iyi tatiller
Hisse_Trade 11
Collapse
This topic is closed.
X
X
-
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti sermaye piyasası kurulu tarafindan yayimlanan seri:v,no:52 sayılı "yatırım danışmanlığı faaliyetine ve bu faaliyette bulunacak kurumlara iliskin esaslar hakkında tebliğ" çerçevesinde aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Yapılacak teknik ve temel analizin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği bu analizlerde yapılan öngörülerin gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu dikkate alınmalıdır.
-
YAŞANMIŞ BİR ÖĞRETMEN ÖYKÜSÜ.........................
Daha ilkokuldayım. Evde telefon çaldı. Koştum, açtım. Babamın okul
arkadaşı Kerim amca. O da babam gibi öğretmen. Çocukluğumuzun
öğretmenleri işte… İki söz arasında hemen birkaç soru, her fırsatta
öğretmenliği yaşıyor ve yapıyor. Telefonda hemen sınav başladı....
-Zafer, İstiklâl Marşımızı kim bestelemiştir?
- Zafer, Konya’nın plakası kaç?
Hepsini yanıtlıyorum.
Ardından o zaman bana çok garip gelen bir soru geliyor:
-Zafer, ON YUMURTA KAÇ ÖĞRETMEN EDER?
Şaşırıyorum.
- O nasıl soru Kerim Amca?
Kerim Amca telefonda uzun uzun gülüyor. “Bak,” diyor. “Okulun akıllısı
Zafer. Yanıtını bilmediğin bir soru buldum işte. Şimdi telefonu babana
ver. Sonra da babana sor. O sana yanıtını verir.”
Babamla Kerim Amcamın telefon görüşmesi bitince, babama soruyorum:
- Baba, Kerim Amcam sordu. On yumurta kaç öğretmen eder?
Babam da gülmeye başlıyor. Ardından, gülerek başlayan, ama bittiğinde
ikimizin de gözyaşlarıyla yıkanan aşağıdaki öyküyü anlatıyor:
Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinin yaklaşık yirmi kilometre güneyinde
yan yana iki orman köyü vardır. Boşnakköy ve Armutlu.
Her iki köyde de hayat zor, insanları yoksuldur.
1950 yılının güneşli bir Temmuz sabahında, bu iki köyün en çalışkan
iki öğrencisi Ali ve Kerim, birkaç yıl içinde öğretmen okullarına
dönüşecek olan Köy Enstitüsü sınavına katılmak için ilçe merkezine
yola çıkarlar. Tabii yürüyerek.
Ali’nin elinde küçük bir sepet ve sepetin içinde on tane yumurta var.
Evde para olmadığından, annesi ilçede satıp, sınav için lâzım olacak
kalem, silgi gibi ihtiyaçları alması için bu on yumurtayı, biraz kendi
evinden, biraz da komşulardan toplayarak Ali’ye vermiş.
Kerim’in ailesi daha da fakir olduğundan, Kerim’de o da yok. Yaklaşık
yirmi kilometre yolu yürüyerek ilçe merkezine ulaşıp, hemen bir
bakkala giriyor ve on yumurtayı satarak bir kalem ve bir silgi
alıyorlar. Kalemi de, silgiyi de ikiye bölerek paylaşıyor ve sınava
giriyorlar.
İkisi de başarmıştır. Ancak bilmedikleri bir şey var. Sınav iki gün.
Bu iki küçük köylü çocuk, sınava girip akşama köylerine dönmeyi
düşünürken, şimdi Hükümet Konağı'nın önünde, neredeyse ağlamaklı
geceyi nerede geçireceklerini bilmeden, bir aşağı, bir yukarı
yürümekte…
Cadde üzerindeki evlerden birinde, bu iki köylü çocuğa merakla bakan
bir kadın onları eve çağırır. Durumu öğrenince onları doyurur. Akşama
eşi de işten gelir ve çocukları o gece misafir ederler.
İkinci gün de sınav başarılıdır. Birkaç ay sonra Kastamonu Gölköy Köy
Enstitüsüne kayıt ve ardından şanla şerefle geçen otuz yılı aşkın
öğretmenlik yaşamı…
Babam, öykünün sonun şöyle bağladı:
BAK OĞLUM, KÖYDEN ON YUMURTAYLA ÇIKAN İKİ ÇOCUĞUN ÖĞRETMEN, SUBAY,
MÜHENDİS, MİLLETVEKİLİ HATTA CUMHURBAŞKANI OLABİLDİĞİ YÖNETİME
CUMHURİYET DENİR.DÖVÜNMEYİN. NEYE LAYIKSANIZ O ŞEKİLDE YÖNETİLİRSİNİZ
Yorum
-
günaydın ...Mevlana der ki;
Bildiklerini anlat Ama akıl vermeye kalkma, Anlatılanları iyi dinle; Ama hepsini doğru sanma.
Sessiz kalmak,bir şey bilmediğin anlamına gelmez,Çok konuşmak da çok şey bildiğini göstermez..!
YAZDIKLARIM YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR BU BÖYLE BİLİNE...
Yorum
-
paylaşmadan geçemeyeceğim bir makale
IŞİD’in Para Kaynakları ve Türkiye
Çiğdem Toker
IŞİD’in, Musul’da rehin aldığı Türkleri serbest bırakma karşılığında, yüksek miktarda fidye talep ettiği iddiaları, AKP hükümetinin Suriye içsavaşı başladığından bu yana “muhaliflere” sağladığı mali ve lojistik destek üzerine düşünmemizi gerektiriyor.
IŞİD’in istediği fidye konusunda, Başbakan’ın emrindeki “örtülü ödeneğin” dahi yetmeyeceği iddiası bambaşka bir konu.
