IMF heyeti Ankara’ya geldi 7.1.2009

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • naz
    Aktif
    • 17 Ağustos 2008
    • 373

    #1

    IMF heyeti Ankara’ya geldi 7.1.2009

    Türkiye Masası Şefi Rachel van Elkan başkanlığındaki Uluslararası Para Fonu (IMF)heyeti, Ankara’ya geldi.
    Edinilen bilgiye göre, Fon’daki bazı bankacılık ve kamu maliyesi uzmanlarının da eşlik ettiği heyet, yarından itibaren Ankara’daki resmi görüşmelerine başlayacak.
    IMF heyeti, Ankara’daki temasları çerçevesinde, yarın, Devlet Bakanı Mehmet Şimşek ve diğer ekonomi yetkilileriyle görüşmeler yapacak.
    Hazine, Maliye, Merkez Bankası, DPT, BDDK gibi kurumlarda çalışmalar yürütecek olan IMF heyetinin, daha sonra İstanbul’a geçmesi bekleniyor.
    IMF heyetinin, İstanbul’da da, bankacılık ve reel sektör temsilcileriyle görüşerek özel sektörün finansman ihtiyacı konusunda bilgi alması bekleniyor.
    Ocak ayı sonuna kadar Türkiye’de kalması beklenen IMF heyeti ile görüşmeler Şubat ayında da sürecek.
    IMF ile yeni anlaşmanın ise finansman ihtiyacının da belirlenmesiyle, İcra Direktörleri Kurulu tarafından en geç Mart ayında onaylanması bekleniyor
    istedigini soyleyen istemedigini isitir
  • utopya
    Katılımcı
    • 26 Ekim 2008
    • 88

    #2
    IMF Türkiye anlaşması önemli
    12 Ocak 2009 17:00
    İngiliz The Observer gazetesi, IMF’nin, Türkiye’ye sağlayacağı kredinin 25 milyar dolara kadar çıkabileceği belirtildiğini kaydetti. Gazeteye konuşan Economist Intelligen...

    İngiliz The Observer gazetesi, IMF’nin, Türkiye’ye sağlayacağı kredinin 25 milyar dolara kadar çıkabileceği belirtildiğini kaydetti. Gazeteye konuşan Economist Intelligence Unit’in Türkiye uzmanı Robert O’Daly ise, dünya çapındaki güvendeki düşüşün, Türk ekonomisini 2001 yılındaki krizden bu yana "en kırılgan" hale getirdiğini öne sürdü.Pazar günlerinde İngiltere’de yayınlanan The Observer gazetesi, Nobel ödüllü ekonomist Joseph Stiglitz’in başkanlığını yaptığı, ünlü iktisatçılardan oluşan bir BM Komisyonunca küresel kriz ortamında kurtarma programlarını uygulayabilmeleri için Batı’nın yoksul ülkelere yönelik yardımının. yüzde 20’ye kadar artırılmasını istediğine dikkat çektiği geniş haberinde Türkiye de üzerinde duruldu. Gazete, Stiglitz Komisyonu’nun gelişmekte olan ülkelerin unutulmaması çağrısını yaptığı sırada bir IMF heyetinin Türkiye’ye geldiğine işaret ettiği haberinde IMF’nin Türkiye ile "Krizin başlamasından bu yana yükselen ülkeler arasında en büyük kurtarma olması beklenen anlaşmanın koşullarının müzakere edileceği"ni yazdı. Gazete şöyle devam etti:Ankara’nın ısrarı"Kasım gibi kısa bir süre öncesine kadar Ankara, IMF’den yardıma ihtiyacı olmayacağında ısrar ediyordu. Ancak kredi piyasalarındaki kısıtlığının küresel ticaretteki düşüş ile körüklenmesinin etkisi ile merkezi Washington’da bulunan kredi kurumu ile müzakere açmak zorunda kaldı. Analistler, kredinin 25 milyar dolara kadar çıkabileceğini söylüyorlar, bu da, krizin, başlamasından bu yana IMF için total maliyetini 70 milyar dolara yakın bir düzeye çıkartır." The Observer, haberinde Economist Intelligence Unit’in Türkiye uzmanı Robert O’Daly’nin görüşlerine de yer verdi. O’Daly, geçen Eylül ayında Lehman Brothers’in çöküşünü izleyen, dünya çapındaki güvendeki düşüşün, Türk ekonomisini 2001 yılındaki krizden bu yana "en kırılgan" hale getirdiğini öne sürdü

    Yorum

    • saseyas
      Katılımcı
      • 23 Nisan 2008
      • 107

      #3
      Avrupa`lı bankalardan olumsuz haberler

      Güne Morgan Stanley'in HSBC hakkında yayınladığı analizle başlayan Avrupa piyasaları Deutschebank'tan gelen bilanço uyarı ile ikinci kez sarsıldı.

      Morgan Stanley'in Avrupa'nın en büyük bankası HSBC için karında bozulma beklediğini açıklamasının yanında temettü düşürebileceği yada 30 milyar$'lık sermaye artırımına ihtiyaç duyabileceğini öngörmesi kıta bankaları açısından ilk olumsuz gelişme oldu.

