Hisse_Trade 11
Collapse
This topic is closed.
X
X
-
ellerinize sağlık,teşekkür ederim,,,
şimdilik hoşçakalın,,,“Bir kuş kadar olamadım,iki kanat bulamadım...” Haydar Ergülen
Yorum
-
-
-
-
şükür kavuşturana,
nerdesin abi,
söylemeden gittin,merak ettim,,,
“Bir kuş kadar olamadım,iki kanat bulamadım...” Haydar Ergülen
Yorum
-
abi,ainos Nickli Üyeden Alıntı Mesajı gösterabi dünya hali, gündüzleri pek buralara bakamadım... akşam arada uğradım...
buralardayız yine... iyisiniz hepiniz inşallah...
Allah Razı Olsun,,,
bizi sensiz bırakma ,,,
ses ver,
selam ver,
ateş yak,
işaret bırak,
ne yaparsan yap,,,
bu kadar ara yapma...
“Bir kuş kadar olamadım,iki kanat bulamadım...” Haydar Ergülen
Yorum
-
olur mu abim,ainos Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göstersen buraları sensiz bırakma abi, benim ne faydam...
yarın açılşta gaplı yukarı yapmazsa bizim yonca yarın kısa vade dip yaparmı abi. bana öyle geliyor...
ne yaparsak hep beraber,
dostların muhabbeti hiç birşeye değişilmez,,,
hisse bahane...
“Bir kuş kadar olamadım,iki kanat bulamadım...” Haydar Ergülen
Yorum
-
Türkiye zaten kronik hale gelen yüksek cari açığı nedeniyle, gelişmekte olan ülkeler (GOÜ) arasında “cüzamlı” sınıfında yer alıyordu. Yetmezmiş gibi bir de başımıza enflasyon belasını sardık şimdi. Bu ikisi birbirini körükler. Eylül başından bu yana “ekonomik veriler pek de önemli değil, Fed’in yarattığı risk iştahını satın alın” diyorum, ama o risk iştahının gazı bitmek üzere. Eğer bono ve tahviller yani DİBS enflasyon beklentilerini fiyatlamaya başlarsa, BİST’de uzun soluklu bir gerileme dönemine gireriz. Düşünüyorum, düşünüyorum, yabancı yatırımcılar niye Türkiye’yi tercih etsin, aklıma spekülasyondan başka bir neden gelmiyor.
30 yıl kronik çift haneli enflasyondan çok ağır acılar çekmiş bir toplum olarak, %8 TÜFE’ye kayıtsız kalmamızı anlamak mümkün değil. Brezilya gibi son derece “relaks” bir Latin ülkesi de bizimle aynı enflasyon geçmişini paylaşıyor, ama onlar bile %7’yi gördüler mi, “yeter artık” diyorlar. Dün açıklanan Ekim rakamları beni öyle korkuttu ki, dudaklarım uçukladı. Manşet %8’in çok altına inmiyor, onu bir kenara bırakalım. Trendleri daha iyi okumamızı sağlayan ve oynaklık sergileyen ya da TCMB’nin para politikasından etkilenmeyen kalemleri dışlayan ”I” çekirdek göstergesi bile %7.5’a ulaştı. TCMB bugün bize enflasyondaki katılaşmanın “mevsimsel olduğunu” ya da TL’nin yaz boyunca değer kaybının bir kurbanı olduğu masalını bir kez daha anlatacak, ama kesinlikle doğru değil artık. Bir çok endüstride 1990’lara dönüyoruz, yani mal ve hizmet satanlar “enflasyon düşmeyecek” diye düzenli zam yapma alışkanlığı edinmeye başladılar. Üstelik de, enflasyonun daha “balayı günleri” bunlar. Hatırlayın, Mart seçimleri sayesinde nerdeyse bir yıldır elektrik ve doğalgaza zam yapılmadı. Mart’tan sonra her ikisini de en az %20 zam gelecek ki bunlar TÜFE’ye bir yılda 2-3 puan daha ekleyebilir. Tabi, TL değer kazanırsa, bu badireyi kısmen atlatırız. En azından enflasyon yüksek seyretse de toplumun geleneksel hoşgörüsü sayesinde bir süre piyasaların gündeminden çıkar.
