Atilla İlhan

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • naz
    Aktif
    • 17 Ağustos 2008
    • 373

    #1

    Atilla İlhan

    --------------------------------------------------------------------------------

    SEN BENİM HİÇBİR ŞEYİMSİN

    Sen benim hiçbir şeyimsin
    Yazdıklarımdan çok daha az
    Hiç kimse misin bilmem ki nesin
    Lüzumundan fazla beyaz
    Sen benim hiçbir şeyimsin
    Varlığın yokluğun anlaşılmaz

    Galiba eski liman üzerindesin
    Nasıl karanlığıma bir yıldız olmak
    Dudaklarınla cama çizdiğin
    En fazla sonbahar otellerinde
    Üniversiteli bir kız uykusu bulmak
    Yalnızlığı öldüresiye çirkin
    Sabaha karşı öldüresiye korkak
    Kulağı çabucak telefon zillerinde

    Sen benim hiçbir şeyimsin
    Hiçbir sevişmek yaşamışlığım
    Henüz boş bir roman sahifesinde
    Hiç kimse misin bilmem ki nesin
    Ne çok çığlıkların silemediği
    Zaten yok bir tren penceresinde

    Sen benim hiçbir şeyimsin
    Yabancı bir şarkı gibi yarım
    Yağmurlu bir ağaç gibi ıslak
    Hiç kimse misin bilmem ki nesin
    Uykumun arasında çağırdığım
    Çocukluk sesimle ağlayarak

    Sen benim hiçbir şeyimsin
    istedigini soyleyen istemedigini isitir
  • yagmur
    Kıdemli
    • 29 Nisan 2008
    • 4717

    #2



    Aysel Git Başımdan


    Aysel Git Başımdan
    Aysel git başımdan ben sana göre değilim
    Ölümüm birden olacak seziyorum.
    Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
    Aysel git başımdan istemiyorum.

    Benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
    Dağıtır gecelerim sarışınlığını
    Uykularımı uyusan nasıl korkarsın,
    hiçbir dakikamı yaşayamazsın.
    Aysel git başımdan ben sana göre değilim.
    Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

    Yorum

    • yagmur
      Kıdemli
      • 29 Nisan 2008
      • 4717

      #3
      Gözlerin gözlerime değince
      Felaketim olurdu, ağlardım
      Beni sevmiyordun, bilirdim
      Bir sevdiğin vardı, duyardım
      Çöp gibi bir oğlan, ipince
      Hayırsızın biriydi fikrimce
      Ne vakit karşımda görsem
      Öldüreceğimden korkardım
      Felaketim olurdu, ağlardım
      Ne vakit Maçka'dan geçsem
      Limanda hep gemiler olurdu
      Ağaçlar kuş gibi gülerdi
      Sessizce bir cigara yakardın
      Parmaklarımın ucunu yakardın
      Kirpiklerini eğerdin, bakardın
      Üşürdüm, içim ürperirdi
      Felaketim olurdu, ağlardım
      Akşamlar bir roman gibi biterdi
      Jezabel kan içinde yatardı
      Limandan bir gemi giderdi
      Sen kalkıp ona giderdin
      Benzin mum gibi giderdin
      Sabaha kadar kalırdın
      Hayırsızın biriydi fikrimce
      Güldü mü cenazeye benzerdi
      Hele seni kollarına aldı mı
      Felaketim olurdu, ağlardım

      ATTİLA İLHAN
      Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

      Yorum

      • yagmur
        Kıdemli
        • 29 Nisan 2008
        • 4717

        #4
        Elde Var Hüzün

        söyleşir
        evvelce biz bu tenhalarda
        ziyade gülüşürdük
        pır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarının
        ne meseller söylenirdi mercan köz nargileler
        zamanlar değişti
        ayrılık girdi araya
        hicrana düştük bugün
        ah nerde gençliğimiz
        sahilde savruluşları başıboş dalgaların
        yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller
        elde var hüzün
        o şehrayin fakat çıkar mı akıldan
        çarkıfeleklerin renk renk geceye dağılması
        sırılsıklam aşık incesaz
        kadehlerin mehtaba kaldırılması
        adeta düğün
        hayat zamanda iz bırakmaz
        bir boşluğa düşersin bir boşluktan
        birikip yeniden sıçramak için
        elde var hüzün.


