Not Defteri

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • narada
    Haberci
    • 04 Mayıs 2009
    • 1737

    #856
    YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

    Yorum

    • narada
      Haberci
      • 04 Mayıs 2009
      • 1737

      #857
      Faturayı CHP'ye kesti'

      .....

      "Benim milletim neyin ne olduğunu çok iyi biliyor" diyen Erdoğan, "Şu anda tüm gücünü motivasyonunu özellikle muhalefetin ve medyanın kışkırtmasından alan bir yapı. Ben burada bunu söylemek durumundayım. Ana muhalefet partisi ve malum medya hiçbr konuda ortak paydasının olmadığı marjinal öğrenci gruplarını reklamını yaparak bu gruplara hükümete karşı cesaretlendirerek bilsinler ki İMKB içinde prim yapamazlar. Orada kaybederler. Onun için de bu şiddetle bu şiddet içeren anlayışla hiçbir yere gidilemez" dedi.

      Erdoğan, "Milletin takdiri dışında her yola başvuran bunu mübah gören bir muhalefet anlayışıyla yola devam etmek istiyorlar. Bizim gündemimiz çok farklı. Türkiye'yi ekonomiyi büyütmeye sayınlığını yüceltmeye devam edeceğiz. Bizim derdimiz borsada 70 binleri gören bu yapıyı çok yukarılara çekme sürecine devam edeceğiz" diye konuştu.


      haber 9/12 tarihli. başbakanın konuşmasından bir ayrıntı. haberin tamamı burada:
      http://haber.gazetevatan.com/faturay...5584/9/Siyaset

      konuşmasında boldla vurguyu artırdığım ilginç noktalar var... çağrıştırdıklarını ise söylemeyeyim şimdilik. zamanla nasıl olsa göreceğiz...
      YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

      Yorum

      • narada
        Haberci
        • 04 Mayıs 2009
        • 1737

        #858
        Gelişmekte olan ülkelerdeki para çıkışı iç piyasayı da vurdu. İşte son rakamlar...

        Borsa günü yüzde 2.64 kayıpla 65 bin 913 puandan tamamlarken dolar 1.51 TL'ye dayandı.

        Endeksin 30 Kasım Salı günü kapanışı da bu seviyelerde gerçekleşmişti.

        Borsada bugün piyasa beklentilerine ters bir hareket yaşandı. İç piyasadaki sakin gündeme rağmen borsanın sert bir şekilde düştüğünü belirten uzmanlar, bunun nedenini gelişmekte olan ülkelere yönelik harekete ve kar satışlarına bağlıyor.

        Yurtdışında gelişen piyasalardan para çıkışı olduğu belirtilirken Türkiye'nin de bu çıkıştan payına düşeni aldığı ifade ediliyor. Ayrıca çıkan paranın bir kısmının dolara yönelmesi ile de dolar 1.51 TL sınırına kadar dayandı.

        Uzmanlar, enflasyonist endişeler ve faiz artırım söylentilerinin global gelişen piyasaları kötü etkilediğini belirtiyor.

        Acar Menkul Değerler Araştırma Müdürü Zeynel Abidin Balcı da piyasadaki satışı gündemle ilişkilendirmekte zorlandıklarını söyledi. Balcı, piyasanın yukarı gidemeyeceği görülünce 'çıkamayan borsa düşer' mantığının çalıştığının görüldüğünü ifade ederek, kısa süreli kar satışlarının geldiğini kaydetti.

        BDDK’nın kâr uyarısıyla dolar 1.51’i aştı

        Avrupa’da hisse senetleri ABD’deki vergi indirimlerinin ekonomiyi canlandıracağı beklentisiyle 26 ayın en yüksek seviyesini görürken İMKB, BDDK ve Merkez Bankası başkanlarının bankacılık sektörüne yönelik önceki günkü açıklamaları sonrasında yüzde 2.64 geriledi. Düşüşe bankacılık hisseleri öncülük etti. Bankacılık Endeksi’ndeki kayıp yüzde 4.18 oldu. Özellikle bazı yabancı fonların banka hisselerindeki pozisyonlarını azaltmaları doların da 1 hafta aradan sonra yeniden 1.50 TL’nin üzerine çıkmasına neden oldu. Güne 1.49 TL seviyelerinden başlayan dolar 1.5115 TL’ye kadar çıktı. BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, bankacılık sektöründe kâr marjlarının daraldığını ve rekabetin yüksek olduğunu belirterek 2009 ve 2010 kârlılığını tekrar görmenin oldukça zor olduğunu söylemisti.

        AB ülkeleri sallanıyor, Euro kan kaybediyor

        Türkiye açısından çoktan geride kalan ekonomik kriz, Avrupa Birliği (AB) içinde ekonomisi diğer ülkelere kıyasla güçsüz, borç miktarı yüksek olan ülkeleri sallıyor. Yunanistan ile başlayan, İrlanda ile devam eden kriz dalgasının domino taşları etkisi yaparak, Portekiz, Belçika ve İspanya ile devam etmesinden endişe ediliyor.

        AB ülkelerinin ekonomilerinde yaşanan türbülanslar, henüz 8 yıllık bir geçmişi olan ve kriz öncesi iyi bir itibar kazanan AB para birimi Euro’nun geleceğini de tartışılır hale getirdi. Krizin vurduğu Yunanistan, İrlanda ve Portekiz gibi ülkelerin vatandaşları, Euro’nun başta Almanya olmak üzere AB’nin büyük ülkelerinin küçük ülkeleri sömürü aracı olduğunu dillendirmeye başladı. Alman Birinci Televizyon Kanalı ARD’de yayınlanan Hart Aber Fair programına görüşlerini açıklayan İrlanda ve Portekizli vatandaşlar, "Almanya II. Dünya Savaşı’nın aksine Euro sayesinde tek kurşun atmadan Avrupa’ya hükmediyor." dedi. Benzer suçlamalar Yunanistan’dan da gelmişti.

        Alman tarafı ise Avrupa’nın itfaiyecisi olmaktan, nerede yangın çıkarsa onu söndürmek için yardım paketleri hazırlamaktan rahatsız. Kamuoyu araştırmalarına göre Almanlar eski D-Mark’larını geri istiyor. Yunanistan ve İrlanda’ya ekonomik yardım paketleri hazırlayan Almanya, krizin Portekiz, İspanya gibi ülkelerle sürmesi halinde, bu yangınların da söndürülebileceğinden emin değil. Die Welt gazetesi Başbakan Angela Merkel’in (CDU), ancak kendi başbakanlığını riske atarak Euro’yu kurtarabileceğini yazdı. Gazete başka bir haberinde ise, "Şimdi Belçika da sallanıyor." dedi. İlk bakışta Belçika’da durumun iyi olduğunun sanıldığını, kişi başına düşen gelirin, kalkınmanın yüksek olduğunu belirten gazete, "Ama şimdi borçlarda patlama yaşanıyor ve politik problemler dev gibi." ifadelerini kullandı.

        "Merkel’in Euro’yu kurtarmak için Başbakanlığını riske etmesi lazım." diyen Die Welt gazetesi, "Euro’ya güven zayıflıyor. Bir çıkış yolu bulabilecek olan Angela Merkel. Ama bu angajman ona, koltuğunu kaybetmesine mal olabilir. Merkel korkuyor. Çünkü 300 milyonluk toplumun para birimi sallanıyor." dedi.

        Diğer yandan Kölner Stadt Anzeiger gazetesinin yayınladığı bir araştırmaya göre Almanların yüzde 57’si eski Alman Markı’nı geri istiyor. ARD’nin Deutschlandtrend araştırmasına göre yaşananlar Almanları Euro’dan iyice soğuttu. Alman halkının yüzde 60’a yakın kısmı Mark’ın yeniden tedavüle sokulmasını istiyor. Ancak Euro’nun Almanya’ya büyük güç kazandırdığını kabul eden Alman politikacılar yeniden Mark’a dönülmesi gibi bir seçeneği bile kabul etmiyor.
        YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

        Yorum

        • narada
          Haberci
          • 04 Mayıs 2009
          • 1737

          #859
          Düşüşün arkasında 'vur-kaç' fonları var

          2010 yılının ilk 10 ayında 3,2 milyar dolara yakın net alım yapan yabancı yatırımcılar kasım ayında 613 milyon dolarlık net satış yaptı

          12.12.2010 - 02:17



          Banka hisselerinde yoğunlaşan satışlar doğal olarak genel endeks üzerinde satış baskısına yol açtı. Bu satışları sürpriz olarak yorumlamanın yanlış olduğunu düşünüyorum. Zira ekim ayı sonunda Mark Mobius (Templeton Fon yöneticisi) gayet açık bir şekilde İMKB endeksinin yıl sonuna doğru yüzde 15-20 gerileyebileceğini, bazı hedge fonların (kısa pozisyon alanların) satışa geçmesiyle böylesi bir durumun ortaya çıkacağını belirtmişti. Benim de bu köşede yaptığım analizlerle örtüşen bu düzeltme hareketi beklediğim bir zamanda gerçekleşiyor.

