Tekstil...

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • simurg
    Administrator
    • 10 Mart 2007
    • 9248

    #1

    Tekstil...

    Fason tekstil ve konfeksiyon işlerinde KDV uygulamasına açıklık getirildi 30/06/2007 14:50:36
    ANKARA - Maliye Bakanlığı, fason tekstil ve konfeksiyon işlerinde KDV uygulamasına ilişkin düzenlemelere açıklık getirdi.Maliye Bakanlığı'nın Katma Değer Vergisi Genel Tebliği Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.
    Tebliğe göre, teksil ve konfeksiyonda sorumluluk uygulaması ile tevkifata ilişkin düzenlemeleri içeren genel tebliğlerde belirlenen, fason olarak yaptırılan tekstil ve konfeksiyon işlerinde sorumluluk uygulaması yarından geçerli olmak üzere kaldırıldı. Buna göre, yarından sonra ifa edilecek fason tekstil ve konfeksiyon işlerinde, KDV tevkifatı (kesintisi) uygulanmayacak.
    Fason olarak yapılan tekstil ve konfeksiyon işlerine uygulanacak KDV oranının, 1 Haziran 2007 tarihinden geçerli olmak üzere yüzde 8 olarak belirlendiği hatırlatılan tebliğde, fason işin şartının, imal edilecek mal ile ilgili ana hammadde başta olmak üzere, hammaddelerin fason iş yaptıranlarca temin edilmesi olduğu ifade edildi.
    Bu genel belirleme çerçevesinde, bazı işlerde KDV oranının ne olacağı konusunda tereddütler oluştuğu belirtilen tebliğde, bu noktalara açıklık getirildi.
    Tebliğe göre, boyama, apre, baskı ve kasarlama işlerinde boya ve kimyevi maddelerin, yıkama işlerinde kimyevi maddelerin, bu işleri yaptıranlar tarafından temin edilip bu işleri yapanlara verilmesi halinde indirimli oran kapsamında işlem yapılacak. Ancak, bu işlerde boya ve kimyevi maddelerin fason işi yapanlar tarafından temin edilip kullanılması halinde söz konusu işlere genel vergi oranı uygulanacak.
    Bunlar dışında kalan ütüleme, çözgü, haşıl, dikim, kesim, tıraşlama, zımpara, şardon, yakma, ram, nakış ve benzeri fason işlerde yüzde 8 oran uygulanacak. Bu işlerin, boya ve kimyevi maddelerin işi yapan tarafından temin edilerek kullanıldığı boya, apre, kasarlama, baskı ve yıkama işleri ile birlikte yapılması halinde yüzde 8 ve yüzde 18 oranına tabi işler için ayrı fatura düzenlemesi veya aynı faturada bu işlerin ayrıca gösterilmesi ve her bir işin bedeli üzerinden tabi oldukları oranda KDV hesaplaması gerekecek. Perde, mobilya kumaşı, havlu, çuval ve benzerleri ile bunların imalinde kullanılacak iplik veya kumaşa verilen fason hizmetlerde yüzde 8 oranına tabi olacak.
    Tekstil ve konfeksiyon sektöründe indirimli orana tabi fason işlerden doğan KDV alacakları miktara bakılmaksızın vergi inceleme raporu sonucuna göre iade edilecek. İade talebi vergi inceleme raporunun vergi dairesine intikal ettiği tarihte geçerlik kazanacak.
    Tevkifat kapsamına alınan alüminyum profil ve alüminyum levha teslimlerinde kesinti uygulaması da bu tebliğin yayımını izleyen ayın başından itibaren yapılacak teslimlerde geçerli olmak üzere, bunları doğrudan slab, billet, külçe gibi ham maddelerden imal edenler tarafından yapılacak ilk teslimleri ile bunları ithal edenler tarafından yapılacak ilk teslimlerinde uygulanacak, profil ve levhanın ilk üreticileri ve ithalatçılarından sonraki safhalardaki teslimleri KDV tevkifatına tabi tutulmayacak.
    Öte yandan, teslim ve hizmet işlemlerine ait faturada ayrıca gösterilen vade farkları matraha dahil edilecek ve işlemin tabi olduğu KDV oranı üzerinden vergilendirilecek.
    Vadeli işlemlerde bedelin zamanında ödenmemesi nedeniyle ortaya çıkan yeni vade farkları da vadeli satışa konu teslim ve hizmete ilişkin matrahın bir unsuru olduğundan, bu vade farklarının ayrıca fatura edilmesi ve vadeli satışa konu teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemlerin tabi olduğu oran üzerinden KDV hesaplanarak, vade farkı faturasının düzenlendiği döneme ilişkin beyannamede beyan edilmesi gerekecek.
    Bedelin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği işlemlerde, teslim veya hizmetin yapıldığı tarih ile bedelin tahsil edildiği tarih arasında ortaya çıkan lehte kur farkı için satıcı tarafından fatura düzenlenmek ve faturada gösterilen kur farkına, teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler için geçerli olan oran uygulanmak suretiyle KDV hesaplanacak.
    Bedelin tahsil edildiği tarihte alıcı lehine kur farkı oluşması halinde, kur farkı tutarı üzerinden alıcı tarafından satıcıya bir fatura düzenlenerek, teslim ve hizmetin yapıldığı tarihteki oran üzerinden KDV hesaplanması gerekecek. Matrahta değişikliğin olduğu tarihte işlemin tabi olduğu KDV oranının değişmiş olması halinde düzeltme işleminin, ilk teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler için geçerli olan KDV oranı esas alınmak suretiyle yapılacak.
    https://twitter.com/keyborsa_simurg
  • simurg
    Administrator
    • 10 Mart 2007
    • 9248

