika bölgesi ile Afganistan ve Filipinlerdeki operasyonlar için toplam 124,1 milyar dolar, genel ülke savunma harcamaları için de 28,1 milyar dolar harcandığı ifade edildi.

        GAO raporunda, şimdiye kadar harcanan bu miktarın, 11 Eylül saldırılarından sonra Kongre tarafından onaylanan 808 milyar dolarlık ''terörle köresel mücadele'' bütçesinin yaklaşık yüzde 85'ini oluşturduğu da kaydedildi.

        Raporda, ''terörle mücadele'' sırasında Irak ve Afganistan gibi ülkelerin uğradığı mali zararlar ile savaştan sonraki Irak'ta faaliyete başlayan ABD firmalarının kazançları yer almadı.

        Yorum

        • PEHLİVAN
          Çalışkan
          • 13 Şubat 2009
          • 1138

          #319
          İhracatta şok düşüş!!!



          Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye'nin 2009 yılı mart ayı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 34,92'lik düşüşle 7 milyar 127 milyon dolar oldu.

          AA

          TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, mart ayı ihracat rakamlarını, Aydın'da düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı.

          Büyükekşi'nin verdiği bilgiye göre, Türkiye'nin mart ayındaki ihracatı, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde yüzde 34,92 düşüşle 7 milyar 127 milyon dolar dolar oldu.

          İlk üç aydaki ihracat 21 milyar 9 milyon dolar, şubat ayı itibarıyla geriye dönük bir yıllık ihracat ise yüzde 2,71'lik artışla 117 milyar 216 milyon dolar oldu.

          SANAYİ İHRACATI YÜZDE 38 GERİLEDİ

          Sanayi ihracatı yüzde 38.25 azalarak 9 milyar 726 milyon dolardan 6 milyar 6 milyon dolara düştü. Sanayi ihracatı kalemi içinde; tekstil yüzde 36.67, deri yüzde 32.31, kimyevi maddeler yüzde 49.99, hazırgiyim ve konfeksiyon yüzde 30.40, taşıt araçları yüzde 50.15, elektrik-elektronik yüzde 27.15, makine ve aksamları yüzde 27.66, demir ve demir dışı metaller yüzde 44.44, demir çelik ürünleri yüzde 30.89, çimento ve toprak ürünleri yüzde 16.81, değerli maden ve mücevherat yüzde 35.65 düşüş gösterdi.

          TARIM YÜZDE 3, MADENCİLİK YÜZDE 33.8 DÜŞTÜ

          Madencilik ihracatı yüzde 33.78 azaldı. Tarım ürünleri ihracatı yüzde 3.07 gerilerken, alt kalemler itibariyle bakıldığında, sebze meyve yüzde 4.11, fındık yüzde 42.37, tütün yüzde 0.33, kesme çiçek yüzde 9.15, orman ürünleri yüzde 13.44 ihracat düşüşü gördü.

          Hayvansal ürün ihracatı yüzde 36.17, hububat yüzde 0.11, yaş sebze ve meyve yüzde 20.07, kuru meyve yüzde 2.37, zeytin ve zeytinyağı yüzde 23.15 ile ihracat artışı yaşanan ürünleri oluşturdular.

          İHRACAT İLK ÇEYREKTE ÜÇTE BİR AZALDI

          Ocak-Mart döneminde geçen yılın aynı dönemine göre ihracat yüzde 32.94 azalarak 31 milyar 326 milyon dolardan 21 milyar 9 milyon dolara indi. Sanayi ihracatı yüzde 36.18 azalırken, alt kalemler itibariyle bakıldığında, tekstilde yüzde 36.12, deride yüzde 25.11, kimyevi maddelerde yüzde 46.04, hazırgiyim ve konfeksiyonda yüzde 28.23, taşıtta yüzde 52.91, elektrik-elektronikte yüzde 26.03, makine ve aksamlarında yüzde 23.09, demir ve demir dışı metallerde yüzde 40.20, demir çelik ürünlerinde yüzde 21.82, çimento ve toprak ürünlerinde yüzde 11.38, değerli maden ve mücevheratta yüzde 41.27 düşüş yaşandı.

          Madencilik ihracatı yüzde 38.52 gerilerken, tarım ihracatındaki düşüş yüzde 4.14 oldu. İhracat hububatta yüzde 1.19, sebze meyvede yüzde 5.48, kuru meyvede yüzde 0.16, fındıkta yüzde 43.34, hayvansal ürünlerde yüzde 2.19, orman ürünlerinde yüzde 14.98 düştü. Yaş sebze ve meyve yüzde 25.65, zeytin ve zeytinyağı yüzde 22.87, tütün yüzde 20.92, kesme çiçek yüzde 3.60 ile ihracat artışı yaşanan kalemleri oluşturdular.

