Dünya gündemi2009+Azuk+

Collapse
This topic is closed.
X
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • AZUK
    Yeni üye
    • 26 Şubat 2009
    • 0

    #1

    Dünya gündemi2009+Azuk+

    Çin'in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin merkezi Urumçi'de yüzlerce kişi bu sabah yeni protestolar için sokağa döküldü. Polisle göstericiler arasında çatışmalar çıktığı bildirildi.

    Yabancı haber ajansları çoğunluğu kadın olan protestocuların önceki gün meydana gelen olaylardan dolayı yakınlarının keyfi olarak gözaltına alınmasına tepki gösterdiği belirtildi.

    Göstericilerin sloganlar attıkları, yumruklarını havaya kaldırdıkları ve Pazar gününden bu yana gözaltına alınanların serbest bırakılmalarını istedikleri kaydedildi. Bazı göstericilerin ayakkabılarını fırlattıkları ve kendilerine karşı tazyikli su kullanma tehdidinde bulunan polise direndikleri öğrenildi. Gösteriye katılan Uygur Türkleri, barışçı bir protesto eyleminin devletin yürüttüğü bir şiddet eylemine dönüştüğünü savundu.

    Urumçi'de iki gün boyunca güvenlik güçleriyle Uygur göstericiler arasındaki çatışmalar sonucu Çin devlet medyasına göre en az 156 kişi ölmüş, 1080 kişi de yaralanmıştı. Ölen ve yaralananlardan kaçının gösterici, kaçının olaylar sırasında orada bulunan ya da göstericilerce hedef alınmış kişiler olduğu bilinmiyor.

    Çin yetkilileri, Sincan'ın en büyük ikinci kenti Kaşgar'a da yayılan gösteriler sonrası 1434'den fazla kişinin de gözaltına alındığını duyurdu.

    Ülkedeki resmi haber ajansı Şinhua, olayların nedeni olarak gösterilen ve 26 Haziran'da Guangdong eyaletindeki bir oyuncak fabrikasında meydana gelen kavgaya karıştıkları iddia edilen 15 kişinin tutuklandığını aktardı. Şinhua, tutuklananların çoğunun Guangdonglu olduğunu ve 400'den fazla polisin diğer şüphelileri aradığını beyan etti.

    ÖLEN VE TUTUKLANANLARLA İLGİLİ AYRINTI VERİLMİYOR
    Çin kaynakları, olayların 25 Haziran'da bir fabrikada çıkan kavgada 2 Uygur'un öldürülmesi üzerine çıktığını belirtirken, değişik kaynaklar söz konusu olaylarda ölümlerin çok daha fazla olduğunu bildiriyor.

    Şinhua'nın haberinde, olaylarda ölen ve tutuklananların etnik kimlikleriyle ilgili ayrıntılara yer verilmedi.

    Reuters Ajansı'nın yerel gözlemcilere dayandırarak verdiği haberinde ise, polisin Uygurlar'ın yaşadığı yerlerde ayrım gözetmeden şiddet uyguladığı bildirildi.Polisin, Uygurlar'ın evlerine de girdiği belirtilen haberde, özellikle gençlerin tutuklandığı ifade edildi.

    AP Ajansı'nın haberinde de, adı açıklanmayan bir Uygur'un dile getirdikleri, ''Han Çinliler'i hep eşit olduğumuzu, büyük bir ailenin üyeleri olduğumuzu söylerler ama her zaman ayrımcılık yaparlar'' biçiminde özetlenirken, bir Çinli'nin ''Bunların tek nedeni suçlulardır, sahip olduklarıyla asla mutlu olamıyorlar'' ifadelerini kullandığı kaydedildi.

    Çin yönetimi, Uygurlar'ın bölgeye yollar, okullar, hastaneler ve petrol kuyuları açılmasından dolayı minnettar olmaları gerektiğini sıklıkla dile getiriyor.

    BAŞKA KENTLERE DE SIÇRAYABİLİR
    Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki olaylar nedeniyle Urumçi'de 1434 kişinin tutuklandığı, protesto gösterilerinin başka kentlere de sıçrama olasılığı bulunduğu bildirildi.

    Dış dünyayla iletişimin tamamıyla kesildiği, bağımsız kaynakların gelişmeleri teyit edemediği bölgedeki gelişmelerle ilgili olarak Çin Resmi Haber Ajansı Şinhua, ''onyıllardır görülmeyen ölçüde kanlı etnik çatışmaların meydana geldiği ve 156 kişinin yaşamını yitirdidiği Uygur Özerk Bölgesi'nde polisin, 1434 kişiyi çatışmalardan sorumlu oldukları kuşkusuyla tutuklandığını'' duyurdu.

