Eger sitemize yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, Lütfen öncelikle Yardım kriterlerini okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için öncelikle Kayıt olmalısınız. Üye olmayanlar forumumuzda hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz; Konu açamaz, Mesaj yazamaz, Eklenti indiremez, Özel mesajlasamaz. Forumumuzu tam anlamıyla kullanmak için üye olabilirsiniz...
İstanbul'un depremde en riskli mahalleleri7.7'lik bir deprem senaryosuna göre belirlendi...
30.06.2008 11:53İTÜ tarafından yapılan ‘deprem çalışması’na göre, en fazla risk altındaki mahalleler Küçükçekmece, Bağcılar, Esenler, Bahçelievler, Zeytinburnu, Ümraniye, Pendik, Maltepe ve Kartal da bulunuyor
Dr. Seda Kundak’ın çalışmasına göre, Avrupa yakasında Küçükçekmece, Bağcılar, Esenler, Bahçelievler ve Zeytinburnu, Asya yakasında ise Ümraniye, Pendik, Maltepe ve Kartal ilçelerinin mahalleleri, diğer mahallelere göre daha yüksek risk değerlerine sahip. Milliyet'in haberine göre Kundak, Japon Uluslararası İşbirliği Ajansı (JİCA) ve Büyükşehir Belediyesi’nin 7.7 büyüklüğündeki deprem senaryosunu baz alarak yaptığı incelemede, binaların yoğunluğu, sağlık tesislerine uzaklık, patlayıcı imalathanelerin yoğunluğu gibi kriterlere göre riskli mahalleleri belirledi.
Kundak’ın çalışmasına göre, riskli mahalleler arasında Yeşilköy, Ataköy ve Beyazıt da bulunuyor.
Suna Pekuysal'ı kaybettikSanat dünyasının acı kaybı..
23.07.2008 00:13Ünlü tiyatro sanatçısı Suna Pekuysal, bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN 75 yaşındaki Pekuysal, geçtiğimiz hafta evinde düşerek kalçasını incitmiş ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılmıştı. İstanbul Üniversitesi (İÜ) İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi'nden Prof. Dr. Lütfü Telci, ünlü tiyatrocunun dün gece kalça kırığı nedeniyle acilen ameliyata alındığını belirterek, "Anestezisi oldukça zor olan bir hastamızdı. Hava yolu sağlanması, fiber optik yolla çok özel bir yöntemle sağlandı. Ameliyat sonrası yoğun bakıma alındı. Gece sustasyondan cevap alındı. Ancak kalbe ait şikayetler devam etti ve Suna Pekuysal'ı saat 10.30'da kaybettik" diye konuştu. Ünlü sanatçının yakınlarından alınan bilgiye göre cenazesi 25 Temmuz Cuma günü Teşvikiye Camii'nde kılınacak namazın ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda topraga verilecek. SUNA PEKUYSAL KİMDİR?
Asıl adı Suna Belener olan Suna Pekusal, sinema, tiyatro ve TV oyuncusu, seslendirme sanatçısıdır.
1933 doğmlu olan ünlü sanatçı, İstanbul Belediye Konservatuvarı Şan ve Bale Bölümü'nde öğrenim görürken, 1949 yılında İstanbul Şehir Tiyatrosu'nun çocuk bölümünde Kadri Ögelman'ın "Artist Aranıyor" adlı oyunuyla ilk kez sahneye çıktı.
Üç yıl sonra dram bölümüne geçti. 1964 yılında gazeteci Ergun Köknar ile evlendi. 1973 yılında oğulları Sait Ali Köknar dünyaya geldi.
54 yıl Şehir Tiyatroları’nda görev yapan sanatçı, 24 Ekim 1998 tarihinde Şehir Tiyatroları’ndan emekli oldu.
Sanat yaşamı boyunca 250’den fazla oyunda rol alan Suna Pekuysal, 100’e yakın sinema filminde de rol aldı.
