Kandil Kutlamaları

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • Bear_Bull
    Spread Trader
    • 09 Şubat 2009
    • 773

    #16
    Mevlid Kandili Kandiliniz Mübarek olsun


    "Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik."
    (Enbiyâ, 107)

    İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü'l-evvel ayının 12.gecesi doğmuştur. Milâdî takvime göre ise bu, 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlamaktadır. Bu mübarek geceye "Mevlid Kandili" denir.


    O'nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti.


    O'nun doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır.O gecenin sabahı gerçekten de feyizli bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir açılmıştı. Bir fazilet güneşi ve hidâyet meşalesi olan sevgili peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allahın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir. Bu hususta Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulmuştur:



    "Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah'ın âyetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler."
    (Âl-i İmrân, 164)


    Bu gece, müslümanlar arasında yüzyılllardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta, Sevgili Peygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır. Büyük Türk Alimi Süleyman Çelebi tarafından yazılan ve asıl adı "Vesiletün'necat" olan mevlid kitabı O'nun doğumunu, üstünlüğünü ve mucizelerini en güzel bir şekilde dile getiren değerli bir eserdir.


    Peygamberimizin doğum yıldönümlerinde okunan mevlidleri saygı ile dinlemek, O'nun mübarek ruhuna salât ve selâm okumak hiç şüphesiz büyük milletimizin Sevgili Peygamberimize olan engin sevgi ve bağlılığının bir ifadesidir.

    Bununla beraber, O'nun ahlâk ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir. Asıl o zaman O'nun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmış oluruz.

    O âlemlerin Rabbinden, "Alemlere rahmet olarak gönderildi." Asırlara sığmayacak inkılapları birkaç sene içerisinde gerçekleştirdi. Evlâtlarını diri diri toprağa gömen babalar O'na ve getirdiği prensiplere iman ettikten sonra mükemmelleştiler, dünyaya insanlık, adalet ve medeniyet rehberi olacak hale geldiler. İnsanlar O'nun tek emriyle, kökü yüzlerce yıl derinde olan alışkanlıklarını bıraktı.

    O, yirminci asır insanının yüzyılda yerleştiremediği hakkı, hukuku, adâleti, hürriyeti, demokrasiyi ve insan haklarını bir solukta yerleştirdi. Böylece cehâlet asrı bir saâdet asrı olup, çıktı. Nihayet asır, asırlara taştı. Ve O, çağlar ötesiyle kucaklaştı.

    Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed kendisinden önceki peygamberler gibi sadece bir kavme veya millete değil, bütün insanlığa peygamber olarak gönderilmiştir. O'nun diğer peygamberlerden en farklı yönlerinden birisi budur. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulur:



    "Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmezler."
    (Sebe, 28)

    İnsanlığın her zaman ve mekânda Hz. Peygamber'in tebliğ ettiği ilâhî mesaja ve bu mesajın hayata geçirilmiş şekli olan onun sünnetine ihtiyacı vardır. O'nu örnek almak, Kur'an'a uymaktır. Çünkü Hz. Aişe (r.a.)'nın ifâdesiyle O'nun ahlâkı Kur'an'dı.(Müslim, Misâfirîn, 139). Kur'an-ı Kerim, Peygamberimiz Hz. Muhammed'in inananlar için en güzel örnek olduğunu bildirmekte ve bu hususta şöyle buyurulmaktadır:


    "Andolsun, Allah'ın rasûlünde sizin için, Allah'a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar için ve Allah'ı çok ananlar için güzel bir örnek vardır." (Ahzâb, 21)

    Bu geceyi nasıl ihya edelim?

    Bütün insanlık âlemine bir hidayet tarihi açan ve âlemlere halis ilâhî rahmet olan böyle yüksek şanlı bir Peygamber'in ümmeti olmakla şereflenmiş bulunan biz müminlere ne mutlu! Bu geceyi vesile bilerek, O'na ümmet olmanın şuuruna erebilmek, Bu gecenin manevî zenginliğinden istifâde etmek için en azından bir Tesbih Namazıkılalım, bir de Hatm-i Enbiyâyapalım.

