GÜzel yazilar.

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • GÜKO25
    Ankara sponsoru
    • 02 Eylül 2009
    • 11637

    #1

    GÜzel yazilar.

    SEN DAHA ÇOK HAK EDİYOSUN...

    SEN DAHA ÇOK HAK EDİYORSUN!

    İki erkek kardeş, babalarından kalma çiftlikte birlikte çalışıyorlardı. Kardeşlerdin biri evliydi ve dört çocuğu vardı. Diğeri ise bekardı. Kardeşler, her günün sonunda ürünlerini ve karlarını eşit olarak bölüşüyorlardı. Bir gün, bekar kardeş kendi kendine:
    “Ürünümüzü ve karımızı eşit olarak bölüşmemiz hiç de hakça değil ” diye düşündü. “Ben tek başıma yaşıyorum ve o kadar çok fazla paraya ihtiyacım yok. Ama kardeşim altı kişilik bir aileye bakmak zorunda.” Böylece, her gece evinden çıkıp, bir çuval buğdayı gizlice kardeşinin evindeki tahıl deposuna götürmeye başladı.
    Bu esnada evli kardeş de kendi kendini şöyle düşünüyordu: “Hasatımızı ve karımızı eşit olarak paylaşmamız adil değil. Ben evliyim; eşim ve çocuklarım var, yaşlandığım zamanlar bana onlar bakabilirler. Oysa kardeşim tek başına ve yaşlandığı zaman kendisine bakacak kimsesi yok.”
    Böylece o da her gece evinden çıkıp bir çuval buğdayı gizlice kardeşinin deposuna götürmeye başladı.
    Bu durum aylarca devam etti. Ama ikisi de ne olup bittiğini bir türlü anlayamadılar, çünkü ikisinin de deposundaki buğdayın miktarı hiç değişmiyordu.
    Bir gece iki kardeş her zamanki gibi gizlice bir çuval buğdayı diğerinin deposuna taşırken karanlıkta çarpıştılar. Ve bir süre birbirlerine baktılar, sevgiyle kucaklaştılar.
    Mevlana der ki;

    Bildiklerini anlat Ama akıl vermeye kalkma, Anlatılanları iyi dinle; Ama hepsini doğru sanma.
    Sessiz kalmak,bir şey bilmediğin anlamına gelmez,Çok konuşmak da çok şey bildiğini göstermez..!


    YAZDIKLARIM YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR BU BÖYLE BİLİNE...
  • GÜKO25
    Ankara sponsoru
    • 02 Eylül 2009
    • 11637

    #2
    SIFIR
    Sınıf, öğrencilerin gürültü patırtısıyla sallanırken sert görünümlü hoca kapıda belirir. İçeriye kızgın bir bakış atıp kürsüye geçer. Tebeşirle tahtaya kocaman bir (1) rakamı çizer.
    “Bakın” der.
    “Bu, kişiliktir. Hayatta sahip olabileceğiniz en değerli şey….”
    Sonra 1’ in yanına bir “0” koyar:
    “Bu, başarıdır. Başarı biri 10 yapar”
    Bir 0 daha...
    “Bu, tecrübedir. 10 iken 100 olursunuz.”
    Sıfırlar böyle uzayıp gider:
    Yetenek... Disiplin... Sevgi...
    Eklenen her yeni sıfırın kişiliği 10 kat zenginleştirdiğini anlatır hoca...
    Sonra eline silgiyi alıp en baştaki 1’i siler.
    Geriye bir sürü sıfır kalır.

    Ve Hoca yorumu patlatıyor:
    “Kişiliğiniz yoksa öbürleri hiçtir.”
    Sınıf, mesajı alıp sessizliğe gömülüyor.
    Mevlana der ki;

    Bildiklerini anlat Ama akıl vermeye kalkma, Anlatılanları iyi dinle; Ama hepsini doğru sanma.
    Sessiz kalmak,bir şey bilmediğin anlamına gelmez,Çok konuşmak da çok şey bildiğini göstermez..!


    YAZDIKLARIM YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR BU BÖYLE BİLİNE...

    Yorum

    • EFEKENT
      Kıdemli
      • 15 Mayıs 2008
      • 4329

      #3
      Güzel bir topik olacak. İyi düşünmüşsünüz. hayırlı olsun.
      "Başkalarından üstün olmanız önemli değildir. Önemli olan dünkü halinizden üstün olmanızdır."
      Hint Atasözü

      [url]https://twitter.com/EFEKENT017[/url]

      Yorum

      • simurg
        Administrator
        • 10 Mart 2007
        • 9248

        #4
        güzel paylaşımların oalcağına eminim, hayırlı olsun.
        https://twitter.com/keyborsa_simurg

        Yorum

        • FNT
          KARAKARTAL
          • 29 Mart 2008
          • 4754

          #5
          Fırsat buldukça eklemeler yaparız inşallah.

