Canbaba Şiirleri

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • canbaba
    Yeni Üye
    • 28 Ocak 2009
    • 10

    #1

    Canbaba Şiirleri

    ÇEKİLMEZ

    Karanlık girdap yaratıp dininle
    Günahkar kul diye masum yakılmaz
    Yaşıyorsan ömür boyu kininle
    Anlaşılan böyle hayat çekilmez

    Çıldırtır para kazanman teninle
    Bu sevgiye bu gözyaşı dökülmez
    Taş devrini yaşayalım seninle
    Boş ver böyle medeniyet çekilmez

    Sistem böyle nasıl işler biliyor
    İyi güne kötü yarın ekilmez
    Dünyaya gelen kulun aç ölüyor
    Nimetin bol böyle diyet çekilmez


    Ahmet Canbaba
  • canbaba
    Yeni Üye
    • 28 Ocak 2009
    • 10

    #2
    Canbaba Şiirleri

    UMUDUN GÖLGESİ

    Suda sandal
    Sandalda balıkçı ağını gerer
    Takılır ağına umudun gölgesi

    Tarlada saban
    Sabanda umudun dişi demir
    Toprağı yarar
    Topraktan çıkar emeğin sesi.
    Sorarım size ne arar,
    Tünemiş düşlerde bir bulut gibi
    Karanlığın gölgesi.

    Onlar ki gene
    Yarına kalkacaklar
    Ve onlar‘ki sonsuza uzanan
    Yola koyulacaklar
    Açlıktan kokuyorlarken nefesi
    Çıkınlarında bir tutam sevgi
    Ve akıllarında umudun gölgesi.

    Ahmet Canbaba

    Yorum

    • canbaba
      Yeni Üye
      • 28 Ocak 2009
      • 10

      #3
      canbaba şiirleri-tutsak ettik kendimizi

      TABANVAY

      O
      En zengin kulu Rabbin
      Altında uçak, yat.
      Bütün nehirler ona akar.
      Kızılırmak Dicle Fırat.
      O
      Hacı Murat.

      Süleyman’ın altında taksi
      Mehmet’inki motosiklet
      Ahmet’inki bisiklet
      Veliyi Allah düşünsün
      Tabana kuvvet


      Ahmet Canbaba

      Yorum

      • canbaba
        Yeni Üye
        • 28 Ocak 2009
        • 10

        #4
        canbaba şiirleri-tutsak ettik kendimizi

        YILDIZLARIN DİLİ


        Islak
        Yüreğimin yağmurlarından gözlerim.
        Sözlerim
        Islak ve nemli
        Bir gece yarısı içiyorum şehrin ışıklarını
        Bir bardak çay gibi
        Sıcak ve demli.

        Gene
        Rüzgarlarından tedirgin
        Yıldızlar üşüyor
        Titriyor göz kırpar gibi binlercesi yıldızların
        Kayıyor yıldızlar
        Yıldızlar düşüyor
        Yere

        Bir huşu içinde bilinmez kimler
        Mey içiyor
        Elinden
        Melek kanatlı kızların
        Ve ben diyorum ‘ki bir anlayabilsem
        Şu yıldızların dilinden

        Ve şimdi ıslak yüreğimde yıldızlar.
        Bu koskoca şehrin üzerine
        Bir tohum gibi serpilmiş.
        .
        Ve şimdi gökyüzü yağmurlu
        Yıldızlar küskün aydınlığa
        Sitemli
        Ve ben bir gece yarısı içiyorum şehrin ışıklarını
        Bir bardak çay gibi
        Sıcak ve demli


        Ahmet Canbaba

        Yorum

        • canbaba
          Yeni Üye
          • 28 Ocak 2009
          • 10

          #5
          canbaba şiirleri-tutsak ettik kendimizi

          TUTSAK ETTİK KENDİMİZİ


          Bir sis
          Bir duman
          Güneş başını çıkarıyor dağlardan
          Işığa pusu kurmuş beyinler
          Maviler bulanık
          Maviler dertli