    O'na ümmet olan müminlere gevşeklik yakışmaz.

    Unutmayalım...


    Alemlere rahmet olarak gönderilen muazzez Peygamberimizin, doğumunu anarken, yalnız mevlid okumak, ilâhîler söylemek ve kandil simidi dağıtmak yeterli değildir, sadece bu geceyi yaşamak yeterli değildir. Yüce Allah'ın sevgisine, hoşnutluğuna ve bağışlamasına ermenin yegâne yolu, Peygamberimizin yolundan gitmektir...




    "De ki: Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günâhlarınızı bağışlasın..."
    (Âl-i İmrân, 31)
    Meşhur bir filozofa: - "Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz?" diye sorulduğunda: - "Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan" demiş. :)

    Yorum

    • ÇAKAL
      Ağa'nın Adamı
      • 27 Haziran 2007
      • 2545

      #17
      Peygamberimiz bize dünya üzerinde yürümeyi öğretti
      "Yazılışının 600. Yılında Bir Kutlu Doğum Şaheseri" konulu Uluslararası Mevlit Sempozyumu'nun açılışında konuşan Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu, Kutlu Doğum Haftası'nı Miladi ve Hicri takvime göre 2 kez kutlamanın mutluluğunu yaşadığımızı söyleyerek, "Efendimiz sadece Kur'an-ı Kerim'i getirmekle kalmadı, hayatıyla da örnek bir insan oldu" dedi.

      Ali BardakoğluBURSA (AA)
      Peygamberlerin “insanları aslına döndürme” çağrısı yaptıklarını belirten Bardakoğlu, “Ruhlarımız yaratıldığında Rabbimiz'e O'nu tanıma sözü verdik. Dünya meşgaleleri arasında ise sözümüzü unuttuk. Peygamberimizin davetiyle dünya üzerinde yürümeye başladık” diye konuştu.
      Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, “Dünyaya gereğinden fazla önem verenler, dünyayı sadece dünya olarak algılayanlar, dünyanın altında kalmışlardır. Oysa peygamberler bize izzetle, ibretle, onurla dünyanın üzerinde yürümeyi ve dik durmayı öğretti" dedi.
      Prof. Dr. Bardakoğlu, "Kutlu Doğum Haftası" etkinlikleri kapsamında Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye Diyanet Vakfı ve Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nce Tayyare Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Yazılışının 600. Yılında Bir Kutlu Doğum Şaheseri" konulu Uluslararası Mevlit Sempozyumu'nun açılışında, Kutlu Doğum Haftası'nı 2 kez icra etmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Mevlit programlarıyla Hz. Muhammed'in (SAV) doğumunun hicri yıl olarak idrak edildiğini, bugünlerde ise miladi olarak doğumunun kutlandığını belirten Bardakoğlu, "Miladi takvimi 20 Nisan'ı esas alarak baharın güzelliği içinde Efendimiz'i anlamaya çalışıyoruz. Bu amaçla Kutlu Doğum Haftaları düzenliyoruz" diye konuştu.
      İNSANI ASLINA DÖNDÜREN ÇAĞRI
      Bardakoğlu, tüm peygamberlerin davetinin insanları aslına dönmeye çağırdığını ise şöyle dile getirdi: “Ruhlarımız yaratıldığında hepimiz Yüce Yaradan'a söz verdik. O'nu dünyaya geldiğimizde seveceğimize, bağlı olacağımıza söz verdik. O'nu tanıma, sevme aşkıyla dünyaya gönderdi. Dünya hayatının bazı hevesleri, sonu gelmez meşgaleleri bize bizi, aslımızı, verdiğimiz sözleri unutturdu. İşte peygamberlerin daveti , bizi aslımıza döndüren çağrıdır, hatırlatmadır. Dünyaya gereğinden fazla önem verenler, dünyanın altında kalmışlardır. Oysa peygamberler bize izzetle, ibretle, onurla dünyanın üzerinde yürümeyi ve dik durmayı öğretti. Davet sayesinde dünyanın altında kalmadık, üzerinde yürümeye başladık.”

