Gözlemler!...

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • Permanent
    Katılımcı
    • 08 Ağustos 2011
    • 161

    #1

    Gözlemler!...

    Türk ırkı....

    Rus kaynaklarına göre Türkler tarihte ilk olarak Rusyada şimdi ki Akasya= Hakasya olarak geçen özerk bölgede görülür. Demiri işleyip kullandıklarına dair belgeler var. Milattan önceki zamanlarda.

    Milattan sonra Hun imparatorluğunda isimleri Hun olarak geçer. Sonra ilk defa Türk adıyla kullanılmaya başlar.
    Yani Türk adını biz değil, başkaları vermiş... Çin kaynaklarında böyle.

    Göçebe topluluk aslında.

    Moğollarla genetik ve yaşayış olarak kesin sınırlarla ayrılmıyor. Moğollar bize en yakın akraba sayılabilir. Amcaoğlu gibi.

    Yalnız moğollardan biraz farklılığı dışa daha fazla dönük olması.

    Nuh peygamber zamanında 3 oğlundan bahsedilir.
    Ham, Sam Yafes.

    Ham= urdu, arap, kürt, fars vs lerin babası. Hint -Ari ırkı kısacası. Avrupa ve Ruslarda bu sınıfa giriyor gibi.
    Sam= Afrikada siyahilerin babası
    Yafes= Uzak doğu vs. Çekik gözlü sınıf.

    Türkler aslında Çekik gözlü grubundan.
    Ortaasya şimdi Rusya içinde kalan Hakasya, Uygur en saf Türk ırkı. DAha sonra Türkmenistan, özbekistan, kırgızistan vs.

    Türk ırkı genlerinden en çok uzaklaşan... Anadolu ve balkan Türkleri.
    Bunlar genetik olarak Türk demeye bin şahit ister. Fakat Türkçe konuşanlar ve kendini Türk kabul edenler teori olarak Türk tür.

    Azeri Türkleri de kanaatimce Farslaşmış Türklerdir.

    Dedikya Türkler dışa dönüktür, tutucu değildir.

    Belki de tarihte en az milliyetçilik yapan millettir şimdiye kadar.
    Fakat Osmanlının son dönemi milliyetçilik ülküsü yayılmış ve bulaşmış bu tarafa.

    Türkleri İslam dünyasında en saygın olmasının sebebi, herkesin bildiği hadiste övülmüş olmasıdır.
    Türkler İslam hizmetkarlığı yapma şerefine nail olmuş millettir. İşin bu tarafı haliyle gurur verici.

    Eski Osmanlı toprakları üzerinde olup şimdi ayrı devlet olan hepsi halkça sevilen bir millettir.

    Mısırda ve Tunusta hıyarünnas= en hayırlı insan adı yakıştırılmıştır.

    Belgesel çekenler bu bölgelere gidince Atalarımızdan gelen krediyi, saygınlığı hissediyorlar.

    Umreye gittiğimde bende gördüm, bu saygıyı ve hürmeti.

    Tavaf esnasında atalarıma daha fazla dua ettim.

    Demek ki, saygın işler yapmışlar.
    Ezmemişler, hep vermişler, hep vermişler.

    Bu saygınlığı yerleştiren tüm atalarıma Allah rahmet etsin, nur içinde yatsınlar...
  • Permanent
    Katılımcı
    • 08 Ağustos 2011
    • 161

    #2
    Kürtler...


    Fars ve urdu dilini konuşan kesimle amcaoğludur.

    Farsça ve urduca kürtçe kelimelerle o kadar ortak ki, Kürtçeyi bilen genel olarak bazı kelimelerden birşeyler çıkarıp anlayabilir.

    Kürtler; Tarihte hititler zamanında Güneydoğuda Hurriler olarak geçerler.
    Şimdiki Nusaybin ve kamışlı civarı mitanni olarak geçiyordu.

    Bize okutulan tarih kitaplarında Gurlular olarak geçer.

    Kürtler, Türkiye de bulunan yaygın alt gurubu Kurmanc dır. Sonra Zazalar var.

    Peşmerge=sorani kısmı Şimdiki kuzey Irakta ki Barzani yönetimindeki özerk kısımdadırlar.

    Kürtler içinde Kurmanç lar, sosyal kuralları katı, konuşma ve sohbetleri çok sorgulayıcı şekildedir.
    Hızlı konuşurlar genel olarak. Sosyal kurallar çok bağlıdırlar. Kolay kolay anaaneler, gelenekler değişmez.

    Cumhuriyet döneminde batıya asimilasyon gayesiyle sürgün edilen topluluklar dahi (Samsun Bafra, Konya, Ankara vs) o kadar yıl geçmesine rağmen herşeyi aynı kalmıştır.
    Eğer sürgün edilen Çerkezler veya Türkmenler olsaydı kanaatimce kolayca değişmişlerdi.

