KUTERO Nickli Üyeden Alıntı
Mesajı göster
Kırkambar
Collapse
X
-
-
Japonya'da işsizlik zirvede, 54 yıllık iktidarı kriz bitirecek
29.08.2009 | Dış Haberler | Haber
Japonya'da ekonomi, pazar günkü seçim öncesinde alarm veriyor. İşsizlik oranı yüzde 5,7 ile rekor kırarken deflasyon endişeleri de giderek büyüyor. Kriz, 54 yıldır iktidarda olan Liberal Demokrat Parti'yi yerinden edecek gibi.
1990'larda resesyonu 10 yıl boyunca deneyimleyen Japonya'nın krizden çıktığı umutları cuma günü açıklanan işsizlik ve çekirdek enflasyon verileri ile buhar oldu. Temmuz ayı işsizlik oranı yüzde 5,7 ile tarihi rekorunu kırdı. Ekonomistlerin öngörüsü ise işsizliğin en fazla yüzde 5,5'e çıkacağı yönündeydi. Böylece Japonya'da işsiz sayısı 3 milyon 590 bin kişiye ulaştı. En son 2003 yılının eylül ayında yüzde 5,5'lik bir rekor işsizlik görülmüştü. Daha da kötüsü yine gün içinde Ekonomi Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre temmuz ayında enerji fiyatlarının dahil edilmediği çekirdek enflasyon oranı da yüzde 2,2 ile 7 yılın dibini boyladı. Üstüne hane halkı harcamaları da temmuz ayında yüzde 2 ile yüzde 0,5'lik beklentilerin hayli üzerinde bir gerileme yaşadı. Tüm bu verilerin çizdiği tablo ise açık; kriz yüzünden Japon şirketler maliyet kesintisine gidince işsizlik patladı. İşsiz kalan Japon vatandaş harcamalarını iyice kesti. Üretici elindeki malı satabilmek için indirime gidince tüketici fiyatları düşüşe geçti. Fiyatların daha da düşeceği beklentisiyle harcama yapılmayınca ise ekonomi "deflasyon" olarak nitelendirilen "düşük büyüme ve düşük enflasyon" sarmalına yeniden girdi.
Bundan sonra Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) kolay kolay kriz politikalarından geri adım atamayacağı düşünülüyor. BoJ deflasyonun kontrolü dışına çıkacağına pek inanmıyor, hatta gevşetme politikasından hemen çıkmasa da zannedilenin aksine önümüzdeki aylarda çekirdek enflasyon iyice düşmeden yeni silahlarını kullanmak da gündeminde yok. Ekim ayında yayımlanacak olan raporunda ise şu an için 2 yıl olarak öngördüğü deflasyon beklentisini en fazla 3 yıla uzatacak. Uzmanlar ise Japonya'nın daha önce de benzer dönemlerden geçtiğini bildikleri için kötümser. İç talepteki zayıflık dolayısıyla deflasyonist baskıların daha da artacağı düşünülüyor. Fiyatlardaki düşüşe karşı oldukça hassas olduğu bilinen Japon ekonomisi 1990'ların başında varlık balonlarında patlama yaşayınca 10 yıl süren bir deflasyon sarmalına girmişti.
Hatoyama'nın eli güçlendi
Diğer taraftan ABD ve İngiltere gibi krizin ana direklerinden de gelen iyi verilere rağmen gerçek bir iyileşme için gerekli olan istihdam düzeyinde erime devam ediyor. Japonya da dahil olmak üzere üç büyük ekonominin de harcama çarkını döndürecek olan talepte artış sağlanamadığı sürece küresel krizde sona gelindiği umutları ancak piyasalarda kâr realizasyonu yapmaya çalışan yatırımcılara yarayacak gibi görünüyor. BoJ şimdilik rahat ancak işin ucu pazar günü seçimlerde ter dökecek olan hükümete dokunuyor. Genel seçimlere iki gün kala açıklanan işsizlik rakamlarının hükümetteki Liberal Demokrat Parti (LPD) için darbe olduğu konuşuluyor. 54 yıldır iktidar koltuğunu kimseye kaptırmayan LDP'nin oy kaybetmesine muhtemel gözüyle bakılıyor. Bloomberg'e göre Yukio Hatoyama liderliğindeki DPJ, LDP'nin 54 yıllık iktidarını, son işsizlik verileri sayesinde iyice sarsacak. Hatoyama'nın vaatleri tüketiciden ve şu sıra tam da ihtiyacı duyulan talebi canlandırmaktan yana. Aso ise sanayiyi ayağa kaldırmak için harcadığı 267 milyar dolarlık teşvik programına rağmen ücretlerdeki düşüş sebebiyle canlandıramadığı talep yüzünden zaten bir süredir puan kaybediyor. Krizin sandığa yansıması sadece Japonya'ya has bir durum değil. Geçen kasım ayından ABD'de yapılan seçimlerde de halk iktidara uyarı vermişti. Türkiye'de bu sene yapılan yerel seçimlerde iktidardaki AK Parti kan kaybetmişti.
