gündem2009+simurg+

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • simurg
    Administrator
    • 10 Mart 2007
    • 9248

    #1

    gündem2009+simurg+

    Nerede oy kullanacağım?22 Temmuz'da, oy vereceğiniz yer ve sandık numarasını oturduğunuz yerden öğrenebilirsiniz

    10.05.2007 18:28 Türkiye’de 22 Temmuz’da yapılacak olan genel seçimde oy kullanacağınız yeri ve sandık numarasını, Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı’nın internet sitesinden öğrenmeniz mümkün. Seçmen sorgulama sayfasına girilerek yapılan sorgulama 3 şekilde yapılabiliyor.
    T.C.Kimlik No ile Sorgulama: Sayfanın başında bulunan renkli karakterler, doğrulama bilgileri yazan kısma aynen yazılıyor. T.C.Kimlik Numarası yazan kısma kimlik numarası girildikten sonra, sorgula butonuna basılıyor.

    Seçmen No ile Sorgulama

    Sayfanın başında bulunan renkli karakterler,doğrulama bilgileri yazan kısma aynen yazılıyor. Seçmen Numarası yazan kısma seçmen numarası girildikten sonra, sorgula butonuna basılıyor.

    Kimlik Bilgileriyle Sorgulama: Sayfanın başında bulunan renkli karakterler, doğrulama bilgileri yazan kısma aynen yazılıyor. Soyadı, adı, baba adı, ana adı, doğum yılı, cinsiyeti, nüfusa kayıtlı olduğu il ve nüfusa kayıtlı olduğu ilçe kısımları eksiksiz girildikten sonra, sorgula butonuna basılıyor.

    Sorgulama şekillerinden sadece biri ile yapılacak sorgulamada, renkli karakterlerin doğrulama bilgileri alanına girilmesinin unutulmaması gerekiyor. Sorgulama sonucunda, oy vereceğiniz yer ve sandık numarasını öğreniyorsunuz. Ancak şu anda birçok seçmen ile ilgili olarak bu bilgiler sistemde bulunmadığından sadece kayıtlı seçmen olup olmadığınıza bakabiliyorsunuz. Daha ileri tarihlerde seçmen kartlarının gelmemesi durumunda bu sorgu ekranı önemli bir işlevi yerine getirecek
    https://twitter.com/keyborsa_simurg
  • simurg
    Administrator
    • 10 Mart 2007
    • 9248

    #2
    Muhsin Yazicioğlu'nu Taşiyan Helikopter Düştü

    "Helikopter, Beril Dağları civarında düştü"BBP Genel Merkezi'nden açıklama yapıldı

    25.03.2009 19:21BBP Genel Merkezi'nden açıklama yapıldı:

    "Bizler kadere iman etmiş insanlarız. Sayın Genel Başkanımız da öyle. Millte olarak öncelikle dua etmeliyiz. Genel Başkanımızla birlikte bütün arkadaşlarımız inşallah sağlıklı bir şekilde ailelerine kavuşurlar. Sayın Genel Başkanımızı taşıyan helikopter tahminen 16:00 civarında Maraş'ın Beril Dağları civarında düşmüş. Sayın Cumhurbaşkanımız yurtdışına çıkmadan bizi arayarak bilgi akışı sağladı ve durumla ilgisini bildirdi. Biz de partimizde bir kriz birimi oluşturduk. Şu anda helikopterin düştüğü yer tespit edilmiş bulunuyor. Ama hava muhalefeti nedeniyle ulaşılamıyor. 250 kişilik bir ekip, gece görüşlü helikopter ve Casa tipi uçakla aranıyor. En kısa sürede enkaza ulaşılacağını söylediler Başbakanlık kriz masasından. Devlet şu anda Genelkurmayı ile jandarmasıyla Başbakanlığıyla olay yerine ulaşmaya çalışıyor. Tüm yetkililere teşekkür ediyoruz. Dualarımızı esirgemeyeceğiz. İnşallah Rabb'im onları bize bağışlayacaktır. Helikopterde Genel Başkanımız, bir gazeteci ve helikopterin 4 personeli vardı."
    https://twitter.com/keyborsa_simurg

    Yorum

    • simurg
      Administrator
      • 10 Mart 2007
      • 9248

      #3
      İnşallah bir şey olmaz, Allah sevdiklerine bağışlasın....
      https://twitter.com/keyborsa_simurg

      Yorum

      • kkapdan
        Yasaklı
        • 12 Aralık 2008
        • 82

        #4
        Cenab-ı ALLAH yardımcıları olsun ..acil şifalar diliyorum

        Yorum

        • alaimisema
          Yeni Üye
          • 15 Mayıs 2008
          • 44

          #5
          Acil şifalar diliyorum.
          Allah (c.c.) sevdiklerine bağışlasın.

          Yorum

          • simurg
            Administrator
            • 10 Mart 2007
            • 9248

            #6
            Helikopterin düştüğü yerde hava durumuSıcaklığın sıfırın altında olduğu bölgede kar yağışıyla beraber görüş mesafesi de azalacak...

            26.03.2009 20:01 Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nu da taşıyan helikopterin düştüğü bölgede, hava sıcaklığının gece saatleri ile yarın sıfırın altında ve kar yağışlı olacağını bildirdi.

            Yapılan yazılı açıklamaya göre, Kurucaova bölgesinde, akşam saatlerinde yağış beklenmiyor, gece saatlerinden itibaren kar yağışının başlayacağı tahmin ediliyor. Hava sıcaklığının sıfırın altında 3, 5 olacağı ifade edilen bölgede, akşam saatlerinde 700-1000 metre olacak görüş mesafesi kar yağışının başlaması ile 100-300 metreye düşecek. Rüzgar, güney ve güneydoğudan 20-30 kilometre hızla esecek. Yarın da kuvvetli kar yağışı ile 300-500 metre olacak görüş mesafesi, kuvvetli kar yağışı anında 50-100 metreye düşecek. Hava sıcaklığı ise en yüksek 0, -2, en düşük -4, -7 olacak.