          Yorum

          • GÜKO25
            Ankara sponsoru
            • 02 Eylül 2009
            • 11637

            #6
            HİÇ BİR ZAMAN GEÇ DEĞİLDİR

            HİÇ BİR ZAMAN GEÇ DEYİLDİR

            Okulun ilk günü, profesör kendisini tanıttıktan sonra, daha önce tanımadığımız birisiyle tanışmamızı istedi. Ben etrafıma bakınırken omzuma yumuşacık bir el dokundu. Döndüğümde karşımda yüzü kırış kırış yaşlı bir kadın gördüm.
            "Merhaba, Ben Rose!" dedi. "87 yaşındayım. Eh, tanıştığımıza göre seni kucaklayabilir miyim?"
            Güldüm. "Elbette!" dedim. O bana bir nine sıcaklığıyla sarılırken kulağına şakayla:
            "Bu kadar genç ve masum bir yaşta üniversitede ne işin var?" diye fısıldadım.
            Kahkahayla cevapladı sorumu:
            "Buraya zengin bir hoca bulup evlenmeye, birkaç çocuk doğurmaya geldim. Sonra emekli olup dünya turuna çıkacağım!"
            "Hayır hayır ciddiyim!" diye atıldım. Bu yaşında onu üniversiteye getiren şeyi öğrenmek istiyordum. Açıklaması basitti:
            "Hep üniversite eğitimi almak isterdim ve şimdi de alıyorum!"
            Dersten sonra kantine gidip, birer sütlü çikolata içtik. Hemen arkadaş olmuştuk. Ertesi gün ve ertesi üç ay, sınıftan hep birlikte çıktık ve hep birlikte kantine uğradık. Öyle akıllı ve öyle deneyimli ki, onu dinlemekle, derslerden daha çok öğrendiğimi hissediyordum.
            Sömestr boyunca Rose kampusun gözbebeği oldu. Nereye gitse etrafı çevriliyor, çok çabuk arkadaş ediniyordu. İyi giyinmeyi seviyor, diğer öğrencilerin ilgisini çekmeye bayılıyordu. Rose hayatını yaşıyordu. Hepimizden daha canlı, daha dolu yaşıyordu.
            Dönem sonunda, hepimize hitap eden bir konuşma yaptı Rose. Orada bize verdiği dersi unutmama imkan yok. Konuşmasını önceden hazırlamış ve bir yoğun karta kocaman kocaman yazmıştı.
            Elinde bu deste ile kürsüye yürürken, kartları elinden düşürdü. Konuşma darmadağın olmuştu. Şaşkın, biraz da utanmış halde, mikrofona doğru eğildi:
            "Ne kadar beceriksizim, değil mi? Özür dilerim. Çok heyecanın sonucunu görüyorsunuz. Şimdi bu kartları toplasam bile onları yeniden sıraya koymam mümkün değil. Onun için ben en iyisi sizlere aklımda kalanı söyleyim, olur mu?"
            Biz kahkahalarla gülerken, o bardaktan bir yudum su aldı ve konuşmasına başladı:
            "Yaşlandığımız için, yaşamaktan, hayattan tat almaktan geçemeyiz. Bunlardan vazgeçtiğimiz için yaşlanırız asıl. Genç kalmanın, mutlu olmanın ve başarıya ulaşmanın bir kaç sırrı var sadece :
            Her gün gülmek, yaşama katacak mizah ve anlam bulmak. Bir rüyanız olmalı mutlaka. Rüyalarınızı kaybettiniz mi, ölürsünüz. Etrafımızda bulunan pek çok kişi ölü aslında ve bundan kendilerinin bile haberi yok. Ayrıca, yaşlanmakla büyümek arasında pek çok büyük bir fark vardır. Eğer 19 yaşındaysanız ve hiç bir şey yapmadan, hiçbir şey üretmeden bir yıl sırtüsü yatarsanız, sadece bir yaş yaşlanır, yaşınız 20 olur. Ben 87 yaşındayım ve ben de bir yıl hiçbir şey yapmadan, hiçbir şey üretmeden sırtüstü yatarsam, 88 yaşımda olurum. Herkes bir yılda bir yaş yaşlanır. Bunun için özel bir yetenek ya da bilgiye ihtiyaç yoktur.
            Oysa bir yaş daha büyümek için, mutlaka bir şeyler yapmak, üretmek, kendini geliştirecek fırsatları bulmak ve kullanmak gerekir. Asla pişman olmayın. Biz yaşlılar, genelde yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan pişman oluruz çünkü. Ölümden korkan insanlar, pişman olanlardır. Pişman olmaktan korktukları için hiçbir şey yapmayanlardır."
            Sonunda, Rose yıllarca önce başlayıp, ara vermek zorunda kaldığı üniversiteyi çok iyi bir derece ile bitirdi. Mezuniyet töreninden 1 hafta sonra, uykusunda, huzur içinde öldü.
            Cenazesine iki binden fazla üniversite öğrencisi katıldı. Yapabileceğimiz her şeyi yapmak için asla geç olmayacağını hepimize canlı biçimde öğreten bu muhteşem kadının ardından gözyaşı döktük.
            Rose'un öğretisi aslında dünyanın bütün üniversitelerinde zorunlu ders olmalıydı:
            "Çok geç diye bir zaman yoktur!"
            Mevlana der ki;

