Ahmet Hamdi Tanpınar

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • simurg
    Administrator
    • 10 Mart 2007
    • 9248

    #1

    Ahmet Hamdi Tanpınar


    NE İÇİNDEYİM ZAMANIN

    Ne içindeyim zamanın
    Ne de büsbütün dışında;
    Yekpare geniş bir anın
    Parçalanmış akışında,
    Bir garip rüya rengiyle
    Uyumuş gibi her şekil,
    Rüzgarda uçan tüy bile
    Benim kadar hafif değil.

    Başım sukutu öğüten
    Uçsuz, bucaksız değirmen;
    Içim muradıma ermiş
    Abasız, postsuz bir derviş;

    Koku bende bir sarmaşık
    Olmuş dünya sezmekteyim,
    Mavi, masmavi bir ışık
    Ortasında yüzmekteyim


    Bu akşam rüyamda Leyla'yı gördüm
    Derdini ağlarken yanan bir muma;
    İpek saçlarını elimle ördüm,
    Ve bir kemend gibi taktım boynuma
    Bu akşam rüyamda Leyla'yı gördüm.

    Leyla...Ela gözlü bir çöl ahusu
    Saçları bahtından daha siyahtır.
    Kurmuş diye sevda yolunda pusu
    Döktüğü gözyaşı, çektiği ahdır.
    Leyla...Ela gözlü bir çöl ahusu.

    Bir damla inciydi kirpiklerinde,
    Aşkın ızdırapla dolu rüyası
    Bir başka güzellik var kederinde
    Bir başka alem ki ruhunun yası
    Sessiz incileşir kirpiklerinde.


    zerisz Nickli Üyeden Alıntı
    Bir başka alem ki ruhunun yası
    Sessiz incileşir kirpiklerinde.
    Muhteşem bir söyleyiş, muhteşem bir benzetme...Tanpınar'ın şiirlerindeki güzellikleri ve imajları yakaladığınızda ne kadar büyük bir şair olduğu görebilirsiniz.

    simurg Nickli Üyeden Alıntı
    Muhteşem bir söyleyiş, muhteşem bir benzetme...Tanpınar'ın şiirlerindeki güzellikleri ve imajları yakaladığınızda ne kadar büyük bir şair olduğu görebilirsiniz.
    bir yakalabilsek ne güzel olacak ama kolay kolay olmuyor en azından benim için anca biri açıklayacak ondan sonra nitekim edebiyat derslerinde çok saçma gelen şiirler bu şekilde güzelleşiyor kafamda sorun bende mi neden anlayamıyorum yoksa edebiyatçı mı olmalı

    Yeşil Zeytin Nickli Üyeden Alıntı
    bir yakalabilsek ne güzel olacak ama kolay kolay olmuyor en azından benim için anca biri açıklayacak ondan sonra nitekim edebiyat derslerinde çok saçma gelen şiirler bu şekilde güzelleşiyor kafamda sorun bende mi neden anlayamıyorum yoksa edebiyatçı mı olmalı
    Gerçek şairler , olanı olduğu gibi değil herkesten farklı bir bakış açısıyla yorumlarlar bu farklılıkları görebildiğin zaman sözün gücünü ve estetiğini görebilirsin. Bir de şiirleri sadece okumak değil şairin duygu dünyasına girebilmek önemli. Bunun için edebiyatçı olmaya gerek yok sanırım.

    şairin o şiiri yazarken ne hissettiğini hangi ruh hali içinde olabileceğini anlabilirsin.. Sanırım anlaşılmayan kelimeler şiirden sıkılmanıza yol açıyor...Şairin kendisene özgü yaptığı benzetmeleri ki buna uslup diyoruz... uslubunu anlamaya çalışmalısın... tam manasıyla anlıyorum diyemem.. mutlaka eksiklerim vardır ama sadece bir tavsiyede bulunmak istedim...
    Bir edebiyatcı kadar bilemem tabi... ;)burda söz edebiyatcımızın.. o varken bize düşmez ama ...
    https://twitter.com/keyborsa_simurg
  • yagmur
    Kıdemli
    • 29 Nisan 2008
    • 4717

    #2
    BİR ADIN KALMALI GERİYE

    bir adın kalmalı geriye
    bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
    aynaların ardında sır
    yalnızlığın peşinde kuvvet
    evet nihayet
    bir adın kalmalı geriye bir de o kahreden gurbet

    sen say ki
    ben hiç ağlamadım
    hiç ateşe tutmadım yüreğimi
    geceleri, koynuma almadım ihaneti
    ve say ki
    bütün şiirler gözlerini
    bütün şarkılar saçlarını söylemedi
    hele nihavent
    hele buselik hiç geçmedi fikrimden
    ve hiç gitmedi
    bir topak kan gibi adın
    içimin nehirlerinden
    evet yangın
    evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
    evet kaybetmenin o zehirli buğusu
    evet nisyan
    evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
    sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
    bu sevda biraz nadan
    biraz da hıçkırık tadı
    pencere önü menekşelerinde her akşam

    dağlar sonra oynadı yerinden
    ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
    sen say ki
    yerin dibine geçti
    geçmeyesi sevdam
    ve ben seni sevdiğim zaman
    bu şehre yağmurlar yağdı
    yani ben seni sevdiğim zaman
    ayrılık kurşun kadar ağır
    gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
    yine de bir adın kalmalı geriye
    bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
    aynaların ardında sır
    yalnızlığın peşinde kuvvet
    evet nihayet
    bir adın kalmalı geriye
    bir de o kahreden gurbet
    beni affet
    Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç

    Ahmet Hamdi Tanpınar
    Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

    Yorum

    • yagmur
      Kıdemli
      • 29 Nisan 2008
      • 4717

      #3
      BEKLEYECEĞİM

      Aylar geçip yıllar olsa da
      Yıllar geçip zaman dolsa da
      Aşkın arzuları beni boğsa da
      Bir gün seversin diye bekleyeceğim

      Bugün nişanlansan, yarın evlensen
      Benden başka binbir kişi sevsen
      Hepsiyle ayrı ayrı izdivaç görsen
      Bir gün dönersin diye bekleyeceğim

      Seni beklemekle geçse de ömrüm
      Şu fani dünyada kalmasa günüm
      Senden uzakta ölürsem bir gün
      Ahirette seni bekleyeceğim...
      Ahmet Hamdi Tanpınar
      Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

      Yorum

      • yagmur
        Kıdemli
        • 29 Nisan 2008
        • 4717

        #4
        BURSA DA ZAMAN

        Bursa'da eski bir cami avlusu,
        Küçük şadırvanda şakırdayan su.
        Orhan zamanından kalma bir duvar...
        Onunla bir yaşta ihtiyar çınar
        Eliyor dört yana sakin bir günü.
        Bir rüyadan arta kalmanın hüznü
        İçinden gülüyor bana derinden.
        Yüzlerce çeşmenin serinliğinden
        Ovanın yeşili göğün mavisi
        Ve mimarilerin en ilahisi.

        Bir zafer müjdesi burda her isim:
        Sanki tek bir anda gün, saat, mevsim
        Yaşıyor sihrini geçmiş zamanın
        Hala bu taşlarda gülen rüyanın
        Güvercin bakışlı sessizlik bile
        Çınlıyor bir sonsuz devam vehmiyle.
        Gümüşlü bir fecrin zafer aynası,
        Muradiye, sabrın acı meyvası,
        Ömrünün timsali beyaz Nilüfer,
        Türbeler, camileri eski bahçeler,
        Şanlı hikayesi binlerce erin
        Sesi nabzım olmuş hengamelerin
        Nakleder yadını gelen geçene.

        Bu hayalde uyur Bursa her gece,
        Her şafak onunla uyanır, güler
        Gümüş aydınlıkta serviler, güller
        Serin hülyasıyla çeşmelerinin.
        Başındayım sanki bir mucizenin,
        Su sesi ve kanat şakırtısından
        Billur bir avize Bursa'da zaman,

        Yeşil Türbesini gezdik dün akşam,
        Duyduk Bir musikî gibi zamandan
        Çinilere sinmiş Kur'an sesini.
        Fetih günlerinin saf neşesini
        Aydınlanmış buldum tebessümünle.

        İsterdim bu eski yerde seninle
        Başbaşa uyumak son uykumuzu,
        Bu hayal içinde... ve ufkumuzu
        Çepçevre kaplasın bu ziya, bu renk,
        Havayı dolduran uhrevi ahenk.
        Bir ilah uykusu olur elbette
        Ölüm bu tılsımlı ebediyette
        Belki de rüyası büyük cetlerin,
        Beyaz bahçesinde su seslerinin.

        Ahmet Hamdi Tanpınar
        Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

        Yorum

        • yagmur
          Kıdemli
          • 29 Nisan 2008
          • 4717

          #5
          SELAM OLSUN

          Selam olsun bizden güzel dünyaya,
          Bahçelerde hala güller açar mı?
          Selam olsun sonsuz güneşe, aya,
          Işıklar, gölgeler suda oynar mı?
          Hepsi güzeldi.Kar, tipi, fırtına,
          Günlerin geçişi, ardı ardına.
          Hasretsiz bir kanat şakırtısına,
          Mavi gökte kuşlar yine uçar mı?
          Uzak, çok uzağız şimdi ışıktan,
          Çocuk sesinden, gül ve sarmaşıktan.
          Dönmeyen gemiler olduk açıktan,
          Adınızı soran, arayan var mı?

          Ahmet Hamdi Tanpınar
          Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

          Yorum

          • yagmur
            Kıdemli
            • 29 Nisan 2008
            • 4717

            #6
            AĞLAMA

            Ağlama, gözleri kızarmış çocuk!
            Tek damla yaşın düşmesin yere.
            Bak, tek güzelliğimiz yokluk,
            Sana bir öğüt; ağlama boş yere.

            Ne olursa olsun hiçbir şey değmez,
            Senin bir damla gözyaşına.
            Ağlayana kimse boyun eğmez.
            Kimse bakmaz kimsenin yaşına.

            Ne kadar kötülük, pislik varsa;
            Sen herşeyi tertemiz öğren.
            Eğer yüzüne gözyaşı yağarsa;
            Seni garip sanır her gören.

            Ağlama sakın çocuk, ağlama!
            Korkmayana zarar gelmez, bunu bil.
            Sevgini hep söyle, sakın saklama.
            Aklından korkuyu, gözünden yaşı sil.
            Ahmet Hamdi Tanpınar
            Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

            Yorum

            Working...
            X

            Debug Information