Bütün Islam Aleminin Mevlit Kandilini Gönülden Kutlar Hepimize Hayirlar Getirmesini Dilerim Kandiliniz Kutlu Olsun
Kandil Kutlamaları
Collapse
X
-
Yüce Allah'tan tüm islam alemine bu gecenin hayırlar getirmesini dilerim. Ayrıca tüm üyelerimizin kandil gecesi kutlu olsun.
-
SALTUK BUĞRAHAN2ın mesajı
SALTUK BUĞRAHAN Nickli Üyeden AlıntıTüm kardeşlerimizin mevlid kandilini kutlar,asırların yıldızı sultanı kainat efendimize saltu selamlarla,lahuti bir gece yaşamnızı dilerim..
buraya taşındı
Yorum
-
-
Regaip, elde edilmesi arzu edilen değerler demektir. Bu mübarek gecede, Yüce Mevla kullarına bol bol rahmet ve hibede bulunduğu için bu adı almıştır.
Regaip gecesinin içinde bulunduğu Recep ayı, halk dilinde "üçaylar" olarak anılan rahmeti, bereketi ve mağfireti bol olan manevi bir ticaret mevsimine girişimizin habercisidir. Recep ayı Kur’an’da haram aylar diye anılan dört aydan bir tanesidir. Regaib gecesinin böyle bir ayın içinde yer alması, aynı zamanda bu gecenin önemini de ifade etmektedir. Konuya ilişkin ayette Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
"Allah katında ayların sayısı onikidir Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin.”(1)Last edited by Dragon; 19 Temmuz 2007, 12:59.Ben ben değilim,Sen olmayınca
Sen sen değilsin,Ben olmayınca
Yorum
-
-
Mevlid Kandili
İSTİKAMET
Ahmed Doğrusözlü
bilgi@tg.com.tr
07 Mart 2009 Cumartesi
Yarın mübarek Mevlid Kandilidir
Makâlemize, bir âyet-i kerîme ve bir de hadîs-i şerîf meâliyle başlayalım:
“O’nun şahsında, Allah’ı ve Âhiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça hâtırlayanlar için güzel edeb ve ahlâk nümûneleri vardır” (Ahzâb, 21) âyet-i kerîmesi,
Muhammed aleyhisselâmın “üsve-i hasene” [nümûne-i imtisâl=en güzel örnek] olduğunu ne güzel ifâde etmektedir?
Sevgili Peygamberimiz de (aleyhisselâm), “Ben, iyi huyları tamâmlamak, yerleştirmek için gönderildim” buyurmuşlardır.
Bugün, “Mevlid”in “doğum mekânı” ma’nâsı üzerinde durmak istiyoruz...
Mekke-i mükerreme ve civârında bulunan mübârek yerler sayılırken:
Başta “Mescid-i Harâm” ve içerisindeki “Ka’be-i Muazzama”, “Makâm-ı İbrâhim”, “Zemzem Kuyusu”, “Hatîm (Hıcr-i İsmâîl)”, “Safâ” ve “Merve” sayılır.
[Bilindiği gibi Ka’be-i şerîfe: Mekke-i mükerreme’nin ortasında olup, Müslümanların kıblesi, hacıların etrâfını tavâf ettikleri Beytullah, mukaddes evdir.
Safâ ile Merve de: Ka’be-i muazzamanın doğusunda bulunan ve aralarında 330 metre mesâfe olan, haccın sa’yinin yapıldığı iki tepedir.]
Bunların yanında, “Beyt-i Mevlid-i Nebevî”, “Ebû Kubeys Dağı”, “Cennetü’l-Muallâ”, “Nûr Dağı ve Hırâ Mağarası”, “Sevr Dağı ve Mağarası”, “Minâ”, “Müzdelife ve Meş’ar-i Harâm”, “Arafât”, “Hıl” ve “Harem” de zikredilir.
[Ebû Kubeys Dağı: Ka’be-i muazzamanın ve Safâ Tepesinin doğu kısmında bulunan ve Hazret-i İbrâhim’in insanları hacca dâvet ettiği tepedir.
Cennetü’l-Muallâ: Mekke’deki, Hazret-i Hadîce vâlidemiz ve bâzı Sahâbe-i kirâmın medfûn bulundukları kabristânın ismidir; buradaki türbe ve kabir taşları, Osmanlılardan sonra yıkılmıştır.
Nûr Dağı: Mekke-i mükerreme ile Minâ arasında bulunan ve Peygamber Efendimize ilk vahyin geldiği “Hırâ mağarası”nın bulunduğu dağdır.
