Not Defteri

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • narada
    Haberci
    • 04 Mayıs 2009
    • 1737

    #376
    Grafiklerle Borsadaki Son durum: Borsada Yükseliş Sürecek mi?

    Borsada yükselişin sürmesi için Endeksin kritik 51.000 seviyesini aşması gerekiyor. Borsadaki görünüm olumlu.

    Olumlu Görünümü Destekleyen nedenler:
    1-Hacim artıyor.
    2-Hisselere para girişi var.
    3-Endeksin desteklerinde hisselere yeni alımlar geliyor.
    4-Yurtdışı borsalarda yükseliş yaşanıyor.

    Olumlu Görünümü Desteklemeyen nedenler:
    1-Alternatif piyasalardaki hareketler. Euro/Dolar son 2.5 ayın en düşük seviyesinde.
    2-Endeks mart ayından bu yana çıkıyor ve hisselerde ciddi primler oluştu.
    3-Haftasonu ABD'de 3 banka daha kapanarak kapanan banka sayısı 133'e yükseldi.
    En ufak bir olumsuz data piyasaları zirvede yakalamış olacak.

    Borsada 50.000 kritik desteği kırılmadıkça yukarı yönlü seyir sürecektir.


    -borsadiyalog
    YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

    Yorum

    • narada
      Haberci
      • 04 Mayıs 2009
      • 1737

      #377
      artanlar, düşenler ve işlem hacimleri:

      YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

      Yorum

      • narada
        Haberci
        • 04 Mayıs 2009
        • 1737

        #378
        doas, gents, fınbn,

        YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

        Yorum

        • narada
          Haberci
          • 04 Mayıs 2009
          • 1737

          #379
          akgrt yolu daha uzun mu?



          Sermaye Piyasası Kurulu'nun kararına ilişkin açıklama metni aşağıdaki gibidir.

          Şirketimiz 30.06.2009 tarihli bilançosunun aktifinde kayıtlı iştirak portföyünde yer alan Akbank T.A.Ş. ("Akbank") ve Avivasa Emeklilik ve Hayat A.Ş. ("Avivasa") şirketlerinin hisse senetlerinin, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 19.maddesi, 3. bendinin (b) fıkrası ile 20. maddeleri ve "Anonim ve Limited Şirketlerinin Kısmi Bölünme İşlemlerinin Usul ve Esaslarının Düzenlenmesi Hakkındaki Tebliğ" ve SPK düzenlemeleri çerçevesinde, kısmi bölünme yoluyla aktiften çıkarılarak Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. ("Sabancı Holding")'ne ayni sermaye teşkil etmek üzere konması ve bunun karşılığında çıkarılacak Sabancı Holding hisse senetlerinin Şirketimizin Sabancı Holding dışındaki mevcut diğer ortaklarına verilmesi,
          Kısmi bölünme yoluyla Şirketimiz aktifinden çıkartılan değerler nedeniyle sermayemizde oluşacak azalmanın telafi edilerek sermayemizin aynı tutarda kalması için önce iç kaynaklardan karşılanmak üzere azalacak sermaye tutarı kadar sermaye artırımı, eş zamanlı olarak da sermaye azatlımı yapılarak mevcut 306.000.000 TL'lık sermayemizin korunması,
          işlemleri için SPK' na 15.10.2009 tarih ve 2972 sayılı yazı ile başvuruda bulunmuştur.
          Başvurumuz ; SPK' nun 7-11/12/ 2009 tarihli 2009/53 sayılı haftalık bülteninde , Kurul Kararına alınmıştır. Buna göre;

          * Şirketimiz in iştirak portföyünde yer alan Akbank Türk A.Ş. ve Avivasa Emeklilik ve Hayat A.Ş. hisseleri Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. ("Sabancı Holding")'ne kısmi bölünme yoluyla ayni sermaye olarak konulacak,karşılığında Sabancı Holding, tahsisli sermaye artırımı yapacak,

          * Artırılan sermayeyi temsil eden payların, 1 TL nominal değerli Aksigorta A.Ş. payı karşılığında 1 TL nominal değerli 0,71600748 (Değiştirme Oranı) adet Sabancı Holding payı Şirketimizin Sabancı Holding dışındaki diğer ortaklarına verilecek,

          * Şirketimizin sermayesi 306.000.000.-TL , Sabancı Holding dışındaki ortakların payı % 38.02 oranında olup bunlar Sabancı Holding'in yapacağı sermaye artırımında (306.000.000 x %38.02 x 0,71600748=) 83.301.168 TL 'lık pay alacaklardır.

          * Buna göre Sabancı Holding'in 3.000.000.000,-TL kayıtlı sermaye tavanı içerisinde, kısmi bölünme neticesinde Sabancı Holding'e devir edilen iştirak portföy hisseleri karşılığında, 1.900.000.000,-TL olan çıkarılmış sermayesinin 140.403.931,-TL artırılması ve artan sermayenin 83.301.168,-TL'lik kısmının Aksigorta A.Ş.'nin ve 57.102.763,-TL'lik kısmının ise Exsa A.Ş.'nin Sabancı Holding dışındaki ortaklarına verilecektir ,

          * Şirketimizin, kısmi bölünme neticesinde iştirak portföyünde yer alan Akbank T.A.Ş. ve Avivasa Emeklilik ve Hayat A.Ş. unvanlı Şirketlerin hisselerinin Sabancı Holding dışındaki mevcut diğer ortaklara verilmesi dolayısıyla ortaya çıkacak sermayenin azalması etkisini yok etmek amacıyla eş zamanlı olarak 533.308.752,06 TL'lik sermaye artırımı ve sermaye azatlımı yapılacak, , artırılacak sermaye iç kaynaklardan karşılanacaktır

          * Bölünmenin onaylanacağı Şirketimiz genel kurul toplantısına katılan ve tutanağa Şerh koyarak bölünme işlemine red oyu veren Şirketimiz ortaklarından talep edenlerin sahip oldukları Aksigorta A.Ş. hisseleri Sabancı Holding'in grup Şirketlerinden biri tarafından Kurul Karar tarihinden önceki 30 iş gününde İMKB'de oluşan günlük kapanış fiyatlarının ortalaması üzerinden satın alınacaktır.