      Ardından Deutschebank'tan gelen bilanço uyarısı ve 4.çeyrekte analist beklentilerinin üzerinde zarar yazabileceğini açıklaması gerek kıta bankaları gerekse global bankacılık sektörü adına önemli bir baskı unsuru haline dönmüş durumda. Ancak bankanın sermaye yeterlilik oranının %10 seviyesinde öngörülmesi sermaye artırım beklentilerini baskısını rahatlatabilir...

      HSBC yüzde 8, Barclays yüzde 7, Deutschebank yüzde 6, RBS yüzde 3 oranında geri çekilmiş durumda.
      __________________

      Yorum

      • saseyas
        Katılımcı
        • 23 Nisan 2008
        • 107

        #4
        Merkez faiz indirecek mi?

        Merkez Bankası Para Politikası Kurulu bu yılın ilk toplantısını yarın yapacak.

        AA

        Para Politikası Kurulunun yarın yapacağı toplantısına ilişkin piyasadaki ağırlıklı beklenti, faiz oranlarında 50 baz puan indirim olacağı yönünde.

        Para Politikası Kurulu toplantısına, Kurul Başkanı ve Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Başkan yardımcıları Erdem Başçı, Burhan Göklemez, Mehmet Yörükoğlu, İbrahim Turhan ile kurul üyesi Abdullah Yavaş'ın katılması bekleniyor.

        Para Politikası Kurulu toplantısı, yarın saat 13.00-17.00 arasında iki aşamalı olarak yapılacak. İlk aşamaya, Merkez Bankası yetkilileri ve uzmanları ile Hazine Müsteşarlığı yetkilileri katılacak.

        Aynı gün gerçekleşecek ikinci aşamada ise sadece Para Politikası Kurulu üyeleri toplanacak ve görünüme ilişkin son değerlendirmeler yapıldıktan sonra oylamaya geçilecek.

        Oylamadan sonra Para Politikası Kurulu üyeleri, gerekçeye temel teşkil edecek kısa metni oluşturacak. Karar, gerekçesiyle birlikte aynı gün saat 19.00'a kadar Merkez Bankası tarafından basın duyurusuyla açıklanacak.

        Para Politikası Kurulu toplantı özeti ise toplantıyı takip eden 8 iş günü içinde yayımlanacak. Bu arada, piyasadaki ağırlıklı beklenti, faiz oranlarında 50 baz puan (0,50 puan) indirim olacağı yönünde.

        FAİZ KARARLARI

        Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, 2008 yılının 17 Ocak'taki toplantısında kısa vadeli faiz oranlarını 0,25-0,50 puan arasında düşürmüş ve gecelik faizi 15,75'den 15,50'ye, takiben 14 Şubat'taki toplantısında da 0,25 puan düşürerek faizi 15,25'e çekmişti.

        Para Politikası Kurulu, geçen yıl 19 Mart ve 17 Nisan'daki toplantılarında ise faiz oranlarında değişiklik yapmadı ve yüzde 15,25 olan gecelik faiz oranı ve yüzde 19,25 olan borç verme faiz oranını sabit tuttu.

        Kurul, 15 Mayıs'ta, olağan aylık toplantısında faiz oranlarını 0,50 puan artırdı ve yüzde 15,25 olan gecelik faiz oranını yüzde 15,75'e ve yüzde 19,25 olan borç verme faiz oranını da yüzde 19,75'e çıkardı.

        16 Haziran'da Kurul, olağan aylık toplantısında faiz oranlarını 0,50 puan artırdı ve yüzde 15,75 olan gecelik faiz oranını yüzde 16,25'e ve yüzde 19,75 olan borç verme faiz oranını da yüzde 20,25'e yükseltti.

        Kurul, 17 Temmuzda, gecelik borçlanma faiz oranlarını 0,50 puan daha artırdı ve gecelik borçlanma faiz oranını yüzde 16,25'ten yüzde 16,75'e yükseltti, borç verme faiz oranını yüzde 20,25 düzeyinde sabit tuttu.

        Para Politikası Kurulu, 14 Ağustos, 18 Eylül aylarında yaptığı toplantılarda kısa vadeli faiz oranlarında bir değişikliğe gitmedi. Kurul, 22 Ekim'de yaptığı toplantıda, gecelik faiz oranını yüzde 16,75'de sabit tutarken, borç verme faiz oranını yüzde 20,25'den yüzde 19,75'e düşürmüştü.

        Kurul, 15 Mayıs'ta, olağan aylık toplantısında faiz oranlarını 0,50 puan artırdı ve yüzde 15,25 olan gecelik faiz oranını yüzde 15,75'e ve yüzde 19,25 olan borç verme faiz oranını da yüzde 19,75'e çıkardı.