          Yorum

          • PEHLİVAN
            Çalışkan
            • 13 Şubat 2009
            • 1138

            #320
            Herkes yükseliş bekliyor

            Çok kısa vadede piyasanın aşırı alımda olduğuna dikkat çekerek düzeltme yaşaması gerektiğini vurgulayan Faber, piyasada yüksek volatilitenin süreceğini belirtiyor.

            Borsaların yükseldikleri noktalarda tutunmak için direnmesi dip tartışmalarının hızlanmasına neden oluyor. Bazı analistler geçen ayki düşük seviyelerde dip oluştuğunu savunurken, Prof. Roubini gibi kötümserler piyasanın hala dip noktasından uzak olduğunu savunuyor. Bazı analistler için dip olmasa bile kısa vade için piyasanın güçlendiği görüşünde.

            Bunlara sürpriz bir isim daha katıldı. Felaket habercisi olarak tanınan Marc Faber, son raporunda, kötü makro verilere rağmen piyasaların son dönemde güç kazandığına dikkat çekti ve "pozitif bir ara dönem" yaşanabileceğini öngördü.

            Faber, doların değer kaybetmesi nedeniyle Asya borsalarının daha çekici olduğuna işaret etti. Faber, iki yıl için piyasalarda geerçek anlamda bir toparlanma beklemiyor ve ayı piyasasındaki son dip noktasının görülmediği görüşünde. Bununla birlikte yazdan önce piyasaların daha da yükselebileceğine işaret ediyor.

            Çok kısa vadede piyasanın aşırı alımda olduğuna dikkat çekerek düzeltme yaşaması gerektiğini vurgulayan Faber, piyasada yüksek volatilitenin süreceğini belirtiyor.

            Faber'e göre, yükselişin devam edebilmesi için S&P 500 Endeksi'nin Kasım 2008'deki dip noktası olan 741'in altına inmemesi gerekiyor.

            Dün MarketWatch yazarı Paul B. Farrell özellikle Roubini'yi eleştirerek piyasanın dip yaptığı yönünde çağrı yapmıştı.

            AVRUPA'DA ENDEKSLER EKSİDE

            Dolar-TL, dış ticaret verileri, IMF ödemesiyle ilgili öteleme ve daralmanın hız kazanmasına yönelik haberlerin etkisiyle 1,65'e geriledi.

            İMKB-100 Endeksi yatay bir seyir izliyor ve 25,800 puan civarında.

            G-20 toplantısı öncesinde yatırımcıların temkinli davranışları sebebiyle banka ve emtiaların ağırlığını hisseden Avrupa borsaları düşüşte. Endeksler %1 civarında ekside.

            İlk çeyrekte riskli varlıkları sebebiyle daha fazla zarar yazmayı beklediğini açıklayan Societe General %4.3 değer kaybetti. Lloyds, HSBC ve Banco Satander de %2-7 arasında düşüş yaşadı.

            Petrol fiyatlarının %3'e yakın düşmesi enerji hisselerini açağı çekti; BP, Royal Dutch ve Total %2-3 geriledi.

            Bakır fiyatlarının %2 düşmesi sebebiyle madencilik hisseleri de kayıp yaşayanlar arasında yer aldı. Anglo American %7'ye yakın düşüş yaşarken, Antofagasta, BHP Billiton, Eurasian Natural Resources Corporation ve Rio Tinto %3-5 değer kaybetti.

            1.5 milyar euro bedelli sermaye artırımı yapacağını açıklayan Lafarge hisseleri %4.5 geriledi.

            İlk çeyreği pozitif kapatan ABD borsalarının G-20 toplantısı öncesinde güne düşüşle başlaması bekleniyor. Vadeli kontratlar %1 civarında kayıp yaşadı.

            General Motors'un iflası ile ilgili haberler endekslerde ağırlığını hissettiriyor.

            Bugün ABD'de yapı harcamaları ile bekleyen ev satışları endeksi ve ISM endeksi açıklanacak.

            Euro-dolar partiesi 1.32 seviyesinde, yendeki değer kaybı sürerken dolar-yen paritesi 99 seviyesine geldi.

