AŞIK VEYSEL şatıroğlu(1894-1973)

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • yagmur
    Kıdemli
    • 29 Nisan 2008
    • 4717

    #1

    AŞIK VEYSEL şatıroğlu(1894-1973)

    Veysel Şatıroğlu, 1894’te Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya geldi. Babası “Karaca” lakaplı, Ahmet adında bir çiftçidir. Veysel’in doğduğu sıralar, çiçek hastalığı Sivas yöresinde etkisini çok şiddetli gösteriyordu. Çiçek yüzünden Veysel’den önce, iki kız kardeşi yaşamlarını yitirmişti.

    1901’de yedi yaşına girdiği sıralarda Sivas’ta çiçek salgını yeniden yaygınlaştı ve o da yakalandı bu hastalığa. Sağ gözünün görme şansı vardı ve ışığı seçebiliyordu bu gözüyle o sıralar. Ne var ki, yakasını bırakmayan olumsuzluklar Veysel’in diğer gözünün de kör olmasına sebep oldu.

    Emlek yöresi olarak adlandırılan Sivas’ın âşığı ve ozanı bol diyarında, Veysel’in babası da şiire meraklı ve tekkeyle içli-dışlı birisiydi. Veysel’in üzüntüsünü az da olsa unutması için bir saz aldı ve halk ozanlarından şiirler okuyup, ezberletir oğluna. İlk saz derslerini babasının arkadaşı olan Divriği’nin köylerinden Çamışıhlı Ali Ağa’dan (Âşık Alâ) aldı ve kendini de iyice saza verdi; usta malı şiirlerden çalıp söylemeye başladı.

    Aşık Veysel’in hayatında ikinci önemli değişiklik seferberlikte başladı. Kardeşi Ali ve arkadaşları harp için cephelere gidince, arkadaşsızlık ve kardeş acısı, sefalet, onu umutsuzluğa sürükledi ve yalnızlığı daha derinden hissetmeye başladı.

    Veysel’in annesi ve babası seferberlik sonlarına doğru “belki biz ölürüz ve kardeşi Veysel’e bakamaz” düşüncesiyle Veysel’i akrabalarından Esma adında bir kızla evlendirdiler ve Esma’dan bir kız, bir oğlu oldu Veysel’in. Oğlan çocuğunun daha on günlükken ölümüyle hayata küsen Veysel, bundan sonra 24 Şubat 1921’de annesi, ondan 18 ay sonra da babasının ölümüyle iyice yıkıldı.

    Ağabeysi Ali’nin bir kız çocuğu daha olunca çocuklara ve işlere bakması için bir hizmetkâr tuttular. Bu hizmetkar ileride Veysel’in bağrında açılacak başka yaranın da sebebi olacaktır. Bir gün Veysel hasta yatarken, kardeşi Ali de keven toplamakta iken, Veysel’in ilk eşi olan Esma’yı kandırarak kaçırdı. Veysel’in acılı yaşamına bir acı daha eklendi böylece.

    Karısı bir başına bırakıp gittiğinde Veysel’in kucağında henüz altı aylık kızı vardı. İki yıl yaşadıktan sonra o da hayata gözlerini yumdu.


    Veysel’in köyünden ilk ayrılışı şöyledir: Zara’nın Barzan Baleni köyünden Kasım adında birisi Veysel’i köyüne götürerek iki üç ay beraber yaşadılar. Kendisini Adana’ya göndermeyen Deli Süleyman, Sivas’lı Kalaycı Hüseyin, Veysel’e yol arkadaşlığı ettiler. Dönüşte Veysel, Hafik’in Yalıncak köyüne ve Zara’nın Girit köyüne uğrayarak 9 liraya güzel bir saz aldı; Sivas’tan Sivrialan’a dönerken arkadaşları bir “üç kağıtçı” grubuna yakalanarak bütün paralarını kaybettiler. Arkadaşları Veysel’in 9 lirasını da alarak kumara verdiler. Veysel bu hadiseden bir müddet sonra Hafik’in Karayaprak köyünden Gülizar adlı bir kadınla evlendi.”