          Kasım ayında yoğun bir şekilde satıcı olan yabancılar yukarı hareketin ardından Türkiye piyasalarında kimilerine göre beklenmedik bir şekilde satışa devam ediyorlar. Haziran ayından bu yana yabancılar o kadar iştahla alım yaptılar ki (3 milyar dolarlık net alımda bulundular) bu süre zarfında referandum sonucunun etkisiyle önemli kârlar elde ettiler. Şimdi ise bu kârları işler iyiye giderken realize ederek kısa bir süreliğine Türkiye'deki yatırımlarına ara veriyorlar. Avrupa krizinin derinleştiği, ABD ekonomisinin yetersiz bulunan büyümesinin olduğu bir sırada makro ekonomik dengelerini koruyan Türkiye'de sıcak paraya önlem tartışmaları belki de, yabancıları fiyatlar bu düzeydeyken satalım mantığına itmiş olabilir. Kasım ayı başında bilançolar dönemi sona erdi ve şirketlerin kâr rakamları açıklandı. Fiyatlar içinde mantığı ile çok iyi kâr getiren şirketler dahi f/k oranları gerçeği yansıttığından daha da yukarı gidemediler.

          Bankalar, Garanti Bankası'nın el değiştirme operasyonu sonrası, 2011 yılında kâr marjlarının düşeceği endişeleriyle gerilemeye başladılar. Yabancı yatırımcılar zaten bu hisselerde bu fiyatlardan olağanüstü kârlı durumdalar. Kolaylıkla satış yaparak kârlarını realize ediyorlar. Endekse olumlu ve olumsuz yönde etkileri olan banka hisselerindeki yüzde 3'lük düşüş veya yükseliş aynen endekse yansıdığı için cuma günü dünya borsalarında en fazla kayıp İMKB'de yaşandı. Avrupa'da yaşanan borç krizine rağmen Türkiye'nin ekonomik verileri oldukça iyi sayılabilir. Cuma günü beklentilerin biraz altında gelmesine rağmen üçüncü çeyrek sonunda 8,9'a ulaşan büyüme rakamları, ekim ve kasım aylarındaki sanayi üretimi son çeyrek büyümesi için olumlu yönde fikir veriyor. Bütün bu olumlu gelişmelere rağmen yabancı yatırımcı Borsa'da satışlarına devam etti; Çünkü kurala göre 'beklentiler alınır gerçekler satılır'. Fiyatlar, risk iştahının alım yapmak için uygun hale geldiğinde yeniden döneceklerdir. Endekste kasım ayındaki gibi 64 bin puanın hemen altına bir sarkma olsa da 58-64 bin puan arası alım fırsatı oluşturacaktır. 100 günlük hareketli ortalamalar da hemen hemen bu düzeyde bulunuyor.

          Yabancılar çok uzun süre uzaklaşmayacak

          Genel seçimlere 7 ay var. Bu süre zarfında piyasalarda zaman zaman sert iniş çıkışlar yaşanacaktır. Ama bir gerçek var ki yabancı yatırımcılar bu kazançlı piyasadan çok da uzaklaşmayacak. Bütün kırılganlıklara karşın Türkiye olumlu yönde ayrışan görüntüsünden sapmadıkça finans piyasalarımıza doğru yeni girişler kaçınılmaz gözüküyor. Sıcak paraya önlem yerine sıcak parayı istikrarlı ve uzun vadeli kalması için özendirmek gerekiyor. Sanıyorum bu yönde çabalar geliştirilecektir. Aralık ayının sonlarında gerek Borsa'da gerekse dövizde fiyatlar yine cezbedici noktaya gelirse hiç şüpheniz olmasın ocak ayında Türkiye piyasaları gözde olmaya devam edecektir.

          Önümüzdeki haftanın ilk gününde Çin kasım ayı TÜFE verileri dış piyasalar için son derece kritik. Zira ekim ayında yıllık yüzde 4,4'e ulaşan enflasyon verisi yüzde 5,1'i aşarsa faiz artışı gelebileceğinden bu verinin önemi büyük. Hafta içindeki FED toplantısından herhangi bir sürpriz beklenmiyor. ABD konut satışları ise önem değeri yüksek sayılabilecek bir veri olarak karşımıza çıkıyor. Teknik olarak satış sinyalinin devam ettiği İMKB endeksinin sırasıyla 64.200 ve 63.800 puan seviyelerini koruması önemli. Ancak bu iki önemli destek noktası bir şekilde kırılırsa 58-62 bin aralığı önem kazanacaktır.

          Pamuk altına fark attı

          2010 yılı ABD Doları'nın yükselen bir trend izlemesine rağmen gıdadan tekstile, petrolden altına emtia fiyatlarının dolar bazında rekorlar kırdığı bir yıl olmak üzere. Pamuk fiyatları en son 2008 yılında 93 dolara (cent/libre) kadar yükselmişti. Bu rekorlar altüst oldu. Üstelik o tarihte Euro/dolar paritesi 1,52 seviyelerindeydi. ABD Doları şu an yüzde 13 değerli olmasına rağmen pamuk fiyatlarındaki yükseliş inanılmayacak düzeyde.

          2008 yılının sonunda 39 dolara kadar gerileyen pamuk fiyatları 2010 Kasım ayında 150 dolara kadar yükselerek tarihî bir noktaya ulaştı. Gümüş fiyatları da yüzde 64'lük getiriyle ikinci sırada. Kahve, mısır, buğday sırasıyla bu iki emtiayı izlemekte. Bakır fiyatları da geçmiş rekorları zorlayarak yeni zirvelere ulaşmış durumda. Petrol son dönemdeki yükselişin etkisiyle altın fiyatlarını sollayarak yıllık yüzde 26 oranında yükselmiş kaydetti. Altın ons fiyatı da yılbaşından bu yana yüzde 22 artarak listenin arka sıralarında yer aldı.

          Selim Işıklar/ZAMAN

          ++

          2010 yılının ilk 10 ayında 3,2 milyar dolara yakın net alım yapan yabancı yatırımcılar kasım ayında 613 milyon dolarlık net satış yaptı

          deniliyor. bu miktarın acaba ne kadarı anaparaydı????
          YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

          Yorum

          • narada
            Haberci
            • 04 Mayıs 2009
            • 1737

            #860
            Haftanın dikkat çeken hisseleri
            Geçen hafta piyasaları şu gelişmeler etkiledi: İşte size uzmanların önerdiği bu haftanın hisseleri

            12.12.2010 - 02:29

            - Enflasyon rakamı Kasım 2010 ayı içinde ; TÜFE %0,03 (Beklenti: 0,93) - ÜFE %0,31 olarak gerçekleşti, yıllık bazda ise TÜFE %7,26, ÜFE %8,17 oldu.

            • Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2011 yılında emlak vergisine tabi değerlerin artırılmayacağını, bina maliyet bedellerinde de artış yapılmayacağını belirtti.

            • BM, dünya ekonomisindeki toparlanmanın 2010 yılının ortasından beri ivme kaybetmeye başladığını belirterek tüm ekonomik göstergelerin 2011'de daha zayıf ekonomik büyümenin olmasının beklendiğini belirtti.

            Emlak Konut GYO hisselerinin günlük işlem hacmi 857 milyon 914 bin lira olurken, İMKB'de günlük işlem hacmi 3 milyar 232 milyon lira olarak gerçekleşti. Böylece Emlak GYO hisseleri tek başına Borsanın günlük işlem hacminin yaklaşık yüzde 15'ini gerçekleştirmiş oldu.

            Cuma günü ABD işsizlik verilerinin ardından borsalarda satış geldi, euro ve altın yükseldi. %9,8 işsizlik oranı beyaz saray tarafından “kabul edilemez oranda yüksek” şeklinde yorumlandı.

            • Wall Street Journal, "Türkiye'nin ticaret açığı, dış şoklara açık bırakan bir dengesizliği ortaya çıkardı" adlı haberinde, cari işlemler açığının daha da genişleyebileceği uyarısında bulunduğu belirtti.

