Haberler

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • apruncurtigin
    Tecrübeli
    • 13 Mart 2007
    • 613

    #1

    Haberler

    Meteoroloji, Marmara ve Karadeniz'i uyardı
    Batı Karadeniz, Orta ve Doğu Karadeniz kıyıları ile İstanbul'un Avrupa yakası, Amasya, Tokat, Kırklareli ve Tekirdağ'da kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor.

    Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünden yapılan meteorolojik uyarıda, Batı Karadeniz, Orta ve Doğu Karadeniz kıyıları ile İstanbul'un Avrupa yakası, Amasya, Tokat, Kırklareli ve Tekirdağ'da saat 23.59'a kadar sürecek gök gürültülü sağanak beklendiği bildirildi.
    Rize, Trabzon ve Hopa başta olmak üzere Orta ve Doğu Karadeniz kıyılarında gece yarısından itibaren yarın saat 18.00'e kadar kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak beklendiğinin kaydedildiği uyarıda, vatandaşların ani sel, su baskını ve yıldırım düşmesine karşı dikkatli olmaları istendi.
    Borsacıların ve borsanın yeni adresi
    [url] www.keyborsa.com[/url]
  • apruncurtigin
    Tecrübeli
    • 13 Mart 2007
    • 613

    #2
    Sel, Koca Sinan'ı bir kez daha alkışlattı

    Sel, Koca Sinan'ı bir kez daha alkışlattı

    Sel, Mimar Sinan'ın Çekmece Köprüsü'nün yerini ne kadar iyi hesaplayarak inşa ettiğini ortaya koydu. Sinan daha kısa mesafeli bir alana köprü yapmak varken zor olanı seçmişti. Neden mi?




    İstanbul ve Trakya'yı vuran sel felaketi imar ve şehir planının iyi yapılmasının hayati önem taşıdığını bir kez daha ortaya koydu. Yaşananlardan herkese bir ders çıkarken, Mimar Sinan'ın eseri olan Çekmece köprüsü ders alırken tarihi de unutmamamız gerektiğini gösteriyordu.
    Sel suları, Mimar Sinan'ın Çekmece köprüsünün yerini ne kadar iyi hesaplayarak inşa ettiğini ortaya koydu. Sinan daha kısa mesafeli bir köprü yapmak varken zor olanı seçmişti.
    Mimar Sinan'ın yaptırdığı Büyükçekmece'deki köprü, açılan baraj kapaklarına rağmen suyun denize ulaşmasını engellemezken, tarihi daha onyıllara bile dayanmayan D-100 köprüsü ise suları engelledi.
    Çünkü Mimar Sinan'ın köpsünü inşa edeceği yer olarak boğazın daraldığı nokta yerine daha aşağıdaki geniş alanı tercih ettiği görülüyor.

    Nedeni ise açık... Gelecek yoğun bir su akışını engellememek, köprünün ayaklarıyla boğazı daraltmamak. Bu sayede köprünün uzun yıllar ayakta kalmasını sağlamak. Havadan çekilen bu fotoğraf bu dahice seçimi çok iyi gözler önüne sermektedir.
    MİMAR SİNAN KÖPRÜSÜ'NÜN TARİHİ
    Kanuni Sultan Süleyman, 1566 yılında Zigetvar Seferi'ne çıkarken, Büyükçekmece Gölü'nün olduğu yerden ordusunu sallarla karşıya geçirdi. Ancak, büyük bir ordunun sallarla karşıya geçirilmesi büyük güçlüklerle tamamlanabildi. Bunun üzerine Kanuni Sultan Süleyman, buraya bir köprünün yapılmasını emretti. Mimar Sinan, Kanuni'nin Mimarbaşı'sı olarak derhal emri yerine getirmeye koyuldu.

    Kanuni Sultan Süleyman'ın Zigetvar Seferi'nde ölümü, köprünün açılışını görmesini engelledi. Oğlu Sultan 2. Selim zamanında, 1567 yılında tamamlanan köprü, çevresinde yer alan, yine Mimar Sinan eseri olan Sokullu Mehmet Paşa Camii, Kanuni Sultan Süleyman Çeşmesi ve Kurşunlu Han ile bir bütün oluşturdu. 636 metre, 4 ayrı bölüm ve 28 kemerli olarak inşa edilen köprü, sadece yaya trafiğine açıktır. Bir başka özelliği de 4 ayrı köprünün birleşmesiyle meydana getirilmesidir.
    MİMAR SİNAN, SUYUN DEBİSİNİ HESAPLADI
    Mimar Sinan'ın eseri olarak 442 yıldır ayakta olan köprü, gölün denize açıldığı yerde bulunduğu için, ciddi matematik hesaplarını da gerektiriyor. Zira, yağmurlu mevsimlerde, suyun debisi yükseldiği için taşkınlara sebebiyet verebiliyor. Usta Mimar, 16.yy.da bu hesapları yaparak köprüyü selden etkilenmeyecek, taşan suyun denize ulaşmasını engellemeyecek bir şekilde inşa etmiş. Hatta, bu 4 köprünün birleştikleri yerlerde selden etkilenmemesi için sel yaranlar yapılmıştır.
    Dünkü selde, Büyükçekmece Barajı'nın taşma tehlikesine karşı baraj kapaklarını açılması, Mimar Sinan'ın eseri ile modern köprüleri mukayese etme şansı verdi. Sonuçlar gerçekten ilginçti, zira Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü'nden takılmadan geçen sular, D-100 köprüsünde engelle karşılaştı ve denize ulaşamadı. Bunun sonucunda da Büyükçekmece'nin bazı mahallelerini su bastı. Uydu görüntülerinde de üstte Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü'nü, altta ise D-100 köprüsünü görüyoruz.
    D-100 KÖPRÜSÜ SUYU ENGELLİYOR
    Konu ile ilgili olarak NTV'ye açıklamalarda bulunan Büyükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı Zafer Özsayın ise şunları söylüyor:
    "Baraj kapaklarını sabahtan doğal olarak açmak zorunda kaldılar, yüksek debide su geliyor. Fakat aradaki ufak göletten E-5'in kestiği bir güzergah var. Buradan denize ulaşım rahat olmadığı için bir şişme oluyor. Bu nedenle yağmur suyu kanalları doluyor ve bu kanallardan kente su gidiyor. Yıpranmış ve atıl durumdaki E-5 köprüsü ve kemerleri var. Bu, denize ulaşımı engelliyor eğer bu kaldırılsaydı sıkıntı yaşanmazdı. Birtakım setler oluşturarak minimize etmeye çalışıyoruz.
    Şu anda sadece iki sokakta 10-15 cm yüksekliğinde su var. Su bodrumları doldurdu. Diğer bölgelere nazaran burada afet var denemez. Fakat baraj kapakları sürekli açık kalır, yağmur da devam ederse bu tehlike artacaktır.
    Ortada atıl kalan, iptal edilen bir köprü var. Büyük temelleri, suyun denize ulaşımını engelliyor. Zaten betonarmesi ömrünü tamamlamış, yıllardır burada duruyor. E-5 köprüsüyle setler arasındaki su yükselme gösteriyor. Gidiş gelişin ortasında atıl kalan bir bölüm var.
    Eski yapılan köprünün -Mimar Sinan Köprüsü'nün- su debisi hasaplanmış, suyun denize ulaşımı sağlanmış ama yeni yapılan E-5 ve D-100 köprüsünde hiç dengelenmemiş. Eski köprü örnek alınsaydı bu sıkıntı asla yaşanmazdı."