    #2

    Tekstilciler TSK ve sendikalarla sorunları tartışacak

    12.09.2008 - 16:27


    TOBB Tekstil ve Hazır Giyim Meclis Başkanı Oran, tekstil sektörüne yönelik Eylem Planın başarılı olacağına inandığını belirtti



    İSTANBUL - Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Tekstil ve Hazır Giyim Meclis Başkanı Umut Oran, Doğu ve Güneydoğu illerindeki 'bölgesel asgari ücret, kayıt dışı ve kur politikası' ile ilgili olarak Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve sendikalarla konuşarak, bölgenin taleplerini, hükümetin gündemine taşıyacak.
    Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) başkanlığı yaptığı dönemde sektörel yatırımların Anadolu'ya kaydırılması için seferber olan Umut Oran, hükümetin tekstil ve hazır giyim sektörüne yönelik Eylem Planı ile yatırımların Anadolu'ya kayacağına inandığını söyledi.
    Oran, Doğu ve Güneydoğu illerindeki sanayi ve ticaret odası başkanlarıyla yeni bir de çalışma yürütecek. Umut Oran, yaptığı açıklamada, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan'a, açıkladıkları Eylem Planı'ndan dolayı teşekkür ederek, hükümetin tekstil ve hazır giyim sektörüne önem vermesinden mutlu olduklarını söyledi. Oran, "Hem bölgesel kalkınma ve sektörel odaklı hem de proje bazlı teşvik paketinin çerçeve metni ortaya kondu. Şunu itiraf etmeliyim ki, TGSD'nin 2003 yılında başlattığı "Ufuk 2010 ve 2015 Vizyonu' çalışması da hükümete iyi bir fırsat sundu, bu vizyon çerçevesinde ortak mutabakata varıldı" dedi.
    "Genelkurmay'ın da bir anlamda görüşleri alınmalı"

    GAP bölgesinde sanayi istihdamının Gaziantep'te 35 bin ve 9 ilde toplam 90 bin olduğunu ifade eden Umut Oran, tekstil ve hazır giyim eylem planı ile şu andaki istihdamın 2-3 katına ve şu anda 25 milyar dolar olan tekstil ve hazır giyim ihracatının beş yılda 2 katına çıkabileceğini söyledi.
    TOBB Tekstil ve Hazır Giyim Meclis Başkanı Oran, orta vadede yapacaklarının "bölgesel asgari ücret, kayıt dışının önlenmesi ve kur" konularında olduğunu belirtti. Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır'da oda başkanlarıyla toplantı yaptığını aktaran Oran, şunları kaydetti: "Doğu ve Güneydoğu bölgesindeki 22 ildeki odanın sözcülüğünü üstlendim. Oradaki oda başkanlarımızla bir çalışma yürüteceğiz. Güneydoğu'daki çalışmalarımız, Genelkurmay nezdinde de bilinmeli ve onların da bir anlamda görüşleri alınmalı. Geçmişte bu şekilde çalıştık, bundan sonra da böyle olması daha faydalı olacaktır. En kısa zamanda bölgedeki illere gideceğiz, sanayicilerin 'bölgesel askeri ücret, kayıt dışı ve kur' konusunda görüşlerini alacağız. Daha sonra, bu konuları TSK ve sendikalarla konuşacağız. TOBB sektör kurulu olarak, bölgenin taleplerini hükümetin gündemine getireceğiz."
    https://twitter.com/keyborsa_simurg