    Tutuklamaların, ek güvenlik güçlerinin bölgeye sevkedilmesinden sonra yapıldığı belirtilen haberde, bölgenin ikinci büyük kenti Kaşgar'da da 200 kişilik bir grubun protesto gösterisi yaptığı belirtilirken, camide toplandıkları ifade edilen bu grubun dağıtıldığı kaydedildi.

    Haberde, protestocu grupların Kaşgar'ın farklı yerleri ile yine gergin atmosferin bulunduğu Yili ve Aksu kentlerinde de biraraya gelmeye çalıştıkları ifade edildi.

    ÖZERKLİK
    Türkiye'nin de aralarında olduğu türlü ülkelerdeki Uygur diasporası temsilcileri, kısa ömürlü Doğu Türkistan Cumhuriyeti'nin bulunduğu bölgede bağımsızlık olmasa da en azından gerçek bir özerkliğin yerleştirilmesi gerektiğini savunuyor.

    Uygur diasporası temsilcilerine göre, bölgeyi Çinlileştirme politikası izleyen Pekin yönetiminin nihai amacı, uyguladığı baskı, şiddet ve yıldırma yöntemleriyle Uygurlar'ı asimile etmek.

    Aynı kaynaklar, gerek daha önceki fabrikadaki olayda, gerekse protesto gösterisinden sonraki olaylarda ölenlerin sayısının çok daha az olduğunu, Pekin yönetiminin bunu kasıtlı olarak düşük gösterdiğini savunuyor.

    Pekin yönetimi, olaylarla ilgili olarak Uygur Amerikan Derneği Başkanı Rabia Kader'i kışkırtıcı olmakla suçlayarak, Kader'in ''Doğu Türkistan İslami Hareketi'' adlı örgütle bağlantılı olduğunu ileri sürüyor. Sözkonusu örgüt, ABD'nin terör örgütleri listesinde yer alıyor.

    Öte yandan, İnsan Hakları İzleme Örgütü Asya temsilcilerinden Sophie Richardson, olaylarla ilgili bağımsız araştırma yapılması konusunda Pekin yönetimine çağrıda bulundu.

    Richardson, ''Şiddeti kim başlatırsa başlatmış olsun, yönetim yapıcı davranarak bölgedeki etnik gerginliği azaltmak için Uygurlar'ın yakınmalarını dinlemeli, durumu daha da ağırlaştırmamalı'' dedi.
  • AZUK
    Yeni üye
    • 26 Şubat 2009
    • 0

    #2
    Her zaman olduğu gibi katledilen Türk olunca, Dünya seyirci...

    Yorum

    • ÇAKAL
      Ağa'nın Adamı
      • 27 Haziran 2007
      • 2545

      #3
      AZUK Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
      Her zaman olduğu gibi katledilen Türk olunca, Dünya seyirci...
      Sokakta köpek öldürülüyor diye ortalığı yıkan enteller bile sus pus.
      Tepkisiz bir millet olup çıktık.:040::040:
      Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
      Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

      Yorum

      • AZUK
        Yeni üye
        • 26 Şubat 2009
        • 0

        #4
        ÇAKAL Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
        Sokakta köpek öldürülüyor diye ortalığı yıkan enteller bile sus pus.
        Tepkisiz bir millet olup çıktık.:040::040:
        Boşver ... Öldürülenler Türk...

        Hem Türk diye bir şey de yok zaten ! k24

        Hani nerede Birleşmiş Milletler?

        Hani nerede Avrupa, Amerika?

        Hani insan hakları, hani demokrasi, hani hak hani hukuk?

        Orada ölenler de insan değil mi?

        Hani Türkiye'deki demokrasi, insan hakları savunucuları? Hani nerede bütün dünya insanları birdir masalları okuyanlar ?