        16 Haziran'da Kurul, olağan aylık toplantısında faiz oranlarını 0,50 puan artırdı ve yüzde 15,75 olan gecelik faiz oranını yüzde 16,25'e ve yüzde 19,75 olan borç verme faiz oranını da yüzde 20,25'e yükseltti.

        Kurul, 17 Temmuzda, gecelik borçlanma faiz oranlarını 0,50 puan daha artırdı ve gecelik borçlanma faiz oranını yüzde 16,25'ten yüzde 16,75'e yükseltti, borç verme faiz oranını yüzde 20,25 düzeyinde sabit tuttu. Para Politikası Kurulu, 14 Ağustos, 18 Eylül aylarında yaptığı toplantılarda kısa vadeli faiz oranlarında bir değişikliğe gitmedi. Kurul, 22 Ekim'de yaptığı toplantıda, gecelik faiz oranını yüzde 16,75'de sabit tutarken, borç verme faiz oranını yüzde 20,25'den yüzde 19,75'e düşürmüştü.

        19 Kasım tarihinde yaptığı toplantısında ise Kurul, borçlanma faiz oranını yüzde 16,75’ten yüzde 16,25’e, borç verme faiz oranı ise yüzde 19,75’ten yüzde 18,75’e, Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde, Bankalararası Para Piyasası’nda saat 16.00-17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 12,75’ten yüzde 12,25’e, borç verme faiz oranı ise yüzde 22,75’ten yüzde 21,75’e indirmişti.

        Kurul 2008 yılının son toplantısını 18 Aralık tarihinde yapmıştı. Bu toplantıda ise Kurul, borçlanma faiz oranını yüzde 16,25’ten yüzde 15’e, borç verme faiz oranı ise yüzde 18,75’ten yüzde 17,50’e, Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde, Bankalararası Para Piyasası’nda saat 16.00-17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 12,25’ten yüzde 11’e, borç verme faiz oranı ise yüzde 21,75’ten yüzde 20,50’ye çekmişti.

        Açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo islemleri yoluyla gecelik ve bir haftalık vadelerde tanınan borçlanma imkanı faiz oranı yüzde 17,75’ten yüzde 16,50’ye düşürülmüştü.

        Yorum

        • saseyas
          Katılımcı
          • 23 Nisan 2008
          • 107

          #5
          Şirket zararları piyasaları sarstı!

          Aralık ortasında piyasalarda hissedilen iyimser tablonun etkisi şirket raporları ile iyice kayboldu. Japon Sony 1.1, Toshiba ise 2.2 milyar dolar zarar yazabilir. Avrupalı Tesco ve Metro gibi perakendeciler ise satış artışına rağmen 2009'dan endişeli.

          REFERANS

          Aralık ortasında başlayan geçici bayrama geçen hafta cuma günü ABD'den gelen istihdam verileriyle nokta koyan küresel piyasalar bu kez de şirketlerden birbiri ardına gelen zarar ya da düşük kâr beklentisi açıklamaları ile kan kaybetmeye başladı. ABD'li alüminyum üreticisi Alcoa'nın 6 yıl sonra ilk kez zarar yazmasının verdiği moral bozukluğunun ardından dün de Japon otomotiv ve elektronik devlerinden Avrupalı perakende şirketlerine kadar bir çok şirket tarafından çizilen karamsar tablo dünya piyasalarını biraz daha aşağıya çekti.

          Özellikle Playstation oyun konsolu ile kiz öncesine kadar kârını katlayarak ilerleyen Sony'nin mart ayında sona eren yıllık dönemde 1.1 milyar dolar zarar yazacağı söylentileri dolaşıyor. Bir diğer elektronik ürünler üreticisi Toshiba'nın da 7 yıl sonra ilk kez zarar yazması bekleniyor. Miktarı ise 2.2 milyar dolar. Bunların yanında gelecek hafta açıklanacak olan Japonya ticaret verilerinin küresel resesyon ve değer kazanan yenden ötürü kötü geleceği beklentileri de piyasalara satış getirdi. Üstelik Sony ve Toshiba'nın Japon iş hayatındaki depremin sadece öncüsü olduğu düşünülüyor.

          Avrupa'ya perakende darbesi

          Avrupa'nın moralini ise İrlanda ve Yunanistan'ın ardından bir başka Euro Bölgesi ülkesi olan İspanya'nın da kredi notunun gözetim altına alınması bozdu. Üstüne Avrupa'nın perakende devlerinden satışlarındaki cılız artış haberleri geldi.

          İngiltere'deki 7 haftalık satışlarının yüzde 2,5 oranında arttığını söyleyen Tesco dün yaptığı açıklamada bunun 1990'ların sonundan bu yanaki en kötü satış verisi olduğunu belirtti. Tesco ayrıca Tesco Group'un toplam satışlarının yüzde 11,6 arttığını, elektronik ve gıda dışı ürünlerin satışında yükselme olduğunu da açıkladı. Alman Metro ise kazanç beklentilerini karşılayacaklarını söyleyerek kar uyarısında bulunacağı yönündeki endişeleri de azaltmış oldu. Metro'nun açıklamasına göre şirketin dördüncü çeyrek karı yüzde 3 yükselerek 26,6 milyar dolara çıktı. 2008 satışları ise 68 milyon euro (91,1 milyar dolar) ile beklentilerin altında kaldı. Metro CEO'su Eckhard Cordes ise durumu şu sözlerle açıkladı; 2009 çok zor bir yıl olacak, müşteriler neye ne kadar para harcayacaklarını iki kere düşünecek.