Sevr Dağı: Mekke-i Mükerreme’nin güney cihetinde bulunan, Peygamber Efendimiz ile Hazret-i Ebû Bekr’in Mekke’den Medîne’ye hicretleri esnâsında üç gün kadar istirâhat buyurdukları, Kur’ân-ı kerîmde zikri geçen “Mağara”nın bulunduğu dağdır.
Minâ: Mekke’nin kuzeyinde, Mekke ile arası altı kilometre olan ve Mekke’nin doğusundaki dağların eteğinden Arafât’a giden yol üzerinde bulunan ve Hac ibâdeti esnâsında kurban kesilen ve cemre (şeytan) taşlama için gidilen yerdir.
Müzdelife: Arafât ile Minâ arasında bulunan, Âdem aleyhisselâm’la Hazret-i Havvâ’nın yeryüzünde ilk kavuştukları yerdir. Hac esnâsında, burada bir müddet vakfe (durmak) vâcibtir.
Meş’ar-i Harâm: Müzdelife’nin nihâyetinde Cebel-i Kûzâh yakınında bir yer olup Müzdelife vakfesinin burada yapılması efdaldir.
Arafât: Mekke-i mükerremenin doğusunda bulunan, 70 metre yüksekliğindeki “Cebelü’r-Rahme: Rahmet dağı” ismindeki tepenin ve bu tepenin önünde bulunan ovanın ismidir. Kurban Bayramı’ndan bir gün önce, Arefe günü burada vakfe yapmak haccın farzlarındandır. Tepe, koyu yeşil taş yığınlarından meydana gelmiştir. Arafât Ovasının ortasındaki bu tepede Peygamber Efendimiz, yüz bini aşkın Müslümana “Vedâ Hutbesi”ni okumuştur.
Hıl: Hacda ihrâma girme yerleri olan ve “Mîkât” denilen yerlerle Mekke şehri, yâni “Harem” arasına “Hil” denir.
Harem: Mekke-i Mükerreme şehrinden biraz daha geniş olup, hudûdu İbrâhim aleyhisselâm tarafından çizilmiş ve yine onun tarafından dikilen taşlarla gösterilmiştir. Bu taşlar, çok kere yenilenmiştir.]
Yukarıdaki 18 mübârek mekân arasında zikredilen “Beyt-i Mevlid-i Nebevî”, Mekke’nin doğu cihetinde, Ebû Tâlib Mahallesinde bulunan, Peygamber Efendimizin doğduğu evdir. Burada “Mevlid” kelimesinin doğum yeri ma’nâsında kullanıldığını görüyoruz.
Hazret-i İbrâhîm, Hazret-i Eyyûb ve Hazret-i Şuayb’a (aleyhimüsselâm) âit izler taşıyan, Peygamberler diyârı olarak adlandırılan, târihî eserler bakımından zengin, târih hazinesiyle dolu bir ilimiz olan Şanlıurfa‘nın [Hazret-i Âdem ile Hazret-i Havvâ’nın da bir müddet bu şehirde yaşadıkları rivâyet edilir] “târihî eserleri ve turistik yerleri” sayılırken, başta, “Mevlid-i Halil=Halîl’in doğum yeri” diye anılan, Salâhaddîn-i Eyyûbî’nin yeğeni Melik Eşref tarafından 1211’de yaptırılan “Halîlü’r-Rahmân Câmii” zikredilir.
Burada da “Mevlid”: “Doğum yeri” ma’nâsında kullanılmıştır.
Bu vesîleyle, mübârek Mevlid Gecenizi, cândan tebrîk ediyoruz; Cenâb-ı Hak, sıhhat ve âfiyet içerisinde, bütün sevdiklerinizle birlikte, nice Mevlid kandillerine kavuşmayı nasip buyursun.Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)
Yorum
-
Kandiliniz, mübarek olsun...
"Her geceyi Kadir ; her kişiyi Hızır bil..." (Hoca Ahmet Yesevi)
Yorum
-
T.C.
BAŞBAKANLIK
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
07.03.2009
MEVLİD KANDİLİ MESAJI
8 Mart Pazar gününü Pazartesiye bağlayan gece, Yüce Yaratıcının insanlığa gönderdiği en son rahmet elçisi, ilahi vahyin son ve tamamlayıcı halkası Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (as)’ın hicri takvimle Mevlid kandilini idrak edeceğiz.
Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de “Andolsun ki Resûlullah’da sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çokca zikredenler için mükemmel bir örnek vardır.” (Ahzâb, 33/21) buyrularak Sevgili Peygamberimiz’in hayatı bizlere ‘en güzel örnek’ olarak takdim edilmekte ve onu örnek almamız istenmektedir. O yüce elçi, hem ferdi, ailevi ve sosyal hayatı hem de söz ve açıklamaları ile insanlığa kıyamete kadar kalıcı bir rehberlik ve örneklik sunmuştur.