      Hayatıyla örnekti

      “Bütün peygamberlerin iki önemli vasfı vardır. Beşer olmuşlardır. Allah'ın Rasulü olmuşlardır. Bütün peygamberler beşerdir. Allah, aramızdan insanlardan seçerek, gönderdiği vahyin, yaptığı davetin yaşanabilir, uygulanabilir olduğunu göstermiştir. Her Rasul Allah'ın dinini gösteren, yaşayan, örnek insandır. Muhammedimiz (SAV) de öyleydi. Sadece Kur'an-ı Kerim'i anlatıp iyiyi, doğruyu, güzeli söyleyip çekip giden biri değildi. Hayatı boyunca Kur'an-ı Kerim'in dediklerini, kendi söylediklerini önce hayatında tatbik eden, örnek kişiydi.”

      17.04.2009
      Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
      Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

      Yorum

      • ÇAKAL
        Ağa'nın Adamı
        • 27 Haziran 2007
        • 2545

        #18
        M.SAİD ARVAS

        25 Şubat 2010 Perşembe
        Mevlid KandiliRebi’ul-evvel ayının on ikinci gecesi, yani bu gece; âlemlere rahmet olarak gönderilen sevgili Peygamberimizin dünyamızı ve bütün kâinatı şereflendirdiği Mevlid Kandilidir...

        Bu gece mübarek Mevlid Kandili... Rabbimize ne kadar şükretsek yine de azdır. Bu mübarek gecede kavuşacağımız nimetler çok büyüktür. Âlemlere rahmet olarak gönderilen sevgili Peygamberimiz aleyhisselam dünyamızı ve bütün kâinatı bu gece şereflendirdi...
        Mevlid Kandili gecesi Kadir Gecesinden sonra senenin en kıymetli gecesidir. Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlıdır. Bir uzunca ömre bedeldir. Onu metheden müstakil bir sûre nazil olmuştur.
        Şafii mezhebinde ise, Mevlid Kandili gecesi, Kadir Gecesinden daha faziletlidir. Şöyle ki: Kadir gecesini bu kadar kıymetlendiren şey, Kur’an-ı kerimin o gecede nazil olmasıdır. Mevlid Gecesi olmasaydı, Kur’an-ı kerim nazil olmayacaktı, dolayısı ile Kadir Gecesi de olmayacaktı...

        EN KARANLIK ÇAĞ!..
        İnsanlık tarihinin en karanlık, en sıkıntılı çağı altıncı ve yedinci asırlardır. İnsanlık uçuruma yuvarlanan bir araba gibiydi. Onun bu tehlikeli haline dur diyecek, onu kurtaracak bir el de yoktu. Her geçen gün insanlık âlemi biraz daha felakete sürükleniyordu. Bu iki asırda, insan, yaratanını tamamen unutmuş, kendini de unutmuştu. Nereden geldiğini, nereye gittiğini, akılları hayrette bırakan kâinatın yaratılış sebebini düşünmek bile istemiyordu.
        İnsanlar artık, iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı, hak ile batılı ayırt edebilecek kabiliyete de sahip değildi.
        Peygamberlerin sözleri çoktan unutulmuş, getirdikleri semâvi kitaplara beşer parmağı karışmış ve ilâhi kelâm olma vasfını tamamen kaybetmişti.

