beğendiğimiz şiirler+naz+

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • güneşş
    Tecrübeli
    • 08 Ocak 2008
    • 742

    #16
    ÇAKAL Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ben de başlığı görünce Bordeux maçından konu açıldı zannettim.
    allah seni inandırsın aynı şeyi bende düşündüm

    Yorum

    • naz
      Aktif
      • 17 Ağustos 2008
      • 373

      #17
      Faruk K feat. Özlem Cevahir - Gönlümsün

      :040:bazen yaralanır kalbim sözlerinden
      :040:bazen cekinirim o yumru gözlerinden
      :040:bakmayı bilmeli ask konusmayı bilmeli
      :040:bazen paylasmayı herseyi kaderinden


      :040:hayallerim var umutlarım var yanında
      :040:icimde en güzel yerin dolacakmıs korkusuyla
      :040:yasatmaktan vazgec korkutmaktan vazgec
      :040:benden vazgecme

      :040:gönlümsün yasadıgım yasanacak
      :040:geri kalan ömrümsün
      :040:ayrılıklar olmasında askın öldürsün
      :040:izin ver hayatında kalayım
      :040:sonsuza sürsün dünya askımsın


      :040:hayallerim var umutlarım var yanında
      :040:icimde en güzel yerin dolacakmıs korkusuyla
      :040:yasatmaktan vaz gec korkutmaktan vaz gec
      :040:benden vaz gecme

      :040:gönlümsün yasadıgım yasanacak
      :040:geri kalan ömrümsün:040:
      :040:ayrılıklar olmasında askın öldürsün
      :040:izin ver hayatında kalayım
      :040:sonsuza kadar sürsün dünya ask görsün:040::040::040:
      :040:
      istedigini soyleyen istemedigini isitir

      Yorum

      • naz
        Aktif
        • 17 Ağustos 2008
        • 373

        #18
        Caresizseniz Caresizsiniz...


        Yakaladım hayatı yakasından
        Yine de vermedi seni bana
        Çok uğraştım durmadan
        Tesir etmedi kanayan yarama


        Oyuncak ettin
        Aşkın hain felek
        Kalbim burkuluyor
        Sensizken ufak tefek

        Sıkıntılara çare yok...
        Ayrılıklara çare yok...






        Çareler Çaresiz sen yokken
        Uzaklar bir türlü birleşmiyor
        YokLuğunLa varsın sevgiye açken
        AyrıLıklar sevişmiyor...




        Sol yanımda sızıyla uyandım bu sabah
        Baktım sensizlik var yanımda...
        Geceleri yıldızlara anlattıgımız sonsuz sevdamız...
        YALNIZDI... SENSİZDİ... ÇARESİZDİ...
        Geceler yalnızlıgıma güldü...
        Siirler sevdamıza agladı...
        KaLbime açtığın derin yaralar var ya...!
        HaLa sensizyalnız ve çaresiz
        Hemen aldım avuçlarıma
        Koyacak bir yer buLamadım avuçlarımda sevdim...
        Sen...!
        Sen çaresizligi Bilir misin...?
        Bildiğinden daha çaresizim...
        istedigini soyleyen istemedigini isitir