          Okyanusları bir çekebilsem diyorum kıyıya
          Yıkasam diyorum kirlenmişliğini karaların
          Ama olmuyor ‘ki
          Durgun maviliklerde beyaza dönmüş ölüm
          Martılar sörf yapmıyor rüzgarların kanatlarında
          Denizin yükselmiş ateşi
          Deniz hasta
          Yok ‘ki yüreğinde bir çiğ tanesi serinliği

          Açıklarda bir gemi sintinesini boşaltmış
          Dikmiş gözlerini mat ve kirli
          Bir yağ tabakasının üstündeki
          Karpuz kabuklarına, teneke kutulara.
          Bir adam bakmakta denize
          Dalgın ve düşünceli
          Allah kahretsin der gibi iki eli
          Konuşuyor kendi kendine sallayıp başını
          Adam hasta
          Yok aşklarına filiz veren sürgünler

          Rüzgarlar pişman dağ başlarından geldiğine
          Şimdi şehir kirliliğinde solukları
          Bir başka kokar
          Rüzgarlar hasta
          Bitmiş tükenmiş kıyılarda

          Dalgakıranların başına konmuş martılar
          Can çekişmekte çoğu
          Kıvrılıyor bedenlerine düşmüş
          İncecik boyunları
          Kuşlar hasta
          Sanki ölüm uykularında

          Bir ressamın fırçasından çıkmış yorgun
          İşlenmemiş sevaplara kurban doğa
          Ve şimdi her şey kendine sığıntı
          Şimdi her şey kendi kapanında tutsak
          Ve biz bunu ‘da başardık diyorum.
          Boğduk denizi kendi sularında.

          Ahmet Canbaba

          Yorum

          • canbaba
            Yeni Üye
            • 28 Ocak 2009
            • 10

            #6
            Ahmet Canbaba şiirleri--yalnızlıklardayım

            YALNIZLIKLARDAYIM

            Yalnızım,
            yalnızlıklardayım.
            Gene senden uzaktayım.
            Nasıl ihtiyacım var içimi dökmeye,
            dertlerimi anlatmaya bir bilsen.
            İstiyorum ki seni düşünürken,
            rüzgar esmesin hoyratça içimde.
            Toz duman içersinde kalmasın hiçbir yer.

            Yaslanmışım bir ağaca,
            dalmış
            gözlerine,gözlerim.
            Uzakta bir boşluğa asılı kalmış.
            Şimdi en güzel gördüğüm düşsün.
            Bir ressamın tuvalinde resmin,
            arkanda dağlar.
            Bir perde gibi inmiş gökyüzünden bulutlar.
            Bir gök kuşağı sanki başındaki taç.
            Sislerle boğulmuş güneş,
            senin aydınlığına muhtaç.