    Yorum

    • yagmur
      Kıdemli
      • 29 Nisan 2008
      • 4717

      #3
      TARİŞ Pamuk Birliği'nin 1975 yılında kurduğu İplik ve Dokuma Fabrikası, önce tekstil sektörünün girdiği darboğaz, ardından küresel krizin etkileri nedeniyle 6 ay boyunca üretimini durdurma kararı aldı. Bazı işçiler de, kredi kartı, tüketici kredisi borçlarını kapatmak için yasal haklarını alarak iş akidlerinin feshi için sendikaya müracaat etti.

      Tariş Pamuk Birliği'nin 34 yıl önce Balkanlar'ın en büyük tesisi olarak kurduğu Tariş İplik ve Dokuma Fabrikası, 2009 Mart ayı başı itibarıyla üretimini durdurdu.

      Toplam 600 işçinin son modern makinelerle çalıştığı dev tesis üretimin durmasıyla sezsizliğe büründü.

      İzmir'in Çiğli ilçesi İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi'nde (İAOSB) 85 bin metrekaresi kapalı alan olmak üzere toplam 420 bin metrekare üzerine kurulu, tam kapasite faaliyette yıllık 19 bin ton pamuk işlenen, bugün sektöründe Balkanlar'ın ilk 10'u arasında gösterilen tesiste 6 ay boyunca üretim yapılmayacak.

      "İçimiz yana yana durdurduk"

      Tariş Pamuk ve Yağlı Tohumlar Birliği Başkanı Basri Özçoban, bugüne kadar Tariş'in büyük gururla fabrikayı çalıştırdığını belirterek, "Global kriz ve çeşitli faktörler nedeniyle içimiz yana yana geçici olarak üretime ara vermek durumunda kaldık. 4857 Sayılı İş Kanunu ve 4447 Sayılı İşsizlik Yasası ile birlikte kısa çalışma ödeneğinden yararlanmak üzere ister istemez üretimi durdurduk. İşçilerimizin maaşlarını dahi ödeyemez duruma gelmiştik" dedi.

      "İşçi çıkarmayacağız"

      İşçilerini çıkarma niyetleri bulunmadığını vurgulayan Özçoban, "Bize 'çıkarın tazminatımızı verin' diyenler oldu. Biz de bunu isteyen işçilerimize sendika aracılığıyla bize müracaatlarını yapmalarını istedik. Amacımız işçilerimizi mağdur etmek ya da fabrikayı atıl duruma getirmek değil. Burasını bundan sonra çalışabilen, zarar eden değil, karlı pozisyonda, kooperatiflerine, ortaklarına faydalı olabilen bir fabrika haline getirmeyi hedefledik. Yeniden yapılandırmak istiyoruz. Kapanma söz konusu değil. İyi bir ortak, teklif gelirse biz bunu niye düşünmeyelim?" diye konuştu.

      "Sektör kan kaybetti"

      Fabrikanın Genel Müdürü Ufuk Çelik, 2000'li yılların başında 25 milyon dolar ihracat rakamına sahip fabrikanın, bugüne kadar kur politikaları, finansal koşullar, küresel kriz ile bilikte pazarın daralmasıyla olumsuz etkilendiğini kaydetti.

      Fabrika üretime ara vermeden önce sadece iç piyasa ağırlıklı çalıştıklarını, temsilen de olsa dış pazar müşterilerini kaybetmemek için mücadele verdiklerini anlatan Çelik, geçtiğimiz yıllarda iplik ithalatının serbest bırakılmasıyla birçok fabrikanın da kapısına kilit vurmak zorunda kaldığına dikkat çekti.

      Çelik, "Sektör ciddi anlamda kan kaybetti" dedi.

      "İşten çıkış kurtuluş yolu"

      Türkiye Tekstil Örme ve Giyim Sanayi İşçileri Sendikası İzmir Şube Başkanı Faruk Aksoy, iş akidlerinin feshedilerek, alacakları tazminatla kredi kartı, tüketici kredisi borçlarını ödemek isteyen 44 işçinin sendikaya başvurduğunu söyledi.