          Risk iştahı azaldı, euro bir ayın dibinde

          Asya'dan Avrupa'ya perakendecilik, elektronik ve otomotiv sektörlerinden gelen kötü ya da beklentilerin altındaki satış verilerinin ardından piyasalarda satış hızlandı. Asya yüzde 4'ün üzerinde kan kaybederek son bir ayın en düşük seviyesine geriledi. Avrupa ise yüzde ...'a yakın çakıldı. Japonya'nın Nikkei 225 endeksi yüzde ... düşerken, Hong Kong'un Hang Seng endeksi yüzde ..., Singapur'un Straits Times endeksi yüzde ... düştü. İngiliz FTSE 100 endeksi yüzde .. kan kaybederken, Alman DAX endeksi yüzde ..., Fransız CAC 40 endeksi yüzde ... geriledi. Piyasaların tersine dönmesinde azalan küresel risk iştahı da etkili. Oysa ki yeni yıla girilirken risk iştahında biraz toparlanma görüleceği iddia ediliyordu. Şimdi ise ralli ve çöküş şeklinde gitmesi beklenen bir piyasa trendi konuşuluyor. Son olarak dün OECD'nin yayımladığı kasım verileri de dünyanın en büyük ekonomilerinde sanayi üretiminin yavaşladığını ortaya koydu.

          Avrupa Merkez Bankası'nın (AMB) perşembe günkü para kurulu toplantısından beklenenin üzerinde bir indirim geleceği söylentileri ile euro dün dolar karşısında ..... seviyesine gerilerken, ABD Batı Teksas Tipi ham petrolün fiyatı da varil başına .... dolara gerileyerek bir ayın en düşük seviyesini gördü. Yen ise dolar karşısında güçlenmeye devam ediyor. Önceki gün 88.88 ile dolar karşısında 19 Aralık tarihinden bu yanaki en yüksek seviyesini gören yen dün de dolar karşısında 89.39 seviyelerindeydi.

          Japon şirketlerinde zarar dalgası başlayabilir

          İkon niteliğinde bir ürün olara kabul edilen Walkman'in de üreticisi olan Sony eğer konuşulan kayıp beklentisini doğrularsa bu, şirketin son 14 yıl içindeki ilk yıllık zararı olarak tarihe geçecek. Sony ekim ayında işletme kârını 200 milyar yen olarak açıklayarak hedefinin yüzde 58 aşağısına düşürmüştü. Yıllık 100 milyar yen tasarruf yapma planı olan Sony aralık başında da 8 bin tam zamanlı çalışanının işine son vereceğini açıklamıştı.
          7 yıl içindeki ilk zararını açıklaması beklenen Toshiba'nın özellikle yarı iletken ürünlerinde ettiği zararların etkisiyle toplam 200 milyar yen, yani 2.2 milyar dolar civarında bir zarar açıklaması yapması bekleniyor.

          Oysa Toshiba ekim ayında 1.6 milyar dolar kâr edeceğini açıklamıştı. Kasım ayında Japonya'nın ihracatı bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 26,5 çakıldı, ithalatı ise yüzde 13,7 düştü. Japonya Maliye Bakanlığı'nın verilerine göre ülkenin cari açık fazlası da 9'uncu ayda üst üste olmak üzere yüzde 66 eridi ve 6.46 milyar dolara indi. Marketwatch'a konuşan uzmanlara göre ise daha bir çok Japon üreticiden bu tür zarar açıklamaları yolda. Uzmanlar şirketlerin şu anda sadece zarar açıkladıklarını ve asıl bundan sonra temettü dağıtımlarını azaltmaları gibi yöntemlere başvurmaları halinde piyasaların bu tür hareketlerden daha da olumsuz etkileneceğini savunuyor.

          Uzmanlara göre ise Japon üreticileri kısa bir süre içinde yeniden kâra geçmeleri oldukça zor. Çünkü küresel resesyon derinleştikçe Japon ürünlerinin en fazla satın alan ABD ve Avrupa gibi pazarlardaki tüketici işini kaybettiği ya da kaybetmekten korktuğu için para harcamıyor. Japon Yeni'nin risk iştahının azalmasıyla birlikte azalan carry trade işlemleri sebebiyle son aylarda dolar karşısında değerlenmesi Japon ihracatçıları uzun zamandır vuruyor.

          Yorum

          • saseyas
            Katılımcı
            • 23 Nisan 2008
            • 107

            #6
            IMF: Küresel kriz derinleşecek

            Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Dominique Strauss-Kahn, küresel ekonominin görünümünün kötüleştiğini ve gelecek yıl küresel büyümedeki yavaşlamanın derinleşeceğini söyledi.