            CHP lideri 2011'deki seçimlerde başarı gelmezse 'hadi bize eyvallah' diyerek görevden ayrılacaklarını belirtti.
            • ABD’li düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü, 2009 ve 2010 yılları arasında dünyanın 150 kenti içinde en hızlı istihdam ve gelir artışı yakalayan şehrin İstanbul olduğunu açıkladı.
            Ticaret kanunu Ocak'ta yasalaşacak… İktidar ile muhalefet partileri, iş dünyasının merakla beklediği Türk Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nda uzlaştı.

            • Türkiye, Ekvator ile ticari işbirliği ve ortaklık protokolü imzaladı
            • Türkiye'nin, Satınalma Gücü Paritesi'ne göre kişi başına milli geliri 30 yılda %458 oranında artış gösterdi. Türkiye bu artış oranıyla, Lüksemburg ve İrlanda'nın ardından Avrupa'da kişi başına milli gelirini en çok artıran 3'üncü ülke oldu.

            Bu hafta ise şu gelişmeler takip edilecek:

            • Salı günü açıklanacak OECD Ekim işsizlik oranı, İngiltere Ekim Sanayi Üretimi, Almanya Ekim Fabrika Siparişleri, Kanada BOC faiz kararı

            • Çarşamba açıklanacak Ekim Sanayi Üretimi (Almanya, Türkiye) ve Ekim Dış Ticaret Dengesi ( Japonya, Almanya, Fransa)

            * Perşembe açıklanacak Kasım Tüfe (G.Kore, Almanya, İsveç, Hollanda, İrlanda, Meksika)

            3.Çeyrek GSYİH (Yunanistan, Portekiz, Brezilya, Macaristan, Bulgaristan, Çek Cum.)

            • Cuma açıklanacak Kasım Dış Ticaret Dengesi ( Çin, Romanya, Slovakya, Lituanya, Yunanistan, Kanada), Michigan Üniversitesi Tüketici Güveni ( ABD ), Ekim Sanayi Üretimi (Finlandiya, İsveç, İtalya, Yunanistan, İrlanda )

            BELGİN MAVİŞ

            Piramit Menkul Kıymetler Araştırma Departmanı

            PİRAMİT MENKUL KIYMETLERİN İŞARET ETTİĞİ HİSSELER

            BSOKE ( Batısöke Çimento )

            Türkiye’de çimento sektörü 2010 yılının ilk 9 ayında üretimde % 9’luk bir büyüme sergiledi. Aynı dönemde Batısöke ise çimento üretimini % 19 oranında artırarak 484.000 ton seviyelerine ulaştırdı ve sektör ortalamasının üzerinde bir büyüme performansı sergiledi. Yine aynı dönemde klinker üretiminde ise -%13 düşüş yaşamıştır. Söke’de bulunan fabrikasında modernizasyon ve çevre koruma yatırımları için hazine müsteşarlığından 18,5 Milyon TL’lik vergi muafiyeti ve KDV istisnası unsurlarını kapsayan yatırım teşvik belgesi almıştır.

            Dünyada üretilen çimentonun son yıllarda ortalama % 51’ini tüketmekte olan Çin gibi ülkelere yapılan ihracatlar doların yukarı yönlü hareketini sürdürmesi ile pozitif yönde etkilenebilir. IMKB 100 Endeksi ile son bir yılda % 55 korelasyon ile hareket eden hisse, piyasaların sert düşüşünden fazla etkilenmedi. İşlem hacmi ile yukarı yönlü hareket beklemekteyiz.

            1. Destek : 1,57
            2. Destek : 1,51
            1. Direnç : 1,63
            2. Direnç : 1,70
            Hedef Fiyat : 1,95

            IHEVA ( İhlas Ev Aletleri )

            İhlas Ev Aletleri, temizlik robotu, şofben, soba terazi gibi ev ürünleri ürünlerinin bir çoğunda pazarda ciddi yer teşkil etmektedir. 2010 yılı 3. Çeyrek itibari ile 191 Milyon TL sermayesinin % 78’lik bölümü halka açık olarak işlem görmektedir. 2010 yılının ilk 3 çeyreğinde 2009 yılına göre ev aletlerinde vergi öncesi karını % 280 oranında artırarak 7,200 Milyon TL kazanç sağlamıştır. 24 Temmuz 2009’da sona eren bir opsiyon sözleşmesi için teminat olarak şirket %4,18’lik hissesini Lehman Brothers’a vermişti. İhlas, Lehman Brothers’ın iflas açıklamasıyla hisselerin geri alınması için müracatlarda bulundu.

            Şirketin gelir ve giderleri arasında bir çeşit kur dengesi bulunduğu için, parite hareketlerinden ciddi boyutlarda etkilenmemekte. Endekse göre geride kalan hisse, endeks ile %-6 korelasyon ile son bir yılda hareket etmektedir

            1. Destek : 1,07
            2. Destek : 0,99
            1. Direnç : 1,12
            2. Direnç : 1,21
            Hedef Fiyat : 1,47

            ISGYO ( İş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı )

            İş Gayrimenkul portföy yatırımlarının yaklaşık % 90’ı gayrimenkul sektöründe bulunmakta ve bu gayrimenkuller kira geliri elde edilen taşınamazlar ve proje geliştirmek için satın alınan arsalardan oluşmaktadır. 450 Milyon TL sermaye ve % 55 halka açıklık oranıyla ISGYO 2010 yılının ilk üç çeyreğinde, 2009 yılının aynı dönemine göre % 13 dönem karında düşüş yaşayarak 36 Milyon TL dönem karı açıklamıştır. 2010 yılının ikinci çeyrek verileri, konut kredilerinde ve ruhsatlarda büyüme, konut satışlarında ise düşüş yaşandığını göstermektedir. Düşük faiz oranlarının katkısı ile, geçen yıla göre konut kredileri % 22 oranında artış göstermiştir. 3 Aralık 2010 tarihli haberde bahsi geçen, 37 Milyon TL’lik turistik tesisi satın alarak portföyünü % 3 oranında genişletmiştir.

            IMKB 100 ile %80 korelasyonla hareket eden, ISGYO yeni bir trend hareketi içine girildiği gözlemlenmekte, hacim artışı ile yukarı yönlü hareket beklemekteyiz.

            1. Destek : 1,75
            2. Destek : 1,64
            1. Direnç : 1,84
            2. Direnç : 1,90
            Hedef Fiyat : 2,18

            KRSTL ( Kristal Kola ve Meşrubat )

            IMKB’de 48 Milyon TL sermaye ve % 59 halka açıklık oranı ile işlem gören kristal kola, 2010 yılının ilk 3 çeyreğinde, 2,2 Milyon TL zarar açıkladı. Bir önceki yıl aynı dönemde ise 9 bin TL kar açıklarken, toplam satışlarını 2010 yılının ilk üç çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre % 7 oranında arttırdı. Piyasaların sert düşüşüne ayak uydurmayan hisse, IMKB endeksi ile % 44 korelasyon içinde hareket etmektedir. Hissede hacim ile beraber yukarı yönlü hareket beklemekteyiz.

            1. Destek : 1,40
            2. Destek : 1,32
            1. Direnç : 1,44
            2. Direnç : 1,52
            Hedef Fiyat : 1,80

            TKFEN ( Tekfen Holding )

            Tekfen Holding, 370 Milyon TL sermayesi ve % 34 halka açıklık oranı ile IMKB’de işlem görmektedir. 2010 yılının ilk 9 ayında 2009 yılının aynın dönemine göre net dönem karını % 260 oranında artırarak, 147 Milyon TL kar elde etmiştir. 3. Çeyrekte Tarım şirketlerinden 19 Milyon TL kar açıklayarak 20 Milyon TL kar açıkladığı taahhüt gurup firmaları ile yakın seviyelerde kar elde etmiştir. Bunun en büyük nedenlerinden birisi yüksek seyreden gübre fiyatları ve gübre sezonunun gelmiş olması olabilir.

            IMKB 100 endeksine % 73 oranında korelasyon ile hareket eden TKFEN, Toros gübrenin faaliyetleri ile yıl sonu bilançosunda pozitif veriler sergileyebilir. Hissede para girişi görülmekte ve işlem hacmi ile beraber yukarı yönlü hareket beklemekteyiz.

            1. Destek : 6,14
            2. Destek : 5,92
            1. Direnç : 5,92
            2. Direnç : 6,30
            Hedef Fiyat : 7,20
            Mehmet Çetin
            Cevher Güneşler

            Editör: Belgin Maviş
            Piramit Menkul Kıymetler Araştırma Departmanı
            GEDİK YATIRIM’IN İŞARET ETTİĞİ HİSSELER:

            SISE

            Son 3 gündür fiyat artarken hacmin de belirgin ölçüde artması , yükselişin gücüne ve bir süre daha devam edebileceğine işaret ediyor.Kısa vadeli göstergeler genelde Al konumunda bulunuyor.Orta vadeli göstergeler son dönemde belirgin Al sinyalleri vermeye başladı.Hisse kısa-orta vade hareketli ortalamalarının üzerinde seyrediyor.

