Eger sitemize yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, Lütfen öncelikle Yardım kriterlerini okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için öncelikle Kayıt olmalısınız. Üye olmayanlar forumumuzda hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz; Konu açamaz, Mesaj yazamaz, Eklenti indiremez, Özel mesajlasamaz. Forumumuzu tam anlamıyla kullanmak için üye olabilirsiniz...
Citi, raporunda, Trakya Cam hisseleri için değerlendirmelerde bulundu.
Citi'nin yayınladığı raporda Trakya Cam için hisse hedef fiyatımızı 3.01 TL'den 3.50 TL'ye yükseltildiği kaydedildi. Şirketin Rusya, Türkiye ve Bulgaristan'daki yeni yatırımlarını tahminlerimize dahil edildiği belirtildi.
CANLI BORSA İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN...
2013 için Trakya Cam hisseleri özellikle ucuz değil ancak devam eden yatırımların meyvesinin alınmaya başlayacağı 2014-2015 dönemine odaklanılması gerektiğini düşüncesi dile getirildi.
Şirket hisse senetleri için AL tavsiyesi korundu.
alıntı,,
Türkiye krizin yeni adayı
Gelişmiş ülkelerde atılan adımlar ile risk altına giren gelişmekte olan ülkelerde yeniden kriz çanlarının çalacağı uyarısı geldi.
Büyük ekonomilerin piyasalar para pompalaması bununla birlikte yeniden gündeme gelen gelişmekte olan ülkeler tarafında işlerin zorlaşacağı belirtiliyor.
İlk etapta sıcak paranın yaratacağı olumsuzlukların altı çizilirken bu süreçte iki ülkenin büyük risk altında olduğu belirtiliyor.
Capital Economics gelişmekte olan piyasalar ekonomisti David Reese 5 temel gerekçeye dayanarak ülkelerin ekonomilerinde aşırı ısınmaya dikkat çekti. Gelişmiş ülkelerinin kendilerini toparlama çabalarının yarattığı olumsuzluklara dikkat çeken Reese, iyi haberin acil bir önlem alınmasını gerektiren konu olmadığını ama orta vadede sıkıntıların gözleneceğini dile getirdi.
Reese’in risk altında gördüğü iki ülkenin Türkiye ve Venezüella olduğunu belirtti.
Türkiye’de hisse senedi piyasalarının 2013’ün başından bu yana yüzde 7.3 yükseldiğini belirten Reese, geçtiğimiz 112 aylık dönemde yüzde 42’lük yukarı yönlü hareketin gözlendiğini hatırlattı. 2012’de diğer gelişmekte olan ülkeleri geride bıraka Türkiye’nin yüksek performans ve büyüme yanlısı olduğunu kaydeden ekonomist Venezülla tarafında da benzer bir tablonun olduğunu kaydetti.
Venezülla tarafında Caracas borsasının yüzde 37 yükselirken, geçtiğimiz 12 aylık dönemde yüzde 200 artış yaşadığına dikkat çekildi. Hugo Chavez’in ölümü ile kısa süre dalgalanma yaşansa da iyimserlik hız kesmedi.
Reese’e göre bu hızlı yükselişe rağmen 5 önemli faktörden biri gösterge bu iki ülkenin krizin yeni adayları olduğunu ortaya koyuyor.
Büyüyen cari açık, hızlı kredi büyümesi, kısa vadeli borçlarda gözlenen kabarma ve hisse sendi piyasalarında yaşanan hızlı yükseliş önemli göstergeler olurken döviz kurlarında değerlenme de 5 faktörün içinde yer alıyor.
Gelişmiş ekonomilerden gelen parayı iki ucu keskin kılıca benzeten Reese, ekonomilerde aşırı ısınma ve varlık balonlarının tetiklendiğini belirtti.
S&P, VENEZUELA'NIN GÖRÜNÜMÜNÜ 'NEGATİF'E İNDİRDİ
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P, Venezuela'nın yabancı para cinsinden uzun vadeli kredi notunu B+ olarak teyit ederken, görünümü ise 'durağan'dan 'negatif'e indirdi. S&P, bu kararına neden olarak devlet başkanlığı seçimi sonrasında ortaya çıkan politik belirsizliği gösterdi.
alıntı,,
ABD'de, Türk Ekonomisi: Fırsatlar ve Zorluklar Paneli
Dünya Bankası Türkiye Direktörü Martin Raiser, "Türkiye, kriz sonrası dönemde çok iyi iş çıkardı, demografik yapısından dolayı gelecek on yılda da yine iyi gidecek" dedi."Türk Ekonomisi."