        Yorum

        • naz
          Aktif
          • 17 Ağustos 2008
          • 373

          #19
          Sordum Hayat Nedir Diye


          Sordum Hayat Nedir Diye ...
          Dediler ki;
          Hayat mutlu yaşamaktır
          Ölüme hazır olmaktır
          Hayat değer vermektir
          Dost kıymetin bilmektir
          Hayat su gibi akmaktır
          Ve denize kavuşmaktır
          Hayat bir limandır
          Kısa bir zamandır
          Hayat yaşamayı bilmektir
          Şehadet ederek ölmektir
          Hayat bir içim sudur
          Yaşama tutkusudur
          Hayat ertelemedir
          Bilinmez neye gebedir
          Hayat bir tutkudur
          Allah’ın lutfudur
          Hayat aşık olmaktır
          Bir yere tutunmaktır
          Hayat hep merak etmektir
          Merakını gidermektir
          Hayat hazırlanmaktır
          Birazcık zorlanmaktır
          Hayat nefes alıp vermektir
          Ölürken günahsız ölmektir
          Hayat bilmediğini bilmektir
          Ve öğrenmeye devam etmektir
          Hayat elinle kalem tutmaktır
          Hakkıyla talebe okutmaktır
          Hayat bir misyon yüklenmektir
          Sabırsızlıkla beklenmektir
          Hayat ölümü bilmektir
          Ölüme gülümsemektir
          Hayat dimdik durmaktır
          Haktan yana olmaktır
          Hayat bir süre yaya yürümektir
          Yaşlanıp ayağını sürümektir
          Hayat herkese selam vermektir
          Tüm insanlara gülümsemektir
          Hayat günahlara dalmaktır
          Sonra dönüp pişman olmaktır
          Hayat yaşarken uyumaktır
          Ancak ölümle uyanmaktır
          Hayat bir gaflete dalmaktır
          Kendinden intikam almaktır
          Hayat candır canandır
          Allah’a kul olmandır
          Hayat yaşamaktır
          Hep canlı olmaktır
          Hayat kısa bir çizgidir
          Ya da yanık bir ezgidir
          Hayat insanları sevmektir
          Güzel yaşamak ve ölmektir
          Hayatın manevi bir yönü vardır
          Hayat ölümle son bulmayacaktır
          Hayat yokuşa tırmanmaktır
          Her şeyi hak edip almaktır
          Hayat bir alış veriştir
          Belki karlı bir iştir
          Hayat belki her şeydir
          Belki de hiçbir şeydir
          Hayat zorlu bir imtihandır
          Ölüm zilin çaldığı andır
          Hayat sorumluluktur
          Sosuz bir mutluluktur
          Hayat yemek içmektir
          Nefsani bir istektir
          Hayat yaşamaktır
          Yaşamak sanattır
          Hayat bence paradır
          Parasız hayat çok zordur
          Hayat sağlıktır sevgi saygıdır
          Yarına duyulan derin kaygıdır
          Hayat hoşgörüdür ve özgürlüktür
          Hayattan ders almamak bir körlüktür
          Hayat kimine göre kafayı çekmektir
          Sarhoş olup demlenip kendinden geçmektir
          Tiryakiye sorarsan derin bir nefes almaktır
          Çıkan acı dumanda keyifle boğulmaktır
          Hayat yerle gök arasında sıkışıp kalmaktır
          Geçmişten ders alıp geleceğe uzanmaktır
          Hayat her gün dikleşen merdiveni çıkmaktır
          Her gün doğan yeni güne umutla bakmaktır
          Hayat bize verilen sınırlı bir zamandır
          Aslında bizim için ÇETİN bir imtihandır
          HO günler için bonus biriktirmektir

          Hayat mezardan sonrasını görmektir
          istedigini soyleyen istemedigini isitir

          Yorum

          • naz
            Aktif
            • 17 Ağustos 2008
            • 373

            #20
            Beni Guzel Hatirla



            Beni Guzel Hatirla..! Bunlar Son Satirlar.. Farzet Ki Bir Ruzgardim Esip Gectim Hayatindan yada Bir Yagmur Sel Oldum Sokaginda Sonra Toprak Cekti Suyu.. Kaybolup Gittim. Belki de Bir Ruyaydim Senin Icin Sen Uyandin ve Ben Bittim.

            Beni Guzel Hatirla..! Cunku; Sevdim Seni Ben Herseyini.. Sana Sirdas Oldum Dost Oldum Koynumda Agladin. Yuzune Vurmadim Hicbir Zaman Eksikligini Beni Uzdun Kinamadim Seni. Alisiktim Vefasizliga El Oldun Aldirmadim..

            Beni Guzel Hatirla..! Sayfalarca Mektup Biraktim Sana. Siirler Yazdim Her Gece ve Cogunu Okutmadim. Icimde Gunahini Sevabini Sakladim. Sessizce Gittim.. Senden Oncekiler Gibi Sende Anlamadin..

