Eger sitemize yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, Lütfen öncelikle Yardım kriterlerini okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için öncelikle Kayıt olmalısınız. Üye olmayanlar forumumuzda hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz; Konu açamaz, Mesaj yazamaz, Eklenti indiremez, Özel mesajlasamaz. Forumumuzu tam anlamıyla kullanmak için üye olabilirsiniz...
Mardin'in Nusaybin ilçesinde PKK'lı teröristler, çukur ve barikatların bulunduğu mahalledeki Yavuz Selim İlkokulu'nun pencerelerini ve giriş kısmındaki duvarı iş makinesiyle yıktı.
ABD Başkanı Barack Obama’nın hafta sonu Suriye’nin Rojava bölgesinde yer alan
Kobani’yi ziyaret eden özel temsilcisi Brett McGurk, YPG temsilcisi Polat Can
ile fotoğraf çekti.
Polat Can'ın daha önce PKK içerisinde yer aldığını gösteren fotoğrafları çıkmıştı.
Toplumların gelecekleri, geçmişleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu inkâr eden hiç bir düşünür ve yazar çıkmadı bugüne kadar. Dolayısıyla her toplum kendi geçmişiyle ilgili her konuyu kabullenmek ve tartışmak durumundadır. Zira geleceği de yine ona dayanır. İnkâr edilmesi mümkün olmayan köklerine bağlılık esastır. Toplumu var eden değerler bütünü içinde kendine bir kimlik edinir ve bu kimliğe dayalı olarak değişir, gelişir ve uygarlaşır.
Anadolu tarihinde biz Türklerin rolü nadir ve ne kadardır?
Sorusuna farklı yeni boyutlar getirilebilir. Ondan önce yakın tarihte Anadolu’da yaşamış ve halen yaşamakta olan farklı toplumların kaynaştığını hatırlamak gerekir. Bu bağlamda Anadolu’da var olmuş kültürlerin en son temsilcileri Türkler, Kürtler, Ermeniler ve Rumlardır. Tabii ki bunların dışında kalan küçük toplulukların da temsil edildiği kültürler olmuştur ve yaşanmıştır.
Bilinen ve bugün belgelerle kanıtlanmış bilgilerimize göre Anadolu’da “ön Türkler” olarak adlandırılan kavimlerle birlikte diğer bazı insan toplulukları yaşıyordu ve Türkler hemen her alanda öncü toplumdu. Örneğin Antik Grek medeniyetinin "Krak" Türkleri tarafından kurulmuş olması, eski Mısır ve Mezopotamya medeniyetlerinin de "Türk ırkı"nın eseri olduğuna dair belgeli iddialar vardır. Diğer yandan Hun, Moğol ve Kıpçak tarihleri de "Türk" diye ifade edilmiştir. Bunların bir kısmına “Türk” sıfatı verilerek “üstün değer” kazandırma gayretleri de gösterilmiş olabilir.
Anadolu’nun tarih boyunca birçok kültür ve halka “yurtluk” yapmasının temelinde var olan özellik, Anadolu ruhunun çok kültürlülük ve çok inançlılık esasına dayanmış olmasıdır, bu ruhun kaynağında bu özellik vardır.
Bu bağlamda Anadolu ruhu, bugünkü "millet" varlığımızı borçlu olduğumuz çok kültürlülük ve çok inançlılık kaynaşmasından ortaya çıkan bir süzmedir. Anadolu'nun yerli kültürlerini, inançlarını de özümseyen bir Selçuklu ve Osmanlı olmasaydı bugün Anadolu’da “Türk” egemenliği olmazdı. Diğer bir ifade ile bugün Türk milleti olmanın özü, borçlu olduğumuz kaynak, Selçuklu ve Osmanlı tarihlerinin evriminin eseridir.
Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyetle devam eden tarihi süreç Anadolu insanına bir “öz” olma üstünlüğünü sağlamıştır. Bunu yıpratmak, ayrıştırmak, yok etmek hiçbir şekilde mümkün olmayacaktır.
Bu bağlamda “Türk”, “Kürt” ayırımı maya tutmuyor tutmamalıdır da... Dolayısıyla Anadolu ruhu hiçbir zaman ırk merkezli bir "etnisite" önermemiş ve benimsememiştir. Bugün olan ve gelecekte olması gereken değer ve aidiyet, "Türkiye" vatandaşı kimliği odaklı bir tarih ile yaşamak ve bununla övünmekti
Anadolu’da Türk-Kürt buluşması ne zaman oldu?
Mikro milliyetçilik (Kürtçü ayrılıkçılığın) adına konuşan ve milletin değerler bütününü tahrip etmeye çalışanların bir ana hedefi vardır, ırki anlamda "etnisist" düşünceyi geliştirmek ve yaygınlaştırmak...