Dünya Bankası Türkiye Direktörü Martin Raiser, "Türkiye, kriz sonrası dönemde çok iyi iş çıkardı, demografik yapısından dolayı gelecek on yılda da yine iyi gidecek" dedi.
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), Koç Üniversitesi ve Ekonomik Araştırmalar Forumu (ERF) tarafından ABD'nin başkenti Washington'da,
"Türk Ekonomisi: Fırsatlar ve Zorluklar Paneli" düzenlendi.
Dünya Bankası Türkiye Direktörü Martin Raiser, yaptığı konuşmada, Türkiye'nin kriz sonrası dönemde çok iyi iş çıkardığını söyledi.
"Türkiye, demografik yapısından dolayı gelecek on yılda da yine iyi gidecek" diyen Raiser, yine de yavaş büyümeden kaçınılması için yapısal reformlara ihtiyaç olduğunu kaydetti.
Raiser, Türkiye'nin önemli oranda altyapı yatırımları gerçekleştirdiği ifade ederek, ekonomik hareketlerin üç büyük şehirden çıkıp diğer bölgelere dağılmasının da ülkenin sosyal kapsayıcılığında ciddi rol oynadığını dile getirdi.
Türkiye'nin sürdürülebilir büyüme için yapması gerekenlere değinen Raiser, bunları "bölge ve diğer pazarlara yönelik entegrasyonu derinleştirme, verimliliği canlandırma, enerji verimliliği, tasarruf ve kadın iş gücünü artırma ve kurumları yüksek gelirli ülke yapısına uyumlu hale getirme" olarak sıraladı.
Raiser, ayrıca, Türkiye'nin bölgesi ve dünyada yükselen bir güç olduğunu da kaydetti.
-"Kadınların istihdamı artırılmalı"-
IMF Araştırma Bölümü danışmanı Prakash Loungani de Türkiye'deki işgücü piyasasına yönelik sunum yaptı.
Türkiye'de işsizlik oranlarının 2009 krizinden bu yana azaldığını belirten Loungani, ancak uzun dönemli işsizlik oranlarının biraz kaygı verici olduğunu kaydetti. Loungani, işsizlik oranlarının kadınlarda daha kötü olduğunu, bu noktada adımlar atılması gerektiğini ifade etti.
İşsizlik oranları ve piyasadaki boş istihdam alanlarına bakıldığında, ekonomik büyümenin istihdama çok fazla yansımadığının görüldüğünü anlatan Loungani, ancak yaş gruplarına göre değerlendirildiğinde tablonun biraz daha değiştiğini dile getirdi. Loungani, işgücü piyasasının daha rekabet edebilir hale getirilmesinin önemine işaret etti.
-"Son yılların en ilgi çekici para politikalarından biri"-
John Hopkins Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyesi Prof. Laurence Ball da para politikasına değindi.
Türkiye'nin para politikasını "son yılların en ilgi çekici para politikalarından biri" şeklinde tanımlayan Ball, Türkiye'nin, merkez bankalarıyla ilgili geleneksel dogmaların ötesine geçtiğini kaydetti.
Ball, Türkiye Merkez Bankasını para politikasına yönelik bazı eleştirilere işaret ederek, "Bence tam tersi, yeni çerçeve, geleneksel politikadaki problemler düşünüldüğünde, denemeye değer" dedi. - WASHINGTON
alıntı,,
ABD'de, Türk Ekonomisi: Fırsatlar ve Zorluklar Paneli
ABD Dışişleri Bakanlığı Ekonomi ve Ticaretten Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Jose Fernandez, "Amerikan şirketleri için Türkiye'deki ana fırsat altyapı yatırımları."
ABD Dışişleri Bakanlığı Ekonomi ve Ticaretten Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Jose Fernandez, "Amerikan şirketleri için Türkiye'deki ana fırsat altyapı yatırımları. İnovasyon, teknoloji ve ilaç sektörü de muazzam imkanlar sunuyor" dedi.