    Kurmançlar, akrabalık bağları fena değil, iyidir.

    Zazalar ve Soraniler daha yumuşak tabiatlıdır. Bu bakımdan Farslara daha fazla benzerler.

    İlginç olan bir durum kendileri kabul etmek istemeselerde tarihte çok büyük devlet varlıklarında söz edilmez. Selahaddin Eyyübi zamanında ve daha önceki devirlerde Medlerden bahsedilir. Daha kudretli zamanları dikkat çekmiyor.

    Yorum

    • Permanent
      Katılımcı
      • 08 Ağustos 2011
      • 161

      #3
      Farslar....

      Dünya üzerinde Çin, Japonya dan sonra belki en zengin kültürlerinde bahsedilebilir.

      Genelde yumuşak tabiatlı insanlardır.
      Fakat azim ve inatları vardır.
      Statükocu millettir.
      Bir şeyi devat ettirmede sebatları iyidir.

      Fakat Türkler kadar dışa açık ve değimci değildirler.

      Türkler doğudan batıya göçleri esnasında kültürlerinden ve dillerinden çok etkilenmişlerdir.
      Osmanlıca alfabe aslında Fars alfabesidir. Arap alfabesi olarak bilinmesi yanlış bir düşüncedir.

      Farslar asırlarca yerlerinden kımıldamadan, güçlü devletler kurmuşlardır. Nerdeyse devletsiz kalmamışlardır.

      Farslarda genel olarak ilginç bir sakinlikleri vardır. Konuşurken herşey iyiymiş mükemmelmiş algısı oluşur. Bu kısmen azerilerde de var.

      Yorum

      • Permanent
        Katılımcı
        • 08 Ağustos 2011
        • 161

        #4
        Bu son zamanlar İran dan çok sayıda Dr. gelip uzmanlık aldı Türkiye den.
        Bizde çalışmaya başladılar.

        Sadece birisi Pers fanatiği. Çoğu ülkeden kovulma korkusu ile ismini bile değiştirdi. Yaşar diye değiştiren var.
        Bir kısmıda ben zaten Azeri Türk üyüm diyor.

        Pers fanatiği olan arkadaş... müslüman ama bol bol zerdüştlükten bahsetti. Aslında çok iyi doğruluğu gösteren kurallar var da, zerdüştlükte asla yalan yokta. gibi.
        Hemen bir arkadaşın söylediği söz aklıma geldi. "İranlılar müslüman olurken, korkudan olmuşlardı. Bir kısmı bizdeki sabetayistler gibi gizli eski dinlerini devam ettirdiler" diye

        Yorum

        • Permanent
          Katılımcı
          • 08 Ağustos 2011
          • 161

          #5
          Yavuz Sultan Selim den önce... Anadoluda şia geleneği daha çok hakimdi.

          Şah İsmail... kendine asker ararken... Anadoluya yaverler gönderir.
          Anadoludan birçok kimse bağlılıklarını ifade ederler...

          Osmanlıyı korku salar, tebayı kaybetme korkusu.
          Yavuz Sultan Selim batı seferlerinden ziyade Şah İsmail işi gözüne batar hale gelir.

          Bu işin bir tarafı.

          Şia hakimdi derken;

          Çepni, Dodurga, Alpağut, Soku türk kabile, soylarından birkaçtanesi.
          Bunların hepside bizde Bolu da hem merkez ilçe köyleri olarak adları var, hemde Mudurnu ilçesinde köy isimleri var.
          Çepni bizim köyün adı.

          Çepniyi araştırdım.
          Birkaç kaynakta Çepni soyunun aslen Alevi olduğunu yazar. Haydaaaa...
          Yani biz aslında Alevi/şia ymışız...

          Peki ne oldu da sonra sünni olduk?

          İşte Yavuz Sultan Selim in tebasını kaybetme korkusu. Mesele bu.

          Peki Mevlana, Yunus Emre Sünni mi? Alevi mi?

          Elcevap Şii-Alevi...
          Garip mi geldi. Aynen öyle.

          Anadoluda birçok yerde evliya isimleri sonunda baba geçer... Somuncu baba vs.
          Peki baba, dede sünnilikte var mı? yok. Alevi şii de var.

          Mevlevilerin semaları ile Alevilerin bazı semaları birbirine benzer... dönerler...i

          Mevlana nın türbesine gidenleriniz vardır.

          Duvarda asılı, saz, kopuz vs var.

          Peki bu neyi çağrıştırdı sizde?

          Mersinde Yörük aileler var. Bir kısmı sünni bir kısmı Alevi. Musa Eroğlu da burdan.
          Bunlarda uzaktan birbirleriyle akraba.

