Not Defteri

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • narada
    Haberci
    • 04 Mayıs 2009
    • 1737

    #391
    Borsayı kim nasıl fiyatlıyor?

    Geçtiğimiz Cuma günü piyasalar kapandığı sırada gelen DTP’nin kapatılması haberiyle Pazartesi günkü açılışın sınırlı da olsa olumsuz olması bekleniyordu.

    Ancak Abu Dhabi’nin büyük bir “abilik yaparak” şımarık küçük kardeş Dubai’yi 10 milyar dolarla kurtarması haberiyle bizim piyasalar bir anda DTP’yi unuttu. Her ne kadar gelen para önümüzdeki yılın ihtiyaçlarını karşılamıyor olsa da, bu geldiyse “arkası da gelir” diyenlerle Dubai Borsası toparlandı.

    Pazartesi günü İMKB’ye baktığımızda; sanki Kurban Bayramı’nda Dubai’den gelen kötü haberle düşmüşüz de iyi haber gelince biz de toparladık. Halbuki biz Dubai krizini tatilde olmamız hasebiyle “pas” geçmiştik. Bir ara neredeyse yüzde 2’ye yaklaşan “Dubai yükselişi”; DTP’nin kapatıldığı, değişik şehirlerde olayların çıktığı tabancalı göstericilerin gazetelerin manşetlerine taşındığı bir günde yaşandı. Tabancaların kuru sıkı olduğu için göstericiler serbest (bu arada taş attı diye çocuklar ceza alırken, kuru sıkı da olsa silaha sarılanların ceza almaması da başka soruları akıllara getiriyor) bırakılmış.

    Ya silahlar gerçek olsalardı ne olacaktı derken dün Muş’tan gelen haber ürkütücüydü. Değil tabanca, Kalaşnikof’la açılan ateş 2 kişinin ölümüne neden olmuş.

    Buna rağmen İMKB, dün de bu olayları neredeyse hiç dikkate almadan dışarıdaki gelişmeleri izlemeyi tercih etti. Paritede kritik seviyelerin altına inilmiş, Avrupa borsaları değer kaybetmişken; yüzde 66.9’u yabancıların elinde bulunan İMKB kaya gibi sağlam yerinde duruyor, hatta günü 251 puanlık artışla kapatıyordu.

    Sebep her ne olursa olsun silahların “kınlarından çıktığı”, ölümlerin yaşandığı gerilimin böylesine arttığı bir dönemde, 50 bin seviyesinin ne pahasına olursa olsun korunması akla üç şey getiriyor:

    1- Sanki İMKB, artık Türkiye’nin borsası değil! Türkiye’deki gelişmelerle değil, sadece yurtdışı gelimelerle hareket ediyor. Paritenin etkisiyle 1.5150’ye çıkan kurlar ya da 9.50’ye kadar yükselen bono bileşik faizleri hisse senedi piyasası katılımcılarını hiç mi hiç etkilemiyor!

    2- Türkiye’ye dışarıdan bakanlar, içeriden bakanlardan farklı şeyleri görüyor! (Onlar haksız sayılmazlar. Onların yürekleri yanmıyor ki ölenlerle...?)

    3- Yabancılar olayın vehametinin farkına varmadı daha ve iş işten geçtikten sonra olayı fark ettiklerinde tepkileri sert olacak. Ya da olaylar biz Türklerin algıladığı kadar ciddi boyutlarda değil de bizler mi abartıyoruz? (Hiç sanmam! İnsanlar ölüyorsa, daha çok panzer sokaklardaysa, DTP sine-i millete dönmeye karar vermişse ve ara seçim ihtimaline 1 milletvekili kalmışsa -gerçi meclis genel kurulu “olur” vermeden bir ara seçim ihtimali yok- bunlar hiç yokmuş gibi davranmak da hayli zor bizler için...)

    Yoksa abartıyor muyum?

    Yıl sonu kapanış meselesini mi unutuyorum?

    Galiba ikincisi!

    Peki diyelim ki yıl sonu sebebiyle, birileri borsayı yukarıda tutmak için çabalıyor. Diğerleri kârlarını realize etmeyi tercih etmez mi? Ederler gibi geliyor. Sonra da düşünmeden edemiyorum, neden etsin ki? Daha yılın bitimine bugün dahil 12 iş günü var. Hazır birileri de fiyatları yukarı götürüyor, ya da nasılsa fiyatlar düşmüyor. Realize edeceklerse bile haftaya ya da ayın sonuna doğru yapmazlar mı bu işi?

    Hazır fiyatlar daha da yükselmişken...

    Sanırım bunu atlıyor ve piyasalardaki havayla, sokaktaki havayı birbirine karıştırıyor, yükseliş “ısrarını ıskalıyorum”!

    -VATAN GAZETESİ / Ali AĞAOĞLU
    YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

    Yorum

    • narada
      Haberci
      • 04 Mayıs 2009
      • 1737

      #392
      Borsayı kim nasıl fiyatlıyor?

      Geçtiğimiz Cuma günü piyasalar kapandığı sırada gelen DTP’nin kapatılması haberiyle Pazartesi günkü açılışın sınırlı da olsa olumsuz olması bekleniyordu.

      Ancak Abu Dhabi’nin büyük bir “abilik yaparak” şımarık küçük kardeş Dubai’yi 10 milyar dolarla kurtarması haberiyle bizim piyasalar bir anda DTP’yi unuttu. Her ne kadar gelen para önümüzdeki yılın ihtiyaçlarını karşılamıyor olsa da, bu geldiyse “arkası da gelir” diyenlerle Dubai Borsası toparlandı.