Fernandez, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), Koç Üniversitesi ve Ekonomik Araştırmalar Forumu'nin (ERF) düzenlediği, "Türk Ekonomisi: Fırsatlar ve Zorluklar Paneli"nde konuştu.
Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirmenin Dışişleri Bakanlığındaki görevi süresince odaklandığı en önemli konulardan biri olduğunu ve 10 yıllık bu görevi boyunca en fazla Türkiye'ye ziyaretlerde bulunduğunu belirten Fernandez, iki ülke arasındaki ikili ticaret ve yatırım ilişkilerinin çok büyük fırsatlar sunduğunu kaydetti.
Fernandez, Türk ekonomisinin artan büyümesine ve iki ülke arasındaki ticaretin iki katına çıkmasına işaret etti.
Türkiye'deki doğrudan yabancı yatırımların sadece yüzde 4'ünün ABD'den geldiğine dikkati çeken Fernandez, iki ülke arasındaki yatırımların yeteri kadar olamamasına yönelik sebepleri anlatırken, ABD'deki birçok şirketin Türkiye'nin ekonomisi ve piyasasından yeterince haberi olmadığını söyledi.
Türkiye'de çok önemli fırsatlar bulunduğunu ifade eden Fernandez, Türkiye'nin Amerikan şirketlerine sunacağı ana fırsatı altyapı yatırımları olarak tanımladı.
Fernandez, Türk hükümetinin altyapı alanında çok hırslı planlarının olduğuna dikkati çekerek, yeni tren ve yol projeleri, teknolojik yeniliklere dair planlar, Fatih Projesi ve İstanbul'a yeni havaalanı gibi projeleri örnek gösterdi. Fernandez, "Bunların her biri harika fırsatlar ve Amerikan şirketlerinin altyapı çözümleri sağlama konusunda dünya genelinde deneyimleri var" dedi.
Bunun yanında özel sektörde de Türk şirketlerinin, rekabet düzeylerini artırmak için daha yaratıcı olmak ve teknoloji kullanımını artırmak gerektiğinin farkına vardığını belirten Fernandez, "Bu da Amerikan şirketlerinin güçlü olduğu bir alan" diye konuştu.
Ferdandez, Türkiye'deki büyüyen ve tüketimdeki payı artan orta sınıfa da işaret ederek, "Türk tüketiciler artan şekilde Amerikan mal ve servisleri için önemli bir pazar" ifadesini kullandı.
Türkiye'nin dünya genelindeki ilaç sektörü yatırımlarının sadece yüzde 1'ine sahip olduğunu ama Türk ekonomisinin dinamizmi ve bulunduğu konumda karşılaştırıldığında, bunun potansiyelinin çok altında bir oran olduğunu dile getiren Fernandez, Türkiye'nin ilaç sektöründe de muazzam fırsatlar sunduğunu söyledi.
Fernandez, ilaç sektöründe lider olarak Amerikan firmalarının, Türkiye'de yatırımlar yapmasına çalıştıklarını kaydetti. Ancak Türkiye'nin de yatırımlar için ABD şirketlerini bekleyemeyeceğini belirten Fernandez, bu nedenle Amerikan şirketlerinin harekete geçmemesi halinde bu alandaki yarışın gerisinde kalacakları uyarısında bulundu.
-"Türk meslektaşlarımla görüşmelerimiz diğerlerine göre daha verimli geçiyor"-
Fernandez, Türkiye'nin büyümesine rağmen şirketlerin çoğunluğunun küçük ve orta ölçekli işletmeler olduğuna dikkati çekerek, bu da onların yurt dışına açılma ve özellikle de ABD gibi çok büyük piyasaya girme noktasında zorlanmalarına neden olduğunu söyledi.
Birçok Türk şirketinin bu noktada ABD şirketleriyle ticaret yapmadığını ifade eden Fernandez, bu kapsamda, iki ülke olarak iş dünyasına yönelik çalışmalar yaptıkları ve bunun sonucunda iki tarafta da farkındalığın giderek artacağını kaydetti.