        Haberlerde bile doğru düzgün verilmiyor... Yazıklar olsun

        Yorum

        • ÇAKAL
          Ağa'nın Adamı
          • 27 Haziran 2007
          • 2545

          #5
          Poposu rahata erenin sesi çıkmaz oldu.
          Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
          Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

          Yorum

          • Işılay
            Yeni üye
            • 24 Mayıs 2007
            • 10

            #6
            Türkiye'de yaşayıp Doğu Türkistan'da Urumçi'deki akrabaları için sokağa dökülenler bile güneş gö zlüğüyle konuşuyor kameralara, olur ya Çinli canavarlar yakınlarını tesbit edip katletmesin:(

            Haber kaynakları polisle göstericilerin çatıştığını söylerken, oralardan telefona bağlanabilen Uygurların söylediği sivil çinlilerin bile her an saldırmaya programlandığı ellerinde bıçaklarlarla caddelerde korku saldıkları yönünde:(

            Dünya seyrediyor evet, biz seyrediyor muyuz ondan bile şüpheliyim...

            Maalesef

            Yorum

            • ÇAKAL
              Ağa'nın Adamı
              • 27 Haziran 2007
              • 2545

              #7
              Işılay Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

              Dünya seyrediyor evet, biz seyrediyor muyuz ondan bile şüpheliyim...

              Maalesef
              Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
              Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

              Yorum

              • bridge
                Katılımcı
                • 22 Haziran 2009
                • 74

                #8
                Yorumsuz;

                Yorum

                • ÇAKAL
                  Ağa'nın Adamı
                  • 27 Haziran 2007
                  • 2545

                  #9
                  Neye faydası oldu ki zarardan başka.Gudubet herif.

                  Mesut Yılmaz hükümeti Çin genelgesi çıkarmış



                  Mert İNAN / VATAN HABER MERKEZİ

                  1998’de Mesut Yılmaz döneminde Çin ve Doğu Türkistan ile ilgili gizli bir genelge yayınlandığı ortaya çıktı. Çin’in Türkiye’de sürgünde bir Doğu Türkistan hükümeti kurulmasını istemediğinin vurgulandığı genelgeyle, Rabiya Kadir gibi Uygur Türkü liderlerinin faaliyetleri kısıtlanıyor, gösterilerde Çin bayraklarının yakılmasının engellenmesi isteniyor

                  23 Aralık 1998 tarihinde dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz imzası ile yayınlanan Başbakanlık Genelgesi’yle Türkiye’deki Doğu Türkistanlılar’ın faaliyetlerine kısıtlama getirildiği ortaya çıktı. 1997 şubatında Doğu Türkistanlılar hükümete karşı ayaklanınca Çin protestoları kanlı bir şekilde bastırmıştı. O dönem Türkiye’de yine Çin’e karşı protestolar yapılıyor, Çin bayrakları yakılıyordu. Bundan rahatsız olan Çin, Türkiye’de sürgünde Doğu Türkistan hükümeti kurulacağı duyumlarını da alınca Ankara’yı uyardı.

                  Ecevit’e Çin gezisinde uyarı

                  Uygur Türkü olan Hacettepe Tarih Bölümü Doç. Dr. Erkin Ekrem genelgenin yayınlanma sürecini şöyle anlattı: ”1998 haziranında başbakan yardımcısı Bülent Ecevit, Çin’e gitti. Çinliler, Doğu Türkistan konusunda ’hassasız’ mesajı verdi. Ardından da genelge yayınlandı. Genelge, Türkiye’de faaliyet gösteren Doğu Türkistanlı muhaliflerin hareketlerini kısıtlandı. Birçok muhalif Türkiye’den ayrılmak zorunda kaldı.”

                  Çin’den çekinilmiş olabilir

                  Uluslararası İlişkiler Uzmanı Hasan Köni de, Türkiye’nin Çin’in gücünden çekinmiş olabileceğini söyledi: “ANAP-DSP koalisyonu Çin’i karşılarına almaktan çekiniyordu. Koalisyon, Türkiye’nin kendi şartlarını da düşünerek bu şekilde hareket etmiş olabilir. Çin’in gücünden çekinmiş olabilirler.”

                  İsa Türkiye’ye giremiyor

                  14 yıldır Almanya’da yaşayan ve Türkiye’ye girişi yasak olan Uygur Kongresi Genel Sekreteri Dolkun İsa’ya ulaştık. İsa, “Genelge beni ve Uygur Türkleri’ni derinden yaraladı. 2003 yılında Hacettepe Üniversitesi’nde bir toplantı düzenleyecektik. İzin verilmedi. Konferansa üç gün kala Çin elçisi okulla görüşmüş. O görüşmenin ardından toplantı iptal edildi.”