            Tekir mevkisinde akşam saatlerinde yağış beklenmiyor, gece saatlerinden itibaren kar yağışının başlayacağı tahmin ediliyor. Görüş mesafesinin kar yağışının başlaması ile 700-1000 metreden, 100-300 metreye düşmesi bekleniyor. Rüzgar, 25-35 kilometre hızla güneyden esecek. Sıcaklık en düşük -4, -7 olacak. Bölgede yarın ise kuvvetli kar yağışı ile ortalama 300-500 olacak görüş mesafesi kuvvetli kar yağışı anında ile 50-100 metreye düşecek. Sıcaklık, en yüksek 0, -2, en düşek -5, -8 olarak tahmin ediliyor.

            Göksun'da akşam saatlerinde yağış beklenmiyor, gece saatlerinde kar yağışı olması tahmin ediliyor. Bölgede, görüş mesafesi 700-1000 metreden, kar yağışı ile 100-300 metreye düşecek. Rüzgar, güneyden 20-30 kilometre hızla esecek. Sıcaklık en düşük -2, -4 olacak. Yarın kuvvetli kar yağışı ile görüş mesafesi 300-500 metreden 50-100 metreye kadar azalabilecek. Rüzgar ise doğu ve güneydoğu yönlerden 15-25 kilometre hızla esecek. Sıcaklık en yüksek 0, -1, en düşük -3, -5 olacak.

            Andırın mevkinde akşam saatlerinde yağış beklenmiyor, gece saatlerinden itibaren yağmur ve karla karışık yağmur başlayacağı tahmin ediliyor. Görüş mesafesi 800-1200 metreden yağışın başlamasıyla 300-700 metreye düşecek. Rüzgar, güneyden 15-25 kilometre hızla esecek. Sıcaklık, en düşük 1, 3 olacak. Bölgede yarın, kuvvetli yağmur ve karla karışık yağmur, yüksek kesimler ise kar yağışlı geçecek. Görüş mesafesi 300-500 metreden 100-200 metreye kadar düşebilecek. Rüzgar, doğu ve güneydoğudan 15-15 kilometre hızında, hava sıcaklığı ise en yüksek 4, 6, en düşük 1, 3 olarak tahmin ediliyor.

            Kaza yeri koordinatlarına en yakın bölgede akşam saatlerinde kar yağışı beklenmiyor, gece saatlerinde kar yağışının başlayacağı tahmin ediliyor. Görüş mesafesi 700-900 metreden kar yağışı ile 100-300 metreye düşecek bölgede rüzgar, güneyden 20-30 kilometre hızla esecek. Hava sıcaklığı en yüksek -2, -4, en düşük -6, -8 olacak. Yarın, kuvvetli kar yağışlı geçecek. Görüş mesafesi 300-500 metreden, kuvvetli kar yağışı anında 50-100 metreye inecek. Rüzgar güney ve güneydoğudan 15-30 kilometre hızla esecek. Sıcaklık en yüksek -2, -4, en düşük -7, -9 olacak.
            AA
            https://twitter.com/keyborsa_simurg

            Yorum

            • simurg
              Administrator
              • 10 Mart 2007
              • 9248

              #7
              "yazicioğlu Hayatini Kaybetti"

              "YAZICIOĞLU HAYATINI KAYBETTİ"Sivil savunma ekipleri: "6 kişinin cesedine ulaşıldı"

              27.03.2009 18:19BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu hayatını kaybetti. Sivil Savunma ekipleri BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun da içinde bulunduğu düşen helikopterin enkazına ulaşıldığını ve 6 kişinin cesedinin bulunduğunmu açıkladı.

              MUHSİN YAZICIOĞLU'NUN HAYAT HİKAYESİ

              Muhsin Yazıcıoğlu, 1954 yılında Sivas'ın Sarkışla ilçesi Elmalı Köyü'nde bir çiftçi ailesinin oğlu olarak doğdu. İlk ve orta öğrenimini Şarkışla'da yaptı.

              Yüksek öğrenimini yapmak üzere 1972'de Ankara'ya geldi. Üniversite tahsilini, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde tamamladı.

              1968'de cemiyet (dernek) çalışmalarına başladı. Şarkışla'da Genç Ülkücüler Hareketi'ne katıldı. Ankara'ya geldikten sonra ise, Ülkü Ocakları Genel Merkezi'nde görev yapmaya başladı. Sırasıyla; Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcılığı ve Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı yaptı. (1977-78).

              1978'de faaliyete geçen Ülkücü Gençlik Derneği'nin kurucu Genel Başkanı oldu. 1980 yılına kadar MHP'de Genel Başkan Müşavirliği görevinde bulundu.

              12 Eylül 1980'de yapılan askeri darbenin ardından, MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası sanığı olarak cezaevine konuldu. 5,5 yılı hücrede olmak üzere 7,5 yıl Mamak Cezaevi'nde kalan Muhsin Yazıcıoğlu, 7,5 yıl cezaevinde kaldığı bu davadan herhangi bir ceza almadı.

              Cezaevinden çıktıktan sonra, mağdur olmuş ülkücülere ve onların ailelerine yardim amacıyla kurulan Sosyal Güvenlik ve Eğitim Vakfı'nın başkanlığını yaptı.

              1987'de arkadaşları ile birlikte MÇP'de siyasete girdi. MÇP'de Genel Sekreter Yardımcılığı görevinde bulundu.