            Yine bir gün ansızın
            yüreğine baskın yaptım geceden.
            Esir alınmış soluklarında yaşadım ilk heyecanı.
            İlk kez,
            mecalsiz kaldı sevgimin hücreleri.
            İlk kez sana teslim oldu yüreğim.
            Yaşamın en zor yanı,
            seni düşünmekmiş bilemedim.
            Yaşamın en güzel yanı,
            seni düşünürken ölüşün
            ve tekrar dirilişin özlediğimde yarınıma.
            Ne güzel bir başka renkten sevmek seni,
            bir başka mekanda düşünmek.
            Bir başka gözle görüp,
            sevmenin gür soluklarında hissetmek nefesini.
            Ve sonra inmek derinliklerine aşkın.
            Tekrar tekrar hissetmek,
            keskin ve yakıcı tadını öpüşün.
            Ahhhh! Güzelim, bir tanem.
            Ne olur,
            güzelliklerinde gizlensin çirkinliklerin.
            Bak şimdi,
            Yalnızlığın uç verdiği yeni filizlerde büyüyorsun.
            Oysa sen,
            yorgun dalgaların kıyılarındaki izlerde olmalısın.
            Kum tanecikleri gibi yıkanmalısın tuzlu suda.
            Ve ben sana,
            yalnızlıklarımı yazmalıyım,
            yalnızlıklarımda
            bu satırlarımı kuma.
            İçimde hep
            sensizliğin korkusunu taşıyorum.
            Anlaşılan,
            ben hep senin yalnızlığını yaşıyorum.
            Senin hıçkırığında, göz seyri mendeyim
            beni andığında geçen.
            Açlığımda mis gibi ekmek kokumsun
            dumanı üstünde yalnızlığımın.
            Yağmurda toprak kokumsun, baharda çiçek.
            Yalnızlığımın sarhoşuyum her gece
            içtiğim yalnızlığımın.
            Yüzüme baktığında okuyacaksın yalnızlığımı.
            Yalvarışlarımı hissedeceksin,
            benim hissetmediğim.
            Duruşumun sana
            nasılsın der gibi olduğunu.
            İyiyim diyeceksin sadece gülerek.
            Belki de sarılmanı bekleyeceğim,kendimi zor tutup.
            Sen hissetmesen de,
            bir çocuğu okşar gibi okşamanı kim bilir.
            Senin o gizemli dünyanda
            benim yalnızlığım olacak senin düşündüğün.
            Senin hissettiğine benim gülmem olacak.
            Güldüğümü hissedip,
            sende güleceksin.
            Sana değecek sözlerimin her kelimesi.
            Şarkılarım olacak dudaklarında söylediğin.
            Beni hatırlayabildiğin yalnızlığında,
            için sıkılacak,
            yüreğin daralacak
            dokunmak, sevmek gibi,
            tatminlerin en güzelinden uzakta,
            sen ve ben,
            bir araya gelemediğimiz
            iki ayrı kutupta,
            iki ayrı yalnızlığı yaşayacağız.
            Yalnızlıklarda,
            yalnız.


            Ahmet Canbaba

            Yorum

            • canbaba
              Yeni Üye
              • 28 Ocak 2009
              • 10

              #7
              canbaba şiirleri- sen aslı olmadın ama


              SEN ASLI OLMADIN AMA

              Böyle sevilir inan ki
              Benim her şeyimsin sanki
              Öyle duygu yüklüyüm ki
              İçimde sel olup aktın
              Sen Aslı olmadın ama
              Beni Kerem gibi yaktın

              Seninle düşlere daldım.
              Sevginle baş başa kaldım
              Bir görüşte aşık oldum
              Bana neden öyle baktın
              Sen Aslı olmadın ama
              Beni Kerem gibi yaktın

              Yalnız sevmek duygu yolu
              Kimler sevmez seven kulu
              Bak gözlerin dolu ,dolu
              Görmesen ağlayacaktın
              Sen Aslı olmadın ama,
              Beni Kerem gibi yaktın

              Sevgin içten yakar gibi
              Mevsimlerden yaz bıraktın
              Bir tabloya bakar gibi
              İçimde bir haz bıraktın
              Sen Aslı olmadın ama
              Beni kerem gibi yaktın


              Ahmet Canbaba

              Yorum

              • simurg
                Administrator
                • 10 Mart 2007
                • 9248

                #8
                Sn canbaba, şiirleriniz lütfen bu topiğe ekleyiniz, ayrı ayrı topik açmayınız, silinecektir.
                https://twitter.com/keyborsa_simurg

                Yorum

                • setarin
                  Katılımcı
                  • 15 Şubat 2009
                  • 136

                  #9
                  canbaba Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                  YALNIZLIKLARDAYIM

                  Yalnızım,
                  yalnızlıklardayım.
                  Gene senden uzaktayım.
                  Nasıl ihtiyacım var içimi dökmeye,
                  dertlerimi anlatmaya bir bilsen.
                  İstiyorum ki seni düşünürken,
                  rüzgar esmesin hoyratça içimde.
                  Toz duman içersinde kalmasın hiçbir yer.