            Destek:2,65
            Alt Destek:2,63
            Direnç:2,71
            Üst Direnç:2,73

            ISGYO

            Son 2 gündür fiyat artarken hacmin de belirgin ölçüde artması , yükselişin gücüne ve bir süre daha devam edebileceğine işaret ediyor.Kısa vadeli göstergeler genelde Al konumunda bulunuyor.Orta vadeli göstergeler son dönemde belirgin Al sinyalleri vermeye başladı.Hisse kısa-orta vade hareketli ortalamalarının üzerinde seyrediyor.

            Destek:1,74
            Alt Destek:1,72
            Direnç:1,80
            Üst Direnç:1,82

            TKFEN

            Son 3 gündür fiyat artarken hacmin de belirgin ölçüde artması , yükselişin gücüne ve bir süre daha devam edebileceğine işaret ediyor.Kısa vadeli göstergeler genelde Al konumunda bulunuyor.Hisse kısa-orta vade hareketli ortalamalarının üzerinde seyrediyor.

            Destek:6,12
            Alt Destek:6,04
            Direnç:6,32
            Üst Direnç:6,40

            TUPRS

            Kısa vadeli göstergeler genelde Al konumunda bulunuyor.Orta vadeli göstergeler son dönemde belirgin Al sinyalleri vermeye başladı.Hisse kısa-orta vade hareketli ortalamalarının üzerinde seyrediyor.
            Destek:37,90
            Alt Destek:37,40
            Direnç:38,80
            Üst Direnç:39,20

            ASYA

            Son 3 gündür sürekli yükselen fiyat dikkat çekici. Ancak işlem hacmi tarafından henüz teyit edilmiş değil.Kısa vadeli göstergeler genelde Al konumunda bulunuyor.Orta vadeli göstergeler son dönemde belirgin Al sinyalleri vermeye başladı.Hisse kısa-orta vade hareketli ortalamalarının üzerinde seyrediyor.

            Destek:3,17
            Alt Destek:3,13
            Direnç:3,27
            Üst Direnç:3,31

            ENKAI

            Kısa vadeli göstergeler genelde Al konumunda bulunuyor.Orta vadeli göstergeler son dönemde belirgin Al sinyalleri vermeye başladı.Hisse kısa-orta vade hareketli ortalamalarının üzerinde seyrediyor.

            Destek:5,62

            Alt Destek:5,56

            Direnç:5,78

            Üst Direnç:5,84

            ISCTR

            Son 3 gündür sürekli yükselen fiyat dikkat çekici. Ancak işlem hacmi tarafından henüz teyit edilmiş değil.Kısa vadeli göstergeler genelde Al konumunda bulunuyor.Orta vadeli göstergeler son dönemde belirgin Al sinyalleri vermeye başladı.Hisse kısa-orta vade hareketli ortalamalarının üzerinde seyrediyor.

            Destek:5,80

            Alt Destek:5,70

            Direnç:6,04

            Üst Direnç:6,14

            Teknik Analiz: Tuğba Saygın

            Gedik Yatırım Araştırma Departmanı
            YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

            Yorum

            • narada
              Haberci
              • 04 Mayıs 2009
              • 1737

              #861
              2010 yılının flaşı spor hisseleri

              İMKB’de spor sektörü hisselerinin getirileri göz kamaştırıyor. Yılbaşından bu yana Galatasaray hisseleri yüzde 175, Trabzonspor yüzde 173 yükseldi

              12.12.2010 - 01:16

              ZEYNEP AKTAŞ

              2010 yılı tamamlanırken sektör getirilerinde spor sektörü hisseleri göz kamaştırıyor. Koca bir yıl geriden kalırken getirilerde ilk dikkat çeken sektörler yeni ekonomi ile spor hisseleri. Yeni ekonomide Datagate ve Armada bilgisayar hisseleri görülürken spor hisseleri 2010 yılında öne çıktı.

              Yabancı yatırımcıların spor hisselerinde satış yapmasına rağmen hisselerin prim yapması dikkat çekici. 2010’da takımların, şampiyonluk iddiaları ve projeleri kadar son yapılan TV yayın ihalesinde yayın hakkının çok yüksek fiyatlara satılması değerinin artmasına ciddi katkı yaptı. Yüksek 2010 getirilerinde spor hisselerini tekstil-deri, finansal kiralama, ticaret sektörleri izliyor. Özellikle ticaret sektöründe yabancı payında yükseliş var.

              Yabancı payı arttı

              Yabancı payının artması bu sektöre olan ilgiyi gösteriyor. Bu açıdan 2011 yılında da izlenecek sektörler arasında gösterilebilir. Performansları diğer dikkat çeken sektör arasında holding, savunma, kimya... gösterilebilir. Bizim asıl dikkat çekmek istediğimiz yabancı payı artmasına rağmen 2010 yılında İMKB performansı zayıf kalmış, diğerlerine göre nispeten düşük prim yapmış sektörler. Bunlar elektrik, turizm, iletişim olarak görülüyor.

              Bu sektörler 2010 yılı için izlenebilir. Sigorta sektöründeki yabancı yatırımcı payının düşmesi dikkat çekici. Buna rağmen prim yaptı. Yabancı yatırımcı açısından öncelikle izlenecek sektör elbette bankacılık olacaktır. Yabancı payında yüzde 1.5 oranında bir küçülme var. Prim olarak ortalamaya yakın. Bu durum yabancının alıp sattığı trade yaptığı izlenimini veriyor. 2011 yılında yine bankacılık hisseleri yakından izlenecek.



              Lokomotif banka hisseleri

              Banka hisseleri yabancı yatırımcılar için vazgeçilmez veya olmazsa olmaz gibi. Bu ilginin nedeni olarak işlem derinliğinin yüksek ve likit oluşu, ortaklık yapısı, bilanço ve temel verilerinin güçlü olması gibi bir çok neden sayılabilir endekse banka hisseleri yön verir önemli ölçüde. Yabancı alacak veya satacak ise banka hisselerini tercih eder. Bunu sadece bir yorum olarak görmek doğru bir yaklaşım değil. Rakamlar ve veriler de bunu söylüyor.

              İMKB’nin yukarı yönlü hareket ettiği eylül ayında yabancı yatırımcılar ne almış diye baktığınızda veya kasım ayında İMKB endeksi düşerken ne satmış diye baktığımızda da banka hisseleri ilk sıralarda yer alıyor.



              Piyasalar Avrupa zirvesine odaklanacak

              Yurtdışı piyasalardaki volatilite göz kamaştırıyor. Bol paranın yarattığı iyimserlik gerginliğin zirvede kalmasına engel olamıyor. Olası bir sıcak para hareketi piyasaların nabzının sürekli yüksek olmasına neden oluyor. Geçtiğimiz hafta İrlanda ve Macaristan’ın düşen notları moralleri bozdu.

              Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Macaristan'ın kredi notunu iki kademe indirerek "Baa1"den yatırım yapılabilir seviyenin bir basamak üstü olan "Baa3"e çekti. Fitch ise, İrlanda'nın kredi notunu "A+"dan "BBB+"ya indirdi, görünümü ise "durağan" olarak açıkladı. Buna bağlı olarak hafta boyunca Euro zayıf bir seyir izledi. Olumlu haberler ise Amerikadan geldi.

              ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Ben Bernanke’nin ekonominin alınan tedbirlere tepki vermemesi ve yüksek işsizliğin devam etmesi halinde 600 milyar dolarlık Hazine tahvili alımının artırılabileceğini söylemesi ABD borsalarında çıkışı beraberinde getirdi. Ayrıca ABD Başkanı Barack Obama, bir önceki başkan George W. Bush'un döneminde getirilen vergi indirimlerinin süresinin iki yıl uzatılması konusunda Cumhuriyetçilerle anlaşma sağlandığını açıkladı. Kısa vade için piyasaları rahatlatan bu gelişmeler ABD borsalarında çıkışı getirdi. yandan Avrupa’da hareketlilik son hızı ile sürüyor.

              Avrupa Birliği ülkeleri maliye bakanları, İrlanda'ya 85 milyar Euroluk mali yardım paketini resmen onayladı. Ancak Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, AB ortak devlet tahvillerine karşı olduklarını açıkladı.