              1991 genel seçimlerinde üç partinin oluşturduğu ittifak bünyesinde, milletvekili adayı oldu. “O, inançlarınızı Meclis'e taşıyacak” sloganıyla, Sivas'tan milletvekili seçildi.

              1992 yılı Temmuz ayında, “içinde bulunduğu partinin siyasi anlayışıyla uyuşamadığı için” bir grup arkadaşı ile birlikte MÇP'den ayrıldı. 29 Ocak 1993 tarihinde Büyük Birlik Partisi kuruldu ve bu partinin Genel Başkanlığına seçildi.

              24 Aralık 1995'te yapılan erken genel seçimlerde ANAP-BBP ittifakından 20. Dönem Sivas milletvekili olarak, yeniden meclise girdi. 28.02.1996 tarihinde ANAP'tan istifa ederek, BBP'ye döndü.

              26 Nisan 1998'de yapılan 3. Büyük Kurultay'da, 8 Ekim 2000 tarihinde yapılan 4. Büyük Kurultay'da, 2 Haziran 2002 tarihinde yapılan 1. Olağanüstü Büyük Kurultay'da,20 Temmuz 2003 tarihinde yapılan 5. Olağan Büyük Kurultay'da,30 Nisan 2006 tarihinde yapılan 6. Olağan Büyük Kurultay'da ve 15 Nisan 2007 2.Olağanüstü Büyük Kurultayda tekrar BBP Genel Başkanlığına seçilmiştir.

              22 Temmuz Erken Genel seçimlerinde BBP'nin seçimi protesto etmesi sebebiyle partisinden istifa ederek Sivas'tan bağımsız milletvekili adayı olup 23. dönem milletvekilliğine seçilmiştir.Daha sonra BBP'ye katılarak TBMM'de Büyük Birlik Partisi Sivas Milletvekili olarak BBP'yi Meclis'te temsil etmiştir.19 Ağustos'ta yapılmış olan BBP'nin 3.Olağanüstü Büyük kurultayında tekrar Genel Başkan olmuştur.

              Muhsin YAZICIOĞLU, evli ve iki çocuk babasıydı..
              https://twitter.com/keyborsa_simurg

              Yorum

              • yagmur
                Kıdemli
                • 29 Nisan 2008
                • 4717

                #8
                nasıl oy kullanacaksınız...

                http://www.haberalan.com/haber/20090...iz--Galeri.php

                tıklayın ..
                Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                Yorum

                • yagmur
                  Kıdemli
                  • 29 Nisan 2008
                  • 4717

                  #9
                  yılmaz özdil yazmış,hemde çok güzel..lütfen okuyun!!!!

                  http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/...rid=249&gid=61
                  Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

                  Yorum

                  • naz
                    Aktif
                    • 17 Ağustos 2008
                    • 373

                    #10
                    Yazıcıoğlu, Taceddin Dergahı'na defnedilecek

                    Yazıcıoğlu, Taceddin Dergahı'na defnedilecek

                    30 Mart 2009 23:25

                    Helikopter kazasında hayatını kaybeden BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun cenaze törenine ilişkin program belli oldu.BBP Genel Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Yazıcıoğlu'nun cenazesi saat 10.30'da parti yöneticileri, il başkanları ve Alperen Ocakları üyelerince Gazi Hastanesi'nden alınarak TBMM'ye getirilecek.

                    Saat 11.30'da TBMM'de gerçekleştirilecek törenin ardından konvoy eşliğinde Kocatepe Camisi'ne ulaştırılacak olan cenaze, burada öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazı sonrasında BBP Genel Merkezi'ne getirilecek.

                    Yazıcıoğlu'nun cenazesi, BBP Genel Merkezi'ndeki törenden sonra Mehmet Akif Ersoy'un evi ile Tacettin Dergahı arasındaki bahçede defnedilecek
                    istedigini soyleyen istemedigini isitir

                    Yorum

                    • MAGGGMA
                      ...................
                      • 12 Haziran 2007
                      • 1375

                      #11
                      Helikopter kazasında korkunç şüphe! Ses kaydında gözden kaçan bir nokta kafaları fena karıştırdı...

                      Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin öldüğü helikopter kazası sırasında İHA muhabiri İsmail Güneş ile 112 acil servisi arasında geçen konuşma metinlerinde inanılmaz bir çelişki var. Konuşma metninin basına yansıyan bölümünde yer alan çelişki kafaları karıştırdı. Çünkü, İsmail Güneş, helikopterde bulunanların sayısına ilişkin hiçbir bilgi vermeden 112 acil serviste telefonu yanıtlayan görevli bayan, tam sayıyı söylüyor. Peki bu nasıl olabilir?

                      İDDİALAR
                      İHA’nın ele geçirip servise koyduğu ve tüm basın kuruluşlarında ‘aynen’ yayınlanan konuşma bandı ve konuşma metinlerinde hiçbir tartışmaya yer bırakmayacak bu çelişkinin nedeni olarak şu olasılıklar söz konusu

                      - Konuşmanın tamamı verilmedi.
                      - Konuşma metni İHA tarafından montajlandı.
                      - Basına dağıtılan metin kurmaca.
                      - Büyük bir suikast operasyonu yapıldı.

                      GÖREVLİ KİM?

                      112 acil serviste İsmail Güneş ile görüşmeyi yapan 112 servisindeki görevli bayanın kim olduğuna ilişkin hiçbir haber yayınlanmadı. Konuşma ile ilgili çok sayıda haber yapılırken, görevliyi bulup konuşmak kimsenin aklına gelmedi. Bu tür olaylarda olayın yaşayan tek tanığı olan, helikopterdekiler ile son konuşmayı yapan görevli neden gizli tutuldu? Basın neden bu görevliyi bulup röportaj yapmadı, bir tek fotoğrafı yayınlanmadı? Tüm bu sorular ve metnin montajlı olup olmadığı kulislerde tartışılıyor.