                  Çin: Siz karışmayın

                  Erdoğan’ın “BM Güvenlik Konseyi geçici üyesi olarak Şincan’da yaşananların BM gündemine alınmasını istiyoruz” açıklamasına Çin’den ilk resmi tepki geldi. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Qin Gang, olayların “Çin’in içişleri” olduğunu belirterek bu konunun BM Güvenlik Konseyinde ele alınması için neden bulunmadığını söyledi. Nükleer silah sahibi olan Çin, BM Güvenlik Konseyi’nin veto hakkına sahip daimi üyesi olduğu için hangi konunun gündeme alınacağını belirleme hakkına sahip.

                  İŞTE O GENELGE:

                  Gösterilere bakanlar katılmasın Çin bayrakları yakılmasın

                  İşte 1998 yılında 1998/36 numaralı ‘gizli’ kaydıyla yayınlanan genelgeden çarpıcı bölümler:

                  * Türkiye Çin Halk Cumhuriyeti’ni (ÇHC), Çin’in tek hukukî temsilcisi olarak 5 Ağustos 1971’de tanımıştır. Şincan-Uygur Özerk Bölgesi’nden göç ederek Türkiye’ye yerleşen soydaşlarımızın faaliyetleri Türkiye ile ÇHC siyasi ilişkilerinde hassas bir noktayı oluşturmaktadır.

                  * Doğu Türkistan vakıf ve derneklerinin faaliyetlerinin yasal sınırlar içinde kalması önem arz etmektedir.

                  * BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesinden biri olan ve 1 milyar nüfusu ve rekor düzeydeki kalkınma hızıyla Türkiye için büyük bir potansiyel pazar teşkil eden ÇHC ile siyasî ve ekonomik ilişkilerimiz son yıllarda hızlı bir gelişme göstermektedir.

                  * Anılan vakıf ve derneklerce düzenlenecek toplantılara bakanlarımız dahil kamu görevlilerimizin katılmamaları ve kutlama mesajları göndermemeleri...

                  * Toplantılarda Doğu Türkistan bayrağı ve ÇHC’ni rencide eden pankartlar kullanılmaması.

                  * Çin misyonları önünde Çin bayrağının yakılmasının ve Çin’i rencide edici pankartların kullanılmasının engellenmesi. Yukarıda belirtilen hususlara uyulması hususunda bilgilerinizi ve gereğini rica ederim.

                  Mesut YILMAZ

                  Başbakan
                  Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                  Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                  Yorum

                  • ÇAKAL
                    Ağa'nın Adamı
                    • 27 Haziran 2007
                    • 2545

                    #10


                    Çin'in nasıl zulümler yaptığını özetlemiş İbrahim kardeşim.k24k24Okumakta fayda var.
                    Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                    Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                    Yorum

                    • AZUK
                      Yeni üye
                      • 26 Şubat 2009
                      • 0

                      #11
                      ÇAKAL Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                      Mesut Yılmaz hükümeti Çin genelgesi çıkarmış



                      Mert İNAN / VATAN HABER MERKEZİ

                      1998’de Mesut Yılmaz döneminde Çin ve Doğu Türkistan ile ilgili gizli bir genelge yayınlandığı ortaya çıktı. Çin’in Türkiye’de sürgünde bir Doğu Türkistan hükümeti kurulmasını istemediğinin vurgulandığı genelgeyle, Rabiya Kadir gibi Uygur Türkü liderlerinin faaliyetleri kısıtlanıyor, gösterilerde Çin bayraklarının yakılmasının engellenmesi isteniyor

                      23 Aralık 1998 tarihinde dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz imzası ile yayınlanan Başbakanlık Genelgesi’yle Türkiye’deki Doğu Türkistanlılar’ın faaliyetlerine kısıtlama getirildiği ortaya çıktı. 1997 şubatında Doğu Türkistanlılar hükümete karşı ayaklanınca Çin protestoları kanlı bir şekilde bastırmıştı. O dönem Türkiye’de yine Çin’e karşı protestolar yapılıyor, Çin bayrakları yakılıyordu. Bundan rahatsız olan Çin, Türkiye’de sürgünde Doğu Türkistan hükümeti kurulacağı duyumlarını da alınca Ankara’yı uyardı.

                      Ecevit’e Çin gezisinde uyarı

                      Uygur Türkü olan Hacettepe Tarih Bölümü Doç. Dr. Erkin Ekrem genelgenin yayınlanma sürecini şöyle anlattı: ”1998 haziranında başbakan yardımcısı Bülent Ecevit, Çin’e gitti. Çinliler, Doğu Türkistan konusunda ’hassasız’ mesajı verdi. Ardından da genelge yayınlandı. Genelge, Türkiye’de faaliyet gösteren Doğu Türkistanlı muhaliflerin hareketlerini kısıtlandı. Birçok muhalif Türkiye’den ayrılmak zorunda kaldı.”