            Strauss-Kahn, Macaristan´da Başbakan Ferenc Gyurcsany ve diğer yetkililerle görüştükten sonra yaptığı açıklamada, IMF´nin yakında açıklayacağı raporda, küresel büyümeyle ilgili tahminlerde keskin bir düşüş görüleceğini belirtti.

            ´´2009 için dünya ekonomisinin görünümü iyi olmayacak´´ diyen Strauss-Kahn, küresel ekonomilerin ne kadar düşmesinin beklendiğine ilişkin ayrıntı vermedi.

            Strauss-Kahn, ayrıca geçen yıl ekim ayında IMF´den 25,1 milyar dolar standby kredisi alan Macaristan´ın, ´´zor bir dünyada mümkün olanın en iyisini yaptığını, Macar hükümetini yaptıklarından ötürü takdir ettiğini´´ ifade etti.

            Yorum

            • saseyas
              Katılımcı
              • 23 Nisan 2008
              • 107

              #7
              Hükümetin aylardır üzerinde çalıştığı teşvik paketi belli oldu. Küresel krizle boğuşan reel kesime bölgesel, sektörel ve proje bazlı destek sağlanacak.
              Bir iki ay içerisinde uygulamaya geçmesi hedeflenen düzenlemeye göre 500 milyon doların üzerindeki proje yatırımlarına maliyetleri azaltıcı enerji ve vergi avantajı sağlanacak. Yeni yapılandırma kapsamında şirketlere kredi desteği verilecek. Sanayi Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı tarafından netleştirilen pakette her şehrin desteği ayrı ayrı olacak. Buna göre İstanbul'da finans yatırımları teşvik edilirken, Kütahya'da seramik desteklenecek. Karaman'da bisküvi yatırımcısının yüzü gülerken, Denizli'de tekstilci daha rahat nefes alabilecek. Bu kapsamda toplam 3 bin 800 sektör belirlendi. Her sektör sadece bir alanda desteklenecek. Bunun kaçınılmaz olduğuna dikkat çeken Sanayi Bakanlığı yetkilileri, "Her taraf un fabrikası dolu. Kapasitelerinin ancak üçte biri ile çalışıyorlar. Herhangi bir sektör birden çok yerde desteklenirse hiçbir faydası olmaz." dedi.

              Yorum

              • saseyas
                Katılımcı
                • 23 Nisan 2008
                • 107

                #8
                saseyas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                Hükümetin aylardır üzerinde çalıştığı teşvik paketi belli oldu. Küresel krizle boğuşan reel kesime bölgesel, sektörel ve proje bazlı destek sağlanacak.
                Bir iki ay içerisinde uygulamaya geçmesi hedeflenen düzenlemeye göre 500 milyon doların üzerindeki proje yatırımlarına maliyetleri azaltıcı enerji ve vergi avantajı sağlanacak. Yeni yapılandırma kapsamında şirketlere kredi desteği verilecek. Sanayi Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı tarafından netleştirilen pakette her şehrin desteği ayrı ayrı olacak. Buna göre İstanbul'da finans yatırımları teşvik edilirken, Kütahya'da seramik desteklenecek. Karaman'da bisküvi yatırımcısının yüzü gülerken, Denizli'de tekstilci daha rahat nefes alabilecek. Bu kapsamda toplam 3 bin 800 sektör belirlendi. Her sektör sadece bir alanda desteklenecek. Bunun kaçınılmaz olduğuna dikkat çeken Sanayi Bakanlığı yetkilileri, "Her taraf un fabrikası dolu. Kapasitelerinin ancak üçte biri ile çalışıyorlar. Herhangi bir sektör birden çok yerde desteklenirse hiçbir faydası olmaz." dedi.
                kutpo bu yüzden tavan oldu heralde siz nedersiniz sayın simurg

                Yorum

                • saseyas
                  Katılımcı
                  • 23 Nisan 2008
                  • 107

                  #9
                  Citigroup ve Morgan Stanley, aracılık birimlerini birleştirecek anlaşmanın ayrıntılarını açıkladı. Buna göre Citigroup, Smith Barney, Smith Barney Avustralya ve Quilter birimlerinin yüzde 49’unu elinde tutup, geriye kalan hisseleri 2.7 milyar dolara Morgan Stanley’ye devredecek.

                  Bankalararası piyasada dolar global piyasalarda sabah saatlerinde başlayan olumlu havaya paralel 1,58 lira seviyesine gerilerken, yurtdışı piyasaların bozulmasıyla birlikte yeniden 1.6245 seviyesini gördü.

                  Türkiye’nin, uzun dönemli döviz cinsinden kredi notunu değiştirmeyerek BB (-) olarak aynen teyit eden Fitch, uzun dönemli TL cinsinden kredi notunu da BB olarak teyit etti.

                  Piyasalar Obama’nın ekonomik canlandırma paketini umutla beklerken, paketi eleştiren ekonomistlerin sayısı giderek artıyor. Nobel Ekonomi Ödülü’nü alan Paul Krugman, paketin istenen sonuçları vermeyeceğini savundu.

