Eger sitemize yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, Lütfen öncelikle Yardım kriterlerini okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için öncelikle Kayıt olmalısınız. Üye olmayanlar forumumuzda hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz; Konu açamaz, Mesaj yazamaz, Eklenti indiremez, Özel mesajlasamaz. Forumumuzu tam anlamıyla kullanmak için üye olabilirsiniz...
eyvallah abi çok sağol çok iyi yol gösterdin ::)))))))))))))))))))))))
Mevlana der ki;
Bildiklerini anlat Ama akıl vermeye kalkma, Anlatılanları iyi dinle; Ama hepsini doğru sanma.
Sessiz kalmak,bir şey bilmediğin anlamına gelmez,Çok konuşmak da çok şey bildiğini göstermez..!
YAZDIKLARIM YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR BU BÖYLE BİLİNE...
Bildiklerini anlat Ama akıl vermeye kalkma, Anlatılanları iyi dinle; Ama hepsini doğru sanma.
Sessiz kalmak,bir şey bilmediğin anlamına gelmez,Çok konuşmak da çok şey bildiğini göstermez..!
YAZDIKLARIM YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR BU BÖYLE BİLİNE...
Bir köy düşünün..hepsi akraba zaten.
11 hane var..
11 yuva..
11 baba ölüyor..
Geride 11 dul kadın..
Ve bir sürü küçücük çocuk..
Elmadere köyü 11 haneli, bütün kadınları dul kaldı..
VE BU KÖYE HİÇBİR DEVLET YETKİLİSİ UĞRAMAMIŞ....SEBEP.?
KÖY ALEVİ KÖYÜ DE ONDAN...
NASIL İLERİ DEMOKRASİ AMA....
DÖVÜNMEYİN. NEYE LAYIKSANIZ O ŞEKİLDE YÖNETİLİRSİNİZ
bu gün yazari okudum en begendigim Cölasanin yazisi oldu...
Sevgili okuyucularım, Soma faciası olduktan sonra bu sorumsuz hükümetin aldığı ilk karar, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarının iptal edilmesi oldu. Göstermelik ulusal yas (!) ilan edilmişti ama ülkenin dört bir yanındaki eğlence yerleri açıktı, maçlar oynanıyordu! Facia, bu sorumsuzlar için bir bahane oldu ve hiç utanmadan 19 Mayıs kutlamalarını anında yasakladılar.
Tamamına yazıklar olsun, utansınlar. Eğer utanma duyguları kaldıysa.
* * * *http://sozcu.com.tr/2014/yazarlar/em...-anisi-511616/
DÖVÜNMEYİN. NEYE LAYIKSANIZ O ŞEKİLDE YÖNETİLİRSİNİZ
AZ ÖNCE AVUKATIMDAN GELEN NOTU PAYLAŞIYORUM...
"Bugün 3 gruba ayrıldık. Ne kadar köy gezersek o kadar çok aydınlatabiliriz dedik.
Ben Şebnem Yargılı ile beraber Kınık'ta kaldık. Kınık köylerin bağlı bulunduğu bir belde.
Burada 6 ev gezdik, insanlar çok öfkeli..kadınlar perişan..
En önemlisi de çok GURURLUlar, yardım lafını duyduklarında çok tepki gösterdiler. "Biz alnımız akıyla para kazanıyoruz, ayağımız yere basıyor. Sadakaya ihtiyacımız yok, şimdi herkes göstermelik yardım yapıyor, sonra bizi unutacaksınız." dediler özetle..
Biz de bu "yardım"ların maksadının göstermelik olmadığını, onların haklarını sonuna kadar savunmaya hazır olduğumuzu anlattık..Muhtaç olanlarım hesap no larını topladık..ihtiyaç sahiplerine direkt olarak yardım edebileceksiniz, kime ne yolladığınızı bileceksiniz böylece.."
DÖVÜNMEYİN. NEYE LAYIKSANIZ O ŞEKİLDE YÖNETİLİRSİNİZ
17 Mayıs 2014… Galatasaray’ın UEFA Kupası’nı aldığı o muhteşem gecenin, 17 Mayıs 2000’in 14’üncü yıldönümü…
“Eee, bunu herkes biliyor zaten” dediğinizi duyar gibiyim. Ben size herkesin bilmediği bir şey söyleyeceğim.
Bugün büyük bir mutluluğun olduğu gibi, büyük bir hüznün de yıldönümü…
Bugün “Baba Gündüz” olarak nam salan Gündüz Kılıç’ın 34’üncü ölüm yıldönümü.
Atatürk’ün yakın arkadaşı ve koruması Kılıç Ali’nin oğlu olan Gündüz Kılıç’ın…
Gündüz Kılıç, liseden Galatasaraylı’ydı… Önce Galatasaray’ın öğrencisi, sonra futbolcusu, daha sonra da teknik direktörü oldu.
Gündüz Kılıç, Galatasaray kulübünün kalıcı başarılara ulaşması, fark yaratması için amatör ruhla profesyonelliğin birleşmesinin, bu birlikteliğin de kalıcı olmasının gerekliliğine inanıyordu.
