Not Defteri

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • narada
    Haberci
    • 04 Mayıs 2009
    • 1737

    #496
    2010

    Halka arzlar ve birleşme-satın almalarda 2010 BEKLENTİSİ

    Piyasada hisse hareketlerinde etkili olan faktörlere bakıldığında şöyle bir tablo ortaya çıkıyor:

    HALKLA ARZLAR: Piyasaların geldiği nokta açısından halka arzlar için cazip bir ortam oluşmuş olmasına karşın İMKB’ye istendiği sayıda yeni şirket gelmedi. Yılın sonlarında sadece Ran Lojistik’in halka arzı gerçekleşti. Bunun yanında yatırım fonları piyasaya ile tanıştı. 2010 yılında ise SPK’nın teşvik etmesi ve İMKB’nin TOBB ile birlikte çalışması sonucunda İMKB’nin halka arzlardaki sıkıntılı süreci bir nebze olsun aşması bekleniyor.
    Piyasada uygun ortamın sürmesi durumunda, ocak ayından itibaren halka arzları görmeye başlayacağız. Şu anda İMKB'de var olmayan sektörlerden şirketler piyasaya gelerek borsaya çeşitlilik kazandırabilir. Bu da İMKB’ye hareketlilik getirebilir. Şirket bazında bakıldığında İGDAŞ’ın büyük bir halka arz olması bekleniyor. Koza Grubu’nun şirketi Koza Altın, önemli bir halka arz.
    Ayrıca Aksa Jeneratör ile birkaç hastane ve gayrimenkul yatırım ortaklıklarının halka arzının görülmesi bekleniyor. Türk Telekom’un 2010 yılında yapılması beklenen ikincil halka arzı da piyasada etkili olabilir.

    BİRLEŞME VE SATIN ALMALAR: Son yıllarda birleşme ve satın almalar konusu, İMKB cephesinde de büyük yankı buldu. Bu alanda gelen haberler, hisse bazında hareketlilikleri beraberinde getirdi. 2009 yılı krizle birlikte durgunluğun yaşandığı bir dönem oldu. Buna rağmen, Vakıf Girişim Sermayesi YO, Lafarge Aslan Çimento, Atakule GYO şirketlerinde büyük ortaklar değişti. Ceytaş Madencilik grup şirketi Park Elektrik Madencilik ile birleşirken, Sabancı Grubu, Aksigorta’daki iştiraklerini yeniden yapılandırma yoluna gitti.

    2010 yılında alıcı ile satıcı arasındaki farkların kapanması ve kaynak sorunlarının ortadan kalkmasıyla birlikte bu tarz işlemlerde hareketliliğin artması bekleniyor. Bunun yanında özelleştirmeler konusu da İMKB tarafından yakından izlenecek. Başkent Doğalgaz, otoyollar ve köprüler ve Milli Piyango, İMKB’nin merceğinde olacak işlemler olarak sayılabilir.
    YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

    Yorum

    • narada
      Haberci
      • 04 Mayıs 2009
      • 1737

      #497
      2010

      ARACI KURUMLARDA konsolidasyon sürecek

      2009 yılında aracı kurum piyasasına bakıldığında iki kurum el değiştirirken Merkez Menkul Değerler ise 24 Mart’ta kapatıldı. Orion Investment Menkul Değerler, Shuaa Securities Holding tarafından ve Daruma Menkul Değerler Sabri Hakkı Ulukartal tarafından satın alındı. Bu gelişmeler ışığında TSPAKB verilerine göre toplam aracı kurum sayısı 2008 yılına göre 104’ten 103’e gerilerken, faaliyette olan aracı kurum sayısı da 92’den 87’ye düştü.
      Yine 2009 verilerine göre işlem hacminde yerli yatırımcının payı yüzde 85, yabancı yatırımcı payı ise yüzde 15 seviyelerinde.

      Yabancının payı, 2009’da yarı yarıya azaldı. Yurt dışından Türkiye'de işlem yapan yabancı yatırımcı sayısının azalması nedeniyle, yabancı aracı kurumların bir bölümü Türkiye'den çıkmayı düşünebilir. Yerli aracı kurumlarda da bir konsolidasyon yaşanabilir.
      YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

      Yorum

      • narada
        Haberci
        • 04 Mayıs 2009
        • 1737

        #498
        2010

        Dikkat çeken sektörler

        Merill Lynch Varlık Yönetimi EMEA Portföy Stratejisti Bill O'Neill gelişmekte olan hisse senedi piyasalarında banka hisselerine çok fazla ilgi duymadıklarını, Yunanistan örneğine bakıldığında finans sektöründe yüksek risk ve kırılganlığın sürdüğünü belirtiyor. O'Neill, "Tüketici ile ilişkili sektörler ilgi çekici. Türkiye'de de bu yapıya uyan şirketler var" diyor. Marbaş Menkul Değerler Genel Müdürü Hamdullah Ceylan, IMF anlaşmasının seyri, kredi kuruluşlarının tavrı, bankacılık ve sanayi sektörü kârları ile büyüme oranlarının izlenmesini tavsiye ediyor. Ceylan, bu gelişmeler ışığında enerji, ilaç, bankacılık ve sanayi sektörü şirketlerinin takip edilmesini tavsiye ediyor.

        Finans Yatırım 2010 strateji raporunda düzeltme hareketi yaşanana kadar İMKB’de betası düşük defansif hisse senetleri, sonrasında ise büyüme odaklı daha agresif sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin tercih edilmesi öneriliyor. Kurum, bu kapsamda, defansif seçimlerin telekom, enerji, gıda-içecek ve perakende sektörlerinden yana kullanılmasını, agresif seçimlerin ise bankacılık, sigorta, inşaat, beyaz eşya ve otomotiv şirketlerinden yana yapılması gerektiğini savunuyor.
        YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

        Yorum

        • narada
          Haberci
          • 04 Mayıs 2009
          • 1737

          #499
          2010

          Riskler fazla

          2009 stratejistler, portföy yöneticileri açısından kolay bir yıl olmuştu. Yatırımcılara, global likiditenin artması ile birlikte dip sevilerde olan hisse senetleri tavsiye edildi. Yine dip seviyelerdeki emtialar, özellikle de emtialardan altına yatırım yapıldı. Merkez bankalarının faizi düşürme politikası bilindiği için Türkiye’de TL faize ciddi yatırımlar yapıldı. Bankalar bilançolarını daha da güçlendirdi. Bunun yanında sektörel teşvikler, otomotiv, beyaz eşya ve teknoloji şirketlerinin yüzünü güldürdü. Kısaca portföy yatırımcıları; TL faiz önerdi, dip seviyelere gelen mali yapısı güçlü, krize dayanıklı teşvik almış sektörlerin hisselerini tavsiye etti. Yatırımcılara iyi kazançlar sağlandı.
          2010 yılı ise belirsizliklerin arttığı bir dönem olarak karşımıza çıkıyor. Dünyada, merkez bankalarının fazla likiditeyi çekme adına faiz artırımlarına başlayacağı bir döneme girilecek.
          Bu sürecin ne kadar hızlı olacağı bir soru işareti. Dubai ve Yunanistan örneklerinin artabileceğinden korkuluyor.
          Türkiye’de de Merkez Bankası faiz indirimlerini durdurdu. Bazı tahminlere göre 2010 ilk çeyrekte faiz artırımlarına başlayabilir. Teşvikler ortadan kalkınca, reel sektörde rakamlar düşmeye başladı. IMF anlaşması, tüm açıklamalara rağmen belirsizliğini koruyor ve ciddi bir bütçe açığı sorunu ortada duruyor. Ayrıca hisse fiyatları da eskisi kadar cazip değil ve yılın sonlarında genel seçim beklentileri de fiyatlanmaya başlayacak.