Pekuysal, İstanbul Şehir Tiyatroları’nda 1984 yılında sahnelenen, Ekrem Reşit Rey’in 1933 yılında kaleme aldığı, Cemal Reşit Rey’in bestelerini yaptığı ve Haldun Dormen’in sahneye koyduğu ”Lüküs Hayat” adlı müzikalde Zihni Göktay ile 14 yıl aralıksız olarak oynadı. Büyük bir başarı kazanan ve yediden yetmişe her yaştan seyirciye nostalji yaşatan ”Lüküs Hayat”ın ardından emekli olan sanatçı, Şehir Tiyatroları’nda Joseph Kesselring’in yazdığı ve Çetin İpekkaya’nın yönettiği ”Ahududu” adlı oyunda konuk sanatçı olarak rol aldı. Suna Pekuysal, 53 yılda 250 oyunda, 100 filmde rol aldı. Adı, her zaman Türk tiyatrosunun en iyileri arasında anıldı. Sanatçı, dizi filmlerde de rol aldı.
Suna Pekuysal’a göre ”Sanatçının emeklisi olmaz”. O, ölene kadar tiyatro yapmak istiyor ve ısrarla vurguluyor: ”sahnede ölmek istiyorum!”
Deniz taksi hakkında bilmek istediğiniz herşeyNasıl çağırılır? Nereye gidilir? Ne kadar ödenir?
30.07.2008 00:06Deniz taksiler, İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) A.Ş'nin denetiminde, Teknomar Denizcilik A.Ş tarafından işletilecek.
İlki Mayıs ayında denize indirilen ve Eylül ayında hizmete alınması planlanan deniz taksiler, yapımlarının planlanandan daha kısa sürede tamamlanması nedeniyle hizmete erken girdi.
Şehir içi deniz ulaşımında İstanbullular'a ''365 gün-24 saat'' kesintisiz hizmet sağlayacak deniz taksiler, ilk aşamada 27 iskelede hizmet verecek, ancak zaman içinde hizmet alanı 82 iskeleye yayılacak.
NASIL ÇAĞIRILIR?
Yolcuları çağırdıkları duraktan alıp, istedikleri yere bırakacak olan deniz taksilerden ikisi de Ağustos ayının sonunda hizmete girecek.
Yolcu kapasitesi 10 ile sınırlandırılan deniz taksiler, telefon ve SMS ile çağrılabiliyor. İstanbullular, ''444 4 436'' İDO Çağrı Merkezi kanalıyla da bu hizmetten yararlanabilecek.
ÜCRETLERİ NEDİR?
Taksimetreyle belirlenecek ücretlendirmede, gündüz taksimetre 15 YTL'den açılacak ve her deniz mili başına 10 YTL artış olacak. Gece 24.00-06.00 saatleri arasında ise taksimetre açılışı 20 YTL'den başlayacak ve her deniz mili başına 15 YTL artacak. Yazar kasa fişi kesilecek deniz taksilerde, kredi kartıyla da ödeme yapılabilecek.
En ucuz tarife: Ortaköy-Kuzguncuk, Ortaköy-Beylerbeyi ve Beylerbeyi- Çengelköy. 4 dakika süren bu yolculuğun ücreti 25 YTL
En pahalı tarife: 97 dakika süren Rumeli Kavağı- Kartal arası 257 YTL.
"HEY TAKSİ" DEMEK YOK
Durakta boş taksi gördünüz ve binmek istediniz. Ancak bu imkansız. Deniz taksilerin coğrafi konumları ve durumları çağrı merkezi tarafından anlık olarak izlenmekte. Çağrı merkezini arayıp binmek istediğiniz iskeleyi söylemeden deniz taksiye binmeniz mümkün değil...
Deniz taksiyi kullanan vatandaşlar, taksinin kendilerini kaç dakika sonra alacağı, gideceği yere kaç dakikada ulaştıracağı ve ücret bilgilerini önceden öğrenebilecek.
GECE-GÜNDÜZ TARİFESİ
Deniz takside gece ve gündüz tarifeleri arasında nasıl geçiş oluyor? Örneğin 23:50'de bindiniz ve 00:10'da indiniz. Gece mi yoksa gündüz tarifesi mi geçerli olacak? Deniz taksilerde taşıma ücretleri, bindiğiniz saat üzerinden hesaplanıyor, sefer sırasında tarife değişikliği yapılmıyor
ÖZELLİKLERİ
Tüm dünyada özellikle yolcu taşımacılığında tercih edilen katamaran gövde yapısında üretilen ve İstanbul Boğazı için yüksek manevra kabiliyetini mümkün kılan 2 motora sahip deniz taksiler, konforlu ve hızlı olduğu için boğazın iki yakası arasında otomobille seyahate alternatif oluşturacak.