Büyük şirketlerin zaten bağlantılar için hükümetlere ihtiyaç duymadığına dikkati çeken Fernandez, bu nedenle iki ülke olarak daha çok küçük ve orta ölçekli şirketler arasındaki diyaloğu geliştirmeye çalıştıklarını dile getirdi.
Fernandez, hükümetler olarak da uzun dönemli ilişkilere odaklandıklarını ve iyi ortak çalışmalar gerçekleştirdiklerini belirterek, "Türk meslektaşlarımla görüşmelerimiz diğer ülkelerle olanlardan daha verimli geçiyor" dedi.
-"Çok olumluyum"-
Ferdandez, Türkiye'nin 2023 yılında dünyanın ilk 10 büyük ekonomisi arasına girme stratejisini de "çok hırslı bir ekonomik hedef" olarak tanımladı. Ancak bu hedefe ulaşmak için Türkiye'nin daha fazla şeffaf, öngörülebilir ve yenilikçi olması gerektiğini ifade eden Fernandez, bu alanlarda işbirliği yapabileceklerini ve Türkiye'nin de zaten bu konuda doğru yolda olduğunu söyledi.
Fernandez, yaratıcılık ve girişimciliğin, uzun dönemde sürdürülebilir ekonomik büyüme ve 2023 hedefleri için ana motorlardan biri olacağını belirterek, fikri mülkiyet haklarının güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Fernandez, Türk ve Amerikan şirketlerinin üçüncü ülkelerde işbirliğine değinerek, "Bu gerçekleşiyor" dedi. Ortadoğu'ya ve Doğu Avrupa'ya açılmak isteyen Amerikan şirketleri için Türk şirketlerinin çok iyi bir partner olduğunu belirten Fernandez, Türk şirketlerinin bu bölgelerde çok iyi iş geçmişinin bulunduğunu ve buralara tek başına yatırım yapmaktan çekinen Amerikan şirketleriyle güzel ortaklıklar kurabileceklerini anlattı.
Son yıllarda iki ülkenin şirketlerinin ne kadar hızlı bir araya gelebildiğini gördüklerini ama aynı zamanda iki ülkenin ekonomik ilişkilerinin en önde gelen ilişkilerden biri olması için daha gidilecek çok yol olduğunu belirten Fernandez, "Türkiye'nin ekonomik refahı ve ülkelerimizin ikili ekonomik ilişkilerinin geleceği konusunda oldukça olumluyum" dedi. -
alıntı,,,
S&P 500 endeksinin son beş ayın en büyük haftalık kaybını kaydetmesinin ardından ABD endeksleri günü yükselişle tamamladı.
Emtia fiyatlarındaki yükseliş, enerji ile hammadde üreticilerinin hisselerinde yükselişe neden olurken, Caterpillar hisselerindeki yükseliş Wall Street'e destek oldu. Halliburton Co.'nun ilk çeyrek karının beklentileri aşmasıyla hisseleri yüzde 5,7 oranında yükseldi.
ABD'de ikinci el konut satışlarının beklenmedik bir şekilde düşmesiyle ABD'de endeksler satıcılı seyrediyor. ABD'de ikinci el konut satışları Mart'ta yıllık 4,92 milyon ile 5,01 milyonluk beklentinin altında kalarak hayalkırıklığı yarattı.
New York Fed Başkanı William C. Dudley, Avrupa'daki ekonomik zayıflık ile bütçe sıkıntılarının daha fazla şey yapılması gerektiğini gösterdiğini söyledi.
Dow Jones endeksi yüzde 0,14 oranında yükselişle 14,567 puanda, S&P 500 endeksi yüzde 0,47'lik yükselişle 1,562 puanda, Nasdaq endeksi yüzde 0,86 oranında yükselişle 3,233 puanda işlem gördü. VIX endeksi yüzde 4,28 oranında düşüşle 14,33 seviyesine geriledi. Para piyasalarında Euro, dolar karşısında yüzde 0,11 primli 1,3062 seviyesinde bulunuyor.
Altında yükselişin hızlandığı günde spot altının onsu yüzde 0,19 oranında yükselişle 1,425 dolara yükseldi. Brent petrolün varili yüzde 0,83 oranında yükselişle 100,47 dolarda seyrediyor.
çocuklarımızın çocuk bizlerin ulusal egemenlik bayramı kutlu olsun.
[B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]
Yorum