            Zayıf ekonomik veriler ve ham petrol stoğundaki artış beklentisi sebebiyle petrol %2 değer kaybetti, varil başına 48 dolara indi. Altın ise 920 dolar seviyesinde işlem görüyor.

            Yorum

            • PEHLİVAN
              Çalışkan
              • 13 Şubat 2009
              • 1138

              #321
              Sanayinin dörtte biri kaybedildi

              Ekonomide küçülmenin bu yıl da devam edeceğini belirten TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, geçtiğimiz beş ayın iyi değerlendirilemediğini ve sanayi üretim hacminin dörtte birinin kaybedildiğini söyledi.
              Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, büyüme rakamlarının sürpriz olmadığını, 2009'un ilk çeyreğinde de benzer boyutta küçülme yaşanacağını kaydetti. Geçtiğimiz 5 ayın iyi değerlendirilemediğini ifade eden ve Türkiye'nin sanayi üretim hacminin dörtte birinin kaybedildiğini belirten Hisarcıklıoğlu, "Ya bu kriz bizi ya da biz onu yöneteceğiz" dedi.
              İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti tarafından bu yıl 33.'sü düzenlenen İktisatçılar Haftası'nın açılışında konuşan Hisarcıklıoğlu, 2008'in son çeyreğindeki küçülme oranlarının sürpriz olmadığını, bu yılın ilk çeyreğinde de benzer boyutta küçülme yaşanacağını belirterek, "Sanayi üretim hacmimizin dörtte birini kaybetmiş durumdayız. Son 1 yılda sanayi sektöründeki toplam istihdam 205 bin, 2008'in son üç ayında sigortalı çalışan sayısı ise 360 bin azalmıştır" dedi.

              Bankalar içine kapandı
              İşgücü kaybının kalifiye elamanların olduğu sektörlerde yaşandığını ifade eden Hisarcıklıoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bankaların içine kapanmaları da krizin ekonomi üzerindeki etkisini artırmaktadır. Kredi hacmi önemli oranda gerilemiştir. Bankaların mevduat hacminde gerileme yaşanmadı. Mevduatın krediye dönüşme oranı yüzde 87'den yüzde 80'lere düşmüştür. Bankalar kredilerden çektikleri kaynağı, devletin iç borçlanma senedine yönlenmişlerdir. Bu noktada kredi piyasasını canlandırmaya yönelik adımlarından dolayı Ziraat Bankası'nı kutluyorum."

              Bütçe dengesi niye bozuldu
              Türkiye'nin bir zamanlar güçlü olduğu alanlarda zayıflama yaşadığını, bunların başında da kamu bütçesinin geldiğini kaydeden Hisarcıklıoğlu, bütçe açıklarının son dönemde reel olarak arttığına dikkat çekti. Aralık 2008'den itibaren bütçe dengesinde ciddi bozulmaların başladığını, sadece son 2 ayda yılın tamamı için hedeflenen kadar açık verdiğini hatırlatan Hisarcıklıoğlu, "Türkiye'de çöken iç talebe destek olmak için kamu bütçesinden kaynak aktarmak kaçınılmazdır. Ama daha tedbir mekanizması kurulmamışken kamu bütçesinde gevşemenin de ötesinde açılma yaşandı. Üstelik bu açığın nasıl finanse edileceği de bilinmemektedir" diye konuştu. Hisarcıklıoğlu, kayıpların ne kadar sürede geri alınacağının sürecin kontrol edilmesine bağlı olduğunu vurguladı.

              6 aydır beklemede
              Canlandırma tedbirlerine, tüketimi desteklemeye önem verilmesi gerektiğinin altını çizen Hisarcıklıoğlu, mevcut istihdamı koruyacak tedbirlerin yanı sıra işsiz kalanlara, destek planlanması, şirketler kesiminin finansmana erişimi, nakit dengesinin yeniden tesisi için mekanizmalar kurulması gerektiğini söyledi. Hisarcıklıoğlu, 6 ay önce gündeme getirdikleri bu konunun sonuçlanmasını beklediklerini kaydetti. Hisarcıklıoğlu, kamu bütçesine yönelik orta vadeli plan hazırlanmasının da önemli olduğunu vurgulayarak, "2009'a yönelik harcama artırıcı tedbirler kaçınılmaz. Ama 2010 ve sonrası için mali disiplinin yeniden tesis edilmesi garanti altına alınmalı" dedi. Orta vadeli mali programa ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, "Bunlar olursa kontrollü bir küçülme, olmazsa unutmak istediğimiz 90'lı yılları yaşarız" dedi.