Kompozitten üretilen, fiber gövdeli deniz taksiler, 8 bağımsız bölümden oluşan gövde yapılarıyla yüksek seyir güvenliği sağlıyor.
Kapalı yolcu kabinine de sahip deniz taksiler, 10,86 metre uzunluğuna ve 4,28 metre genişliğe sahip bulunuyor.
Ek zam düzenlemesiyle birlikte polislerin, öğretmenlerin ve hemşirelerin alacağı zam oranı...
Memura Müjde! Başbakan Erdoğan talimat verdi. Maliye Bakanlığı yeni çalışma başlattı. 'Eşit işe eşit ücret' düzenlemesinde verilecek ek zamma bir zam daha geldi.
Hükümet "eşit işe, eşit ücret"in ardından memura bir müjde daha verdi. Başbakan Tayyip Erdoğan, Maliye Bakanlığı'na bir talimat verdi. Bakanlık da hemen harekete geçti. Kamu personeli arasındaki ücret dengesizliğini giderecek düzenlemede belirlenen rakamlar artacak. Takvim'in haberine göre, en düşük polis ek ödemesi 100 YTL'den az olmayacak. Öğretmenler 65, hemşireler ise 60 YTL ek zam alacak.
Ek zam artıyor
Başbakan Erdoğan'ın talimatıyla Maliye Bakanlığı yeni çalışma başlattı. Memurlara 'eşit işe eşit ücret' düzenlemesi çerçevesinde verilecek ek zamların miktarları daha da artacak.
Kamu personeli arasındaki ücret dengesizliğini giderecek 'eşit işe eşit ücret' düzenlemesinde belirlenen rakamlar artıyor. Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu koordinatörlüğünde yürütülen çalışmalarda memurlar için belirlenen ek zamları az bulan Başbakan Erdoğan artırılması talimatı verince, Maliye Bakanlığı yeni bir çalışma başlattı. Çalışmaların sonunda ek ödemelerin artması gündeme gelecek.
KİM, NE KADAR ALACAK?
15 Ağustos'tan geçerli olmak üzere ödenmeye başlanacak ek zamlarda düşük maaş alanlara daha fazla artış yapılırken, personel arasındaki haksızlıklar giderilecek. Örneğin; Çalışma Bakanlığı'nda memur kadrosunda ek ödeme alan personel ile Bayındır Bakanlığı'nda ek ödeme almayan aynı statüdeki memur 3 yıl sonra eşit ücrete kavuşacak. Böylece kurumlar arası geçiş talepleri azalırken, verimlilik artacak. Kamu personel reformunun 3 aşamasından ilki olan bu çalışmanın ardından ek gösterge dengesizliği ve maaşların sadeleştirilmesi gündeme gelecek. Yeni düzenlemeye göre, en düşük polis ek ödemesi 100 YTL'den az olmayacak. Bunun dışında öğretmenlere 65 YTL, araştırma görevlilerine 120 YTL, mühendislere 90 YTL, teknisyenlere 58 YTL, hemşirelere de 60 YTL ek zam yapılması planlanıyor.
Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)
şimdi disiplin mi var,çocuklar göğe taş atıyor,karşıdan gelen öğretmeni görmüş görmemiş,yanında öğretmen var yok hiç bir şey farketmiyor.
disiplin eskidenmiş eskiden,öğretmeni görünce yan çizerdik.
şimdi öğretmenler yan çiziyor..
Ya bıktık kardeşim gerçekten bıktık yahuu, meslekten soğudum. memurluğa kaldıysak aç kaldık zaten.Bak rızkımızı nerede arıyoruz. Kurtlar sofrasında. Herkes işi gücü bıraktı öğretmenin maaşıyla uğraşır oldu. Öğretmenin aldığı net maaş belli 980 ytl. ek dersi her öğretmen alamaz alsa da 30 saati zor tamamlar hele branş öğretmeni ise fuul alsa 1.300 eder maaşı. İstanbulda yaşayan evli 2 çocuklu bir memurun harcamalarına bakalım.