          Nasıl oluyorda yörüklerin bir kısmı Alevi, bir ksımı sünni?..

          El cevap Osmanlı politikası.

          Şimdi gelelim. Alevi - şia ya...
          Osmanlının Alevi - şiası şuandaki gibi Cemevi Alevileri değildiler. 5 vakit namazlı Alevi idiler.
          Halen Tunceli de 5 vakit namazlı daha çok Caferilere yakın Aleviler var.

          Yani Osmanlı alevileri ibadeti taatte şimdiki sünni lerden çok farklı değildiler.

          Bu kadar keskin sınırlar o zaman yoktu.
          Müslüman mı değil mi vardı.

          Şimdi sınırlar çok ayrıldı.

          Bu kadar ayrılmasının sebebi de.

          Yeniçerilerin çok sık ayaklanıp padişah değiştirmesi oldu.
          2. Mahmut zamanında Yeniçerilerin manevi desteğini aldığı Bektaşi tekkeleri resmen yokedildi. Aleviler babasız, dedesiz, desteksiz... bir nevi alimsiz, ilim irfansız kaldılar. Yani Alevilik sözle devam eder oldu.

          Eski geniş, ibadeti taati daha fazla olan Alevilik azaldı. Şimdiki semaları ve birkaç gelenekleri kaldı.

          Yorum

          • Permanent
            Katılımcı
            • 08 Ağustos 2011
            • 161

            #6
            Safevi devletini kuran Şah İsmaildi.
            Şah İsmail tarikat şeyhidir aslında.

            İrana, farslara şiiliği yayanda Türkmenlerdir. Devleti kuran Türkmenlerdir.
            Yani şimdiki kuzey İran Azerileri ve Azerbaycan azerileri Safevi tebaasının asıl topluluğudur.
            Sonra farslar devlet kademelerinde daha çok yer aldılar. Devlet otoritesi Farslara geçti.

            Şimdi de Farslar Azerileri tabiri caizse öttürüyorlar. Eziyorlar. Mecburen asimile oldular, oluyoorlar.
            Azeriler farslılaşmış Türkmenlerdir demiştik yukarda.

            Yorum

            • Permanent
              Katılımcı
              • 08 Ağustos 2011
              • 161

              #7
              İran ın şimdiki devlet politikasını anlamak zor.
              Türkiye ile bir ara iyi ilişkiler kurar gibi oldular. Ama hiç bir zaman samimi olmadılar. Sonra yan çizdiler. Tayyip Erdoğan ı ve Ahmet Davudoğlunu şok ettiler.

              Sebep bence Osmanlı zamanından gelen rekabet.

              Kendilerince büyük bir medeniyetin devamılar. Kendilerine çok güveniyorlar.

              Türkler/Türkmenler sonradan büyüyen, dünyanın en büyük -uzun yaşayan devletini kuran millet oldular.
              Sonra Müslüman dünyanıın abisi konumuna geçtiler, Hilafeti ele aldılar.

              İran bu yüzden kudurdu.
              Bizimkilerde saf saf davrandı.

              Fars-Pers-İran.... oğlum bizimle aşık atamazsınız lan.
              Kafa yapınız uygun değil. Son derece tutuksunuz... .. vs. vs.

              Yorum

              • Permanent
                Katılımcı
                • 08 Ağustos 2011
                • 161

                #8
                Hint Ari ırk felsefesine göre... hint, urdu, iran kürt, rum, ermeni, yunan ve avrupa akraba oluyorlar.

                Halbuki dil olarak o okadar farklılık var ki?

                Fakat kafa şekillerine göre doğru. Doliko sefali deniyor.

                Bunun dışında öğrendiğim kürtçe ile latince kelimelerde birkaç tane ortak kelime buldum.

                Kadın, jin kürtçe ve latince de aynı
                Karın üro, kürtçe ve latince aynı.
                Birkaç tane daha buldum.

                Bunun dışında cümle yapısı olarak ta benzerler.
                Özne+yüklem+nesne ..... gibi....

                Yorum

                • Permanent
                  Katılımcı
                  • 08 Ağustos 2011
                  • 161

                  #9
                  Kuzu üstad da söylemişti. Güzel tesbitti.

                  Eğer Yavuz Sultan Selim doğu yerine batıya yönünü çevirseydi, Şimdi tüm Avrupa sünnetliydi.

                  Ne oldu da Şah İsmail ve Yavuz Sultan Selim didişip durdular?
                  Alemi islam paramparça oldu. Acısı o zaman değil, şimdi çıkıyor. Hangi müslüman dünyasına bakarsanız ateş içinde, fakirlik, perişanlık diz boyu.

