Sanayide aktivite kaybı derinleşiyor
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi ağustos ayında aylık bazda %1,6 daralma kaydetti. Takvim
etkilerinden arındırmış sanayi üretimi ise ağustos ayında yıllık bazda ise %5,3 daralma gösterdi. Öte yandan bugün
yayınlanan verilerle temmuz verisi aylık %0,4 artıştan %0,3 artışa, yıllık ise %3,9 daralmadan %4 daralmaya revize edildi.
Ağustos toplam sanayi üretiminin alt kalemlerindeki mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış aylık değişimi
incelediğimizde ara malı endeksinin aylık %1,3, dayanıklı tüketim malı endeksinin %1,6 ve sermaye malı endeksinin de
%1,6 daraldığını görüyoruz. Başta İSO PMI ve reel kesim güveni olmak üzere eylül ayına ilişkin gelen öncü veriler
aktivitedeki yavaşlamanın üçüncü çeyreğin sonuna doğru hızlandığını gösteriyor. Talepteki zayıflama nedeniyle yeni
siparişlerdeki gerilemenin daha belirgin hale gelebileceğini ve sıkı finansal koşulların sanayi sektörü üzerinde baskı
yaratmaya devam edeceğini değerlendiriyoruz. Bu çerçevede bu yılın üçüncü çeyreğinde GSYİH’nın çeyreklik bazda
daralabileceğini değerlendiriyoruz. Aynı durumun yılın son çeyreği için de söz konusu olabileceği, dolayısı ile gelecek
dönemde Türkiye ekonomisine ilişkin “teknik resesyon” kavramının gündeme taşınabileceği görüşündeyiz. 2024 yıl sonu
büyüme tahminimizi %3 seviyesinde
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi ağustos ayında aylık bazda %1,6 daralma kaydetti. Takvim
etkilerinden arındırmış sanayi üretimi ise ağustos ayında yıllık bazda ise %5,3 daralma gösterdi. Öte yandan bugün
yayınlanan verilerle temmuz verisi aylık %0,4 artıştan %0,3 artışa, yıllık ise %3,9 daralmadan %4 daralmaya revize edildi.
Ağustos toplam sanayi üretiminin alt kalemlerindeki mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış aylık değişimi
incelediğimizde ara malı endeksinin aylık %1,3, dayanıklı tüketim malı endeksinin %1,6 ve sermaye malı endeksinin de
%1,6 daraldığını görüyoruz. Başta İSO PMI ve reel kesim güveni olmak üzere eylül ayına ilişkin gelen öncü veriler
aktivitedeki yavaşlamanın üçüncü çeyreğin sonuna doğru hızlandığını gösteriyor. Talepteki zayıflama nedeniyle yeni
siparişlerdeki gerilemenin daha belirgin hale gelebileceğini ve sıkı finansal koşulların sanayi sektörü üzerinde baskı
yaratmaya devam edeceğini değerlendiriyoruz. Bu çerçevede bu yılın üçüncü çeyreğinde GSYİH’nın çeyreklik bazda
daralabileceğini değerlendiriyoruz. Aynı durumun yılın son çeyreği için de söz konusu olabileceği, dolayısı ile gelecek
dönemde Türkiye ekonomisine ilişkin “teknik resesyon” kavramının gündeme taşınabileceği görüşündeyiz. 2024 yıl sonu
büyüme tahminimizi %3 seviyesinde



Yorum