          Strataji belirlemek zor
          Ancak bu olumsuzlukların yanında bankaların güçlü performanslarını koruyacağı görülüyor. Fitch’in not artırımının yanında Moddy’s ve Standart & Poor’s’dan da not artırımı bekleniyor. Bütçe açığının finansmanında özelleştirmelerin hız kazanmasıyla zorluk yaşanmayacağı tahminlerinde bulunuluyor. IMF ise yine de önemli bir beklenti olarak piyasalarda fiyatlanmaya devam edecek.
          Bu konjonktürde stratejistlerin, portföy yöneticilerinin işi 2009 kadar kolay değil. Buna rağmen genel olarak bakıldığında vadeleri kısaltmakla birlikte, TL önerilmeye devam ediliyor. Yine hisse senedi piyasasında seçiciliğin daha da artacağı ifade ediliyor. Borsa uzmanları 2010’da en doğru yaklaşımın, riskleri dağıtan bir sepet oluşturmak olduğunu ifade ediyor.

          Reel sektör geride
          Krize tedbir olarak merkez bankalarının piyasalara verdiği fazla likidite ile risk iştahının artığı bir yılı geride bıraktığımızı söyleyen Finans Invest Genel Müdürü Zafer Onat, ancak reel ekonominin sermaye piyasalarının hızına yetişemediğini ifade ediyor. Bu nedenle 2010’da biraz temkinli olunması gerektiğini belirten Onat, “Kriz, sermaye piyasalarında ‘V’ şeklinde seyretti. Ancak reel ekonomide seyir ‘L’ gibi durdu. Arada bir fark oluştu ve bir şekilde birleşmek durumunda” diyor.
          2010 yılının dünya ekonomisinin yaralarını sardığı ve yeniden büyümeye başladığı bir dönem olarak tarihe geçeceğini söyleyen İş Yatırım Araştırma Direktörü Serhat Gürleyen, küresel büyümedeki canlanmaya ve risk iştahındaki artışa paralel olarak Türkiye ekonomisi’nin de durgunluktan çıkmasını bekliyor. Ancak Avrupa ekonomisinin yavaş büyümesi ve işsizliğin yüksekliğinin büyümeyi sınırlayacağını belirten Gürleyen, emtia fiyatlarındaki artış ve bütçedeki bozulma nedeniyle MB’nin 2010’un son çeyreğinde faiz artırmaya başlayacağını tahmin ediyor.

          IMF izlenecek
          Bazı analistler ise faiz artırımlarının çok daha erken hatta yılın ilk çeyreğinde olmasını bekliyor. Merrill Lynch Gelişmekte olan Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Ekonomisti Türker Hamzaoğlu, gelişmekte olan ülkeler arasında en büyük faiz artırımlarının Türkiye, İsrail ve Güney Afrika'da görüleceğini söylerken, Türkiye'de 2010 sonunda politika faizlerinin yüzde 8'e yükselmesinin tahmin edildiğini belirtiyor.
          Merkez Bankası'nın gösterge olan gecelik borçlanma faizi yüzde 6.50 seviyesinde bulunuyor. Türkiye'nin mevcut aşamada IMF ile anlaşmaya ihtiyaç duymadığını düşündüklerini ifade eden Hamzaoğlu "Türkiye'nin, gerekmesi durumunda IMF'den esnek kredi imkanını sağlayacağını düşünüyoruz ancak burada mali kural önem taşıyor" diyor.
          Ekonomi Bakanı Ali Babacan’ın IMF ile genel çerçevede mutabakata varıldığını ve detaylar üzerinde çalışıldığını açıklamasına rağmen 2010 yılı yatırım stratejisini stand by yapılmayan bir senaryo üzerine kurduklarını söyleyen Serhat Gürleyen ise, şöyle devam ediyor: “Piyasalardaki iyimser hava ve Fitch tarafından yapılan iki kademe not artışı, hükümetin genel seçimlere IMF desteği almadan girme ihtimalini artırdı” diyor.
          YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

          Yorum

          • narada
            Haberci
            • 04 Mayıs 2009
            • 1737

            #500
            2010

            Endeks beklentileri

            Borsa endeksinde şu aşamada hedef değerlerinin 59.000 seviyesinde olduğunu söyleyen Gürleyen, “Mevcut fiyat seviyesi ekonomik ve siyasi riskleri yansıtmadığı için borsa genelinde alış önermiyoruz. Borsa için gerilemelerin alım amaçlı kullanıldığı “Biriktir” görüşümüzü koruyoruz” diyor.
            Gürleyen, 2010 yılında piyasa riski (Beta) alanlardan ziyade, sektör ve şirket bazlı katma değere sahip bilgiye dayalı (alfa) yatırımcıların kazanmasını beklediklerini kaydediyor.
            Standart Ünlü Genel Müdürü Attila Köksal, 2010’da strateji belirlemenin daha zor olduğunu ancak bu dönemde portföyü çeşitlendirmek gerektiğini kaydediyor. Türk yatırımcısının altın, döviz ve TL mevduatın yanında farklı arayışlara girdiğini kaydeden Köksal, hisse senedi piyasasında yatırımcı sayısının artmasının bunun en önemli işareti olduğunu belirtiyor. Köksal, tarihsel olarak döviz ve altının yatırımcısını üzdüğünü TL’nin ise sevindirdiğini belirterek, “Ancak reel faizlerin gerilemesiyle, hisse senedi de iyi bir alternatif oldu” diyor.
            Banka kârlarının 2010 yılında 2009'a göre bir miktar gerileyebileceğini ve bunun da piyasadaki beklentileri geriye çekeceğini ifade eden Zafer Onat, "Borsada 2009'daki gibi bir yükseliş olmaz. 2010 volatilite açısından yoğun geçmekle birlikte İMKB 100 Endeksi dar bir bantta, aşağıda 37.000-38.000 yukarıda ise 52.000-54.000 arasında hareket edebilir. Bazı analistler de ekonomilerin toparlanması nedeniyle merkez bankalarının faiz artırımlarına başlayacağı beklentisinin sürdüğü bir ortamda, özellikle ABD verilerinin beklentilerden aşırı olumlu gelmesiyle, hisse senetlerinde kısa süreli satışlar görülmesini bekliyor. Sonrasında ise toparlanma olacağı kaydediliyor.
            YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

            Yorum

            • narada
              Haberci
              • 04 Mayıs 2009
              • 1737

              #501
              aslan çimento

              Aslan Çimento'yu alan Oyak 'pırlanta' bulmuş kadar oldu


              Kocaeli Darıca’da bulunan 1.5 milyon metrekare alana kurulu Aslan Çimento fabrikasının 53 metrelik bir limanı var. Limana 50 bin ton kapasiteli gemi yanaşabiliyor.