                  İlkokulda bile öğretmen söylerken tarihten" çaldıran savaşı, Yavuz Sultan Selim İle Şah İsmail arasında oldu. Osmanlı kazandı."
                  Yavuz müslüman, İsmail müslüman...
                  Yavuz Türkmen, İsmail Türkmen...
                  İçim cız etmişti çocuk aklımla bile.

                  Yorum

                  • Permanent
                    Katılımcı
                    • 08 Ağustos 2011
                    • 161

                    #10
                    Merzifonlu Kara Mustafa Paşa nın idamı ve Piri Reisin idamı içimde ayrı bir sızı... ve Anlamsız.
                    Gerekçeler bence çok sıradan.

                    Yorum

                    • Permanent
                      Katılımcı
                      • 08 Ağustos 2011
                      • 161

                      #11
                      Osmanlı, İspanyadan nerdeyse tamamen yok edilmek üzere olan yahudileri getirmekle iyi mi etti, kötü mü etti?.
                      İnsanlık iyi etmiş diyorsun ama...
                      Acaba şimdi Osmanlıya veya bize bir hürmet, şükran hissediyorlar mı?...

                      Belki Osmanlı bir nevi 2. Abdulhamid i tahttan indirten, İsraili kuran ve şimdi dünyanın tüm ekonomisini yönetten, ülkeleri kukla gibi elinde çeviren Rotshild ailesini ellerinde büyüttü.... Sonra besle kargayı oysun gözünü olmadı mı?...

                      Yorum

                      • Permanent
                        Katılımcı
                        • 08 Ağustos 2011
                        • 161

                        #12
                        Çaldıran Savaşı ile ilgili Azeri kardeşlerimiz çok güzel ve doğru şerhler-yorumlar yapmışlar.

                        Alıtıladım;

                        Elnur Samedov

                        "burada yazilanlarla men razilasmiram.duzdur bu savas olmamaliydi.amma osmanli askeri sayca sefevilerden cox idi ve sultan selim sozunun ustunde durmayib topla, tufekle gelmisdi bu doyuse.bu savas olarken avropa ve turkleri sevmeyen quvveler bayram edirdilerki iki qardas bir birine qilinc qaldir"

                        Elshan ojakov

                        "Çaldıran savaşı iki qardaş türk xalqına faciələr gətirdi"

                        Yorum

                        • Permanent
                          Katılımcı
                          • 08 Ağustos 2011
                          • 161

                          #13
                          Çanakkale Savaşında düşmanı boğazdan geçirmedik. Açık bir zafer kazandık...

                          Ama......

                          Hiç bir şeyimiz kalmadı... savaşacak doğru dürüst askerimiz...
                          Silahımız...
                          Genç yetişmiş insanlarımız... beynimiz... Zira... öğrenciler bile sınıf sınıf gelip şehit oldular... Tıbbiyeliler şehit oldular...
                          Yetişmiş insanlarımız şehit oldular....

                          Çok geçmeden tekrar istanbul a gelip dersaadeti işgal ettiler... Her anlaşmayı kabul etttirir haldeydiler....

                          Kurtuluş savaşını kazandık... Herşeyimizi verdik... ama kazandık.

                          Peki bu Lozan anlaşması neydi peki... hem kazandık... hem ağır şartları kabul ettik....

                          Bu menem iş yahu...

                          12 adaları bedava verdik...
                          Kerkük musulu bedava verdik...

                          Verdik... taki küçük bir toprağa daha fazla sahip olmak için...

                          Rivayet odur ki... Azerbaycanı Ruslara veriverdik. Karşılığında kurtuluş savaşında kullanmak üzere sağlık ve silah malzemeleri aldık.

                          .....

                          Yorum

                          • Permanent
                            Katılımcı
                            • 08 Ağustos 2011
                            • 161

                            #14
                            Lozan anlaşmasında ağır şartlar vardı.
                            Adına barış dediler....

                            Hiç alakaası yok...

                            Tamam siz galip geldiniz ama yinede şunu imzalamayın bakim dediler...

                            O şartlar neydi?
                            Toprak değil...

                            Tarihten kopmanız şartıyla..

                            Yorum

                            • Permanent
                              Katılımcı
                              • 08 Ağustos 2011
                              • 161

                              #15
                              Hürriyetinizi kazanmak için savaşta yenmeniz yeterli olmuyor...

                              Dünyayı yönetenlere boyun eğmek şartı var...
                              Borçlarınızı tam ödeme şartı var.

                              Duyunu umumiyeyi ödedik, bitirdik 1956 da...
                              Halbuki osmanlıyı inkar ettik, hanedanı kovduk ama... borçlarını ödedik.

                              Bu ne menem iş yahu.

                              Gelsin artık bizim asrımız...

                              Yorum

                              Working...
                              X

                              Debug Information