      Pazartesi günü İMKB’ye baktığımızda; sanki Kurban Bayramı’nda Dubai’den gelen kötü haberle düşmüşüz de iyi haber gelince biz de toparladık. Halbuki biz Dubai krizini tatilde olmamız hasebiyle “pas” geçmiştik. Bir ara neredeyse yüzde 2’ye yaklaşan “Dubai yükselişi”; DTP’nin kapatıldığı, değişik şehirlerde olayların çıktığı tabancalı göstericilerin gazetelerin manşetlerine taşındığı bir günde yaşandı. Tabancaların kuru sıkı olduğu için göstericiler serbest (bu arada taş attı diye çocuklar ceza alırken, kuru sıkı da olsa silaha sarılanların ceza almaması da başka soruları akıllara getiriyor) bırakılmış.

      Ya silahlar gerçek olsalardı ne olacaktı derken dün Muş’tan gelen haber ürkütücüydü. Değil tabanca, Kalaşnikof’la açılan ateş 2 kişinin ölümüne neden olmuş.

      Buna rağmen İMKB, dün de bu olayları neredeyse hiç dikkate almadan dışarıdaki gelişmeleri izlemeyi tercih etti. Paritede kritik seviyelerin altına inilmiş, Avrupa borsaları değer kaybetmişken; yüzde 66.9’u yabancıların elinde bulunan İMKB kaya gibi sağlam yerinde duruyor, hatta günü 251 puanlık artışla kapatıyordu.

      Sebep her ne olursa olsun silahların “kınlarından çıktığı”, ölümlerin yaşandığı gerilimin böylesine arttığı bir dönemde, 50 bin seviyesinin ne pahasına olursa olsun korunması akla üç şey getiriyor:

      1- Sanki İMKB, artık Türkiye’nin borsası değil! Türkiye’deki gelişmelerle değil, sadece yurtdışı gelimelerle hareket ediyor. Paritenin etkisiyle 1.5150’ye çıkan kurlar ya da 9.50’ye kadar yükselen bono bileşik faizleri hisse senedi piyasası katılımcılarını hiç mi hiç etkilemiyor!

      2- Türkiye’ye dışarıdan bakanlar, içeriden bakanlardan farklı şeyleri görüyor! (Onlar haksız sayılmazlar. Onların yürekleri yanmıyor ki ölenlerle...?)

      3- Yabancılar olayın vehametinin farkına varmadı daha ve iş işten geçtikten sonra olayı fark ettiklerinde tepkileri sert olacak. Ya da olaylar biz Türklerin algıladığı kadar ciddi boyutlarda değil de bizler mi abartıyoruz? (Hiç sanmam! İnsanlar ölüyorsa, daha çok panzer sokaklardaysa, DTP sine-i millete dönmeye karar vermişse ve ara seçim ihtimaline 1 milletvekili kalmışsa -gerçi meclis genel kurulu “olur” vermeden bir ara seçim ihtimali yok- bunlar hiç yokmuş gibi davranmak da hayli zor bizler için...)

      Yoksa abartıyor muyum?

      Yıl sonu kapanış meselesini mi unutuyorum?

      Galiba ikincisi!

      Peki diyelim ki yıl sonu sebebiyle, birileri borsayı yukarıda tutmak için çabalıyor. Diğerleri kârlarını realize etmeyi tercih etmez mi? Ederler gibi geliyor. Sonra da düşünmeden edemiyorum, neden etsin ki? Daha yılın bitimine bugün dahil 12 iş günü var. Hazır birileri de fiyatları yukarı götürüyor, ya da nasılsa fiyatlar düşmüyor. Realize edeceklerse bile haftaya ya da ayın sonuna doğru yapmazlar mı bu işi?

      Hazır fiyatlar daha da yükselmişken...

      Sanırım bunu atlıyor ve piyasalardaki havayla, sokaktaki havayı birbirine karıştırıyor, yükseliş “ısrarını ıskalıyorum”!

      -VATAN GAZETESİ / Ali AĞAOĞLU
      YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

      Yorum

      • narada
        Haberci
        • 04 Mayıs 2009
        • 1737

        #393
        ULUTAŞ TEKSTİL MENSA HİSSELERİNİ SATIYOR
        Mensa Mensucat'ın hakim ortağı Ulutaş Tekstil, hissesinin yüzde 4'ünü satacak

        Mensa Mensucat Sanayi ve Ticaret A.Ş, hakim ortağı Ulutaş Tekstil'in, Mensa Mensucat hisselerinin yüzde 4'ünü satmak amacıyla bir yabancı kurumsal yatırımcı ile görüşmelere başladığını duyurdu.

        Mensa Mensucat'ın Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) yayımlanan özel durum açıklamasında, şirketin hakim ortağı Ulutaş Tekstil'e ait Mensa Mensucat paylarından şirket sermayesinin yüzde 4'üne tekabül eden toplam 3 milyon 680 bin adedinin nominal değerden satışı hususunda, bir yabancı kurumsal yatırımcı ile görüşmelerin başladığı belirtilerek, anlaşmanın en geç 3 iş günü içerisinde tamamlanmasının beklendiği kaydedildi.

        Söz konusu görüşmelerin, şirketin oydan yoksun pay ihracı kapsamının dışında olduğu vurgulandı.
        YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

        Yorum

        • narada
          Haberci
          • 04 Mayıs 2009
          • 1737

          #394
          BNP Paribas, Fortis’in tek sahibi oldu

          Sermaye artırımı ile SPPE’ni bankadaki payını sıfırlayan BNP’nin TEB-Fortis birleşmesinin önündeki önemli engellerden birini daha kaldırdı

          Geçtiğimiz günlerde Fortis Bank’ın devri için BDDK’dan onay alan BNP Paribas, bankadaki yüzde 74.94 olan payını yüzde 100’e çıkardı. Borsaya konuyla ilgli yapılan açıklamada, Sosiete de Paris de Participation de I’Etat (SPPE)’nin bankadaki yüzde 10.72 oranındaki dolaylı payının sermaye artırımı sonucu sıfırlandığı belirtildi. Hisse değişimine de BDDK’nın onay verdiği duyuruldu. Bu açıklama TEB-Fortis birleşmesinin önündeki bir engel daha kalktı şeklinde yorumlandı. Bankanın yüzde 100 hissesine sahip olan BNP’nin TEB’in diğer ortağı ile yapılan hisse değişimi konusunda daha sağlıklı karar verecek konuma geldiği belirtiliyor.