              130.3 milyon avroya Aslan Çimento'yu devralan Oyak Çimento Grubu Başkanı Çağlar, 'Darıca'daki tesis, 41 fabrika içinde pırlanta gibi. Hem denize kıyısı var hem de kendi limanı' dedi. Oyak, satınalmayla kapasitesini yüzde 24 atırdı

              İSTANBUL - Fransız Lafarge’ın Marmara Grubu’nu geçen yıl 130.3 milyon avro vererek alan Oyak Çimento, alışverişten çok memnun kaldı. Adana Çimento, Mardin Çimento, Bolu Çimento ve Ünye Çimento ile faaliyetlerini altı bölgede sürdüren Oyak Çimento Grubu, 30 Aralık’ta tamamlanan satışla bünyesine Lafarge Marmara Grubu’ndaki bir entegre çimento fabrikası, dokuz hazır beton tesisi ve üç agrega ocağını katmış oldu.
              2009 yılı faaliyetlerini ve 2010 yılı öngörülerini açıklayan Oyak Otomotiv ve Çimento Grubu Başkanı Celal Çağlar, “Kârlılık oranında beş çimento şirketimizi düşündüğümüzde 2010 yılında 2009’dan daha iyi neticeler elde edebileceğimizi ve yüzde 40’ı geçeceğimizi düşünüyorum” dedi.

              İlk çimento fabrikası
              Çağlar, yapılan alım işlemiyle grubun, Aslan Çimento’nun yüzde 97.3’üne, Birtaş A.Ş.’nin yüzde 100’üne, Marmara Madencilik’in yüzde 100’üne, Aslan Beton’un yüzde 24.24’üne, Assan A.Ş.’nin yüzde 100’üne ve Aslan Çimento Vakfı’na sahip olduğunu açıkladı.

              Çağlar, Türkiye’nin ilk çimento fabrikası olan Aslan Çimento’nun 1.5 milyon metrekare arazi üzerine kurulu, yıllık 1.2 milyon ton klinker ve 3.4 milyon ton öğütme kapasitesine sahip olduğunu dile getirdi.
              Soruları da yanıtlayan Çağlar, bir gazetecinin “Lafarge Grubu’nun 130.3 milyon avroluk fiyatının kriz zamanında ucuza gittiği” yönündeki ifadesi üzerine, “Kriz aynı zamanda bir fırsat demek. Elinde nakdi olan, ileriyi iyi gören için bir fırsat demek. Satış için Lafarge’ın aracı kurumu diğer gruplara da teklif vermişti, biz aldık. Deve bir akçe, deve bin akçe...” dedi.

              ‘Biz liman da aldık’
              Türkiye’nin çimento üretiminin yüzde 30’unun Marmara Bölgesi’nde tüketildiğini anlatan Çağlar, gelecekte en fazla büyüyecek olan bu bölgede yer alan Aslan Çimento’nun, limanı sayesinde ihracata büyük katkısı olacağını vurguladı.
              Çağlar, şöyle konuştu: “Türkiye’de 40-41 tane çimento fabrikası var. Bunların içerisinde ‘pırlanta’ olarak tabir edebileceğimiz Aslan Çimento Fabrikası’dır. Biz sadece bir çimento fabrikası satın almadık, aynı zamanda bir de liman aldık. 53 metrelik 50 bin ton kapasiteli gemilerin yanaşabileceği bir limanı var. Satın alma öncesi Oyak Çimento Grubu, Adana Çimento, Mardin Çimento, Bolu Çimento ve Ünye Çimento şirketlerimiz yıllık 7.3 milyon ton klinker kapasitesi ile Türkiye klinker kapasitesinin yüzde 12.9’unu, Adana Çimento, Mardin Çimento, Bolu Çimento ve Ünye Çimento tesislerinde yıllık 14.1 milyon ton çimento kapasitesi ile Türkiye çimento üretim kapasitesinin yüzde 15’ini temsil etmekteydi. Devralma sonrasında kapasitemiz yüzde 24, pazar payımız yüzde 25 arttı. OYAK Çimento Grubu’nun beş şirketinin toplam klinker kapasitesi 8.5 milyon ton ile Türkiye klinker kapasitesinin yüzde 15’ini ve toplam çimento üretim kapasitesi 17.5 milyon ile Türkiye çimento üretim kapasitesinin yüzde 18.6’sını temsil eder hale geldi.”

              Bölgenin en kârlısı
              Çağlar, Aslan Çimento’nun yüksek öğütme kapasitesi ve limanı ile grup şirketleri için önemli bir avantaj sağlayacağını söyledi. “Bolu, Ünye ve Adana tesislerimizle sinerjinin artırılmasına önemli katkı sağlayacak” diyen Çağlar, şirketlerin borsa performansını ise şöyle değerlendirdi: “İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) tarafından açıklanan 2009 yılı dokuz aylık sonuçlara göre, Oyak Çimento Grubu şirketlerinden Adana Çimento, Mardin Çimento ve Ünye Çimento yüzde 39’a varan net kârlılık oranları elde ederken, Bolu Çimento olumsuz pazar koşullarına rağmen yine de bölgesinin en kârlı çimento şirketi olmuştur. 2009 yılı 12 aylık sonuçlar açıklandığında benzer başarılı sonuçlarla yılı kapatacağımızı göreceksiniz. Kârlılık oranında beş çimento şirketimizi düşündüğümüzde 2010 yılında 2009’dan daha iyi neticeler elde edebileceğimizi ve yüzde 40’ı geçeceğimizi düşünüyorum.”

              1 milyarlık hedef
              2009 yılı faaliyetlerinde Oyak Çimento şirketleri olarak 825 milyon lira satış hasılatına ulaştıklarını dile getiren Çağlar, “2010’da, Aslan Çimento’nun katılımıyla, sadece çimento satışından 1 milyar liranın üzerinde ciroya ulaşmayı hedefliyoruz” dedi.

              ‘Beş yılda beton yola geçilir’
              Celal Çağlar, en çok önem verdikleri konulardan birinin de beton yol olduğunu belirterek, “Beton yol bakım gerektirmeyen, geceleri aydınlık olan bir yol. Biz gerekli mercilere düşüncelerimizi aktarıyoruz. Burada çeşitli fikirler de oluşuyor. Türkiye’nin önümüzdeki 5 yıl içerisinde ciddi şekilde yollarını beton yapmaya çalışacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

              Limanın avantajı
              Fabrikanın limanı grubun diğer şirketlerine de yarayacak. Çağlar, Darıca’da bulunan Aslan Çimento fabrikasının limanının ileride otomotiv de dahil olmak üzere birçok şirkete avantaj sağlayacağını ifade etti. Fabrikanın ihracata önemli katkısının olacağını dile getiren Çağlar, Afrika bölgesine ihracatın artabileceğini söyledi.