                  İngiltere’nin 4. büyük bankası Barclays PLC, küresel ekonomik kriz nedeniyle yatırım bankacılığı, fon yönetimi ve bireysel bankacılık bölümlerinden 2 bin 170 kişiyi işten çıkaracak.

                  Dünyanın en büyük ilaç şirketi Pfizer, araştırma alanlarını daraltarak bu alanlarda çalışan 800 kişiyi işten çıkaracak.

                  IMF Başkanı Strauss-Kahn, küresel ekonominin görünümünün kötüleştiğini belirterek, “2009 dünya ekonomisi için iyi olmayacak” dedi.

                  Yaşanan doğalgaz krizi nedeniyle günlük gaz tüketimi 110-115 milyon metreküp arasında gerçekleşiyor. Gazda herhangi bir kesinti planlanmıyor.

                  Çin, ABD ve Japonya’nın ardından dünyanın 3. büyük ekonomisi olacak.

                  ABD’nin üçüncü büyük otomotiv üreticisi Chrysler, Renault-Nissan ve Kanadalı otomotiv yan sanayi şirketi Magna International ile bazı varlıklarının satışı konusunda görüşmeler yapıyor.




                  Önümüzdeki Günün beklentileri :


                  TCMB, Para Politikası Kurulu Toplantısı yapılacak
                  Almanya’da Aralık ayı TÜFE (09:00)
                  Euro Bölgesi Aralık ayı TÜFE (12:00)
                  Avrupa Merkez Bankası faiz kararını açıklayacak (14:45)
                  ABD’de Aralık ayı TÜFE açıklanacak (15:30)
                  ABD’de işsizlik başvuruları (15:30)
                  ABD’de Empire State İmalat endeksi açıklanacak (15:30)
                  ABD’de Philadelphia FED Endeksi açıklanacak (17:00)


                  Yurdışında açıklanan bilançoların etkisi kendini göstermeye başladı .Citi - BAC - HSBC gibi bankaların içlerinde bulunduğu zor durum .Üstüne S&p nin yunanistan , portekiz gibi ülkelerin notlarını düşürmesi eklenince satışlar dahada derinleşiyor . Artan borç yükleri sebebiyle Almanya ve İngiltereninde durumu pek içaçıcı sayılmaz .Bu doğrultuda düşüş eğiliminin devam edeceğini düşünmekteyiz .

                  Perşembenin gelişi çarşambadan belli olurmuş derler. Dün endeks yükselirken artan para çıkışı bu günkü izlenimleri olumsuzlaştırmıştı. Ardından ABD başta olmak üzere Avrupa borsaları çöküşe girince İMKB hiç nazlanmadan düştü ve günü %4 gibi ağır bir kayıpla tamamladı.

                  Yorum

                  • saseyas
                    Katılımcı
                    • 23 Nisan 2008
                    • 107

                    #10
                    hocam yazıları yanlıs yeremi koydum

                    Yorum

                    • saseyas
                      Katılımcı
                      • 23 Nisan 2008
                      • 107

                      #11
                      Dün avrupa piyasalarında satış dalgası devam etti. büyük bankaların bilançolarında yüksek oranda zarar beklentileri fiyatların düşmesine neden oldu. abd de açıklanan parakende satışlardaki düşüş devam ederken ekonominin toparlanmasının zaman alacağına ilişkin beklentiler arttı. fed başkanı Bernankenin açıklamalarında da ekonominin canlanmasının zaman alacağını özellikle mali sektöre gerekli desteğin verilmesi gerektiği yönündeki söylemleri piyasaları tedirgin etti. dow günü 248 puanlık kayıp ile 8.200 seviyesinden kapattı. bugün içerde para politikası kurulu toplanacak faiz indirimi beklentisi hakim. Gelebilecek bir faiz indirimi kurlar üzerinde baskı oluşturacaktır yükseliş eğilimi devam edebilir.Hisse senedi piyasasında ise dış piyasalardaki tedirginlik devam ettiği sürece endekste de de satış baskısı hakim olacaktır. 24750 önemli destek noktasıdır...

                      Yorum

                      • saseyas
                        Katılımcı
                        • 23 Nisan 2008
                        • 107

                        #12
                        Bugün takip edilecek veriler;