          -borsagündem
          YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

          Yorum

          • narada
            Haberci
            • 04 Mayıs 2009
            • 1737

            #395
            Fitch, Tekstilbank'ın Kredi Notunu Teyit Etti

            Fitch, Tekstilbank'ın yabancı para cinsinden uzun vadeli kredi notunu 'B' olarak teyit etti.

            Fitch, Banka'nın yabancı ve yerel para cinsinden kısa vadeli notunu ve yerel para cinsinden uzun vadeli notlarını da 'B' olarak onayladı. Uzun vadeli notlar için görünüm 'durağan' olarak belirlendi.

            Fitch, Tekstilbank'n Bireysel notunu 'D', Destek notunun '5', Ulusal Uzun vadeli notunu da BBB+(tur) olarak teyit etti.

            Fitch, Tekstilbank'ın notlarının, bankanın tek başına finansal gücü baz alınarak belirlendiğini vurguladı. Banka'nın karlılığını sürdürdüğünü belirten Fitch, ancak performans göstergelerinin benzerlerinin rapor ettiklerinin gerisinde kaldığını da vurguladı.

            -borsadiyalog
            YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

            Yorum

            • narada
              Haberci
              • 04 Mayıs 2009
              • 1737

              #396
              Petkim

              Petkim İran Yatırımını 2 Milyar Doları Bulacak

              Petkim'in ana hissedarı Turcas Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Aksoy, İran'da petro kimya tesisleri için yapmayı planladıkları ortaklığın maliyetinin 2 milyar doları bulacağını söyledi. Sabah Gazetesinin haberine göre, 2015'te tamamlanması beklenen yatırımlar sayesinde Petkim'e daha ucuz hammadde sağlamayı amaçladıklarnı belirten Aksoy, "Dünyada petrokimya ürünleri fiyatları düştükçe Petkimde hammaddeyi ucuza temin etmenin yollarını arıyor"
              diye konuştu. Mısır'da da benzer bir yatırım yapmayı planladıklarını ifade eden Aksoy, Mısır'daki yeni ortaklarına da İran projesinden hisse verebileceklerini kaydetti. Aksoy, "İran'da yapacağımız yatırım ile doğal gaz ve naftadan ucuza hammadde temin edebileceğiz. Bu da bize büyük bir rekabet avantajı sağlayacak. Dolayısıyla da ürün fiyatlarındaki düşüşlerden etkilenmeyeceğiz" diye konuştu. Petkim, 28 Ekim'de İran'ın devlet şirketi NPC ile analşma yaparak İran'ın Bakhtar Holding firmasına bağlı Miandoab Petrochemical ile yüzde 50-50 ortaklık kurmuştu.
              YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

              Yorum

              • narada
                Haberci
                • 04 Mayıs 2009
                • 1737

                #397
                thyo

                THYAO DOLULUK ORANLARI

                THY'nin yolcu sayısı Ocak-Kasım döneminde %10.3 artışla 23 milyon, yolcu doluluk oranı %71.1 oldu

                Türk Hava Yolları (THY) THYAO.IS yolcu sayısının Ocak-Kasım 2009 döneminde yüzde 10.3 artışla 23 milyona ulaştığını, yolcu doluluk oranının ise aynı dönemde 3.4 puan azalışla yüzde 71.1 olarak gerçekleştiğini açıkladı.

                THY'den KAP'a yapılan açıklamada, dış hatlarda business class ve dıştan dışa transit yolcu sayılarında Ocak-Kasım 2009 döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre sırasıyla yüzde 5 ve yüzde 43.1 artış sağlandığı kaydedildi.
                Açıklamaya göre, arz edilen koltuk Km (AKK), Ocak-Kasım 2009 döneminde yüzde 21.5 artışla 51.3 milyara, ücretli yolcu Km (ÜYK), yine aynı dönemde yüzde 15.9 artarak 36.5 milyara çıktı.

                Konma Sayısı, Ocak-Kasım 2009 döneminde yüzde 11.5 artışla 194,518 olurken, kargo-posta aynı dönemde yüzde 15.6 artışla 212,302 ton oldu.
                THY'den KAP'a yapılan bir diğer açıklamada ise, "İstanbul - Dacca (Bangladeş) - Ho Chi Minh City (Vietnam) hattında 2010 yılı içinde tarifeli uçuşlara başlanılmasına karar verilmiştir" denildi.
                YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                Yorum

                • narada
                  Haberci
                  • 04 Mayıs 2009
                  • 1737

                  #398
                  2010'DA HİSSE BAZINDA HAREKETLER ÖNE ÇIKACAK

                  İş Yatırım Menkul Genel Müdürü İlhami Koç, 2010 yılında halka arzların, birleşme ve satın almaların yeniden başlamasını beklediğini söyledi.

                  Koç, "Birleşme ve satın alma aktivitelerinde de bu yıl mayıstan itibaren tek-tük hareketler oldu. 2009'da ilgiyi gördük. İlişkiler, görüşmeler başladı. İşin kapanması 2010'u bulur" diye konuştu. 2009'da sermaye piyasalarını etkileyen en önemli unsurun Merkez Bankası'nın faiz indirimleri olduğunu belirten Koç, hisse senetleri tarafında bu yıl daha çok piyasa geneline yatırım yapıldığını ancak 2010 yılında ise sektör ve hisse bazında seçici hareketlerin öne çıkmasını beklediklerini söyledi.