          * SPK'nun 21.11.2003 tarih ve 60/1393 sayılı kararı uyarınca, kısmi bölünmeye esas alınan 30.06.2009 tarihli finansal tablolar ile nihai olarak işlemin onaylanacağı genel kurul tarihi arasındaki 6 aylık sürenin 31.12.2009 tarihinde sona ermesi nedeniyle kısmi bölünme işleminin tamamlanması için Şirketimize 'e 1 aylık ek süre verilmiştir.

          -kap 14.12.2009 17:25:52


          cayy


          bugün 1.17 % yükseldi.

          bence daha yolu var.
          hele ki ortalıkta, ortaklık arayan bunca yabancı şirket varken...
          YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

          Yorum

          • narada
            Haberci
            • 04 Mayıs 2009
            • 1737

            #380


            - ayın 14 ünde yüklü bir sipariş almıştı. (2,48 milyon euro)
            - 2009/9 AYLIK DONEM NET KARI 2.102.641 TL (ONCEKI: 969.323 TL) ydi.

            eğer endeks izin verirse, burada durur mu?!!!
            YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

            Yorum

            • narada
              Haberci
              • 04 Mayıs 2009
              • 1737

              #381
              DOLARDA YÜKSELİŞ SÜRECEK Mİ?

              Bankacılar, bugün sona erecek Fed Açık Piyasa Kurulu toplantısı öncesi küresel piyasalara hakim olan temkinli havanın ve yoğun dış veri gündeminin etkilerinin iç piyasada hissedilmeye devam edeceğini ancak TCMB'nin 2010'un ikinci yarısında beklenen faiz artırımlarının bir miktar fiyatlanması sonrası gösterge tahvilde hafif aşağı yönlü seyir olabileceğini söylediler.


              Bugün Euro bölgesinde TSİ 1058'de Aralık ayı hizmetler ve imalat PMI verileri TSİ 1200'da enflasyon verileri takip edilecek. ABD'de ise TSİ 1530'da Kasım ayı TÜFE, çekirdek TÜFE, inşaat ruhsatları ve yeni konut satışları takip edilecek. Öte yandan Fed bugün TSİ 2115'de faiz kararını açıklayacak.

              Tahvil-bono piyasasında dün spot ve valörlü kapanışta yüzde 9.41 olan 3 Ağustos 2011 itfalı gösterge kıymetin ortalama bileşik faizi bugün tezgahüstü piyasada ilk işlemlerde yüzde 9.33 seviyesindeydi. Gösterge faiz dün işlem bazında en son yaklaşık üç ay önce 8 Eylül'de görülen yüzde 9.50 bileşik seviyesini test etmişti. Bileşik faiz 6 Ekim'de ise yüzde 7.59 ile tarihin en düşük seviyesine kadar gerilemişti.

              HSBC Stratejisti Fatih Keresteci bugün yayımladığı raporda, "Gösterge bileşik faiz yüzde 9.5'e gelerek enflasyon risklerinin önemli bir kısmını fiyatlamış oldu. Mevcut ortamda hareketin sona erdiğini ve faizlerin yönünü aşağı çevirip yılın geri kalan kısmında yüzde 9.0-9.5 bandı içerisinde kalacağını tahmin ediyoruz" dedi.

              Gösterge faiz dün işlem bazında 3 ayın en yüksek seviyesi olan yüzde 9.50'u test ederken bankacılar global piyasalardaki kayıpların yanında, 2010 yılındaki yüksek itfa dönemine giderek daha çok yaklaşılmış olması, bankaların yıl sonu bilanço etkisiyle mevduat faizlerini artırmalarının müşteri ve yatırım fonlarının bonodan mevduata doğru yönelmesinin de etkili olduğunu söylemişlerdi.

              Bankalararası piyasanın dün spot kapanışında 1.5105/1.5140 lira olan spot kapanışın ardından 1.5060/1.5105 liraya gerileyen en iyi dolar alış ve satış kotasyonu, bu sabah ilk işlemlerde 1.5080/1.5140 seviyesindeydi. Aynı saat itibariyle euro/dolar paritesi 1.4553 seviyesinden işlem görüyordu. Aralık ayında en son 20 Temmuz'da görülen 1.52 seviyesinin üzerinde işlem gören dolar/TL, bayram tatilinde ise elektronik işlemlerde 1.5550 seviyesini test etmişti.

              Fed'in bugün beklentilere paralel radikal bir değişikliğe gitmemesi durumunda euro/dolar paritesindeki aşağı yönlü eğilimin ivme kaybedebileceğine de dikkat çeken Keresteci, "Bu durumda da 1.5150 seviyesini test eden dolar/TL kuru yönünü aşağı çevirebilir. Ancak bu senaryo Fed toplantısı sonrası, yani yarın etkili olabilir. Bugün için temkinli seyrin hakim olacağını düşünüyoruz" dedi ve ekledi:

              "ABD'de açıklanacak olan TÜFE enflasyonu, Fed toplantısı öncesinde dikkatle takip edilebilir zira dün ÜFE rakamlarının yukarı yönde sürpriz yapmasının ardından bugün TÜFE'nin de benzer bir eğilim kaydetmesi Fed toplantısı öncesinde yatırımcıları bir miktar daha temkinli olmaya itebilir."

              TCMB & FED & SİYASET
              Anayasa Mahkemesi, Demokratik Toplum Partisi'ni (DTP) Cuma günü akşam saatlerinde kapatılmasına karar verdi. Bankacılar, piyasanın karara ilk tepkisinin ardından kur ve faizde yeniden dış piyasaların belirleyici olmasını beklediklerini söylemişlerdi.

              Öte yandan, Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) 17 Aralık'ta faiz kararını açıklayacak. Reuters'ın TCMB anketine göre Kasım ayında beklentilerin üzerinde artan enflasyon ve beklentilerin altında daralan üçüncü çeyrek GSYH verilerinin krizin etkilerinin azaldığı şeklinde yorumlanmasıyla TCMB'nin Aralık ayında gecelik faizleri değiştirmesi beklenmiyor. Gelecek yılın ilk yarısında da ağırlıklı olarak faizlerin mevcut seviyesinde kalması beklenirken, başta ABD'de faiz artırımlarının başlayacağı beklentisiyle 2010'un ikinci yarısında TCMB'nin de gecelik faizleri artıracağı öngörülüyor.
              YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

              Yorum

              • narada
                Haberci
                • 04 Mayıs 2009
                • 1737

                #382
                FED KARARI ÖNCESİ PİYASALAR TEDİRGİN

                Yatırımcıların Fed’in toplantısı öncesinde faiz görünümüne ilişkin tedirgin olması ve ABD’de ÜFE’nin beklenenden sert yükselmesi ile dün Wall Street ekside kapandı. Dow Jones ve S&P endeksleri sırasıyla % 0.6 ve % 0.5 düşerek dört gündür devam eden yükselişlerine son verdiler.