                      HANGİ BİRİM?
                      Bir başka iddia da, 112 görevlisinin irtibat kurduğu emniyet biriminin neresi olduğuna ilişkin. ‘Emniyetle irtibat kurdum, yerinizi bulmaya çalışıyorlar” diyor ama konuşma kaydında bir başka hattan emniyetle konuştuğuna dair hiçbir ses yok. Diğer hattan polisle yaptığı konuşmanın da bant kaydına yansımamasının nedeni ne? İrtibat kurduğu emniyet birimi neresi ve oradaki görevli kim ve ne bir işlem yaptı? Bu soruların da karşılığı hiç konuşulmadı. O emniyet birimi ve oradaki görevlinin ne tür bir işlem yaptığı, yaptığı işlemin neden uzun sürdüğü soruları da hala yanıtsız.
                      İŞTE KONUŞMA METNİ

                      Basına servis edilen ve çelişkinin açıkça görüldüğü konuşma metnine göre; İsmail Güneş helikopterde bulunanların sayısına ilişkin hiçbir açıklama ya da işaret vermeden, görevli bayan; “Diğer beş kişi yanınızda değil mi?” diyerek tam sayıyı veriyor. Konuşma metni aynen şöyle:

                      112 görevlisi : 112.
                      İsmail Güneş (İ.G): Ben İHA Muhabiri İsmail Güneş, helikopter ile düştük.
                      112 : Nerede? Neredesiniz?
                      İ.G : Bilmiyorum nerede olduğumuzu. BBP Genel Başkanı Yazıcıoğlu ile birlikteydik.
                      112 : Neredesiniz?
                      İ.G : Hatırlamıyorum.
                      112 : Etrafınıza bakın, ne görüyorsunuz?
                      İ.G : Her taraf kar, sis. Her taraf sis.
                      112 : Helikopteri nereden kiraladınız?
                      İ.G: Bacağım kırık olduğu için konuşamıyorum. Erhan ağabey nereden çıkış yapmıştık. Çağlayancerit orada bir yerde düştük. Hangi yere düştüğümüzü hatırlamıyoruz, her taraf sis, göremiyorum. ... 35 00 benim numaram.
                      112 görevlisi: Telefonu kapatmayalım, yerinizi tespit etmeye çalışıyoruz.
                      İ.G : Kahramanmaraş'ın dağlarından, her taraf sis. Göremiyorum.
                      112 görevlisi: Parti merkezinden kiminle görüşebiliriz, sizinle ilgili?
                      İ.G : Bilmiyorum, şarjım bitmek üzere. Alo. Biz nereye gidiyorduk? Yozgat tarafında bir yere gidiyorduk hanımefendi.
                      112 görevlisi: Kapatmayın yerinizi tespit etmeye çalışıyorlar.
                      İ.G : Erhan ağabey, nereden geldik, nereye gidiyoruz. Şu an Çağlayancerit'ten gelip, nereye gidiyoruz. Yozgat-Yerköy mü? Çağlayancerit'ten, Yozgat-Yerköy'e gidiyoruz. Burası çok soğuk. Alo. Yer tespit edemiyor musunuz?
                      112 görevlisi: Siz kapatmayın beyefendi telefonu.
                      İ.G : Hanımefendi şarjım bitecek.
                      112 görevlisi : Alo, Alo. İyi misiniz?
                      İ.G : Kötüyüm, ayağım kırık.
                      112 görevlisi: Şu anda siz helikopteri görebiliyor musunuz?
                      İ.G : Şu anda helikopterin içindeyim.
                      112 görevlisi: Alo. diğer beş kişi yanınızda değil mi şu anda? Size cevap verebiliyorlar mı?
                      İ.G : Diğerlerinden ses yok. Erhan ağabey, Erhan ağabey de ıhlayarak cevap veriyor. Alo, hanımefendi, yerimizi tespit edemediniz mi?
                      112 görevlisi: Şu anda emniyet bulmaya çalışıyor, sakin olun.
                      İ.G: Erhan ağabey, ıhlıyor sadece. Bende üşümeye başladım. Ben sakin olmaya çalışıyorum.
                      112 görevlisi: Sakin olmaya çalışın, tespit etmeye gayret ediyorlar.
                      İ.G: Muhsin Bey'i göremiyorum.
                      112 görevlisi: Aynı helikopter ile mi havalandınız?
                      İ.G: Evet. Ayağım çok kötü kırıldı. Ölen de var herhalde. Bu arkadaş kim ya.
                      112 görevlisi: Ayağı kırık, yerinden kımıldayamıyorum. Emniyetle görüşüyorum.
                      İ.G: Alo, hanımefendi.
                      112 görevlisi: Açık kalsın telefon.
                      İ.G: Şarjım bitmek üzere. Benim numaramı görebiliyor musun?
                      112 görevlisi: Kapatmayalım, ulaşıyorlar, kapatmayalım numarayı. Sizin nereye gittiğinizi anladık. Yozgat-Yerköy'e gidiyoruz dediniz.
                      İ.G: Alo. Sakin olalım da şu anda donuyoruz burada, ayağım da kırık.
                      112 görevlisi: Kapatmayın, bir saniye.
                      İ.G: Alo. Erhan ağabey, Erhan ağabey. Sen kalkabiliyor musun yerinden? Hanımefendi.
                      112 görevlisi: Şarjınız bitinceye kadar açık kalsın, aramaya devam ediyorlar çünkü. Kapatmayın alo.
                      İ.G: Alo. Ayağım kırıldı.
                      112 görevlisi: Başka yerinizde kanama var mı?
                      İ.G: Gözükmüyor.
                      112 görevlisi: Kravatınız var mı? İp gibi kravat gibi bir şeye elinizi uzatabilir misiniz?
                      İ.G: Kravat yok. Şu anda gözükmüyor.
                      112 görevlisi: Polis ekipleri yerinizi bulmaya çalışıyor. Siz moralinizi yüksek tutun. Zaten sizin yerinizi tespit edecekler. Edemediler daha. Tespit etmeye devam ediyor.
                      İ.G: Herkes öldü herhalde.
                      112 görevlisi: Kanamadan dolayı sessiz kalmış olabilirler, endişe etmeyin, sizi kurtaracaklar.
                      İ.G: Erhan ağabey, Erhan ağabey. Kırık ayağımın altında, kaval kemiğinde. Kanama değil, kırıldı ya.
                      112 görevlisi: Alo, beyefendi. Şu anda bacağınızın durumu nasıl?
                      İ.G: Ağrıyor. Alo. Yeri tespit edemediniz mi? Donmaya başladım, üşümeye başladım. Üşüyorum. Tipi var. Helikopterin içine girdim. (İnleme sesleri) Buradakiler öldü herhalde ya. Erhan ağabey, Erhan ağabey. Yok. Kimseden ses gelmiyor, gelmiyor. Eyvah çok kötü.
                      112 görevlisi: Ayağınız sıkıştı mı?
                      İ.G: Evet. (inlemeler) Tespit edemediler mi ya. (inleme) Ayağımı oynatamıyorum.
                      112 görevlisi: Emniyet yerinizi tespit etmeye çalışıyor.
                      İ.G: Erhan ağabey. Ağabey bir kendine gelmeye çalış. Bak ben kendime gelmeye çalışıyorum. Yatıyor ıhlıyor.
                      112 görevlisi: Başka kimseden ses gelmiyor mu?
                      İ.G: Yok, yok. Çok kötü ayağım kırıldı. (İnleme) Hanımefendi hala bulamadınız mı yerimizi? Burada donacağız, diğer insanlar öldü herhalde. (İnleme sesleri) Ayağımı oynatamıyorum. Çok pis kırıldı ayağım. Yerimizi ne zaman tespit edeceksiniz hanımefendi
                      (İNTERNET HABER)