                  Yaslanmışım bir ağaca,
                  dalmış
                  gözlerine,gözlerim.
                  Uzakta bir boşluğa asılı kalmış.
                  Şimdi en güzel gördüğüm düşsün.
                  Bir ressamın tuvalinde resmin,
                  arkanda dağlar.
                  Bir perde gibi inmiş gökyüzünden bulutlar.
                  Bir gök kuşağı sanki başındaki taç.
                  Sislerle boğulmuş güneş,
                  senin aydınlığına muhtaç.

                  Yine bir gün ansızın
                  yüreğine baskın yaptım geceden.
                  Esir alınmış soluklarında yaşadım ilk heyecanı.
                  İlk kez,
                  mecalsiz kaldı sevgimin hücreleri.
                  İlk kez sana teslim oldu yüreğim.
                  Yaşamın en zor yanı,
                  seni düşünmekmiş bilemedim.
                  Yaşamın en güzel yanı,
                  seni düşünürken ölüşün
                  ve tekrar dirilişin özlediğimde yarınıma.
                  Ne güzel bir başka renkten sevmek seni,
                  bir başka mekanda düşünmek.
                  Bir başka gözle görüp,
                  sevmenin gür soluklarında hissetmek nefesini.
                  Ve sonra inmek derinliklerine aşkın.
                  Tekrar tekrar hissetmek,
                  keskin ve yakıcı tadını öpüşün.
                  Ahhhh! Güzelim, bir tanem.
                  Ne olur,
                  güzelliklerinde gizlensin çirkinliklerin.
                  Bak şimdi,
                  Yalnızlığın uç verdiği yeni filizlerde büyüyorsun.
                  Oysa sen,
                  yorgun dalgaların kıyılarındaki izlerde olmalısın.
                  Kum tanecikleri gibi yıkanmalısın tuzlu suda.
                  Ve ben sana,
                  yalnızlıklarımı yazmalıyım,
                  yalnızlıklarımda
                  bu satırlarımı kuma.
                  İçimde hep
                  sensizliğin korkusunu taşıyorum.
                  Anlaşılan,
                  ben hep senin yalnızlığını yaşıyorum.
                  Senin hıçkırığında, göz seyri mendeyim
                  beni andığında geçen.
                  Açlığımda mis gibi ekmek kokumsun
                  dumanı üstünde yalnızlığımın.
                  Yağmurda toprak kokumsun, baharda çiçek.
                  Yalnızlığımın sarhoşuyum her gece
                  içtiğim yalnızlığımın.
                  Yüzüme baktığında okuyacaksın yalnızlığımı.
                  Yalvarışlarımı hissedeceksin,
                  benim hissetmediğim.
                  Duruşumun sana
                  nasılsın der gibi olduğunu.
                  İyiyim diyeceksin sadece gülerek.
                  Belki de sarılmanı bekleyeceğim,kendimi zor tutup.
                  Sen hissetmesen de,
                  bir çocuğu okşar gibi okşamanı kim bilir.
                  Senin o gizemli dünyanda
                  benim yalnızlığım olacak senin düşündüğün.
                  Senin hissettiğine benim gülmem olacak.
                  Güldüğümü hissedip,
                  sende güleceksin.
                  Sana değecek sözlerimin her kelimesi.
                  Şarkılarım olacak dudaklarında söylediğin.
                  Beni hatırlayabildiğin yalnızlığında,
                  için sıkılacak,
                  yüreğin daralacak
                  dokunmak, sevmek gibi,
                  tatminlerin en güzelinden uzakta,
                  sen ve ben,
                  bir araya gelemediğimiz
                  iki ayrı kutupta,
                  iki ayrı yalnızlığı yaşayacağız.
                  Yalnızlıklarda,
                  yalnız.


                  Ahmet Canbaba
                  süper bir şiir yüreğinize, kaleminize sağlık. Unutulamamış bir sevdaya, gömdüğümüzü sandığımız kişileri tekrardan gömdüğümüz yerden çıkartmamıza yardımcı olduğunuz için teşekkürler.

                  Yorum

                  Working...
                  X

                  Debug Information