        Attilâ İlhan
        Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

        Yorum

        • yagmur
          Kıdemli
          • 29 Nisan 2008
          • 4717

          #5
          SULTAN-I YEGAH

          Şamdanları donanınca eski zaman sevdalarının
          Başlar ay doğarken saltanatı sultan-ı yegahın
          Nemli yumuşaklığı tende denizden gelen ahın
          Gizemli kanatları ruhta ölüm karanlığının
          Başlar ay doğarken saltanatı sultan-ı yegahın

          Yansıyan yaşlı gülüşmelerdir karasevdalı suda
          Bülbüller kırılır umutsuzluktan yalnızlık korusunda
          Eylem dağılmış gönül tenha çalgılar kış uykusunda
          Ölümün tartışılmazlığı nihayet anlaşılsa da
          Başlar ay doğarken saltanatı sultan-ı yegahın

          Bir başkasının yaşantısıdır dönüp arkamıza baksak
          Çünkü yaşadıklarımız başkasının yargısına tutsak
          Su yasak rüzgar yasak açık kapılar yasak
          Belki bu karanlıkta yasakları yasaklasak
          Başlar ay doğarken saltanatı sultan-ı yegahın

          ATTİLA İLHAN
          Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

          Yorum

          • apruncurtigin
            Tecrübeli
            • 13 Mart 2007
            • 613

            #6
            Ben Sana Mecburum
            ben sana mecburum bilemezsin
            adını mıh gibi aklımda tutuyorum
            büyüdükçe büyüyor gözlerin
            ben sana mecburum bilemezsin
            içimi seninle ısıtıyorum

            ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
            bu şehir o eski istanbul mudur?
            karanlıkta bulutlar parçalanıyor
            sokak lambaları birden yanıyor
            kaldırımlarda yağmur kokusu
            ben sana mecburum sen yoksun

            sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
            insan bir akşam üstü ansızın yorulur
            tutsak ustura ağzında yaşamaktan
            kimi zaman ellerini kırar tutkusu
            birkaç hayat çıkarır yaşamasından
            hangi kapıyı çalsa kimi zaman
            arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

            fatih'te yoksul bir gramafon çalıyor
            eski zamanlardan bir cuma çalıyor
            durup köşe başında deliksiz dinlesem
            sana kullanılmamış bir gök getirsem
            haftalar ellerimde ufalanıyor
            ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
            ben sana mecburum sen yoksun

            belki haziranda mavi benekli çocuksun
            ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
            bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
            belki yeşilköy'de uçağa biniyorsun
            bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor
            belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
            kötü rüzgâr saçlarını götürüyor

            ne vakit bir yaşamak düşünsem
            bu kurtlar sofrasında belki zor
            ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
            ne vakit bir yaşamak düşünsem
            sus deyip adınla başlıyorum
            içim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
            hayır başka türlü olmayacak
            ben sana mecburum bilemezsin..
            .
            Attila İlhan
            Borsacıların ve borsanın yeni adresi
            [url] www.keyborsa.com[/url]

            Yorum

            • narada
              Haberci
              • 04 Mayıs 2009
              • 1737

              #7
              pia..

              ne olur kim olduğunu bilsem pia'nın
              ellerini bir tutsam ölsem
              böyle uzak uzak seslenmese
              ben bir şehre geldiğim vakit
              o başka bir şehre gitmese
              otelleri bomboş bulmasam
              içlenip buzlu bir kadeh gibi
              buğulanıp buğulanıp durmasam
              ne olur sabaha karşı rıhtımda
              çocuklar pia'yı görseler
              bana haber salsalar bilsem
              içimi büsbütün yıldız basar
              bir hançer gibi çıkıp giderdim

              ben bir şehre geldiğim vakit
              o başka bir şehre gitmese
              singapur yolunda demeseler
              bana bunu yapmasalar yorgunum
              üstelik parasızım pasaportsuzum
              ne olur sabaha karşı rıhtımda seslendiğini duysam pia'nın
              sırtında yoksul bir yağmurluk
              çocuk gözleri büyük büyük
              üşümüş ürpermiş soluk
              ellerini tutabilsem pia'nın
              ölsem eksiksiz ölürdüm
              YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

              Yorum

              Working...
              X

              Debug Information