    Dünyabülteni.net-Haber 7
    Borsacıların ve borsanın yeni adresi
    [url] www.keyborsa.com[/url]

    Yorum

    • WaX
      Selçuklu Torunu
      • 10 Mayıs 2009
      • 695

      #3
      LÜBNAN'DAN İSRAİL'E 2 FÜZE FIRLATILDI

      Lübnan'dan İsrail'in kuzeyine iki füze fırlatıldığı bildirildi.
      Lübnanlı güvenlik yetkilileri, iki ülke arasındaki sınıra yakın olan
      Lübnan'ın güneyindeki Sur bölgesinden İsrail'e en az iki füze fırlatıldığını
      söylediler.
      İsrail tarafında ölü ya da yaralı olup olmadığına ilişkin henüz bir bilgi
      verilmedi.




      (11/09/2009 - 16:19:52)
      Twitter: @smsener
      FB : smsener

      Yorum

      • ÇAKAL
        Ağa'nın Adamı
        • 27 Haziran 2007
        • 2545

        #4
        Enerji şirketlerine büyük inceleme




        Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), elektrik üretim faaliyeti göstermek üzere lisansı alınan 142 adet hidroelektrik santral (HES) projesine ilişkin Kuruma ilerleme raporu sunmayan şirketler hakkında inceleme başlattı.

        Alınan bilgiye göre Kurulun geçen hafta aldığı karar çerçevesinde, EPDK'ya lisanslı projeleri hakkında ilerleme raporu sunmayan şirketlerden 15 gün içerisinde yazılı savunmalarını vermeleri ve raporlarını sunmaları istendi.

        Kararı tüm şirketlere yazıyla ileten EPDK, ilerleme raporu vermemekte ısrar eden şirketler hakkında idari para cezası uygulayacak. Taahhüt ettiği yatırım programını gerçekleştirmeyen şirketlerin lisansları da iptal edilecek.

        Kurul, hidroelektrik santralları ile ilgili başlattığı inceleme sürecini rüzgar ve termik santrallarla devam ettirecek.

        EPDK Başkanı Hasan Köktaş, yaptığı değerlendirmede, amaçlarının ''lisans aldığı halde bunu istismar edenlere, yatırımını değil ticaretini yapanlara'' engel olmak olduğunu söyledi.

        Bu kapsamda son birkaç ayda 17 adet şirketin hidroelektrik ve rüzgar lisansını iptal ettiklerini belirten Köktaş, şunları kaydetti.

        ''Ülkemizin bilhassa yenilenebilir enerji kaynaklarının yatırıma dönüşmesini çok önemsiyoruz. Üretim lisansı alan şirketler tesisleri tamamlanana kadar her yıl Ocak, Mayıs ve Eylül ayları içerisinde Kuruma gerçekleştirdikleri faaliyetler hakkında ilerleme raporu sunmakla yükümlüler. Ancak bunu yapmayan şirketler var. Savunmalarını vermelerini istedik. Lisansların doğru ellerde yatırıma dönüşmesi için kapsamlı bir inceleme yapıyoruz.

        Lisansın ticareti değil yatırımı yapılacak. Böylece bu yıl özel sektör yatırım gerçekleşmelerinde sağlanan başarıyı gelecek yıllara da yayacağız''

        ''2009 ÜRETİM YATIRIMLARI AÇISINDAN BAŞARILI GEÇTİ''
        Tamamlanan özel sektör elektrik üretim yatırımları açısından 2009 yılının çok başarılı geçtiğine işaret eden Köktaş, bu yıl Ekim ayı sonu itibariyle toplam kurulu gücü 2546 megavat olan 88 proje kabulünün yapılarak devreye girdiğini bildirdi.

        Bunun son 7 yılın en yüksek rakamı ve son üç yılda gerçekleşen tüm özel sektör elektrik üretim yatırımlarının toplamından bile fazla olduğuna dikkati çeken Köktaş, bu tabloyu istikrarlı kılmak, sonraki yıllara da yaymak için lisansın gücünü daha da arttırdıklarını vurguladı.

        ''LİSANS İSTİSMARINA İZİN VERMEYECEĞİZ''
        Elektrik enerjisi üretimine yönelik artan ilgiye koşut olarak, yatırımlar için ihtiyaç duyulan finansman kaynaklarının sağlanması için bazı düzenlemeler yaptıklarını anlatan Köktaş, örneğin Kurul onayı gerektiren temlik, hisse rehni gibi işlemleri Kurul onayı kapsamından çıkarttıklarını hatırlattı.

        Şirketlerden kaynaklanmayan, makul, rasyonel gerekçeleri olan gecikmelerde ek süreler verebildiklerine işaret eden Köktaş, ''Şirketlere her türlü kolaylığı getiren düzenlemeleri yaptık, yapıyoruz. Bunun meyvelerini de yatırım gerçekleşmeleri ile alıyoruz. Ancak buna rağmen bazı özel şirketlerin de lisans alıp bunları istismar etmesine izin vermeyeceğiz. Onlara gerekli yaptırımları uygulayacağız'' diye konuştu.

        Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
        Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

        Yorum

        • ÇAKAL
          Ağa'nın Adamı
          • 27 Haziran 2007
          • 2545

          #5
          Hırsız her yerde var.

          Bağış gerçek kurban hayal

          Yolsuzluğa göz yumdukları iddia edilen THK, Mehmetçik Vakfı, LÖSEV, Deniz Feneri Derneği ve Ankara Et Borsası başkanları da 48 saattir Ankara Emniyeti’nde tutuluyor.
          Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
          Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

          Yorum

          • simurg
            Administrator
            • 10 Mart 2007
            • 9248

            #6
            26 Aralık 2009



            Mehmet Akif Ersoy anılıyor


            Mehmet Akif Ersoy, ölümünün 73. yılında düzenlenen çeşitli törenlerle anılıyor.






            İstiklal Marşı'nın şairi Mehmet Akif Ersoy Türkiye Yazarlar Birliğince düzenlenen “Mehmet Akif Bilgi Şöleni”ninde çeşitli yönleriyle anlatıldı.
            Gençlik Parkı Kültür Merkezi Necip Fazıl Salonu'ndaki etkinlik kapsamında ilk oturum, Doç. Dr. Hicabi Kırlangıç başkanlığında düzenlendi.
            Oturumda, Başkent Üniversitesinden Prof. Dr. Yakup Çelik “Mehmet Akif ve Mithat Cemal Kuntay'ın Meşutiyet İstanbul'u değerlendirmeleri”, Kırıkkale Üniversitesinden Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu “Mehmet Akif'in bir hasbıhali veya 'Ömür bir gündür/demdir' düşüncesi”, Fatih Üniversitesinden Yrd. Doç. Dr. Sezai Coşkun “Mehmet Akif'in Darülfünun yılları”, Eğitimci Yazar Şair Mustafa Özçelik de “Sebilürreşad dergisi bağlamında Mehmet Akif ve Eşref Edip dostluğu” konusunda sunum yaptı.
            Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Aşkar başkanlığındaki ikinci oturumda Şair Vahab Akbaş, “Mehmet Akif'te bir anlatım aracı olarak nükte ve ironi” başlıklı konuşmasında, Ersoy'un dili kullanma konusundaki hassasiyetini anlattı.
            Ersoy'un eserlerine işleyen özelliklerinden birinin nüktedanlığı olduğunu ifade eden Akbaş, bu özelliğini bilinçli olarak sanatının bir damarı haline getirdiğini söyledi.
            Akbaş, Ersoy'un çok sayıda fıkra bildiğini ancak eserlerinde eğlendirmeyi değil, düşündürmeyi amaçladığını belirterek, fıkralarına ve nüktelerine diyaloglara dayalı şiirlerinde yer verdiğini anlattı.
            Ersoy'un kelimeleri kullanmadaki ustalığına değinen Akbaş, “3-5 kelime kullanarak, bir dönemi, olayı, onun psikolojik, sosyal bütün yönlerini anlatmayı başarıyor. Anlatımındaki canlılık, çeşitlilik, sürükleyicilik gibi unsurlar da onun özelliklerindendir” dedi.
            “MEHMET AKİF'İN ŞİİRİNDE VE HANESİNDE AİLE”
            Çankırı Karatekin Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Nesime Ceyhan da “Mehmet Akif'in şiirinde ve hanesinde aile” başlıklı sunumunda, Ersoy'un sözü ile tavrı müşterek, rehber şahsiyetlerden olduğunu söyledi.
            Ersoy'un şiirlerinde aile ile ilgili önemli vurguları bulunduğunu anlatan Ceyhan, şiirlerindeki tavsiyeleriyle evliliğe verdiği önemi gösterdiğini kaydetti.
            Ceyhan, Ersoy'un şiirlerinde çocuk terbiyesinde ailenin işlevine de değindiğini belirterek, anne ve babanın öğütlerinin aynı olmasına ilişkin tavsiyelerde bulunduğunu anlattı.
            Ersoy'un boşanma ve erkeklerin eşlerinin üzerine ikinci eş alma konularında kadının mağduriyetini öne çıkardığını ifade eden Ceyhan, bu konuda İslam'ı dayanak gösterenlere de şiddetle karşı çıktığını belirtti.
            Ceyhan, Ersoy'un eşine saygı ve sevgi dolu bir yaklaşımı olduğunu sözlerine ekledi.
            Şair Cevat Akkanat, “Mehmet Akif'in çocukluk arkadaşı olarak Fatih Camii” başlıklı sunumunda, Fatih Camii'nin, Ersoy'un kişiliğine etki eden özellikleri olduğunu söyledi.
            Ersoy'un çocukluğunda caminin hasırları üzerinde koşturduğunu, keyifli zamanlar yaşadığını belirten Akkanat, “Bu onda o kadar derin izler bırakmış ki sonraki yıllarda camilerle içli dışlı olmuş. Hem gerçek hayatında hem de eserlerinde camileri hayatının merkezine almış. Cami onun için hayatın merkezi olmuş, hem oyun alanı hem çarşı pazar hem de cenk alanı olmuş Akif için” diye konuştu.
            Giresun Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Nazım Elmas da “Mehmet Akif'in şiirlerinde kurgu ve kompozisyon” başlıklı sunumunda, Ersoy'un nasıl şiir yazdığının kendi eserlerinden ve arkadaşlarının bu konudaki beyanlarından anlaşıldığını söyledi.
            Ersoy'un eserlerinde planlı çalışmaya önem verdiğini belirten Elmas, Ersoy'a göre düzensizliğin eserin değerini düşürdüğünü kaydetti.
            Elmas, Ersoy'un şiir yazmadan önce tam bir mühendis ve mimar gibi çok düşündüğünü, sanat endişesi taşımamasına rağmen düzene dikkat ettiğini vurguladı.
            Ersoy'un bir sanat eserinde olmasını istediği özellikleri hem anlattığını hem de uyguladığını dile getiren Elmas, konuşmasının sonunda Ersoy'un eserlerinden örnekler sundu.
            TBMM BAŞKANI ŞAHİN
            TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Milli şair Mehmet Akif Ersoy’un ölümünün 73. yıldönümü nedeniyle bir mesaj yayınladı.
            TBMM Başkanı Şahin, mesajında, “bağımsızlık mücadelesini şiirleriyle tarihe kazıyan Milli şair Mehmet Akif Ersoy’u rahmet ve şükranla andığını” söyledi. Şahin, mesajında şu görüşlere yer verdi:
            “İstiklal Marşımız başta olmak üzere eşsiz eserleriyle aziz milletimizin gönlünde müstesna bir yer edinen Mehmet Akif, milletini seven, ona inanan, milletinin ebediyete kadar hür ve bağımsız olarak yaşamasını isteyen, büyük bir şair, yazar, fikir ve aksiyon adamıydı. Vatan sevgisini büyük bir coşkuyla mısralara dökerek milletimize İstiklal Marşı’nı hediye eden Mehmet Akif Ersoy, toplumun değerleriyle kendi ahlakını bütünleştirmiş geniş ufuklu bir insandı. Milli şairimizin kişiliği, ruh dünyası, millet sevgisi, mücadele azmi ve bağımsızlık aşkı bizlere olduğu kadar gelecek nesillere de ışık tutmaya devam edecektir.”
            ESKADER GENEL BAŞKANI YARDIM
            Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER) Genel Başkanı Mehmet Nuri Yardım, İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy'un, “Özünü İslam inanışından alan bir mükemmel münevver olarak hep örnek alınması gereken bir isim olduğunu” bildirdi.
            Yardım, Mehmet Akif Ersoy'un vefatının 73. yılı nedeniyle AA muhabirine yaptığı açıklamada, Mehmet Akif'in edebiyatın seçkin bir ismi, dürüst bir aydın ve iyi bir sanatkar olduğunu belirterek, “Her şeyden önce mükemmel bir şairdir. Aruz veznini en iyi bilen ve uygulayan bir şair olarak temayüz etmiştir” diye konuştu.
            Akif'in çok yönlü, çok cepheli bir fikir ve sanat adamı olduğunu dile getiren Yardım, Akif'in dünyasının mükemmelliklerden, erdemlerden, faziletlerden ve iyiliklerden örülü olduğunu belirtti.
            a.a
            https://twitter.com/keyborsa_simurg