Anadolu'nun otantik Kürt yurdu olduğunu iddia ederek, bu toprakların esas sahiplerinin “Kürtler” olduğunu ileri sürmektedirler. O ırki esaslı mikro milliyetçilere (Kürtçü ayrılıkçılar) göre Türkler Anadolu’ya 1071'den itibaren geldiler ve başta Güney-ve Doğu Anadolu olmak üzere Anadolu’yu “işgal” ettiler.Ayrılıkçı ırki mikro milliyetçiliği savunan bu “köşe kapıcısı” yazarlar; tarihi olayları ve süreci Anadolu’da farklı toplulukların "buluşması" gözüyle değil, "çatışması" gözüyle baktıklarını gizleyememektedirler.
Kaldı ki antik Kürtlerin orijinal yurdu, Anadolu’nun yaygın belli bölgelerini kapsayan bir özellik yerine, Van Gölü'nün aşağılarında ve Batı İran'da dağlık bölgesi olan “Carduchi” coğrafyasını da içine alan sınırlı bir topografyayı kapsamaktadır. Bunun belgeleri tarihi kaynaklarda mevcuttur.
Eğer “Kürtçü” mikro milliyetçilerin dediği doğru olsaydı, 1071’li yıllarda Doğu Anadolu toprakları Roma ve Bizans egemenliğinde olmazdı. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Ermeni, Süryani, Rum ve Diyarbakır yöresinde de Hıristiyan Arap kabileleri yaşamazdı.
Peki, eğer “Kürtçü” mikro milliyetçilerin dediği doğru olsaydı Anadolu’da “Kürtçe” yazılmış eser, anıt, kitabe, mimari eser oludu. Bu bölgede “Kürtçe” tek sanat eseri, mimari eser, anıt, kitabe yoktur. Ne kütüphanelerde, ne de arkeolojik kazılarda...
Bu iddialar “piyon” olma gayretlerinin bir sonucu olarak yaratılmak istenen zoraki pozisyonlardır. O zaman bu tarihi gerçeklerin anlamı ne olur?
7. ve 8.yy. itibaren Abbasi Halife ordularının Anadolu’ya doğru yaptıkları akınların sonunda yapılan fetihlerle birlikte Güneydoğu Anadolu’ya Müslüman Araplar ve Müslümanlığı kabul eden Kürt aşiretleri geldiler. Onların ardından ise Türkmen aşiretleri Doğu Anadolu’ya geldiler.
Anadolu’da var olan topluluklarla birlikte yaşayan “Ön Türkler”, hem kültür hem de inanç bağlamında farklıydılar
Kaynakça:
1- C. L. Brownson, Xenephon, Anabasis, Harvard 2001.
2- Urfalı Mateos Vekayinamesi, TTK 1987.
3- Claude Cahen, Osmanlılardan Önce Anadolu, Tarih Vakfı 2000.
5- Rene Grosset, Ermenilerin Tarihi, Aras 2005
6- Steven Ruinciman, Haçlı Seferleri Tarihi, cilt 1, TTK 1986.
7- Osman Turan, Doğu Anadolu Türk Devletleri Tarihi, Ötüken 2004.
8- Işın Demirkent, Urfa Haçlı Kontluğu Tarihi, iki cilt, TTK 1990.
9- Ramazan Demir, Ermeni İsyanı ve Harput Ermenileri, Palme Yayınevi, Ankara, 2009.
YPG: Dünyanın her yerindeki Türk kuruluşlarına saldırın
International Business Times adlı haber sitesi, terör örgütü
YPG’nin Türkiye’ye saldırtmak üzere video ile
yabancı savaşçı toplamaya başladığını bildirdi
inş. havalar iyi gider ve iyi bir hasat alınır, böylece daha az ithalat yapılır, bildiğim kadarıyla ülkemiz badem ve ceviz gibi ürünleri ithal ediyor.
Korkunç bir canavarlık daha: Daha çok insan öldürelim!
Biri yine bizim için korkunç bir iyilik(!) düşünmüş. Yemek yemek ve boşaltmak dışında bir işe yaramayan gereksiz kitlenin (yani bizlerin) nüfusunun azaltılması için bu çözümü bulmuş.
Lütfen bu değerli araştırmayı sabırla okuyup
Başbakanlık, Ulaştırma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tarım Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı'na bir sorun bakalım acaba bunlardan haberdarlar mı?
Alzheimer'a neden olan, toprağı ve ağaçları kurutan alüminyum, nano-parçacıklar, genetik mühendisliği ürünü patojenler, aşısı üretilmiş virüsler... Üstünüzden geçen uçağa dikkat edin...
Stratosfer Aerosol Jeomühendisliği (Toksik Aerosol Bulutlar ya da Toksik Uçak Spreyleri)
Uçaklarla TOKSİK oranlarda alüminyum spreyleme ve alüminyuma dayanıklı GDO tohum
1990 yılından beri havadan ilaçlanıyoruz
Chemtrailsin kimyasal bileşimi
Püskürtülen kimyasalın özü baryum tuzları ve alüminyum parçacıkları ihtiva eder. Bu kimyevi karışıma bazı maddelerin eklendiği veya değiştirildiği de söyleniyor! Kanadada yağmur suyu araştırmalarında 5 ila 20 kat arası alüminyum değerleri ölçülmüştür. Kimyasal kokteylin yaklaşık bir yıl havada kalabilmesi için bir polimer karışımı taşıyıcı madde eklenmektedir.