            Beni Guzel Hatirla..! Sana Unutulmaz Geceler Biraktim En Yorgun Sabahlar.. Gulusumu Gozlerimi Sonra Sesimi Biraktim. En Guzel Siirleri Okudum Gozlerine Baka Baka. Soylenmemis "Merhaba"lar Sakladim Her Koseye Vedalar Biraktim Duraklarda. Ne Ararsan Bir Sevdanin Icinde Fazlasiyla Biraktim Ardimda..

            Beni Guzel Hatirla..! Dizlerimde Uyudugunu Dusun. Sacini Oksadigimi Usuyen Ellerini Isittigimi Mutlu Oldugun Anlari Getir Gozunun Onune. Alnindan Optugum Zamanlari.. Birazdan Kapini Calan Kisi Olabilecegimi Dusun. Sasirtmayi Severim Biliyorsun. Bu Da Sana Son Surprizim Olsun.

            Simdi Seninle Yasanan Gunleri Atese Veriyorum. Beni Guzel Hatirla..! Cunku Gidiyorum..
            istedigini soyleyen istemedigini isitir

            Yorum

            • naz
              Aktif
              • 17 Ağustos 2008
              • 373

              #21
              Yiğidim / Şehidim

              Bakmakla bilinmez kıymetim/kadrim
              Her karşı toprağım kutsaldır benim
              Uğruma binlerce şehitler verdin
              Al kanla yazıldı tarih defterim

              Vurulup koynumda yatan yiğidim
              Kıyamette elbet sana şahidim
              Bu vatan uğruna gitti gençliğin
              Göklerden verildi rütben şehidim

              Vatan bir cehennem gibi yanıyor
              Dünya bizi mağlup olmuş sanıyor
              Suskun duran millet bir uyanıyor
              İttifaklar Mehmetçiği tanıyor

              Kahramanlar burda çoktur seçilmez
              Şehitlik şerbeti kolay içilmez
              Bir nefes anında umman geçilir
              Bilinir ki Çanakkale geçilmez

              Burası Türklerin ebedi yurdu
              Her Mehmet bir tabur düşman vurdu
              Böylece tüm dünya şanın duydu
              Yedi Düvel mecbur selama durdu

              Dinle beni dinle anla ey gencim
              Yiğitler koynumda artar direncim
              Atanın yazdı takvime göre
              Seninle akranım ben de çok gencim

              Huzurla şad olsun ruhu atanın
              Pişman oldu soyu bana çatanın
              Sonsuza dek sana kutsal vatanım
              (Bu)Övünç binlerce kefensiz yatanın

              Ey gencim ecdadın bedel ödedi
              Uğratma namerdi yurduma dedi
              Üzme sen Ata’nı incitme emi

              Görevi ilahi bilincindendi
              Şöhreti saygıyla söylenip geldi


              Zeki İ. KIZILIŞIK
              istedigini soyleyen istemedigini isitir

              Yorum

              • naz
                Aktif
                • 17 Ağustos 2008
                • 373

                #22
                Yagmur



                Yagmur,seni bekleyen bir tas da ben olsaydim,
                Cöl de seni özleyen bir kus da ben olsaydim
                Dokundugun kücük bir nakis da ben olsaydim
                Sana sirilsiklam bir bakis da ben olsaydim.
                Ugrun da koparilan bir bas da ben olsaydim
                Bahira"dan süzülen bir yasda ben olsaydim,
                Oksadigin bir parca kumas da ben olsaydim.
                Senin icin görülen bir düs de ben olsaydim
                Yer yüzünde seni bir görmüs de ben olsaydim,
                Senin visaline bir gülmüs de ben olsaydim
                Sana hicret eden bir Kureys de ben olsaydim
                Damar,damar seninle ,hep seninle dolsaydim
                Batili yikmak icin kusandigin kilicin
                Kabzasin da bir dirhem gümüs de ben olsaydim
                Nurullah Genc
                istedigini soyleyen istemedigini isitir

                Yorum

                • naz
                  Aktif
                  • 17 Ağustos 2008
                  • 373

                  #23
                  Yagmur

                  Var eden'in adıyla insanlığa inen NUR



                  Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından



                  Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur



                  Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından



                  Rahmet vadilerinden boşanır ab-i hayat



                  En müstesna doğuşa hamiledir kainat.



