şair eşref

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • yagmur
    Kıdemli
    • 29 Nisan 2008
    • 4717

    #16
    Soru - Cevap

    Esref,yerine vekil birakarak Izmir'e gidiyor.Morali biraz bozuk.Yol arkadasi ise biraz geri zekâli,Esref'e aptalca sorular soruyor. Bir ara:
    " Tanri,Adem'i yaratirken çamuruna saman koydu mu, koymadi mi?" Esref biraz düsündükten sonra:

    Ey bana tiynet-î Adem'de saman var mi diyen,
    Bir daha etme bana gel bu sual-î hami
    Balçiginda saman olsaydi eger insanoglunun
    Çatlayip da yarik olmazdi ananin a..............i
    Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

    Yorum

    • yagmur
      Kıdemli
      • 29 Nisan 2008
      • 4717

      #17
      Vergi adaleti

      Bir ara,fahiselerde de vergi alinmasini öngören bir yasa taslagi hazirlanmis.Bu taslagin basinda çesitli elstirilere,konu oldugu bir dönemde Esref su dörtlügü yaziyor:

      Vergi miktarini ol mertebe artirmali kim
      Sahib-î sevet olanlar da zügürt kalmalidir.
      Yalniz fahiseler vergisi haksizlik olur,
      Evlilerden de s........tikçe rüsum almalidir.
      Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

      Yorum

      • yagmur
        Kıdemli
        • 29 Nisan 2008
        • 4717

        #18
        Esref'in Cenneti

        Esref bir gece rüyâsinda cenneti gezerken bir ayi görür.
        " Hani ya buraya hayvanlar girmeyecekti?" der.
        Ayi cevap verir: " Evet,öyleydi,fakat ben hayatimda bir ara kadilik yapmistim da " der.
        Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

        Yorum

        • yagmur
          Kıdemli
          • 29 Nisan 2008
          • 4717

          #19
          Esref ve Seytan

          Esref Misir'dayken Abdülhamid'in agir hasta oldugu söylentisi yayginlasir. Dostlari Esref'e :
          " Seytan, Abdülhamid'den elini çekiyor.Sen de bu adamla ugrasmaktan vazgeç" derler. Esref,Abdülhamid'e hitaben su dörtlügü söyler:

          Toprak altinda da olsan bulurum
          Erisir burnuna birkaç tekmem.
          Can verip kurtulurum zannetme
          Seytan elini çekse de ben elimi çekmem!
          Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

          Yorum

          • yagmur
            Kıdemli
            • 29 Nisan 2008
            • 4717

            #20
            Numarasiz Gözlük

            Esref'e sordular: "Neden o zehirli taslamalarinda çogu kez isim kullanmiyorsun?Kimin için yazildiklari belli degil ?"
            Esref:

            " Neden olacak, bütün alçaklara uygulanip,numarasiz gözlük gibi kullanilsin diye.." der.
            Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

            Yorum

            • yagmur
              Kıdemli
              • 29 Nisan 2008
              • 4717

              #21




              Hapisten çıktıktan sonra 1904'te Mısır'a kaçtı, oradan Avrupa'ya geçti4 II. Meşrutiyet'in ilanından sonra İstanbul'a döndü ve yeniden kaymakamlığa atandı. Daha sonra devlet memurluğundan ayrılarak İstanbul'a yerleşti ve çeşitli dergilerde şiirlerini, yazılarını yayımlamaya başladı. Eşref adlı bir derginin de başyazarlığını üstlendi.
              1908'de Adana vali yardımcılığı görevine atandı, ama kısa bir süre sonra, 31 Mart Olayı'nı izleyen günlerde Adana'da çıkan karışıklıklar sonucu görevinden alındı. Sonraki yıllarını Kırkağaç'ta bir bağ köşkünde geçirdi.


              Eşref, Türk şiirinde Nef'i'nin doruğa çıkardığı yergi türünü Divan edebiyatının son döneminde yeniden canlandıran bir şairdir . Eşref kişisel öfke ve kininden dolayı kimseyi yermemiş, yergilerini döneminin yönetim ve toplumsal sorunlarında yoğunlaştırmıştır. Bu yönüyle Divan şiirinin geleneksel yergi anlayışından ayrılır. Şiirlerinde yurttaşlık hakları, özgürlük, eşitlik, meşrutiyet, batılılaşma gibi konuları işler. Dil konusunda cesur ve rahattır. Halkın kullandığı sözcükleri ve deyimleri kullanır. Şiirinde açık saçık sözlere yer vermekten çekinmez. Sözleri, nükteleri çok çarpıcı ve zekice buluşlara dayandığı için çabucak yayılmış ve geniş bir kesimin belleğine yerleşmiştir. Bir yergi söz konusu olduğunda Eşrefin dizeleri atasözü ya da özdeyiş gibi halk tarafından kolayca kullanılır. Eşref şiirlerini Deccâl (1904, 1907), İstimdûd (1905; "'Yardım İsteme"), Şah ve Padişah (1906), Hasbıhâl yuhııd Eşref ve Kemal (1908; "Söyleşi ya da Eşref ve Kemal"), İranda Yangın Var (1908) adlı kitaplarda toplamıştır. Ölümünden sonra bazı şiirleri Şair Eşrefin Külliyatı (1928) adıyla topluca yayımlanmıştır.
              Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