        PUTLARDAN MEDET UMARLARDI!..
        İnsanlar, kendi elleri ile yaptığı putlara tapıyor ve onlardan medet umuyorlardı. Halbuki çok iyi biliyorlardı ki, o cansız varlıklardan hiçbir menfaat gelmez, yerlerinden kıpırdayacak güçleri yoktu.
        Yine bu iki asırda putperestliğin yanında bir kısım insanlar taşlara, ağaçlara, yıldızlara, Ay’a, Güneş’e ve hayvanlara tapıyorlardı...
        Hasılı Arap Yarımadası’nda zulümler, rezâletler, hurâfeler ayyuka çıkmıştı. Hak, hukuk, adâlet kavramları tarihe karışmış, güçlü zayıfı eziyor, kız çocukları diri diri toprağa gömülüyordu. Bu canavarca yapılan işlerden de pişmanlık duyulacağına bilâkis zevk alınıyordu...
        Her taraf zulmet içinde iken Yüce Rabbimiz bizlere acıyarak âlemlere rahmet olarak sevgili Peygamberimizi bu mübarek gecede bizlere gönderdi.
        Yeryüzündeki bütün Müslümanların, bu nurlu gecenin kıymetini çok iyi anlamaları ve değerlendirmeleri gerekir. Büyüklerimizi ziyaret etmeliyiz, kandillerini tebrik etmeliyiz. Çocuklarımıza bu gecenin önemi anlatılmalı ve sebeb-i hayatımız olan Peygamberimizin aleyhisselam sevgisi aşılanmalıdır.

        CAN SİMİDİ GİBİ...
        Bu geceye sevinen kâfirler bile menfaat elde etmişlerdir. İslâmın azılı düşmanlarından Ebu Leheb kendisine Peygamberimizin doğumunu müjdeleyen cariyesini (kadın köle) azat edip hürriyetine kavuşturduğu için her pazartesi günü azabının hafiflediğini rüyada kardeşi Abbas’a radıyallahü anh söylemiştir.
        Bu geceye olan sevgi, kâfirlere bile fayda sağlamıştır. İman edip onun ümmeti olan, onun sevgisi ile kalbini dolduran müminler nasıl fayda elde edemezler? Onun sevgisi can simidi gibidir, tutunan kurtulur.
        Bu mübarek gecenin hepimize, cümle Müslümanlara ve bütün insanlara hayırlara vesile olmasını temenni ederim.
        Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
        Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

        Yorum

        • ÇAKAL
          Ağa'nın Adamı
          • 27 Haziran 2007
          • 2545

          #19
          EÛZÜ BİLLAHİ MİNE’Ş-ŞEYTANİ’R-RACÎM, BİSMİLLAHİRRAHMANİRRRAHİM

          Ya ilahel alemin
          İlk yarattığın nur efendimizin nuruydu.
          Sen onu var etmeden evvel gündüzün geceden,
          baharın da kıştan farkı yoktu.
          İyilikler, kötülüklerle iç içe;
          akıl nefse yenik,
          ruh da bedenin esiri idi.
          O güzeller güzeli
          Varlığın sırrını keşfedip akla yüksek hedefler gösterdi
          düşünceye kapılar açıp
          insanın ebedlere namzet olduğunu âlemşümul bir dille haykırdı.
          Böyle bir elçiyi insanlığa bahşetmenden
          Ve sayısız nice nimetlerinden ötürü
          sana sonsuz hamd ü senalar olsun ya rabbi!

          Güç ve kuvvet ancak kendisine has olan yüce ve büyük Allâh’ım!
          Mahlûkatın adedince,
          Zatının rızası,
          Arşının ağırlığı ve kelimelerinin toplamınca
          Efendimiz Hz. Muhammed (sas) ve O’nun ehli ve ashabı üzerine salât ü selam la bir kere daha yâdederek huzûr-u İlahi'de el açıp yakarıyoruz

          Ey her şeye hayat bahşeden Allah’ım
          bütün insanlık, hatta bütün bir varlık âleminin bayramı sayılan
          mübarek günleri vardır.
          bir gün daha vardır ki,
          o da Allah Rasûlü’nün dünyayı teşrif buyurarak
          tenezzülen aramıza girip bizi şereflendirdiği kutlu zamandır.
          Bizler şimdi o anı yaşıyoruz.
          Rahmet-i Rahman’ın galeyana geldiğine inandığımız
          bu kutlu zaman diliminde,
          Mevlid Kandili’nin bizim için hakiki bayram olması ümidiyle,
          ümmet-i Muhammed’in hal-i pürmelali açısından
          bayram hediyesine en muhtaç birer yetim olduğumuz mülahazasıyla, Şefkat Peygamberi’nin ruhaniyetine sığınarak,
          sen den yeniden bir kere daha diriliş istiyoruz ya rabbi