    Kara Toprak

    Dost dost diye nicesine sarıldım
    Benim sadık yarim kara topraktır.
    Beyhude dolandım boşa yoruldum
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Nice güzellere bağlandım kaldım
    Ne bir vefa gördüm ne faydalandım
    Her türlü isteğim topraktan aldım
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Koyun verdi kuzu verdi süt verdi
    Yemek verdi ekmek verdi et verdi
    Kazma ile dövmeyince kıt verdi
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Ademden bu deme neslim getirdi
    Bana türlü türlü meyva yetirdi
    Her gün beni tepesinde götürdü
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Karnın yardım kazma ile bel ile
    Yüzün yırttım tırnak ile el ile
    Yine beni karşıladı gül ile
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    İşkence yaptıkça bana gülerdi
    Bunda yalan yoktur herkesler gördü
    Bir çekirdek verdim dört bostan verdi
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Havaya bakarsam hava alırım
    Toprağa bakarsam dua alırım
    Topraktan ayrılsam nerde kalırım
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Dileğin var ise Allah'tan
    Almak için uzak gitme topraktan
    Cömertlik toprağa verilmiş Hak'tan
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Hakikat ararsan açık bir nokta
    Allah kula yakın kul Allah'a
    Hak'kın hazinesi gizli toprakta
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Bütün kusurlarım toprak gizliyor
    Merhem çalıp yaralarım düzlüyor
    Kolun açmış yollarımı gözlüyor
    Benim sadık yarim kara topraktır.
    Herkim olursa bu sırra mazhar
    Dünyaya bırakır ölmez bir eser
    Gün gelir Veysel'i bağrına basar
    Benim sadık yarim kara topraktır.


    1931 yılında Sivas Lisesi edebiyat öğretmeni olan Ahmet Kutsi Tecer ve arkadaşları “Halk Şairlerini Koruma Derneği”ni kurdular. Ve 5 Aralık 1931 tarihinde de üç gün süren Halk Şairleri Bayramı’nı düzenlediler. Böylece Veysel’in yaşamında önemli bir dönüm noktası işlemeye başladı.

    1933’e kadar usta ozanlarından şiirlerinden çalıp söyledi. Cumhuriyet’in 10. yıldönümünde Ahmet Kutsi Tecer’in direktifleriyle bütün halk ozanları Cumhuriyet üzerine şiirler yazdılar. Bunlar arasında Veysel’in de vardı şiirleri. Veysel’in gün ışığına çıkan ilk şiiri böylece “Atatürk’tür Türkiye’nin ihyası”... dizesiyle başlayan şiir oldu. Bu şiirin gün yüzüne çıkışı, Veysel’in de köyünden dışarıya çıkması anlamına geliyordu.

    O zaman Sivrialan’ın bağlı olduğu Ağacakışla nahiyesi müdürü Ali Rıza Bey, Veysel’in bu destanını çok beğeniyor, “Ankara’ya gönderelim” diye istiyordu. Veysel de “Ata’ya ben giderim” diye arkadaşı İbrahim ile yürüyerek yola düştüler ve Ankara’ya gittiler. Veysel Ankara’da konuksever tanıdıkların evlerinde kırkbeş gün misafir kaldı. Destanı Atatürk’e getirmek hevesiyle geldiğini söylüyorsa da destanı Atatürk’e okumak kısmet olmadı. Ancak, Hakimiyet-i Milliye (Ulus) basımevinde destanı gazeteye verildi ve destan gazetede üç gün boyunca yayınlandı. Bundan sonra da bütün yurdu dolaşmaya, dolaştığı yerlerde çalıp-söylemeye başladı.

    Köy Enstitüleri’nin kurulmasıyla birlikte, yine Ahmet Kutsi Tecer’in katkılarıyla, sırasıyla Arifiye, Hasanoğlan, Çifteler, Kastamonu, Yıldızeli ve Akpınar Köy Enstitüleri’nde saz öğretmenliği yaptı. Öğretmenlik yaptığı bu okullarda Türkiye’nin kültür yaşamına damgasını vurmuş birçok aydın sanatçıyla tanışma olanağı buldu. 1965 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi, özel bir kanunla Âşık Veysel’e, “Anadilimize ve milli birliğimize yaptığı hizmetlerden ötürü” 500 lira aylık bağlandı.
    21 Mart 1973 günü, sabaha karşı saat 3.30’da doğduğu köy olan Sivrialan’da, şimdi adına müze olarak düzenlenen evde yaşama gözlerini yumdu.