              2010'da enflasyonist süreç
              Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar, 2010 yılında dünyada enflasyonus sürece girileceğini ve borçlanma maliyetlerinin daha da artacağını söyledi. Çğlar, ortalama aktif vadesiyle pasif vadesi arasındaki farklılık dolayısıyla 2009'un ilk çeyreğinde Türk bankacılık sektörünün, belki de benzer periyotların çok ötesinde karlılıkla karşılaşacağını bildirdi. Emin oldukları tek şeyin "krizin neresinde olunduğunun bilinmediği" olduğunu söyleyen Çağlar, zamana bırakılan çözümlerin krizden çıkışı ertelediğini söyledi. Reel sektörde yaşanan sorunların finans sektörünü de vurma noktasına geldiğini vurgulayan Çağlar, döviz likiditesinin önemini korumaya devam edeceğini vurguladı. Ortalama aktif vadesiyle ortalama pasif vadesi arasındaki farklılık dolayısıyla ilk çeyrekte bankaların önemli ölçüde kâr edeceğini söyleyen Çağlar, bunun bankaların tuzu kuru olduğu anlamına gelmediğini belirterek, "Malum biz mevduatları birer ay vadeyle fiyatlıyoruz" dedi.
              Reel sektörün kredi kanallarından daha fazla yararlanabilmeleri için bilançolarda doğruluk ve şeffaflığın önemine işaret eden Çağlar, "2001 yılında finansal sektörü yeniden yapılandırmıştık. Belki bu krizi de fırsat olarak görür, reel sektörün kendini yenilemesi olarak değerlendirilebiliriz" dedi.

              Sanayiden finansa sıçrama olur
              İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Tanıl Küçük, Türkiye'nin artık seçim sürecini geride bıraktığını belirterek, "Bundan sonra bütün konsantrasyonun ekonomide olması gerekmektedir. Talebi canlandırmak bu işin önemli bir boyutu. Ama bizim beklentimiz eş zamanlı olarak üretimi canlandırmaya yönelik önlemlerin de süratle devreye girmesidir" dedi. 2001 Krizi'nde bile sanayi üretiminde bu kadar yüksek oranlı düşüş yaşanmadığını hatırlatan Küçük, sanayi sektöründeki sorunların bir süre sonra finans sektörüne de yansıyacağını ifade etti. Giderek büyüyeceği belli olan yangın karşısında gerekli önlemlerin alınmadığını, zaman kaybedildiğini kaydeden Küçük, "Hükümet ve ekonomi yönetimi, acilen krize karşı hedefleri net, sistematik bütünlüğü olan bir paket çıkarmak zorundadır" dedi.

              Yorum

              • PEHLİVAN
                Çalışkan
                • 13 Şubat 2009
                • 1138

                #322
                Plan iyi ama çözüm değil

                Ekonomist Nouriel Roubini, Hazine Bakanı Timothy Geithner'in ABD bankalarını kurtarma planının iyi olduğunu fakat her şey için çözüm olamayacağını söyledi...

                CNBC röportajında Roubini şunları dile getirdi:

                Bankaların kötü varlıklarından kurtulmanın bir sürü yolu arasında Geithner planı iyi olanlardan biri...

                Borçlarını ödemeyez durumda olan kuruluşların problemlerini çözmeyecek..

                Eğer varlıkları uzun vadeli değerinden alırsanız, yine de suyun altında kalmış olacaklar. Bu sebeple bu kuruluşlara yine el koymak, sorunlarını halletmek ve sonunda yeniden özelleştirmek gerekecek..

                Ekonomik duruma en çok kötümserlikle yaklaşan Roubini düşüş görüşünü değiştirmedi ve şöyle dedi:

                Hala piyasa beklentisinden daha fazla ayı eğilimliyim...

                Düşmeye başlamadan önce işsizlik oranının %10'a yükseleceğine inanıyorum. Fed'in bankalara uyguladığı stres testlerine göre varsayımım tutarlı.

                Geithner planı sadece doğru uygulanırsa işe yarar...

                Doğru kuruluşlara, yani borçlarını ödeyebilenlere bu planı uygulamalısınız... Eğer borçlarını ödeyemeyen bankalarda bunu kullanırsanız, çözümü erteler ve en sonunda Japonya gibi zombi bankalarla kalakalırsınız....

                Yorum

                • PEHLİVAN
                  Çalışkan
                  • 13 Şubat 2009
                  • 1138

                  #323
                  Küresel plan işe yarar mi ?