Kur’an’da “Allah’ın sevgisine mahzar olmanın Hz. Peygamber’e tabi olmaktan geçtiğinin” (Âl-i İmrân, 3/31) ve “Hz. Peygamber müminlerin içinde olduğu sürece Allah’ın kendilerine azab etmeyeceğinin” (Enfâl, 8/33) vurgulanması, Hz. Peygamber’in örnekliğinin inananlar için ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
Hz. Peygamber’i sevmek ve onu örnek almak demek; onun, insanlığın huzuru ve kalıcı mutluluğu için yaptığı çağrıyı günümüze taşıyarak hayatımıza yansıtmak, davranışlarımızı onun örnek ahlâkına, emir ve tavsiyelerine göre şekillendirebilmek demektir. Çünkü O’nun örnek hayat çizgisi, söz ve davranışlarının temsil ettiği değerler bütünü bizler için her zaman yaşanabilir ve uygulanabilir özelliktedir. Yüce Rabbimizin peygamberleri meleklerden ve olağanüstü güçlere sahip ve başka alemlere ait varlıklardan değil de içimizden seçmesi, bir beşer olarak göndermesi, peygamberlerin davetinin insanlar için anlaşılabilir, yaşanabilir, yapılabilir olduğunu göstermek içindir.
Rahmet Peygamberi Efendimizi örnek almamız, sahip olduğumuz sorumluluğu, misyonu, insanî ve ahlâkî değerleri fark etmek demektir. Dindarlığımızın olgunlaşması da O’nu tanımaya, anlamaya ve sevmeye bağlıdır. Dünya hayatının sonu gelmez koşuşturması, her bir yönden gelen bilgi kirlenmesi, iç dünyamızda yaşanan gelgitler arasında bocalayan bizlerin günümüzdeki önemli sorunlarından biri; Hz. Peygamber’in örnek hayatı ile kendi hayatımız arasında sağlam bilgiye dayalı bir köprü kuramayışımız, sonuçta insanlığa rehberlik edecek ve umut kapıları açacak ahlâkî duyarlılığa sahip dindarlıkların üretilemeyişidir. Bu nedenle, giderek dünyeviliğe, bireysel benliklerine, çıkar ve hazza dayanan bir hayata yönelen çağımız insanlarının, onun örnekliğine, manevî önderliğine, sevgisine, onu anlamaya ve sevmeye son derece ihtiyacı vardır.
Dürüstlüğü, emaneti korumayı, insan haklarına ve bunun önemli bir parçası olan kadın haklarına riayet etmeyi, yetim ve kimsesizlere kol kanat germeyi, ne sözle ne davranışla kimseyi incitmemeyi, iyilik yapmayı öğütleyen ve yaşayışıyla bunlara en güzel örnek olan Sevgili Peygamberimiz, yetimin elinden tutmuş, kimsesizlerin kimsesi olmuş, hiç kimseyi incitmemiş, bütün varlığa şefkat nazarıyla bakmış, karşılaştığı onca çirkin iftiraya ve dayanılmaz ezaya rağmen kötülüğe kötülükle karşılık vermemiştir. Sahip olduğu ahlâkî erdemlerle, Rabbimizin “Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin” övgüsüne mazhar olan Sevgili Peygamberimiz, paylaşmayı, sevgi ve saygıyı, ötekini anlamayı ve ona yardım elini uzatmayı, müsamahayı, affı, rahmeti ve merhameti sadece tavsiye etmemiş, bunları aynı zamanda yaşadığı örnek hayatında hep uygulamış, neticede bu ve benzeri erdemler Hz. Peygamber ve Sahabe topluluğunun hayat çizgisi olmuş, böylece sevgi, güven ve huzur temeline dayalı, kendisiyle ve Yüce Yaratanla barışık bir toplumu oluşturmanın yolları bizlere somut olarak gösterilmiştir.
Bu duygu ve düşüncelerle Mevlid Kandilinin bütün insanlığa rahmet, dış ve iç dünyamıza huzur getirmesini, Mevlid-i Nebi’nin toplumumuzda, O’nu yakından tanımaya, sevmeye ve O’nun sevgisi etrafında birleşmeye vesile olmasını Yüce Allah’tan temenni eder, vatandaşlarımızın, soydaşlarımızın ve tüm İslam âleminin Mevlid Kandilini tebrik ederim.
Prof. Dr. Ali BARDAKOĞLU
Diyanet İşleri Başkanı
Yorum
-
-
Mevlid kandiliniz mübarek olsun Arkadaslar...Borsacıların ve borsanın yeni adresi
[url] www.keyborsa.com[/url]
Yorum
Yorum