              - Radikal - 08/01/2010 10:15


              cayy


              Teknik Veriler
              Kapanış 81.00
              Açılış 82.00

              Önceki Kapanış 82.00
              Önceki Açılış 81.50
              Değişim -1.00
              % Değişim -1.22%

              Hacim 5,737
              En Yüksek 82.50
              En Düşük 81.00
              20 Günlük Hareketli Ort. 78.68
              50-Günlük Hareketli Ort. 72.21
              65-Günlük Hacim Ort. 15,800

              grafik verileri iyi değil. ancak hissede gören iki büyük yükselişin, haberlerine bir göz atmakta yarar var.
              YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

              Yorum

              • narada
                Haberci
                • 04 Mayıs 2009
                • 1737

                #502
                aman dikkat: tire

                TİRE KUTSAN OLUKLU MUKAVVA KUTU VE KAĞIT SAN.A.Ş. / TIRE [] 07.01.2010 19:21:17

                ACIKLANACAK
                OZEL DURUM/DURUMLAR:


                07.01.2010 TARIHLI YAZILI BASINDA VE YATIRIMCI WEB SITELERINDE CIKAN HABERLERDE, SIRKETIMIZIN 35 YIL KUTLAMALARI CERCEVESINDE BIRTAKIM DEMECLERE ISTINADEN ACIKLAMALARA YER VERILMISTIR. SIRKETIMIZ HISSEDARLARINDAN MONDI PACKAGING CORRUGATED BV' YE ATFEN SOZKONUSU ORTAGIMIZIN "2009 YILI ICINDE SIRKETIMIZIN 100.000.000-TL SERMAYE ARTTIRDIGINI" ACIKLAMIS ANCAK SOZ KONUSU IFADE, MUHTEMEL TERCUME HATASI ILE "100.000.000-EURO VE UZERINDE MAKINE YATIRIMLARI YAPILACAGI" SEKLINDE ABARTILI OLARAK BASINDA YER ALMISTIR. AYRICA; SIRKETIMIZ YATIRIM PLANLARINI, SAYET VARSA, YATIRIMLARDAN ONCE OZEL DURUMLARIN KAMUYA ACIKLANMASINA ILISKIN TEBLIG HUKUMLERI GEREGINCE SAYIN KAMU VE YATIRIMCILARIYLA PAYLASMAKTA VE BU HUSUSTA HASSASIYETLE DAVRANMAKTADIR. BUNUN YANI SIRA HER NE KADAR 2010 YILI ICIN YATIRIM PLANLARI YAPILMAMIS DAHI OLSA , 2010 YILI ICIN GERCEKLESECEK HER YENI PLANLAMA PROSEDURLERE UYGUN OLARAK SAYIN KAMUYA BILDIRILECEKTIR.


                SAYIN KAMUYA DUYURULUR.


                -kap

                cayy

                hata!!!!!!

                hadi öyle olsun....
                YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                Yorum

                • narada
                  Haberci
                  • 04 Mayıs 2009
                  • 1737

                  #503
                  Aselsan'dan 71 milyon TL'lik proje

                  İSTANBUL - Milli Savunma Bakanlığı ile Aselsan A.Ş. arasında 71 milyon dolarlık sözleşmenin imzalanarak yürürlüğe girdiği bildirildi. Aselsan Elektronik San. ve Tic. A.Ş’nin Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) yayımlanan açıklamasında, Milli Savunma Bakanlığı ile Aselsan arasında ‘Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kundağı Motorlu Obüs (Fırtına) Mühimmat Aracı için Mühimmat Transfer Sistemi’ sözleşmesi tedariki maksadıyla 24 Aralık 2009 tarihinde 71 milyon dolar bedel üzerinden sözleşme imzalanarak yürürlüğe girdiği, bu açıklamanın Milli Savunma Bakanlığı’nın şirkete ulaşan 28 Aralık 2009 tarihli iznine istinaden yapıldığı kaydedildi.

                  Hızlı transfer yapılacak
                  Mühimmat Transfer Sistemi sayesinde Fırtına obüslerine hızlı ve güvenli mühimmat transferinin yapılabileceği ve bu sayede Fırtına obüslerinin muharebe etkinliğinin artırılacağı belirtildi. Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın İhtiyacı Fırtına Obüsü Mühimmat Aracı için Mühimmat Transfer Sistemi’nin Aselsan tarafından geliştirileceği, 1. Ana Bakım Merkezi Komutanlığı tarafından üretilecek araca entegre edileceği açıklandı.

                  - aa

                  cayy

                  kaçırdık k24
                  YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                  Yorum

                  • narada
                    Haberci
                    • 04 Mayıs 2009
                    • 1737

                    #504
                    Efes, forbes rusya'nın 50 rus markası arasında

                    efes, forbes rusya'nın 50 rus markası arasında


                    efes bıra grubu, forbes rusya dergısının arastırmasında en yuksek perakende cırosu yapan 50 rus markası arasına gırdı.

                    efes bıra grubundan yapılan yazılı acıklamaya gore, uluslararası ekonomı dergısı forbes'un rusya versıyonunda hazıran 2008-hazıran 2009 donemınde perakende satıs rakamları uzerınden hazırlanan ve ocak ayı sayısına kapak olan arastırmada, rus yerlı markalar arasında anadolu grubu'nun ıkı markası stary melnık'ın 15'ıncı sıradan, belıy medved'ın ıse 33'uncu sıradan lısteye gırdıgı kaydedıldı.
                    Efes turkıye genel muduru tugrul agırbas, konuya ılıskın degerlendırmesınde, efes pılsen'ın, portfoyundekı markalarıyla uluslararası kulvarda yarısan turk sırketlerının basında geldıgını belırterek, ''bu amacla, devlet tarafından kurulmus olan turqualıty programının da en onemlı uyelerı arasında. Efes pılsen'ın yurt dısında ve de ozellıkle rusya'dakı basarılarıyla gurur duyuyoruz'' ıfadesını kullandı.

                    - a.a - 18:39 07/01/10
                    YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                    Yorum

                    • freesky
                      Yasaklı
                      • 03 Mayıs 2009
                      • 112

                      #505
                      Sayin Kamu (Turkce'nin geldigi en nokta bu heralde....Sayin Kamu....bunu yazan da SPK..yada KAP...Bu kadar paranin dondugu bir ortami kontrol eden kurumun bir Turkcecisi yokmudur acaba...? Deveye boynun egri demisler....Dusmesem de inecektim demis.....)

                      Neyse, konumuza donelim Sayin Kamu,

                      Tercumelerde Euro ve TL birbirine karismaz. Cunku bu ikisi birbirinin yerine gecen ifadeler degil. Iki farkli ulkenin yada toplulugun para birimi.....Benim az cok tercume tecrubem vardir, guvenebilirsiniz...