                Bu görünümde General Electric’in 2010 yılı için temkinli öngörüleri de etkili oldu. Bu sabah Asya borsaları genel olarak düşüşteyken, Avrupa borsalarının ise Wall Street’teki kayıpları izleyeceği tahmin ediliyor. Gün içinde ise yurtdışı piyasalar kritik veri açıklamalarına odaklanacaklar. Dolar ve euro kurları 1.5110 ve 2.2000 ile yükseldiği seviyeleri korurken, gösterge tahvil getirisi önceki kapanış seviyesi % 9.4’ten % 9.3’e geriledi.

                Piyasaları Sürükleyecekler
                Yurtiçinde TÜİK Tüketici Güven Endeksi... Bugün saat 10:00’da TÜİK ve Merkez Bankası tarafından ortaklaşa yayınlanan Tüketici Güven Endeksi’nin Kasım değeri açıklanacak. Hatırlanacağı gibi, CNBC-e’nin ay başında yayınladığı benzer endeks aylık bazda % 7.4 düşüş kaydetmişti.
                Yurtdışında yoğun gündem... Bugün yurtdışında oldukça yoğun bir gündem izlenecek. Öncelikle saat 11:00’de Euro Bölgesi’nde geçici PMI endeksleri açıklanacak. Aralık ayında imalat sektörü endeksinin 51.2’den 51.5’e, hizmet sektörü endeksinin ise 53.0’ten 53.2’ye yükselmesi bekleniyor. Bu endekslerin ardından ise piyasa ABD verilerine odaklanacak. Saat 15:30’da ABD’de, inşaat izinleri, konut başlangıçları ve TÜFE rakamları açıklanacak. Kasım ayında inşaat izinlerinin önceki ay kaydedilen 0.55 mln seviyesinden 0.57 mln seviyesine yükselmesi beklenirken, konut başlangıçlarının ise aynı dönemde 0.53 mln seviyesinden 0.58 mln seviyesine çıkacağı öngörülüyor. Bu arada, çekirdek TÜFE’nin aylık bazda % 0.1 artacağı tahmin edilirken, toplam TÜFE’deki artış beklentisi ise % 0.4 seviyesinde. Bugünün en kritik gelişmesi ise Fed’in saat 21:15’te açıklayacağı faiz kararına ilişkin kısa notu olacak. Fed yetkililerinin Banka’nın faizleri uzun bir süre sabit tutacağı yönündeki değerlendirmelerinin de desteklediği üzere, faizlerde değişiklik beklenmiyor. Ancak, Banka’nın niceliksel gevşeme programına yönelik açıklamaları ve bunun son dönemde ABD tahvil getirilerinde yaşanan yükselişi destekleyip desteklemeyeceği izlenecek.

                İstihdam Piyasasında İlerleme Yok
                Dün TÜİK Eylül ayı işsizlik oranını açıkladı. Buna göre, Eylül ayında işsizlik oranı geçen yılın aynı dönemine göre 2.7 puan artarak % 13.4’e yükseldi. Tarım dışı sektörde de işsizlik oranı 3.5 puan artarak % 16.9’a çıktı. Yıllık bazda yapılan karşılaştırmalar, işsizlik oranındaki artışın hız kestiğine işaret ediyor.
                Mevsimsellikten arındırarak yaptığımız hesaplamalar ise, işsizlik oranının önceki aya göre değişmediğini gösterdi. Diğer yandan, tarım dışı işsizlik oranı mevsimsellikten arındırıldığında hafif gerilemiştir. Ancak, burada henüz net bir iyileşme eğiliminden bahsetmek mümkün görünmemektedir. İşsizlik oranı hala yüksek seyretmekte ve yakın zamanda güçlü bir toparlanma zor görünmektedir. Mevsimsellikten arındırılmış tarım dışı istihdamın, bizim hesaplamalarımıza göre Mayıs ayında başlayan yükseliş eğilimi yavaş bir şekilde devam etse de, bu işgücündeki artışı karşılamaya yetmemektedir.
                Bu veri hem geriden gelmekte, hem de ekonomik aktivitedeki gelişmeler işgücü piyasasına daha gecikmeli olarak yansımaktadır. Bu doğrultuda, önümüzdeki aylarda da burada görünümün çok fazla değişmesini beklemek için bir sebep görünmemektedir. Bunun yanında, ekonomideki yavaş toparlanma senaryomuz paralelinde, işsizlik oranının önümüzdeki sene de artmaya devam etmesini bekliyoruz. 2010 yılı için işsizlik oranı tahminimiz % 15.5’tir. İstihdam piyasasının zayıf görünümü enflasyon üzerinde ek bir baskı oluşmaması açısından destekleyici olmaktadır.

                -FORTİS
                YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                Yorum

                • narada
                  Haberci
                  • 04 Mayıs 2009
                  • 1737

                  #383
                  Al-sat için uygun hisseler

                  Uzmanlar, orta vadede para arzında azalma ve faizlerde yükseliş riskine dikkat çekiyor. Bu yüzden de gerektiğinde rahatça satılıp çıkılabilecek likit hisseler öneriliyor. Özellikle kendi içinde özel konuma sahip ve daha önce yeterince yükselip dinlenmeye geçmiş olanlara dikkat çekiliyor...




                  MEVCUT koşullarda paranın gidebileceği cazip bir alan yok. Döviz piyasaları yatay seyrediyor. Altında bu seviyeler riskli görülüyor. Faizlerde düşüş marjı neredeyse yok gibi. Hatta yükselişten daha sık bahsedilmeye başladı. Hal böyle olunca da yatırım için bütün oklar borsayı gösteriyor...