      Aksoy, "Bu arkadaşlarımız, kıdem, ihbar tazminatı hakları ödenmek şartıyla iş akidlerinin feshedilmesini istedi. Biz de işverene ilettik. Arkadaşlarımızın çoğu kredi kartları ve kredi borçlarından dolayı, işlerinden ayrılmak istiyorlar. Bunu bir kurtuluş olarak görüyorlar. Çıkmak isteyen arkadaşlarımıza da yardımcı oluyorlar" dedi.
      Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

      Yorum

      • narada
        Haberci
        • 04 Mayıs 2009
        • 1737

        #4
        Tekstil ithalatına 3 milyar dolarlık fren

        Uzakdoğu ülkelerinden yapılan tekstil ve konfeksiyon alımına vergi freni getiren tebliğle 3 milyar dolarlık ithalatın duracağı, üretimin canlanmasıyla da istihdamın artacağı belirtildi.

        Başta Çin olmak üzere Uzakdoğu ülkelerinden gelen kumaş ve hazırgiyim ithalatına yüzde 40 oranında ek vergi getiren tebliğin, bu iki sektörde önemli miktarda ithalatı durduracağı hesaplandı. Düzenlemenin, giyimde fiyat artışlarına ve enflasyona yol açması bekleniyor.

        Gerekçe haksız rekabet

        Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından hazırlanan düzenleme Çin, Hindistan, Malezya, Bangladeş, Endonezya gibi ülkelerden ucuz işçilik ve düşük girdi maliyetleriyle üretilip Türkiye pazarına giren ithal kumaş ve konfeksiyon ürünlerinin “haksız rekabet”e neden olduğu gerekçesiyle çıkarıldı. Bu ithalat, yerli üreticilerden gelen yoğun şikayet üzerine korunma önlemleri kapsamında araştırıldı, en son Koruma Önlemleri Kurulu’nun tespitleri üzerine harekete geçildi. Bakanlar Kurulu’ndan da onay çıkması halinde yeni sistem devreye girecek.

        Ticaret açığı kapanacak

        İthalata getirilen ek verginin AB ile Türkiye’nin serbest ticaret anlaşması imzaladığı ülkeler dışındaki ülkelerden yapılacak ithalatı kapsıyor. Bilgi veren kaynaklar, getirilen önlem sayesinde 3 milyar dolarlık ithalatı durduracağını belirtirlerken sektörde yaşanan dış ticaret açığının da kapanacağını söylediler.

        İhracatçılara zararı yok

        Edinilen bilgilere göre yeni düzenleme Uzakdoğu ülkelerinden kumaş ve hazırgiyim ürünü ithal edip Türkiye pazarında satan ithalatçıları durduracak. Buna karşılık dahilde işleme rejimi kapsamında ithal edip, yani ihracat amaçlı bu ülkelerden getirdiği ürünleri Türkiye’de işledikten sonra iç piyasaya değil, ihracatla yurtdışına satanlar vergi yükünden kurtulacak.

        1 milyon kişiye istihdam garantisi

        Bilgi veren kaynaklar, ithalatına ek vergi getirilen sektörde halen 1 milyon kişinin çalıştığını belirtirlerken, düzenleme sayesinde bu miktarda işçinin ileride işten atılma riskinden kurtulacağını söylediler. Bununla birlikte, ithalatın yol açtığı haksız rekabetin sona ermesiyle üretim ikliminin yeniden oluşacağı belirtilirken bu sayede de yeni istihdamda ciddi artış olacağı iade ediliyor.

        Erdoğan SÜZER/ BUGÜN / 30 Ocak 2011
        YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

        Yorum

        • narada
          Haberci
          • 04 Mayıs 2009
          • 1737

          #5
          Tekstil ithalatına getirilen ek vergi tebliği ne getiriyor?

          Tekstil ve hazır giyim ithalatı için geçtiğimiz hafta birer tebliğ yayınlandı. Tebliğler söz konusu ithalatlarda yüzde 40’lara varan ek vergileri öngörüyor. Ancak tebliğle ilgili birçok konu henüz sektör temsilcilerinin zihninde bile netleşmiş değil.

          Dünya Gazetesi, soru işaretlerini gidermek için konuyu “9 soruda” masaya yatırdı.

          1 – Tebliğ ne getiriyor?