Bu olasılık hemen hiç yok. Çünkü, yüksek cari açık ve kronik enflasyon birbirlerini besler hale geldi. Yüksek cari açık devamlı TL’nin değer yitirmesine neden oluyor. TL değer yitirdikçe, devaluasyon enflasyona dönüşüyor, ardından da TCMB ve AKP’nin tedbir almadığını gören halkımız otomatik zam yapmaya başlıyor. Bu fasit daireyi kıracak olan çok sıkı bir para politikası ve hükümetin bütçede faiz dışı harcamaları iyice kısarak içtalebi frenlemesidir. Ama, bu adımlar gelecek bahardan önce atılamaz, yoksa AKP %50 veya üstünde oy almasının çok gerekli olduğu bir sandıktan hayal kırıklığı ile döner.
Bazıları size geçen hafta Erdem Başçı’nın müjdelediği “kısmi sıkılaştırmayı” hatırlatarak “dinlemeyin bu bozguncuyu, bakın TCMB ne güzel önlem aldı” diyebilir. Nerde o önlem? Ekonomide hesap basit. Para politikası faizi beklenen enflasyonun çok üstünde olacak ki, enflasyon beklentilerini kırsın. Bizde uygulanan politika faizi %6.5 civarında, çekirdek enflasyon %7.5, gelecek sene için tahminler %6.5-7’ye doğru revize edildi. Yani reel olarak politika faizi “0”. Bu uygulama ile ne enflasyon düşer, ne de cari açık TL’nin değerini dengeye oturtacak kadar daralır.
Bir başka deyişle, enflasyon ve cari açık manzarası yerel seçimler sonrasına kadar “Tanrı’ya emanet”. “Kardeşim bu lanetli ekonomi tartışmasın Ulvi Güçleri bulaştırma” derseniz, peki o zaman “Fed’e emanet”. Eylül’den bu yana piyasalarımızda yaşanan rallinin nedeni güzel gözümüz ve kaşımız değil. Fed en erken Mart 2014’e kadar tüm hızıyla para basacak algısının yarattığı bir risk şımarıklığı. Ama, bu günlerde ABD ekonomisinin Washington’da yaşanan bütçe ve borçlanma limiti krizinden nerdeyse hiç olumsuz etkilenmediği görüldü ve hoşafın yağı kesildi. Bazı yatırımcılar artık Aralık veya Ocak’ta para basmanın yavaşlatılması, gelecek yılın ortalarında da musluğun kapanmasını bekliyor. Bu durumda, Türkiye tam anlamıyla kızgın saçda kızaran körpe kekliğe dönecek.
Size Fed’in musluğu kapatmasının en basit “geçiş yolunu” anlatayım. Eğer Fed para basmayacaksa, DİBS artık enflasyonla fiyatlanır. Yatırımcı beklenen enflasyonun üstüne en az %2 belki %4 reel getiri talep eder. Eğer enflasyon %8’de kalacaksa bile, 2 yıllık gösterge faiz %10 olacak demektir bu. Daha kötü enflasyon senaryolarının DİBS hesabını size bıraktım. Eğer DİBS faizleri bu denli tırmanacaksa, BİST iki yoldan sopa yiyecek. Birincisi BİST-100’ün “adil” değerini hesaplamakta kullandığımız risksiz faiz varsayımını 200 baz puan kadar yükselteceğiz ki hisselerin bugünkü değerini düşürür. İkincisi bankaların porföyündeki sabit faizli kağıtlar değer yitireceği için, daha az kar açıklarlar. Artık piyasalarımız konusunda iyimser olmak kolay değil. Dua edelim de Fed para basmayı daha bir 5ay kesmesin, şu seçimleri atlatalım.
Twitter: @AtillaYesilada1DÖVÜNMEYİN. NEYE LAYIKSANIZ O ŞEKİLDE YÖNETİLİRSİNİZ
Yorum

Yorum