              Gelişmelere baktığımızda Euro ülkeleri içinde krizle ortak baş edebilmek konusunda görüş birliği yok ve her kafadan ayrı bir ses çıkıyor. Euro bölgesindeki sorunlar giderek büyüyor ve tek başına Avrupa Merkez Bankası’nın altından kalkabileceği gibi de değil. Bu nedenle önümüzdeki aylarda Avrupa ekonomilerindeki sarsıntıları ve kriz ortamını konuşmaya devam edeceğiz.

              Bankaların kararları izlenecek

              Bu hafta düzenlenecek AB Zirvesi’nden alınacak ekonomiye ilişkin kararlar merakla izlenecek; ayrıca, ABD Merkez Bankası’nın toplantısından sonra yapılacak açıklamalar da ilgi ile bekleniyor. Gelecek hafta izlenmesi gereken önemli veriler açıklanacak. Bunlar ekim ayı ödemeler dengesi, kasım ayı bütçesi ve eylül dönemi işsizlik verileri. Bunun yanısıra 14 Aralık’ta FED faiz kararı ve 16 Aralık’ta Merkez Bankası’nın PPK toplantısı var. Toplantılar sonrası yapılacak açıklamalar önemli

              Bu yapı yıllardır böyle sürüyor. Belki uzun bir süre daha yabancıların bankalara olan ilgisi devam edecek. Son günlerde yabancı yatırımcıların banka hisselerinde satış yapması ve BDDK’nin 2011 yılında banka kârlarında azalma beklentisine rağmen 2011 yılını yine bankaları izleyerek geçirebiliriz.





              Burçelik bir haftada yüzde 94.63 değer kazandı. Şirket bedelsiz sermaye artırımına gidiyor. Burçelik'in 648 bin TL olan mevcut çıkarılmış sermayesi sermaye artırımı sonrasında 8 milyon 424 bin TL olacak. Sermaye artırım oranı yüzde 1.200 olacak. Şirket sermaye artırımı için 2 Aralık 2010 tarihinde SPK'ya başvuruda bulundu. Bu hafta Burçelik dışında yüzde 30'un üzerinde kazandıran 3 hisse senedi var. Bu hisseler; Gediz İplik, Taksim Yat. Ortaklığı ve Akmerkez GMYO.

              Yabancı satışı iyimserliği bozdu

              Dış piyasalara bağlı hareket eden iç piyasalar olumsuz ayrışma gösterdi. Yıl sonu rallisinin tartışıldığı bir ortamda banka hisseleri öncülüğünde gelen yabancı satışları moralleri bozdu. İMKB endeksi haftalık bazda yüzde 3.14 düşerek 64.759 seviyesine gerilerken Ekonomist volatilite endeksi E-VEX 200 haftayı yüzde 24.13 seviyesinden tamamladı. Satışlar yabancı fonlardan geldi. “Direnç seviyelerinde kâr satışları gelebilir” görüşümüzü bu hafta için “Destek seviyelerinde tepki alımları görülse de endeksin bir süre kâr satışları ve düzeltmenin etkisinde kalabileceği” şeklinde güncelliyoruz.



              AÇIKLANACAK VERİLER

              13 Aralık 2010 Pazartesi
              10:00 Türkiye Cari Denge, Ekim (Beklenti: -3,5 Mlr $)

              14 Aralık 2010 Salı

              12:00 AB Sanayi üretimi, Ekim (Beklenti: 7,8%)
              12:00 Almanya Zew Endeksi, Aralık (Beklenti: 4)
              15:30 ABD ÜFE, Kasım (Beklenti: 0,5%)
              15:30 ABD Perakende satışlar-Otomotiv hariç Kasım
              15:30 ABD Perakende Satışlar, Kasım (Beklenti: 0,60%)
              21:15 ABD FED Faiz kararı (Beklenti: 0,25%)

              15 Aralık 2010 Çarşamba

              10:00 Türkiye İşsizlik oranı, Eylül
              10:00 Türkiye Merkezi Yönetim Bütçesi FDF, Kasım
              14:00 ABD MBA Mortgage Başvuruları
              15:30 ABD Tüfe, Kasım (Beklenti: 0,20%)
              15:30 ABD NY FED Sanayi Endeksi, Aralık (Beklenti: 4)
              16:15 ABD Sanayi Üretimi, Kasım (Beklenti: 0,30%)
              16:15 ABD Kapasite Kullanımı, Kasım (Beklenti: 75,0%)

              16 Aralık 2010 Perşembe

              10:00 Türkiye Tüketici Güven Endeksi, Kasım
              11:00 AB PMI Sanayi Endeksi-Öncü, Aralık (Beklenti: 55,2)
              11:00 AB PMI Hizmet Endeksi-Öncü, Aralık (Beklenti: 55,3)
              15:30 ABD Haftalık İşsizlik Başvuruları (Beklenti: 425 Bin)
              15:30 ABD Konut Başlangıçları, Kasım (Beklenti: 6,0%)
              15:30 ABD İnşaat İzinleri, Kasım (Beklenti: 1,1%)
              17:00 ABD Philadelphia Fed İm. End., Aralık (Beklenti: 14,1)
              19:00 Türkiye MB Faiz Kararı (Beklenti: 7,00%)

              17 Aralık 2010 Cuma

              11:00 Almanya IFO İş Ortamı Endeksi, Aralık (Beklenti: 109)
              17:00 ABD Öncü göstergeler, Kasım (Bk,1,10%)


              BORSA

              64.000 seviyesi önemli

              Endekste devam eden düzletme hareketiyle destek seviyeleri öne çıktı. İlk önemli destekler 64.500-64.000 seviyesinde bulunuyor. Bu seviyelerde tepki alımları görülebilir. 64.000’in altında destekler 62.000-61.000’de. Dirençler ise 67.500 ve 68.500 seviyelerinde. Bu seviyelere hareketlenmelerde tekrar satışlar gelebilir.


              -milliyet / finansgündem
              YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

              Yorum

              • narada
                Haberci
                • 04 Mayıs 2009
                • 1737

                #862
                narada Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                Dikkat! 1 Ocak'ta başlıyor

                Artık her evin Enerji Kimlik Belgesi olacak, alınmadan satış ve kiralama yapılamayacak

                Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nca AB'ye uyum sürecinde konutlar için getirilen ''Enerji Kimlik Belgesi'' alma zorunluluğunun Ocak 2011''den itibaren uygulamaya konulacağı bildirildi.

                Bakanlık tarafından 2008'da çıkartılan ve yeni yılda yürürlüğe girecek ''Binalarda Enerji Performans Yönetmeliği'' gereğince, yeni yapılacak binaların, yıllık enerji tüketimi miktarına göre ''Enerji Kimlik Belgesi''nin düzenlenmesinin gerekeceği belirtildi.

                Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kubilay Ulu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Avrupa'da üstünde özenle durulan ve sıkı denetimlerle uygulanan ısı yalıtımının, Türkiye'de de hak ettiği değeri bulmaya başladığını söyledi.

                2011'in, getirilecek zorunlu uygulamalar, yönetmelikler ve kanunlarla adeta yalıtım yılı olacağını belirten Ulu, ''AB'ye uyum sürecinde yeni binalarda (Enerji Kimlik Belgesi) zorunlu. Ayrıca, bugüne kadar 19 ilde uygulanmakta olan Yapı Denetimi Hakkındaki Kanun da, Bakanlar Kurulu Kararı ile yeni yılda bütün illerde uygulanacak. Yani binalara ısı yalıtımını yaptırmak kaçınılmaz olacak. Yalıtımdan kaçış mümkün olmayacak'' dedi.

                Ulu, bu uygulamaların sadece yeni binaları değil mevcut binaları da ilgilendirdiğini ifade ederek, ''Enerji Kimlik Belgesi mevcut binalarda 2017'den itibaren zorunlu olacak. Ayrıca Elektrik İşleri Etüd İdaresi (EİE) tarafından hazırlanan Enerji Verimliliği Strateji Belgesi Taslağı'na göre, 2012'den itibaren yalıtımsız binalardan alınan vergiler artacak. Yani mevcut binalar ne kadar erken yalıtılırsa o kadar karlı olacak'' diye konuştu.

                -''ENERJİ KİMLİK BELGESİ OLMAYAN BİNA KALMAYACAK''-

                Ulu, yeni inşa edilen binalar için 1 Ocak'tan itibaren, mevcut binalar için 2017'ye kadar alınması gereken ''Enerji Kimlik Belgesi''nin, binanın ısıtma, soğutma ve aydınlatma için gerekli toplam enerji giderinin yıllık maliyetine kadar birçok bilgiyi içeren bir belge olduğunu bildirdi.