                  İran ve Irak'a açılım yapacak

                  2010'un dünyada ve Türkiye'de daha ılımlı geçeceği düşünüldüğünde hisse senedi piyasasının yönünün yukarda olduğunu belirten Koç, "Arada kâr realizasyonları olabilir. Hisse senedi bazında seçici olmak gerekiyor. 2009'da endeksin kendisine yatırım yapmak yeterliydi" diye konuştu. Koç, ılımlı bir büyüme olursa reel sektör şirketlerinin 2010 yılında 2009'a göre daha kârlı olacağını belirtti. İş Yatırım olarak 2010'da piyasaya gelmesi planlanan ürünlerde öncü rol almayı planladıklarını belirten Koç, "İran, Irak ve Suriye gibi yerlerde aktivitelerimizi artırma girişimiz var. Dubai'de de şube açıyoruz" dedi.
                  Koç ayrıca 2010'da en az 2 yeni yeni tahvil arzı planladıklarını söyledi. Gelecek yıl için Merkez Bankası'nın çıkış stratejilerinin planlamasının önemli olduğunu da ifade eden Koç, "Sermaye piyasaları tarafında 2009'u belirleyen ana faktör Merkez Bankası faiz indirimleri oldu. 2010'da da Merkez Bankası'nın faiz kararları, piyasaların yönünü belirleyen ana faktörlerden biri olacak" dedi.
                  YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                  Yorum

                  • narada
                    Haberci
                    • 04 Mayıs 2009
                    • 1737

                    #399
                    Eczacıbaşı ilaç arsa aldı

                    EIS Eczacıbaşı, Yapı İş Yatırım Emlak ve İnşaat A.S nin İstanbul/Sarıyer Yorgancı Çiftliği Mevkiinde bulunanan 196 bin 409 metrekarelik 22 arsada sahip olduğu 12779/24000 paydan 12000/24000'ini 37.037.500 YTL+KDV bedeli ile 31 ocak 2007 tarihinde satın aldığını açıkladı.

                    İşleme konu olan gayrimenkullerin satın alma bedeli EIS Eczacıbaşı İlaç'ın ödenmiş sermayesine oranı % 20,27. Yapılan açıklamada söz konusu gayrimenkullerin arsa niteliğinde olup, konut ve kısmen ticaret inşaatı alanında olduğu belirtildi.

                    -borsagündem
                    YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                    Yorum

                    • narada
                      Haberci
                      • 04 Mayıs 2009
                      • 1737

                      #400
                      indes

                      INDEKS, DELL'İN TÜRKİYE DİSTRİBÜTÖRÜ OLDU
                      İndeks ve Dell şirketi arasında Dell markalı teknoloji ürünlerinin Türkiye distribütörlüğü konusunda sözleşme imzalandı

                      İndeks Bilgisayar Sistemleri Mühendislik Sanayi ve Ticaret A.Ş, Dell markalı teknoloji ürünlerinin Türkiye distribütörlüğü konusunda sözleşme imzaladığını duyurdu.

                      İndeks Bilgisayar'ın Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) yayımlanan yeni iş ilişkisiyle ilgili özel durum açıklamasında, şirketle Dell Inc. şirketi arasında Dell markalı teknoloji ürünlerinin Türkiye distribütörlüğü konusunda sözleşme imzalandığı kaydedildi.

                      Amerikan Dell firmasının, 1984 yılından beri müşterilerine kurumsal ve son kullanıcı ürünleri ve BT altyapı hizmetleri sunduğu hatırlatılan açıklamada, Dell'in, Fortune 500 listesinde 34. sırada yer aldığı, sunucu-ağ ve depolama ürünleri, baskı ve görüntüleme çözümleri, masaüstü ve dizüstü bilgisayar, iş çözümleri, tüketici elektroniği, kurumsal ve son kullanıcı servisleri gibi iş alanlarında faaliyet gösterdiği belirtildi.

                      Dell'in 2008 yılı net satış tutarı 61 milyar USD dolayında gerçekleşti

                      -borsagündem
                      YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                      Yorum

                      • narada
                        Haberci
                        • 04 Mayıs 2009
                        • 1737

                        #401
                        Yunanistan’dan banka alın her desteği veririz

                        Yunanistan krizini star’a değerlendiren BDDK Başkanı Bilgin, Türk bankalarının bu ülke ve Balkanlar’daki yatırımlarına gerekli destekleri vereceklerini belirtti

                        Borç batağına saplanan ve sosyal patlamaların eşiğine gelen komşumuz Yunanistan’da çıkacak fırsatlar için Türk bankacılık sektörü kolları sıvarken, BDDK’dan da destek mesajı geldi. AB’den eskiden sağladığı ucuz kaynağı artık bulamayan Yunan bankalarının çekileceği bölgelerde Türk finans devleri şimdiden satın alma ve şube açma çalışmalarına başladı. Türk bankaların bu girişimine de en büyük destek Bankacılık Düzenleme Denetleme Kurulu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin’den geldi. Bilgin, Türk bankalarının bu bölgedeki her türlü girişimini destekleyeceklerini açıkladı. BDDK Başkanı Bilgin, Türk bankalarının Balkan ülkelerinde finans kesiminde oluşacak boşluğu çok rahatlıkla doldurabileceğini söyledi. Yunanistan’daki krizi star’a değerlendiren Bilgin, Türk bankalarının yurt dışında yapacakları her türlü yatırımı destekleyeceklerini bildirdi.

                        BALKANLARI İZLEYİN

                        Bilgin, şunları söyledi: “Globalleşen dünyada, global bir oyuncu haline gelen Türk finans sistemindeki kuruluşlar, çevre ülkelerdeki gelişmeleri yakından izlemelidir. Krizle birlikte ortaya çıkan yeni imkanlar değerlendirilmelidir. Çevre ülkelerde, uygun yatırımlar araştırılmalıdır. Özellikle, Kosova, Makedonya, Bulgaristan, Romanya, Bosna, Yunanistan’da yeni yatırımlar yapılabilir. Biz bankacılık kurallarına uygun, risk analizleri iyi yapılmış her türlü yeni yatırıma kurum olarak destek veririz.” Bilgin, Yunanistan’ın yaşadığı finans krizinin ardından Balkan ülkelerindeki finans alanında bir boşluk oluşmasının beklendiğine dikkat çekerek “Türk bankalarının bu boşluğu doldurması en doğal haklarıdır. Bizim de, Balkan ülkelerinin, Türk bankaların bu ülkelerde yapacağı yatırımlar konusundaki tutumlarını test etme imkanımız olur” diye konuştu.

