Not Defteri

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • narada
    Haberci
    • 04 Mayıs 2009
    • 1737

    #661
    ŞİRKETİN TELEFON NUMARALARI DEĞİŞTİ, HİSSELERİ TAVAN OLDU
    Aslan Çilmento son dönemde yaptığı sert hareketlerle dikkatleri üzerine topluyor


    Aslan Çimento hisseleri son dönemde adite 'birilerinin o,uncağı' konumuna geldi. Hisseler asansör gibi sürekli aşağı yukarı hareket ediyor. Bugün de benzer hareketlere sahne oldu Aslan Çimento tahtası. Peki neden yükseldi? sorusuna yanıt yok. Sadece şirket telefon numaralarını değiştiğini açıkladı. Bunun üzerine borsa kulislerinde, "Telefon numarasının değişmesi bile hisseyi tavan yaptı" esprileri yapıldı. Merak edenler için yeni numaralar aşağıda;
    Tel : (262) 745 47 47
    Faks : (262) 745 43 32
    Yaşanan olağandışı fiyat ve miktar hareketleriyle ilgili şirket klasik açıklamayı yaptı: "Özel bir durum yok."

    BORSAGUNDEM.COM

    YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

    Yorum

    • narada
      Haberci
      • 04 Mayıs 2009
      • 1737

      #662
      GÜBRE FABRİKALARI İLE İLGİLİ ŞOK İDDİA!
      Türkiye’nin İran’da ortak olduğu Gübre Fabrikası’nın Ankara’daki bazı ortaklıkları “devlet sırrı” gerekçesiyle gizleniyor.

      Aylardır bu büyük “sır”ın peşinde olan MHP, bugün TBMM kürsüsünden Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu ve Başbakanlık Teftiş Kurulu’nu göreve çağırırken, Tarım Bakanı Mehdi Eker hakkında da Cumhuriyet Savcılığı’na açık suç duyurusunda bulunacak.

      BM Güvenlik Konseyi’nin İran hakkında alacağı yaptırım kararlarının oylamasının sınavına hazırlanan AKP iktidarı, öte yandan MHP’ye de, iktidara yakın bazı isim ve firmaların İran’daki bir gübre fabrikasına nasıl ortak edildiğinin hesabını verecek.

      AKP-MHP arasındaki “gübre” savaşının hikayesi şu:

      Gübre Fabrikaları Anonim Şirketi Gübretaş ve bu şirketin ana hissedarı Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği 2008 yılında İran’da özelleştirilen bir gübre fabrikasını 656 milyon dolara satın aldı. Raci Petrocehmi-cal isimli gübre fabrikasına ödenen bu fiyat, Ülker’in Godiva’yı satın almasından sonra Türk sermayesinin yurtdışına bir seferde yaptığı en büyük ikinci yatırımdı.

      İran’daki fabrikayı satın alan konsorsiyumda, Gübretaş ve Tarım Kredi dışında, ismi açıklanan birkaç yerli şirket daha vardı. Ancak herhangi bir sermaye katkısı olmadığı halde, bu ortaklıkta hisse verilen, Başbakan Erdoğan’a yakın bazı isim ve bu isimlere ait “meçhul” firmalardan da söz ediliyordu.

      Bunun peşine düşen MHP Genel Başkan Yardımcısı, Yozgat Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanvekili Mehmet Ekici, geçtiğimiz aylarda Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker’e iki yazılı soru önergesiyle, iddiaları sordu. Ekici, sorularına “devlet sırrı” gerekçesiyle cevap alamadığı gibi, o meçhul kişi ve firmalara ait bilgi ve belgelere ulaşılmaması için Gübretaş, Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği ile Sanayi Bakanlığı’nda sıkıyönetim ilan edildiğini öğrendi.

      Ancak Ekici, kendi imkan ve araştırmalarıyla bu “devlet sırrına” vakıf oldu, çok ilginç bilgilere ulaştı. Şimdilik şu kadarını aktaralım; gizli tutulan ortaklardan biri “batık”, diğeri ise ihaleden sadece 20 gün önce kurulmuş, Diyarbakır merkezli firma imiş.

      Yazılı soru önergelerinden sonuç alamayan MHP’li Ekici işte bugün TBMM kürsüsüne çıkıp, bu “devlet sırrı”nı bir kez de Tarım Bakanı Mehdi Eker’in yüzüne karşı soracak. Ekici, elindeki bilgi ve belgeleri bugün açıklamayacak, onun yerine öncelikle Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu ile Başbakanlık Teftiş Kurulu’nu göreve çağıracak. Ayrıca Meclis kürsüsünden Tarım Bakanı Mehdi Eker hakkında Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunacak.

      Birçok insanın yatak odasının dahi neredeyse günü gününe manşetlere taşındığı bir dönemde, iktidarın, gübredeki bu büyük “devlet sırrı”nı ortaya çıkartıp, çıkartmayacağını ve yandaş medyanın ilgi gösterip, göstermeyeceğini hep birlikte izleyelim.

      Müyesser Yıldız
      Odatv.com
      YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

      Yorum

      • narada
        Haberci
        • 04 Mayıs 2009
        • 1737

        #663
        MEMSA – Mensa Mensucat bir süredir görüşmeler sürdürdüğü yabancı bir fonla hisse senedine dayalı özkaynak kullanımına yönelik niyet mektubu imzaladığını ve kesin anlaşmasının imzalanması durumunda toplam 60 milyon liranın imza tarihinden itibaren 3 yıl içerisinde fon tarafından Mensa'ya sermaye olarak aktarılmasının planlandığını açıkladı.

        SISE – Şişecam çıkarılmış sermayesinin 1.100.000.000 TL’den, 1.144.000.000 TL’ye yükseltilmesine ilişkin işlemlerin tamamlandığını ve (%4 bedelsiz) sermaye artırımı nedeniyle ortaklara dağıtılacak bedelsiz payların dağıtımına 14 Haziran'da başlanacağını açıkladı.

        SKBNK – Şekerbank, Güneydoğu Avrupa Enerji Verimliliği Fonu ile 7 yıl vadeli 25 milyon euro tutarında kredi anlaşması imzaladığını açıkladı.

        SKPLC – Konya ilinde faaliyet gösteren şirket şubesinin 13.06.2010 tarihi itibariyle kapatılarak bu ildeki satışların bayilik sistemi ile yapılması kararının alındığı bildirildi.

        TAVHL – TAV Havalimanları Holding, Letonyalı AirBaltic ile yüzde 50-50 ortaklık kurulması suretiyle Riga Uluslararası Havalimanı'nda yapılacak yeni terminal binasının inşası ve işletimi için iyi niyet sözleşmesi imzaladığını açıkladı.

        TSKB – TSKB, kurul kaydına alınmaları itibariyle 1 yıl içinde satışa sunulacak şekilde 180 gün ile 1 yıl arasında vadeli olmak üzere 200 milyon lira nominal değerli banka bonolarının ihraç edilmesi için Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) başvuruda bulunduğunu açıkladı.

        Medyada Yer Alan Şirket Haberleri
        - Suriye Maliye Bakanı Muhammad Al Hüseyin, Türk bankalarıyla Suriye'de ortak banka kurmak istediklerini söyledi.