                  Yıllardır boz bulanık sular yudumladım



                  Ya o zaman bul bi çare sen işini bilirsin



                  Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları



                  Yağmur,seni bekleyen bir tas da ben olsaydım



                  Hasretin alev alev içime bir an düştü



                  Değişti hayal köşküm,gözümde viran düştü



                  Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde



                  Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü



                  İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi'nin



                  Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla



                  Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin



                  Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla



                  Evlerin arasına dikilir yeşil bayrak



                  Yeryüzü avaredir,yapayalnız ve kurak



                  Zaman ayaklarımda tükendi adım adım



                  Heyûla,bir ağ gibi ordu rüyalarımı



                  Çölde seni özleyen bir kus da ben olsaydım



                  Yağmur, gülşenimize sensiz,baldıran düştü



                  Düşmanlık içimizde;dostluk yaban düştü



                  Yenilgi,ilmek ilmek düğümlendi tarihe



                  Her sayfaya talihsiz binlerce kurban düştü



                  Bir güzide mektuptur,cağların ötesinden



                  Ulaşır intizarın yaldızlı sabahına



                  Yayılır o en büyük muştu,pazartesinden



                  Beyazlık dokunmuştur gecenin siyahına



                  Susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin



                  Sukutu yar,sevinci dualar kadar derin



                  Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım



                  Bir cezir yasadım ki,yaşanmamış,mazide



                  Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım



                  İlkin karardı yollar; sonra heyelân düştü



                  ******



                  Güvenilen dağlara kar yağdı birer birer



                  Sensizlik diyarından püsküllü yalan düştü



                  Yağmur, duysam içimin göklerinden sesini



                  Yağarsın; taşlar bile yemyeşil filizlenir



                  Yıldırımlar parçalar çirkefin gövdesini



                  Sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir



                  Yağmur, bir gün kurtulup çağın kundaklarından



                  Alsam ölümsüzlüğü dudaklarından



                  Medeni arzuların ardında seyre daldım



                  Küflü bir manzaranın çürüyen güllerini



                  Senin için görülen bir düş de ben olsaydım



                  Şehirler kâbus dolu; köylere duman düştü



                  Tersine döndü her şey sanki; asuman düştü



                  Kırık bir kayık kaldı elimizde, hayali



                  Hazindir ki dertleri aşmaya umman düştü



                  Ayrılığın bağrımda büyüyen bir yaradır



                  Seni hissetmeyen kalp, kapısız zindan olur



                  Sensiz doğrular eğri; beyaz bile karadır



                  Sesini duymayan, girdabında boğulur



                  Ana rahminde olur sensizlikten cenin



                  Şaşkınlığa açılır gözleri, görmeyenin



                  Saatlerin ardında hep kendimi aradım



                  Bir melal zincirine takıldı parmaklarım



                  Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım



                  Sensiz,ufuklarıma yalancı bir tan düştü



                  Sensiz, kıtalar boyu uzanan vatan düştü



                  Bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül



                  Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü



                  Ay gibisin güneşler parlıyor gözlerinde



                  Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay



                  Her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde



                  Sümeyra'yı arıyor her damlada bir saray



                  Tohumlar ve iklimler senindir; mevsim senin



                  Mekânın fırçasında solmayan fırça senin



                  Yağmur,bir gün elimi elinde bulsaydım



                  Güzellik şahikası gülümserdi yüzüme



                  Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım



                  Sensiz, kaldırımlara nice güzel can düştü



                  Yarılan göğsümüzden umutlar bîcan düştü



                  Yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin



                  En son, avucumuzdan inci ve mercan düştü



                  Melekler sağnak sağnak gülümser maveradan



                  Gümüş ibrik taşıyan zümrüt gagalı kuşlar



                  Mutluluk nağmeleri işitirler Hira'dan



                  Bir devrim korkusuyla halkalanır yokuşlar



                  Bir bebeğin secdeye uzanırken elleri



                  Paramparça, ateş sahibinin hayalleri



                  Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım



                  O mücella çehreni izleseydim ebedi



                  Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım



                  Sarardı yeşil yaprak; dal koptu, fidan düştü



                  Baykuşa cifte yalı; bülbüle zindan düştü



                  Katil sinekler deldi hicabın perdesini



                  İstiklâl boşluğunda arılar nadan düştü