                      Ikinci husus, Sayin Kamu,

                      TL veya Euro olmasi ne kadar farkedecek? Iki katindan azcik daha fazlaca diyelim... Bahsedilen rakam trilyonlar degil..... (Gerci bu biraz da nereden baktiginiza bagli...Hani Gayserili'ye sormuslar "iki iki daha kac eder?" Ne demis....? "Alirken mi, satarken mi?"..Anladiniz siz onu....) Bu kadar rakam icin sirket senetleri bu kadar kisa surede bu kadar cok prim yapmamalidir...Yada tepe taklak gelmemelidir bu meblag yuzunden....

                      Isin ozu....Sayin Kamu, dikkat et....Seni kelege getiriyorlar....Keklenme... Sehven de olsa, keklenme Sayin Kamu....

                      Yorum

                      • ÇAKAL
                        Ağa'nın Adamı
                        • 27 Haziran 2007
                        • 2545

                        #506
                        Bu sene bombalar patlamazsa turizm senesi.Hisseler tekrar hesaplansın bakalım.Hayda bre pehlivanlar.

                        Katarlı Emir Thani 22 milyona otel aldı



                        Marmaris’te İçmeler beldesinde bulunan Munamar isimli 5 yıldızlı otel, Katar Devlet Yönetimi Kraliyet Ailesi Üyesi (Emir) Şeyh Nasser Ahmed Ali A. Al Thani’nin sahibi olduğu şirket tarafından satın alındı.
                        Marmaris ve satılık otelin resimlerini beğenen Şeyh Al Thani, Marmaris’e geldi. İçmelere giderek oteli gezen Al Thani, otel sahipleriyle görüşerek anlaşmaya vardı. Marmaris Tapu Müdürlüğü’ne gelen Al Thani, Al Maselah şirketi adına Munamar Otel’i 22 milyon 80 bin liraya satın aldı. Denize sıfır otelin, 2’i kral dairesi 13’ü suit olmak üzere 180 odası var. 373 yataklı otelin sahil kısmında ise tadilat yapıldığı görüldü. • HAKAN GÜREL
                        Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                        Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                        Yorum

                        • narada
                          Haberci
                          • 04 Mayıs 2009
                          • 1737

                          #507
                          TAV 640 MİLYON EURO'YA ULAŞTI

                          TAV Havalimanları Holding CEO’su Sani Şener, “10’uncu yılımızda 640 milyon Euro ciro, 12 bin 818 personel, yılda 41 bin yolcuya ulaştık. 10 yıl sonrası için yılda 100 milyon yolcu, 50 bin personel hedefliyoruz” dedi.



                          TAV Havalimanları Holding, 10’uncu yaşında 12 bin 818 personelle yılda 41 milyon yolcu, 400 bin uçuş ve 300 havayolu şirketine hizmet boyutuna ulaştı. TAV Havalimanları Holding CEO’su Sani Şener, 2009 yılını 630-640 milyon Euro’luk ciroyla kapatmayı beklediklerini belirterek, “İkinci 10 yılımızda, yani 20’nci yaşımıza ulaştığımızda hedefimiz 50 bin personelle 100 milyon yolcuya hizmet vermek. Organik büyümeyle 10 yılda 65 milyon yolcuya ulaşabileceğimizi öngörüyoruz. 35 milyon yolculuk büyümeyi de yeni havalimanları ekleyerek gerçekleştirebiliriz” dedi.

                          10 yılda 10 havalimanı
                          Sani Şener, “10 yılda 10 havalimanı işletir hale geleceğiz” hedefine 1 Mart’ta Makedonya’nın devreye girmesiyle ulaşacaklarını ifade ederek, şunları anlattı: “Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nin ilk işletmesini aldığımız dönemde öngörülen plan ‘yap-işlet-devret’ti. Biz o günlerde, ‘Edineceğimiz tecrübeyi bir kenara itmek yerine kullanalım’ diye düşündük. Böylece TAV Havalimanları Holding’in temellerini attık. Bir yandan yurt içinde yeni havalimanlarına odaklanırken, diğer taraftan da bölge ülkelerine doğru yöneldik.”

                          Osmanlı’nın sınırları
                          Şener, yurt dışında büyüme planlarını “Osmanlı’nın mirası” üzerine kurduklarını kaydederek, şunları dile getirdi: “Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Kafkaslar’da Osmanlı İmparatorluğu’ndan kalma iyi bir mirasımız var. Biz de TAV Havalimanları Holding’i dışarıya açarken Osmanlı’nın sınarlarını dikkate aldık. Bu konudaki öngörülerimiz tuttu. Libya’ya, Gürcistan’a, Tunus’a, Mısır’a, Dubai’ye böyle girdik.”

                          1.2 milyar Euro yatırım
                          Başta Atatürk Havalimanı olmak üzere, Türkiye’de işlettikleri havalimanlarına 10 yılda ödenen kiralar hariç 1.2 milyar Euro’luk yatırım yaptıklarını vurgulayan Sani Şener, şöyle konuştu: “2000 yılında sadece Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali’ni işletiyorduk. O yılki ciromuz 144 milyon Euro düzeyinde gerçekleşti. Şimdi 2009 için bu rakamı 630-640 milyon Euro dolayında bekliyoruz. 2000 yılında TAV Havalimanları’nda 402 kişi çalışıyordu. Bugün 12 bin 818’e ulaştık. Kriz yılı 2009’da hiç işçi çıkarmadık. Krize 11 bin 200 personelle girdik. Tunus’un devreye girmesiyle personel sayımız 12 bin 818’e çıktı.”

                          Yılda 650 milyon dolar
                          Şener, sadece Atatürk Havalimanı için yıllık 140 milyon dolar kira ödediklerini hatırlatarak, şu değerlendirmeyi yaptı: “Çalışanlarımızın sosyal güvenlik primleri ve vergiler başta olmak üzere devlete yılda 650 milyon dolar öder hale geldik. Elektrik, ısınma ve soğutma suyunu kendimiz üretmeye başladık. Böylelikle giderlerimiz önemli
                          ölçüde düştü.”

                          Rötarlar güney rüzgarı kaynaklı, 06-24 pisti 500 metre uzuyor
                          TAV Havalimanları Holding CEO’su Sani Şener, düzenlediği sohbet toplantısında Atatürk Havalimanı’yla ilgili rüzgğar simülasyonunu izletti ve şunları anlattı:
                          Rüzgar kuzeyden esiyorsa hiç sorun yok. 1 saatte 24 uçak inebiliyor, 16 uçak kalkış yapabiliyor. 2 dakikada bir uçak inebiliyor.
                          İstanbul’da yüzde 80 kuzey rüzgarı, yüzde 20 de güney rüzgarı hakim olur. Ancak bu yıl güney rüzgarı (lodos) daha fazla esti.
                          Güney rüzgarı estiğinde uçakların iniş aralığı mecburen 3 dakikaya çıkıyor. Rötarlar buradan başlıyor.
                          Ayrıca, iniş-kalkış yapan uçakların dışında Atatürk Havalimanı hava sahasında ortalama 50 uçak bulunuyor.
                          Şimdi Devlet Hava Meydanları İşletmesi, Atatürk Havalimanı’nda hem 06-24 pistini 500 metre uzatıyor,
                          hem de havalimanı girişine çok güzel bir kavşak yapıyor.
                          İnşaat bittiğinde, hem havalimanına giriş trafiği çok rahatlayacak, hem de pistlerin düzenlenmesiyle rötarlar ortadan kalkacak.