        - Socar&Turcas Enerji CEO'su Kenan Yavuz, Aliağa kompleksi içindeki Petkim limanının işletilmesi için Avrupalı bir şirket ile bu hafta içinde bir münhasırlık anlaşması imzalayabileceklerini söyledi.
        YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

        Yorum

        • narada
          Haberci
          • 04 Mayıs 2009
          • 1737

          #664
          Borsa 50 bin puana kadar geriler

          Dış piyasalardaki dalgalanmaya göre hareket eden İMKB'de düşüşün devam etkmesi bekleniyor

          Garanti Portföy Yönetimi'nin nisan-mayıs analizi, haziran ayı öngörüleri:
          Garanti Portföy Yönetimi A.Ş. Stratejisti Tolga Macit Güsar

          Nisan ayının ortasında ABD’de SEC’in Goldman Sachs’a yönelik olarak 2007 yılında bazı işlemlerde usulsüzlük iddiasıyla soruşturma başlatması piyasalardaki olumlu havayı tersine çevirmeye başladı. Avrupa’da ise Yunanistan’ın borçlarına ilişkin problemlerin bu dönemde yeniden gündeme gelmesi ve bu durumun ilk olarak İspanya ve Portekiz’e sıçrayabileceğine dair endişeler piyasalarda dalgalanmalara neden oldu. Hisse senedi fiyatları hızlı şekilde aşağı gelirken artan kredi risklerine paralel olarak bankalararası borçlanma oranları ve faiz farkları hızla yükseldi. AB, ECB ve İMF’nin koordineli finansal stabilizasyon paketleri ise piyasalardaki dalgalanmayı azaltsa da endişeleri tamamen ortadan kaldırmaya yetmedi. Son olarak Macaristan Hükümet’inin ülkenin finansallarıyla ilgili yaptığı açıklamalarda durumun ciddiyetini dile getirmeleri Avrupa bölgesiyle ilgili endişelerin artmasına neden oldu.

          Yılbaşından itibaren Avrupa bölgesi hisse senetleri ortalama %15, Euro para birimi ise ABD Dolar’ına karşı %17 değer yitirdi. Riskten kaçınma algısıyla birlikte güvenli liman olarak görülen ABD bono faizlerinde %0.75 oranında düşüş gözlendi.

          Türkiye piyasaları da bu dönemde yurtdışı piyasalara paralel hareket etti. İMKB-100 endeksi 59,500-60,000 bandını aşamayarak 52,500’e kadar geri çekilirken, gösterge bonoda %8.80 bileşik seviyesinden %10’un üzerine, Dolar/TL’de ise 1.47’den 1.62’ye kadar yükseliş görüldü.

          Önümüzdeki dönemde Avrupa’ya ilişkin problemlerin dünya ekonomilerinin büyümeleri üzerinde nasıl bir etki yapacağı ve aynı zamanda ABD’de bankacılık sistemi regülasyonlarının Haziran ayı içeresinde belirlenmesinin ardından sektör karlılığının ne ölçüde daralacağı belirsizliğini koruyor. Avrupa’ya ilişkin güven problemi ve bankacılık sistemi regülasyonu netleşene kadar piyasalardaki dalgalanma devam edecek gibi görünüyor.

          2010 yılında beklenen yüksek büyüme, sağlam bankacılık sektörü ve güçlü finansallara sahip olsa da Türkiye yurtdışındaki dalgalanmadan bağımsız hareket edemeyecektir. Önümüzdeki dönemde İMKB-100 endeksinde 50,000-52,000 seviyelerine geri çekilme görülebilir. Son gelen düşük enflasyon ve dünya ekonomilerinde büyümeye ilişkin kaygılar nedeniyle TCMB’nin faiz artışlarında aceleci davranmayacağı varsayımıyla hazine bonolarında hızlı bir yükseliş olmayacağı, TL‘de ise sepete karşı değer kaybetmeme eğiliminin devam edeceği görüşündeyiz.

          - 10 Haziran 2010 Perşembe Saat: 12:56
          YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

          Yorum

          • narada
            Haberci
            • 04 Mayıs 2009
            • 1737

            #665
            Yunanistan’da fiyaka için banka almayız

            Özince, bankalardan gelen ‘bizi alın’ yönündeki tekliflere, “Sırf fiyaka olsun diye Yunanistan’dan banka alınmaz” dedi

            İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, Yunanlı bankalardan gelen ‘bizi alın’ yönündeki tekliflere, “Yunanistan bankacılığa doymuş bir piyasa. Sırf fiyaka olsun diye Yunanistan’dan banka alınmaz” dedi. İş Bankası’na Rusya ve Ukrayna’dan benzer teklifler aldığını kaydeden Özince, Rusya’dan bir ticari banka, Kazakistan’dan da yatırım bankası alabileceklerinin işaretini verdi.

            İŞ Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, son dönemde sıkça gündeme gelen Türk bankalarının krizdeki Yunanistan’da banka satın almaları yönünde Yunan bankalarından gelen tekliflerle ile ilgili olarak, “Yunanistan bankacılık açısından doymuş bir piyasa. Sadece hırs olsun, fiyaka olsun diye gidip banka alınmaz” dedi. Özince, “Bankalardan bu şekilde ‘gelin bizi alın’ diye teklifler gelmez. Bu tür söylemleri doğru anlamak lazım. Aracı kurumlar sürekli çöpçatanlık yaparlar. Hiç aklında fikrinde olmayan kuruluşları birbirleri ile evlendirmeye çalışırlar. O nedenle bu tür bir yaklaşımla gelindiğinde mutlaka karşı tarafla görüşüldüğü, karşı tarafın böyle bir niyeti olduğu sonucu çıkmaz. Yunanistan’daki bankaların çoğu halka açık, böyle bir teklifleri olsa zaten deklare ederler” diye konuştu.

            Rusya ve Ukrayna’dan teklif
            Yunanlı bankalardan İş Bankası’na dönük satın alma konusunda bir teklif gelmediğini belirten Özince, “Bize Rusya ve Ukrayna’dan bu yönde bazı teklifler geldi. Bunların arasından değerlendirmeye aldıklarımız oldu. Rusya’daki görüşmelerimizde sona yaklaşmak üzereyiz. Bir de Kazakistan’da bir banka satın almak niyetindeyiz” dedi. Özince Rusya ve Kazakistan’da almak istedikleri bankaları şöyle tarif etti: “Rusya’da çeşitli şehirlerde 15-20 şubesi olan, perakende bankacılığa eğilimi olan, bizim rahat yönlendirebileceğimiz bankalara bakıyoruz. Büyük bir bankayı alıp dönüştürmektense küçük bir yapıyı alıp organik olarak büyümeyi tercih ediyoruz. Rusya’daki şube teşkilatı olan bir banka olabilir, Kazakistan’da ise şubesi olmasa da olur, orada yatırım bankası da satın alabiliriz.”

            Bankacılığın gri alanları
            Şu anda Türkiye’deki mevzuat ve nüfus yapısının yarattığı potansiyelin bölgede hiçbir ülkede olmadığını düşündüğünü kaydeden Özince, şunları söyledi: “Ancak bütün bunlara rağmen Turk finans sektörünün hala gri alanlar mevcut. Bir kere sektörün yeterli büyüklükte olmayışını ve piyasaların sığ oluşunu sektörün yumuşak karnı olarak görüyorum. Türkiye’nin kredi notunun halen düşük olması bir başka yumuşak karın alanı. Muhasebe, vergi ve adalet mekanizmalarının uluslararası anlamda işlerlikte olamayışı bir başka sıkıntı konusu. O kadar heveslenmemek lazım.”
            Güvenilir banka bulmak zor
            Türk bankalarının içinde bulunduğu dönemi iyi geçirdiğini söyleyen Özince, “Bunun kıymetini iyi bilmeli Türkiye. Bu iyi durumu sürdüremeyeceğimiz düşüncesinde değilim ama bir sürpriz yapmamamız lazım” diye konuştu. Avrupa’daki borç krizinin Türk bankalarına olumsuz etkilerinin olacağını hatırlatan Özince, şöyle devam etti: “Siz ne kadar sağlam olursanız olun, özellikle dışarıda çalışacak güvenilir banka bulmak zorlaştı. En temel dış ticaret faaliyetinde bile bu kaygı ortaya çıkıyor.”


            hürriyet - 10 Haziran 2010
            YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

            Yorum

            • narada
              Haberci
              • 04 Mayıs 2009
              • 1737

              #666
              Creditwest tahvilleri kapışıldı

              Creditwest Faktoring’in ikinci arzında 50 milyon liralık tahvil ihracına yatırımcılardan 103,6 milyon liralık talep geldi

              Creditwest Faktoring, yine İş Yatırım aracılığı ile 2008 yılı Mart ayında başarılı bir tahvil ihracı gerçekleştirmişti. Bu ihracın itfasının ardından 2010 Haziran ayında gerçekleşen yeni tahvil ihracı da hem bireysel hem kurumsal yatırımcılardan yoğun ilgi gördü.