Bu konuda 2014 bütçe hesabına göre, örtülü ödenekten 12 ay boyunca kullanılabilecek tutarın 2 milyar TL civarında olduğunu belirtelim. Sadece Suriye’de 7 bin militanı olduğu belirtilen IŞİD’in, Irak’taki militanlarının sayısı ise tam olarak bilinmiyor. Silah, mühimmat, başta kafa kesme görüntülerini yayımladıkları iletişim araçları olmak üzere lojistik ihtiyaçlar ve “ailelerinin geçimi” düşünüldüğünde, IŞİD’in “ayakta kalabilmek” için önemli bir finansman kaynağına ihtiyacı olduğu açık.
Dolayısıyla ironik gibi gözükse de IŞİD ölçeğinde bir terör örgütü için talep edilen tutar o kadar da olağanüstü sayılmamalı (!)
IŞİD, ABD yönetiminin -sözüm ona- “amansız düşmanı” El Kaide’den doğmuş bir örgüt. Her terör örgütü gibi El Kaide’nin finansman kaynakları suç gelirlerine dayanıyor.
***
Brookings Enstitüsü’nce 2013 Aralık ayında yayımlanan “Ateşle Oynamak: Suriye’deki Mezhep Savaşlarında Aşırı Gruplara Özel Körfez Finansmanı” başlıklı rapor, Şam rejimine karşı savaşan terör örgütlerine sağlanan mali destekleri irdeleyen çok çarpıcı bir analiz sunuyor. Kuveyt’te 2011 ortalarından itibaren biraraya gelmeye başlayan “bağışçılar”ın organizasyonuyla Suriyeli muhaliflere sağlanan “yüz milyonlarca dolara” ulaşan finansman, raporda olgulara dayalı olarak sunuluyor.
Fakat sıkı durun...
Abu Dabi’de yayımlanan The National gazetesi muhabiri Elizabeth Dickinson’un imzasını taşıyan bu raporun pek çok yerinde, Türkiye’nin adı geçiyor. Dickinson’un gerek Kuveyt’te gerek Kuveyt dışında görüştüğü ve isimlerini tek tek sıraladığı kaynaklar, Suriye’deki cihatçılara giden para trafiğinin Türkiye üzerinden geçtiğini vurguluyor.
Sözgelimi, Kuveyt Parlamentosu’nun eski üyesi Hamid al Matar, geçen yıl ramazan ayında “Allah için cihat çağrısı” yaptığını ve sadece birkaç gün içinde 350 bin dolar para toplandığını anlatırken şöyle diyor:
“Dürüst olmam gerekirse bu paranın nereye gittiğini bilmiyorum. Sadece yardım ediyorum. Ama çoğu Ürdün ve Türkiye üzerinden gidiyor.”
Kuveyt’te yaşayan Suriyeli zenginlerin topladığı “bağışlar”ın, banka, döviz şirketleri, Suriye’de yasal görünen küçük şirketlere kargo ve havale yollarının yanı sıra, aşiret bağlantıları kullanılarak fiziki olarak karayoluyla “yerlerine ulaştırıldığı”na yer veriliyor.
Kafa kesicilere karayoluyla giden “bağış”lar için, genellikle Ürdün ve Türkiye sınırlarının kullanıldığı belirtiliyor.
Dickinson raporunda, başta ABD Hazinesi olmak üzere Batılı ülkelerin, bu trafikten haberdar olmalarına karşın uzun süre “kayıtsız kaldıkları” eleştirisini de getiriyor. Uzun çabaların ardından nihayet OECD bünyesindeki FATF 2013 sonbaharında para transferine sınırlamalar getirmiş ve Kuveyt’in de buna uyması için yasal düzenleme yapmış. Buna göre banka transflerleri 3 bin dolarla sınırlandırılmış.
Ancak bunun yeterince caydırıcı olmadığı belirtiliyor.
Brookings Enstitüsü raporunda Hamid al Matar’a atfen aktarılan, “bağış toplama kampanyası”ndaki zamanlama ayrıntısı, tehlikenin ne kadar büyük olduğu konusunda fikir veriyor. Önümüz ramazan. Hepimiz korkabiliriz.
12 gün sonra başlayacak olan ramazan ayı, “Allah için savaşacak” kafa kesici örgütler için, milyonlarca doların toplanacağı yeni bir “fırsat” daha sunacak.DÖVÜNMEYİN. NEYE LAYIKSANIZ O ŞEKİLDE YÖNETİLİRSİNİZ
Yorum
-
Slm, günaydınBurada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti sermaye piyasası kurulu tarafindan yayimlanan seri:v,no:52 sayılı "yatırım danışmanlığı faaliyetine ve bu faaliyette bulunacak kurumlara iliskin esaslar hakkında tebliğ" çerçevesinde aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Yapılacak teknik ve temel analizin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği bu analizlerde yapılan öngörülerin gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu dikkate alınmalıdır.
Yorum
-
3 gün kaybolduk ne ettiniz endekse
Mevlana der ki;
Bildiklerini anlat Ama akıl vermeye kalkma, Anlatılanları iyi dinle; Ama hepsini doğru sanma.
Sessiz kalmak,bir şey bilmediğin anlamına gelmez,Çok konuşmak da çok şey bildiğini göstermez..!
YAZDIKLARIM YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR BU BÖYLE BİLİNE...
Yorum
-
kaybolma demedimmi ben sanaGÜKO25 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster3 gün kaybolduk ne ettiniz endekse
DÖVÜNMEYİN. NEYE LAYIKSANIZ O ŞEKİLDE YÖNETİLİRSİNİZ
Yorum


Yorum