                          Atatürk Havalimanı 40’ıncı sıraya çıktı
                          TAV Havalimanları Holding CEO’su Sani Şener, Atatürk Havalimanı Terminali’nin 1997-2000 döneminde 180 bin metrekare olduğunu hatırlatarak, şunları anlattı:
                          2000 yılında Atatürk Havalimanı, dünyada 73’üncü sıradaydı.
                          2003-2004 döneminde terminalin büyüklüğü 264 bin metrekareye yükseldi.
                          2009’da terminal alanı 284 bin metrekareyi buldu.
                          2008 yılında Atatürk Havalimanı dünyada 40’ıncı sıraya tırmandı.
                          2000 yılında 10 milyon yolcuya hizmet veriyorduk. Bugün 30 milyon yolcuyu bulduk.

                          Çatısı altında 14 şirket var

                          Sani Şener, TAV Havalimanları Holding’in 10 yılda bünyesinde 7’si proje, 7’si de servis olmak üzere 14 şirket, 10 havalimanı olduğunu vurguladı.
                          Şener, proje şirketlerini şöyle sıraladı:
                          TAV İstanbul, TAV Ankara, TAV İzmir,
                          TAV Gazipaşa, TAV Georgia,
                          TAV Tunisie, TAV Macedonia.
                          Servis şirketleri de şöyle: TAV Güvenlik, Havaş Yer Hizmetleri, BTA Yiyecek&İçecek, ATU Duty Free, TAV O&M, TAV Bilişim, TGS (THY ile ortak yer hizmetleri şirketi).

                          Küçük uçak inmesin kapasite yeter
                          SANİ Şener, sohbet toplantısında bir de “kuyruk türbülansı” simülasyonu izlettirip, şunları dile getirdi: “Bir büyük uçağın arkasından küçük uçak inecekse, kule görevlisi mesafeyi ona göre ayarlamak durumunda. Çünkü, büyük uçak, arkasında ciddi ölçüde kuyruk türbülansı etkisi bırakır. Eğer küçük uçaklara sınırlama getirilirse, Atatürk Havalimanı’nın kapasitesi yeterli hale gelir. Bir yandan Türk Hava Yolları’nın sevindiren büyümesi, diğer taraftan özel hava yolu şirketlerinin etkinliği, Atatürk Havalimanı’ndaki trafiği artırdı. Bu artışa göre bir düzenleme yapmak gerekiyor.”

                          Dakiklikten çok emniyet başarılı olanı gösterir
                          SANİ Şener, havayolu şirketlerinde başarı kıstaslarıyla ilgili doğru bakışı şöyle özetledi: “Havayolu şirketlerini hepimiz rötarlar yüzünden eleştiririz. Yolcu her zaman bu konuda haklıdır da. Ancak, unutmayalım ki, birinci öncelik emniyettir. Yolcusunu en emniyetli uçuran, en başarılı olan havayolu şirketidir. Elbette dakiklik de önemlidir. Ama birinci öncelik emniyettir.”

                          Muscat MC2 Havalimanı için 1.3 tonluk evrak gönderdik
                          SANİ Şener, girdikleri uluslararası havalimanı ihalelerindeki zorluğu şu cümlelerle özetledi: “Size Muscak MC2 Havalimanı’ndan örnek vereyim. Sadece bu ihale için hazırlanan evrakların toplam ağırlığı 1.3 ton tuttu.
                          Bu ihale için dökülen alın ve akıl terini siz düşünün. Bu ihalenin büyüklüğü de 2 milyar dolar. Şimdi sonucunu bekliyoruz.”

                          TAV İnşaat’ın elinde 9.2 milyar dolarlık proje var

                          SANİ Şener, geçen 10 yıllık sürede TAV Havalimanları Holding’e paralel olarak TAV İnşaat gibi bir devi de
                          yarattıklarını belirterek, şunları dile getirdi:

                          TAV İnşaat, bugüne kadar toplam 1.7 milyar dolarlık proje tamamladı.
                          Devam eden projelerin parasal büyüklüğü 9.2 milyar dolar.
                          TAV İnşaat’ta 14 bin kişi çalışıyor.
                          Şirtekimiz şu anda Doha (Katar), Libya (Tripoli&Sebha), Oman (Muscat), Makedonya, Bayreyn ve Suudi Arabistan’da projeler yürütüyor.

                          -Hürriyet
                          YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                          Yorum

                          • narada
                            Haberci
                            • 04 Mayıs 2009
                            • 1737

                            #508
                            TAV 640 MİLYON EURO'YA ULAŞTI

                            TAV Havalimanları Holding CEO’su Sani Şener, “10’uncu yılımızda 640 milyon Euro ciro, 12 bin 818 personel, yılda 41 bin yolcuya ulaştık. 10 yıl sonrası için yılda 100 milyon yolcu, 50 bin personel hedefliyoruz” dedi.



                            TAV Havalimanları Holding, 10’uncu yaşında 12 bin 818 personelle yılda 41 milyon yolcu, 400 bin uçuş ve 300 havayolu şirketine hizmet boyutuna ulaştı. TAV Havalimanları Holding CEO’su Sani Şener, 2009 yılını 630-640 milyon Euro’luk ciroyla kapatmayı beklediklerini belirterek, “İkinci 10 yılımızda, yani 20’nci yaşımıza ulaştığımızda hedefimiz 50 bin personelle 100 milyon yolcuya hizmet vermek. Organik büyümeyle 10 yılda 65 milyon yolcuya ulaşabileceğimizi öngörüyoruz. 35 milyon yolculuk büyümeyi de yeni havalimanları ekleyerek gerçekleştirebiliriz” dedi.

                            10 yılda 10 havalimanı
                            Sani Şener, “10 yılda 10 havalimanı işletir hale geleceğiz” hedefine 1 Mart’ta Makedonya’nın devreye girmesiyle ulaşacaklarını ifade ederek, şunları anlattı: “Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nin ilk işletmesini aldığımız dönemde öngörülen plan ‘yap-işlet-devret’ti. Biz o günlerde, ‘Edineceğimiz tecrübeyi bir kenara itmek yerine kullanalım’ diye düşündük. Böylece TAV Havalimanları Holding’in temellerini attık. Bir yandan yurt içinde yeni havalimanlarına odaklanırken, diğer taraftan da bölge ülkelerine doğru yöneldik.”