              İlk defa bir tahvil halka arzında önceden belirlenen yüzde 2,25-2,75 baz puan aralığında olmak şartıyla nihai “Yıllık Ek Getiri Oranı” Kurumsal Yatırımcıların tekliflerine göre belirlendi. Fazla talep nedeni ile yüzde 2,45’in üzerinde teklif veren Kurumsal Yatırımcılar’ın talepleri karşılanmadı.

              İki yıl vadeli, değişken faizli 6 ayda bir kupon ödemeli olan tahvil arzında 146 bireysel yatırımcıdan 36,1 milyon lira, 21 kurumsal yatırımcıdan ise 67,5 milyon liralık talep toplandı. Oluşan ilgi nedeniyle bireysel yatırımcı taleplerinin ortalama yüzde 41,6’si kurumsal yatırımcı taleplerinin ise yüzde 51,8’i karşılanabildi. Yatırımcılar 4 Haziran 2010 tarihinden itibaren faize hak kazanmaya başladılar.

              Ana hissedarı mücevherat ve enerji başta olmak üzere finans, lojistik, gayrimenkul geliştirme alanlarında faaliyet gösteren Altınbaş Holding olan Creditwest Faktoring, İMKB’de işlem gören 2 faktoring şirketinden biridir ve Türkiye’nin en verimli büyüyen faktoring şirketlerinden biridir. JCR Eurasia Rating, Creditwest Faktoring’in Ulusal uzun vadeli kredi notunu AA- görünüm stable olarak belirlemiştir.

              Yıllık Ek Getiri Oranı 245 baz puan, ilk kupon ödeme dönemi faiz oranı %5,55 Yüzde 2,45 olarak kesinleştirilen Yıllık Ek Getiri oranına göre ilk kupon ödeme dönemine ilişkin faiz oranı yüzde 5,55 olarak belirlendi. İlk kupon ödeme dönemine ilişkin faiz oranına göre hesaplanan yıllık bileşik faiz oranı ise yüzde 11,44 oldu.

              İMKB Yönetim Kurulu’nun kararına bağlı olarak Creditwest Faktoring tahvillerinin 11 Haziran 2010 tarihinden itibaren İMKB’de işlem görmeye başlaması bekleniyor.

              -07 Haziran 2010 Pazartesi Saat: 11:38


              cayycayy


              buram buram reklam kokuyor...
              YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

              Yorum

              • narada
                Haberci
                • 04 Mayıs 2009
                • 1737

                #667
                Borsada yükseliş satış fırsatı

                Dalgalı bir seyir izleyen borsalarda yön yeniden yükselişe döndü, ama uzmanlar uyarıyor...
                2010 yılının ilk yarısının sonlarına gelmek üzereyiz. 2009 yılında yüzde 96 yükselen İMKB, bu yılın ilk altı ayında yüzde 4 yükselirken gelişmekte olan borsalardan Çin Shanghai endeksi yüzde 21, Rusya RTX endeksi ise yüzde 8 oranında gerilemiş durumda.

                Latin Amerika'daki durum da bundan farklı değil; Brezilya Bovespa endeksi yüzde 7, Arjantin Merval yüzde 1,07 oranında değer kaybetmiş. Avrupa'da Yunanistan ASEX endeksi yüzde 32, Portekiz borsası yüzde 15 kayıplarla bu bölgede başı çekiyor. ABD borsaları ise şimdilik yüzde 2 civarında düşüşlerle daha az kan kaybetmişe benziyor. Şu ana kadar küresel piyasalarda yaşanan gelişmeler borsalarda tedirginliğe yol açarken ayrışma görüntüsü veren İMKB endeksi ilgi çekici bir biçimde pozitif yönde hareket ediyor.

                Hafta içinde dış politikada yaşanan gelişmelerin kimileri tarafından eksen kayması olarak nitelendirilmesi, başlangıçta piyasaların olumsuz etkileneceği gibi bir hava estirirken gözler yabancı yatırımcıların alacağı pozisyonlara çevrilmişti. Haftanın ilk yarısında satıcılı ve aşağı yönlü baskılarla hareket edilmesi 'Acaba?' sorularını beraberinde getirmişti. Ancak cuma günü birçok yabancı yatırım bankası ve aracı kurumu Borsa'da yüklü alımlar yaptılar.

                Son durumu bir kez daha tespit etmekte fayda var görüşündeyim. Türkiye artık eski Türkiye değil. Hasta adam artık ayağa kalktı ve sesi daha güçlü çıkıyor. Sesin güçlü çıkması birilerinin hoşuna gitmese de bu gerçeğin değişmeyeceği, dış politikada eksen kaymasından ziyade yeni düzenin ayak seslerinden bahsetmek daha doğru olacaktır. Dünya ekonomi liginde sıralamaların her geçen yıl değişeceği, gelişen ekonomilerin 10 yıl içinde daha fazla söz sahibi olarak zirveleri zorlayacağı bir döneme giriliyor. Güçler dengesi değişiyor. Çin, Rusya, Hindistan, Brezilya, Türkiye dünya süper liginde ön sıralara yerleşecek. Son gelişmeleri bu şekilde değerlendirmek ve okumak lazım.

                Kredi derecelendirme kuruluşları bu zamana kadar verdikleri ratinglerde son derece hatalı kararlar almışlardı. Bunların büyük hatası 2008 yılının Eylül ayında batan Lehman Brothers'ın iflastan önceki AAA + olan notuydu. Belki de o tarihten bu yana şapkalar öne koyuldu ve gerçekçi değerlendirmeler yapılmaya başlandı. Kollanmaya alışmış Avrupa'nın şımarık ekonomileri hiç beklemedikleri bir anda güçlü görünümlerinin aldatıcı olduğu ikazlarını aldılar. Notlar bir bir düşmeye başladı. Yunanistan, Portekiz, İspanya şimdilik notları düşürülenler. Önümüzdeki aylarda diğerleri sırada bekliyor. Bu ülkeler açığa satış yasağı gibi önlemleri boşuna almıyorlar. Türkiye ise halen o ülkelerin altında bir nota sahip olsa da yükselen bir görünüm içinde emin adımlarla ilerliyor.

                Borsa'nın yabancılar tarafından halen cazip görünmesinin altında bu gerçek yatıyor. Ekonominin yeni çıpası olan Mali Kural muhtemelen haziran sonuna kadar yasalaşacak ve Türkiye'nin kredi notu bir aksilik olmazsa artacak. Bu beklentiler cuma günü yabancı yatırımcıların yüklü alımlarında etkili oldu. Borsa'yı teknik olarak değerlendirecek olursak 2009 Ekim, 2010 Şubat aylarındakine benzer aşağı dalgalanmalar mayıs ayı boyunca İMKB'yi olumsuz etkiledi. Birçok hissede mayısta yüzde 15-25 oranında kayıplar yaşandı. Geçen hafta bazı hisselerde ilgi çekici bir şekilde toparlanma sinyalleri görüldü.

                Endekste 55,500-56,300 puana kadar tepki verebilir havası oluştu. Ama uyarmakta fayda var; bu yıl 2009 yılına benzer bir yükseliş yaşanabilmesi oldukça zor. Artan ekonomik ve siyasi riskler orta vadede satış baskısı oluşturacaktır. Geçen hafta Brezilya başta olmak üzere önemli merkez bankaları faiz artışları yapmaya başladılar. Ekonomilerdeki sıkılaştırma sinyalleri, borsalardaki yükselişlerin satışlarla değerlendirilmesi gerektiği yönünde fikirler veriyor. Bu dönemde yüksek oranlı fiyat artışlarının bir köpük olduğu, kısa dönemli yükseliş rallilerinin ardından borsalarda yeni ve büyük bir satış dalgası ihtimali halen çok yüksek.