                  Dolaşan ben olsaydım Sâve'nin damarında



                  Tablosunu yapardım yıkılan her kulenin



                  Ebedi aşka giden esrarlı yollarında



                  Senden bir kıvılcım, süreyyâ bir şulenin



                  Tarasaydım bengisu fışkıran kâkülünü



                  On asırlık ocağın savururdum külünü



                  Bazen kendine aşık deli bir fırtınaydım



                  Fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak



                  Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım



                  Sensizlik depremiyle hancı düştü; han düştü



                  Mazluma sürgün evi; zalime cihan düştü



                  Sana meftun ve hayran,s ana râm olanlara



                  Bir belâ tünelinde ağır imtihan düştü



                  Bâdiye yaylasında koklasaydım izini



                  Kefenimi biçseydi Ebva'da esen rüzgâr



                  Seninle yıkasaydım acılar dehlizini



                  Ne kaderi suçlamak kalırdı, ne intihar



                  Üstüne pırıl pırıl damladığın bir kaya



                  Bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyaya



                  Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım



                  Tereddüt oymak oymak kemirdi gururumu



                  Bahîra'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım



                  Haritanın en beyaz noktasına kan düştü



                  Kırıldı adaletin kılıcı, kalkan düştü



                  Mahkûmlar yargılıyor, hakimler mahkûm şimdi



                  Hakların temeline sanki bir volkan düştü



                  Firakınla kavrulur çölde kum taneleri



                  Ahuların içinde sevdan akkor gibidir



                  Erdemin,bereketin doldurur haneleri



                  Sensiz hayat, toprağın sırtında ur gibidir



                  Şemsiyesi altında yürürsün bulutların



                  Sensiz, yükü zehirdir en güzel imbatların



                  Devlerin esrarını aynalara sorsaydım



                  Çözülürdü zihnimde buzlanmış düşünceler



                  Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım



                  Tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryan düştü



                  Toplumun gündemine koyu bir isyan düştü



                  İniltiler geliyor doğudan ve batıdan



                  Sensizlik bozulan dengeye ziyan düştü



                  Islaklığı sanadır ahimin, efgânımın



                  İçimde hicranımla tutuşuyor nağmeler



                  Sendendir eskimeyen cevheri efkârımın



                  Nazarın ok misali karanlıkları deler



                  Bu değirmen seninle dönüyor; âhenk senin



                  Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım



                  Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar



                  Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım



                  Yağmur, sayrılığıma seninle derman düştü



                  Beynimin merkezine olumsuz ferman düştü



                  Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün



                  Bir dönüm noktasında aklıma Rahman düştü



                  Nefesinle yeniden çizilecek desenler



                  Çehreler yepyeni bir değişim geçirecek



                  Aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler



                  Anneler çocuklara hep seni içirecek



                  Yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin



                  Sana mümindir sema; sana muhtaçtır zemin



                  Damar damar hep seninle, hep seninle dolsaydım



                  Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın



                  Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım



                  Kardeşler arasına heyhat, su-i zan düştü



                  Zedelendi sağduyu; körleşen iz'an düştü



                  Şarkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın



                  İnsanlık bahçemize sensizlik hazan düştü



                  Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım



                  Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım



                  Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım



                  Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım



                  Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım



                  Bahira'dan süzülen bir yas da ben olsaydım



                  Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım



                  Senin için görülen bir düş de ben olsaydım



                  Yeryüzünde seni bir gürmüş de ben olsaydım



                  Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım



                  Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım



                  Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım



                  Batili yıkmak için kuşandığın kılıcın



                  Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım



                  Nurullah Genç
                  istedigini soyleyen istemedigini isitir

                  Yorum

                  • naz
                    Aktif
                    • 17 Ağustos 2008
                    • 373

                    #24
                    Simdi BakisLarimdan siirLer Düsüyor..