                        Türk finans sektörü 1 trilyonu devirdi


                        Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK), dün açıkladığı Finansal Piyasalar Eylül 2009 raporuna göre Türk finansal sektorünün aktif büyüklüğü yılın üçüncü çeyreği itibariyle bir önceki çeyreğe göre yüzde 7.2 artarak 1 trilyon lira oldu. Bankacılık sektörü finansal sektör içinde yaklaşık yüzde 80’lik payını korurken geçen yılsonuna göre yüzde 9 büyüdü. Bankacılık sektörünün dönem net kârı eylül ayında geçen yıl aynı döneme göre yüzde 41.1 artarak 15.7 milyar lira oldu, toplam aktifler eylül ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 17.4 büyüme gösterdi. Söz konusu büyümeye menkul değerler portföyündeki artışın katkısı 9.1 puan, kredilerdeki artışın katkısı 2.1 puan oldu. Bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik oranı eylül 2009’da yüzde 20 olduğu belirtilen rapora göre kredi kartı takibe düşen müşteri sayısı 2.5 milyona yaklaştı. Bankacılık dışı finansal sektörün toplam aktif büyüklüğü, eylül ayı itibarıyla 28.5 milyar lira oldu.


                        - STAR
                        YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                        Yorum

                        • narada
                          Haberci
                          • 04 Mayıs 2009
                          • 1737

                          #402
                          THY yönetimindeki çatışmada görevi bırakan Karlıtekin oldu

                          TEMEL KOTİL KALDI
                          Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin, tüm yönetim ve icra görevlerinden 1 Ocak 2010 tarihi itibarıyla istifa etti. Dört yıldır THY Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Karlıtekin'in istifası sektörde şaşkınlık yarattı. Sektörü iyi bilen isimler "Uzun zamandır süren ihtilaf çözülmüş oldu. Ya Temel Kotil ya da Karlıtekin gidecekti. Beklenen Kotil'in gitmesiydi, ama tersi oldu" diyor.

                          TOPÇU FAKTÖRÜ DEVREDE
                          Bazı kaynaklar, son dönemde bütçenin kontrolünü elinde tutan Hamdi Topçu'nun Temel Kotil'den yana tavır almasıyla Candan Karlıtekin'in istifasının yolunun açıldığını söylüyor. Karlıtekin'den boşalan koltuğun en iddialı ismi olarak da Topçu görülüyor. THY aktörleri arasında, büyüme stratejisinin de önemli bir çekişme konusu olduğu söyleniyor. THY son 5 yılda büyüme açısından dikkat çekici bir performans sergiliyor.

                          THY'nin dört yıldır yönetim kurulu başkanlığını yürüten Karlıtekin, 'Kendi prensiplerim doğrultusunda çalışma imkânı bulamadığım için istifa ettim' dedi. Karlıtekin ile Kotil arasında gerginlik olduğu iddia edilmişti.

                          Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin, tüm yönetim ve icra görevlerinden 1 Ocak 2010 tarihi itibarıyla istifa etti. Dört yıldır THY Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Karlıtekin'in istifası sektörde şaşkınlık yaratırken, sektör duayenleri "Uzun zamandır süren ihtilaf çözülmüş oldu. Ya Temel Kotil ya da Karlıtekin gidecekti. Beklenen Kotil'in gitmesiydi, ama tersi oldu" dedi. Airporthaber.com'a açıklama yapan Candan Karlıtekin, "Kendi prensiplerim doğrultusunda çalışma imkânı bulamadığım için istifa ettim. Artık THY'de bulunmamın bir anlamı yoktu" dedi.

                          En tepede güç kavgası vardı
                          2009 yılının 11 ayındaki yolcu sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,3 artışla 23 milyona ulaştıran, açılan yeni hatlar sayesinde 71 ülkede 151 noktaya bağlanan THY'de deprem yaratan kararın arkasında ise uzun zamandır süren bir çekişme ve iktidar kavgası yatıyor. İsmini vermek istemeyen bir sektör duayeni, "İstifa etmesi beklenen Temel Kotil idi. Üst yönetimde kimse Temel Kotil ile anlaşamıyordu. Yönetim Kurulu Üyesi Hamdi Topçu ile Candan Karlıtekin çok iyi anlaşıyordu. Onlar, iyi bir ikili oluşturmuştu. İcra Komitesi olarak, Yönetim Kurulu'nu 'bypass' ediyorlardı. 3 kişi kararları alıyorlardı ve Temel Bey'in hiç bir imza atmasına gerek kalmadan ikisi işi çözüyordu" dedi. Ancak farklı kaynaklar, son dönemde bütçenin kontrolünü elinde tutan Hamdi Topçu'nun Temel Kotil'den yana tavır almasıyla Candan Karlıtekin'in istifasının yolunun açıldığını söylüyorlar. THY'de Karlıtekin'den boşalan koltuğun en iddialı ismi olarak Hamdi Topçu görülüyor. Arkalarındaki politik isimlerin farklı olduğu THY aktörleri arasında, büyüme stratejisinin de önemli bir çekişme konusu olduğu, kulislerde konuşulanlar arasında.

                          İlk sinyal Skylife'tan gelmişti

                          Temel Kotil ile Candan Karlıtekin arasında yaşanan gerginlik, ilk defa iki yıl önce "yayımlanmayan" bir yazı sayesinde su yüzüne çıkmıştı. THY'nin her ay yayınladığı uçaklarda ve havalimanlarındaki VIP-CIP salonlarında ücretsiz dağıttığı Skylife Dergisi'nin ocak sayısında Genel Müdür Temel Kotil'in yazısına yer verilmemişti. THY'nin yeni yılda yapacağı yenilikleri, geçen yıl yapılanların ve 2008 için temennilerinin yer aldığı yazının THY Yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin'in talimatıyla dergiden çıkarıldığı iddialarını cevaplayan Temel Kotil, "Yazıyı dergiye gönderdim. Yayımlanmadığını dergi önüme gelince gördüm" demişti.