                Petrolde fiyatlar yeniden artıyor

                2003 yılından 2009 yılına kadarki istatistikler petrol fiyatlarının ağustos ayı başında ya da temmuz ayı içinde zirveye ulaştığını gösteriyor. Petrol fiyatları son yıllarda gelişmekte olan ekonomilerde yaşanan yüksek oranlı büyümelerden olduğu kadar, ABD Doları'nın zayıf durumundan da etkilenmişti. 2008 yılı Temmuz ayı içinde 147 doları gördükten sonra yine 2008 yılı Aralık ayında 36 dolara kadar gerileyen petrol fiyatları son bir yıldır 70 doların üstünde hareket ediyor. Bu yıl mayıs ayı başında 89 dolara kadar yükselen petrol, ABD Doları'nın yükselişe geçmesiyle mayıs ayı sonlarına doğru 66 dolara kadar gerilemişti.

                Son 7 yılda 5 kez ağustos ayında, 2 kez temmuz ayında zirve yapan petrol önümüzdeki günlerde de yeni bir atağa geçebilir. Teknik göstergeleri yukarı dönen petrol 76 dolar seviyesini aşarsa 82-89 dolara doğru harekete geçebilir.

                '2008 yılında yaşanan rekor yükseliş bir kez daha gerçekleşebilir mi? Petrol 100 doları aşar mı?' sorusuna, bunun oldukça zor olduğu cevabını verebilirim. Altın fiyatlarındaki yükselişle petrol fiyatlarının paralel gitmemesinde ekonomilerdeki iyileşmenin sanıldığı kadar iyi olmaması yatıyor.

                SELİM IŞIKLAR-ZAMAN
                YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                Yorum

                • narada
                  Haberci
                  • 04 Mayıs 2009
                  • 1737

                  #668
                  AXA hangi sigorta şirketini alıyor?

                  AXA Yönetim Kurulu Başkanı Castries, bu amaçla görüşmeler yürüttüklerini söyledi

                  AXA Yönetim Kurulu Başkanı Henri de Castries, Türkiye’nin yatırımları için öncelikli bir ülke olduğunu belirterek, hem organik hem de satın almalarla Türkiye pazarında büyüyeceklerini söyledi. TÜSİAD’ın düzenlediği Boğaziçi seminerinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Castries şunları söyledi:

                  “Türkiye’de çok iyi bir takımımız, organizasyonumuz var. Bizim için majör ülke Türkiye. Türkiye’nin çok önemli büyüme rakamlarına ulaşacağını düşünüyoruz. Türkiye sigortacılıkta daha derin bir pazar haline geliyor. Biz ürünlerimizle ve hizmetlerimizi geliştiriyoruz. Geçen yıl çok hızlı büyüdük. Organik ve satın almalarla büyümeye devam edeceğiz. Çeşitli görüşmeler yapıyoruz. 15 yıldır Türkiye’ye yatırım yapıyoruz. Türkiye bizim yatırımlarımız için öncelikli ülke.”
                  Dexia Yönetim Kurulu Başkanı Pierre Mariani de Denizbank’ın Dexia içinde rekor kırdığını ifade ederek, “Denizbank’ın geçmiş senelerdeki performansı mükemmeldi. Kriz dönemi olan 2009’da rekor kırdı, Dexia içinde. Grup içinde gitgide Denizbank’ın payı büyüyor. Grup karının yüzde 70’i Denizbank’tan. Türkiye pazarından 650 bin müşteri kattı. Bunlar çok önemli” dedi.

                  Dexia İstanbullu gibi
                  Bu performansın hem iyi yönetim hem de Türkiye pazarından kaynaklandığını ifade eden Mariani şöyle devam etti:
                  “Nüfus artıyor. Tüketim ve yatırımlar da artıyor. Kurumsal bankacılık iyi bir segment. Krize rağmen geçen yıl 50 şube açtık. Bu yıl 25 şube açacağız. Kriz için çok iyi bir rakam. Perakende bankacılıkta büyüyeceğiz. Tarım ürünlerinde çok kuvvetliyiz.”
                  Denizbank’ın ismini değiştirmediklerini ifade eden Mariani, “İstanbullu gibi davrandık” dedi. Denizbank’ta 10 bin kişinin çalıştığını ifade eden Mariani şunları söyledi:
                  “Dexia’da 25 bin kişi çalışıyor. İleride perakende bankacılığın yüzde 40 gelirinin, toplam gelirin ise yüzde 30’unun Türkiye’den olmasını hedefliyoruz. Türkiye bizim için çok kritik bir ülke. Biz organik büyüyeceğiz. Avrupa komisyonu Denizbank’ı satmamızı istemişti ancak satmama kararı aldık. Deniz Sigorta’yı satışa çıkardık. Denizbank bizim kârlılığımızı ve kapasitemizi artırmaya yardımcı oluyor. 2013’te Deniz sigortayı satmayı planlıyoruz. Birçok şirketle görüşmeler devam ediyor. Henüz bir değer belirlemedik. Şu anda satış için doğru zaman değil. Değerinin yükselmesini bekliyoruz.”
                  Mariani, Türkiye’nin Ortadoğu ülkeleriyle serbest ticaret anlaşması yapmasına ilişkin olarak da, “Türkiye bu bölge için çok önemli bir ülke. Bu bölgedeki ülkelerle serbest ticaret yapması normal. Türkiye komşuları için bir anahtar ülke, ayrıca bu ülkelerle tarihi bir bağı var” dedi.

                  Milliyet / 13 Haziran 2010 Pazar NEVİN DONAT


                  cayy

                  alamadın gitti be AXA.
                  artık gına geldi bu haberlerinden. alacaksan al, almayacaksan alma. tencir pilavı gibi ısıtıp ısıtıp getiriyorsun bu durumu.
                  sigorta şirketlerinden birinin "keklere" mi ihtiyacı var yoksa...
                  YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                  Yorum

                  • narada
                    Haberci
                    • 04 Mayıs 2009
                    • 1737

                    #669
                    ATV ve Sabah'ı şoka sokan karar!

                    Toprak Center'in satışıyla ilgili muammen bedele ilişkin kısmı ile ilgili yürütmeyi durdurma kararı verildi
                    12 Haziran 2010 Cumartesi Saat: 11:42 Çalık Grubu, ATV ve Sabah'ı TMSF ihalesinden satın aldığı Toprak Center'e taşımak için gün sayıyordu. Yeni haber kanalı da buraya taşınıldığında yayına girecekti. Tüm planlar yattı. Çünkü Toprak Center'in satışıyla ilgili muammen bedele ilişkin kısmın yürütmesinin durdurulmasına karar verildi.
                    Çalık grubunda kriz yaratacak olay Toprak Grup'tan gelen açıklama ile ortaya çıktı. Açıklamada, "Danıştay'ın, Toprak Center'ın TMSF ihalesiyle satışa çıkarılmasına ilişkin işlemin ve ihale şartnamesinin muhammen bedele ilişkin kısmının yürütmesinin durdurduğu" bildirildi. 

                    TOPRAK CENTER NE KADARA SATILMIŞTI?

                    Toprak Center, TMSF ihalesinde 21 Temmuz 2009 tarihinde 88 milyon 240 bin TL bedelle Çalık grubuna satılmıştı. Bina 103 milyon TL'den satışa çıkarılmıştı.

                    Toprak Grup'un yaptığı başvuru üzerine Toprak Center'ın bedeline ilişkin Danıştay 13. Dairesi, keşif ve bilirkişi heyetine rapor düzenletti. Raporda binanın değeri 119 milyon 500 bin TL olarak belirlendi.

                    TMSF 31 MİLYON TL UCUZA SATTI

                    Bilirkişi raporu ile Toprak Center'ın TMSF tarafından 119 milyon 500 bin TL'lik gerçek değerinden 31 milyon 260 bin TL eksik bedelle satıldığı ortaya çıktı.

                    Danıştay 13. Dairesi bunun üzerine, Toprak Center'ın TMSF ihalesiyle satışa çıkarılmasına ilişkin işlemin ve ihale şartnamesinin muhammen bedele ilişkin kısmının yürütmesinin durdurulmasına oy birliğiyle karar verdi.