                  Bugün G-20’ler toplanacak ve “küresel bir plan” için mutabakat arayacaklar. Ev sahibi İngiltere Başbakanı Gordon Brown muhtemel bir planın (büyük ihtimalle kabul edilmiş olan) ipuçlarını verdi.



                  Küresel ticaret, finansal düzenlemeler, yeni istihdam yaratma ve ekonomik büyümenin temini için 100 milyar dolarlık bir “küresel paket” açıklanacak. IMF’ye; gelişmekte olan ülkelere açacağı krediler için 250 milyar dolarlık ek kaynak sağlanacak. (Bu arada G-20 üyesi olarak Türkiye, IMF’ye bir taraftan kaynak sağlayacak, diğer yandan IMF’den kredi kullanacak!)

                  Brown’un bu açıklamaları kıta Avrupası’nın iki lideri Sarkozy ve Merkel’den pek destek bulmadı. Başta “vergi cennetleri” olmak üzere önceliklerini finansal piyasaların yeniden düzenlenmesi olarak belirlemiş olan Avrupa ile piyasalara para vererek çözüm arayan ABD’nin henüz daha anlaşamadığı görülüyor. G-20’nin önemli aktörlerinden Japonya’nın Başbakanı Taro Aso da Almanya’nın “destek paketlerinin” ne kadar önemli olduğunu anlamadığını söyleyerek bir anlamda ABD’yi destekliyor. (Bu arada 10 yıldır kendi toksik/batık kredi sorunun çözemeyen ve bu süre zarfında “sıfır” faiz politikası izleyen Japonya, neden yine bir teşvik paketinden söz eder anlamıyorum!) Yeni bir rezerv para önerisini yapan Çin de bugün yapılacak toplantıdaki farklı seslerden bir diğeri.

                  Bu toplantıdan şöyle ya da böyle bir sonuç çıkacağına inananlarla, Brown’un zikrettiği rakamları duyan piyasalar yine “olumluyu” satın almayı tercih etti. Borsalar toparlarken, özellikle gelişmekte olan ülke para birimleri değer kazandı. Üstelik euro/dolar cephesinde çok da büyük bir değişiklik yokken...

                  Gün içinde 1.6750’ye kadar yükselen dolar/TL kurları, gün sonunda önemli teknik seviyelerden biri olan 1.6250 seviyelerine kadar değer kazandı. Bunda Başbakan Erdoğan’ın IMF’le ilgili açıklamaları da etkili oldu. Bugün 1.6150-1.62 bandının da test edilmesi mümkün.

                  Gelelim asıl soruya; G-20’den yukarıdaki parasal “teşvikleri” içeren bir paket çıkarsa bu işe yarar mı? Trilyonlarca dolarla çözülemeyen kriz; toplamı 350 milyar doları bulacak bir paketle mi çözülecek? Hiç sanmam. Bana göre “kavramsal tartışmada” AB haklı. Paranın çarçur edilmeyeceği yeni bir düzen kurulur, ya da bunun kararları G-20’de içinde ortak mutlak bir mutabakatla alınır ancak o zaman konuşulan paralar işe yarar. Haa bir de korumacılık ve “rekabetçi devalüasyonlar” meseleleri var ki, bundan sonraki dönemde “küresel barış” için hayati önem taşır hale gelen iki konu.

                  G-20’lerin bu konuları ne yazık ki zaman içinde ele alma şansları yok, tümü konusunda bir mutabakata varıp, hepsini bir seferde “küresel teşvik paketinin” içine koymaları şart!

                  ALİ AĞAOĞLU/VATAN

                  Yorum

                  • PEHLİVAN
                    Çalışkan
                    • 13 Şubat 2009
                    • 1138

                    #324
                    Bir patron daha gözaltinda

                    İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, ''borsada manipülasyon yapıldığı'' iddiaları üzerine 3 ilde başlayan operasyon sürüyor.



                    İstanbul, İzmir ve Ankara'da, ''borsada manipülasyon yapıldığı'' iddiaları üzerine düzenlenen operasyonda çok sayıda kişi gözaltına alındı. Çok sayıda spekülatörle birlikte gözaltına alınan patron sayısı ise ikiye yükseldi.
                    Gözaltına alınanlar arasında Metro Turizm sahibi Galip Öztürk ve Merko Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Duncan Black de bulunuyor.