                            Osmanlı’nın sınırları
                            Şener, yurt dışında büyüme planlarını “Osmanlı’nın mirası” üzerine kurduklarını kaydederek, şunları dile getirdi: “Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Kafkaslar’da Osmanlı İmparatorluğu’ndan kalma iyi bir mirasımız var. Biz de TAV Havalimanları Holding’i dışarıya açarken Osmanlı’nın sınarlarını dikkate aldık. Bu konudaki öngörülerimiz tuttu. Libya’ya, Gürcistan’a, Tunus’a, Mısır’a, Dubai’ye böyle girdik.”

                            1.2 milyar Euro yatırım
                            Başta Atatürk Havalimanı olmak üzere, Türkiye’de işlettikleri havalimanlarına 10 yılda ödenen kiralar hariç 1.2 milyar Euro’luk yatırım yaptıklarını vurgulayan Sani Şener, şöyle konuştu: “2000 yılında sadece Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali’ni işletiyorduk. O yılki ciromuz 144 milyon Euro düzeyinde gerçekleşti. Şimdi 2009 için bu rakamı 630-640 milyon Euro dolayında bekliyoruz. 2000 yılında TAV Havalimanları’nda 402 kişi çalışıyordu. Bugün 12 bin 818’e ulaştık. Kriz yılı 2009’da hiç işçi çıkarmadık. Krize 11 bin 200 personelle girdik. Tunus’un devreye girmesiyle personel sayımız 12 bin 818’e çıktı.”

                            Yılda 650 milyon dolar
                            Şener, sadece Atatürk Havalimanı için yıllık 140 milyon dolar kira ödediklerini hatırlatarak, şu değerlendirmeyi yaptı: “Çalışanlarımızın sosyal güvenlik primleri ve vergiler başta olmak üzere devlete yılda 650 milyon dolar öder hale geldik. Elektrik, ısınma ve soğutma suyunu kendimiz üretmeye başladık. Böylelikle giderlerimiz önemli
                            ölçüde düştü.”

                            Rötarlar güney rüzgarı kaynaklı, 06-24 pisti 500 metre uzuyor
                            TAV Havalimanları Holding CEO’su Sani Şener, düzenlediği sohbet toplantısında Atatürk Havalimanı’yla ilgili rüzgğar simülasyonunu izletti ve şunları anlattı:
                            Rüzgar kuzeyden esiyorsa hiç sorun yok. 1 saatte 24 uçak inebiliyor, 16 uçak kalkış yapabiliyor. 2 dakikada bir uçak inebiliyor.
                            İstanbul’da yüzde 80 kuzey rüzgarı, yüzde 20 de güney rüzgarı hakim olur. Ancak bu yıl güney rüzgarı (lodos) daha fazla esti.
                            Güney rüzgarı estiğinde uçakların iniş aralığı mecburen 3 dakikaya çıkıyor. Rötarlar buradan başlıyor.
                            Ayrıca, iniş-kalkış yapan uçakların dışında Atatürk Havalimanı hava sahasında ortalama 50 uçak bulunuyor.
                            Şimdi Devlet Hava Meydanları İşletmesi, Atatürk Havalimanı’nda hem 06-24 pistini 500 metre uzatıyor,
                            hem de havalimanı girişine çok güzel bir kavşak yapıyor.
                            İnşaat bittiğinde, hem havalimanına giriş trafiği çok rahatlayacak, hem de pistlerin düzenlenmesiyle rötarlar ortadan kalkacak.

                            Atatürk Havalimanı 40’ıncı sıraya çıktı
                            TAV Havalimanları Holding CEO’su Sani Şener, Atatürk Havalimanı Terminali’nin 1997-2000 döneminde 180 bin metrekare olduğunu hatırlatarak, şunları anlattı:
                            2000 yılında Atatürk Havalimanı, dünyada 73’üncü sıradaydı.
                            2003-2004 döneminde terminalin büyüklüğü 264 bin metrekareye yükseldi.
                            2009’da terminal alanı 284 bin metrekareyi buldu.
                            2008 yılında Atatürk Havalimanı dünyada 40’ıncı sıraya tırmandı.
                            2000 yılında 10 milyon yolcuya hizmet veriyorduk. Bugün 30 milyon yolcuyu bulduk.

                            Çatısı altında 14 şirket var

                            Sani Şener, TAV Havalimanları Holding’in 10 yılda bünyesinde 7’si proje, 7’si de servis olmak üzere 14 şirket, 10 havalimanı olduğunu vurguladı.
                            Şener, proje şirketlerini şöyle sıraladı:
                            TAV İstanbul, TAV Ankara, TAV İzmir,
                            TAV Gazipaşa, TAV Georgia,
                            TAV Tunisie, TAV Macedonia.
                            Servis şirketleri de şöyle: TAV Güvenlik, Havaş Yer Hizmetleri, BTA Yiyecek&İçecek, ATU Duty Free, TAV O&M, TAV Bilişim, TGS (THY ile ortak yer hizmetleri şirketi).

                            Küçük uçak inmesin kapasite yeter
                            SANİ Şener, sohbet toplantısında bir de “kuyruk türbülansı” simülasyonu izlettirip, şunları dile getirdi: “Bir büyük uçağın arkasından küçük uçak inecekse, kule görevlisi mesafeyi ona göre ayarlamak durumunda. Çünkü, büyük uçak, arkasında ciddi ölçüde kuyruk türbülansı etkisi bırakır. Eğer küçük uçaklara sınırlama getirilirse, Atatürk Havalimanı’nın kapasitesi yeterli hale gelir. Bir yandan Türk Hava Yolları’nın sevindiren büyümesi, diğer taraftan özel hava yolu şirketlerinin etkinliği, Atatürk Havalimanı’ndaki trafiği artırdı. Bu artışa göre bir düzenleme yapmak gerekiyor.”

                            Dakiklikten çok emniyet başarılı olanı gösterir
                            SANİ Şener, havayolu şirketlerinde başarı kıstaslarıyla ilgili doğru bakışı şöyle özetledi: “Havayolu şirketlerini hepimiz rötarlar yüzünden eleştiririz. Yolcu her zaman bu konuda haklıdır da. Ancak, unutmayalım ki, birinci öncelik emniyettir. Yolcusunu en emniyetli uçuran, en başarılı olan havayolu şirketidir. Elbette dakiklik de önemlidir. Ama birinci öncelik emniyettir.”

                            Muscat MC2 Havalimanı için 1.3 tonluk evrak gönderdik
                            SANİ Şener, girdikleri uluslararası havalimanı ihalelerindeki zorluğu şu cümlelerle özetledi: “Size Muscak MC2 Havalimanı’ndan örnek vereyim. Sadece bu ihale için hazırlanan evrakların toplam ağırlığı 1.3 ton tuttu.
                            Bu ihale için dökülen alın ve akıl terini siz düşünün. Bu ihalenin büyüklüğü de 2 milyar dolar. Şimdi sonucunu bekliyoruz.”

