Eger sitemize yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, Lütfen öncelikle Yardım kriterlerini okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için öncelikle Kayıt olmalısınız. Üye olmayanlar forumumuzda hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz; Konu açamaz, Mesaj yazamaz, Eklenti indiremez, Özel mesajlasamaz. Forumumuzu tam anlamıyla kullanmak için üye olabilirsiniz...
2001 yılının Nisan ayında altının onsu neredeyse 250 dolara kadar inmişti. Bundan 7 yıl sonra kotasyonlar 1.000 Doları aştı. 2001 yılında 100 ons altın alan yatırımcının portföyünün değeri 7 yılda 100.000 Doların üzerine çıkacaktı.
....
İyi ama, bu kârları realize edebilen kaç kişi oldu? Kaç kişi, bırakın 7 yılı, 2 buçuk yılı, 6 ayı, sadece 3 ay boyunca kârlı bir pozisyonda oturabildi. Kaç kişi kârlarını doğru yerde realize etme becerisini göterebiliyor? Ne yazık ki bu soruların yanıtları hiç de olumlu değil.
İnsanoğlunun yapısı, doğası gereği başarılı yatırımcı olmaya elverişli değil. Yukarıda saydığım pozisyonları hepsine doğru yerde girse bile o enfes kârların hiçbirini cebine indiremiyor, çünkü piyasaların mutlak hükümdarı olan korku-umut denklemini tersten ele alarak yeniliyor. Yatırım evreninin yüzyıllardır değişmeyen en önemli ilkesi olan “zarardan çabuk kaç, kârda mümkün olduğu kadar uzun otur” işlevini yerine getiremiyor.
Zarara girdiğinde piyasanın döneceğini umut ederek bekliyor ve daha çok gömülüyor, kâra geçtiğinde ise “cepteki kuş daldaki kuştan iyidir” dürtüsüne yenik düşüp henüz realize etmediği küçük kârı da kaptırma korkusuyla erken çıkıyor. Kısacası korkacakken umut ediyor, umut edecekken korkuyor.
Her ne kadar yapısı gereği yatırımcının korku-umut denklemini ters çevirecek mental ve psikolojik donanımı olmasa da bunu becerebilecek teknik analiz ve risk yönetimi yöntemleri mevcut.
Bir kere yatırımcının artık zarar stopu kullanmadan pozisyon alınmayacağını idrak etmesi gerek. Zarar stopu bir sigorta görevi görüyor ve büyük zararı karşılayacak bir sigorta primi olarak ele alınmalı. Aslında zarar stopları için söylenebilecek en çarpıcı gerçek şu: “Ben devamlı stop olarak parasını bitirmiş birisini tanımıyorum. Halbuki zarar stopu kullanmayanların yitirdiklerini satmaya kalksaydım ülkenin don kralı olurdum.”
Zarar stopu uygulaması, korkulması gereken yerde korku getirerek zarardan çabuk kaçılmasını sağlayan bir teknik.
Gelelim işin kâr tarafına. Yatırımcılar kârdan çok erken çıkarken bu işe niye girdiklerinin iyi analiz etmiyorlar. Evet, herkes para kazanmak için giriyor ama bunu becermek için o kadar çok para kazanmalıyız ki, banka hesabım artmaya başlamadan önce aradaki zararlarımı da finanse edebileyim. Zarar stopu kullanmadan her seferinde 5 zarar edip, cepteki kuşu kaptırmamak için erken çıkarak her seferinde 1 kâr edersem bunu nasıl becerebilirim?
Kârda mümkün olduğu kadar çok oturabilmenin en büyük yardımcısı “iz süren stoplar”.
İz süren stoplar, pozisyon belli bir miktar kâra geçtikten sonra pozisyona girerken konulmuş olan zarar stopu emrinin iptal edilip bu stopun bir miktar kârı kilitleyecek seviyeye çekilmesiyle uygulanıyor.
Örneğin, 100’de girdiğim pozisyonun zarar stopu 97, kâr hedefini 120 diye belirliyorum. Pozisyon baştan itibaren iyi gidiyor ve piyasa 108’e geliyor. 8 puanlık kârı kaptırma korkusuyla pozisyondan çıkacağıma, 97’deki zarar stopumu 105’e yükseltiyorum. Artık bu satış emri zarar stopu değil 5 puan kârı kilitliyor. Ancak asıl işlevi 120’ye kadar oturabilmemi sağlaması. Bu pozisyonda ya 120’ye kadar oturacağım ya da piyasa geri aşağı dönerse 105’te çıkacağım (zarar ve iz süren stop kullanma tekniklerini kitaplarımda ayrıntılı olarak ele alıyorum). Dolayısıyla yükseliş devam ettiği müddetçe korku-umut denklemini doğru ele alıp kârda mümkün olduğu kadar uzun oturabileceğim, bunu yaptığım müddetçe zararlı pozisyonlarımı finanse edebileceğim ve banka hesabımın yavaş yavaş yükseldiğini seyrederek sallanan hamağımda yaz içkimi yudumlayacağım.
Her ne kadar sıradan tasarruf sahibi için çok anlam ifade etmese de, borsa endeksindeki değişmelerin faiz ve döviz kuru ile ilişkili olduğunu herkes biliyor. Bilinmeyen borsa endeksinin az sayıda yatırımcının elinde kontrol edilebilen bir değişikken olduğu, geniş kitlenin ise eski Türk filmlerinin çekimlerinde yapıldığı gibi trene bindirilip el sallayanlar sınıfına girdikleri.