VAATLER İÇİN PARA KALMADI
Japonya'da 2005'in eylülünden sonra ilk kez gerçekleştirilecek olan parlamentonun alt kanadı seçimlerinde muhalefetteki Japonya Demokratik Partisi'nin (DPJ) 480 koltuğun 320'sini kapacağı düşünülüyor. DPJ ise ekonomik krizi kendi seçim propagandası olarak kullanıyor. İktidardaki LDP iş çevresini ve sanayiyi destekleyecek yönde adımlar atarken, DPJ deflasyonun gündeme geldiği bir ortamda yerel talebi canlandırma sözü veriyor. Hatta DPJ'nin vaatleri arasında yüzde 5'lik tüketim vergisini kaldırmak ve ailelere çocuk başına 3 bin dolar yardım yapmak da var. Muhalefet eğer seçimlerden galip çıkar ve iktidar koltuğuna oturursa, bir yanda çöken ekonomi diğer yanda da hızla yaşlanan nüfusla başetmek zorunda kalacak. IMF'nin tahminlerine göre Japonya'nın GSYİH'sı önümüzdeki 100 yıl içinde kümülatif olarak yüzde 20 gerileyecek. Sağlık Bakanlığı'nın son verilerine göre yaşlı nüfusun devlete getirdiği en büyük yük olan ve 2006'da 36 trilyon yen olan emekli maaşları 2015'te 56 trilyon yene fırlayacak.
Yorum
-
sabah sabah gözlerimden yaş geldi..
facebook üyeleri görebiliyor yalnız..
önce duygulandım..
http://www.facebook.com/video/video.php?v=83103874829&ref=nf
sonra koptum gülmekten..
http://www.facebook.com/video/video.php?v=99544317335&ref=nf
buda eskilerden bir resim..Fotomaç..
http://photos-b.ak.fbcdn.net/hphotos..._4794048_n.jpg
Teşekkürler Uğur
İhtimal dahilinde olan hiçbir şey gözardı edilemez..
İhtimal dahilinde olan her şey için tedbirli olmak gerekir..
[SIZE=3][I][FONT=Comic Sans MS]Grafiklerimi toplu halde görmek için[/FONT][/I] [/SIZE]:
[url]http://kutero.blogspot.com/[/url][COLOR="#000000"][/COLOR]
Yorum
-
İhtimal dahilinde olan hiçbir şey gözardı edilemez..
İhtimal dahilinde olan her şey için tedbirli olmak gerekir..
[SIZE=3][I][FONT=Comic Sans MS]Grafiklerimi toplu halde görmek için[/FONT][/I] [/SIZE]:
[url]http://kutero.blogspot.com/[/url][COLOR="#000000"][/COLOR]
Yorum
-
Borsa'da yatırımcı, kritik karar aşamasına geldi
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Ulusal 100 endeksi, 15 Ekim 2007'de 58.231 puana ulaşarak tarihî zirvesine ulaşmıştı. Sonrasında ise AK Parti'ye açılan kapatma davası ve küresel krizin etkisiyle büyük bir çöküş yaşayarak Aralık 2008'de 21 bin puana kadar gerilemişti.
Birçok uzman borsa için 'artık uzun bir süre ayağa kalkamaz' yorumları yaparken düşüşün 2009'da da süreceğini düşünüyordu. Ancak bunun geçici olduğu, borsanın suni bir krizle karşı karşıya kaldığı, daha doğrusu krizin etkilerinin biraz fazla abartılmasının piyasaları bu noktaya taşıdığını kısa sürede görmüştük.
ABD ve Avrupa ekonomileri yakın tarihte görmedikleri ölçüde bir tehditle karşı karşıya idiler. Ancak bu çöküş aslında uzun yılların değil 2002-2007 yılları arasında oluşan anormalliklerin sonucuydu. Bu süre zarfında neler olmadı ki... Petrol başta olmak üzere emtia fiyatları 5-6 kat yükseldi, hisse senedi fiyatları 20-30 kat, ticaret hacimleri 10 kat değerlendi. Aşırı büyüklüklere ulaşan değerlerin etkisiyle konut fiyatları abartılı bir şekilde yükselince kriz de kaçınılmaz oldu. ABD ve güdümündeki bazı Avrupa ekonomileri beklenen çöküşleri Lehman Brothers iflasının ardından yaşadı.