1. kira. 450 -500
2,elektrik-doğalgaz-su-telefon-gsm- vs. faturalar. :en az 400 kış aylarında daha fazla.
3. aracı varsa aylık 150 ytl benzin. yoksa ailenin ortak ulaşım masrafı 50
4.haftalık pazar ihtiyacı sebze-meyze 30X4 =120
5. aylık market alışverişi(kuru gıda -temzilik ürünleri) 200
toplam: 1220-1370
( çocukların eğitim-sağlık giderlerini de unuttuk hesapta.)
Bu memlekette artık herkes memurla alay eder oldu. ilkokul mezunu tesisatçı bizden fazla para kazanıyor. bizim günlük 35 ytl iken adam 30 dk. işe 50 ytl istiyor. Sanat ne, sanatçı kim, aslı meslek erbabı kim çözemedim ben bu işi. Ondan sonra memlektte yolsuzluk-rüşvet-ahlaksızlık vs. neden çok diyorlar. Birielri vatandaşın yaşam hakkını sömürecek, öğretmene okulda devlet için dilencilik yaprıracaksın, katkı payı toplatmaya çalışacaksın. Okul idaresine başının çaresine bak diyeceksin, elektiriğini suyunu-öğretmenini verdim gerisini siz halledin diyeceksin, veli ile karşı karşıya bırakacaksın. Bu mu olmalı avrupa birliğine girme hayali olan bir devletin görünümü. Bence acilen adalet sözü ile ortaya çıkmış bir hükümetin en önemli yapacağı şey yaşam adaletini sağlamak olmalıdır.
Tüyler ürperten deprem senaryolarıJapon ve Türk bilimadamları İstanbul'da olacakları araştırdı
15.08.2008 00:40İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB), Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ile ortaklaşa yürüttüğü Deprem Risk Analiz Çalışması kapsamında, İstanbul için 4 farklı deprem senaryosu geliştirildi. Senaryonun en iyimseri bile korkunç sahneler içeriyor. İBB'den yapılan yazılı açıklamada, belediyenin, İstanbul'u etkileyecek bir deprem veya benzeri bir afet sonucundaki hasar veya enkazın altından insan kurtarmak için değil, enkaz altında insan kalmamasını ve maddi hasarın en az olmasını sağlamak için çaba sarf ettiği bildirildi. '90 BİN KİŞİ ÖLECEK, 60 BİN BİNA YIKILACAK' Bu kapsamda, İBB Kent Jeolojisi ve Deprem İzleme Projeleri'ne ek olarak JICA ile ortaklaşa yürüttüğü Deprem Risk Analizi (Mikro Bölgeleme ve Afet Önleme/Azaltma Temel Planı) Çalışması kapsamında, İstanbul'un deprem durumu bilimsel olarak teşhis edildi. JICA çalışması kapsamında 4 Japon ve 10 Türk bilim adamı, 15 Japon ve 8 Türk mühendis ile 4 farklı senaryo depremi esas alınarak büyüklükleri 6.9, 7.4, 7.5 ve 7.7 olan depremlerin, mahalle bazında tüm alt ve üst yapılarda meydana getireceği olası hasar miktarları belirlendi. Buna göre, Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) 2000 yılı bina sayımı verilerine göre; yaklaşık 725 bin bina, 3 milyon 40 bin hane ve yaklaşık 9 milyon gece nüfusuna tekabül eden durumda 7.5 veya 7.7 büyüklüğü civarında bir deprem olursa, 50-60 bin civarında ağır hasarlı bina, 500-600 bin civarında evsiz aile, 70-90 bin civarında ölü, 135 bin ağır yaralı, 1000-2000 noktada su sızıntısı, 30 bin servis kutusunda gaz sızıntısı, elektrik kablolarının yüzde 3'ünde kopma, 140 milyon ton enkaz oluşacak. 'BİR MİLYON KİŞİ EN KAZ ALTINDA KALACAK' Ayrıca, yaklaşık, 1 milyon kişi için kurtarma operasyonu ve 330 bin çadır gerekecek. Yaklaşık 40 milyar dolar maddi kayıp yaşanacak.