                    İzmir'de bir kişi gözaltına alınırken, Ankara'da iki oyuncunun operasyon kapsamında emniyete götürüldüğü ifade ediliyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü gizlilik gerekçesiyle bilgi vermekten kaçınıyor.
                    İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, sabah saatlerinde, İstanbul, İzmir ve Ankara'da, borsada manipülasyon yapıldığı iddiaları üzerine düzenlenen operasyonda, yaklaşık 54 kişi gözaltına alınmıştı.
                    Emniyet yetkilileri operasyonun devam ettiği gerekçesiyle gözaltına alınanların sayısı konusunda net bilgi veremeyeceklerini belirtiyor..

                    Yorum

                    • PEHLİVAN
                      Çalışkan
                      • 13 Şubat 2009
                      • 1138

                      #325
                      Borsanin büyük oyuncusu da gözaltinda

                      Bugün sabah 3 ilde eş zamanlı yapılan operasyonda borsanın büyük oyuncularından biri daha emniyete alındı

                      İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, ''borsada manipülasyon yapıldığı'' iddiaları üzerine , İstanbul İzmir ve Ankara'da başlayan operasyon sürüyor. Emniyet yetkililerinden aldığımız bilgilere göre, borsanın önemli oyuncularından Bahadır Karlıdağ'da emniyete getirilen isimler arasında. Sabah saat 05.00’da başlayan ve halen devam eden operasyonda 54 kişinin gözaltına alındığı öne sürülüyor. Polisin 6 aydır dosya üzerinde çalıştığı ve bazı aracı kurumların da olaya karıştığı iddia ediliyor.

                      BİR SPEKÜLATÖR ARANIYOR

                      Gözaltına alına isimler arasında Mehmet Akdere, Bekir Sani Karayal, Engin Karaalioğlu, Nihat Özçelik, Faruk Memiş, Murat Aksoy gibi önemli spekülatörler bulunuyor. Evde bulunamayan bir spekülatörün de arandığı söyleniyor...

                      KİMSEYE BİLGİ VERİLMİYOR

                      Doktor muayenesinden geçen spukülatörlerin emniyete getirildiği ancak avukatlarıyla dahil hiçkimseyle görüşmelerine izin verilmediği belirtiliyor. Emniyet önünde bekleyen gözaltına alınanların yakınları ise neden gözaltına alındıkları konusunda bilgi verilmediğini dile getiriyor. Gizlilik gerekçesiyle emniyete getirelen şahısların kendilerine bile bilgi verilmediği vurgulanıyor.

                      İKİ PATRON GÖZALTINDA

                      Gözaltına alınanlar arasında Metro Turizm sahibi Galip Öztürk ve Merko Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Duncan Black de bulunuyor. İzmir'de bir kişi gözaltına alınırken, Ankara'da iki oyuncunun operasyon kapsamında emniyete götürüldüğü ifade ediliyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü gizlilik gerekçesiyle bilgi vermekten kaçınıyor.

                      Yorum

                      • PEHLİVAN
                        Çalışkan
                        • 13 Şubat 2009
                        • 1138

                        #326
                        54 borsaci neden gözaltina alindi?

                        SPK, olay üzerine SPK bir açıklama yaparak gözaltıların nedeni kamuoyla paylaştı. SPK'nın açıklamasında şöyle denildi:

                        İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, ''borsada manipülasyon yapıldığı'' iddiaları üzerine 3 ilde başlayan operasyon sürüyor. İstanbul, İzmir ve Ankara'da, ''borsada manipülasyon yapıldığı'' iddiaları üzerine düzenlenen operasyonda çok sayıda kişi gözaltına alındı.

                        Olay üzerine SPK bir açıklama yaparak gözaltıların nedeni kamuoyla paylaştı. SPK'nın açıklamasında şöyle denildi:

                        "Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, çeşitli kişiler hakkında TCK'nın 220'ncı maddesinde tanımlanan 'Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma' suçu kapsamında savcılık soruşturması başlatılmıştır. Söz konusu kişilerin oluşturdukları yapı bünyesinde İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda gerçekleştirdikleri işlemlere ilişkin olarak savcılığın talebi üzerine yapılan incelemelere kurulumuz uzmanları da teknik destek sağlamıştır. Bu çerçevede gerekli adli işlemlerin tamamlanması teminen kolluk güçlerince başlatılan işlemler ve savcılık soruşturması halen devam etmekte olup, savcılık soruşturmasının gizliliği çerçevesinde soruşturmanın sağlıklı yürütülmesini teminen bu aşamada başka bir açıklama yapılması mümkün bulunmamaktadır."