                      Yorum

                      • naz
                        Aktif
                        • 17 Ağustos 2008
                        • 373

                        #12
                        Yazıcıoğlu: En az riskli suikast yöntemi kaza

                        Yazıcıoğlu: En az riskli suikast yöntemi kaza

                        01 Nisan 2009 15:09

                        Bindiği helikopterin düşmesi sonucu vefat eden Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, geçen Kasım ayında Aksiyon Dergisi’ne verdiği röportajda bu ikazı dillendiriyordu.


                        Helikopter kazasında vefat eden BBP genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu da 2007–2008 arasında benzer trafik kazaları atlattı ve hepsinden sağ kurtuldu. Peki, kamuoyundaki tereddütlere Yazıcıoğlu’nun bakışı nasıldı? Yazıcıoğlu, helikopter kazasından önce aksiyon dergisinin kendisiyle yaptığı röportajda kazalarla ilgili önemli tespitlerde bulunuyor.

                        25 Mart'ta Kahramanmaraş Göksun civarında bindiği helikopterin düşmesi sonucu vefat eden Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, geçen Kasım ayında Aksiyon Dergisi’ne verdiği röportajda bu ikazı dillendiriyordu.

                        Merhum Yazıcıoğlu’nun kamuoyu nezdinde, geçirdiği kazaların tarihleri de soru işaretlerine yol açıyordu. Çünkü 13 Mayıs 2007'de Sivas yakınlarında eşi, 21 Mayıs 2007’de Samsun-Ordu arasında ve 25 Ağustos 2007'de Sivas’ta kendisi ağır vakalar atlattı.

                        Yara almadan kurtulduğu son olaysa 7 Haziran 2008'de Bolu Tüneli'nde gerçekleşti. Kimi yorumcular bu tarihlerin 27 Nisan e-muhtırası ve cumhurbaşkanlığı seçimi arasına denk gelmesine dikkat çekiyordu. Çünkü merhum Yazıcıoğlu, millet iradesine dönük demokratik 'dik' duruşuyla temayüz ediyordu.

                        Fakat kazaları bunlarla sınırlı değil. Aynı zaman aralığında Bolu Dağı civarında geçirdiği ve basına duyurulmayan bir olay daha var. Yazıcıoğlu, yaşadığı kazaların normal olduğunu anlatıyor ancak İstihbarat örgütlerinin 'en ucuz, en garantili, en az riskli suikast yönteminin kaza' olduğuna da dikkat çekiyor…
                        istedigini soyleyen istemedigini isitir

                        Yorum

                        • c1ci
                          Katılımcı
                          • 11 Nisan 2009
                          • 112

                          #13
                          MAGGGMA Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                          Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin öldüğü helikopter kazası sırasında İHA muhabiri İsmail Güneş ile 112 acil servisi arasında geçen konuşma metinlerinde inanılmaz bir çelişki var. Konuşma metninin basına yansıyan bölümünde yer alan çelişki kafaları karıştırdı. Çünkü, İsmail Güneş, helikopterde bulunanların sayısına ilişkin hiçbir bilgi vermeden 112 acil serviste telefonu yanıtlayan görevli bayan, tam sayıyı söylüyor. Peki bu nasıl olabilir?