                Konutlar aynen beyaz eşyalarda olduğu gibi A'dan G'ye kadar sınıflandırılacağını anlatan Ulu, ''A sınıfı, tasarruflu ve SEG (Sera Gazları Emisyonu Göstergesi) emisyonu düşük konutları, G sınıfı ise enerji israf eden ve SEG emisyonu yüksek konutları işaret edecek'' diye konuştu.

                Yeni bir ev satın almak ya da kiralamak isteyenlerin öncelikle binaların ''Enerji Kimlik Belgesi''ne bakacaklarını anlatan Ulu, şöyle konuştu:

                ''Bu belgenin zorunlu hale gelmesi ise en başta ısı yalıtımını zorunlu kılıyor. Çünkü binalarda en fazla enerji tüketimi yaklaşık yüzde 85 oranında ısıtma ve soğutma amaçlı oluyor ve ısı yalıtımı ile enerjiden en az yüzde 50 tasarruf sağlanıyor.

                Enerji Kimlik Belgesi sayesinde yeni binaların yalıtımsız olması yüzde 100 engellenirken mevcut binalara da (ne kadar erken yalıtım yaptırırsan o kadar iyi olur) mesajı veriliyor. Çünkü yalıtımsız binalara artık her konuda fazla tüketen, fazla masraf çıkaran binalar olarak bakılacak ve değerleri azaldıkça azalacak. Belgesi olmayan ya da düşük enerji sınıfına sahip evler, kiralama ve satın almada tercih edilmeyecek. Binanın ne kadar enerjiye ihtiyacı olduğunu ve ısıtma, soğutma, aydınlatma için ne kadar para harcanması gerektiğini gösteren Enerji Kimlik Belgesi'nin bu nedenlerle konut fiyatlarını da etkileyeceğine kesin gözüyle bakılıyor.''

                -YAPI DENETİM KANUNU İLE BİNALAR DENETLENECEK-

                Ulu, halen 19 ilde uygulanan Yapı Denetim Kanunu'nun da 1 Ocak'tan itibaren Türkiye genelindeki tüm illerde uygulanacak olmasını çok olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi.

                Binalarda Isı Yalıtımı Yönetmeliği'nin yapı denetim firmaları tarafından denetlendiğini belirten Ulu, yılbaşından itibaren ülkemizdeki hiçbir ilde ısı yalıtımından kaçmanın mümkün olmayacağını sözlerine ekledi.

                - finansgündem / 5.12.2010
                İzocam: Yeni yasa bekleniyor

                Hükümetin yalıtımla ilgili yapacağı düzenlemelerin şirketi olumlu etkilemesi bekleniyor


                Binalara çıkarılacak enerji kimlik belgesi ve mantolama yasasınını önümüzdeki yılın başında Meclis'ten geçmesi bekleniyor. Şirketin yeni düzenlemelerden olumlu etikleneceği belirtiliyor.
                YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                Yorum

                • narada
                  Haberci
                  • 04 Mayıs 2009
                  • 1737

                  #863
                  YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                  Yorum

                  • narada
                    Haberci
                    • 04 Mayıs 2009
                    • 1737

                    #864
                    JP Morgan, TCMB'nin bu hafta 50, Ocak'ta 50 Baz Puan Faiz İndirimi Yapmasını Bekliyor

                    JP Morgan, TCMB Başkan Yardımcısı Erdem Başcı'dan haftasonu gelen açıklamalarından ardından TCMB Para Politikası Kurulu'nun Perşembe günü yapacağı toplantıda alınacak faiz kararı konusunda beklentisini değiştirdi.

                    JP Morgan, TCMB Başkan Yardımcısı Erdem Başcı'dan haftasonu gelen
                    açıklamalarından ardından TCMB Para Politikası Kurulu'nun Perşembe
                    günü yapacağı toplantıda alınacak faiz kararı konusunda beklentisini
                    değiştirdi. Daha önce gösterge faizin 2011 yılı son çeyreğe kadar
                    değişmeyeceği tahminini dile getiren JP Morgan, bugün yayınladığı
                    raporda, Perşembe günkü toplantıda faizlerin 50 baz puan ve Ocak
                    ayında yapılacak toplantıda 50 baz puan dana indirilmesini beklediğini
                    vurguladı.
                    JP Morgan ayrıca, TCMB'nin politika faizindeki indirim ile eş zamanlı olarak Aralık-Ekim döneminde TL cinsinden mevduatlar için zorunlu karşılık oranını 200 baz puan artırmasını beklediklerini, 100 baz puanlık bir zorunlu karşılık artırımının TL likiditesinde 4.3 milyar, yüzde 15 düşüş yaratacağını hesapladıklarını da belirtti.
                    TCMB'nin beklentilerin yönetiminde, kredilerde büyümenin sınırlanması
                    ve artan cari işlemler açığını sınırlamakta başarılı olması halinde,
                    Haziran ayında yapılacak genel seçimler sonrasında Banka'nın tekrar
                    enflasyonu hedeflemeye başlamasını muhtemel olduğunu ifade eden
                    JP Morgan, bu senaryoda 2011 3. çeyrekte 100, 4. çeyrekte 100 baz
                    puan olmak üzere 2011 sonuna kadar 200 baz puanlık faiz artırımı
                    beklediklerini de vurguladı.
                    YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                    Yorum

                    • narada
                      Haberci
                      • 04 Mayıs 2009
                      • 1737

                      #865
                      1 milyar dolar yurt dışına kaçtı

                      18-12-2010 17:27
                      Başbakan Erdoğan’ın “Sıcak para tehlikelidir” sözleriyle art arda tedbirler alındı. Merkez Bankası da faizi düşürünce bir günde kaçan sıcak para 1 milyar dolar oldu.

                      Sıcak paraya önlem hazırlıkları içinde olan Maliye, BDDK ve Merkez önce vadeyi uzatma peşine düştü. 5 yıldan uzun tahvile stopaj sıfırlanırken, mevduatta da kısa vadenin cazibesi bitirildi. İki gündür alınan önlemler özellikle Türkiye’nin ’yumuşak karnı’olarak ifade edilen cari açığa fren yaptırırken, diğer taraftan vatandaşların harcamalarının kontrol altına alınmasını amaçlıyor.

                      Yabancılar dolar aldı
                      Repoya getirilen zorunlu karşılık burada kâr bırakmazken, yabancı yatırımcılar ilk günde çareyi dolar alarak bu piyasadan çıkmakta buldu. Dolar gün içinde 3 kuruş yükselerek 1.55 liraya, Euro ise aynı sıçrama ile 2.05 liraya dayandı. Repodan kaçan doları 1.55’lere kadar yükseltti. ABD ve AB’nin para basıp likiditeyi artırmalarının ardından gelişmekte olan ülkelere fon akışını hızlandırarak, Türkiye’de liranın değerlenmesine neden olması ve cari işlemler açığını hızla artırması, açığın finansmanının “sıcak para” olarak adlandırılan kısa vadeli fon akışlarıyla karşılanması, ekonomi yönetimini harekete geçirdi ve art arda önlemler açıkladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk kez Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta açıkladığı sıcak paraya karşı en son önlemi dün Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) açıkladı.

                      Konutta kredi düştü
                      Kurum 1 Ocak 2011’den geçerli olmak üzere bankaların vereceği konut edinme amaçlı kredilerde, kredi tutarının söz konusu gayrimenkul değerinin yüzde 75’ini; ticari gayrimenkul alımı amaçlı kredilerde ise teminata konu olacak gayrimenkul değerinin yüzde 50’sini aşmaması kararı aldı. Bu doğrultuda; konut edinmeleri amacıyla tüketicilere kullandırılacak krediler ile konut teminatı altında kullandırılacak tüketici kredilerinde, kredi tutarı teminata konu olan gayrimenkulün değerinin yüzde 75’ini aşamayacak.

                      Bankalar mesajı anlamalı
                      Ayrıca, ticari gayrimenkul alımı amaçlı kullandırılacak ticari kredilerde ise, kredi tutarının teminata konu olacak gayrimenkulün değerinin yüzde 50’sini aşmaması ve bu sınırın belirlenmesinde esas alınacak teminata konu olan konutların ya da ticari gayrimenkullerin değerinin BDDK veya Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yetkilendirilmiş değerleme şirketlerince tespit edilmiş olmasının zorunlu tutulmasına karar verildi. Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, Merkez Bankası’nın ve diğer otoritelerin son dönemde ekonominin ısınması riskine karşı aldıkları önlemlerle çok ciddi mesajlar verdiğini belirterek, bankalar tarafından bu mesajların alınması gerektiğine, aksi takdirde karar vericilerin çok daha sert uygulamalara gidebileceğine dikkat çekti.