    Ölüm nedeni akciğer kanseri. En güzel şiirlerinden bazılarını ölümünden hemen önce yazdı. Şimdi Şarkışla'da her yıl adına bir şenlik yapılır. Türkçesi yalındır. Dili ustalıkla kullanır. Tekniği gösterişsiz ve nerdeyse kusursuzdur. Yaşama sevinciyle hüzün, iyimserlikle umutsuzluk şiirlerinde iç içedir. Doğa, toplumsal olaylar, din ve siyasete ince eleştiriler yönelttiği şiirleri de var. Şiirleri, Deyişler (1944), Sazımdan Sesler (1950), Dostlar Beni Hatırlasın (1970) isimi kitaplarında toplandı. Ölümünden sonra Bütün Şiirleri (1984) adıyla eserleri tekrar yayınlandı.





    DOSTLAR BENİ HATIRLASIN
    Ben giderim adım kalır
    Dostlar beni hatırlasın
    Düğün olur bayram gelir
    Dostlar beni hatırlasın
    Can bedenden ayrılacak
    Tütmez baca yanmaz ocak
    Selam olsun kucak kucak
    Dostlar beni hatırlasın
    Açar solar türlü çiçek
    Kimler gülmüş kim gülecek
    Murat yalan, ölüm gerçek
    Dostlar beni hatırlasın
    Gün ikindi akşam olur
    Gör ki başa neler gelir
    Veysel gider adı kalır
    Dostlar beni hatırlasın


    ölümünün 39.yılında dostlar veysel i hatırlıyor..rahat uyu...
    Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.
  • yagmur
    Kıdemli
    • 29 Nisan 2008
    • 4717

    #2
    ALA GÖZLÜ BENLİ DİLBER

    Ala gözlü benli dilber
    Bir gün gelsen bize doğru
    Seni sevdim can ü dilden
    Çekme kendini naza doğru
    Ne pervam var ne de perdem
    Sanma beni hali bir dem
    Söyler seni teller her dem
    Kulak versen saza doğru
    Aşığa zülfükar isen
    Gülşende güle zar isen
    Hakikatli bir yâr isen
    Ben geleyim size doğru
    Gönülleri bir edelim
    Gayrileri biz nidelim
    İkimiz de bir gidelim
    Yürüyelim ize doğru
    Bir gün için feryadı zar
    Bülbül eder her dem seher
    Aç sinemi gel gör ne var
    Arttı derdim yüze doğru
    Kafi derdim bir derd katma
    Veysel'i yabana atma
    Kerem eyle çok uzatma
    Kavuşalım yaza doğru
    Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

    Yorum

    • yagmur
      Kıdemli
      • 29 Nisan 2008
      • 4717

      #3
      SEN BİR CEYLAN OLSAN

      Sen bir ceylan olsan ben de bir avcı
      Avlasam çöllerde saz ile seni
      Bulunmaz dermanı yoktur ilacı
      Vursam yaralasam söz ile seni
      Kurulma sevdiğim güzelim deyin
      Bağlanma karayı alları geyin
      Ben bir çoban olsam sen de bir koyun
      Seslesem elimde tuz ile seni
      Koyun olsan otlatırdım yaylada
      Tellerini yoldurmazdım hoyrada
      Balık olsan takla dönsen deryada
      Düşürsem toruma bez ile seni
      Veysel der ismini koymam dilimden
      Ayrı düştüm vatanımdan ilimden
      Kuş olsan da kurtulmazdın elimden
      Eğer görsem idi göz ile seni
      Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

      Yorum

      • yagmur
        Kıdemli
        • 29 Nisan 2008
        • 4717

        #4
        YUMMA GÖZÜN KÖR GİBİ

        Kambur felek sanki beni kayırdı
        Eşten dosttan nazlı yardan ayırdı
        Gizli sırrım memlekete duyurdu
        Sanki benim bir ettiğim var gibi
        Kimine at vermiş eştirir gezer
        Kimine aşk vermiş coşturur gezer
        Kimine mal vermez koşturur gezer
        Sanki bunu zengin etmek zor gibi
        Bir kısmına yayla vermiş köy vermiş
        Bir kısmına büyük büyük pay vermiş
        Sevdiğine güzellikle boy vermiş
        Al yanaklar şule verir nur gibi
        Birinin aklı yok deli divane
        Bir kısmı muhtaçtır acı soğana
        Bir kısmını zengin etmiş yan yana
        Şimdi kendi saklanıyor sır gibi
        Kimine saz vermiş çalar eğlenir
        Kimi zevk içinde güler eğlenir
        Veysel gözyaşlarını siler eğlenir
        Yeter gayri yumma gözün kör gibi
        Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