                          İDDİALAR
                          İHA’nın ele geçirip servise koyduğu ve tüm basın kuruluşlarında ‘aynen’ yayınlanan konuşma bandı ve konuşma metinlerinde hiçbir tartışmaya yer bırakmayacak bu çelişkinin nedeni olarak şu olasılıklar söz konusu

                          - Konuşmanın tamamı verilmedi.
                          - Konuşma metni İHA tarafından montajlandı.
                          - Basına dağıtılan metin kurmaca.
                          - Büyük bir suikast operasyonu yapıldı.

                          GÖREVLİ KİM?

                          112 acil serviste İsmail Güneş ile görüşmeyi yapan 112 servisindeki görevli bayanın kim olduğuna ilişkin hiçbir haber yayınlanmadı. Konuşma ile ilgili çok sayıda haber yapılırken, görevliyi bulup konuşmak kimsenin aklına gelmedi. Bu tür olaylarda olayın yaşayan tek tanığı olan, helikopterdekiler ile son konuşmayı yapan görevli neden gizli tutuldu? Basın neden bu görevliyi bulup röportaj yapmadı, bir tek fotoğrafı yayınlanmadı? Tüm bu sorular ve metnin montajlı olup olmadığı kulislerde tartışılıyor.

                          HANGİ BİRİM?
                          Bir başka iddia da, 112 görevlisinin irtibat kurduğu emniyet biriminin neresi olduğuna ilişkin. ‘Emniyetle irtibat kurdum, yerinizi bulmaya çalışıyorlar” diyor ama konuşma kaydında bir başka hattan emniyetle konuştuğuna dair hiçbir ses yok. Diğer hattan polisle yaptığı konuşmanın da bant kaydına yansımamasının nedeni ne? İrtibat kurduğu emniyet birimi neresi ve oradaki görevli kim ve ne bir işlem yaptı? Bu soruların da karşılığı hiç konuşulmadı. O emniyet birimi ve oradaki görevlinin ne tür bir işlem yaptığı, yaptığı işlemin neden uzun sürdüğü soruları da hala yanıtsız.
                          İŞTE KONUŞMA METNİ

                          Basına servis edilen ve çelişkinin açıkça görüldüğü konuşma metnine göre; İsmail Güneş helikopterde bulunanların sayısına ilişkin hiçbir açıklama ya da işaret vermeden, görevli bayan; “Diğer beş kişi yanınızda değil mi?” diyerek tam sayıyı veriyor. Konuşma metni aynen şöyle:

                          112 görevlisi : 112.
                          İsmail Güneş (İ.G): Ben İHA Muhabiri İsmail Güneş, helikopter ile düştük.
                          112 : Nerede? Neredesiniz?
                          İ.G : Bilmiyorum nerede olduğumuzu. BBP Genel Başkanı Yazıcıoğlu ile birlikteydik.
                          112 : Neredesiniz?
                          İ.G : Hatırlamıyorum.
                          112 : Etrafınıza bakın, ne görüyorsunuz?
                          İ.G : Her taraf kar, sis. Her taraf sis.
                          112 : Helikopteri nereden kiraladınız?
                          İ.G: Bacağım kırık olduğu için konuşamıyorum. Erhan ağabey nereden çıkış yapmıştık. Çağlayancerit orada bir yerde düştük. Hangi yere düştüğümüzü hatırlamıyoruz, her taraf sis, göremiyorum. ... 35 00 benim numaram.
                          112 görevlisi: Telefonu kapatmayalım, yerinizi tespit etmeye çalışıyoruz.
                          İ.G : Kahramanmaraş'ın dağlarından, her taraf sis. Göremiyorum.
                          112 görevlisi: Parti merkezinden kiminle görüşebiliriz, sizinle ilgili?
                          İ.G : Bilmiyorum, şarjım bitmek üzere. Alo. Biz nereye gidiyorduk? Yozgat tarafında bir yere gidiyorduk hanımefendi.
                          112 görevlisi: Kapatmayın yerinizi tespit etmeye çalışıyorlar.
                          İ.G : Erhan ağabey, nereden geldik, nereye gidiyoruz. Şu an Çağlayancerit'ten gelip, nereye gidiyoruz. Yozgat-Yerköy mü? Çağlayancerit'ten, Yozgat-Yerköy'e gidiyoruz. Burası çok soğuk. Alo. Yer tespit edemiyor musunuz?
                          112 görevlisi: Siz kapatmayın beyefendi telefonu.
                          İ.G : Hanımefendi şarjım bitecek.
                          112 görevlisi : Alo, Alo. İyi misiniz?
                          İ.G : Kötüyüm, ayağım kırık.
                          112 görevlisi: Şu anda siz helikopteri görebiliyor musunuz?
                          İ.G : Şu anda helikopterin içindeyim.
                          112 görevlisi: Alo. diğer beş kişi yanınızda değil mi şu anda? Size cevap verebiliyorlar mı?
                          İ.G : Diğerlerinden ses yok. Erhan ağabey, Erhan ağabey de ıhlayarak cevap veriyor. Alo, hanımefendi, yerimizi tespit edemediniz mi?
                          112 görevlisi: Şu anda emniyet bulmaya çalışıyor, sakin olun.
                          İ.G: Erhan ağabey, ıhlıyor sadece. Bende üşümeye başladım. Ben sakin olmaya çalışıyorum.
                          112 görevlisi: Sakin olmaya çalışın, tespit etmeye gayret ediyorlar.
                          İ.G: Muhsin Bey'i göremiyorum.
                          112 görevlisi: Aynı helikopter ile mi havalandınız?
                          İ.G: Evet. Ayağım çok kötü kırıldı. Ölen de var herhalde. Bu arkadaş kim ya.
                          112 görevlisi: Ayağı kırık, yerinden kımıldayamıyorum. Emniyetle görüşüyorum.
                          İ.G: Alo, hanımefendi.
                          112 görevlisi: Açık kalsın telefon.
                          İ.G: Şarjım bitmek üzere. Benim numaramı görebiliyor musun?
                          112 görevlisi: Kapatmayalım, ulaşıyorlar, kapatmayalım numarayı. Sizin nereye gittiğinizi anladık. Yozgat-Yerköy'e gidiyoruz dediniz.
                          İ.G: Alo. Sakin olalım da şu anda donuyoruz burada, ayağım da kırık.
                          112 görevlisi: Kapatmayın, bir saniye.
                          İ.G: Alo. Erhan ağabey, Erhan ağabey. Sen kalkabiliyor musun yerinden? Hanımefendi.
                          112 görevlisi: Şarjınız bitinceye kadar açık kalsın, aramaya devam ediyorlar çünkü. Kapatmayın alo.
                          İ.G: Alo. Ayağım kırıldı.
                          112 görevlisi: Başka yerinizde kanama var mı?
                          İ.G: Gözükmüyor.
                          112 görevlisi: Kravatınız var mı? İp gibi kravat gibi bir şeye elinizi uzatabilir misiniz?
                          İ.G: Kravat yok. Şu anda gözükmüyor.
                          112 görevlisi: Polis ekipleri yerinizi bulmaya çalışıyor. Siz moralinizi yüksek tutun. Zaten sizin yerinizi tespit edecekler. Edemediler daha. Tespit etmeye devam ediyor.
                          İ.G: Herkes öldü herhalde.
                          112 görevlisi: Kanamadan dolayı sessiz kalmış olabilirler, endişe etmeyin, sizi kurtaracaklar.
                          İ.G: Erhan ağabey, Erhan ağabey. Kırık ayağımın altında, kaval kemiğinde. Kanama değil, kırıldı ya.
                          112 görevlisi: Alo, beyefendi. Şu anda bacağınızın durumu nasıl?
                          İ.G: Ağrıyor. Alo. Yeri tespit edemediniz mi? Donmaya başladım, üşümeye başladım. Üşüyorum. Tipi var. Helikopterin içine girdim. (İnleme sesleri) Buradakiler öldü herhalde ya. Erhan ağabey, Erhan ağabey. Yok. Kimseden ses gelmiyor, gelmiyor. Eyvah çok kötü.
                          112 görevlisi: Ayağınız sıkıştı mı?
                          İ.G: Evet. (inlemeler) Tespit edemediler mi ya. (inleme) Ayağımı oynatamıyorum.
                          112 görevlisi: Emniyet yerinizi tespit etmeye çalışıyor.
                          İ.G: Erhan ağabey. Ağabey bir kendine gelmeye çalış. Bak ben kendime gelmeye çalışıyorum. Yatıyor ıhlıyor.
                          112 görevlisi: Başka kimseden ses gelmiyor mu?
                          İ.G: Yok, yok. Çok kötü ayağım kırıldı. (İnleme) Hanımefendi hala bulamadınız mı yerimizi? Burada donacağız, diğer insanlar öldü herhalde. (İnleme sesleri) Ayağımı oynatamıyorum. Çok pis kırıldı ayağım. Yerimizi ne zaman tespit edeceksiniz hanımefendi
                          (İNTERNET HABER)

                          çok ilginç seyler var
                          yiğidi bir söz....güzeli bir göz öldürür...

                          Yorum

                          • MAGGGMA
                            ...................
                            • 12 Haziran 2007
                            • 1375

                            #14
                            Erdoğan'a gitme dediği görüşme

                            Merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun beş arkadaşıyla birlikte hayatını kaybettiği helikopter kazasının ardından, olayla ilgili yazılan bir kitap, yakın siyasi tarihimize ışık tutacak müthiş bir bilgiyi de içeriyor.
                            Muhsin Yazıcıoğlu'na yakınlığıyla bilinen gazeteci yazar Muhammet Kutlu tarafından hazırlanan "Yiğit Düşünce" adlı kitap, kaza öncesi ve sonrasıyla ilgili daha önce yazılmamış pek çok bilgiye yer verirken, merhum Yazıcıoğlu'nun, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a kurulan müthiş komployu nasıl boşa çıkardığını, ayrıntılarıyla ortaya koyuyor.
                            Profil Yayınları'ndan çıkan "Yiğit Düşünce" adlı kitabın, Recep Tayyip Erdoğan'a kurulan komplonun nasıl boşa çıkarıldığına ilişkin bölümü, günlerce tartışılacak ve Türk siyaset tarihinde dönüm noktası olacak.