Krizin ABD başkanlık seçimleri sırasında yaşanması ise olayın farklı bir boyutuydu. Sonuçta 'yüzyılın krizi olacak, 1929 bunalımından daha kötü durumlarla karşılaşacağız' denilen, adı kriz tellalına çıkması gereken bazı ödüllü ekonomi profesörlerinin 'daha dibi görmedik, yükselişi biz haber vereceğiz' demelerine rağmen olaylar onların öngördüğünden çok farklı gerçekleşti. Gelişmekte olan borsalar yılın ilk yarısında inanılmaz performanslar göstererek yüzde 75'e varan toparlanmalar yaşadı.
Krizin kaynağında olan ABD ve Avrupa borsaları ise yükselişe daha sonra tepki verseler de yıl başından bu yana yüzde 15, dip seviyelerden yüzde 30 değer kazanmış durumdalar. Alınan ekonomik tedbirler yavaş da olsa meyvelerini vermeye başlarken konut fiyatları ve satışları beklentilerden daha iyi duruma geldi. İstihdam ve işsizlik ise olumlu sinyaller vermesine rağmen tehlike sinyalinin geçmediğini gösteriyor. Merkez bankaları büyümeyi ve canlanmayı teşvik için faiz oranlarını düşük seviyelerde tutuyor. Borsalar özellikle bankaların yüksek kârlar açıklamaları sebebiyle yükselişi sürdürüyorlar.
Borsaların beklentiyi önceden satın alacaklarını 2009 yılına girilirken altını çizerek vurgulamıştık. Gelişmeler yıl başındaki analizlerimizi tam olarak doğruladı. Ancak İMKB endeksinin geldiği 48 bin puana iki yıl önceki değer olarak bakmak ya da endeksin yeni rekor kırmasını beklemek için daha fazla beklentiye sahip olmak gerektiğini düşünüyorum. Bu nedenle kritik kararlar verme zamanı da yaklaştı. Olumlu senaryo; endeks haftalık düzeltmelerle 2010 yılının ilk çeyreğine kadar eski zirve olan 58 bin puanı bir kez daha görecek.
ABD ve Avrupa borsalarının yükselişlerine devam etmeleri ve alınacak yeni canlandırma tedbirleri muhtemel yükselişlerde etkili olacaktır. Çin borsasının yeni bir yükseliş dalgasını başlatması ve birbiri ardına gelecek olumlu ekonomik veri sinyalleri de bunu destekleyecektir.
Daha karamsar tabloda ise kısa zamanda büyük bir balon oluşan borsa endeksi, haziranda Rus, ağustosta da Çin borsasının yaptığı gibi yüzde 20'leri bulacak bir düzeltmeyle belirgin bir düşüş yaşayacak. Ancak hükümetin alacağı yeni tedbirlerle yeni bir yükseliş için bir fırsat kollayacaktır. Her iki senaryoda da endeksin yükseliş trendini her şeye rağmen sürdüreceği görülüyor. İçinde bulunduğumuz süreçte ekonomilerde henüz aşırı bir ısınma veya anormallik gözlenmiyor.
Bankacılık sektörünün biraz abartılı bir şekilde yükselmesiyle endekste her zamankinden fazla bir risk oluştu. 2007 Ekim'deki tarihî zirveye 10 bin puan uzaklıkta olan borsa endeksinin bu zirveye büyük bir düzeltme sonrası mı ulaşacağı; yoksa soluksuz bir şekilde kısa düzeltmelerle mi ulaşacağı bilinmez ama yatırımcılar artık eskisi kadar rahat değil. 2009 yılı ilk yarısına ait şirket bilançoları borsaya ulaştı.
Beklentilerden iyi kâr getiren şirketler belki önümüzdeki günlerde de ön plana çıkarak endekse göre daha iyi performans gösterebilirler. Geçen hafta endekste önemli bir artış olmamasına rağmen dikkat çektiğimiz otomotiv hisseleri önemli artışlar yaşadı. Ayrıca gayrimenkul yatırım ortaklıkları da benzer artışlarla öne çıktılar.
Özet olarak yatırımcıların yeni bir stratejiye ihtiyacı var, bu aşamada ya seçici harekete katılacaklar ya da biraz likite geçerek uygun fırsatları kollayacaklar. İMKB endeksinin iki beklentisi var: Biri uzun zamandır yükselişe katkıda bulunan IMF'yle anlaşma beklentisi, ikincisi ise olumlu ekonomik veri sinyalleriyle yükselişe yeni geçen ABD borsalarındaki yükselişin süreceği beklentileri. Biri sekteye uğrar ya da etkisini yitirirse ikinci senaryo devreye girer.