                        09:00 Almanya Aralık TÜFE aylık (bek %0.3, önceki %-0.5)
                        09:00 Almanya Aralık TÜFE yıllık (bek %1.1, önceki %1.4)
                        12:00 Euro Bölgesi Aralık TÜFE aylık (bek %-0.1, önceki %-0.5)
                        12:00 Euro Bölgesi Aralık TÜFE yıllık (bek %1.6, önceki %2.1)
                        12:00 Euro Bölgesi Aralık Çekirdek TÜFE yıllık (bek %1.8, önceki %1.9)
                        14:45 Euro Bölgesi Merkez Bankası Faiz Kararı (bek %2.0, önceki %2.50)
                        15:30 ABD Aralık ÜFE aylık (bek %-2.0, önceki %-2.2)
                        15:30 ABD Aralık ÜFE yılk (önceki %0.4)
                        15:30 ABD Ocak Empire İmalat Endeksş (bek -24.5, önceki -25.76)
                        15:30 ABD Haftalık İşsizlik sigortası başvuruları (önceki 467K)
                        15:30 ABD Haftalık Devam eden işsizlik başvuruları (önceki 4611K)
                        17:00 ABD Ocak Philadelphia FED İmalat Endeksi (bek -35, önceki -32.9)
                        19:00 Türkiye Merkez Bankası Faiz Kararı (bek %14.5,önceki %15

                        Yorum

                        • saseyas
                          Katılımcı
                          • 23 Nisan 2008
                          • 107

                          #13
                          morgan stanley, turkıye'nın buyume beklentısını asagı cektı


                          morgan stanley tarafından dun yayınlanan bır raporda turkıye'nın 2009 ve 2010
                          yıllarına ılıskın buyume beklentısı asagı yonlu revıze edıldı. Turkıye'nın 2009
                          buyume beklentısını yuzde 1'den yuzde 0.5 kuculmeye ve 2010 buyume beklentısını
                          yuzde 4.7'den yuzde 3.8'e dusuren morgan stanley'ın raporunda soyle denıldı:

                          "2009 yılı ıcın buyume beklentımızı yuzde 1'den yuzde 0.5 dususe revıze edıyor.
                          Kısa donemlı gostergelerın neredeyse tamamında gevsek bır gorunum olusuuyor.
                          Bu baglamda sanayı uretımı ve kapasıte kullanımı oranlarında pıyasa beklentılerı
                          acısından suprız sayılabılecek dususlerı anabılırız. Son aylarda yasanan uretım
                          kayıpları ve abd ve avrupa ekıplerımızın de kendı bolgelerı ıcın buyume
                          beklentılerını asagı cekmelerı nedenıyle turkıye'den 2009 yılı gsyıh beklentısını
                          yuzde 1 artıstan yuzde 0.5 dususe 2010 yılı buyume beklentımızı yuzde 4.7'den
                          yuzde 3.8'e revıze edıyoruz.

                          Para polıtıkalarındakı gevseme, olumlu bır etkı yaratacak olsa da bu etkı ekonomıyı
                          resesyondan korumaya yetmeyecektır. 2009 yılında negatıf buyume gozlenecek ve bu
                          2001 yılından bu yana ılk resesyon olacaktır. 2001 yılında bankacılık sektorunde
                          yasanan krız nedenıyle ekonomı yuzde 5.7 oranında kuculmustu. 2002 ıla 2007 yılları
                          arasında ortalama yıllık yuzde 6.8 oranında bır buyume yasandı. Bu asamada 2008 yılı
                          ıcın buyume tahmınımızı de yuzde 22den yuzde 1.4'e dusuruyoruz. Alınan bu kararda ıc
                          taleptekı gerıleme, uretımde yasanan dusus ve dıstalebın yetersızlıgı etkılı oluyor.
                          Sayılan bu unsurların aynı zamanda enflasyonu da asagı cekmesını beklıyoruz.
                          Merkez bankası'nın baslamıs oldugu para polıtıkalarını gevsetme programının bu yılın
                          ılk yarısında devam etmesını ve faız oranlarının en az yuzde 12.5 sevıyelerıne kadar
                          gerılemesını beklıyor. Bununla bırlıkte faız ındırımlerının onumuzdekı yıldan once
                          ekonomı uzerınde cıddı bır toparlanmaya neden olmasını beklemıyoruz."

                          -matriks

                          Yorum

                          • utopya
                            Katılımcı
                            • 26 Ekim 2008
                            • 88

                            #14
                            Görüşmelerde pürüzü aşma ziyareti mi?
                            IMF Avrupa Bölgesi İcra Direktörü Willy Kiekens’ın sürpriz gelişi, Başkent’te kafaları karıştırdı. Eski bir bürokrat ziyareti şöyle yorumladı: “Kiekens gelmişse ciddi pürüz vardır.”
                            'Kiekens gelmişse pürüz vardır'

                            17 Ocak 2009 09:25

                            Haber: Aysel Alp

                            IMF Avrupa Bölgesi İcra Direktörü Willy Kiekens’ın sürpriz gelişi, Başkent’te kafaları karıştırdı, “IMF ile anlaşmada sona gelindi” yorumlarına neden olan Kiekens ziyaretini, 2001 krizinden sonra IMF ile pazarlık masasına oturan eski bir bürokrat ise şöyle yorumladı: “Kiekens gelmişse ciddi pürüz vardır.”

                            Dün Ankara’ya gelen Kiekens, bugün Hazine’den Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek ile bir buçuk saat süren bir görüşme yaptı. Kiekens, daha sonra Türkiye’de incelemelerde bulunan IMF heyetiyla; Şimşek de Hazine bürokratları ile bir araya geldi.