          Resmi gazetede yayımlanan iki tebliğ var. Biri hazır giyime diğeri tekstil ürünleri ithalatına yüzde 40’a kadar ek vergi öngörüyor. Tebliğ, Bakanlar Kurulu onayladığında ek vergi yürürlüğe girecek. Tebliğ 9 ay boyunca yürürlükte kalacak. Bu sürede ithal edilen mallarla ilgili soruşturma yapılacak. Soruşturma sonunda ithal edilen ürünlerde anti damping unsurlarına rastlanırsa, tebliğ kalıcı hale getirilebilecek.

          2 – Ek vergi hangi ülkelerden gelen ürünleri kapsıyor?

          Ek vergi AB dışındaki ülkelerden yapılan ithalatta kademeli olarak uygulanacak.

          3 – Vergi nasıl tahsil edilecek?

          Ek vergi teminat alınması şeklinde tahakkuk edecek. 9 ay boyunca alınacak teminatlar soruşturma açılmasına gerek duyulmaması halinde ya nakit ya da mahsuplaşma şeklinde firmaya geri ödenecek.

          4 – Bu tebliğe neden gerek duyuldu?

          Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası (TTSİS) önderliğindeki Türk kumaş üreticilerinin özellikle Çin ve Pakistan rekabetinden bunalarak DTM nezdinle yıllardır böyle bir tebliğ çıkartılması için başvuruları bulunuyordu. Tebliğ, yerli üreticilerin korunması ve cari açığın azaltılması amacını taşıyor.

          5 – Bu tebliğin çıkması için resmi başvuruda bulunanlar kimler?

          DTM başvuruda bulunan kurumların bir listesini yayınladı. Buna göre ithal kumaş türlerinin pek çoğuna sınırlama getirilmesi amacıyla Adana Sanayi Odası, Gaziantep Sanayi Odası, İstanbul Sanayi Odası, Denizli Sanayi Odası, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Isparta Ticaret ve Sanayi Odası, Kayseri Sanayi Odası, Malatya Ticaret Sanayi Odası, DTM’ye başvuran sanayi odaları. Bu kuruluşların hepsi, hazır giyim ithalatına karşı da soruşturma açılmasını talep ettiler. Bunlara ek olarak Ege Bölgesi Sanayi Odası ve Eskişehir Sanayi Odası da hazır giyim ithalatına karşı önlem alınması için şartlı imza koydu.

          Bu iki sanayi kuruluşu başvurularının yalnızca, ‘dokuma hazır giyim ürünleri’ olduğuna ilişkin şerh düştü.

          6 – Tebliği kim destekliyor?

          TTSİS, yerli mali ile üretim yapan konfeksiyoncular, kumaş üreticileri, kumaşı kendi üreten veya yerli kumaş kullanan ihracatçı markalar. Bazı sektör temsilcileri ise iki tebliğden sadece birini destekliyor. Örneğin Osmanbeyli tekstilciler, kumaş ithalatına gelen ek vergiye karşı çıkarken, hazır giyime gelen vergiyi destekliyor.

          7 – Tebliğe kim karşı çıkıyor?

          Uzakdoğu’dan ithalat yapan kumaş ve hazır giyim toptancıları ile perakendecileri. Ayrıca uluslararası pazarlara açılmaya çalışan Türk perakende mağazaları, konfeksiyon ve hazır giyim ihracatçısı ile giyim sanayii ve perakende sektörü.

          8 – Türk tekstilini korumayı amaçladığı söylenen bir tebliğe neden karşı çıkılıyor?

          Türk hazır giyim üreticisi maliyetleri düşürmek için Uzakdoğu’dan kumaş ithal ediyor. Sektörün yıllık kumaş ithalatı 290 bin ton. Bu 2 milyar dolara karşılık geliyor. İthal edilen kumaşın toplam üretimdeki payı ise yüzde 25. İthalatın, yüzde 40’a yakın ek vergi ile frenlenmesi, maliyetleri artıracak. Hazır giyimcilerin en büyük endişesi bu. Maliyet artışı fiyatlara yansıyacak. Hazır giyim ithalatına ek vergi de ithalat yapan pek çok yabancı markanın maliyetlerini ve fiyatlarını artıracak. Türk perakendecisi ise fiyat artışının pazarı daraltacağı endişesiyle tebliğe karşı duruyor. Tebliğin hazır giyim ve perakendede istihdam üzerinde de baskı yaratacağı belirtiliyor.

          9 – Tebliğe karşı çıkanlar ne istiyor?