                    ATV VE SABAH TAŞINACAKTI

                    Çalık grubu Toprak Center'i aldıktan sonra hummalı bir onarım çalışmasına başlamıştı. Bina televizyon ve gazete için hazırlanıyordu. Çalık grubunun büyük merakla beklenen yeni haber kanalına da bu binaya taşındıktan sonra start verilecekti. Eylül döneminden önce ATV ve Sabah'ın binaya taşınması planlanıyor.

                    Taşınması işlemi Danıştay'dan gelen bu kararla tehlikeye girdi. Yeni haber kanalının yayını da bu durumda planlanan zamanda gerçekleşmeyecek.

                    GAZETECİLER.COM
                    YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                    Yorum

                    • narada
                      Haberci
                      • 04 Mayıs 2009
                      • 1737

                      #670
                      Birleşme tamam ama soru çok

                      Ekonomist Dergisi'nde TEB- Fortis bileşmesine ilişkin bir analiz yayınlandı. İşte o yazı...


                      Türk Ekonomi Bankası’nın (TEB) ana hissedarlarından Hasan Çolakoğlu ile Fransız ortağı BNP Paribas arasındaki görüşmeler sonuçlandı ve Fortis ile birleşme kararı için anlaşma imzalandı.
                      İki ana hissedar arasında 13 aydır süren görüşme maratonu son buldu ve TEB-Fortis birleşmesinin, TEB çatısı altında olmasına karar verildi.
                      Önümüzdeki yılın başına kadar sürecek olan birleşme operasyonunun danışmanı Boston Colsalting Group (BCG) olacak. BNP Paribas-Fortis birleşmesinde diğer ülkelerde danışmanlık yapan grubun Türkiye biriminin başında Burak Tansan var. Tansan, anımsanacağı üzere, bir süre önce Akbank’ta genel müdür yardımcısı olarak görev yapıyordu.
                      Bankacılık sisteminde 9’uncu büyük bankayı meydana getirecek birleşme kararının açıklanmasına rağmen, soru işareti çok. Bu soruların yanıtlarını ancak önümüzdeki dönemde alabileceğiz. Bazılarını aktarmak istiyoruz.
                      1. Yapılan açıklamaya göre, ana hissedarlar eşit ortak olarak devam edecek. Fakat, ortaklık anlaşmasında, yönetim yapısına ilişkin ne gibi hükümler olduğu henüz bilinmiyor. Üst yönetim takımının nasıl oluşturulacağı da henüz belli değil. Fortis’teki ortaklığı nedeniyle yeni bankanın küçük de olsa bir ortağı Belçika hükümeti olacak.

                      2. Yeni bankanın şube sayısı 630 olarak açıklandı. Her iki bankanın kurumsal, bireysel, perakende birimleri, birbirlerine çok yakın olan şubeleri belirledi. Bu şubelerin ne olacağı belli değil. “Kapanacak” demenin doğru olmayacağını söyleyen bir bankacı, “Herkesin şube açma arayışında olduğu bir yerde, birbirine yakın olan şubelerden birisini, 1-1.5 kilometre uzağına taşıyarak çözüm bulunabilir” diyor.

                      3. Açıklamaya göre, yeni bankanın genel müdürlüğünü TEB Genel Müdürü Varol Civil üstlenecek. Fortis’in Türkiye CEO’su Yvan de Cock, sözleşmesi bir yıl uzatılan bir yönetici olduğundan zaten Civil’e rakip değildi. Fakat, genel müdür dışındaki üst yönetimin nasıl şekilleneceği henüz belli değil. Beklenti, önümüzdeki 2-3 ay içinde üst yönetimin belirlenip, birleşme operasyonuna bu yönetimle girilmesi.

                      4. Her iki banka, kredi kartlarında büyük oyuncularla işbirliği içinde. TEB, Garanti’nin Bonus’u, Fortis de Yapı Kredi’nin World ile çalışıyor. Birleşmeyle birlikte piyasa payı yüzde 3.5-4 aralığına gelecek bankanın hangi iş ortağıyla devam edeceği ayrı bir soru işareti.

                      5. Bir diğer soru işareti de iştiraklerin durumu. Portföy yönetimi, leasing, faktoring, aracı kurum gibi iştiraklerde birleşme sürecinin nasıl işleyeceği bilinmiyor. Bu şirketlerin bir bölümünün Çolakoğlu tarafından BNP Paribas’a devredilebileceği, anlaşma öncesinde konuşulan konulardan birisiydi. Bu konu da ancak önümüzdeki dönemde açıklığa kavuşabilecek.

                      -11 Haziran 2010 Cuma
                      YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                      Yorum

                      • narada
                        Haberci
                        • 04 Mayıs 2009
                        • 1737

                        #671
                        Para piyasalarında haftanın beklentileri

                        Global borsalar kötü başladıkları haftayı iyi bitirdi.
                        Endeks belki 54 bin 800'e çekilebilir. 54 bin 500 kırılmadığı sürece 55 bin 500 - 56 bin 200 dirençleri aşılmaya çalışılacaktır.
                        Serbest piyasada dolar 1.560 - 1.580 TL aralığında dalgalanabilir. Euro ise 1.900 - 1.920 TL bandında kalacak görünüyor.
                        Kapalıçarşıda 24 ayar külçenin gramı bu hafta 62 ile 63 TL aralığında oluşabilir.

                        Global borsalar kötü başladıkları haftayı iyi bitirdi. Avrupa'da tahvil alımlarına ve bankaları sınırsız fonlamaya devam kararı, korkuları hafifletti. İspanya ve İtalya'nın tahvil ihraçlarına yüksek talep gelmesi, Fitch'in Macaristan'a yönelik olumlu açıklaması yatırımcıları rahatlattı. Bu hafta yurtiçi gündemde para politikası kurulunun faiz kararının yanısıra işsizlik verisi takip edilecek. Mali Kuralın yasalaşacağına ilişkin beklenti, pozitif ayrışma konusunda olumlu destek veriyor.

                        Amerika'da Mayıs ayında perakende satışlar, tahminlerin çok altında %1.2 gerileyince, New York borsası eksiye düştü. Ama Michigan Üniversitesi Tüketici Güven Endeksi 75.5 ile 74.5'luk tahmini aştığı için endeksler haftayı artıda tamamladı.
                        Türkiye, uyguladığı son derece başarılı dış politikalar neticesinde bölgesinde ve dünyada etkin konuma geldi. Tabii Türkiye geliştikçe bu durumdan rahatsız olanların sayısı arttı. Türkiye 20 yıl içinde 500 milyar dolar ihracat yapan bir ülke hedefini seçti. Bu tabloya bakıldığında dünyanın ekseninin bize kaydığını görebilirsiniz. Türkiye komşu ve çevre ülkelerle son derece iyi ilişkiler kurdu. Ticaret haciminde büyük artışlar var. Bu yüzden önceleri ABD'yi finanse eden Ortadoğu ülkelerindeki fonlar, yönünü Türkiye'ye çevirdi. TÜRKİYE- İSRAİL arasında başgösteren sertleşmenin temelinde bu gelişmenin yattığı belirtiliyor. Türkiye artık eski Türkiye deği, sesi daha güçlü çıkıyor. Güçler dengesi değişiyor. Çin, Rusya, Hindistan, Brezilya veTürkiye dünya süper liginde ön sıralara yerleşecek. Son gelişmeleri bu şekilde değerlendirmek lazım. Türkiye, 2010 yılında bölgesinde ve dünyada en hızlı büyüyen ülkelerden biri olacak.

                        İMKB haftaya sınırlı satışlarla başlayabilir. Borsa'nın yabancılar tarafından halen cazip görünmesinin altında yukarda söylediğim Türkiye'nin artan büyük itibarı ile süper ligde yer alması yatıyor. Ekonominin yeni çıpası olan Mali Kural muhtemelen haziran sonuna kadar yasalaşacak ve Türkiye'nin kredi notu bir aksilik olmazsa artacak. Bu beklentiler cuma günü yabancı yatırımcıların yüklü alımlarında etkili oldu. Endeks belki 54 bin 800'e çekilebilir. 54 bin 500 kırılmadığı sürece 55 bin 500 - 56 bin 200 dirençleri aşılmaya çalışılacaktır. Geri çekilmelerde alım yapın yön yukarıyı gösteriyor.