                  Dubai krizi piyasaları tedirgin etmiş durumda. Ancak borsacılar, Dubai’nin sadece yurtdışında realizasyonun bahanesi olacağını düşünüyor. Aslında Dubai’de yaşananların Türkiye’de ağır işleyen realizasyon sürecini de hızlandıracağı öngörülüyor. Ancak bu realizasyonun yıl sonuna kadar İMKB’de alım fırsatı yaratacağına da dikkat çekiliyor. Nitekim haftaya düşüşle başlayan borsa yükseliş trendiyle kapandı.

                  Uzmanlar, özellikle faizlerde olası bir yükseliş öncesinde borsada kısa vadeli alım-satım yapılabilecek hisseleri öneriyor. Bunların bir bölümü kendi içinde özel konuma sahipler. Bir bölümü ise daha önce yeterince yükselip dinlenmeye geçmiş hisseler. Bu hisselerin, para arzı azalmaya başladığında ve faizler yükseliş trendine girdiğinde daha kolay satılabileceğine dikkat çekiliyor...

                  Ersagun ŞİMŞEK / Tera Menkul Değerler Araştırma Müdürü

                  ÜLKER’E TALEP HER DÖNEMDE GÜÇLÜ


                  * Ülker Bisküvi: Son dalgalanmada en çok değer kaybeden kağıtlardan biri oldu. Özellikle üçüncü çeyrek bilançosu açıklandıktan sonra çok satış yedi. Kısa süre önce 3.80 seviyelerini görmesine rağmen 3.20’lere kadar geriledi. Ancak Ülker’e talep her dönemde güçlü olmuştur. Kısa sürede yukarı yönlü hareket yapabilecek bir hikayesi var. Ülker’de yeni yatırım haberleri hiç bitmez. Kısa sürede yeniden 3.80 seviyelerinin üzerine çıkması süpriz olmaz. Ülker Bisküvi'nin tekniği de bu durumu destekliyor.

                  * TSKB: Hisse, 1.60 seviyelerinin üzerini gördükten sonra 1.35’lere kadar geriledi. Daha sonra toparlanarak 1.45 seviyelerinin üzerinde işlem görmeye başladı. TSKB’nin riskli kredilerinin bulunmaması, klasik bankacılıktan farklı olarak yüksek montanlı kurumsal krediler vermesi ve sadece büyük projelerle ilgilenmesi, hisselerinin risk oranını çok düşük tutuyor. Teknik olarak çok iyi durumda olduğu da bir gerçek. Kısa sürede yeniden 1.70 seviyelerini görebilir. 1.70 direncinin kırılmasından sonraki hedef 2 lira seviyeleri olacaktır.

                  * Net Turizm: 1.40 seviyelerinden işlem görürken, son dalgalanmayla beraber çok geriledi. Şu sıralar 1.25 seviyelerinde işlem görüyor. Net Turizm’in yeni yatırımlara başlayacağı açıklandı. Hissede teknik olarak alım vaktinin geldiğini görebiliyoruz. Kısa sürede 1.80 seviyeleri görülebilir.

                  * Türk Telekom: Dalgalanmada 5 lira seviyelerinden 4.30’lara kadar geriledi. Türk Telekom’un futbol maçları için açılacak ihaleye teklif vereceğine kesin gözüyle bakılıyor. Bu beklenti hissede hareketlenmelere yol açabilir. Hisse için ilk hedefimiz 4.70. Ardından 5 liranın üzeri gündeme gelebilir. Piyasaların silkelenmesiyle birlikte Türk Telekom’un yükselişe geçmesini bekliyoruz.

                  Polat YAMAN / Galata Menkul Değerler İnternet Şube Müdürü

                  IŞIKLAR’DA YÜZDE 300 PRİM POTANSİYELİ VAR


                  * Işıklar Ambalaj: Son birkaç ay içinde SPK’nın sermaye indirimi ve artırımı uygulamasından faydalanarak 46 milyon TL kaynak yarattı. Şirket, beş farklı sektördeki yatırımlarının daha etkin yönetilmesi için holdingleşme yoluna gidecek ve unvanını “Işıklar Yatırım Holding” olarak değiştirecek. Geçenlerde şirketin bağlı ortaklığı Özışık İnşaat’ın da büyük ortak olarak dahil olduğu konsorsiyum, Muş’taki Murat Nehri üzerinde inşa edilecek hidroelektrik santrali için EPDK’dan onay aldı. Yap-işlet-devret modeliyle inşa edilecek barajın işletmesi 49 yıllığına bu konsorsiyumda olacak. 2010’da başlanacak barajın inşasının 5 yıl sürmesi ve 400 milyon dolara mal olması bekleniyor. Sonrasında ise yıllık 100 milyon dolarlık gelir hedefleniyor. Holdingleşme yolunda somut adımlar atan şirketin hisselerinin değerinin çok altında kaldığını düşünüyorum. 9 aylık bilançoda zarardan kara dönen Işıklar Abalaj’daki düzelmenin önümüzdeki dönemlerde de devam etmesini bekliyoruz. Hisse için ilk etapta yüzde 50 yükseliş potansiyeliyle 2 TL hedef fiyat öngörüyoruz. Uzun vadede ise yüzde 300 civarında yükseliş potansiyeli taşıdığını düşünüyorum.

                  * AFM: AFM Sinemaları’nın çoğunluk hissedarı Eurasia Cinemas, hisse payıyla ilgili her tür stratejik alternatifi değerlendirmek üzere çalışmalar yaptığını açıkladı. Eğer payların tamamı satılırsa çağrı yapma durumu olabilir. Bu durumda satış fiyatı öne çıkacaktır. Ancak hisse bu yıl endekste yaşanan ralliye hiç katılamadı. Hatta bu yıl gördüğü maksimum fiyata göre yüzde 50 düşükten işlem görüyor. Dolayısıyla satış fiyatının bu seviyelerin pek altında olmayacağını düşünüyoruz. Satış gerçekleşmese dahi bu cazip fiyatıyla yatırımcıların dikkatini çekecektir. Şirketin bünyesine kattığı potansiyeli yüksek salonlarla cirosunu artırmasını bekliyoruz. Yine sektörel olarak krizden ilk etapta zarar gören AFM, ekonomik canlanmadan da ilk planda fayda sağlayacaktır. Şirket için 100 milyon dolar hedef piyasa değeri öngörüyoruz. Bu da hisse için yüzde 50 yükseliş potansiyeli arz ediyor.