                        Yorum

                        • PEHLİVAN
                          Çalışkan
                          • 13 Şubat 2009
                          • 1138

                          #327
                          Ziya sesel de gözaltina alinan isimler arasinda

                          İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, ''borsada manipülasyon yapıldığı'' iddiaları üzerine , İstanbul İzmir ve Ankara'da başlayan operasyon sürüyor.

                          Sabah saat 05.00’da başlayan ve halen devam eden operasyonda 54 kişinin gözaltına alındığı öne sürülüyor.

                          Bu arada, sabah arananlar listesinde olan borsanın önemli spekülatörlerinden Ziya Sesel'in de yakalanarak emniyete getirildiği bize ulaşan bilgiler arasında.

                          Gözaltına alına isimler arasında Mehmet Akdere, Bekir Sani Karayal, Engin Karaalioğlu, Nihat Özçelik, Faruk Memiş, Murat Aksoy, Bahadır Karlıdağ ve Ziya Sesel gibi önemli spekülatörler bulunuyor.

                          Öte yandan, gözaltına alınanlar arasında Metro Turizm sahibi Galip Öztürk ve Merko Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Duncan Black de bulunuyor.

                          Yorum

                          • PEHLİVAN
                            Çalışkan
                            • 13 Şubat 2009
                            • 1138

                            #328
                            Işte gözaltina alinanlarin tam listesi

                            İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, ''borsada manipülasyon yapıldığı'' iddiaları üzerine, İstanbul İzmir ve Ankara'da başlayan operasyon Antalya'ya sıçradı.

                            Sabah saat 05.00’da başlayan ve halen devam eden operasyonda 54 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların tam listesini ilk kez HABERTURK.COM ele geçirdi. Peki bu isimler neden gözaltına alındı?

                            Mali şubeye ulaşan ihbarleri değerlendiren emniyet güçleri, 2. Sulh Ceza Mahkemesi'den talep ettikleri izinde 'manipülasyon' suçunu gerekçe gösteriyor. Emniyet'in savcılığa gönderdiği 'El Koyma Kararı' talebinde şüpheli şahısların İMKB'de suç işlemek amacıyla örgütlü olarak hareket ettiklerini bildirdi. Emniyetin 54 şahısla ilgili el koyma talebinde şu noktaların altı çizildi: "Ellerinde bulunan fonlarla İMKB'de işlem gören hisse senetlerinden satarak aldıkları, akabinde bu hisseler üzerinde gerçekleştirdikleri' manipülatif alım satm hareketleri ile hisse senetlerinin değerini yukarı taşıyarak masum alıcıları hisse senedi konuşunda cezp ettikleri, belirli fiyat basamağına, getirdikleri hisse senedini daha sonra kademeli olarak ellerinden çıkararak masum yatırımcıların algılarını yanıitmak suretiyle haksız kazanç eldp ettikleri ve suçtan elde ettikleri bu kazançla tekrar başka hisse senetleri üzerinde yapacakları maninpülatif alım satım işlemlerini planlayarak suçtan elde ettikleri gelirleri aklama suçuna yönelik olarak hareket ettikleri, işlem yapan grupların manipülasyon amaçlı olarak farklı şahıslara ait hesapları kullanabildikleri, belirli bir fiyat seviyesine getirilen hisse senedinin piyasada daha etkili haraket edilebilmesi amacıyla yabancı fonlara devredildiği, şahısların elde ettikleri karları kendi aralarında paylaştıkları anlaşıldığından, Sermaye Piyasası kanununun 47/ı a maddesinin 1, 2 ve 3'üncü bentlerinde yer alan manipülasyon, içeriden öğrenenlerin ticareti ve sermaye piyasası araçlarıma değerini etkileyebilecek yalan, yanlış, mesnetsiz bilgi verme, haber yayma yorum yapma suçundan elde edilip edilmediğinin araştırılması ile yapılacak inceleme süresince şüpheli kişiler tarafından el değiştirmesinin önlenebilmesi amacıyla CMK 128 maddesine göre gerekli el koyma işleminin yapılabilmesi için ilgili Mahkemeden karar almmasına ön olmanızı arz ederim."

                            Bu talep üzerine Şuşlu Cumhuriyet Başsavcılığı da, Şişli 2 Sulh Ceza Mahkemesi'nden gerekli izni çıkararak polisin operasyonuna izin veriyor. İşte sabah 05.00'da başlayan operasyonda gözaltına alınan isimler...