            Bildiklerini anlat Ama akıl vermeye kalkma, Anlatılanları iyi dinle; Ama hepsini doğru sanma.
            Sessiz kalmak,bir şey bilmediğin anlamına gelmez,Çok konuşmak da çok şey bildiğini göstermez..!


            YAZDIKLARIM YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR BU BÖYLE BİLİNE...

            Yorum

            • GÜKO25
              Ankara sponsoru
              • 02 Eylül 2009
              • 11637

              #7
              FNT Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
              Fırsat buldukça eklemeler yaparız inşallah.
              inşallah hocam ....
              Mevlana der ki;

              Bildiklerini anlat Ama akıl vermeye kalkma, Anlatılanları iyi dinle; Ama hepsini doğru sanma.
              Sessiz kalmak,bir şey bilmediğin anlamına gelmez,Çok konuşmak da çok şey bildiğini göstermez..!


              YAZDIKLARIM YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR BU BÖYLE BİLİNE...

              Yorum

              • GÜKO25
                Ankara sponsoru
                • 02 Eylül 2009
                • 11637

                #8
                BİR KADIN NASIL MUTLU EDİLİR?
                Çok zor değil.

                BİR KADINI MUTLU ETMEK İÇİN ERKEKTE ŞU ÖZELLİKLER OLMALIDIR:
                01. bir dost
                02. bir yoldaş
                03. bir aşık
                04. bir ağabey
                05. bir baba
                06. bir usta
                07. bir asçı
                08. bir elektrikçi
                09. bir marangoz
                10. bir muslukçu
                11. bir tamirci
                12. bir dekoratör
                13. bir stilist
                16. bir psikolog
                17. bir haşere yok edici
                18. bir psikiyatri uzmanı
                19. bir şifacı
                20. iyi bir dinleyici
                21. bir organizatör
                22. iyi bir baba
                23. çok temiz
                24. sempatik
                25. atletik
                26. sıcak
                27. kibar
                28. nazik
                29. zeki
                30. komik
                32. şefkatli
                33. güçlü
                34. anlayışlı
                35. hoşgörülü
                36. sağduyulu
                37. hırslı
                38. yetenekli
                39. cesur
                40. kararlı
                41. doğru
                ...

                11987. güvenilir
                11988. tutkulu
                ...
                ...
                TABİİ, ŞUNLARI DA UNUTMADAN:
                13989. ona düzenli olarak iltifat etmek
                13990. alışverişi sevmek
                13991. dürüst olmak
                13992. çok zengin olmak
                13993. onu strese sokmamak
                ...
                ...
                ...
                VE AYNI ZAMANDA ŞUNLARI DA YAPMALIDIR:
                17995. kendinden çok ona odaklanmak
                17996. ona, özellikle kendisi için çok fazla zaman
                ayırmak

                ..

                ..

                ..