            Yorum

            • simurg
              Administrator
              • 10 Mart 2007
              • 9248

              #7
              26 Aralık 2009



              Domuz gribine yeni tedavi


              Çin, henüz onaylanmamış ancak hayat kurtarmada etkili olan kan plazması ile ciddi domuz gribi vakalarını tedaviye başladı.






              Domuz gribinden kurtulanların yada domuz gribi aşısı olanların bağışladığı kanlarla yapılan tedavinin başarılı olduğu kaydedildi. Çin'in birçok yerinde hükümete bağlı kan bağışı merkezlerinin bu tür kan plazması bağışıyla dolduğu belirtildi. Bu kişilerin aşı vurulduğu ya da domuz gribinden iyileştiği için kanlarında domuz gribine karşı mücadelede antikor bulunduğundan bu yola başvurulduğu ifade edildi.
              Bu kanların domuz gribine yakalanan ve durumu ciddi olan kişilerde kullanılacağı bildiriliyor. Bu yöntemin güvenlik ve etki bakımından hala değerlendirildiği, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından henüz tavsiye edilmediği ifade edildi. Her türlü kan naklinde kanla bulaşan HIV, hepatit ve frengi (sifilis) gibi hastalık riski taşıdığı ifade ediliyor. Bazı hastalarda alerjik belirtiler görüldüğü de dile getirildi.
              2002-2003 yıllarında patlak veren kuş gribi ve SARS gibi hastalıklarda iyileşen hastalardan alınan plazmalar bu hastalıkların tedavisinde umut verici olmuştu. Plazma yöntemi ayrıca Hepatit B, kuduz ve diğer bulaşıcı hastalıklarda kullanılıyordu.
              Ne kadar Çinlinin bu yöntemle tedavi olduğu bilinmezken, Çin medyası aralarında bir bebek ve hamile kadının da bulunduğu en az 10 kişinin bu yolla tedavi edildiğini yazdı. Bazı Çinli bilim adamları bu yolu desteklerken, ciddi vakalarda virüsün akciğere derinlemesine işlediği ve büyük bölümünü kapladığı, Tamiflu'nun bu yayılmayı sınırlandırmada etkisiz olduğunu savunuyor. En iyi yolun da ciddi vakalarda aşılanmış yada iyileşmekte olan kişilerdeki nötrleşmiş antikorların kullanılmasının olduğu görüşünü dile getiriyorlar. Bazı Çinli doktorlar söz konusu yöntemin kendilerine tedavide bazı alternatif umutlar verdiğini ileri sürüyor. Çin Sağlık Bakanlığı da bu yöntemin daha çok araştırmaya ihtiyaç duyduğunu bildirdi.
              Ancak uzmanlar kan plazma bağışının sıkı denetime tabi tutulması ve bir standarda bağlanması gerektiğine de işaret ediyor. Zira Çin'de 1990'lı yıllarda kan bağışından binlerce kişiye HIV virüsü bulaşmıştı ve kan satışı ülkede 2003'ten sonra yasaklamıştı.
              Dünya Sağlık Örgütü, Nisan ayında Meksika'dan dünyaya yayılan domuz gribinden (A/H1N1 virüsü) şu ana kadar en az 11 bin 516 kişinin öldüğünü açıkladı.
              https://twitter.com/keyborsa_simurg

              Yorum

              • simurg
                Administrator
                • 10 Mart 2007
                • 9248

                #8
                Arınç'a suikast iddiasında yeni belge



                Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast iddiasıyla ilgili tartışmada yeni bilgi var.





                Arınç'ın evinin yakınlarında yakalanan iki subayın bilgisayarlarında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e ilişkin kişisel bilgilerin yeraldığı iki belge bulundu.
                Cumartesi günü ihbar sonucu yakalanan iki subayın olay yerinde üstü aranırken, Bülent Arınç'ın ev adresinin yazılı olduğu bir kağıt ile üç bakanın oturduğu sokağa ilişkin bir kroki bulunduğu daha önce ortaya çıkmıştı.
                Bunun üzerine gelen Genelkurmay açıklaması ve siyasilerin, özellikle de Bülent Arınç'ın açıklamalarında yeralan tereddüt başka bilgilerin de oluduğu şüphesini uyandırdı.
                O tereddütün nedeni de anlaşıldı. Çünkü subayların evlerinde yapılan aramada bilgisayarlarında iki önemli belgeye de rastlandı.
                Subayların Gül ve Erdoğan'ın kişisel bilgilerini bilgisayarlarında bulundurdukları belirlendi .
                Bu belgeler soruşturma çerçevesinde değerlendiriliyor.
                cnnturk
                https://twitter.com/keyborsa_simurg

                Yorum

                • simurg
                  Administrator
                  • 10 Mart 2007
                  • 9248

                  #9
                  ‘Emniyette Çete var’ diyen İşbaşaran istifa etti

                  “Eminiyette çete var” diyen AK Parti’li Feyzi İşbaşaran, ihracının istenmesinin ardından partisinden istifa etti.