                            HABERTURK.COM



                            1- BEKİR SANİ KARAYAL
                            2- BARIŞ GÖKAHMETOĞLU
                            3- BAHADIR KARLIDAĞ
                            4- KEMAL AK
                            5- MURAT AKSOY
                            6- MEHMET AKDERE
                            7- NİHAT ÖZÇELİK
                            8- AKIN ŞAPÇI
                            9- BURAK BULUTAK
                            10- ENGİN KIRALİOĞLU
                            11-ERCAN İBRAHİM İŞAL
                            12- FARUK MEMİŞ
                            13- GÜNEŞ KARABABA
                            14- HAKAN AVCI
                            15- HAYATİ ÜSTÜN
                            16- KANİ ERCÜMENT GÜNYÜZ
                            17- KARTAL AYTUĞ SEVİNÇLİ
                            18- KENAN AK
                            19- MURAT BURAN
                            20- LEVENT AĞA
                            21- MEHMET ÇALIŞKAN
                            22- ÖZGECAN FIRILDAK
                            23- SELİM YEREBAKAN
                            24- SERKAN KAMİL KIRALİOĞLU
                            25- ŞAHİN DENİZ
                            26-CAN ÖKSUN
                            27- ESRA SEDEF TEKİN
                            28- SERHAT SERDAR ÜSTÜN
                            29- UĞUR TAN
                            30- BURAK SARAL
                            31- TÜLAY BOZKUŞ
                            32- OSMAN HACIOĞLU
                            33- ÖZCAN HALAÇ
                            34- İSMAİL AKSU
                            35- ALİ ZİYA SESEL
                            36- ŞÜKRÜ ŞANLIYÜCEL
                            37-HÜSEYİN UĞUR AKSOY
                            38- SÜLEYMAN KÜÇÜK
                            39- SELCAN MUSLUOĞLU KUYAN
                            40- BAHATTİN ÇARKÇI
                            41-AHMET BENAN ÇETİN
                            42- GALİP ÖZTÜRK
                            43- FATMA GÜZİN YILMAZ
                            44- DUNCAN JOHN BLAKE
                            45- ÇETİN GANİOĞLU
                            46- MURŞİT ÇOLAK
                            47- HÜSEYİN AYKUT İLÇİ
                            48- ERKAN KOCA
                            49- SUAT OLGUN
                            50- YAŞAR ŞUŞEK
                            51- YUSUF TEKER
                            52EROL AKAR
                            53-BANU FETTİN
                            54- ALİ BERKAN ATEŞ



                            İŞLEM YAPILAN HESAPLAR

                            HÜSEYİN KEMAL KAVAK GEDİK MENKUL
                            AHMET AKDERE STRATEJİ MENKUL
                            BCC GIDA SANAYİ VE TİCARET EURO MENKUL
                            DİALOG ORMAN ÜRÜNLERİ İNŞAAT ALAN MENKUL
                            AXEİNA KARLIDAĞ RAYMOND JAMES
                            AKIN PALA İŞ YATIRIM
                            MURAT KAAN DİLBER GÜNEY MENKUL
                            NİL ALP İNFO YATIRIM
                            ŞÜKRAN YILDIRIM TACİRLER MENKUL
                            DERVİŞ TARİ TACİRLER MENKUL

                            Yorum

                            • PEHLİVAN
                              Çalışkan
                              • 13 Şubat 2009
                              • 1138

                              #329
                              ABD`den bir olumsuz rekor daha!!!

                              ABD'de geçen hafta işsizlik maaşı için başvurular beklentilerin üzerinde arttı.

                              Çalışma Bakanlığının açıkladığı verilere göre, bir önceki hafta 657 bin olan işsizlik maaşı için başvurular 669 bine yükseldi. Böylece, 10 haftadır üst üste rekor kıran başvurular, geçen hafta 26 yılın yüksek seviyesini de çıkmış oldu.

                              Açıklanan veriler, işgücü piyasasının halen zayıflığını sürdürdüğünü ve yakın bir tarihte iyileşme beklenme olasılığının düşük olduğunu ortaya koydu.

                              Yorum

                              • PEHLİVAN
                                Çalışkan
                                • 13 Şubat 2009
                                • 1138

                                #330
                                Avrupa faiz kararını açıkladı

                                Avrupa Merkez Bankası, faiz oranını çeyrek puan indirdi.

                                Merkez Bankası, faiz oranlarını tarihi düzey olarak nitelendirilen yüzde 1,25'e çekti.

                                Avrupa Merkez Bankası'nın faiz oranlarını indirmesinde, Avrupa Birliği ülkelerindeki ekonomik durgunluk etkili oldu.

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information