          Ey her şeye gücü yeten Allah’ım
          Efendimizi düşünmekle
          hayatın hiç kimseye nasip olmayan tadını
          ve varlığın bitmeyen zevkli maceralarını duyarız.
          Duyarız imanın yenilmez gücünü,
          Duyarız Müslümanlığın kahramanlık olduğunu,
          Duyarız doğruluğun paha biçilmez kıymetler ihtiva ettiğini,
          Duyarız iffet ve ismetin, meleklerinkine denk insan tabiatının bir buudu haline geldiğini.
          N’olur bu ve benzeri nice güzellikleri daha derince ve engince
          Bütün insanların ruhlarına duyur ya Rabbi!

          Ya Rabbel alemin
          Onun terbiyesi, onun üslûbu ve onun sistemiyle yetişmiş olan nesillerin
          imanları iz’ân ufkuna erişiyor,
          muhabbetleri çağlayanlara dönüşüyor.
          efendimizi bu ölçüde duyup sevmeleri münasebetiyle
          her an daha da şahlanıyor
          ve o kutlunun arkasında bulunma sevinciyle adeta yeni bir asr-ı saadet yaşanıyor.
          Sen dünyamıza yeniden bir huzur çağı
          ve gül devri yaşat ya Rabbi!

          Ey yüceler yücesi Allah’ım
          Yüzümüz yok, hicap içindeyiz;
          Efendimizin senin katındaki nazının geçerliliğine de ümitlerimiz tam.
          Keşke ne seviyede olursa olsun
          efendimizden hiç uzaklaşmasaydık;
          ondan gelen ışıklardan
          ve ruhlarımıza boşalan mânâlardan
          hiç mahrum kalmasaydık..
          ve onu o inandırıcı çehresiyle
          içlerimizde hep taptaze ve dipdiri duyabilseydik!..
          sen bizleri kendi uzaklıklarını aşabilen
          hak ve hakikatleri de bütün derinlikleriyle duyabilenlerden eyle ya rabbi!

          ya ilahel alemin
          O güzeller güzeli Sevgiliyi, bir kere daha misafirimiz eyle..
          tahtını sinelerimize kur
          gönüllerimizdeki karanlıkları kov,
          bütün benliğimize ruhunun ilhamlarını duyur
          ve bize yeniden diriliş yollarını göster ya rabbi

          İnananları karanlıklardan aydınlığa çıkaran Allah’ım
          her gün biraz daha azgınlaşan şu zulmetleri o kutlunun ışığıyla dağıtıver
          herkesi inleten zulüm ve adaletsizlik ateşini söndürüver.
          her şekliyle kine, nefrete, düşmanlığa kilitlenmiş şu zavallı ruhların boyunlarındaki zincirleri çözüver
          sevgiye, merhamete, şefkate hasret giden sinelerimizi muhabbetle, hoşgörüyle coşturuver
          ruhlarımızı aklın aydınlığı, gönüllerimizi de mantık ve muhakeme enginliğiyle buluşturuver
          ve bizi kendi içimizdeki hicran ve hasretlerimizden kurtarıver ya Rabbi!

          Ey merhameti bol olan Allah’ım!
          şefkati, adaletini aşkın gönüller sultanını unuttuğumuzun
          ve saygısızlıkta bulunduğumuzun farkındayız.
          Biliyoruz ki o rahmet nebisi
          incinse de küsmedi
          Vefasızlık görsede alakayı kesmedi
          Başını yaranlar, dişini kıranlar karşısında bile ellerini açıp dua dua yalvardı. Katiyen lanette bulunmadı. Lanet ve bedduaya “âmin” de demedi.
          Sinesini, Ebû Cehil'leri bile ümitlendirecek ölçüde açabildiği kadar açtı
          ve her sözünü, her davranışını senin rahmetinin enginliğine bağladı.
          Sen bizleri onun o engin merhametinden istifade eden
          ve şefaatine de nâil olanlardan eyle ey Rabbi!