                  * Tire Kutsan: Şirket, son iki yıldır olumlu bilanço açıklamıyor. Özellikle finansal giderler kalemi kara geçmesini engelliyor. Bunda, şirketin yeni sahibi Mondi Packaking’in modernizasyon ve yeni yatırım kararları etkili oluyor. Hatırlanacağı gibi Ülker Grubu, bu şirketteki paylarını satmıştı. Şimdi yeni yatırımlarla Tire Kutsan’ın üretim kapasitesi artacak ve yüksek verimlilik sağlanacak. Ayrıca, bu yıl yapılan bedelli sermaye artışı da şirkete kaynak sağladı. Bu kaynak finansal verilere olumlu etki yapabilir. Sonuç olarak halihazırda yaşanan olumsuzlukların hisse performansına fazlasıyla yansıdığını düşünüyorum. Son 7 aydır hisse fiyatı aynı seviyelerde. Şirket için yüzde 50 yükseliş potansiyeliyle 300 milyon dolar piyasa değeri öngörüyorum.


                  Baki ATILAL / Turkish Yatırım Araştırma Müdürü

                  ENKA İNŞAAT, 2010’DA HIZLA TOPARLANACAK

                  * Enka İnşaat: Enka, yurtiçinin yanı sıra Rusya, Ukrayna, Tacikistan ve Kazakistan’da üstlendiği inşaat projeleriyle adından söz ettiriyor. Şirket, bir yandan da Türkiye’de inşa edip işlettiği doğalgaz çevrim santralleriyle enreji sektöründeki etkinliğini artırıyor. Enka’nın süren projeleri arasında Moskova’daki Sheremetyevo Havalimanı’nın yeni terminal projesi, St. Petersburg’daki Toyota otomobil fabrikası ve Sakhalin Adası’ndaki petrol sahası altyapı projesi dikkat çekiyor. Global ekonomide canlanma sinyallerinin emtia fiyatlarını yükseltmesiyle net doğalgaz ve petrol ihracatçısı olan Rusya’nın gelirlerinde yaşanacak artışın Enka’yı olumlu etkileyeceğini düşünüyoruz. Şirketin özellikle 2010 yılında ciro ve karlılık anlamında kendini daha hızlı toparlamasını bekliyoruz. Hissede hedef fiyatımız 6.85 TL.

                  * Fortis Bank: Yeterli likiditeye sahip olan bankalar, 2009 yılında mevduat toplama yarışına girmedi. Hazine’nin borçlanma oranının artması nedeniyle de sektördeki mevduat büyümesi sınırlı oldu. Fortis Bank, böyle bir dönemde mevduatını en fazla artıran üç banka içinde yer alarak büyük bir başarı gösterdi. Hisse için şu an en büyük beklenti ise Türk Ekonomi Bankası (TEB) ve Fortis’in 2009 yılı içinde birleşme ihtimalinin artması. Bu birleşme sonucunda yüzde 5 payla Türkiye'nin 7’nci büyük özel bankasının ortaya çıkması bekleniyor. Hisse için hedef fiyatımız 2.42 TL.

                  * Vakıfbank: Güçlü mevduat yapısı, TL mevduatı maliyetlerinin düşüklüğü, Yapı Kredi Worldcard’la yapılan işbirliği neticesinde elde edeceği komisyon gelirlerindeki artışın yanı sıra ve özelleştirilme olasılığı, banka için olumlu bir görüş vermemizin başlıca nedenleri. Hisse için hedef fiyatımız 4.45 TL.

                  * Alarko Holding: Taahhüt karlılığını artırmak amacıyla Cezayir, Yemen ve Umman gibi ülkelerde yeni projeler almak için görüşmeler yapıyor. Hatırlanacağı gibi Alarko, 30 Ekim 2009’da Meram Elektrik Dağıtım’ı özelleştirmeden devralmıştı. İlerleyen yıllarda Meram operasyonunun karlılığa pozitif katkı yapacağını düşünüyoruz. Holdingin nükleer enerji için Avrupa ve Amerika’dan yabancı firmalarla görüşüyor olmasını da beklenti yaratan diğer bir önemli gelişme olarak vurgulayabiliriz. Hisse için hedef fiyatımız 4.34 TL.

                  * Tekfen Holding: İşveren ülkelerin daha önce ertelediği projelerin ihale süreçlerini sonuçlandırmaya başlamasıyla birlikte iş hacminde göreceli bir iyileşme gözlendi. Bunun sonucu olarak Tekfen Taahhüt Grubu da yılın ikinci çeyreğinde biri Katar’da, diğeri Birleşik Arap Emirlikleri’nde olmak üzere iki yeni proje aldı. Tekfen Taahhüt Grubu, yılın üçüncü çeyreğinde de tümü Kazakistan’da olmak üzere, toplam tutarı 235 milyon doları bulan iki yeni proje ve mevcut projelere ek işler üstlendi. Grubun eylül itibariyle yaklaşık 1.37 milyar dolar tutarında aktif iş portföyü bulunuyor. Devam eden bu projelerin yaklaşık yüzde 97’si yurtdışında. Taahhüt işlerinin büyük bir kısmının petrol üreten ülkelerde olması ve petrol fiyatlarındaki artış holding için avantaj yaratıyor. Hissede hedef fiyatımız 5.00 TL.


                  -PARA Dergisi / 12 Aralık 2009 Cumartesi İDİL TARAKLI
                  YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                  Yorum

                  • narada
                    Haberci
                    • 04 Mayıs 2009
                    • 1737

                    #384
                    Daha ne bekliyorsunuz Hüsnü Bey?

                    Küresel ekonomik krize rağmen finans sektörü bu yıl Türkiye'de herkesi kıskandıracak kâr rakamları açıkladı.

                    Geçen hafta görüştüğüm bir bankacı, biraz da mahcup bir edayla "Galiba bu yılı 3 milyar TL kârla kapatacağız" diyordu.
                    Adını yazmıyorum çünkü bankacılar şu kriz ortamında kâr ettikleri için neredeyse "günah keçisi" ilan edilecekler.
                    Sanki kâr etmek ayıpmış gibi.