                ..
                ŞUNLAR DA ÇOK ÖNEMLİ:

                Asla unutulmayacaklar:
                21998. doğum günleri
                21999. yıldönümleri
                22000. onun aldığı kararlar

                BİR ERKEK NASIL MUTLU EDİLİR!!!
                BİR ERKEK NASIL MUTLU EDİLİR!!!
                BİR ERKEK NASIL MUTLU EDİLİR!!!
                1. Karnını iyice doyurun.
                2. Uzaktan kumanda ve çayını verip rahat bırakın…
                Mevlana der ki;

                Bildiklerini anlat Ama akıl vermeye kalkma, Anlatılanları iyi dinle; Ama hepsini doğru sanma.
                Sessiz kalmak,bir şey bilmediğin anlamına gelmez,Çok konuşmak da çok şey bildiğini göstermez..!


                YAZDIKLARIM YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR BU BÖYLE BİLİNE...

                Yorum

                • GÜKO25
                  Ankara sponsoru
                  • 02 Eylül 2009
                  • 11637

                  #9
                  Üzülüyorsun, takma, diyorlar.
                  Kızıyorsun, değmez, diyorlar.
                  Boşveriyorsun; gamsız,......diyorlar.
                  Susuyorsun, iki çift laf et, diyorlar.
                  Konuşuyorsun, muhatap olma, diyorlar.
                  ...Çekip gidiyorsun, mücadele et, diyorlar.
                  Alttan alıyorsun, tepene çıkardın, diyorlar.
                  Bağırıyorsun, sakin ol, diyorlar.
                  Aklı başında davranıyorsun, bu kadar uslu olunmaz, diyorlar.
                  Dikine gidiyorsun, yaşına başına yakışmaz, diyorlar.
                  Ölünce ne diyecekler?
                  Muhtemelen; Ölüm sana yakışmadı.
                  Ee normal tabii, dirimizi beğenmedilerki, ölümüzü beğensinler...

                  Kimseyi değiştiremezsin hayatta. Ve kimse için de değişmemelisin. Kimliğini kaybettiğin an, yaşamını çöpe attın demektir. İstemediğin sürece, hiçbir şey için ödün vermeyeceksin. ...Çünkü gün gelir, verecek hiçbir şeyin kalmaz. Her şeyi sen istediğin için y...apacaksın, başkası senden istediği için değil. Ve sen, sen olarak kaldığın sürece senin yanında olanlar da mutlu olacaktır. Bırak hayatına eşlik etmek isteyenler gelsin seninle...
                  Mevlana der ki;

                  Bildiklerini anlat Ama akıl vermeye kalkma, Anlatılanları iyi dinle; Ama hepsini doğru sanma.
                  Sessiz kalmak,bir şey bilmediğin anlamına gelmez,Çok konuşmak da çok şey bildiğini göstermez..!


                  YAZDIKLARIM YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR BU BÖYLE BİLİNE...

                  Yorum

                  • GÜKO25
                    Ankara sponsoru
                    • 02 Eylül 2009
                    • 11637

                    #10
                    çelişen atasözlerimiz

                    i!1. 'damlaya damlaya göl olur' / 'taşıma suyla değirmen dönmez'
                    2. 'iyi insan lafın üstüne gelir' / 'iti an çomağı hazırla'
                    3. 'fazla mal göz çıkarmaz' / 'azıcık aşım ağrısız başım'
                    4. ' kervan yolda düzelir' / ' balık baştan kokar'
                    5. 'bülbülün çektiği dili belası' / 'bilmemek ayıp değil sormamak ayıp'
                    6. 'eğri otur doğru söyle' / 'doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar'
                    7. 'düşenin dostu olmaz' / 'dost kara günde belli olur'
                    8.'erken kalkan yol alır ' / 'acele işe şeytan karışır'
                    9. 'tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır' / 'lafla peynir gemisi yürümez'
                    10. 'gün ola harman ola' / 'perşembenin gelişi çarşambadan bellidir"
                    11. 'iyilik yap denize at' / 'merhametten maraz doğar"
                    12. 'akıl akıldan üstündür' / 'aklın yolu birdir"
                    13. 'zorla güzellik olmaz' / 'zora dağlar dayanmaz"
                    14. 'öfke baldan tatlıdır' / 'öfke ile kalkan zararla oturur"
                    15.'insan kıymetini insan bilir' / 'insanoğlu çiğ süt emmiş"
                    Mevlana der ki;

                    Bildiklerini anlat Ama akıl vermeye kalkma, Anlatılanları iyi dinle; Ama hepsini doğru sanma.
                    Sessiz kalmak,bir şey bilmediğin anlamına gelmez,Çok konuşmak da çok şey bildiğini göstermez..!


                    YAZDIKLARIM YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR BU BÖYLE BİLİNE...

                    Yorum

                    Working...
                    X

                    Debug Information