                        Türkiye'nin bir borç krizinden uzak olması, bankaların uluslararası piyasalarda borçlanmalarını kolaylaştırdı. Bankalar ilk dört ayda 13.6 milyar dolar kar etti ve ithalattan kaynaklanan döviz açığını kapattı. Türkiye'nin borç probleminin olmaması tahvillerimize büyük talep meydana getirdi. Yabancılar Nisan'da 5 milyar dolarlık Türk tahvili alırken ilk dört aydaki toplam alım 8 milyar dolara ulaştı. Ödemeler dengesi ilk dört ay sonunda 5.3 milyar dolar artıda bulunuyor.
                        Yaz aylarında turizm gelirlerindeki artış da dikkate alındığında, 2010 yılının döviz açısından rahat geçeceği anlaşılıyor.
                        Mali Kural sebebiye Türk Lirası güçleniyor. Serbest piyasada dolar 1.560 - 1.580 TL aralığında dalgalanabilir. Euro ise 1.900 - 1.920 TL bandında kalacak görünüyor. Fon girişi artarsa, dolar 1.550 TL desteğine çekilebilir. Para Politikası Kurulu perşembe akşamı faiz kararını açıklayacak. Merkez Bankasının en son beklenti anketinde yılsonu TÜFE 8.60'dan 8.10'a düştüğü için faizlerin değiştirilmesi beklenmiyor. Bileşiklerin bu hafta 8.70 düzeyine ineceğini tahmin ediyorum.

                        Altın fiyatları, ABD'de açıklanan perakende satış verisindeki bozulmadan sonra 1220 dolardan 1227 dolara çıktı. Bu hafta Euro bölgesi ve ABD'de açıklanacak olan enflasyon rakamları altın piyasasını yakından ilgilendiriyor. Eğer tahminleri aşan bir artış oluşursa, ons tekar 1240 - 1250 dolara çıkabilir. Tam tersi halinde, yani fiyat artışları beklentilerden düşük gelirse, bu defa altına satış gelecek. Ortada perşembe gününe kadar net bir tablo yok. ALIM yapmak için acele etmeyin. Kapalıçarşıda 24 ayar külçenin gramı bu hafta 62 ile 63 TL aralığında oluşabilir.

                        -tgrt haber
                        YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                        Yorum

                        • narada
                          Haberci
                          • 04 Mayıs 2009
                          • 1737

                          #672
                          şirket haberleri:

                          Anadolu'da kaybolmaya yüz tutan zanaatları yeniden canlandırmak için "Bir Usta, Bin Usta" adlı sosyal sorumluluk projesine start veren Anadolu Sigorta, her yıl 100 usta yetiştirecek. İlk etapta Eskişehir'de lületaşı, Bursa'da Karagöz tasviri, Trabzon'da kazaziye, Gaziantep'te kutnu dokumacılığı ve Edirne'de de Edirnekari için eğitim seferberliğine başlayan Anadolu Sigorta, proje kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan da teknik danışmanlık desteği alacak. Her yıl farklı şehir ve mesleklerin ekleneceği ve 3-6 aylık dönemlerde 20'şer kişiye eğitim verilmesi planlanan proje ile birlikte 10 yılda bin ustanın meslek ve ticaret hayatına kazandırılması hedefleniyor.

                          Bugüne kadar 125 milyon dolarlık yatırımla dondurma üretimi yapan Ülker Golf önümüzdeki 5 yıl içinde 200 milyon dolarlık yatırım daha yapacak. Ülker Golf Pazarlama Müdürü Özgü Güder, kuruluşlarından bu yana 2009 yılına kadar geçen 6 yılda gerçekleştirdikleri yatırımlarla üretim kapasitelerini 7.5 kat büyüttüklerini ve satışlarını 10 kat artırdıklarını söyledi. Güder, "Önümüzdeki beş yıl için planladığımız yatırımların tutarı 200 milyon dolar düzeyinde olacak. Bunun ilk aşaması Bursa'daki üretim tesisinin kapasitesini yüzde 50, soğuk hava depolama kapasitemizi ise yüzde 100 artırmak olacak" diye konuştu

                          6 ülkede 27 bin km fiber optik ağı bulunan Invitel ile Türkiye'yi Ortadoğu, Uzakdoğu, Avrupa arasında karadan ses ve data köprüsü haline getirmeyi hedefleyen Türk Telekom, 16 Haziran'da imzalanacak işbirliği ile bu hedefine bir adım yaklaşacak. İşbirliği ile ses ve data trafiği Londra'dan Cidde'ye kadar tek hat üzerinden taşınacak.geçtiğimiz ay Güneydoğu Avrupa'nın önde gelen bağımsız data ve toptan kapasite servis sağlayıcılarından biri olan Invitel International'ın hisselerini 221 milyon euroya satın alan Türk Telekom, fiber optik ağını Londra'dan Cidde'ye bağlayacak bir anlaşmaya daha imza atmaya hazırlanıyor.

                          Türk Ekonomi Bankası ve Fortis Bank arasında aylardır sürengörüşmelerin ardından alınan birleşme kararı, bankaların en kârlı iş alanlarından kredi kartı pazarında da dalgalanmaya neden oldu. Birleşecek iki bankadan TEB, Garanti'nin markası Bonus'u kullanırken, Fortis'in Yapı Kredi'nin World'uyle anlaşması bulunuyor. Her iki markanın da 11'er milyonluk toplam müşterisi bulunurken,TEB'de 701 bin Bonus, Fortis'te ise 1 milyon 85 bin World kullanıcısı var. Birleşmeyle Türkiye'nin dokuzuncu büyük bankası olması beklenenTEBFortis'in yapacağı tercih, Bonus ve World'un yıllar süren rekabetinde yeni bir dönüm noktası olacak.

                          -tgrt haber
                          YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                          Yorum

                          • narada
                            Haberci
                            • 04 Mayıs 2009
                            • 1737

                            #673
                            Borsada yılbaşından bu yana en yüksek getiriyi zarardaki şirketler sağladı. Yılbaşından bu yana hisse senetlerinde yüzde 500’lük getiriler oluşurken, primli hisselerin özellikle zararda olan şirketlerden çıktığı görüldü. Aynı dönemde İMKB Ulusal 100 endeksinin getirisi yüzde 14 oldu.

                            Eski bir borsacı sözü vardır: “Prim yapmayan bütün hisseler kötüdür.” Hiç bir yatırımcı kaybetmek istemez. Esas olan alınan hissenin prim yapmasıdır. Hissenin prim yapmasını tetikleyen bir çok neden vardır. Yatırımcı ise bunları bulup çıkarmaya çalışır. Önce piyasanın yani genel konjoktörün olumlu olması beklenir. Daha sonra sektör analizleri ve şirketin bilanço analizi... temel verileri, kârlılığı gibi bir çok etken sıralanır. Ancak tüm bu ince analizlerin bir anda anlamını yitirdiği zamanlarda oluyor. Onun için tüm bu analizlere bir de piyasa pratiğini bir başka deyimle piyasa deneyimini de ilave etmek gerekiyor. Piyasa pratiğinden hareketle son dönemlerde sıkça şahit olduğumuz bazı etkenlerin öne çıktığını görüyoruz.

