Eger sitemize yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, Lütfen öncelikle Yardım kriterlerini okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için öncelikle Kayıt olmalısınız. Üye olmayanlar forumumuzda hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz; Konu açamaz, Mesaj yazamaz, Eklenti indiremez, Özel mesajlasamaz. Forumumuzu tam anlamıyla kullanmak için üye olabilirsiniz...
Ağanın adamı falan dinlemem, ayağına değil tam ortana sıkarım...
Erkeğin Duası
Adamın biri hastalanıyor. O gün canı, işe gitmek istemiyor.İçinden Allah'a şöyle bir dua edeceği tutuyor: -'Allah'ım, her gün işe gidip 8 uzun saat boyunca evim ve eşimin rahatı için çalışıyorum. Eşim ise sadece oturuyor. Ne olur, bir gün benim yerime geçip, ne kadar zor bir hayat yaşadığımı görmesini sağla.'
Hikaye bu ya, birdenbire adamın dileği yerine geliyor. Ertesi sabah , karısının bedeninde uyanıyor. Hemen yataktan fırlıyor.
* Eşinin kahvaltısını hazırlıyor. * Çocuklarını uyandırıyor. * Elbisele rini hazırlıyor. * Onların da kahvaltılarını yaptırıyor. * Beslenme çantalarını hazırlıyor. * Çocukları okula götürüyor. * Eve dönüp, evi toparlıyor. * Yıkanacak bulaşıkları ve çamaşırları hallediyor. * Temizleyiciye götürülecek olanları eline alıp telefon faturasını ödemek için bankaya gidip sıraya giriyor. Faturayı ödedikten ve temizlikçiye uğradıktan sonra, akşam yemeği için alışverişe gidiyor. * Eli kolu dolu bir vaziyette eve dönüyor.
Bu arada öğlen oluyor. * Evi süpürmeye başlıyor. * Eşyaların tozunu alıyor. * Mutfağı siliyor. * Çocuklarının okuldan gelince yiyeceği keki pişiriyor. * Eee artık çocukları okuldan alma zamanı da geliyor. * Yolda onlarla sohbet ediyor. * Okulda olanlar konusunda akıl fikir veriyor. * Eve geldiklerinde derslerini kontrol edip, çalışma masalarına oturmalarını sağlıyor. * Süt ve kek getiriyo r. * Bu arada yıkadığı çamaşırları ütülemesi gerekiyor. * Ütü bittiğinde ancak akşam yemeğini hazırlayacak kadar vaktinin kaldığını fark ediyor. * Hemen patatesleri soymaya başlıyor. * Salata malzemelerini yıkıyor. * Pilav için pirinci ıslatıyor. * Etleri çıkartıp, fırın için hazırlıyor. * Kocası eve geldiğinde, onu sofraya tabakları yerleştirirken buluyor. * Akşam yemeğinden sonra, önce eşinin kahvesini pişiriyor. * Masayı topluyor ve bulaşıkları hallediyor. * Eşinin ve çocuklarının ertesi gün giyeceği kıyafetleri kontrol ettikten sonra çocukları yatırıyor. * Onlara hikaye okuyor. * Televizyon seyretmeye ve biraz da gazete okumaya salona dönüyor ki, eşi onu yatak odasına çağırıyor. Ne de olsa , adamcağız bütün gün onlar için çalışıp, yoruldu, şimdi rahatlaması ve gevşemesi gerekiyor. Bu da zaten onun görevi.
Ertesi sabah uyandığında hemen Allah'a yalvarmaya başlıyor : -'Allah'ım özür dilerim. Ben ne dediğimi bilmiyormuşum. Karımın hayatını rahat zannetmekle ne halt ettiğimi şimdi anladım. Lütfen beni eski halime döndür allahım demiş yaradan : -'Evet, dersini aldığını görüyorum. Herşeyi değiştireceğim ama maalesef 9 ay beklemek zorundasın, çünkü dün gece hamile kaldın
Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)
o kadar bakındım kutlamalar ile ilgili bir başlık bulamadım. En uygun yer burası olabilir.
Tüm forumda bulunan Annelerin, Anne adaylarının, forum arkadaşlarımızın Eşlerinin ve annelerinin, Anneler gününü kutlar, benden yaş olarak büyük olanların ise ellerinden öperim.
Meşhur bir filozofa: - "Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz?" diye sorulduğunda: - "Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan" demiş. :)
Harvey Maxwell, daima yoğun tempo çalışan bir borsa brokırıydı. Hele bugün, olağandışı bir yoğunluk yaşamaktaydı. Büro her zamankinden daha kalabalıktı. İnsanlar alıyor, satıyor, bağırıyor, çağırıyorlardı. Fakslar durmadan çalışıyor, telefonlar durmak bilmiyordu.
Harvey bir yandan telefonlara koşuşturuyor, öte yandan kendisine yüzbinlerce soru soran müşterilere cevap yetiştirmeye çalışıyordu. Birçok hareketli parçadan oluşmuş bir makine gibiydi. İşte borsa, para dünyası buydu. Burada, duygulara ya da doğal dünyaya yer yoktu.
Öğle zamanı herşey sessizliğe büründü. Harley, kalemi kulağının arkasında, elinde bir sürü ordino ile masasında çalışmaya devam ediyordu. Birden irkildi, güzel çiçek kokuları geldi burnuna. İlkbahar rüzgarları gibi. Bu, yan odadaki sekreteri Bayan Leslie'nin kokusuydu. O anda borsa dünyası yok oldu. Miss Leslie hemen yan odadaydı, yirmi adım ötede.
"Yapmalıyım" dedi Harvey. "Hemen şimdi soracağım ona. Niye bekledim sanki bugüne dek."
Hızla yan odaya geçti. İki adımda sekreterinin masasına ulaştı. Bayan Leslie ona sevecen bir gülümsemeyle bakıyordu, yanakları hafifçe kızarmıştı.
- Bayan Leslie
dedi Harvey aceleyle.
- Yalnız bir dakikam var ve o bir dakika içinde de size çok önemli birşey söylemek istiyorum, Karım olur musunuz ? Size söylemek için hiç zamanım olmadı ama, bilin ki sizi gerçekten seviyorum. Lütfen çok acele cevap verin, içerde telefon çalıyor
- Ne, ne demek bu ?
diye bağırdı genç kız. Ayağa kalkmış, hayretler içinde bakıyordu karşısındaki adama.
- Anlamıyor musun ?
diye yanıtladı aceleyle Harvey, öbür odada çalmaya devam eden telefona kulak vererek.
- Benimle evlenmeni istiyorum. İşlerin hafiflediği şu anı sana bunu sormaya ayırdım.
Başını kapıdan tarafa çevirip kayıt memuruna bağırdı.
- Pitcher, şu telefona bakıver
Bayan Leslie'ye dönüp yumuşakça ekledi.
- Benimle evlenecek misiniz ?
Sekreter önce şaşırdı, sonra ağlamaya, daha sonra da gülmeye başladı.
Kollarını brokırın boynuna dolayarak,
- Şimdi anlıyorum, bu borsa işi senin aklını başından alıyor
dedi.
- Hatırlamıyor musun Harvey ? Dün akşam saat sekizde köşedeki küçük kilisede evlendiğimizi unuttun mu sevgilim ?
(O.Henry'nin The Romance Of A Busy Broker adlı hikayesinden çok kısaltılmış bir uyarlama.)
[B][SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="navy"]TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
M.K.ATATÜRK[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B]
Yorum