Su buharlarında hiç rastlanmayan bir görünüm; sağ fotoğrafta görülen kimyasal türbülanlaslar (aşağı doğru sarkan oluşumlar). Chemtrails içinde tespit edilebilen diğer bir madde: JP8 110 jet yakıtı ile karıştırılan "etilen dibromür (EDB)". Bu kimyasal böcek ilacı, kanserojen ve kimyasal toksin olduğundan, EPA tarafından 1983 yılında yasaklanmıştır.
Küresel Kısırlaştırma Tezgahları
Ağaç katili alüminyum
Yoğun alüminyum konsantrasyonlarının olduğu topraklarda, toprağın yüksek pH değerleri sebebi ile tarım yapılamayacağı biliniyor. Ancak bununla kalmıyor. Aşırı yanıcı olan Alüminyumun bir diğer etkisi de ağaçları kurutması ve daha kolay yanabilir hale getirmesi. Yine Kaliforniyanın Shasta Dağı bölgesinde, mantıklı bir neden olmaksızın kuruyan ağaçlarda yapılan araştırmalarda, ağaç kabuklarında yüksek oranlarda alüminyuma rastlanmış. Hawaide kabukları normalde sert olan palmiye ağaçları kabuklarının, elle kolayca sökülebildiği ve bu bölgede çocuk saç örneklerinde, normalin üstünde Alüminyum değerlerine rastlanmıştır.
Alzheimer'a neden olan, toprağımızı ve ağaçlarımızı kurutan alüminyum nano-parçacıklar, genetik mühendislik ürünü patojenler, aşısı önceden üretilmiş virüsler vs... Hepsi üzerimize yağdırıldı, gerektiğinde yine yağdırılacak toksik uçak spreyleri olarak.
Galton, Darwinin Tabiattaki doğal seçilim yüzünden yalnızca güçlü canlılar soylarını sürdürürler... saptamasını siyasal bir slogana dönüştürmüştü. Ve doğal seleksiyonun tabiata bırakılmaksızın insan eliyle uygulanmasını savunmuştu. Akıl hastası, sakat, suç işlemiş ve güçsüz insanların kısırlaştırılarak, soylarının tükenmesi için büyük çabalar harcamıştı.
Sözün Özü havadan içeriği amaçlanmış kimyasallarla toprak zehirlenerek
Doğal genetiği değiştirilmemiş tohumlar gün geçtikçe ya toprakta çimlenmeyecek çimşense dahi ürün vermeyecek
GDO lu tohumları anası israilin tohumlrı ise bu zehirlere karşı dayanımı sağlanmış olarak istediklerine meyva sebze ürün veren tohum verilerek yaşatılacak istenmeyen toplumlar ise açlıktan gebertilecek
Sur'da pusuya yatan PKK'nın keskin nişancıları yani Kanasçılar, askerlerimizi şehit etmeye devam ediyor. Kanasçı kurşunuyla yaralanan Zonguldaklı Göksal Cin şehit oldu. Baba ocağına ateş düştü. Cin, yaklaşık iki ay önce nişanlanmıştı...
Diyarbakır'da İngizliz ve Sırp Ajanların gözaltına alınma anı....TIKLA-İZLE Güvenlik güçleri tarafından yapılan operasyonda Sur'da Sırp ve İngiliz kökenli iki ajan kıs kıvrak yakalandı. Ajanların gözaltına alınma anları ise bölgede bulunan gazeteciler tarafından kaydedildi.
Güvenlik güçlerinin Diyarbakır'ın Sur ilçesinde başlattığı büyük süpürme operasyonu tüm hızıyla sürüyor. Operasyonlar ile ilgili açıklamalarda bulunan güvenlik güçleri bölgede çok sayıda yabancı uyruklu ajan bulunduğunu ve bölgeyi karıştırmak için büyük çaba harcadığını söyledi.
PKK'YA YAKIN GAZETECİLER KURTARMAYA ÇALIŞTI
Yabancı ülkelerin ajanlarını takibe alan güvenlik güçleri dün Diyarbakır'da kendine gazeteci süsü vermiş iki yabancıyı gözaltına aldı. Ajanların yakalanma anında ise yakınlarında bulunan ve PKK terör örgütüne yakınlığı ile bilinen gazetecilerin ajanları kurtarmaya çalıştığı görüldü.
Rus askeri uzman Alexander Golz:Türkiye ve Rusya savaşa çok yakın
Rus askeri uzman Alexander Golz, DW Rusça Servisi’nin sorularını yanıtladı. Golz, NATO’nun savaştan özellikle kaçınmasına karşın Moskova ile Ankara arasındaki gerginliğin tırmanmasını ‘tehlikeli’ olarak gördüğünü söyledi ve “Rusya ve Türkiye bugün bir savaşın eşiğindedir” ifadesini kullandı.
Yorum