                            ‘Bedelsiz sermaye’ etkisi

                            Şirketin ortaklık yapısındaki değişimler ve yüksek oranlı bedelsiz sermaye artırımları da şirketlerin prim yapmalarında etkili oluyor. Olayın teorik tarafına bakıldığında bedelsiz sermaye artırımının şirketin bilançosuna herhangi bir katkısı yok. Olay iç kaynaklarda yer alan fonun bir muhasebe işlemiyle Ödenmiş Sermayeye ilavesinden ibaret. Oysaki şirket için asıl önemli olan bedelli sermaye artırımı. Çünkü firmaya yeni kaynak ve sermaye girişi sağlanır. Fakat bedelli sermaye artırım kararları piyasa tarafından pek sevilmez. Çünkü ortakların şirkete yeni para koymasını gerektirir. Şirket için olumlu, ortaklar için olumsuz algılama gibi bir durum ortaya çıkıyor. Piyasa pratiğinden hareket edildiğinde bedelsiz sermaye artışının daha çok itibar gördüğü ve prim yaptırdığını söyleyebiliriz. Üstelik bilançolarında zarar görülmelerine rağmen! Tablodaki bazı firmaların yaptığı primler çok ciddi ve bunu teyit eder nitelikte. İMKB Endeks getirisi yüzde 14 seviyesinde gerçekleşirken yüzde 350-450 oranlarındaki getiriler göz kamaştırıyor. Afyon Çimento ve Rhea Girişim buna güzel bir örnek teşkil ediyor. Buradan ortaklık yapısının değişimlerinin hisse fiyatına etkilerine geçecek olursak...

                            Ortaklıktaki değişim
                            Ortaklık yapısı değişen firmalarda yüksek getiriler göze çarpıyor. Rhea Girişim buna örnek olarak verilebilir. Hissenin yaptığı yüksek primin altında ortaklık yapısı değişimleri ve yüksek oran sermaye artışının etkilerinin bir araya gelmesinin katkısı gözden kaçmıyor. Y ve Y GMYO, Aslan Çimento, Özderici GMYO hisselerindeki primler yine benzer özellikleri nedeniyle izah edilecek hisseler. Bunun yanında sektörel gelişmeler ve bilanço yapısına göre prim yapan hisseler de var. Dgate buna güzel bir örnek.

                            Farklı bakış açısı
                            Özetle şirketleri izlerken bilançosu olduğu kadar faaliyetleri, bilançosu dışındaki temel veri değişiklikleri, kârlılık dışındaki bedelsiz sermaye artırım potansiyeli, piyasa değeri defter değeri gibi başka yönlerden de bakmak gerekir. Çok görünün ve göz önünde olan herkesin gördükleriyle para kazanmak zordur. Biraz farklı pencerelerden bakmakta yarar var.



                            AÇIKLANACAK VERİLER

                            14.05.10
                            15:30 ABD'de nisan ayı perakende satış verileri açıklanacak.
                            16:15 ABD'de nisan ayı sanayi üretimi ve kapasite kullanımı açıklanacak.
                            16:55 ABD'de nisan ayı Michigan tüketici güven endeksi açıklanacak.
                            17:00 ABD’de şubat ayı işletme stokları açıklanacak.

                            17.05.10
                            09.00 Almanya'da nisan ayı TEFE açıklanacak.
                            15:30 ABD'de Empire State imalat endeksi açıklanacak.
                            16:00 ABD'de mart ayı net sermaye girişi ve çıkışı açıklanacak.

                            18.05.10
                            11:30 İngiltere'de nisan ayı TÜFE açıklanacak.
                            12:00 Euro Bölgesi nisan ayı TÜFE açıklanacak.
                            12:00 Almanya'da mayıs ayı ZEW beklenti endeksi açıklanacak.
                            12:00 Euro Bölgesi mart ayı dış ticaret dengesi açıklanacak.
                            15:30 ABD'de konut başlangıçları ve inşaat izinleri açıklanacak.
                            15:30 ABD'de nisan ayı ÜFE açıklanacak.



                            DIŞ PİYASALAR
                            Dünya borsalarındaki yukarı tepkiler “kısa vadeli” Dış piyasalarda oynaklık yüksek. Kısa dönemli olumsuz fiyatlamaların yukarı yönlü tepkisi hızlı yaşanıyor. Bundaki en önemli etken pozisyonların getirdiği iyimserlik. Euro Bölgesi ülkelerinin borç risklerine ilişkin sorunlar sürüyor. Otomatiğe bağlanmış gibi her hafta bir Avrupa ülkesinin battı-batıyor söylemleri, Çin’deki üretim yavaşlaması, Japonya’daki Euro Bölgesi türünden borç sorunları... kısa dönem için önemli ölçüde fiyatlandı. Orta dönemli fiyatlamanın sona erdiğini söylemek için çok erken! Gelişmekte olan piyasaların önemli ülkelerinden biri olan Brezilya’nın faiz artırımına gitmesi önemli. Bir süredir düşüş gösteren borsalara gelen tepki alımlarının en azından teknik nedenlerle bir süre daha devam etmesi beklenebilir. Tepki hareketinin çıkış hareketine dönüşümü için olumlu temel verilerin desteği gerekiyor.

                            AMERİKA: Tepki çıkışı sürecek mi?
                            Düşüş hareketi sonrası tepki alımları geldi. Endeks 10.000’deki p...olojik desteğin üzerinde. Tepki alımlarının devamı için 10.300’ün üzerine çıkılması önemli. Bu seviyelerde satış denemeleri görülebilir. 10.300’ün üzerinde verilecek sonraki dirençler 10.500-10.600 seviyelerinde. Destekler ise 9.900 ve 9.760 seviyelerinde bulunuyor

                            MİLLİYET / ZEYNEP AKTAŞ
                            YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                            Yorum

                            • narada
                              Haberci
                              • 04 Mayıs 2009
                              • 1737

                              #674
                              İMKB'nin kasası dolu şirketleri

                              Piyasaların dalgalı seyrini koruduğu bu dönemde, analistler nakdi güçlü olan şirket hisselerine dikkat çekiyor

                              Piyasaların dalgalı seyrini koruduğu bu dönemde, analistler nakdi güçlü olan şirket hisselerine dikkat çekiyor. Net nakit pozisyonunu ilk çeyrekte artıran şirketleri incelediğimizde 14 tanesinin yüzde 50’nin üzerinde artış sağladığı görülüyor. Tek faktör olmasa da hisse seçiminde etkili olduğu vurgulanan net nakit pozisyonlarına göre analistlerin önerdiği hisseler ise Ford Otosan, Enka İnşaat, Koza Maden, İpek Matbaacılık, Petrol Ofisi ve Aygaz.

                              Son dönemde dalgalı seyrini koruyan İMKB’de hisse seçimi oldukça önem kazanmış durumda. Yurt dışından gelen verilerin etkisinin ağırlığını koruduğu piyasada, analistler hisse seçiminde bazı faktörlere bakılmasında fayda olduğunu söylüyor. Bu faktörlerden biri de şirketlerin net nakit pozisyonları. Bu değer, şirketin nakit ve nakit benzeri varlıklarından finansal borçları çıkarıldığında elde ediliyor. Net nakit pozisyonu bir anlamda şirketin finansal yapısını ve ne kadar nakdi olduğunu gösteriyor. Nakit pozisyonu güçlü olan şirketin risk katsayısı düşük olduğu için bu hisseler yakından takip ediliyor. Ancak analistler sadece bu faktörü ele alıp şirketi değerlendirmenin de yeterli olmayacağını vurguluyor.

                              Net nakit pozisyonun artıda olmasının yanı sıra, yıllar bazındaki nakit yaratma kabiliyetine de bakmak gerekiyor. Ayrıca şirketin olduğu sektör yapısıyla beraber, yatırım fırsatlarını değerlendirilip büyüme potansiyelini de göz önünde bulundurmak gerektiğine dikkat çekiliyor.
                              Biz de buradan yola çıkarak, 2010 yılı ilk çeyrek döneminde 2009 yılı son çeyreğine göre net nakit pozisyonunu artıran 20 şirketi belirledik. Burada sadece sanayi hisselerini ele aldık. 20 hissenin içinden 14’ünün net nakit pozisyonunu yüzde 50’nin üzerinde artırdığı görülüyor. İlk beş sırada ise; Enka İnşaat, Doğan Gazetecilik, Petrol Ofisi, Aygaz ve Pınar Süt bulunuyor.