                    Kâr etmek ayıp değil, ama bence Türk bankacıları, 2010 yılında başta Yunanistan olmak üzere krizin etkilerini çok derin bir biçimde hisseden bazı Avrupa ülkelerinde, kafalarını kaldırıp "fırsat kollamazlarsa" çok büyük ayıp ederler.
                    2001 krizinden sonra nasıl çok uluslu bankalar Türkiye'de fırsat kolladılarsa şimdi sıra Türk bankalarında. Haydi isim de vereyim.
                    Garanti, Akbank, Yapı Kredi ya da İş Bankası'nın bugünden itibaren Yunanistan'da bir banka ile ilgilenmemesi, sektörün sermaye yapısı, teknoloji ve insan kalitesi en güçlü dört bankasına yakışmaz.
                    Hele Finansbank'ı 2006'da çok iyi bir fiyatla Yunan bankası NBG'ye satan Hüsnü Özyeğin'e hiç yakışmaz.

                    Biliyorum, bizim bankacılar komşu ülkelerde daha çok "organik" büyümeden yanalar.
                    Nitekim birçoğu Tunus'tan Romanya'ya birçok ülkede yavaş yavaş büyümeyi tercih ediyor. Fakat bu kez durum farklı.
                    Bakın mesela Yunanistan, 300 milyar euroya ulaşan rekor borcundan dolayı iflası tartışıyor. Avrupa Birliği kötü yönetim, borç ve yolsuzluklardan dolayı Yunanistan'ı ortak para biriminden çıkarmayı konuşuyor.
                    Yunanistan Maliye Bakanı, "4 yıl boyunca kemer sıkıp yaşam biçimimizi değiştirmezsek bu ekonomiyle duvara toslarız" diyor.
                    Uluslararası kredi derecelendirme kurumları Türkiye'nin notunu arttırırken Yunanistan'ın notunu düşürüyor.
                    Öyle ki Yunanistan Başbakanı Papandreu; "Sorumluluklarımızı yerine getireceğiz, Yunanistan'ın iflas etme ihtimali yok" demek zorunda kalıyor.
                    Anlayacağınız, komşuda işler hiç iyi gitmiyor.

                    Yanlış anlaşılmasın, "Oh ne güzel oldu" diyor değilim; ama realite bu.
                    Bir ülkenin borcu gayrı safi milli hasılasının yüzde 112'sine, bütçe açığı yüzde 12,7'ye çıkmışsa bunun sorumlusu herkesten önce o ülkenin yöneticileri.
                    Zaten bu yüzden Yunanistan halkı seçimlerde Karamanlis'in sağ partisini götürdü, yerine Papandreu'nun sol partisini getirdi.
                    Fakat Papandreu'nun işi çok zor.
                    Çünkü karşı karşıya olduğu kriz yılların birikimi, tıpkı Türkiye'nin 2001 yılında yaşadığı gibi.
                    Şimdi böyle bir ortamda başta Hüsnü Bey olmak üzere Türk bankacılarına, "Daha ne bekliyorsunuz" demeyelim de kime seslenelim.

                    Yunanistan'ın milli bankası NBG, Türkiye'de Finansbank'ı satın aldığında iki ülkede de milli refleksler devreye girmişti.
                    Fakat çok iyi hatırlıyorum, satın alan Yunan tarafı olmasına rağmen esas direnç komşuda baş göstermişti.
                    Açın bakın o günün Yunan medyasına; Türklerin Yunanlılara kazık attığını, hatta Karamanlis hükümetinin bu alımla ihanet suçu işlediğini iddia edenler vardı.
                    Fakat tüm bu önyargılara rağmen Türkiye'nin yetiştirdiği en başarılı bankacılardan Hüsnü Özyeğin tereyağından kıl çeker gibi satışı gerçekleştirdi.
                    Acaba diyorum, şimdi karşı hamleyi yapma sırası başta Hüsnü Bey olmak üzere Türk bankacılarında değil mi?
                    Hem görelim bakalım Türkiye'de bir bankanın satın alınmasına bu kadar sert reaksiyon gösteren Yunanistan medyası, bir Yunan bankasının Türklere satılmasına ne diyecek?
                    Valla ben çok merak ediyorum, siz ne dersiniz Hüsnü Bey?


                    - REFERANS - 16 Aralık 2009 Çarşamba /eyüp can

                    cayy


                    doğrusu ben de çok merak ediyorum. daha önceleri böyle bir konu gündeme geldiğinde, yunanistanlı büyük başlardan biri, "biz bu konuda türkler kadar demokrat değiliz" diyivermişti.

                    hadi bakalım Hüsnü bey... alın da görelim şu yunanistanın hallerini. hem bak, tam da "batma" çırpınışlarında, "ucuza kapatma" gibi birşeyler de olabilir yani...
                    YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                    Yorum

                    • mustafa71mustafa
                      Bağımlı
                      • 19 Nisan 2008
                      • 819

                      #385
                      tesekkurler

                      NARADA HOCAM.
                      elinize ve emeğinize sağlık.ARO...
                      MEVLANA Hz. "Ne Arıyorsan Kendinde Ara"...
                      Surette kalırsan putperestsin. Her şeyin suretini bırak, manaya bak."

                      Yorum

                      • narada
                        Haberci
                        • 04 Mayıs 2009
                        • 1737

                        #386
                        Almanya 100 milyar Euro borç alacak

                        Almanya 100 milyar Euro borç alacak 15 Aralık 2009 Salı, 15:19 EKONOMİAlmanya'da federal hükümetin hazırladığı 2010 yılı bütçesi bir önceki yıla göre 7,3 milyar Euro artarak 325 milyara çıkıyor.

                        Bütçenin 86 milyarlık bölümü ise faiz karşılığı borç alınacak. Almanya Federal Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble'nin hazırladığı bütçe taslağına göre 2009 yılında ekonomik krizle birlikte 37,5 milyar borç almak zorunda kalan hükümet ,2010 yılında da vergi gelirlerinin düşmesi sonucu giderleri karşılayabilmek için 86 milyar Euro borçlanacak. Bütçe tasarısı ayrıca 2010 yılında Almanya'nın büyüme oranının yüzde 1,2 oranında gerçekleşeceğini öngörüyor. İşsiz sayısının da gelecek yıl sonuna kadar 4,1 milyon kişiye çıkmasını bekliyor.