        Yorum

        • yagmur
          Kıdemli
          • 29 Nisan 2008
          • 4717

          #5
          UZUN İNCE BİR YOLDAYIM

          Uzun ince bir yoldayım
          Gidiyorum gündüz gece
          Bilmiyorum ne haldeyim
          Gidiyorum gündüz gece
          Dünyaya geldiğim anda
          Yürüdüm aynı zamanda
          İki kapılı bir handa
          Gidiyorum gündüz gece
          Uykuda dahi yürüyorum
          Kalmaya sebeb arıyorum
          Gidenleri hep görüyorum
          Gidiyorum gündüz gece
          Kırkdokuz yıl bu yollarda
          Ovada dağda çöllerde
          Düşmüşüm gurbet ellerde
          Gidiyorum gündüz gece
          Şaşar Veysel işbu hale
          Gah ağlaya gahi güle
          Erişmek için menzile
          Gidiyorum gündüz gece
          Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

          Yorum

          • yagmur
            Kıdemli
            • 29 Nisan 2008
            • 4717

            #6

            BEN GİDERİM SAZIM SEN KAL DÜNYADA



            Ben giderim sazım sen kal dünyada
            Gizli sırlarımı aşikar etme
            Lâl olsun dillerin söyleme yada
            Garip bülbül gibi ah ü zar etme
            Gizli dertlerimi sana anlattım
            Çalıştım sesimi sesine kattım
            Bebe gibi kollarımda yaylattım
            Hayali hatır et beni unutma
            Bahçede dut iken bilmezdin sazı
            Bülbül konar mıydı dalına bazı
            Hangi kuştan aldın sen bu avazı
            Söyle doğrusunu gel inkar etme
            Benim her derdime ortak sen oldun
            Ağlarsam ağladın gülersem güldün
            Sazım bu sesleri turnadan m'aldın
            Pençe vurup sarı teli sızlatma
            Ay geçer yıl geçer uzarsa ara
            Giyin kara libas yaslan duvara
            Yanından göğsünden açılır yara
            Yâr gelmezse yaraların elletme
            Sen petek misali Veysel de arı
            İnleşir beraber yapardık balı
            Ben bir insanoğlu sen bir dut dalı
            Ben babamı sen ustanı unutma
            Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

            Yorum

            • yagmur
              Kıdemli
              • 29 Nisan 2008
              • 4717

              #7
              BENİM SADIK YÂRİM KARA TOPRAKTIR

              Dost dost diye nicelerine sarıldım
              Benim sadık yârim kara topraktır
              Beyhude dolandım boşa yoruldum
              Benim sadık yârim kara topraktır
              Nice güzellere baılandım kaldım
              Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum
              Her türlü isteğim topraktan aldım
              Benim sadık yârim kara topraktır
              Koyun verdi kuzu verdi süt verdi
              Yemek verdi ekmek verdi et verdi
              Kazma ile döğmeyince kıt verdi
              Benim sadık yârim kara topraktır
              Ademden bu deme neslim getirdi
              Bana türlü türlü meyva yetirdi
              Her gün beni tepesinde götürdü
              Benim sadık yârim kara topraktır
              Karnın yardım kazmayınan belinen
              Yüzün yırttim tırnağınan elinen
              Yine beni karşıladı gülünen
              Benim sadık yârim kara topraktır
              İşkence yaptıkça bana gülerdi
              Bunda yalan yoktur herkes de gördü
              Bir çekirdek verdim dört bostan verdi
              Benim sadık yârim kara topraktır
              Havaya bakarsam hava alırım
              Toprağa bakarsam dua alırım
              Topraktan ayrılsam nerde kalırım
              Benim sadık yârim kara topraktır
              Dileğin var ise Allah'tan
              Almak için uzak gitme topraktan
              Comertlik toprağa verilmiş Hak'tan
              Benim sadık yârim kara topraktır
              Hakikat ararsan açık bir nokta
              Allah kula yakın kul Allaha
              Hak'kın hazinesi gizli toprakta
              Benim sadık yârim kara topraktır
              Bütün kusurlarım toprak gizliyor
              Merhem çalıp yaralarım düzlüyor
              Kolun açmış yollarımı gözlüyor
              Benim sadık yârim kara topraktır
              Herkim olursa bu sırra mazhar
              Dünyaya bırakır ölmez bir eser
              Gün gelir Veysel'i bağrına basar
              Benim sadık yârim kara topraktır
              Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