                          Yazılı açıklamayla duyurdu
                          Yazılı olarak istifasını duyuran Candan Karlıtekin, açıklamasında, "Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı ve bağlı şirketlerindeki tüm yönetim ve icra görevimden 01 Ocak 2010 tarihinden geçerli olmak üzere istifa ediyorum. Mensubu olmaktan şeref duyduğum ve 7 seneye yakın bir süredir zevkle çalıştığım Türk Hava Yolları'nın doğru istikamette yoluna başarı ile devam edeceğine inanıyorum. Bana bu hizmet fırsatını tanıyanlara ve özgeçmişimde silinmez bir şeref sayfası kazanmama imkan verenlere şükranlarımı sunuyorum. Türk Hava Yolları çalışanlarına varsa benden yana tüm hakkımı helal ediyorum. Saygılarımla..." ifadesini kullandı.

                          ÖİB YENİ İSİM ÖNERECEK
                          Candan Karlıtekin'in istifasının ardından Türk Hava Yolları'nda yeni yönetim kurulu başkanı 1 Ocak tarihine kadar belli olacak. Sözleşmeye göre özelleştirme kapsamında bulunan THY'nin yönetim kuruluna Özelleştirme İdaresi Başkanlığı yeni bir isim önerecek. Bu isim yönetim kurulu tarafından oylanacak. Başkanlığa en yakın aday Yönetim Kurulu Başkan vekili Hamdi Topçu görünüyor. Topçu'nun idarenin göstereceği isimler arasında olabileceği de belirtiliyor.

                          CANDAN KARLITEKİN KİMDİR
                          1960 yılında Ankara'da doğan Dr. Candan Karlıtekin, Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümünü 1983 yılında bitirdi. 1984 yılında State University of New York Albany'de International Trade & Finance Master'ını, 1988 yılında da yine aynı okulda International Trade& Finance ve Macroeconomic Modelling ihtisas dallarında Doktora çalışmalarını tamamladı.
                          1984-1987 yıllarında State University of New York, Araştırma Görevlisi (Statistics) ve Öğretim Görevlisi (Microeconomics),
                          1988-1990 yıllarında Devlet Planlama Teşkilatı'nda uzman
                          1990-1991 yıllarında Bilkent Üniversitesi'nde yarı zamanlı Öğretim Görevlisi
                          1990-1993 yıllarında Türkiye İhracat Kredi Bankası AŞ'de Araştırma Müdürü
                          1993-1994 yıllarında BEM Dış Ticaret AŞ 'de Tüccar
                          1994-1996 yıllarında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde Kaynak Geliştirme ve İştirakler Daire Başkanı
                          1996-1997 yıllarında T.Kalkınma Bankası AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür vekili
                          1999-2001 yıllarında Beğendik Mağaza İşletmeleri AŞ Danışman ve Genel Müdür olarak çalıştı
                          2002 yılında THY'ye giren Karlıtekin, son dört yıldır da Yönetim Kurulu Başkanı idi.


                          -referans



                          cayy

                          - büyüme stratejisi sorunu
                          YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                          Yorum

                          • narada
                            Haberci
                            • 04 Mayıs 2009
                            • 1737

                            #403
                            thy

                            THY`nin yeni başkanı belli oldu

                            THY'de yeni Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu oldu.

                            THY'nin önceki başkanı Candan Karlıtekin dün istifa etmişti. Hamdi Topçu ise THY'de Başkanvekili olarak görev yapıyordu.

                            Topçu, Karlıtekin'den boşalan koltuğun en önemli adayı olarak görülüyordu.

                            Öte yandan Topçu'nun boşalttığı makama da Prof. Dr. Cemal Şanlı getirildi.

                            1964 yılında Rize'nin Çayeli ilçesinde doğan Topçu, Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden 1986 yılında mezun oldu. Mali Müşavirliğe 1986 yılında Kartal'da başladı. Halen Kadıköy ilçesinde Mali Müşavir ve Danışmanlık işini sürdüren ve 5 yıldır THY'nin Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve İcra Komitesi Başkan Vekili olan Topçu evli ve 4 çocuk babası.

                            ESKİ BAŞKANA TEŞEKKÜR ETTİ

                            THY'nin yeni başkanı Hamdi Topçu, atamanın ardından yaptığı açıklamada, Türk Hava Yolları’nın kaderinin Türkiye’nin kaderiyle paralel olduğunu ve Türk Hava Yolları'nın bugün dünyanın en büyük havayolu şirketlerinden biri haline geldiğini belirtti. Topçu, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

                            "Türkiye’nin ekonomide, turizmde, altyapı yatırımlarında dünyanın süper ligine yükseldiği bir dönemin canlı tanıklarıyız. Türk Hava Yolları, Türkiye’nin dünya sahnesinde daha fazla rol aldığı bu sessiz devrimin yalnızca tanığı değil, bir bakıma aktörlerinden biri olmuştur. Her vatandaşımızı mutlu eden bu gelişmeden Türk Hava Yolları’nın tüm çalışanları gibi ben de gurur duyuyorum.

                            Türk Hava Yolları Türkiye’nin en önemli işletmelerinden biri. Ama bundan daha da önemlisi, ülkemizin en değerli markalarından biri. Bu nedenle bizler sadece bir şirketi değil, Türkiye’nin Bayrak Taşıyıcı havayolu şirketi olarak tüm dünyada hizmet veren bir markayı yönetiyoruz. Türk Hava Yolları aynı zamanda Türkiye markasının da taşıyıcısı.