Çin borsasına kâr satışı hakim
2004-2007 yılları arasında 6 kat yükselen Çin borsası, tarihî zirvesine Ekim 2007'de 6.000 puanı görerek ulaştı. Bu yükselişte Çin'in müthiş büyüme hızı ve dış ticaret dengesinin sürekli bir şekilde lehine gelişmesinin etkisi vardı. Ekim 2007'de tarihin en önemli halka arzı olan Çin petrol şirketi PetroChina'nın borsaya girmesinin de büyük katkısı olmuştu. Bu halka arz 1 trilyon doları bulmuş, belki de o ana kadar büyük bir balon oluşan Çin borsasını ve yatırımcılarının likidite dengesini bozmuştu. Ardından tüm borsalar Çin ile birlikte bir çöküş yaşadı. Çin borsası 6.000 puandan Aralık 2008'de 1800 puana kadar geriledi. 2009'da bu defa yükselen piyasaların öncüsü durumunda bulunan Çin borsası yine müthiş bir atakla ağustos başında 3.400 puanı aştı.
Ancak yine halka arzların büyük hacimlere ulaşmasının ardından Çin para otoritesinin bankaların verdikleri kredileri sınırlayacağı yönündeki endişelerin etkisiyle 2.750 puana kadar geriledi. Son düşüşlerin ardından yüzde 18'e yakın bir düzeltme yaşandı. Rus borsası da benzer bir düzeltmeyi haziranda yüzde 36'lık bir geri çekilmeyle yapmıştı. 8 ayda yüzde 75'e yakın yükselen bu borsanın pahalı olarak algılanması ve para politikasında sıkılaşmaya gidileceğinin anlaşılması satış baskısının devamına yol açarsa bu endeks 2.500 puana kadar geri gelecektir. Bu noktaya geri gelmesi durumu dünya borsalarında da bir geri çekilme baskısı oluşturabilir. Çin'deki gelişmeler bundan sonra daha fazla takip edilecektir.
SELİM IŞIKLARİhtimal dahilinde olan hiçbir şey gözardı edilemez..
İhtimal dahilinde olan her şey için tedbirli olmak gerekir..
[SIZE=3][I][FONT=Comic Sans MS]Grafiklerimi toplu halde görmek için[/FONT][/I] [/SIZE]:
[url]http://kutero.blogspot.com/[/url][COLOR="#000000"][/COLOR]
Yorum
-
Xu100
Ana göstergemiz henüz sat sinyali üretmedi ve stoploss seviyesi 46500 lerde. Grafik günlük görünüşü yansıtıyor. VOB düşerse düşsün banane benim acelem yok diyor. Olur mu olmaz tabiiki. Düşüşte 45250 ye kadar düşüş mümkün. Bu desteğin ilk denemede kırılacağını da düşünmek kötümserlik olur.
fiddlestick of the fiddler on the roof :p
Yorum
-
Fdow
9351-9362 bandı FDOWun mutlak stoploss noktası. Altında kelle, kol, bacak, maslahat, ne varsa kesilir atılır. Ta öyle yani. Düzeltme yaptım, yukarı döneceğim dese de güçlü değil. Bakalım yukarıda nereye gidecek en fazla.
fiddlestick of the fiddler on the roof :p
Yorum
-
Grafik güncelleme. XU100 son görünüm. Bahsetmek istediğim durum daha net görüldüğü için 30 dakikalık veri eklemek istedim. Muhtemel tepkime noktası kırmızı çizgimizde görünüyor. 45250 değil 45234 müş o seviye ;)TheSecret Nickli Üyeden Alıntı Mesajı gösterAna göstergemiz henüz sat sinyali üretmedi ve stoploss seviyesi 46500 lerde. Grafik günlük görünüşü yansıtıyor. VOB düşerse düşsün banane benim acelem yok diyor. Olur mu olmaz tabiiki. Düşüşte 45250 ye kadar düşüş mümkün. Bu desteğin ilk denemede kırılacağını da düşünmek kötümserlik olur.
fiddlestick of the fiddler on the roof :p
Yorum
-
Dax güncelleme
Ve dax hedefine gelmek üzere. Dikkat noktasındayız. 5362 seviyesi çok kuvvetli destek konumunda. Bakalım ne kadar kolay yıkılacak.
Grafik güncelleme. Tahminimden erken ve hızlı geldi. İkinci denemede bu destek paramparça olur. ;)
fiddlestick of the fiddler on the roof :p
Yorum

Yorum