                            Ancak Şimşek makamından Kiekens ile Türkiye ve içinde bulunduğu ülke grubunun reform gündemine ilişkin görüş ve değerlendirmelerinin ele alındığına dair, üstü kapalı bir açıklama yapıldı. Ayrıca “Görüşmeler hakkında kamuoyuna aktarılması gereken bir husus olduğunda gerekli açıklamalar yapılacaktır” denildi.

                            IMF ile yapılan anlaşmaların her aşamasında bulunan bu bürokrat, “Bu IMF ile ciddi bir sorun olduğunun ve şimdilik Kiekens ile de bu sorunun aşılamadığının özetidir” diyerek hem Kiekens’ın gelişini hem de kısa açıklamayı değerlendirdi.

                            Ekonomi yönetiminin bir bölümünde küresel krizin Mart ayından itibaren hafifleyeceği beklentisi olduğuna dikkat çeken aynı bürokrat, “Oysa Merkez Bankası, 2 puanlık indirimi küresel kriz nedeniyle ekonomideki durgunluk derinleşecek öngörüsüyle yaptı. Bu, Merkez Bankası ile ekonominin diğer bölümleri arasında ciddi bir bakış açısı farkı olduğunu gösteriyor. Hükümet, IMF anlaşmasında daha fazla ayak sürümenin bedelinin ne olduğunu
                            Geçmişte yaşanan devalüasyonlara bakarak anımsayabilir” dedi.

                            IMF ile yürütülen müzakerelerde en önemli sorun, 2009 yılına ilişkin büyüme tahmininde yaşanıyor. 2009 büyüme hedefini yüzde 4 olarak belirleyen hükümet, gelir ve harcama planlarını da bu hedefe göre belirledi. Buna göre KDV, ÖTV, İthalde alınan KDV, motorlu taşıtlar vergisi gibi önemli vergi kalemlerinde yüzde 20’ye varan artışlar öngördü. Oysa Kasım ayından bu yana gerçekleşen tüm veriler Türkiye ekonomisinde yaşanan daralmayı net biçimde ortaya koyuyor.İşte IMF de olumsuz gerçekleşmeler ışığında büyüme rakamının yüzde 1 ila 1.5 seviyesine revize edilmesini istiyor.



                            Hürriyet

                            Yorum

                            • utopya
                              Katılımcı
                              • 26 Ekim 2008
                              • 88

                              #15
                              IMF ile nikah tarihi 28 Ocak
                              Ekonomi yetkilileri, IMF ile görüşmelerde sorun olmadığını, kısa sürede çalışmaların tamamlanmasının beklendiğini kaydetti..

                              24 Ocak 2009 09:22

                              Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yeni bir standby anlaşması için görüşmelerin kısa sürede tamamlanması bekleniyor. Reuters'a bilgi veren ekonomi yetkilileri, IMF ile yapılacak program konusundaki görüşmelerde herhangi bir sorun bulunmadığı ve çalışmaların kısa sürede tamamlanmasının beklendiğini belirttiler.

                              28 OCAK'A KADAR NETLEŞİR
                              Ekonomi yetkilileri, IMF heyeti ile 8 Ocak'tan beri Ankara'da IMF Türkiye Masası Şefi Rachel van Elkan başkanlığındaki heyet ile teknik görüşmelerde "önemli ilerlemeler" kaydedildiğini de ifade etti. Önlemlere ilişkin olarak ise IMF ile görüşmelerin, son derece yapıcı olduğu, konunun birkaç gün içinde sonuçlandırılabileceği belirtildi. IMF ile görüşmelerde gelinen noktada nihai kararı Başbakan Tayyip Erdoğan verecek. Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek'in Başbakan Tayyip Erdoğan'ı bu konuda kısa süre içinde, muhtemelen Pazartesi günü yapılacak Bakanlar Kurulu toplantısında bilgilendirmesi bekleniyor. Şimşek'in 28 Ocak'ta başlayacak Davos toplantılarına gideceği dikkate alındığında, IMF ile görüşmelerin bu tarihe kadar netlik kazanması bekleniyor.

                              'YÜZLER GÜLÜYOR'
                              ABD'nin yeni Ankara Büyükelçisi James F. Jeffrey, geçen hafta Ankara'ya gelen IMF heyeti ile bir araya geldiğini ve "cesaret verici gelişmeler" olduğunu söyledi. DEİK-Türk Amerikan İş Konseyi çalışma yemeğinde konuşan Jeffrey, "IMF programı gerçekten çok önemli, Yardım etmeye hazırız" dedi. Jeffrey, Türkiye'nin 2001 krizinden çıkarttığı dersle uluslararası kuralları izlediğini, bu sayede krizi ABD'deki bir çok mali kuruluştan daha iyi yönettiğini söyledi ve ekledi: " Onun için IMF buraya geldi ve yüzleri gülüyor. Türkiye'nin ne kadar iyi durumda olduğunu görüyorlar."



                              Sabah

                              Yorum

                              Working...
                              X

                              Debug Information