                            Göreve geldiğimiz günden bu yana geçen yedi yıllık sürede önemli başarılara imza atarak Türk Hava Yolları’nın yanına bir Türk Hava Yolları daha koyduk. 10 milyon olan yolcu sayısını 26 milyona, 65 olan uçak sayısını 135’e, 104 olan uçulan nokta sayısını 156’ya çıkardık. Dünyanın en önemli havayolu ittifakı Star Alliance üyesi olduk, taşınan yolcu sayısı bakımından Avrupa’nın 4’üncü büyük havayolu şirketi haline geldik. Gerçekleştirdiğimiz büyüme sayesinde yeni istihdam oluştururken personel başına düşen yolcu sayısını arttırarak da verimliliği sağladık.

                            Bu vesileyle önce bir hakkın teslimini yapmak istiyorum. Bildiğiniz gibi Türk Hava Yolları’nın bu başarılarının ardındaki en önemli isimlerden biri Yönetim Kurulu Başkanı ve İcra Komitesi Başkanı olarak 2003’den beri görev yapan Sayın Candan Karlıtekin’dir.

                            Türk Hava Yolları bugün geldiği noktaya, başta Yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin olmak üzere birbiriyle kenetlenen Yönetim Kurulu üyelerinin çizdiği vizyonun gerçekleşmesiyle ulaştı. Bildiğiniz gibi Sayın Karlıtekin 1.1.2010 tarihi itibariyle Yönetim Kurulu Başkanlığından ayrılmıştır. Kendilerine şahsım ve Yönetim Kurulumuz adına yapmış olduğu değerli hizmetler için kamuoyu önünde bir kez daha teşekkür ediyor, bundan sonraki çalışma hayatında başarılar diliyorum.

                            Kurumsal Yönetim İlkelerini benimsemiş Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu olarak bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz başarılı sonuçları çok daha ileriye taşımak ilkesinden ödün vermeden, aynı zamanda yüzde 51’i halka açık olan şirketimizin pay sahiplerinin menfaatleri ve beklentilerini dikkate alarak, her zaman olduğu gibi tüm çalışanlarımızla birlikte hedeflerimize ulaşmak için çalışmalarımızın yürütüleceğini belirtmek isterim."

                            cayy

                            serde rizelilik, belediyecilik ve söylentilerde kombussanlı oluş var. neyse, bu yönü bizi ilgilendirmez diyelim.

                            asıl sorun şu: thy deki agresif "büyüme" kontroldan çıkmak üzeremiydi?
                            asıl tartışma konusu bu "büyüme"den mi kaynaklanıyor. beni rahatsız eden yönü bu, bu işin.

                            düşündüklerim şu an için gereksiz ve saçma gelebilir. o yüzden yazmamakta yarar var. 2010'un ilk çeyrek rakamları sanırım çok şeyi açıklayacak.
                            YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                            Yorum

                            • narada
                              Haberci
                              • 04 Mayıs 2009
                              • 1737

                              #404
                              KARLITEKİN NEDEN İSTİFA ETTİ?

                              Karlıtekin, THY’den istifasının ardında Kotil’le çalışmak istemeyişinin yattığını söyledi.

                              Önceki gün istifasını açıklayan Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin, hakkındaki spekülasyonları bitirmek istediğini söyleyerek istifa nedenini anlattı. İstifasının arkasında Genel Müdür Temel Kotil ile çalışmak istememesi yattığını belirten Karlıtekin şunları söyledi:
                              “Birkaç aydır bu konuda ısrarcı oldum. ‘Gayet başarılı bir resim veriyorsunuz, böyle devam etsin’ dediler. Ben de devam etmek istemediğimi söyledim. Israrlı olunca, ‘Madem o kadar ısrarcı oluyorsun o zaman bu görevi bırakmakta serbestsin’ dediler. Yani mevcut durumun başarılı olduğu, böyle bir şeye gerek olmadığı kanaati olunca, ben de talebimde ısrarlı olunca benim ayrılabileceğim söylendi.”
                              THY’nin Maliye Bakanlığı’na bağlı olduğunu hatırlatan Karlıtekin, “Maliye Bakanı Mehmet Şimşek randevu talebim üzerine bu değerlendirmeyi bana tebliğ etti. O kadar. Teşekkür edip ayrıldım. Hiçbir kızgınlığım yok. Bu göreve getirdiler sağolsunlar” dedi.
                              THY’nin halka açık bir şirket olduğunu söyleyen Karlıtekin, “2006 yılında ikinci halka arzla birlikte çoğunluk devletten çıktı. Temel Bey de daha önceki dönemde atandı. Temel Bey’in göreve atandığı esnada THY kamu hisseleri çoğunlukta olduğu için genel müdürün ataması hükümet tarafından Maliye Bakanlığı üzerinden yapılıyordu. Halka arzlardan sonra bu uygulama son buldu. Ancak geliş şekli böyle olduğu için görevden alınması da usulen Maliye Bakanlığı’nın oluruyla olması gerekiyordu. Bu olur temin edilemeyince ben de bu teklifi yönetim kuruluna getiremedim ve görevi bıraktım” dedi.
                              Yönetim kuruluyla tümüyle uyum içinde olduğunu kaydeden Karlıtekin, “Kimseyle bir problemim yoktu. Temel Bey’in akçeli işlerde her zaman arkasındayım ve kefilim. Ama yönetim üslubu ve meselelere bakış açısı tamamen benden farklıydı. Ben bu şekilde çalışmak istemedim. Temel Bey ile belli konularda fikir ayrılıklarımız oldu. Hep oldu. Ama bunlar kişisel değil” dedi.
                              Karlıtekin, “Bu açıklamayı gereksiz spekülasyonları bitirmek için yapıyorum. Kalan arkadaşlar devam etsinler, hayırlı uğurlu olsun. Hamdi Bey’in atanması isabet olmuş. Mutlu oldum. Hamdi Bey benim dostum. Beni her zaman destekleyen ve anlayan bir kişi” diye konuştu.