                      Yeni Çağ
                      YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                      Yorum

                      • narada
                        Haberci
                        • 04 Mayıs 2009
                        • 1737

                        #866
                        Japonlarla nükleer imzası atıldı


                        Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, Türkiye'de Sinop'ta kurulması planlanan santral için temaslarda bulunmak üzere geldiği Japonya'da, Ekonomi-Ticaret ve Sanayi Bakanı Akihiro Ohata ile Türkiye-Japonya arasında nükleer santral kurulmasına ilişkin işbirliği mutabakatı imzalandı.

                        Japonya Ekonomi-Ticaret ve Sanayi Bakanlığındaki imza töreninin ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Yıldız, Türkiye'de ileride somut bir nükleer santral kurulmasına yönelik anlaşmaya imza attıklarını söyledi.

                        Yıldız, bu anlaşma sayesinde tarafların (Türkiye ve Japonya) ilgili kurumlarının işbirliği yapmasının önünün açıldığını belirtti.

                        Japonya'daki nükleer güç santralleriyle ilgili tecrübenin Türkiye'de somutlaşmasını istiyoruz diyen Yıldız, Japonya'da kamu ve özel sektörle yapılacak işbirliğinin bu konuya ışık tutacağının altını çizdi.

                        Yıldız, teknolojinin maksimum seviyeye ulaştığı, en ileri seviyede santrali Türkiye'de görmek istediklerini vurgulayarak, Türkiye'nin gelişen ve büyüyen bir ülke olduğunu anlattı.

                        Türkiye'nin üçüncü ülkelerde Japonya ile işbirliği yapabileceğini de vurgulayan Yıldız, Türkiye'nin uluslararası sermayeye açık bir ülke olduğunu ve bu anlamda bir üs olmaya hazır olduğunu söyledi.

                        Yıldız, Türkiye'de kurulması planlanan nükleer santrallerden birinin Akdeniz'de Ruslarla, Karadenizde'de Japonlarla çalışmak istediklerini ifade etti.

                        Nükleer santral meselesinin iki ülke arasındaki uluslararası ilişkilerde de önemini vurgulayan Yıldız, bu bağlamda Türkiye ve Japonya hükümetlerinin siyasi kararlılıklarını önemsediklerini kaydetti.

                        Yıldız, bu siyasi kararlılığın siyasetin serbest piyasaya müdahalesinin olmadığını kaydederek, bunun bir koordinasyon ve işbirliği olduğunu söyledi.

                        Türkiye'nin daha önce iki önemli nükleer güç santrali için müzakereler yaptığını hatırlatan Yıldız, iki ülke arasında yapılacak müzakerelerin, kamu, finansman gibi unsurlarının yanında işbirliği yönünün de olacağını dile getirdi.

                        Yıldız, Japonya ile nükleer güç santrali konusunun dışında, enerji tasarrufu gibi konularda da işbirliği yapabileceklerine inandıklarını belirtti.

                        İŞBİRLİĞİ GELİŞTİRİLECEK

                        Japon Bakan Ohata da, bu mutabakata dayanarak iki ülke arasındaki işbirliğini aktif bir şekilde geliştireceklerini vurguladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız'ın yarın yapacağı nükleer santral ziyaretine değinen Ohata, geçen yıllarda şiddetli deprem geçiren nükleer santralin faaliyette olduğunu ve bu anlamda Türk tarafının bunu yerinde inceleme fırsatı olacağını kaydetti.

                        Ohata, projenin ne zaman başlayacağının sorulması üzerine, Bakan Yıldız ile görüşmelerinde 3 ay içinde Türk tarafının neticeye ulaşmak istediğini belirttiğini, dolayısıyla Japon tarafının 3 ay içerisinde hazırlanacağını ifade etti.

                        Bunun üzerine konuşan Yıldız, Türkiye'nin nükleer santraller konusunda geç kaldığını ve bu konuda artık zaman kaybedilmeyeceği vurgusunu yaptı.

                        Japonya'daki nükleer güç santrallerinin güvenliği konusuna da değinen Ohata, Japonya'nın nükleer teknolojisini ilk olarak İngiltere'den aldığını belirtti.

                        Ohata, bu teknolojiyi alırken Japonya'nın deprem bölgesi olmasını göz önüne aldıklarını ve bu anlamda depreme dayanıklı teknolojiler geliştirildiğini anlattı.

                        SÜREÇ 3 AY İÇERİSİNDE TAMAMLANACAK

                        Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye'de Sinop'ta yapılacak nükleer güç santraliyle ilgili mutabakat anlaşması imzalandıktan sonra sırasıyla, Maliye Bakanı Yardımcısı Mitsuru Sakurai, Japonya Hükümeti Kabine Sekreteri Yoshito Sengoku, Japonya Başbakanı Naoto Kan, Dışişleri Bakanı Seiji Maehara ile görüştü.

                        Edinilen bilgiye göre Bakan Yıldız, Maliye Bakan Yardımcısı ile Türkiye'de yapılması planlanan nükleer güç santralinin olası mali boyutu hakkında görüş alışverişinde bulundu.

                        Dışişleri Bakanı ile görüşmesinde de nükleer santral ile ilgili anlaşmalar ve nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla kullanılmasını görüştüğü belirtilirken, anlaşmaların da bir an önce imzalanması ve sürecin hızlandırılması konusunda Bakan Yıldız'ın görüş bildirdiği kaydedildi.

                        Ayrıca kaynaklar, Bakan Yıldız'ın, sürecin 3 ay içerisinde sonuca kavuşturulması yönünde talepte bulunduğunu ve Japon tarafının da bunu kabul ettiğini bildirdi.

                        Resmi temaslarını tamamlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, yarın Kaşivazaki kentindeki nükleer güç santralinde de incelemelerde bulunacak.
                        YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                        Yorum

                        • narada
                          Haberci
                          • 04 Mayıs 2009
                          • 1737

                          #867
                          şeker yatırımın 2011 önerileri 1



                          aygaz



                          ERDEMİR



                          SİNPAS




                          TAV



                          THY

                          YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                          Yorum

                          • narada
                            Haberci
                            • 04 Mayıs 2009
                            • 1737

                            #868
                            şeker yatırımın 2011 önerileri 2 / bankalar

                            TSKB



                            YAPIKREDİ

                            YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                            Yorum

                            • narada
                              Haberci
                              • 04 Mayıs 2009
                              • 1737

                              #869
                              Bu hisselere dikkat!

                              Para Piyasa 31.12.2010 - 10:23

                              Yatırımcılar, 2011 yılına girdiğimiz bugünlerde büyük bir dikkatle hisse senetlerinin potansiyel getiri raporlarını okumaya çalışıyor. “2011 yılı için beklentiler neler? Hangi hisse senedini alırsam kazanabilirim?” gibi soruları manavınızdan bile duyabiliyorsunuz. Hisse senetlerine ilgi yüksek, ancak yatırımcılar oldukça temkinli. 2010 yılında oluşan yüksek getiriler borsa yatırımcısını yeni yılda hisse alımında daha seçici davranmaya itiyor. Mevcut durum, temkinli yaklaşımın hiç de haksız olmadığını gösterir nitelikte . 2010 başında 52 bin 825 seviyesinde olan İMKB, 100 endeksi 17 Aralık 2010’da 63 bin 524 seviyesine çıkmış durumda.Hissen senetlerindeki ortalama getiriler yüzde 20 seviyelerinde. Endeksin bundan sonraki yönünün ne olacağı herkesin merak konusu. 2001 yılına ilişkin yayınlanan aracı kurum raporlarında ise hisse senetlerinin hedef fiyatlarına göre iskontolar öne çıkarılarak tavsiyelerde bulunuluyor.

                              Öneride bulunan aracı kurumlardan biri de Türkiye’nin en büyüklerinden olan İş Yatırım, İş yatarım analistleri endeks için tavsiyelerini “Al’dan “Tut’a çekti. Kurum aralık ayında yayınladığı raporda, ekonomik değerlerdeki iyileşmeye rağmen fiyatlardaki hızlı artış nedeniyle İMKBiçin bu tavsiyede bulunurken, nakit akım analizi ve çarpanlardan hareketle Haziran 2011 için endeksin 72 bin 300 seviyesine çıkabileceği öngörüsünde bulundu. İş Yatırım analistleri, endeksin yüzde 10’un üzerinde değer kazanacağını düşünüyor.