          Ey ihsanları sonsuz olan Allah’ım
          düşe-kalka olsa da hep Efendimizin izinde yürüme gayretindeyiz.
          N’olur bizi bir kere daha sevindir.
          Sevindir ki; bağının taptaze fidanlarıyla
          adını âleme tam duyuracak demdeyiz.
          Bu dünya ışığa hasret gidiyor.
          Bizler o kırık azimlerimiz ve o çatlamış ümitlerimizle,
          yolların hakkını veremesek de hep yollardayız.
          Sadece hislerimizle de olsa, aradığımız hep senin habibin;
          N’olur gönüllerimiz bir kere daha onunla dolsun,
          ufuklarımızı saran şu upuzun geceler yerlerini gündüzlere bıraksın
          ve viladeti bizim hakiki bayramımız olsun..

          Ey yapılan dualara cevap veren Allâh’ım
          Sana itaat edilir Sen karşılığını veririsin;
          Sana isyan edilir, sen bağışlar ve affedersin,
          Darda kalanlara icabet edersin,
          Zararı sıkıntıyı ortadan kaldırırsın
          Hastalara şifa, dertlilere deva verirsin
          Günahları bağışlar, tövbeleri kabul edersin
          Sen bizlerin dualarını kabul buyur ya Rabbi!

          Allâh’ım
          acizlikten, üzüntüden, tasadan, kederden,
          Korkaklıktan, kabir azâbından, cehennem ateşinden sana sığınırız.
          Bizleri kötülükten ve kötülerin şerrinden emin eyle ya Rabbi!

          Ey Yüceler Yücesi!
          bize karşı düşmanlık duygularıyla oturup kalkanların kalblerini yumuşatmak murad ediyorsan,
          bize ve gönüllüler hareketine karşı onların kalblerini yumuşat
          ve sinelerini daimî bir sevgiyle doldur! Ya Rabbi!
          Ey kalbleri evirip çeviren Sultanlar Sultanı!
          Bizim kalblerimizi de, onların kalblerini de sevdiğin ve hoşnut olduğun güzelliklere çevir! Ya Rabbi!

          Allahım
          Sen bizlere bizi aşan istidat ve kabiliyetler ver
          ve lutfedeceğin bu kabiliyetleri
          senin rızan yolunda kullanmayı
          bizlere nasip eyle ya Rabbi!

          Allahım
          Sen bizlere peygamberleri donattığın sıfatları lutfet lakin biz lutfedeceğin bu sıfatları tefahur vesilesi yapmayalım ve hep kendimizi sıfır görelim ya Rabbi!

          Allahım
          Cümlemize vicdan genişliği lutfet
          Kalplerimize inşirah bahşet
          Bizleri kollektif şuura sahip kullarından kıl
          Ve bizleri müttakilere rehber eyle ya Rabbi!

          Ey yüceler yücesi olan Allahım
          Biz ümmeti Muhammedin dağınıklığını gider
          Bize ve ülkemize birlik ve dirlik ver
          Bütün dünyaya da huzur ve barış nasibeyle..
          Kalplerimizi birbirene ısındır ve
          Bizleri birbirimize sevdir
          Dünyanın dört bir tarafında hizmet eden kardeşlerimizi
          Bizlerle beraber ihlas-ı etemme muvaffak kıl ya Rabbi!

          Allâh'ım!
          Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’in Sen'den istediği
          her türlü hayrı Sen'den istiyor,
          yine Peygamber Efendimizin sana sığındığı
          her türlü şerden de
          sana sığınıyoruz.