                      Çin’den çekinilmiş olabilir

                      Uluslararası İlişkiler Uzmanı Hasan Köni de, Türkiye’nin Çin’in gücünden çekinmiş olabileceğini söyledi: “ANAP-DSP koalisyonu Çin’i karşılarına almaktan çekiniyordu. Koalisyon, Türkiye’nin kendi şartlarını da düşünerek bu şekilde hareket etmiş olabilir. Çin’in gücünden çekinmiş olabilirler.”

                      İsa Türkiye’ye giremiyor

                      14 yıldır Almanya’da yaşayan ve Türkiye’ye girişi yasak olan Uygur Kongresi Genel Sekreteri Dolkun İsa’ya ulaştık. İsa, “Genelge beni ve Uygur Türkleri’ni derinden yaraladı. 2003 yılında Hacettepe Üniversitesi’nde bir toplantı düzenleyecektik. İzin verilmedi. Konferansa üç gün kala Çin elçisi okulla görüşmüş. O görüşmenin ardından toplantı iptal edildi.”

                      Çin: Siz karışmayın

                      Erdoğan’ın “BM Güvenlik Konseyi geçici üyesi olarak Şincan’da yaşananların BM gündemine alınmasını istiyoruz” açıklamasına Çin’den ilk resmi tepki geldi. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Qin Gang, olayların “Çin’in içişleri” olduğunu belirterek bu konunun BM Güvenlik Konseyinde ele alınması için neden bulunmadığını söyledi. Nükleer silah sahibi olan Çin, BM Güvenlik Konseyi’nin veto hakkına sahip daimi üyesi olduğu için hangi konunun gündeme alınacağını belirleme hakkına sahip.

                      İŞTE O GENELGE:

                      Gösterilere bakanlar katılmasın Çin bayrakları yakılmasın

                      İşte 1998 yılında 1998/36 numaralı ‘gizli’ kaydıyla yayınlanan genelgeden çarpıcı bölümler:

                      * Türkiye Çin Halk Cumhuriyeti’ni (ÇHC), Çin’in tek hukukî temsilcisi olarak 5 Ağustos 1971’de tanımıştır. Şincan-Uygur Özerk Bölgesi’nden göç ederek Türkiye’ye yerleşen soydaşlarımızın faaliyetleri Türkiye ile ÇHC siyasi ilişkilerinde hassas bir noktayı oluşturmaktadır.

                      * Doğu Türkistan vakıf ve derneklerinin faaliyetlerinin yasal sınırlar içinde kalması önem arz etmektedir.

                      * BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesinden biri olan ve 1 milyar nüfusu ve rekor düzeydeki kalkınma hızıyla Türkiye için büyük bir potansiyel pazar teşkil eden ÇHC ile siyasî ve ekonomik ilişkilerimiz son yıllarda hızlı bir gelişme göstermektedir.

                      * Anılan vakıf ve derneklerce düzenlenecek toplantılara bakanlarımız dahil kamu görevlilerimizin katılmamaları ve kutlama mesajları göndermemeleri...

                      * Toplantılarda Doğu Türkistan bayrağı ve ÇHC’ni rencide eden pankartlar kullanılmaması.

                      * Çin misyonları önünde Çin bayrağının yakılmasının ve Çin’i rencide edici pankartların kullanılmasının engellenmesi. Yukarıda belirtilen hususlara uyulması hususunda bilgilerinizi ve gereğini rica ederim.

                      Mesut YILMAZ

                      Başbakan
                      Yakışır Mesut Yılmaz'a...

                      Uygurların kayıplar sürüyor, izlemeye devam

                      http://hurgokbayrak.com/ adresinden katliamla ilgili görmediğiniz resimlere ulaşabilirsiniz... Çin panzerlerinin ezdiği çocukların bulduğu resimler için fazla bir şey söylemeye gerek yok

                      Yorum

                      • narada
                        Haberci
                        • 04 Mayıs 2009
                        • 1737

                        #12
                        TESADÜFE bak!

