Can YÜCEL

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • tabdukemre
    Yeni üye
    • 24 Aralık 2007
    • 16

    #1

    Can YÜCEL

    Başka Türlü Bir Şey

    Başka türlü bir şey benim istediğim
    ne ağaca benzer, ne de buluta
    burası gibi değil gideceğim memleket
    denizi ayrı deniz,
    havası ayrı hava..
    Bir başka yolculuk dalından düşmek yere
    yaşadığından uzun
    bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
    ağacın yüksekliğince
    dalın yüksekliğince rüzgarda
    ve bir yeni ömür
    vardığın çimen yeşilliğince
    nerde gördüklerim
    nerde o beklediğim
    rengi başka
    tadı başka..
  • tabdukemre
    Yeni üye
    • 24 Aralık 2007
    • 16

    #2
    Yeni Türkü tarafından da bestelenmiştir bu şiir.Çok güzeldir kanaatimce.

    Yorum

    • yagmur
      Kıdemli
      • 29 Nisan 2008
      • 4717

      #3
      anayasası insanın

      Kan yasası bu insanın:
      Üzümden şarap yapacaksın
      Çakmak taşından ateş
      Ve öpücüklerden insan!

      Can yasası bu insanın:
      Savaşlara yoksulluklara
      Ve binbir belaya karşın
      İlle de yaşayacaksın!

      Us yasası bu insanın:
      Suyu şavka döndürüp
      Düşü gerçeğe çevirip
      Düşmanı dost kılacaksın!

      Anayasası bu insanın
      Emekleyen çocuktan
      Uzayda koşana dek
      Yürürlükte her zaman

      can yücel
      Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

      Yorum

      • BEDESTENLİ
        Aktif
        • 01 Haziran 2008
        • 276

        #4
        Can YÜCEL...Blog umdan...

        Her şey sende gizli

        Evlat Fazla Bıdı Bıdı yapma

        ****BABA YORGUN !!!!

        Yorum

        • yagmur
          Kıdemli
          • 29 Nisan 2008
          • 4717

          #5
          Bağlanmayacaksın

          Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
          "O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
          Demeyeceksin işte.
          Yaşarsın çünkü.
          Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
          Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.

          Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
          Senin onu sevdiğinden.
          Çok sevmezsen, çok acımazsın.
          Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
          Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
          Senin değillermiş gibi davranacaksın.
          Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
          korkmazsın.
          Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
          Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
          Paldır küldür yürüyebileceksin.
          İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
          Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
          Gökyüzünü sahipleneceksin,
          Güneşi, ayı, yıldızları...
          Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
          "O benim." diyeceksin.
          Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan bir şeylerin...
          Mesela gökkuşağı senin olacak.
          İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
          olacaksın.
          Mesela turuncuya, ya da pembeye.
          Ya da cennete ait olacaksın.
          Çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.
          Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
          Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
          İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...


          Can Yücel
          Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

          Yorum

          • yagmur
            Kıdemli
            • 29 Nisan 2008
            • 4717

            #6
            " En uzak mesafe ne Afrika'dır...
            Ne Çin,
            ne Hindistan,
            ne seyyareler,
            ne yıldızlar geceleri ışıldayan...
            En uzak mesafe
            iki kafa arasındaki mesafedir
            birbirini anlamayan..."

            (Can Yücel)
            Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

            Yorum

            • yagmur
              Kıdemli
              • 29 Nisan 2008
              • 4717

              #7
              Buluşmak Üzere .
              Diyelim yağmura tutuldun bir gün
              Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
              öbür yanda güneş kendi keyfinde
              Ne de olsa yaz yağmuru
              Pırıl pırıl düşüyor damlalar
              Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
              Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
              İşte o evin kapısında bulacaksın beni

              Diyelim icin çekti bir sabah vakti
              Erkenden denize gireyim dedin
              Kulaç attıkça sen
              Patiska çarsaflar gibi yırtılıyor su ortadan
              Ege Denizi bu efendi deniz
              Seslenmiyor
              Derken bi de dibe dalayım diyorsun
              İşte çil çil koşuşan balıklar
              Lapinalar gümüsler var ya
              Eylim eylim salınan yosunlar
              Onların arasında bulacaksın beni

              Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmıs ortaya
              Çakmak çakmak gözleri
              Meydan Ya Taksim ya Beyazit meydanı
              Herkes orda sen de ordasın
              Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
              Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
              Özgürlüğe mutluluğa doğru
              Her işin başı sevgi diyor
              Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
              Bi de başını çeviriyorsun ki
              Yanında ben varim.
              .

              Can Yücel
              Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

              Yorum

              • yagmur
                Kıdemli
                • 29 Nisan 2008
                • 4717

                #8
                AY! AY! AY!

                Şu gökteki ay var ya
                Şu boktan şu yarım ay
                Bakarsan bakarsan bakarsan
                Bi tek sözüme bakıyor benim
                dolunay olmak için

                O bana bakıyor
                Ben ona.
                O bana bakıyor
                Ben ona,
                Hepimiz ama
                Hepimiz
                Hepimiz
                Bakıyoruz hep birbirimize
                bakıyoruz hep bakıyoruz
                ADAM olmak için hep

                Ay! Ay! Ay!