              Yorum

              • yagmur
                Kıdemli
                • 29 Nisan 2008
                • 4717

                #8
                GÖNÜL SANA NASİHATIM

                Gönül sana nasihatim
                Çağrılmazsan varma gönül
                Seni sevmezse bir güzel
                Bağlanıp da durma gönül
                Ne gezersin Şam'ı Şark'ı
                Yok mu sende hiç bir korku
                Terkedersin evi barkı
                Beni boşa yorma gönül
                Yorulursun gitme yaya
                Hükmedersin güne aya
                Aşk denilen bir deryaya
                Çıkamazsın girme gönül
                Ben kocadım sen genceldin
                Başa bela nerden geldin
                Kahi indin kah yükseldin
                Şimdi oldun turna gönül
                Bazı zengin bazı züğürt
                Bazı usta bazı sağırd
                Bazı koyun bazı aç kurt
                Her irenekten derme gönül
                Veysel gönülden ayrılmaz
                Kahi bilir kahi bilmez
                Yalan dünya yârsiz olmaz
                İster saçı sırma gönül
                Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                Yorum

                • yagmur
                  Kıdemli
                  • 29 Nisan 2008
                  • 4717

                  #9
                  ANLATAMAM DERDİMİ DERTSİZ İNSANA

                  Anlatamam derdimi dertsiz insana
                  Dert çekmeyen dert kıymetini bilemez
                  Derdim bana derman imiş bilmedim
                  Hiç bir zaman gül dikensiz olamaz
                  Gülü yetiştirir dikenli çalı
                  Arı her çicekten yapıyor balı
                  Kişi sabır ile bulur kemali
                  Sabretmeyen maksudunu bulamaz
                  Ah çeker aşıklar ağlar zarınan
                  Yüce dağlar şöhret bulmuş karınan
                  Çağlar deli gönül ırmaklarınan
                  Ağlar ağlar göz yaşını silemez
                  Veysel günler geçti yaş altmış oldu
                  Döküldü yaprağım güllerim soldu
                  Gemi yükün aldı gam ilen doldu
                  Harekete kimse mani olamaz
                  Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                  Yorum

                  • yagmur
                    Kıdemli
                    • 29 Nisan 2008
                    • 4717

                    #10
                    ANAMA

                    Dokuz ay koynunda gezdirdi beni
                    Ne cefalar çekti ne etti anam
                    Acı tatlı zahmetime katlandı
                    Uçurdu yuvadan yürüttü anam
                    Anaların hakki kolay ödenmez
                    Analara ne yakışmaz ne denmez
                    Kan uykudan gece kalkar gücenmez
                    Emzirdi salladı uyuttu anam
                    Doğurdu beni Sivas ilinde
                    Sivralan Köyünde tarla yolunda
                    Azığı sırtında orak elinde
                    Taşlı tarlalarda avuttu anam
                    Ben yürürdüm anam bakar gülerdi
                    Huysuzluk edersem kalkar döverdi
                    Hemen kucaklayıp okşar severdi
                    Çirkin huylarımı soyuttu anam
                    Çocuğudum anam bana ders verdi
                    Okumamı çalışmamı ön gördü
                    Milletine bağlı ol da dur derdi
                    Vatan sevgisini giyitti anam
                    Tükenmez borcum var anama benim
                    Onun varlığından oldu bedenim
                    Kimi köylü kızı kimisi hanım
                    Ta ezel tarihte kayıtlı anam
                    Veysel der kopar mi analar bağı
                    Analar doğurmuş ağayı beyi
                    İşte budur sözlerimin gerçeği
                    Okuttu öğretti büyüttü anam
                    Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                    Yorum