                              Riski düşürüyor
                              Şirketlerin net nakit değerinin pozitif olmasının şirketin riskini düşürdüğünü söyleyen Gedik Yatırım Araştırma Uzman Yardımcısı Tuğba Saygın, “Örneğin, şirket muhtemel bir ekonomik krizde oluşan kayıplarını kolaylıkla sınırlayabilir” diyor. Ancak şirketin geçen yıllarda elinde bulunan nakdi nasıl değerlendirdiğinin daha önemli olduğuna dikkat çeken Tuğba Saygın, “Net nakit değeri yüksek olan şirketler bu nakitle yeni yatırım yapabilirler. Olası satın almalar ile kapasite büyütme ve bunun beraberinde net kârını artırabilir” diyor.
                              Güçlü nakit pozisyonları sayesinde net nakit pozisyonu artıda olan şirketlerin, şirket satın alma, yeni yatırımlara başlamada hazır güç konumunda bulunduklarını söyleyen Turkish Yatırım Araştırma Müdürü Mehmet Baki Atılal ise, “Şirketler, güçlü nakit pozisyonları ile döviz ve faizlerdeki dalgalanmalara karşı daha olumlu ve güçlü duruma geliyor. Volatilitenin arttığı bu dönemlerde güçlü nakit pozisyonuna sahip olan hisse senetleri tercih edilebilir ama tek kriter olarak alınmamalı” diyor. Likidite veya nakit pozisyonu yönetiminin şirketler için sadece ödeme güçlüğüne düşme tehlikesine karşı değil, şirketin kârlılığını direkt olarak etkilediği için de önemli olduğu söyleniyor.

                              Dikkat çeken hisseler
                              Elindeki nakdi yatırıma çevirmeyip büyüme potansiyeli olamayan bir şirketin pozitif net nakde sahip olmasının önem arz etmediğini söyleyen Tuğba Saygın, ilk çeyrekte net nakit değerini artırarak dikkat çekenlerin Ford Otosan, Enka İnşaat, Koza Maden, İpek Matbaacılık ve Aygaz gibi şirketler olduğunu ifade ediyor. Saygın’a göre önümüzdeki dönemlerde büyüme potansiyeli olan bu şirketler nakit pozisyonlarını koruyacak.

                              Şirket bulunduğu sektör itibariyle net nakit pozisyonunu yüksek seviyelerde tutmak isteyebileceğini ifade eden İnfo Yatırım Portföy Yöneticisi Şenol Korkmaz, “Bunlara örnek verecek olursak İnşaat, Petrol-Kimya, Holding olarak gösterilebilir. Bu sektörlerin ortak özelliği ekonomideki dalgalanmalardan aynı oranda etkilenmeleri” diyor. Korkmaz, net pozisyonu yüksek şirketlerden ise Enka İnşaat, Petrol Ofisi, Pınar Süt ve Ford Otosan’nın alım için uygun gözüktüğünü söylüyor.

                              “Uzun vadeli yatırımcılar için işletme kalitesi değerlemeden çok daha önemlidir. İşletme kalitesi şirketin nakit akımı üretme kapasitesini belirler, bu da nihai olarak hisse senedi fiyatını tespit eder” diyen Mehmet Baki Atılal da şirketlerden Enka, Aygaz ve Petrol Ofisi’ne dikkat çekerek Aygaz ve Enka’da alım, Petrol Ofisi’nde ise ‘tut’ tavsiyesi veriyor.


                              Nakit varlığıyla öne çıkıyorlar
                              Enka İnşaat: 2010 yılının ilk çeyreğinde 2009 yılının son dönemine göre yapılan kıyasla net nakit değerini en çok artıran şirketler arasında ilk sırada Enka İnşaat yer alıyor. Rusya ve Türkiye’deki yeni olanaklar sayesinde ve yüzde 323 iyileşen net nakit pozisyonu ile şirket için büyüme potansiyeli öngörülüyor. Hissede hedef 8.40 TL hedef fiyatla ‘al’ tavsiyesi veren kurumlar var.

                              Aygaz: 2009 sonunda negatif olan net nakit değerini 2010’da pozitife çeviren Aygaz için görüş olumlu. Bunun yanı sıra Aygaz İMKB’deki temettü potansiyeli yüksek şirketler arasında yer alıyor. Güçlü sermaye yapısı ve Tüpraş’taki yüzde 10’luk dolaylı payı ile dikkat çekiyor. 2010 ilk çeyreğinde 105 milyon TL net nakit değerine sahip olan şirket, Entek Elektrik Üretim ve Aygaz Doğalgaz iştiraklerindeki payını artırmayı hedefliyor. Hisse için hedef fiyat 8,05 TL olup ve ‘al’ tavsiyesinde bulunuluyor.

                              Ford Otosan: Düzenli temettü dağıtımı ve ticari araç kategorisinde yüzde 33.3 pazar payı ile dikkat çeken şirketlerden biri de Ford Otosan. 2010 yılında geçen yıla kıyasla yüzde 21 artırarak toplamda 259 bin adet araç satmayı hedefleyen şirketin net nakit pozisyonunu ilk çeyrekte yüzde 113 oranda iyileşti. 123 milyon net naktiyle 2010 yılında yapacağı toplam 153 milyon dolar yatırımın bir kısmını finanse etmesi bekleniyor. Bu yatırımın 120 milyon dolarlık bölümü yeni ürün üzerine olacak. Hisse için hedef fiyatı 12 TL.

                              Koza Madencilik: 2010 yılının ilk çeyreğinde net kârındaki önemli yükselişle dikkat çeken Koza Madencilik, toplam iştirak oranı açısından hakim ortağı konumunda olduğu Koza Altın’ın halka arzından yaklaşık 203 milyon dolar gibi ciddi bir gelir elde etti. Önümüzdeki dönemde bu fonun nasıl kullanılacağı önemli. Ayrıca, grubun altın üretiminde de önümüzdeki yıllarda önemli artış bekleniyor. Koza Madencilik için hedef fiyat 5.65 TL ve ‘al’ tavsiyesi veriliyor.

                              İpek Matbaacılık: Koza Madencilik’teki yüzde 52.25 doğrudan payı sayesinde Koza Altın’daki halka arz gelirinden payı oranında fon elde eden diğer şirket ise İpek Matbaacılık. Konsolide bilançosunda yüzde 95 oranında artışla 391 milyon TL net nakit değerini ulaşan şirketin, yedi adet petrol arama ruhsatı var. Nisan 2010 tarihinde başlanan çalışmalar hızla devam ediyor ve temmuz 2010 tarihinde tamamlanması öngörülüyor.

                              Petrol Ofisi: OMV ile yapılan hisse satış görüşmelerinin süresiz ertelenmesi hisse senedi üzerindeki baskılardan biri olurken, 2004 yılından kaynaklanan toplam 20 milyon TL'lik vergi aslı ve cezası Maliye ile varılan uzlaşma sonrasında toplamda 9.5 milyon TL’ye gerilemesi göreceli olumlu bir gelişme olarak gösteriliyor. Hisse için 7.32 hedef fiyat öngörülüyor.

                              9 şirket nakit pozisyonu yüzde 50’nin üzerinde artırdı

                              Şirketlerin net nakit pozisyonu (Milyon TL)

                              Hisse 2009/4Ç 2010/1Ç %
                              Enka İnşaat -246 110 323
                              Petrol Ofisi -28 50 157
                              Aygaz -28 105 126
                              Ford Otosan -16 123 113
                              İpek Matbaacılık 19 391 95
                              Koza Altın 18 353 95
                              Vestel Beyaz Eşya 2 28 94
                              BSH Ev Aletleri 13 63 80
                              Tekfen Holding 49 134 63
                              Tüpraş 995 1.885 47
                              Selçuk Ecza 169 307 45
                              Alkim 23 37 39
                              İhlas Ev Aletleri 23 37 39
                              Tofaş Oto -839 -605 39

                              - Ekonomist /11 Haziran 2010 Cuma / Gözde Yeniova
                              YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                              Yorum

                              • narada
                                Haberci
                                • 04 Mayıs 2009
                                • 1737

                                #675
                                BSOKE

                                YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information