                              Hukuk eğitimine devam
                              İngiltere’de hukuk eğitimi aldığını söyleyen Karlıtekin, “Hukuk eğitimine bu yıl başladım. Eğitimime devam edeceğim. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’ndan teklif de gelmedi kısa vadede böyle bir planım da yok” dedi.


                              Hamdi Topçu seçildi
                              THY Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Hamdi Topçu seçildi. Rize’nin Çayeli ilçesinde 1964’te doğan Topçu, Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden 1986 yılında mezun oldu. Mali müşavir olan Topçu, dün yaptığı açıklamada şunları söyledi:
                              “Beş yıldır Yönetim Kurulu’nda Başkan Vekili olarak görev yaptığım için, omuzlarıma aldığım yükün ne derece ağır olduğunun ve sorumluluk yüklediğinin bilincindeyim. THY’yi ‘uçuran’ ekibin içinde yer almak, benim için her zaman bir övünç vesilesi olacak.”

                              Yıldırım: Herhalde vekâleten geldi
                              Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım da yaptığı açıklamada, “Herkes bir göreve gelir, görevini yapar. Her gelişin bir gidişi var. Arkadaşımızın kendi iradesiyle yaptığı bir tercihtir. İstifa kararı almıştır” dedi. Yıldırım gazetecilerin, “THY’ye yeni seçilen başkanı nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna, “O herhalde vekâleten geldi, yıllık genel kurula kadar” yanıtını verdi.

                              - Milliyet
                              YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                              Yorum

                              • narada
                                Haberci
                                • 04 Mayıs 2009
                                • 1737

                                #405
                                KARLITEKİN NEDEN İSTİFA ETTİ?

                                Karlıtekin, THY’den istifasının ardında Kotil’le çalışmak istemeyişinin yattığını söyledi.

                                Önceki gün istifasını açıklayan Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin, hakkındaki spekülasyonları bitirmek istediğini söyleyerek istifa nedenini anlattı. İstifasının arkasında Genel Müdür Temel Kotil ile çalışmak istememesi yattığını belirten Karlıtekin şunları söyledi:
                                “Birkaç aydır bu konuda ısrarcı oldum. ‘Gayet başarılı bir resim veriyorsunuz, böyle devam etsin’ dediler. Ben de devam etmek istemediğimi söyledim. Israrlı olunca, ‘Madem o kadar ısrarcı oluyorsun o zaman bu görevi bırakmakta serbestsin’ dediler. Yani mevcut durumun başarılı olduğu, böyle bir şeye gerek olmadığı kanaati olunca, ben de talebimde ısrarlı olunca benim ayrılabileceğim söylendi.”
                                THY’nin Maliye Bakanlığı’na bağlı olduğunu hatırlatan Karlıtekin, “Maliye Bakanı Mehmet Şimşek randevu talebim üzerine bu değerlendirmeyi bana tebliğ etti. O kadar. Teşekkür edip ayrıldım. Hiçbir kızgınlığım yok. Bu göreve getirdiler sağolsunlar” dedi.
                                THY’nin halka açık bir şirket olduğunu söyleyen Karlıtekin, “2006 yılında ikinci halka arzla birlikte çoğunluk devletten çıktı. Temel Bey de daha önceki dönemde atandı. Temel Bey’in göreve atandığı esnada THY kamu hisseleri çoğunlukta olduğu için genel müdürün ataması hükümet tarafından Maliye Bakanlığı üzerinden yapılıyordu. Halka arzlardan sonra bu uygulama son buldu. Ancak geliş şekli böyle olduğu için görevden alınması da usulen Maliye Bakanlığı’nın oluruyla olması gerekiyordu. Bu olur temin edilemeyince ben de bu teklifi yönetim kuruluna getiremedim ve görevi bıraktım” dedi.
                                Yönetim kuruluyla tümüyle uyum içinde olduğunu kaydeden Karlıtekin, “Kimseyle bir problemim yoktu. Temel Bey’in akçeli işlerde her zaman arkasındayım ve kefilim. Ama yönetim üslubu ve meselelere bakış açısı tamamen benden farklıydı. Ben bu şekilde çalışmak istemedim. Temel Bey ile belli konularda fikir ayrılıklarımız oldu. Hep oldu. Ama bunlar kişisel değil” dedi.
                                Karlıtekin, “Bu açıklamayı gereksiz spekülasyonları bitirmek için yapıyorum. Kalan arkadaşlar devam etsinler, hayırlı uğurlu olsun. Hamdi Bey’in atanması isabet olmuş. Mutlu oldum. Hamdi Bey benim dostum. Beni her zaman destekleyen ve anlayan bir kişi” diye konuştu.

                                Hukuk eğitimine devam
                                İngiltere’de hukuk eğitimi aldığını söyleyen Karlıtekin, “Hukuk eğitimine bu yıl başladım. Eğitimime devam edeceğim. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’ndan teklif de gelmedi kısa vadede böyle bir planım da yok” dedi.


                                Hamdi Topçu seçildi
                                THY Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Hamdi Topçu seçildi. Rize’nin Çayeli ilçesinde 1964’te doğan Topçu, Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden 1986 yılında mezun oldu. Mali müşavir olan Topçu, dün yaptığı açıklamada şunları söyledi:
                                “Beş yıldır Yönetim Kurulu’nda Başkan Vekili olarak görev yaptığım için, omuzlarıma aldığım yükün ne derece ağır olduğunun ve sorumluluk yüklediğinin bilincindeyim. THY’yi ‘uçuran’ ekibin içinde yer almak, benim için her zaman bir övünç vesilesi olacak.”

                                Yıldırım: Herhalde vekâleten geldi
                                Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım da yaptığı açıklamada, “Herkes bir göreve gelir, görevini yapar. Her gelişin bir gidişi var. Arkadaşımızın kendi iradesiyle yaptığı bir tercihtir. İstifa kararı almıştır” dedi. Yıldırım gazetecilerin, “THY’ye yeni seçilen başkanı nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna, “O herhalde vekâleten geldi, yıllık genel kurula kadar” yanıtını verdi.

                                - Milliyet
                                YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information