Bu anlayış iyice benimsensin ki kendilerinden sonra gelecek nesillere de aktarılabilsin diye düşünerek 1962-1963 sezonunun başında futbolcularını toplayarak şu tarihi konuşmayı yaptı:
“Bilirsiniz ki her insanın ayrı bir huyu, ayrı bir karakteri olduğu gibi, her futbol takımının da kendine has bir karakteri vardır. Biz sizlere burada Galatasarayımız’ın huyunu suyunu açıkça ve iyice anlatabilirsek, onu adamakıllı tanıyıp, inşallah senelerce dost geçinirsiniz. Galatasaray bir his takımıdır. Renklerine aşık birbirlerini seven futbolcuların takımıdır. Galatasaray feragat ve fedakârlıklarla çalışacak futbolcuların takımıdır. Galatasaray şımarıkları, kendini beğenmişleri, yalnız kendini düşünenleri sevmez. Kısacası Galatasaray, bir halatı hep birlikte çekenlerin, hep birlikte üzülüp, hep beraber sevinmesini bilenlerin takımıdır…”
Galatasaray futbol takımı o sene şampiyonluğu kimseye kaptırmadı. Ve o sene ilk kez bir Türk takımı Şampiyon Kulüpler Kupası’nda çeyrek finaloynadı.
Gündüz Kılıç’tan devam edelim:
Tarih 18 Aralık 1960, Türkiye Birinci Ligi maçı…Galatasaray’ın rakibi Fenerbahçe…
Maçın başlarında Ergun oyundan atılınca, Galatasaray sahada 10 kişi kaldı.
Bu arada kafaya çıktığı bir ikili mücadelede Mustafa’nınkaşı gözü yarıldı, ağzı burnu kan içindeydi. Saha kenarına gelip yere yığıldı.
Baba Gündüz yanına gelip sordu: “Nasılsın evladım?”
Mustafa, “Galiba oynayamayacağım, bitkinim, çok kan kaybettim” karşılığını verdi.
Gündüz Kılıç, “Vücudunda biraz daha kan var mı?”diye sordu.
Mustafa, “Evet” deyince; efsane hoca, “Öyleyse çık sahaya, onu da akıt öyle gel” dedi.
Mustafa bu sözle sahaya döner ve o gün hayatının oyununu oynadı!
Sonuca gelince…
10 kişilik Galatasaray, o gün Fenerbahçe’yi 5-0 yendi.
Galatasaray’da sakat sakat oynayan tek isim ‘Böbrek Mustafa’ olarak tarihe geçen futbolcu değildi o maçta…
Bir diğer oyuncu, Baba Gündüz’ün motivasyonuyla sakat sakat sahaya çıkan ve o gün 4 gol atan Metin Oktay’dı…
Evet; Baba Gündüz’ün 1962-1963 sezonunun başında yaptığı konuşma ve o sezon Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda çeyrek final oynamasıdır UEFA Kupası’nı Galatasaray’a getiren kilometre taşlarından biri.
Yolculuğun başında ise “Maksadımız İngilizler gibi toplu bir halde oynamak, bir renge ve bir isme malik olmak ve Türk olmayan takımları yenmek”diyerek bu kulübü kuran Ali Sami Yen ve arkadaşları yer alır.
İşte tam da bu nedenlerle 17 Mayıs 2000 anlatılmaz yaşanır.
Galatasaraylı olmanın haklı gururu ise tarif bile edilemez.
DÖVÜNMEYİN. NEYE LAYIKSANIZ O ŞEKİLDE YÖNETİLİRSİNİZ
17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun ardından yayınladıkları ses kayıtları ile tartışmalara neden olan ‘Haramzadeler’ adlı sosyal medya hesabından, yerel seçimlerin ardından ilk kez bir paylaşımda bulunuldu.
‘Haramzadeler’ adlı hesaptan paylaşılan mesajlarda şu ifadeler yer aldı:
“Aileleri için helal kazanç peşinde şehit olan madenci kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Bu facia karmaşasını fırsat bilip Reza Sarraf’ın yurtdışına çıkış yasağını kaldıran haramiler, bilin ki tüm mazlumların eli yakanızda olacak. 10 Milyar Dolarlık rant için maden arazilerini Bilal Erdoğan’a peşkeş çeken Taner Yıldız, madencilerin ahı seni bırakmayacak. Yerine getirmediği görevler sebebiyle, Soma faciasında en büyük suç Taner Yıldız’a aittir. İstifa et Taner Yıldız.”
Hatırlanacağı üzere 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun ardından 'Haramzadeler' adlı hesaptan Başbakan'a ve Başbakan'ın oğlu Bilal Erdoğan'a ait olduğu iddia edilen ses kayıtları yayınlanmıştı.
DÖVÜNMEYİN. NEYE LAYIKSANIZ O ŞEKİLDE YÖNETİLİRSİNİZ
Yorum