                  İlişkili fotoğrafları göster
                  İşbaşaran: Şantaja pabuç bırakmam
                  AK Parti Milletvekili Feyzi İşbaşaran, 'Emniyette çete var' iddiasını anlattı




                  Video: İşte tartışma anı
                  Başbakana da gönderilen vekil-polis tartışması.







                  ntvmsnbc ve Ajanslar
                  Güncelleme: 16:36 TSİ 26 Aralık. 2009 Cumartesi

                  ANKARA - AK Parti Elazığ Milletvekili Feyzi İşbaşaran, TBMM’de basın toplantısı düzenleyerek partisinden istifa ettiği açıkladı.
                  İşbaşaran, ''Bu benim istifam, hediyem olsun Başbakan'a...'' dedi.
                  İşbaşaran, istifa dilekçesinde, ''Parti içi demokrasinin işlemediği, benim gibi fikrini ifade eden milletvekillerini şantaj ve tehdit ile susturulmaya çalışıldığı bir partide milletvekili olarak görevimi sürdürmem imkansız hale gelmiştir. Bu nedenle mensubu bulunduğum Adalet ve Kalkınma Partisi'nden istifa ediyorum'' ifadesine yer verdi.

                  ''Dünden beri evinin etrafında sivil polislerin dolaşıp durduğunu'' öne süren İşbaşaran, ''Can ve mal güvenliğimin olmadığını biliyorum. Buradan bütün dünyaya, bütün demokratik ülkelere sesleniyorum, AB üyesi ülkelerin büyükelçilerine sesleniyorum; sesimiz kısıldı. Susturuluyoruz. Şantaj yapılıyor. Ölümle tehdit ediliyoruz. Ailemin ve benim can güvenliğim kalmadı. Eğer benim başıma bir şey gelirse, bunun sorumlusu Tayyip Erdoğan'dır'' diye konuştu.

                  'EMNİYETTE ÇETE VAR' DEMİŞTİ



                  Feyzi İşbaşaran, NTV yayında yaptığı “Polis içinde çete var” açıklamasıyla gündeme gelmişti.
                  İşbaşan, aracını çeviren trafik ekibiyle de tartışmış, görüntüler basına yansımıştı.
                  AK Parti Merkez Yürütme Kurulu dün yaptığı toplantıda Feyzi İşbaşaran'ın kesin ihraç talebiyle, Disiplin Kurulu'na sevkine karar vermişti.
                  MECLİS'TEKİ DAĞILIM
                  İşbaşaran'ın istifasıyla AK Parti'nin Meclisteki sandalye sayısı 337'ye düşerken, bağımsız milletvekillerinin sayısı 11 oldu.
                  İşbaşaran'ın istifasıyla Mecliste sandalye dağılımı şöyle:
                  Adalet ve Kalkınma Partisi: 337
                  Cumhuriyet Halk Partisi: 97
                  Milliyetçi Hareket Partisi: 69
                  Barış ve Demokrasi Partisi: 20
                  Bağımsız Milletvekili: 11
                  Demokratik Sol Parti: 8
                  Demokrat Parti: 1
                  Türkiye Partisi: 1
                  Boş: 6
                  ntvmsnbc
                  https://twitter.com/keyborsa_simurg

                  Yorum

                  • simurg
                    Administrator
                    • 10 Mart 2007
                    • 9248

                    #10
                    Türkiye’nin yeni şans oyunları sitesi yayında

                    Rıdvan Dilmen, Sergen Yalçın ve Kaan Kural gibi spor otoritelerini de bünyesinde barındıran www.oley.com, hazır kuponlar, özel videolar ve görüşlerle yayına başladı.


                    OLEY... Şans oyunlarında yeni dönem başladı





                    ntvmsnbc
                    Güncelleme: 14:12 TSİ 15 Aralık. 2009 Salı

                    İSTANBUL - Doğuş Yayın Grubu bünyesinde kurulan www.oley.com, Spor Toto Teşkilat Başkanlığı ile imzaladığı sözleşmeyle bahis oyunlarının sanal ortamda oynatılması için “sanal ortam bayii” olarak faaliyet gösterecek.
                    “İddaa” gibi spor içerikli şans oyunlarını hızlı, güvenilir, kaliteli ve zengin bir içerikle bahisseverlerin hizmetine sunmayı hedefleyen www.oley.com, 11 Aralık’ta açıldı. İlk gün siteye 3 binden fazla kişi üye oldu.
                    50 LİRALIK KUPONA YENİ KUPON HAKKI
                    www.oley.com sitesine üye olanlar Akbank, Denizbank, Finansbank, Garanti Bankası, ING Bank ve Türkiye İş Bankası’ndan hiçbir havale ücreti ödemeden hesaplarına para gönderebiliyorlar.

                    İlk üye olan 75,000 kişiye 1 kuponu bedava oyun oynayabilme imkanı sağlıyor ve oynanan her 50 TL kupon için yine kupon hakkını ücret talep etmeden hediye ediyor.



                    OTORİTELER BU ADRESTE
                    Canlı skorların da takip edilebildiği www.oley.com; alanında uzman, güçlü bir editöryel ekip tarafından hazırlanmış kuponlar ile her maç için bilinmesi gerekenler yer alıyor.
                    www.oley.com 'un arasında Rıdvan Dilmen, Sergen Yalçın ve Kaan Kural gibi önemli spor otoriteleri bulunuyor.


                    Bu isimler,www.oley.com 'un "Videoley" sayfasında sadece www.oley.com 'un müşterilerine yönelik hazırlanmış görüş ve yorumlarını paylaşıyorlar.