                        Türkiye, tarihinde ilk defa Avrupa ve Amerikalı bankerlere "komisyon" vermeden Çin'den kredi kullanmayı düşündü...
                        Türk şirketleri Çin'de "büro" ve "fabrika" açmaya başladılar...
                        TSK ile Çin Ordusu arasında "küresel tatbikatlar" konuşulmaya başlandı...
                        Bir Türk şirketi, Çin'den "500 milyon dolar" kredi kullandı...
                        Cumhurbaşkanı, Çin'e gitti ve orada "Avrupa Birliği harici" anlaşmalar imzalanması gündeme geldi...
                        Savunma ile ilgili "NATO standartları" haricinde "konvansiyonel" silahlar geliştirilmesi konuşulur oldu...
                        Avrupa ve Amerika "kökenli" yüzer "uçak taşıyan" platformların çok pahalı olduğu tezi eşliğinde "Çin modeli" ortaya çıktı...
                        Sonunda ne oldu... Olan oldu ve Han Çinlileri, Uygur Türklerine saldırdı!
                        Soruyorum; ne kadar büyük tesadüf değil mi?

                        Şimdi başka bir noktadan bakalım...

                        Han Çinlileri, Uygur Türklerini "katletti".
                        Sokaklar göstericilerle "doldu-taştı".
                        IMF ile aylardır anlaşmayan, Çin'den "para alırız" diyen Türkiye, "IMF ile anlaşalım" dedi.
                        Avrupa'nın "yıllardır" istediği Nabucco Projesi "imzalanamaz" derken, imzalanır hale geldi.
                        Tatbikatlar, borçlanmalar, işbirlikleri unutuldu! Sokaklar, "Katil Çin" diye bağıranlarla doldu.
                        Sonra ne oldu?.. Olan yine "bizlere" oldu.
                        Sevgili dostlar, bütün bunlar "tesadüf" ise benim söyleyecek başka bir sözüm yok. Tesadüfün böylesi!

                        Nabucco'da son sozu Rusya söyleyecek

                        DİYELİM "borunuzu" döşediniz. İçinden geçirecek "gaz veya petrol" olmazsa ne yaparsınız? Kulaktan kulağa oynarsınız; bir ucundan üfler diğer ucundan dinlersiniz. Nabucco'nun "bugünkü" durumu da aynen böyle. Azeri "gazı ile başlanacak" deniyor ama "Orta Asya'nın gazı, özellikle Kazak gazı" olmaz ise "boru bir süre sonra tısss" yapmaya başlayacak. Putin de aynı konuya parmak bastı ve sordu: "O borudan hangi gaz ve petrolü" basacaksınız? Sevgili dostlarım, dün sabah saatlerinde Putin'in açıklaması "moralleri bozmuştu ki", Amerika'dan açıklama geldi: Rusya da "ortak" olabilir. Orta Asya'da "bugüne kadar edindiğim" izlenimi çok açık yazacağım: Rusya "evet" demez ise, ne Kazakistan ne de başka bir ülke gaz verir. Korktukları için değil; stratejik "çıkarlarının" büyüyen "Rusya ile olduğunu" düşündükleri için. Nabucco imzalandı. Boru boydan boya geçecek ve umdukları tutarsa sonrasında gaz da gelecek. Ne diyelim: Haydi hayırlısı!
                        Bir örnek ile bitireyim: Kuzu çevirmede de "metal bir boru, koyunu boydan boya geçiyor" ama sonu "koyun için iyi" bitmiyor! Dikkat et güzel ülkem!


                        Yiğit Bulut

                        YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                        Yorum

                        • ibrahimd
                          Tecrübeli
                          • 31 Mayıs 2009
                          • 220

                          #13
                          dün akşam Show TV'de yemekteyiz makedonya programını keyifle seyrettim.Türk olduğum için gururlandım.
                          Bir kimsenin ırkı onu başka ırklardan ayrıcalıklı kılar veya kılmaz önemli olan "herşeyden önemlisi insan olabilmek,insan kalabilmek".
                          başka bir arkadaşın dün facebook'dan bana gönderdiği 12-13 yaşında çocukların çinli polislerce alıkonularak ,tenha bir yere getirilip,başlarına kurşun sıkma görüntülerini izleyince de üzüntümden kahroldum.Bende sayın yiğit BULUT'un yazdıklarına katılıyorum,bu kışkırtmanın arkasında birçok bit yeniği var.Türkiye'nin bölgesel güç olmasını arzu etmeyen odaklar iş başında.
                          Yakutun,incinin,elmasın ne kıymeti vardır ki;bir sevgili uğruna harcanmadıktan sonra.
                          *Hz.Mevlana*

                          Yorum

                          Working...
                          X

                          Debug Information