Eger sitemize yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, Lütfen öncelikle Yardım kriterlerini okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için öncelikle Kayıt olmalısınız. Üye olmayanlar forumumuzda hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz; Konu açamaz, Mesaj yazamaz, Eklenti indiremez, Özel mesajlasamaz. Forumumuzu tam anlamıyla kullanmak için üye olabilirsiniz...
Kaçak elektriğin en fazla olduğu Doğu ve Güneydoğu’da çiftçilerin soğuk kuyu suyunu,
kaçak elektrikle ısıttığı belirlendi.
KUYU SUYU ISITILIYOR
Dicle EDAŞ’tan edinilen bilgilere göre bölgede yapılan denetimlerde çok sayıda çiftçinin de tarımsal sulamada kullandığı kuyunun içindeki suyu ısıtarak pamuk gibi ürünlere üşümemesi için verdiği ortaya çıktı. Su, 300 metreden, 4 derece sıcaklıkta çıktığı için ürün soğuk nedeniyle yanabiliyor. Tarla sahipleri de kuyuya koydukları bir ısıtıcı ile ürünlerini soğuğa karşı koruyor.
KAYIP KAÇAK ORANI ARTIYOR
Türkiye genelinde kayıp kaçak oranı son 10 yılda yüzde 25’üen yüzde 14-15’e kadar düşerken, aynı başarı Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’nde gösterilemiyor. Geçen yıl Dicle Elektrik’in sorumluluk bölgesinde kayıp kaçak oranı yüzde 75 iken Van Gölü Elektrik bölgesinde ise yüzde 65. Dicle Elektrik’te kayıp kaçak oranı bugünlerde yüzde 78’e çıkmış durumda.
Dicle Bölgesi’nde kaçak elektrik tüketimi 1 puan düşmesi halinde yaklaşık 30 milyon liralık kazanç ortaya çıkacağı hesaplanıyor
Kobani'ye destek olma bahanesiyle sokaklara dökülen HDP'liler Türkiye'yi savaş alanına çevirdi.
Ortaya çıkan zarar, yasa gereği valilikler tarafından karşılanacak.
Bugün tüm dünyanın dikkatinin kilitlendiği Kobani, Bugün Ermenistan'da yaşayan Bedros Ekmanian da Kobani'de doğanlardan. Ekmanian çocukluğunun Kobanisi'ni anlattı..
BENİM BABAMIN MEZARI KOBANİDE
Bölge Ermenilerinin büyük bölümü 1960larda Suriyeyi terk etti. Bir kısmı ise ülkenin farklı bölgelerine taşındı. 1943 yılında bölgede doğan Bedros Ekmanian da onlardan biri. 12 yaşına kadar yaşadığı Kobaniyi bugünkünden farklı hatırlıyor. Bir zamanlar mezun olduğu okulundan da, babasının mezarının bulunduğu yerden iz kalmamış olsa da, onun için manevi değeri hala yüksek: Kobani benim çocukluğumun geçtiği, babamın mezarının bulunduğu yer. O zamanlar bölgede iki kilisemiz vardı. Bölgeye Halepteki episkoposluk merkezinden papaz gönderilirdi. İki de okulumuz bulunuyordu. Ben Khrimian İlkokulunda okumuştum. Orada iki hocam vardı: Biri Hagop diğeri Mardiros. İkisinin de ortak özelliği Kesablı olmalarıydı. O zamanlarda da, aslında bugün de Ortadoğuda ve diasporada Kesablı hocalar yaygın. Çünkü Kesab, bölgenin Ermeni kültürü ve dili için adeta bir kale durumunda.
BİRKAÇ KÜRT AİLESİ VARDI, ERMENİ NÜFUS YOĞUNDU
Ekmanian, bölgedeki demografinin de bugünden farklı olduğunu söylüyor, o zamanlar Ermenilerin şehir içinde yüksek bir nüfusa sahip olduğunu belirtiyor: Birkaç güçlü Kürt ailesi yaşasa da, Ermeni nüfus yoğundu. Fakat Kobaninin etrafındaki topraklar çoğunlukla Kürtlere aitti. Ermeniler, bölgede daha çok fırıncı, ayakkabıcı, demirci, terzi ya da çiftçi olarak çalışıyorlardı. Buranın Ermenilerinin büyük bölümü Dikranagerd / Diyarbakır, Siverek, Urfa, Sasun, Garmudj ve Birecik gibi merkezlerden geliyordu. Ancak bölgede olanakların az olması nedeniyle önce Ermeni gençler ayrıldı. Çoğu iş ya da eğitim için çoğunlukla Halepe gitti.
KOBANİDE KÜÇÜK ERMENİSTAN
12 yaşında kendisi de Halepe giderek araba tamirciliği ile iş hayatına başlayan Bedros Ekmanian, 1940lı ve 50li yıllarını geçirdiği Kobanide güçlü bir Ermeni sosyal hayatı hatırlıyor. Soykırımdan kurtulanlar kendilerine bir Küçük Ermenistan kurdular diyor ve ekliyor: Müzik grupları, izci takımları bulunuyor, pek çok Ermeninin de katıldığı futbol takımı ülke genelinde spor turnuvalarında yer alıyordu. Kentin eğlendiği bir delisi vardı. Herkes ona Khent Nino, yani Deli Nerses derdi. Birisi ona Baron Dikran dediğinde sinirlenir küfretmeye başlardı. Nino, bir demircinin yanında çalışıyordu. Ta ki birkaç yıl öncesine kadar yaşlanıp, öleceği Halepteki bakımevine gidinceye kadar.
Diyarbakır'da kurban eti dağıtırken PKK lı Kobani eylemcilerince vahşice şehit edilen Yasin Börü'nün
merhametle ilgili günlüğüne yazdığı satırlar 'merhametten yoksun olanlara' merhamet dersi niteliğinde.
İhtiyaç sahiplerine kurban eti dağıttığı sırada PKK/HDP’li çeteler tarafından vahşice katledilen 25 yaşındaki Hasan Gökgöz’ün babası Mehmet Gökgöz, oğlunun ölümünden HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı sorumlu tutarak, “Oğlumun katili, Müslüman düşmanı Demirtaş’tır. O çocuk katilinin de sonu Şaron gibi olacaktır” dedi.
Siyasetçi ve yazar İbrahim Güçlü, Abdullah Öcalan'ın,
PKK silah bırakacak diye kamuoyuna açıklama yapmasına rağmen, kapalı kapılar ardında PKK'nın silahlanmaya devam etmesini istediğini söyledi.
Yorum