                    Misyonunu ve hedefini “Türkiye’de yasal, güvenli ve güncel içerikli bahsin adresi olmak” olarak belirleyen www.oley.com 'un yakın bir zaman içerisinde TJK sanal bayisi olarak da hizmet verecek.
                    https://twitter.com/keyborsa_simurg

                    Yorum

                    • ÇAKAL
                      Ağa'nın Adamı
                      • 27 Haziran 2007
                      • 2545

                      #11
                      SGK'dan büyük operasyonHastane, eczane ve optik firmalarına yapılan incelemeler sonucunda birçok kuruluşa ceza kesildi.
                      SGK'dan büyük operasyon - SAĞLIK - HABERTÜRK - Türkiye'nin En Büyük İnternet Gazetesi

                      Doktor,dişçi,avukat,eczacı.....Bunların hesaplarını kontrol altına alacaklar ve işyerlerinde ödemeleri kontrol altına alacaklar,bu ülkenin borcu morcu kalmaz.
                      Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                      Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                      Yorum

                      • simurg
                        Administrator
                        • 10 Mart 2007
                        • 9248

                        #12
                        Kaçak Elektriğin faturası batıya

                        Kaçak elektrik kullanımının yaygın olduğu illerin açığının diğer bölgelerden kapatılması uygulamasının 2014'e kadar uzatılması gündemde.


                        Bu yıl İstanbul'dan toplanan elektrik paralarından yaklaşık 600 milyon lirası diğer bölgelere aktarıldı.

                        Fiyat eşitleme mekanizması çerçevesinde kâr eden elektrik dağıtım şirketlerinin, kaçağın fazla olduğu zarardaki şirketlere para desteği vermesi uygulaması 2012'de sona eriyor.

                        Dağıtım özelleştirmelerinin gecikmesi sebebiyle bu uygulamanın iki yıl uzatılması gündemde. Enerji yönetimi ön çalışma başlattığı çalışmaların sonuçlanmasıyla Ulusal Tarife olarak da adlandırılan sistem 2014 yılı sonuna kadar uzatılacak.

                        Halen yürürlükte olan fiyat eşitleme mekanizması sistemine göre, kâr eden elektrik dağıtım şirketleri, zarar eden ve kaçağın yüksek olduğu dağıtım şirketlerine nakit para desteği veriyor.

                        Enerji yönetimi çevrelerinden alınan bilgiye göre, dağıtım özelleştirmelerinin gecikmesi sebebiyle fiyat eşitleme mekanizmasının iki yıl daha uzatılması gündemde.

                        Bunun için Enerji yönetimi ön çalışma başlattı. Çalışmaların sonuçlanmasıyla Ulusal Tarife olarak da adlandırılan sistem 2014 yılı sonuna kadar uzatılacak.

                        Yürürlükteki sisteme göre bu yıl İstanbul'un iki yakasından toplanan elektrik paralarından yaklaşık 600 milyon lira (yaklaşık 400 milyon dolar) başta Diyarbakır'ın da içinde yer aldığı Dicle olmak üzere diğer dağıtım bölgelerine gönderildi. Para aktarımı, oluşturulan ortak havuz üzerinden yapılıyor.

                        Elektrik sektöründe serbest piyasanın oluşturulması için, üretim ve dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesine karar verildi. Hazırlanan Strateji Belgesi ile, ilk olarak dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesi gündeme alındı ve 2006 sonu itibarıyla satış sürecinin tamamlanması hedeflendi.

                        Ancak, bazı bölgelerde elektrik kayıp-kaçağının yüksek olması, ihale sürecini olumsuz etkiledi. Bunun önüne geçmek ve özelleştirme sürecinde bölgeler arası fiyat farklılıklarını ortadan kaldırmak için 2006-2010 dönemi için fiyat eşitleme mekanizması uygulamaya konuldu.

                        Temmuz 2008'de uygulama 2012 yılına uzatıldı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) belirlediği sistem, bölgesel tarifeye geçene kadar ulusal tarifenin uygulanmasını esas alıyor.

                        Bu çerçevede bir geçiş dönemi tespit edildi. Geçiş, maliyet tabanlı olmayan mevcut tarife sisteminden, hedeflenen maliyet tabanlı yapıya sorunsuz ve aşamalı bir geçiş sağlayacak şekilde tasarlandı.

                        2012'ye gelindiğinde abone gruplarının büyük bir bölümü maliyet bazlı tarifeye geçmiş olacak. Ulusal Tarife ile bazı bölgeler yüksek gelir elde ederken, bazı bölgeler kayıp-kaçak sebebiyle geliri düşük kalacak.

                        Fiyat eşitleme mekanizmasıyla bölgeler arası gelir transferine imkan sağlandı.

                        Enerji yönetiminden bir kaynak, asıl hedeflenenin bölgesel fiyat tarifesi olduğunu söyledi. Özellikle Diyarbakır, Van, Şanlıurfa gibi bazı Doğu ve Güneydoğu illerinde kayıp-kaçak oranının yüzde 60-70'leri geçtiğine işaret eden aynı yetkili, şu bilgileri verdi:

                        "Bunun için de bir geçiş dönemi ortaya kondu. Bu dönemde kaçağı az ve kârı yüksek olan iller veya dağıtım şirketleri, kaçağı yüksek olan ve zarar eden illere-şirketlere nakit yardımı yapıyor. Bu da oluşturulan havuz sistemi üzerinden yapılıyor."

                        Sistem nasıl işliyor?

                        Enerji yönetiminden edinilen bilgiye göre, 'ulusal tarife' uygulamasında sistem şöyle işliyor: Örneğin Diyarbakır bölgesinde (Dicle Dağıtım) kaçak kullanım fazla.

                        Şirketin abonelere elektrik satabilmesi için elektrik alması gerekiyor. Ancak, kaçak yüksek olduğu için tahsilat yapamıyor ve bunun sonucunda alacağı elektriğin parasını ödeyemiyor.

                        Buna karşılık İstanbul'da kayıp-kaçak olduğu için dağıtım şirketlerinin kârı yüksek. Bu şirketlerden alınan para, havuz üzerinde Dicle Dağıtım'a aktarılıp şirketin aldığı ve abonelere verdiği elektriğin parası ödeniyor.

                        Aksi halde, elektriğin kesilmesi gerekiyor. Bu uygulama diğer kâr ve zarar eden dağıtım şirketleri için de geçerli. Bu uygulamayla hedef, geçiş dönemi sonrası özelleştirmelerle bölgesel tarifeye geçmek. Böylece, herkes kendi kayıp kaçağının parasını ödeyecek seviyeye gelecek.