Açıklamada, bu çalışma sonuçlarının ortaya koyduğu tablonun tedavisinin gerçekleştirilmesi için bu çalışmadan hareketle, İstanbul'u depreme karşı korumanın ve deprem zararlarını en aza indirmenin yöntem, ilke ve esaslarını belirleyen bir Deprem Master Planı hazırlandığı belirtildi. 'PİLOT BÖLGELER SEÇİLECEK' Açıklamada, İstanbul için hazırlanan bu Deprem Master Planı'nın, İstanbul'da deprem gerçeğini dikkate alarak kentin depreme karşı güvenli hale getirilmesi için gerek mevcut yapı stoku, gerekse tüm kentsel, kamusal mekanların ve altyapı tesislerinin bu kapsamda değerlendirilmesine ek olarak, İstanbul ile ilgili kısa, orta ve uzun vadede alınacak tüm tedbir, karar ve uygulamaların belirlenmesi, İstanbul'un yeniden yapılandırılmasında öncelikli stratejilerin geliştirilmesi ve gerektiğinde seçilecek pilot alanlarda yapılacak
uygulamaların yanı sıra tüm tarafların hukuki, teknik, mali, sosyal ve idari açılardan görev alanları ve uygulama programlarının geliştirilmesi hususlarını içerdiği ifade edildi.
İyi ki balık varKilosu cinsine göre 2-15 YTL arasında değişen balık, kilosu 15 YTL'den satılan kırmızı ete rakip olarak görülüyor
21.09.2008 13:39
Özellikle bu sene balık sezonunun açılmasının Ramazan ayına denk gelmesi, sofralarını zenginleştirmek isteyen dar gelirli vatandaşlar için alternatif bir gıda maddesi oluyor.
Balıkçı tezgahlarında değişik fiyatlardan satışa sunulan balıklar, her kesime hitap ediyor. Örneğin, kilosu 2,5 YTL'ye satılan Sardalya'ya alt gelir grubu, kilosu 6 YTL'ye satılan alabalığı orta gelirliler, kilosu 15 YTL'ye satılan Mercan balığını ekonomik durumu daha iyi olanlar tercih ediyor.
Gaziantepli 20 yıllık balıkçı Yasin Doğan, her kesime hitap ettiklerini, Ramazan ayında balığın sofraların vazgeçilmezleri arasında yer aldığını söyledi.
Havaların sıcak olması nedeniyle bir önceki yıla göre balık satışları daha az olmasına karşın yine de müşterilerin ilgisinin olduğunu ifade eden Doğan, ''Beslenmemizde çok önemli bir yere sahip olan kırmızı et, çok pahalı. Balık, kırmızı ete göre ucuz olduğu için özelikle dar gelirliler tarafından tercih ediliyor. Bu ilginin, havaların soğuması ile birlikte daha da artmasını bekliyoruz'' diye konuştu.
Satışa sundukları balıkların taze ve sağlık açısından güvenilir olduğunu belirten Doğan, şu bilgileri verdi:
''Samsun, Mersin, İstanbul, Bandırma ve İskenderun'dan her gün soğutma sistemi bulunan kamyonlarla balık geliyor. Biz bu balıkları toptan alarak, tezgahlara koyuyor ve daha sonra da müşterilerin hizmetine sunuyoruz. Havalar sıcak olduğu için bozulmaya karşı balıkları derin dondurucuda muhafaza ediyor, tezgahları ise sürekli olarak suluyor ve balıkların üzerine bozulmayı önlemek için buz koyuyoruz.
Müşteri geldiği zaman, bir süre tezgahtaki balıkları izliyor, fiyatını da kontrol ettikten sonra kararını veriyor. Balıkta bir sıkıntı yok, herkes alabiliyor. Fakir vatandaşlar ucuz, zengin vatandaşlarımız ise daha pahalı balığı tercih ediyor.''