          Sektör temsilcileri pamuk ve iplikteki fiyat artışlarından büyük bir sıkıntı yaşıyor. Özellikle pamuk üretiminin desteklenmesi ile fiyatların aşağı çekilmesinin, Türk kumaş üreticilerine ve dolayısıyla tüm sektöre çarpan etkili katkısı olacağı belirtiliyor. Kur politikasının da sektörü hiç desteklemediğinin altı çiziliyor.

          Dünya
          YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

          Yorum

          • narada
            Haberci
            • 04 Mayıs 2009
            • 1737

            #6
            Tekstilde lobi savaşı kızıştı!

            İthalat kumaşa yüzde 40′a varan oranda vergi getiren düzenleme, uygulamadan farklı şekilde etkilenecek sektör temsilcilerini harekete geçirdi.

            Geçtiğimiz perşembe günü Resmi Gazete’de yayımlanan, hazır giyim ve kumaş ithalatına yüzde 40′a ulaşan oranlarda ek vergi getiren 2011/1 nolu İthalatta Korunma Önlemlerine İlişkin Tebliğ, perakende sektörünü harekete geçirdi.

            Yerli üreticiyi koruma altına alan tebliğin perakendeci ve tüketiciyi zor durumda bırakacağını düşünen sektör temsilcileri önceki gün soluğu Ankara’da aldı.

            Yürürlüğe geçmesi için Bakanlar Kurulu kararı gereken tebliğin en büyük destekçisi olan İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB), Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), Birleşmiş Markalar Derneği (BMD), Osmanbey Tekstilci İşadamları Derneği (OTİAD), Laleli Sanayici ve İşadamları (LASİAD) ve Merter Sanayici ve İşadamları Derneği (MESİAD) gibi sektör derneklerinin Dış Ticaret Müsteşarlığı’ndaki buluşmasının ardından dün de perakendeciler bir araya geldi.

            Konuya ilişkin üst üste zirve yapan tekstilciler, tebliğin en çok perakendeci ve tüketiciyi zor durumda bırakacağını savunuyor. Şu anda tebliğin enine boyuna incelendiğine vurgu yapan tekstilciler, alınacak Bakanlar Kurulu kararının ardından devreye girecek tebliğ dolayısıyla, perakendecilerin kendilerine göre bir formül bulacağını, ancak bu formüllerin de istihdam kaybına kadar gidebileceğini dile getiriyor.

            Yoğun endişeler dolayısıyla bugün de Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği (AMPD) önderliğinde perakendeciler tekrar bir araya gelecek. YKM Yönetim Kurulu Üyesi Nuşin Oral, sektörde faaliyet gösteren firmaların durumdan farklı boyutlarda etkilendiğini belirterek, “Herkes farklı farklı görüşlere sahip. İthalata göre etkilenme alanları da değişiyor. Bugün yapılacak toplantının ardından önceki toplantılar da dikkate alınarak bir karara varılacak” dedi.

            Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği (AYD) Başkanı Hakan Kodal:

            Alışveriş yapsın diye turist çağırıyoruz, fiyat artırıyoruz

            Ben tebliğin çok da olumlu olmadığını düşünüyorum. Piyasalar yeni yeni toparlanmaya başladı. Bunda perakende sektörünün çok önemli yeri var. Zaten çalışanların ücretlerine yönelik sıkıntılar mevcut. Kumaş ve hazır giyim ithalatına ek vergi getiren bu tebliğ serbest piyasa koşullarına uymuyor. Dünyanın tersine bir uygulama. Maliyet açısından tüketicinin aldığı mal cebine de yansıyacak. Biz perakendeyi ve tekstili canlandırmak için çeşitli organizasyonla yapıyoruz.

            İstanbul Shopping Fest süreci başlayacak. Ancak tebliğ bu gibi projelerinin önünü kesiyor. Hem İstanbul’dan alış veriş yapın diye turist çağırıyorsunuz, hem de çok daha pahalıya ürün satıyorsunuz. Yerli üreticilere destek olunmak isteniyorsa maliyetlerin düşük olduğu yerlere nakledilmesi, teknolojilerinin yenilenmesi gerekiyor.

            Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Yılmaz Yılmaz:

            Ürünler zamlanırsa enflasyonu etkiler

            Biz şu anda perakendeciler olarak uygulamayı anlamaya çalışıyoruz. Tebliğ, tüketiciye daha pahalıya ürün satma durumunu doğurursa bu hem pazar hem de enflasyon açısından kötü sonuçlar ortaya çıkarır. Erken konuşmak istemiyoruz. Çünkü tebliğin Bakanlar Kurulu kararı ile uygulamaya girmesi gerekiyor. Konunun her yönüyle ilgili müzakereler sürüyor. Bütün taşlar yerine oturduktan sonra tabloyu göreceğiz.

            İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Başkanı Lemi Tolunay:

            Mali sonucundan çok moral etkisi önemli

            Bir ihracatçı olarak, her şeyden önce ihracatın sürekliliğini tehdit edecek alınmış her türlü karar üzücü. Bu karar da ara malı ithalatı yapan Türk tekstil ihracatçısı için zorluklar doğuracak. Bu ek vergi maliyetleri yukarı doğru kıpırdatır. Şu anda dünyada hammadde fiyatlarında dehşet bir artış var. Pamuk fiyatları 3,5′a, yün fiyatları 3′e, deri fiyatları kalitesine göre 5′e, 15′e katladı. Zaten tüm bu sıkıntıları yaşarken bir de vergiyle böyle darbe gelince ihracatçının eli zorlaşır, uluslararası rekabette gücünü tehdit eder.

            Bunun mali etkisinden çok moral etkisi önemli. Yasa çıktıysa uymak zorundasınız. Karlılığınızdan vazgeçeceksiniz. Bir takım ek tedbirler alacaksınız. Personel mi daralacak, fiyat mı artacak? Hammaddeden zaten çok sıkıntıdayız. Uzun vadeli bağlantılara tedarikçiler de girmek istemiyor. Yarın fiyatların ne olacağı meçhul.

            İhracat dünyası belirsizlikler içinde varlığını sürdürmeye devam ediyor. İthalat yapmadan ihracat yapmak mümkün değil.Bunun bir çaresi bulunacak. Yani üreticiler kendilerine göre bir yolunu bulacaklar.

            Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi:

            Ek vergiyle değil, kurla çözülmeliydi

            Aslında kur sorunu ihracatın önünde engel, ithalatın önünde de teşvik. O yüzden de bu konuların aslında kurla halledilmesi daha doğru bize göre. Böyle bir soruna şu durumda baktığımızda Türk sanayisinin korunması lazım. Ama korunurken de bunun getirdiği fayda ve zararın çok iyi etüt edilmesi lazım. Netice itibariyle bir yandan sanayi kimliğimizi kaybetmememiz gerekiyor, diğer yandan da gerek tüketici için gerekse uluslararası rekabette geri kalmamak için doğru karar vermemiz gerekiyor. Çünkü bazı malzemelerin yurt dışından temini gerekiyor.

            İpekyol Giyim Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Ayaydın:

            Firma bütçeleri allak bullak olacak

            Tebliğe geniş açıdan bakılması gerekiyor. Tekstile ek vergi getirilmemesi gerekiyor. Zaten hammadde fiyatlarındaki artış perakende fiyatlarını da doğrudan etkiliyor. Firmalar 2011 bütçelerini çoktan yaptılar. Bu durum onların bütçelerini de allak bullak edecek. Zaten yeteri kadar vergi var. Bu verginin vergileri de ekstra olacak. Kabul edilebilir bir şey değil. Dış ticaret açığını tekstille kapatmayı düşünmek yanlış olur. Yüzde 100 ithalatla iş yapan sektörler var. Böyle bir uygulama yapılıyorsa onlara yapılması gerekir.

            Osmanbeyli ve Lalelili tekstilcilerden itiraz dilekçesi

            Osmanbey ve Laleli hazır giyim ve konfeksiyon işletmeleri, 2011/1 sayılı tebliğe itiraz için bireysel başvuru dilekçeleri hazırladı. Sayısı 5 binlerle ifade edilen ve çoğu KOBİ niteliğinde olan işletmelerin rekabet için çoğu zaman yurtiçinden temin edilemeyen ucuz ve kaliteli hammaddeyi yurtdışından ithal ettiğini ifade eden işletmeler karara itiraz amacıyla, Başbakanlık, Dış Ticaret Müsteşarlığı, İTKİB, TOBB, İSO ve İTO’ya göndermek üzere başvuru dilekçeleri yolladı.

            Dünya / 20 ocak olabilir...
            YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

            Yorum

            Working...
            X

            Debug Information