                        En çok kaçağın olduğu iller

                        Mardin 72,7

                        Şırnak 70,9

                        Batman 66,5

                        En az kaçağın olduğu iller

                        Denizli 1,3

                        Karabük 2,1

                        Bilecik 2,9

                        Zaman
                        https://twitter.com/keyborsa_simurg

                        Yorum

                        • simurg
                          Administrator
                          • 10 Mart 2007
                          • 9248

                          #13
                          BOTAŞ yüzyılın fiyaskosunu itiraf etti

                          BOTAŞ, Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattında zarar ettiğini itiraf etti


                          BOTAŞ, yüzyılın projesi olarak lanse edilen, yılda en az 300 milyon dolar taşıma ve vergi geliri elde etmeyi planladığı Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattında zarar ettiğini itiraf etti. Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurumu ve KİT Komisyonu’na gizli ibareli bilgilendirme yazısı yazan ve 3 yılda 210 milyon dolar zarar eden BOTAŞ “Anlaşmalar değişmezse zararımız artarak devam edecek” dedi

                          ANKARA - Türkiye, “yüzyılın projesi” olarak lanse edilen Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Projesi’nde hayal kırıklığı yaşıyor. BOTAŞ’ın, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu (YDK) ve Meclis KİT Komisyonu’nun sorularına karşılık, Ekim 2009 tarihi itibariyle gelinen noktayı anlattığı “gizli” ibareli açıklama, Türkiye’nin BTC’de yaşadığı fiyaskoyu gözler önüne serdi. BOTAŞ’ın bu açıklamalarıyla “yüzyılın projesi”nin Türkiye için “yüzyılın hatası”na dönüştüğü ortaya çıktı. Söz konusu gelişmeler, Meclis KİT Komisyonu’nun 9 Aralık’da “gizli” oturumla gerçekleşen toplantısında gündeme geldi. Burada BOTAŞ, “Türkiye BTC’de zarar ediyor. Anlaşmalar değişmezse zarar büyümeye devam eder” diyerek, kritik bir itirafta bulundu. BOTAŞ, Türkiye’nin altına imza attığı anlaşmalardan kaynaklanan zararı önlemek için anlaşma şartlarının değiştirilmesi için uğraştığını belirtirken, uluslararası anlaşmalardaki şartların değişeceğine pek de şans tanınmıyor.

                          BTC hattının açılışından bugüne geçen 3 yılda BOTAŞ International Ltd.’nin (BIL) Ekim 2009 itibarıyla geldiği nokta KİT Komisyonu’nda “Sürekli zarar eden ve finansman ihtiyacını kısa ve uzun süreli krediler ile karşılamakta olan BOTAŞ BIL şirketinin, borçlarını tasfiye edebilmek amacıyla sermaye artırımı çalışmaları yapılmakta olup, 2007 yılı sonunda öz kaynaklarını tamamen yitirdiği ve yabancı kaynakları ile de zararlarını finanse eder duruma geldiği...” şeklinde anlatıldı.

                          Sabit ücret aleyhimize

                          BOTAŞ ise Türkiye’nin işletmesinde sürekli zarar ettiği hatta durumu değiştirmek için yapılmaya çalışılanları şöyle anlattı:

                          BTC Co. şirketiyle görüşmeler ve müzakereler sürdürülmekte olup, BTC Co. şirketine çeşitli öneriler sunulmuştur. Bunların en önemlisi, uluslararası kabul görmüş uygulamaların dışında kalan ’anlaşma süresi boyunca uygulanacak sabit taşımacılık ücretinin’ eskalasyona tabi tutulması ve asgari taşıma taahhüdünü içerecek şekilde anlaşmanın revize edilmesi istenmiştir.

                          BOTAŞ, Türkiye’nin BTC hattında nasıl sıkıştırıldığını da şu ifadelerle anlattı: “BIL’in geliri sevk edilen petrol miktarına bağlı olup, beklenen kar düzeyine ulaşılamaması tamamen BIL’in kontrolü dışında olan 2 nedene bağlıdır. ilki, anlaşmalarda ’Throughput (petrol miktarı, doluluk) garantisi’ yoktur. Bu yüzden BTC Co. vaadettiği petrolü sevk etmeyerek BIL’in gelirlerinin düşük kalmasına neden oluyor.

                          Taşıma geliri, petrolü pompalamaya gidiyor

                          Anlaşmalarda BTC Co. tarafından pompa istasyonları yakıtı olarak petrol tercih edilirse, BIL’e varil başına 18 doları geçmeyecek şekilde petrol sağlanacağı garanti altına alınmıştı. Böylece yakıt tavanı getirilerek, maliyet sınırlanmıştı. Ancak BOTAŞ, BTC Co.’nun bir başka manevrayla BIL’i nasıl zor durumda bıraktığını şöyle anlattı: ”... BTC Co. petrol yerine yakıt tavan fiyat garantisi olmayan doğalgazı seçmiş, hampetrole gelen fiyat artışlarının doğalgaza yansıması sonucu işletmeci BIL şirketi büyük miktarlarda yakıt gideri ödemek zorunda kalmaktadır

                          BOTAŞ bütün bu sorunların ardından BTC Co. ile masaya oturulduğunu belirterek, ilk başka uluslararası şirketten ’throughput garantisi’ istendiğini açıkladı. Türkiye’nin boru hattının kuruluşunda ısrar etmediği için alamadığı bu hakkın sağlanması halinde BIL’in yıllık gelirinin garanti edilmiş olacağı belirtildi. Ayrıca doğalgaz manevrasıyla BIL’in zarar ettirilmesinin de önüne geçmek üzere BTC Co.’dan petrole verdiği” yakıt birim fiyat garantisi“ni doğalgaza da vermesinin istendiği belirtildi.

                          900 milyon dolar kazanacaktı 210 milyon dolar zarar etti

                          Devlet başkanlarının katılımıyla BTC Boru Hattı’nın açılışı 13 Temmuz’da 2006’da gerçekleştirildi.