                    • yagmur
                      Kıdemli
                      • 29 Nisan 2008
                      • 4717

                      #11
                      BU ALEMİ GÖREN SENSİN

                      Bu alemi gören sensin
                      Yok gözünde perde senin
                      Haksıza yol veren sensin
                      Yok mu suçun burda senin
                      Kainatı sen yarattın
                      Herşeyi yoktan var ettin
                      Beni çıplak dışar'attın
                      Cömertliğin nerde senin
                      Evli misin ergen misin
                      Eşin yoktur bir sen misin
                      Çarkı sema nur sen misin
                      Bu balkıyan nur da senin
                      Kilisede despot keşiş
                      İsa Allahın oğlu demiş
                      Meryam Ana neyin imiş
                      Bu işin var bir de senin
                      Kimden korktun da gizlendin
                      Çok arandın çok izlendin
                      Göster yüzünü çok nazlandın
                      Yüzün mahrem ferde senin
                      Binbir ismin bir cismin var
                      Oğlun kızın ne hısmın var
                      Her bir irenkte resmin var
                      Nerde baksam orda senin
                      Türlü türlü dillerin var
                      Ne acayip hallerin var
                      Ne karanlık yolların var
                      Sırat köprün nerde senin
                      Ademi sürdün bakmadın
                      Cennette de bırakmadın
                      Şeytanı niçin yakmadın
                      Cehennemin var da senin
                      Veysel neden aklın ermez
                      Uzun kısa dilin durmaz
                      Eller tutmaz gözler görmez
                      Bu acayip sır da senin
                      Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                      Yorum

                      • yagmur
                        Kıdemli
                        • 29 Nisan 2008
                        • 4717

                        #12
                        KARA KAŞ ALTINDA ELA GÖZ OLSAM

                        Her sabah her sabah suya giderken
                        Yâr yolunda toprak olsam toz olsam
                        Bakıp dört köşeyi seyran ederken
                        Kara kaş altında ela göz olsam
                        Uğrunu uğrunu giderken yola
                        Nice dilsizleri getirir dile
                        Gövel ördek gibi inerken göle
                        Ya bir şahin olsam ya bir baz olsam
                        Veysel ördek olsun sen de göl yârim
                        Yeter artık kerem eyle gel yârim
                        Lale sümbül mor menekşe gül yârim
                        Sen bir çiçek olsan ben bir yaz olsam
                        Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                        Yorum

                        • yagmur
                          Kıdemli
                          • 29 Nisan 2008
                          • 4717

                          #13
                          GÜZELLİĞİN ON PAR'ETMEZ

                          Güzelliğin on par'etmez
                          Bu bendeki aşk olmasa
                          Eğlenecek yer bulaman
                          Gönlümdeki köşk olmasa
                          Tabirin sığmaz kaleme
                          Derdin dermandir yareme
                          İsmin yayılmaz aleme
                          Aşıklarda meşk olmasa
                          Kim okurdu kim yazardı
                          Bu düğümü kim çözerdi
                          Koyun kurt ile gezerdi
                          Fikri başka başk'olmasa
                          Güzel yüzün görülmezdi
                          Bu aşk bende dirilmezdi
                          Güle kıymet verilmezdi
                          Aşık ve maşuk olmasa
                          Senden aldım bu feryadı
                          Bu imiş dünyanın tadı
                          Anılmazdı Veysel adı
                          O sana aşık olmasa
                          Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                          Yorum

                          • yagmur
                            Kıdemli
                            • 29 Nisan 2008
                            • 4717

                            #14
                            SON ŞİİRİ

                            Selam saygı hepinize
                            Gelmez yola gidiyorum
                            Ne şehire ne de köye
                            Gelmez yola gidiyorum

                            Gemi bekliyor limanda
                            Gideceğim bir ummanda
                            Gözüm kalmadı cihanda
                            Gelmez yola gidiyorum

                            Eşim dostum yavrularım
                            İşte benim sonbaharım
                            Veysel karanlık yollarım
                            Gelmez yola gidiyorum
                            Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                            Yorum

                            Working...
                            X

                            Debug Information