                            İşte Muhammet Kutlu'nun, tanık anlatımlarına dayanarak kitabına aktardığı o bilgiler:
                            Önce BBP kulislerinde duyduğum, ardından pek çok habercinin de bildiğini anladığım bu önemli bilgiyi merhum Muhsin Yazıcıoğlu ile bazı görüşmelerimizde teyit etmeye çalıştım. Israrlı sorularım karşısında, Yazıcıoğlu, Recep Tayyip Erdoğan'ın karşı karşıya olduğu büyük tuzağı haber alarak kendisini uyardığını anlattı. Ayrıca Yazıcıoğlu'nun yakın dava arkadaşları da defalarca bu konudan bahsettiler. Özetle, burada sizlere aktaracağım konu, tüm partililerce çok iyi bilinen bir gerçek.
                            Milli Görüş'ün Erbakan'dan sonraki lideri olacağı konuşulan, dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Siirt'te partisinin düzenlediği bir mitingde okuduğu bir şiir nedeniyle Diyarbakır DGM tarafından yargılanıp, Nisan 1998'de 10 ay hapis ve 716 milyon TL para cezasına çarptırılmıştı. Karar Yargıtay 8. Ceza Dairesi tarafından da onanırsa, Erdoğan'ın siyaset hayatı bitecekti.
                            Bazı üst düzey askeri ve sivil erk sahipleri, bu davanın yakın takipçisi durumunda olduklarından, Erdoğan'ın işi oldukça zor görünüyordu.
                            Recep Tayyip Erdoğan'ın etrafındaki çember gün geçtikçe daralıyordu. Çevresindeki bazı arkadaşları, dışarıdan birilerinin etkisiyle, siyasi hayatını bitirecek olan bir kararın çıkmasını önlemek için, yüksek mahkemeden bazı kişilerle bir araya gelip görüşmesini önerdiler. Görüşmek isterse, gerekli girişimleri yapabileceklerdi. Görüşmede, masaya her türlü olasılığın ve teklifin konulması yararlı olacaktı. Başka bir deyişle, istedikleri kararın çıkması için, denileni yapacaklarını hissettireceklerdi.
                            Erdoğan, çevresindekilerin bu yöndeki önerisini kabul etti ve görüşme zemininin ayarlanması için yetki verdi. Süratle işe koyulan arkadaşları, kısa süre sonra randevuyu kopardıkları müjdesini vereceklerdi. Yükseklerdeki bazı isimler, Ankara'da bir mekânda bir araya gelmeyi kabul etmişlerdi.
                            Ancak görüşmeden bir ya da iki gün önce, Erdoğan'ın telefonu çaldı. BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, hayati bir konuyla ilgili görüşmeleri gerektiğini bildiriyordu. Derhal Yazıcıoğlu'nun yanına gitti. Muhsin Yazıcıoğlu, "Yapacağınız görüşmeye sakın gitme. Bu konuyla ilgili bir daha da benzer bir girişimde bulunma. Görüşme yerinde size suçüstü yapılacağı bilgisi geldi. En iyisi git cezanı çek" dedi.
                            Yazıcıoğlu'nun sözleriyle büyük şaşkınlık yaşayan Recep Tayyip Erdoğan, "Allah senden razı olsun" diyerek dediği gibi yaptı.
                            Sonraki süreçte, Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 23 Eylül 1998 Çarşamba günü, İstanbul Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Diyarbakır DGM tarafından verilen 10 ay hapis ve 716 milyon TL para cezasını onadığını açıkladı. Bu kararla birlikte Tayyip Erdoğan'ın siyasi hayatı, bir süreliğine de olsa sona erdi.
                            Erdoğan'ın yükseklerden bazı isimlerle görüşeceği mekânda, istihbarat birimleri ortak operasyon için düğmeye basmışlardı. Her türlü görüntüleme ve kayıt tertibatı yerleştirilmişti. Masaya herhangi bir şey konulması halinde de suçüstü yapacaklar, Erdoğan'ın siyasi hayatını sonsuza dek bitireceklerdi.
                            Bu operasyon, BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu'na bir şekilde sızdırılmıştı. Arkadaşlarıyla yaptığı değerlendirme sonucunda, muhafazakâr kesime büyük zararı dokunacak olan bu operasyondan, Recep Tayyip Erdoğan'ı haberdar etmek gerektiğine karar vermişti.
                            Müthiş bir operasyon için her şartı hazırlayan güçler ise büyük hüsrana uğramışlardı. O çevrelerin BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu'na çok içerlediklerini tahmin etmek zor olmasa gerek. İşte bazılarının "Yazıcıoğlu, yüzde birlik bir partinin lideriydi. Niye suikast yapsınlar" gibi son derece sığ görüşlerine sadece bu olay bile yeterli cevabı verir sanırım. Yazıcıoğlu, sonuçları olumlu ya da olumsuz olsun, tek bir müdahalesiyle Türkiye'nin gelecek on yılına etki etmişti"
                            Cafesiyaset

                            Yorum

                            • simurg
                              Administrator
                              • 10 Mart 2007
                              • 9248

                              #15
                              "Sigara içmeyin" ikazına kurşun yağdırdı

                              "Sigara içmeyin" ikazına kurşun yağdırdı2 kişi yaralandı.

                              02.08.2009 14:10Bursa'da sigara içerken kendisini uyaran mekan sahibi ile tartışan adam mekana belinde silahla geri döndü ve etrafa kurşun yağdıran şahıs, 2 kişiyi yaraladı.

                              Alınan bilgiye göre olay, Karaman Mahallesi Sanayi Caddesi üzerindeki bir restoranda meydana geldi. İddiaya göre, işyeri sahibi Nevzat Hazar (37), restoranda sigara içen şahsı uyardı. Dışarıya çıkarak sigarasını içen şahıs, tekrar içeriye girerek mekan sahibi ile tartışmaya başladı. Mekanı terk eden şahıs, bir süre sonra geri dönerek belindeki silahla içeride rastgele ateş etmeye başladı. Silahtan çıkan kurşunlar mekan sahibi Nevzat Hazar ve içeride müşteri olarak bulunan Ali Turan'a (32) isabet etti.

                              Karın bölgesine isabet eden mermiler sebebiyle ağır yaralanan Ali Turan, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne kaldırıldı. Ayak ve baldırına isabet eden kurşunlarla yaralanan Nevzat Hazar ise Çekirge Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındı.

                              Polis restoranda yaptığı araştırmada 10 adet boş kovan bulurken, olayla ilgili soruşturma sürüyor.
                              https://twitter.com/keyborsa_simurg

                              Yorum

                              Working...
                              X

                              Debug Information