                          Türkİye BTC projesine, enerji ihracatında Rusya’ya olan bağımlılığı ortadan kaldıracağı, Boğazlar’daki petrol tehdidini azaltacağı, Türkiye’yi bir enerji köprüsüne, Ceyhan’ı da Rotterdam gibi bir enerji üssüne çevireceği iddiasıyla sarılmıştı. 1.074 km’si Türkiye’den geçen ve Türkiye kısmı 1.7 milyar dolara malolan petrol boru hattı, yıllar süren çetin pazarlıkların ardından, Haziran 2006’da ilk tanker yüklemesini yaptı. Açılış töreni ise 13 Temmuz 2006’da gerçekleşti.

                          BTC boru hattının işletmesini çok ortakla oluşturulan uluslararası BTC Co. şirketi yürütüyor. Şirketin hakim ortağı İngiliz petrol devi British Petroleum (BP) Boru hattının Türkiye kısmı BOTAŞ’ın sahibi olduğu BOTAŞ International Limited (BIL ) tarafından işletiliyor. Türkiye kritik önem taşıdığı boru hattından, yapılan anlaşmalar nedeniyle sadece varil başına 35 cent ”geçiş ücreti“ ve 20 cent de vergi alıyor. Türkiye’nin altına imza attığı anlaşmalar nedeniyle, petrol fiyatlarının artmasıyla BTC Co. şirketinin gelirleri artıyor ama Türkiye’nin şirketi BIL’in gelirleri artmıyor. Aksine azalıyor. Ayrıca artan işletme maliyetleri ve doların değer kaybetmesi sebebiyle de BIL’in aleyhine bir durum ortaya çıkıyor.

                          Boru hattının BOTAŞ’a yılda 300 milyon dolar gelir getirmesi amaçlanmıştı. Ancak boru hattı açıldığı 2006 Temmuz ayı başından Temmuz 2009 tarihine kadar geçen toplam 3 yıllık sürede Türkiye sadece 380 milyon dolar taşıma ve vergi geliri elde edebildi. Merkezi Jersey Adaları olan BIL’in giderleri düştükten sonra 3 yıllık net bilançosunun ise 210 milyon dolar eksi olduğu ortaya çıktı.

                          BOTAŞ yüzyılın fiyaskosunu itiraf etti - Ekonomi - Haberler - Sonsayfa Haberler Son Dakika
                          https://twitter.com/keyborsa_simurg

                          Yorum

                          • simurg
                            Administrator
                            • 10 Mart 2007
                            • 9248

                            #14
                            2010'un en güzel haberi

                            2010'un en güzel haberiÇalışanlara bu yıl 117 gün tatil!

                            01.01.2010 13:35 2010 yılı içinde çalışanları tatili bol bir yıl bekliyor olacak. Kamu çalışanları bu yıl 117 gün tatil yaparken 248 gün çalışacak.
                            2010'da yeni yıl tatili, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı ile 30 Ağustos Zafer Bayramı'nda birer gün, Ramazan Bayramı'nda 3,5, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda 1,5 ve Kurban Bayramı'nda da 9 gün resmi tatil olacak.

                            16 Kasım Salı ile 20 Kasım Cumartesi günleri arasında gerçekleşecek Kurban Bayramı'nın Arife günü olan 15 Kasım Pazartesi günü tümüyle idari tatil ilan edilirse bayram tatili, hafta sonlarıyla birlikte 9 gün olacak. Hürriyet'teki habere göre Böylece kamu görevlileri, sadece 17 gün çalışarak en az mesaiyi Kasımda harcamış olacak.
                            2010 yılında hangi ay kaç gün tatil yapacağız:
                            Ocak : 11 gün
                            Şubat: 8 gün
                            Mart : 8 gün
                            Nisan : 9 gün
                            Mayıs : 11 gün
                            Haziran : 8 gün
                            Temmuz : 9 gün
                            Ağustos : 10 gün
                            Eylül : 10,5 gün
                            Ekim : 11,5 gün
                            Kasım : 13 gün
                            Aralık : 8 gün

                            23 GÜN RESMİ TATİL
                            Gelecek yıl, yeni yıl, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı, Ramazan Bayramı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve Kurban Bayramı tatili ile kamu çalışanlarının resmi tatil gün sayısı 13'e ulaşacak.
                            Cuma gününe denk geldiği için hafta sonuyla birleşen yeni yıl ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tatilleri 3'er gün, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı tatili ise 3,5 güne çıkacak.
                            İlk günü perşembeye rastlayan Ramazan Bayramı tatili, arife günü ve hafta sonu ile birleşince 4,5 gün sürecek.
                            Öte yandan 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı çarşamba, 30 Ağustos Zafer Bayramı ise pazartesiye rastladığı için hafta sonu tatilleriyle birleşmiyor. Resmi tatil olan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü ise cumartesiye denk geliyor.
                            2010'da hafta sonları dışında fazladan tatil bulunmayan Mart, Haziran, Temmuz ve Aralık en çok çalışılacak aylar olacak.
                            Buna karşın gelecek yıl tatil özlemi duyanlar Kasım ayını adeta iple çekecekler. Kamu çalışanları, gelecek yıl 9 güne uzaması durumunda Kurban Bayramı tatilinin yaşanacağı Kasımda sadece 17 gün çalışacak.
                            Kamu çalışanı, 2010 yılında 248 günü çalışarak, 117 günü dinlenerek geçirecek. 30 günlük yıllık yasal izin kullanıldığı var sayıldığında dinlenme süresi 147 güne çıkacak.
                            2010 yılı resmi tatil günleri şöyle:
                            1 Ocak Cuma Yeni Yıl Tatili
                            23 Nisan Cuma Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
                            1 Mayıs Cumartesi Emek ve Dayanışma Günü
                            19 Mayıs Çarşamba Gençlik ve Spor Bayramı
                            30 Ağustos Pazartesi Zafer Bayramı
                            8-11 Eylül Ramazan Bayramı
                            28-29 Ekim Cumhuriyet Bayramı (1,5 gün)
                            15-19 Kasım Kurban Bayramı
                            https://twitter.com/keyborsa_simurg

                            Yorum

                            • ÇAKAL
                              Ağa'nın Adamı
                              • 27 Haziran 2007
                              • 2545

                              #15
                              Gabak olmamış boşuna.k24k24
                              Çalışıyo demekki kelle.

                              Talat 24 personel istedi KKTC’de kıyamet koptu - Milliyet.com.tr
                              Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                              Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                              Yorum

                              Working...
                              X

                              Debug Information