          Yâ Erhamerrâhimîn ve Yâ Ekremelekremîn!
          Bizim, anne-baba ve ecdadımızın
          Bize rehberlik ve kılavuzluk yapan büyüklerimizin,
          Bir harf bile olsa kendilerinden istifade ettiğimiz hocalarımızın,
          Sevdiklerimizin, sevenlerimizin,
          Içinde neş’et ettiğimiz beldedeki insanların,
          Milletimiz fertlerinin,
          Kadın-erkek inanan bütün arkadaşlarımızın,
          Dostlarımızın, kardeşlerimizin..
          Bize karşı hep civanmertçe davrananların..
          Hayır dualarında unutmayıp
          Her zaman bizi de yâd edenlerin..
          Üzerimizde hakkı bulunan kimselerin..
          Kıymetli nasihatleriyle
          Bize bekâ desenli sâlihatın yollarını gösterenlerin...
          Ve bütün ümmet-i Muhammed’in
          Günahlarını bağışla! Ya Rabbi!

          Allahım!
          Duamızın sonunda Sana olan minnet ve şükran hislerimizi
          Bir kere daha tekrarlıyor,
          Resûl-ü zîşânı, âlini, ashabını
          Bir kez daha salavâtlarla anıyor
          Ve dualarımızı kabul buyurmanı istirham ediyoruz.
          Ne olur, bizlerin dualarına icabet buyur ya Rabbi!

          amin ve selamün alel murselin
          vel hamdü lillahi Rabbi’l-alemin…

          Kandilimiz mübarek olsun.
          Dualarınızda beni de unutmayın.
          Alooooooooo...k24k24k24
          Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
          Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

          Yorum

          • demobig
            Aktif
            • 02 Eylül 2009
            • 203

            #20
            Tüm İslam aleminin Mevlid Kandilini tebrik ederim.
            Yemen yolu çukurdandır,
            Karavanam bakırdandır,
            Zenginimiz bedel verir,
            Askerimiz fakirdendir...

            Yorum

            • ufukARIKAN
              Çalışkan
              • 23 Eylül 2009
              • 0

              #21
              Hayırlı kandiller.

              Yorum

              • Bear_Bull
                Spread Trader
                • 09 Şubat 2009
                • 773

                #22
                Tüm İslam aleminin Mevlid Kandili mubarek, duaları kabul olsun.
                Meşhur bir filozofa: - "Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz?" diye sorulduğunda: - "Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan" demiş. :)

                Yorum

                • emmi67
                  Bağımlı
                  • 13 Temmuz 2010
                  • 460

                  #23
                  kandiliniz mübarek olsun

                  Yorum

                  • ENGİN
                    Tecrübeli
                    • 26 Şubat 2009
                    • 609

                    #24

                    Yorum

                    • simurg
                      Administrator
                      • 10 Mart 2007
                      • 9248

                      #25
                      Kandiliniz mübarek olsun.
                      https://twitter.com/keyborsa_simurg

                      Yorum

                      • sakirksd
                        Tecrübeli
                        • 23 Haziran 2007
                        • 209

                        #26
                        Kandiliniz Mübarek Olsun.

                        Yorum

                        • stockbroker
                          Master
                          • 28 Temmuz 2008
                          • 4807

                          #27

                          Yorum

                          • radyolog
                            OKURYAZAR
                            • 03 Ağustos 2008
                            • 24106

                            #28
                            tüm arkadaşalrımın mevlit kandilini kutlarım

                            nice uzun ama önce sağlıklı yıllarda da beraber olabilmeği dilerim
                            DÖVÜNMEYİN. NEYE LAYIKSANIZ O ŞEKİLDE YÖNETİLİRSİNİZ

                            Yorum

                            • Bear_Bull
                              Spread Trader
                              • 09 Şubat 2009
                              • 773

                              #29
                              Tüm İslam aleminin Mevlid Kandili mubarek, duaları kabul olsun.

                              (aynı sayfada 2 gönderim oldu ama idare edin, 354 gün geçmiş aradan)
                              Meşhur bir filozofa: - "Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz?" diye sorulduğunda: - "Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan" demiş. :)

                              Yorum

                              • beyabi
                                Yeni Üye
                                • 13 Aralık 2009
                                • 14

                                #30
                                Rabbim bu güzel gecenin feyiz ve bereketinden istifade edenlerden olmamızı nasip etsin. Hayırlı kandiller forumdaşlar...

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information