              Yorum

              • yagmur
                Kıdemli
                • 29 Nisan 2008
                • 4717

                #22
                "mahalle komiserlerinden biri, aklını şair eşref'e taktırmıştı. o dönemlerde geceleri fenersiz sokağa çıkma yasağı vardı ve bir gece mahalle komiseri, eşref'i fenersiz yakalamıştı:

                – haydi, ulan yürü karakola, demişti.

                eşref direnince de, yakasına yapışıp bir tokat patlatmıştı. eşref de aynı biçimde yanıt vermişti komisere... derken iki polis daha gelmişti komiserin yanına. eşref’i, ite sürükleye karakola götürmüşler; ertesi gün de, "vazife başındaki zaptiye memuruna tokat atma" suçlamasıyla, müstantikliğe -sorgu yargıçlığına- sevk etmişlerdi.
                müstantik ohannes efendi adında, güngörmüş bir osmanlı ermenisiydi. sorularını bir kâğıda yazmış ve eşref'e uzatmıştı:

                – bunları cevaplayın, demişti.

                eşref de, "suallerinizin topuna cevaptır" notuyla, şu kıt'ayı yazıp uzatmıştı müstantik ohannes efendiye:

                elinde yok adalet; olsa da sen kim, adalet kim;
                kimi maznun [sanık] görürsen, hep "kabahat sendedir" dersin.
                polisler üstüme saldırdı, ben de sille aksettim,
                be müstantik efendi! söyle, sen olsan ne bok yersin?"
                Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                Yorum

                • yagmur
                  Kıdemli
                  • 29 Nisan 2008
                  • 4717

                  #23
                  me$rutiyete dair:

                  oldu 10 temmuzda palyaço gibi bir maskara;
                  giydirildi çıngıraklı bir külah hürriyete!
                  bizden alâ mı boyar eşşek acep kayserililer?
                  eski istibdadı soktuk rengi meşrutiyete!

                  hani sabık ile sultanı zaman beyninde,
                  bilmiyorduk, var imiş meslek-ü meşrepte tezat!
                  farmason zümresine hasmı anûd idi hamid,
                  cahı fetvayı acep farmasona verdi reşat?
                  Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                  Yorum

                  • yagmur
                    Kıdemli
                    • 29 Nisan 2008
                    • 4717

                    #24
                    vakt-i, istibdatta söz söylemek memnu idi;
                    ağlatırtırdı ağzını açsan hükümet ananı!
                    devr-i hürriyetdeyiz şimdi, değişti kaide.
                    söyletirler evvela, sonra s..ler ananı!
                    Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                    Yorum

                    • yagmur
                      Kıdemli
                      • 29 Nisan 2008
                      • 4717

                      #25
                      çekdiğim çevr ü cefanın sebebinden sorma
                      deme kim: -badıhave menkabe dellalı budur!
                      habs ile, nefy ile, işkence ile ömür geçer,
                      işte türkiyye'de şair olanın hali budur!
                      Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                      Yorum

                      • yagmur
                        Kıdemli
                        • 29 Nisan 2008
                        • 4717

                        #26
                        vükela kabrine heykel dikelim şöyle yazıp
                        ki: 'bunun hal_i hayatına yeri münhal idi
                        sanmayın yavm_i vefatında bilindi kadri
                        sağlığında yine bu böylece bir heykel idi'
                        Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                        Yorum

                        • yagmur
                          Kıdemli
                          • 29 Nisan 2008
                          • 4717

                          #27
                          padişahım, bir dirahta döndü kim guya vatan,
                          daima birbaltadan bir şahıhali kalmıyor:
                          gam değil amma bu mülkün böyle elden gitmesi,
                          gitgide zulmetmeğe elde ahali kalıyor
                          Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                          Yorum

                          • yagmur
                            Kıdemli
                            • 29 Nisan 2008
                            • 4717

                            #28
                            yazdıkları yüzünden defalarca hapislere düşmüştür. bir keresinde damat mahmut paşa'nın avrupa'ya kaçmadan önce yazdığı mektuplar yüzünden bir yıl hapse mahkum edilmiş, cezasını çektikten sonra mısır'a kaçmıştır. burada bastırdığı "deccal" adlı kitaptan ötürü malvarlığının gıyabında haczedilerek cezalandırılmasına karar verilince, mahkeme başkanına aşağıdaki dörtlüğü göndermiş:

                            koçan şeklinde hıfz ettim getirdim mısır'a birlikte
                            gıyaben hacz edin kim müşterisi kum kadar çoktur
                            hicap etmekteyim efendi amma doğrusu lafın
                            s....den başka bende hacze layık memalik yoktur
                            Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                            Yorum

                            • yagmur
                              Kıdemli
                              • 29 Nisan 2008
                              • 4717

                              #29
                              bizdeki san'atı taklîd edemez avrupalı.
                              sanma âheng-i umûmîye bu hey'et kapılır;
                              milletin ağzı açıldıkça kilit vurmak için
                              bâb-ı âli'de ne san'atlı anahtar yapılır!
                              Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                              Yorum

                              • yagmur
                                Kıdemli
                                • 29 Nisan 2008
                                • 4717

                                #30
                                gece rüyama girerdi ne perî-peyker ler
                                yirmi yıl evvel olan uyku gelir hâtırıma
                                eşrefâ şimdi yataklarda otuz bir çekemem
                                mart otuz bir’de olan korku gelir hâtırıma
                                Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information