                O bana bakıyor
                Ben ona.
                O bana bakıyor
                Ben ona
                Canım yanarcasına
                Ne zaman
                Ama ne zaman olacak bu iş?

                Bakıyorum bakıyorum da aya
                Bakıyorum da ayın ayaklarına
                Yatırmışlar yine Ahmed’i falakaya
                Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                Yorum

                • yagmur
                  Kıdemli
                  • 29 Nisan 2008
                  • 4717

                  #9
                  BEN HAYATTA EN ÇOK BABAMI SEVDİM

                  Ben hayatta en çok babamı sevdim
                  Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
                  Çarpı bacaklarıyla -ha düştü ha düşecek
                  Nasıl koşarsa ardından bir devin

                  O çapkın babamı ben öyle sevdim
                  Bilmezdi ki oturduğumuz semti
                  Geldi mi de gidici - hep , hep acele işi
                  Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi
                  Atlastan bakardım nereye gitti
                  Öyle öyle ezber ettim gurbeti

                  Sevinçten uçardım hasta oldum mu,
                  Kırkı geçerse ateş, çağırırlar İstanbul'a
                  Bi helallaşmak ister elbet , diğ'mi oğluyla!
                  Tifoyken başardım bu aşk oy'nunu,
                  Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu,

                  En son teftişine çıkana değin
                  Koştururken ardından o uçmaktaki devin,
                  Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için
                  Açıldı nefesim, fikrim, canevim
                  Hayatta ben en çok babamı sevdim.
                  Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                  Yorum

                  • yagmur
                    Kıdemli
                    • 29 Nisan 2008
                    • 4717

                    #10
                    BAŞTAN KARA

                    Başlayan bir şey vardı unuttum
                    Anımsamaya çalışıyorum şimdi
                    Emekdar kelimelerle:
                    Bahar
                    Gençlik
                    Bebek
                    Çiçek
                    Deniz
                    İşçi
                    Bağımsızlık
                    Özgürlük
                    Eşitlik
                    Aşk
                    Mezarımda dönüyorum da
                    Yuvarlanıyorum baştan kıça
                    Kalafattan yeni çıkmış bir tekne
                    Dalga olmayan dalgaların üstünde...
                    Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                    Yorum

                    • yagmur
                      Kıdemli
                      • 29 Nisan 2008
                      • 4717

                      #11
                      KÜÇÜK KIZIM SU'YA

                      Bir derin uykudaydım ölümün içinden
                      Açtım ki gözlerimi
                      Bir suyun gölgesi gibi
                      Kendisi adeta bir suyun
                      Ayakucunda sen oturuyorsun

                      Şiir getirenlerin çok olsun çocuğum!
                      Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                      Yorum

                      • borsacim
                        Yeni Üye
                        • 27 Şubat 2009
                        • 8

                        #12
                        YARIN

                        Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama
                        Yarım saat erkene kurulsun saatin.
                        Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..
                        Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin...
                        Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin...

                        Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin.
                        Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart,
                        Çek kızarmış ekmek kokusunu içine,
                        Bak güzelim kahvaltının keyfine.
                        Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,
                        Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin..

                        Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile.
                        Sonra koş git işine, dünden, önceki günden,
                        Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,
                        Ohhh şöyle bir hafifle
                        Bir güzel kahve ısmarla kendine,
                        seni mutlu eden sesi duymak için "alo "de

                        Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık
                        Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa..
                        Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak
                        Çiçek görürsen kokla,köpek görürsen okşa,
                        çocuk görürsen yanağından makas al.

                        Sonra,şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı,
                        sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı,
                        hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı?
                        Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?
                        Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara
                        Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..
                        Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak,
                        yüzünde güller açtıracak.

                        Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun..
                        Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun..
                        Saklama tabakları, bardakları misafire
                        Sizden ala misafir mi var bu dünyada
                        Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil,
                        vazife yapar gibi hiç değil,
                        Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi,
                        eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının..
                        Gece evinde, dostların olsun
                        Sohbetin yemeğin, kahkahan olsun..

                        Arkadaşım,
                        hayat bu daha ne olsun?Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!

                        Can Yücel

                        Yorum

                        • DERİN
                          Katılımcı
                          • 22 Mayıs 2009
                          • 58

                          #13
                          Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?


                          Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde
                          hissetmek.



                          Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?


                          ''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda
                          boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.



                          Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?


                          Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve
                          buradayken bile seni çılgınca özlemek...



                          Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?


                          Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında
                          olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.



                          Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?


                          Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek
                          yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte.
                          Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı
                          yiyecekleri yemek.



                          Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?


                          Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak...
                          Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin
                          şiirlerin her mısrasında seni bulmak.



                          Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?


                          Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz
                          duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek.
                          Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek
                          bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak
                          yüreğime.



                          Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?


                          Nereden bileceksin?


                          Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi...
                          Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.



                          Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda...
                          Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.



                          Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan
                          denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni..



                          Ama sen hiç benimle olmadın ki...
                          YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...

                          CAN YUCEL
                          Amor patriæ nostra lex

                          Yorum

                          Working...
                          X

                          Debug Information