Borsada bu sınıfta yer alanlar, tıpkı filmde figüranlık yapanlar gibi, ben bu filmde rol aldım demenin dayanılmaz mutluluğunu yaşamaktadır. İşe biraz daha akılcı bakanlar borsadan uzaklaşmakta, ancak yine de her gün TV kanallarında ya da gazetelerde yer alan "ABD NASDAQ Borsası değer yitirdi, İMKB bundan etkilendi (etkilenmedi)" biçimde yapılan yayınlarda yer alan borsa endekslerinin neyi ifade ettiğini merak etmekte.
Bu endekslerden bazıları şunlar:
Dünyanın en büyük borsası olan New York Borsası için hesaplanan Dow Jones Endeksi sadece ABD için değil, tüm dünya için önemli. Dow Jones Company 1881'de kuruldu., Wall Street Journal'ın da yayıncısı olan küresel ölçekte ekonomi haberleri ve bilgi hizmetleri sağlayan News Corporation'a bağlı bir şirket olarak faaliyette. Sanayi endeksinin yönetiminden The Wall Street Journal'ın editörleri sorumlu. Endekse dahil edilen şirketlerin listesinde düzenlemeye gidilmesi, şirketlerin durumunda ya da faaliyetlerinde çok büyük bir değişime bağlı. Endeks, ABD mali piyasasının genel durumunu yansıtan finansal hizmetler, teknoloji, perakende, eğlence ve tüketim malları gibi alanları kapsıyor.
ABD'de kullanılan diğer önemli endeks NASDAQ'dır. 1971'de kurulan NASDAQ (The National Association of Securities Dealers Automated Quotations) ABD'de en büyük elektronik menkul kıymet borsası. NASDAQ-100 Endeksi, menkul kıymetler borsasında işlem gören Amerika merkezli ve yabancı en büyük 100 şirketi kapsıyor. 1985 Ocak ayında hesaplanmaya başlanan NASDAQ-100 Endeksi'nin içinde finans sektörü ve yatırım kuruluşları şeklindeki şirketleri içinde barındırmıyor. NASDAQ Endeksi, bilgisayar donanım ve yazılımı, telekomünikasyon, perakende/toptan ticaret ve biyoteknoloji gibi alanlarda faaliyet gösteren ve bu borsada işlem gören en büyük şirketlerin performansını yansıtıyor. Bundan dolayı kimi zaman teknoloji endeksi olarak adlandırılıyor.
Japonya'daki başlıca gösterge olarak kabul edilen Nikkei 225 Endeksi 7 Eylül 1950'den kuruldu. Tokyo Borsası'nda en fazla işlem gören farklı sektörlerden seçilen 225 şirketten oluşan endekste yer alanlar her yıl değiştirilebiliyor. Endeks adını Japonya'nın en büyük ekonomi gazetesi olan Nikkei'den alıyor. Endeksi de 1876'da kurulan ve ekonomi odaklı haber hizmetleri sağlayan Nikkei Grubu hesaplıyor.
NYSE-Euronext Grubu'na bağlı olan CAC -40 (Cotation Assistée en Continu, sürekli destekli kotasyon) Endeksi, Paris Borsası'nda işlem gören 40 şirketin performansını gösterir. Endeks 100 şirket arasından en büyük ve hisseleri en fazla işlem gören 40'ının seçilmesiyle oluşur.
Almanya'da, Frankfurt Borsası'nın endekslerinden birisi olan DAX (Deutscher Aktien İndex- Alman menkul kıymetler endeksi) aktif büyüklüğü ve şirketin piyasa değeri açısından, en büyük 30 Alman şirketinin performansını ifade ediyor. Endeks elektronik işlem sistemi Xetra® üzerinden yürütülürken, DAX endeksinde yer alan 30 şirketin listesi, üçer aylık dönemlerde performanslarına göre gözden geçiriliyor.
İngiltere'de Londra Borsası FTSE-100 Endeksi, 77'den fazla ülkeye ait menkul kıymet, tahvil ve alternatif aktifleri kapsayan bir endekstir. FTSE,10'u küresel 37'si bölgesel olmak üzere 60'dan fazla endeks ürünü ifade eder. FTSE-100 Endeksi İngiltere için hazırlanan 14 endeks arasında temel gösterge kabul ediliyor.
bende verdiğin linkten tesadüfen ulaştığım bir grafiği ekliyeyim.
Meşhur bir filozofa: - "Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz?" diye sorulduğunda: - "Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan" demiş. :)
58,475 gelinebilecek en yüksek seviye gibi görülüyor kısa vadede..
Ama bir düzeltme yapmak farz oldu..
Son mum iğneli oldu..tehlikelidir..
Hele hele 60 dklık grafikte ikili cımbız tepe yaptıki bu tehlikenin boyutunu gözler önüne sermekte..
Göstergeler aşağı döndü.
Elinize sağlık Sayın KUTERO. Sizin önayak olmanızla bir çok fikri çarpıştırarak mükemmele ulaşacağımızdan eminim.
Ben şahsım adına mum grafiklerine çok fazla güvenmesem de ışık gösterici etkilerini iyi bakan gözlere verdiğine eminim. Bu anlamda, sizin araştırmacı ruhunuzun ideali yakalamaktaki hevesinin, en başta ben olmak üzere forumun tüm üyelerine, çalışmanın önemini anlatacağı kadar liderlik de yapacağını biliyorum. Zaman zaman grafiksel çalışmalarımızla elimizden geldiği ölçüde katkıda bulunacağız. Umarım bir katkı sağlayıp bir hoş seda bırakabiliriz.
Sn kutero topiğiniz hayırlı olsun
yine eşsiz grafiklerinizle yolumuzu aydınlatıcağınıza eminiz...
bu topiğin hem fikir paylaşımı açısından hemde bir okul olma açısından bizlere faydalı olabileceği düşüncesindeyim ....
tekrardan hayırlısı olsun...
YASAL UYARI: Burada yer alan yatırım, bilgi, yorum ve tavsiyelerim "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yorum