                            TAV İnşaat’ın elinde 9.2 milyar dolarlık proje var

                            SANİ Şener, geçen 10 yıllık sürede TAV Havalimanları Holding’e paralel olarak TAV İnşaat gibi bir devi de
                            yarattıklarını belirterek, şunları dile getirdi:

                            TAV İnşaat, bugüne kadar toplam 1.7 milyar dolarlık proje tamamladı.
                            Devam eden projelerin parasal büyüklüğü 9.2 milyar dolar.
                            TAV İnşaat’ta 14 bin kişi çalışıyor.
                            Şirtekimiz şu anda Doha (Katar), Libya (Tripoli&Sebha), Oman (Muscat), Makedonya, Bayreyn ve Suudi Arabistan’da projeler yürütüyor.

                            -Hürriyet
                            YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                            Yorum

                            • narada
                              Haberci
                              • 04 Mayıs 2009
                              • 1737

                              #509
                              2010'da Türkiye'yi neler bekliyor?

                              Ekonomi dünyası 2010 hazırlanıyor. 2009 için sayfanın kapandığı şu günlerde piyasaya yön verenler Türkiye beklentilerini açıkladı.

                              Türkiye için 2010 beklentileri Küresel kriz Türkiye'yi teğet mi geçti yoksa sırtından mı vurdu tartışmaları süre dursun 2010 geldi çattı.

                              Krizi geç haber vermekle suçlanan ve bu konuda sınıfta kalan kredi derecendirme kuruluşları 2010 beklentilerini arka arkaya açıklmaya başladı.

                              Türkiye'ye karşı kıt notlu kredi derecelendirme kuruluşları ve piyasalara yön veren finans kuruluşları 2010 için öngürülerini şöyle sıraladılar.

                              İş dünyası 2010'a umutlu giriyor


                              1) Merrill Lynch

                              * Türkiye için yüzde 4,5 büyüme öngörüyor
                              * 2010'da Merkez Bankası proaktif kalacak.

                              *Türkiye’de kredi büyümesinin kuvvetli olacak.

                              *Krizin Türkiye’ye getirdiği daha düşük cari açık, düşük reel faiz ve düşük enflasyon ortamının Türkiye için bir yeniden değerlendirme fırsatı yaratabilecek

                              *Türkiye’nin önümüzdeki 5 sene içinde yüzde 4-5 reel faizle devam etmesi durumunda ciddi büyüme potansiyeli var.

                              2)Goldman Sachs

                              *Türkiye'nin 2010'da yüzde 5.5 büyüyeceğini öngördü

                              *Bu büyümenin cari işlemler açığının tekrar GSYH'nın yüzde 5'iseviyesine çıkacağı anlamına geldiğini belirten Goldman Sachs, enflasyon da emtiya fiyatlarında artışlarla birlikte yükseleceğini öngörüyor.

                              *2010'da Goldman Sachs, enflasyon tahminini yüzde yüzde 6.8'den 6.4'e çekti. 2011 enflasyon tahmini de yüzde 6.4.

                              *Goldman Sachs 2010 yılında Türkiye'nin enflasyon rakamını 7,7.5 olarak tahmin ediyor.

                              3) Nomura

                              *Nomura, IMF ile anlaşma halinde 2010'da yüzde 5.5 ve 2011'de yüzde 5.6 büyüme olmasını bekliyor

                              *Geniş tabalı dezenflasyon sürüyor. TÜFE Eylül'de yıllık %5.3'e gerildi. Bu oran Ocak'ta %9.5, geçen yılın sonunda %10.1 idi. Kasım-Aralık'taki hafif artışa rağmen yılsonu enflasyon tahminimiz 2009 için %5.6, 2010 için %5.5.

                              4)JP Morgan

                              *IMF ile 3 yıllık yeni bir stand-by anlaşması yapması halinde Türkiye’nin 2010 yılında yüzde 5 oranında büyümesi bekleniyor.
                              *2010 yılı sonunda dolar 1.35 TL’ye gerileyebilir
                              *JP Morgan, bankaların Hazine’nin yüksek oranda borçlanma ihtiyacına yardımcı olduğunu kaydederek, Hazine’nin 2008 yılında yüzde 77 olan borç çevirme oranının bu yıl yüzde 108’e ulaşacak.
                              *2010’da not artırımı olur
                              JP Morgan, enflasyonun 2010'da yüzde 5.1, 2011’de ise yüzde 4.5 olacağı öngörüsünde bulundu.

                              5)Morgan Stanley

                              *Aralık 2009’dan itibaren büyüme oranlarının iki haneli gelmesini bekleniyor. Nominal ve reel getiride, Türkiye’nin “hâlâ bilinmeyen sularda” yüzdüğünü belirten Morgan Stanley, “Şu ana kadar Merkez Bankası’nın ultra çekingen duruşu haklı çıktı. Enflasyon baskısının açık kanıtları görünürse ya da büyüme beklentilerinin ilerlediğine inanırsa, Merkez Bankası para politikasını gevşetebilir.

                              *2010 yılı enflasyon hedefi yüzde 6.5 ve 2010 sonu beklentisi yüzde 5.4 olduğundan Merkez Bankası geniş bir manevra sahası olduğunu düşünüyor.

                              6) Moody's

                              *Moody’s'e göre, Orta Vadeli Program’da Türkiye’nin 2010 işsizlik oranı yüzde 14.6 olarak gerçekleşecek.

                              *Bütçe açığının GSYİH’ya oranı yüzde 4.9 olarak bekleniyor

                              7) Citigroup

                              *Citigroup'a göre Türkiye'nin 2010 büyüme rakamı 4.2 , enflasyon rakamı ise 7.1 olacak.
                              *Citigroup’un tahminlerine göre ise 2010’da Türkiye yüzde 12.5 işsizlik ve yüzde 3.8 oranında bütçe açığının GSYİH’ya oranıyla karşılaşacak.

                              8) Fitch

                              *Türkiye'nin gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYH) 2010'da ise yüzde 4 büyüyeceğini öngörüyor.
                              *Cari açığın GSYH'ye oranının yıl sonunda yüzde 2.1'e gerilemesinin beklendiği belirtildi.
                              *IMF tanımlı bütçe açığının GSYH'ye oranının 2009 için yüzde 7.6, 2010'da ise yüzde 5.6 olacağının tahmin ediliyor.


                              -Gazeteport
                              YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                              Yorum

                              • narada
                                Haberci
                                • 04 Mayıs 2009
                                • 1737

                                #510
                                Anadolu Efes "Son vergi nefesimizi kesti"

                                Ciromuzun yarısını vergi diye verdik ama son vergi nefesimizi kesti

                                Bu kez karşımda hakikaten üzgün bir işadamı buldum. Efes İçecek ve Anadolu Endüstri Holding'in Başkanı Tuncay Özilhan, hafif alkollü içkinin ÖTV'sine yapılan son yüzde 35'lik zam ile şaşkına dönmüş: "Enflasyon oranında artışa kimse itiraz etmezdi. 500 bin insanın ekmek yediği bir sektörü adeta öldürüyorlar!"


                                - Sabah
                                YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information