                        2010 yılı bütçesi içinde banka kurtarma fonuna ve krizle mücadeleye ayrılan kaynaklar yer almıyor. Hükümetin bütçede yer almayan bu kalemler için 14 milyar daha borç alması gerecek, böylece Almanya'nın 2010 yılında altına gireceği toplam borç yükü 100 milyar Euro geçmiş olacak.

                        -finansgündem
                        YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                        Yorum

                        • narada
                          Haberci
                          • 04 Mayıs 2009
                          • 1737

                          #387
                          FED kritik faiz kararını açıkladı!


                          ABD Merkez Bankası (FED), yüzde 0 ile 0,25 aralığındaki gösterge faiz oranını değiştirmedi.

                          FED'in Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC) iki gün süren toplantısı bugün sona erdi. FED, yüzde 0-0,25 olan gösterge faiz oranında değişikliğe gitmedi.

                          ABD Merkez Bankası yaptığı açıklamada, ekonomik koşulların muhtemelen faiz oranlarını uzun bir süre olağanüstü düşük seviyelerde tutulmasını gerektireceğini belirtti.

                          FED, 16 Aralık 2008 tarihinde yüzde 0 ile 0,25 aralığına çektiği gösterge faiz oranını o tarihten bu yana değiştirmedi
                          YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                          Yorum

                          • narada
                            Haberci
                            • 04 Mayıs 2009
                            • 1737

                            #388
                            altın

                            Altın fiyatlarında korkutan senaryo!


                            Dünyadaki merkez bankalarının yeniden altın alımına başlaması, bu metalin geçmiş performansı göz önünde bulundurulduğunda en büyük satış sinyali olabilir.

                            Bloomberg'de yayımladığı bir haber analizde, dünyadaki altın rezervinin yüzde 18'ini elinde bulunduran merkez bankalarının, değerli madenin fiyatının rekor seviyeye eriştiği dönemde alıma geçtiğini belirterek satış uyarısında bulundu.

                            Haber analizde merkez bankalarının, bu yıl içinde 15.5 milyar tutarında 13 milyon ons altın alması beklendiğine ve bunun da 1988'den beri gerçekleşecek olan ilk net rezerv artışı olacağına dikkat çekildi.

                            AYNI SEVİYEYE 15 SENEDE GELDİ

                            Merkez bankaları bu şekilde net rezerv alımını en son 1988 yılında gerçekleştirmiş ancak altın fiyatları o yıl yüzde 15 değer kaybetmişti.

                            İsviçre ve İngiltere Merkez Bankaları'nın ellerindeki rezervler azaltmaya başlamasıyla düşen altının ons fiyatının tekrar aynı seviyelere çıkması ise 15 sene sürmüştü.

                            BENZERLİKLER VAR

                            Bloomberg, altında benzer durumun, değerli madenin fiyatında 1948 yılından beri en uzun soluklu yükselişi yaşandığı bu dönemde yeniden görüldüğüne dikkat çekti. Analizde, bu nedenle Hindistan, Çin ve Rusya'Merkez Bankaları'nın alımlarının önemli olduğuna vurgu yapıldı.

                            Analizde konuyla ilgili değerlendirmelerine yer verilen ABD yönetimin eski ekonomi danışmanlarından Peter Morici şunları kaydetti; Merkez Bankaları yatırım yapan kurumlar değildir. [Bankaların] bu hamlesi ABD ekonomisine duyulan güvenin azalması ve doların uzun süre rezerv para olarak kullanılacak kadar dayanıklı olmasının sorgulanmasından kaynaklanıyor.

                            Altında benzer bir dönem de 1980 yılında yine ülkelerin altın rezervlerin artırmasıyla yaşanmış ve o yıl görülen 850 dolar seviyesi ancak 28 yıl sonra geçebilmişti...


                            - Hürriyet
                            YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                            Yorum

                            • narada
                              Haberci
                              • 04 Mayıs 2009
                              • 1737

                              #389
                              Doğan’dan ‘spekülasyon’ uyarısı

                              Doğan Holding, grubun hisse fiyatlarındaki dalgalanmaya konusunda, yapılması muhtemel spekülasyonların kim veya kimler tarafından yapıldığının saptanmasının, en başta Doğan Grubu’nun arzusu olduğunu bildirdi.

                              Doğan Holding’den yapılan açıklamada, “medya etiği ve yayıncılık ilkeleri ile ilgisi olmayan” bazı yayın organlarının, grup aleyhindeki “maksatlı” yayınlarının devam ettiği vurgulandı.

                              KAP’a bildiriyoruz
                              Grubun, yasa ve düzenlemelere uygun olarak sermaye piyasalarını ilgilendirmesi muhtemel her türlü gelişmeyi, Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) aracılığıyla kamuoyu ve yatırımcılarla paylaştığı ifade edilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi: “Bunun üzerine yapılması muhtemel spekülasyonların kim(ler) tarafından yapıldığının saptanması, en başta Doğan Grubu’nun arzusudur. Umuyor ve diliyoruz ki, bu spekülasyonların arkasında, KAP açıklamaları dışında, kasıtlı haber ve yorumları ile hisse fiyatlarının dalgalanmasını sağlayan gruplar çıkmaz.”

                              SPK yakından izliyor
                              Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK), grubun hisselerinin kim(ler) tarafından alınıp satıldığını yakından takip ettiği, yasa ve düzenlemelere aykırı durum halinde, bunu tespit ederek, sorumlular hakkında yasal işlem yapacağı kaydedildi. Açıklamada, “Husumet duyguları ile yapılan yayınlar, muhatabına değil, yatırımcılara zarar verecektir. İlgili yasa ve düzenlemelere aykırı, yalan, yanlış ve kasıtlı haber ve yorum yapanların bu konuyu anlamasını umuyor, aksi halde hukuki sonuçlarına katlanmaları gerekeceğini hatırlatmayı görev biliyoruz” denildi.