                    Sana gel diyemem
                    Ben kendimden gideli çok oldu*
                    Yüreğime ayazlar vurdu*
                    Şarkılarım öldü benim bugün*
                    Ve ıslak bir cama vurdu çocukluğum.

                    Küf kokan bir gece devriliyor üzerime* İçimdeki kentler darmadağın
                    Dilimde ıslatmaya kalktığım cümleler hayatın akışında*








                    Pişmanlıklar ayak bağım* keşkeler için artık çok geç..
                    Belki sabahlarım nedenler ile dolar taşar ve bir soru işareti olurum kendimde.
                    Belki de kıyametler koparırım kendimde kim bilir.





                    İliklerime kadar hissediyorum ölümü*
                    Ama korkmuyorum.
                    Şimdi bakışlarımdan şiirler düşüyor*
                    Ve vuruyor beni dört bir koldan*
                    Eşkıya duygularımı tutukluyorum göğüs kafesimde*
                    Deli gömleği giydiriyorum düşlerime.
                    Aynalarda hüzün rengi; bakışlarımda mana yok.
                    Karantina zamanlara sıkıştırılmış* gülüşlerimin tozu avuçlarımda
                    Ve gecenin körü çarpıyor suratıma.

                    Gözyaşlarımdan yangınlar çıkarıp yakmalı bu yüregi
                    istedigini soyleyen istemedigini isitir

                    Yorum

                    • naz
                      Aktif
                      • 17 Ağustos 2008
                      • 373

                      #25
                      youtube yılmaz erdogan siir

                      istedigini soyleyen istemedigini isitir

                      Yorum

                      • naz
                        Aktif
                        • 17 Ağustos 2008
                        • 373

                        #26
                        yılmaz erdogan sevebilme ihtimali

                        istedigini soyleyen istemedigini isitir

                        Yorum

                        • naz
                          Aktif
                          • 17 Ağustos 2008
                          • 373

                          #27
                          ****önce Yüreğini Aç****



                          Bana ellerini değil, önce yüreğini aç.
                          İmkânlarını değil, samimiyetini istiyorum.
                          Gülümsemelerinin ardındaki niyetin niteliği
                          Beni daha çok ilgilendiriyor.
                          Bana dışardan nasıl göründüğün değil,
                          İçerden, yürekten neler hissettiğin mühim görünüyor.
                          Bir bakış, bir yöneliş, bir dokunuş basit mi geliyor sana?
                          Sakın ha!
                          Bazen alçalışının bazen de zirvelere sıçrayışının resmidir o anlar…
                          Belki de bazen yüreğinden kayıp gelen
                          O şefkatin damlasıdır seni kurtaracak olan.

                          Bir nisan kelebeği gibi
                          Belki de iyi niyet kanatlarına yazılmıştır
                          Sonsuzluğun eşsiz güzelliği.
                          Belki de limana yanaşan bir iyilik yelkenlisinin
                          Yelkenlerine doldurduğu en güzel dualarıdır
                          Onu bekleyenlerine yaklaştıran.

                          Bir bakış hiçbir zaman küçük değildir.
                          Bir dokunuş hiç, ama hiç basit değildir.
                          Bir yöneliş, bir meyil hiçbir zaman küçümsenmemelidir
                          İçinde sevgiliye yaklaşma niyeti varsa eğer…

                          Yusuf Sönmez
                          istedigini soyleyen istemedigini isitir

                          Yorum

                          Working...
                          X

                          Debug Information