Gaziantep'te son yıllarda balığa ilginin arttığını belirten Doğan, şöyle devam etti:
''Eskiden, balığı sadece deniz sahilinde yaşayan vatandaşlarımız tüketirdi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan illerde ise balık tüketimi çok azdı. Ancak, son yıllarda bu değişmeye başladı. Baraj göllerinden yetişen tatlı su balıkları ile balık yemeye alışan vatandaşlarımız, nakliye konusundaki sorunların aşılması nedeniyle artık günlük olarak deniz balığı da yiyebiliyor.''
210 kişinin alınacağı işe 3000 müracaatDoktor, Mimar, Mühendis, müzisyen ve öğretmenler pancar yüklemek için iş başvurusunda bulundu
28.09.2008 18:19Kırşehir'de 210 kişinin çalıştırılacağı pancar yükleme işi için 3 bin kişi müracaat etti.
Kırşehir Şeker Fabrikası'nın pancar yükleme, taşıma ve yıkama işi ihalesini kazanan şirketin 210 kişi alacağını duyan ve aralarında doktor, mühendis, öğretmen, müzisyen ve mimarın da bulunduğu binlerce Kırşehirli, şirketin işçi alımı yapacağı büronun önünde uzun kuyruklar oluşturdu. İş başvurusunda bulunanlar arasında Türk Halk Müziği dalında Türkiye birinciliği olan gençlerinde bulunması dikkat çekerken, sıranın kendisine gelmesini bekleyen müzisyenler, türküler söyleyerek vakit geçirdi. Şirket sahibi Mehmet Zengin, iş alımlarında gördükleri manzaradan dolayı üzgün olduklarını, ancak müracaatlarda üniversite mezunlarına öncelik vereceklerini söyledi. Zengin, "210 işçi alacağız. Şu ana kadar 3 bin kişi müracaat etti. Müracaat edenler arasında doktor, mühendis, mimar ve öğretmenler var. Bu durum bizi son derece üzdü. Çünkü, anneler ve babalar bu çocukları 4 yıl okuttu ve emek verdi. Ama, bugün pancar yükleme, taşıma ve yıkama işi yapacaklar. Bu arkadaşlarımıza asgari ücret vereceğiz. Üzgünüzü ama yapılacak bir şey yok" dedi.
Piknikçiler için harika buluş!Endüstri Mühendisliği öğrencisi pikniğe giderken yanına bardak almayı unutunca bakın ne icat etti
01.10.2008 14:39 Kayseri'de Erciyes Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünde okuyan bir öğrenci, arkadaşlarıyla pikniğe giderken içecekleri meşrubat için bardak almayı unutunca, meşrubat şişesinin alt kısmına çok sayıda bardağın konulabileceği ''Bardaklı Meşrubat Şişesi'' tasarımı geliştirdi. VİDEO İÇİN TIKLAYIN
Genç mucit M. Tarık Koç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geliştirdiği ve patent müracaatı yaptığı bardaklı meşrubat şişesi tasarımının piknikçilere büyük kolaylık sağlayacağına inandığını söyledi.
Yaklaşık 2 bin YTL harcayarak geliştirdiği bardaklı meşrubat şişesi tasarımını, meşrubat üreticilerinin beğenisine sunduğunu kaydeden Koç, şöyle konuştu:
''Erciyes Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü son sınıf öğrencisiyim. Bir gün arkadaşlarla birlikte pikniğe gitmiştik. Meşrubatları içmek için bardak almayı unutmuşuz. O zaman kendi kendime (Öyle bir tasarım yapayım ki meşrubat şişesinin içinde bardak bulunsun ve insanlar pikniğe, kıra, parka gittiklerinde ayrıca bardak alma ihtiyacı hissetmesinler) dedim. Bu fikir doğrultusunda 1 yıllık bir çaba ve 2 bin YTL'lik bir masrafla, geliştirdiğim bardaklı meşrubat şişesi tasarımımı önce noterden tescillettirdim. Daha sonra da Türk Patent Enstitüsüne patent başvurusu yaptım.''
Koç, geliştirdiği tasarım sayesinde istenilen sayıda pet bardağın meşrubat şişelendiği sırada şişenin alt tarafına yerleştirilebileceğini belirtti.
Daha birçok projesi bulunduğunu da kaydeden Koç, bahçe mobilyaları ve berber koltuklarıyla ilgili de patent başvurularının bulunduğunu sözlerine ekledi.
Yorum