                              Doğan Yayın Holding A.Ş. (DYH) de, şirkete yeni ortaklar alınması ve/veya bağlı ortaklıklardaki ortaklık paylarının tamamen veya kısmen satılması, varlık satışı yapılması, hisse değişimi veya stratejik ortaklıklar kurulması da dahil olmak üzere, muhtelif işbirliği olanaklarının araştırılması çalışmalarının sürdüğünü bildirdi. DYH’nin medyada çıkan haberler üzerine yaptığı açıklamada, doğrudan ve dolaylı bağlı ortaklıklar nezdinde faaliyet gösteren bazı gazetelerin (Milliyet ve Vatan) ve bir televizyon kanalının (Star TV) satıldığı ve/veya satışının tamamlanma aşamasına geldiği yönünde medyada haberlerin yer aldığı hatırlatıldı.

                              Daha önce açıkladık

                              Açıklamada, şöyle denildi: “Daha önce konuya ilişkin özel durum açıklamalarında da belirtildiği üzere, şirketimizin ve bağlı ortaklıklarının yeniden yapılandırılmasına yönelik, yeni ortaklar alınması ve/veya bağlı ortaklıklarımızdaki ortaklık paylarının tamamen veya kısmen satılması, varlık satışı yapılması, hisse değişimi veya stratejik ortaklıklar kurulması da dahil, işbirliği olanaklarının araştırılması konularında çalışmalar devam etmekte olup, kamuya açıklama yapılmasını gerektirecek herhangi bir durum bulunmamaktadır.”

                              İpek- Koza: Medyada yeni bir durum yok

                              KOZA Anadolu Metal Madencilik İşletmeleri A.Ş. medya grubu ile ilgili olarak kamuoyu ile paylaşılacak bir durum olmadığını bildirdi. Koza Anadolu Metal’in Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) yayımlanan özel durum açıklamasında, bazı yayın organlarında medya grubuna atfen yer alan haberler hatırlatılarak, “Medya grubumuzla ilgili olarak kamuoyu ile paylaşılacak bir süreç ve gelişmenin bulunmadığı” belirtildi. Konuya ilişkin olarak İpek Matbaacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş’den de aynı açıklama yapıldı...
                              YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                              Yorum

                              • narada
                                Haberci
                                • 04 Mayıs 2009
                                • 1737

                                #390
                                Doğan’dan ‘spekülasyon’ uyarısı

                                Doğan Holding, grubun hisse fiyatlarındaki dalgalanmaya konusunda, yapılması muhtemel spekülasyonların kim veya kimler tarafından yapıldığının saptanmasının, en başta Doğan Grubu’nun arzusu olduğunu bildirdi.

                                Doğan Holding’den yapılan açıklamada, “medya etiği ve yayıncılık ilkeleri ile ilgisi olmayan” bazı yayın organlarının, grup aleyhindeki “maksatlı” yayınlarının devam ettiği vurgulandı.

                                KAP’a bildiriyoruz
                                Grubun, yasa ve düzenlemelere uygun olarak sermaye piyasalarını ilgilendirmesi muhtemel her türlü gelişmeyi, Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) aracılığıyla kamuoyu ve yatırımcılarla paylaştığı ifade edilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi: “Bunun üzerine yapılması muhtemel spekülasyonların kim(ler) tarafından yapıldığının saptanması, en başta Doğan Grubu’nun arzusudur. Umuyor ve diliyoruz ki, bu spekülasyonların arkasında, KAP açıklamaları dışında, kasıtlı haber ve yorumları ile hisse fiyatlarının dalgalanmasını sağlayan gruplar çıkmaz.”

                                SPK yakından izliyor
                                Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK), grubun hisselerinin kim(ler) tarafından alınıp satıldığını yakından takip ettiği, yasa ve düzenlemelere aykırı durum halinde, bunu tespit ederek, sorumlular hakkında yasal işlem yapacağı kaydedildi. Açıklamada, “Husumet duyguları ile yapılan yayınlar, muhatabına değil, yatırımcılara zarar verecektir. İlgili yasa ve düzenlemelere aykırı, yalan, yanlış ve kasıtlı haber ve yorum yapanların bu konuyu anlamasını umuyor, aksi halde hukuki sonuçlarına katlanmaları gerekeceğini hatırlatmayı görev biliyoruz” denildi.

                                Doğan Yayın Holding A.Ş. (DYH) de, şirkete yeni ortaklar alınması ve/veya bağlı ortaklıklardaki ortaklık paylarının tamamen veya kısmen satılması, varlık satışı yapılması, hisse değişimi veya stratejik ortaklıklar kurulması da dahil olmak üzere, muhtelif işbirliği olanaklarının araştırılması çalışmalarının sürdüğünü bildirdi. DYH’nin medyada çıkan haberler üzerine yaptığı açıklamada, doğrudan ve dolaylı bağlı ortaklıklar nezdinde faaliyet gösteren bazı gazetelerin (Milliyet ve Vatan) ve bir televizyon kanalının (Star TV) satıldığı ve/veya satışının tamamlanma aşamasına geldiği yönünde medyada haberlerin yer aldığı hatırlatıldı.

                                Daha önce açıkladık

                                Açıklamada, şöyle denildi: “Daha önce konuya ilişkin özel durum açıklamalarında da belirtildiği üzere, şirketimizin ve bağlı ortaklıklarının yeniden yapılandırılmasına yönelik, yeni ortaklar alınması ve/veya bağlı ortaklıklarımızdaki ortaklık paylarının tamamen veya kısmen satılması, varlık satışı yapılması, hisse değişimi veya stratejik ortaklıklar kurulması da dahil, işbirliği olanaklarının araştırılması konularında çalışmalar devam etmekte olup, kamuya açıklama yapılmasını gerektirecek herhangi bir durum bulunmamaktadır.”

                                İpek- Koza: Medyada yeni bir durum yok

                                KOZA Anadolu Metal Madencilik İşletmeleri A.Ş. medya grubu ile ilgili olarak kamuoyu ile paylaşılacak bir durum olmadığını bildirdi. Koza Anadolu Metal’in Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) yayımlanan özel durum açıklamasında, bazı yayın organlarında medya grubuna atfen yer alan haberler hatırlatılarak, “Medya grubumuzla ilgili olarak kamuoyu ile paylaşılacak bir süreç ve gelişmenin bulunmadığı” belirtildi. Konuya ilişkin olarak İpek Matbaacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş’den de aynı açıklama yapıldı...
                                YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information