                              Gelişmelere baktığımızda , 2011 yılında İMKB 100 Endeksi’nde iniş çıkışlar ve dalgalanmalar daha sık yaşanacak. Bu açıdan hisse seçimi önem kazanacak. Geçtiğimiz yıl İMKB’deki bütün hisse senetlerini dokuz farklı kritere göre değerlendirerek, hisse tercihlerinde öne çıkan yatırım stratejilerine göre, önerilerde bulunmuştuk. Bütün kriterleri göz önünde bulundurarak 10 hisse senedi önermiştik. 2010 yılı hisse performanslarına baktığımızda İMKB 100 endeksinin 31 Aralık 2009-17 Aralık 2010 döneminde yüzde 20,25 oranında getiri sağlarken, bizim önerdiğimiz hisselerin getirilerinin yüzde 60,24 olarak gerçekleştiğini görüyoruz. 2011 yılında seçiciliğin daha da önemli olacağını söyleyebiliriz. Zira endeks yükselirken her hisse yükselmediği gibi endeks düşerken de her hisse aynı ölçüde düşmüyor. Hatta endeks düşerken bile bazı hisselerin prim yapması, sıklıkla gözlenen vakalar. Şüphesiz bundan sonra da yaşanması şaşırtıcı olmayacaktır. 2011 yılına girerken geçen yıl olduğu gibi şirketleri değişik dokuz kategoride en iyilere göre sıraladık. Bu sıralamaya en

                              yüksek işlem hacmi gerçekleştiren beş aracı kurumun ortalama tahminlerini ekledik. Dokuz kategori altında yapılan analizde en çok öne çıkan 10 hisse şunlar: Garanti Bankası, Sabancı Holding, Tüpraş, Bagfaş, Kartonsan, Koza Madencilik, Banvit, İttifak Holding, Işıklar Yatırım Holding ve Nuh Çimento.

                              Farklı kriterlerin neyi yansıttığına ve bu hisselerin neden öne çıktığına bakalım:

                              Yüksek Temettü verenler

                              Yapmış olduğumuz analizde ilk olarak temettü verme gücü yüksek firmaları değerlendirdik. Gelir elde etmeyi düşünen yatırımcı için temettü önemlidir. Banka hesabınıza yatan nakit para her zaman değerlidir. Eğer bir hisse senedini sırf temettüsü için alacaksanız kuruluşun bu temettüyü ekonomik kriz ve durgunluk yıllarında da ödeyip ödemediğini göz önünde bulundurmanız gerekir. Temettünün kaynağı kardır. Sermayesine göre yüksek kar eden firmalar yüksek temettü öderler. Bu nedenle yatırımcı tercihlerinde yüksek temettü ödeyen şirketlerin sıklıkla yer aldığını görüyoruz.

                              Bu çalışmada durgunluk ve kriz dönemlerini de göz önünde bulundurarak son sekiz yıldır temettü ödeyen şirketleri çıkardık. Bu kategoride genelde endekse yön veren bazı lokomotif hisselerin ilk sıralarda yer aldığını görüyoruz. Tüpraş, Akbank, Sabancı Holding bunlardan bazıları.

                              Bu hisseler aynı zamanda endekse duyarlı hisseler ve endeksle birlikte hareket ediyorlar. Akçansa, Çimsa, Nuh Çimento, Enka, Aksigorta, İzocam ve Anadolu
                              Efes diğer hisseler, bu hisseler içinde çimento sektörünün ağırlığı öne çıkmakla birlikte en primsiz olanlar Nuh Çimento ve Enka. Geçen yıl da pek hareket etmeyen hisselere para girişi ve işlem hacminde artış
                              gözlendiğinde alım yönünde değerlendirilebilir. Temettü getirisinde öne çıkan şirketler, analistlerin de alım listesinde yer alıyor. Global yatırım, aralık ayında yaptığı değerlendirmede; 2010 yılında inşaat sektörü ve çimento firmaları için görece iyi bir dönem yaşandığını belirterek, 2011’in daha olumlu olacağı değerlendirmesinde bulundu.

                              Akçansa için beklentilerinin sürdüğünü belirten kurum, “Akçansa’nın yıl başından bu yana getirisine baktığımızda, 2010 yılı için karlılık ve marjlarda beklenen iyileşmenin fiyatlanmadığını düşünüyoruz.” Açıklamasını yaptı.

                              Oyak Yatırım ise listede yer alan Tüpraş için 43,30 TL hedef fiyat öngörürken hissede yüzde 7 prim potansiyeli bekliyor.

                              Diğer taraftan listede dikkat çeken hisselerden Enka, geçtiğimiz yılı düşük bir performansla tamamladı. Hisse ile ilgili değerlendirmede bulunan Citi, Enka İnşaat’ın fiyat hedefini 6,55 TL’den 6,80 Tl seviyesine yükseltti. Ayrıca, 2011 yılındaki yeni projeler ve yatırımlar nedeniyle Enka için tavsiyesini orta dereceli risk ile “Tut’tan”, orta dereceli risk ile “Al’a” çıkardı. Kurum aynı değerlendirmede, Enka’nın 2010’da hisse başına 0,25 dolar, kar etmesini beklerken, 2012 tahminini 0,29 dolardan 0,33 dolar seviyesine çıkardı. Eti Yatırım ise Enka’nın uzun vadeli portföylerde bulunması gerektiğini açıkladı. Eti Yatırım, aralık ayı raporunda şu değerlendirmeyi yaptı: “Enka’nın faaliyette bulunduğu ülkelerde bu dönemde olumsuz anlamda önemli bir gelişme olmaması, global ekonomideki canlanma, yeni alınan ihaleler, beklenti yaratabilecek yatırım haberleri ve özsermaye karlılığındaki artışın önümüzdeki aylarda şirket hisselerini pozitif yönde etkilemesini bekliyoruz. Bu kapsamda, son yaşanan düşüşün de iskontosunu göz önünde bulundurarak uzun vadeli portföylerde yer almasından yanayız.”

                              YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                              Yorum

                              • narada
                                Haberci
                                • 04 Mayıs 2009
                                • 1737

                                #870
                                Yabancıların pozisyon aldıkları

                                En fazla ilgi gören ve tutulan hisselere baktığımızda ise yabancıların pozisyon aldığı hisselerin öne çıktığını görüyoruz. Yabancıların borsadaki payı yüzde 66,64 seviyesinde. Garanti Bankası, bankalar içersinde öne çıkıyor. Beta katsayısı 1,42 seviyesinde olan hisse, endeksin de hareketlerine çok duyarlı. Bu açıdan bakıldığında piyasa ile birlikte hareket etmek isteyen yatırımcılar Garanti Bankası ve Halkbank başta olmak üzere yabancı payı yüksek hisseleri izleyebilirler. Bu kategoride en primsiz olan hisse Turkcell. Ancak hissenin primsiz olması, prim yapacağı anlamına gelmez. Bu hissenin izlemeye alınıp para girişi görüldüğü zaman veya yatay hareketini tamamlayıp yükseliş sinyalleri geldiğinde değerlendirilmesinde yarar var. Morgan Stanley, aralık ayında yayınladığı raporda Turkcell konusunda ihtiyatlı tavır belirlediğini aktardı. Morgan

                                Stanley, raporunda Türk telekomünikasyon sektöründe tavsiyesini “equal-weight” (biriktir) olarak belirlediği Türk Telekom’u tercih etmeye ve Turkcell için tavsiyesini “under-weight” (ağırlığını azalt) olarak sürdürmeye devam ettiğini bildirdi. HSBC Yatırım ise, Garanti Bankası için hedef fiyat olarak 10 Seviyesini öngörürken, hissenin endekse paralel olarak getiri sağlamasını bekliyor.

                                İstikrarlı getiri

                                Getirileri yüksek hisseler, yıl içinde en fazla prim yapan hisselerdir. Yıl içinde yüksek bir performans sergileyen bir hissenin bir sonraki yıl tekrar aynı performansı sergileyebilmesi güçlü bir dinamizmi gerektirir.

                                Her hissede böylesi bir enerji söz konusu değildir. Zira hissenin değeri arttıkça, kimi yatırımcı eldi ettiği karı realize etmek ister. Bu da hisse üzerinde ciddi bir baskıya neden olur. Söz konusu baskı ancak daha yüksek alıcı talebi ile aşılabilir. Bu talebi ve ilgiyi yaratmayı başarabilen hisseler, bir sonraki yılda çıkışlarını sürdürebilir. Yüksek getirili hisseler içersinde Tofaş Fabrika ve Turcas Petrol dikkat çekiyor.

                                YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information