Dünya Gündemi 2009

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • KazimBorazan
    Yasaklı
    • 14 Mayıs 2009
    • 0

    #31
    Bugün dünyada gördüğümüz bütün

    krizlerin,problemlerin ve çatışmaların sebebi aşağıdaki grafiktir.

    Yorum

    • MAGGGMA
      ...................
      • 12 Haziran 2007
      • 1375

      #32
      İşte Türkiye'nin petrol ve doğalgaz rezervi

      Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, 2008 yılında açılan 30 üretim kuyusundan, 25'inde ham petrol, 1'inde doğalgaz üretimi yapıldığını belirtti.


      Yıldız, MHP Hatay Milletvekili Turan Çirkin'in, Türkiye'nin petrol ve doğalgaz varlığının ne kadar olduğuna ilişkin soru önergesine verdiği yanıtta, petrol arama ve üretim kuyuları hakkında bilgi verdi.

      Marmara Bölgesi'nde 57, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde 26, İç Anadolu ile Akdeniz Bölgelerinde 4'er, Karadeniz Bölgesi'nde 3 ve Ege Bölgesi'nde 2 olmak üzere, 2008 yılında toplam 96 petrol arama kuyusu açıldığını bildiren Yıldız, ''TPAO Genel Müdürlüğünce açılan 73 adet kuyunun 36 adedi 'petrollü kuyu' olarak tamamlanmış olup, yıl içinde arama, geliştirme ve yeniden değerlendirme yoluyla 34,5 milyon varil rezerv eklenmiştir. 2008 yılında 400 milyon metreküp ilave doğalgaz rezervi tespit edilmiştir'' bilgisini verdi.

      Yıldız, 2008 yılında 30 adet üretim kuyusu açıldığını, 25'inde ham petrol, 1'inde doğalgaz üretimi yapıldığını belirterek, TPAO Genel Müdürlüğünce 2008'de devreye alınan 38 yeni petrol ve 5 yeni doğalgaz kuyusundan toplam 523 bin 353 varil petrol eşdeğeri hidrokarbon üretimi artışı sağlandığını bildirdi.

      Türkiye'nin üretilebilir petrol varlığına ilişkin soruyu yanıtlarken de Taner Yıldız, 2008 yılı sonu itibariyle keşfedilen sahalardaki yerinde petrol rezerv miktarının 981,9 milyon ton olduğunu açıkladı. Bu rezervin, 172,4 milyon tonunun üretilebilir rezerv durumuna olduğunu ifade eden Yıldız, 2008 yılı sonu itibariyle de 130,7 milyon tonunun üretildiğini kaydetti.

      Yıldız, 2008 yılı sonu itibariyle 22,6 milyar metreküp olan keşfedilen sahalardaki yerinde doğalgaz rezervin, 17,4 milyar metreküpünün üretilebilir rezerv durumunda olduğunu belirtti. Bu rezervin 2008 yılı sonu itibariyle 10,6 milyar metreküpünün üretildiğini, kalan rezervin 6,8 milyar metreküp olduğunu bildiren Yıldız, kalan üretilebilir rezervin 834,1 milyon metreküpünün Batı Karadeniz'de, 2 milyar 763 milyon metreküpün Trakya Bölgesi'nde, 3 milyar 228 milyon metreküpün de Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde olduğunu ifade etti.

      Petrol arama ruhsatı alan firma sayısı hakkında bilgi veren Yıldız, 2009 yılı Mart ayı itibariyle arama ruhsatı sahibi firma sayısının 23'ü yabancı olmak üzere, 47 olduğunu belirtti.

      Yıldız, 20 yerli, 23 yabancı firmanın arama faaliyetinde bulunduğunu kaydetti.

      Yorum

      • MAGGGMA
        ...................
        • 12 Haziran 2007
        • 1375

        #33
        Türkiye petrole doyacak...

        Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nca (TPAO) Diyarbakır’ın Hani ilçesinde yürütülen sondaj çalışmalarında yüksek gravitede petrol bulunduğu belirtildi.

        TPAO Batman Bölge Müdürlüğü’nce Diyarbakır’ın Hani ilçesi yakınlarındaki “Beyazçeşme 1” kuyusunda 3 ay önce başlatılan çalışmalarda bin 800 metreye inildi. Sondaj kuyusunun bin 800 metrelik bölümünde yüksek gravitede petrol bulunduğunu belirten TPAO yetkilileri, ancak ana kaynağa ulaşmak amacıyla sondaj çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.

        Kuyuda önümüzdeki bir kaç ay içinde 4 bin metreye inilerek ana kaynağa ulaşılmasının hedeflendiğini kaydeden yetkililer, bin 800 metrede rastlanan petrolün 35 gravitede olduğunu açıkladı.

        Yorum

        • MAGGGMA
          ...................
          • 12 Haziran 2007
          • 1375

          #34
          Türkiye, Akdeniz'de petrol arayacak

          Türkiye, Akdeniz'de Türk karasuları dışında yer alan bazı bölgelerde petrol arama kararı aldı. Buna göre Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Muğla ve Antalya'nın güneyinde yer alan ve Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin kendilerine ait olduğunu iddia ettiği 4 bölgede petrol arayacak.

          Türkiye'nin karasuları dışındaki ekonomik münhasır bölgesi alanı için verilen izinlerin ikisi arama, ikisi ise sismik araştırmaları kapsıyor. Resmi Gazete'de dün yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla TPAO'ya söz konusu bölge için 1 yıllık sismik araştırma ve arama hakkı tanındı. TPAO, izin kapsamında tek başına arama yapabileceği gibi uluslararası ihaleye de çıkabilecek.

          Diplomatik çevreler, Türkiye'nin bu adımını, Avrupa Birliği başta olmak üzere Türkiye'nin Akdeniz'deki politikaları bakımından uluslararası kamuoyuna mesajı olarak yorumladı. Aynı bölge için daha önce de Rumlar duyuru yapmıştı.

          Petrol arama kararı alınan alanlar, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de ekonomik münhasır bölge olarak kabul ettiği bölgede yer alıyor. Ancak, bölge Kıbrıs Rum Kesimi'nin iki yıl önce uluslararası ihaleye çıktığı alanlar ile kısmen çakışıyor. Rum ve Yunan kesimi bu bölgenin kendilerine ait olduğunu ileri sürüyor. TPAO, aldığı izinle bölgede ulusal veya uluslararası şirketlerle işbirliği yapabilecek. TPAO, söz konusu bölgede 1 yıllık süre içerisinde sismik çalışma faaliyetinde bulunabilecek.

          Bu sürenin uzatılma ihtimali de bulunuyor. Buna göre iki arama izni ile, 4 yıl süreyle her türlü faaliyette bulunabilecek. Diplomatik çevreler, son gelişmeyle ilgili, "Dünyaya bir mesaj ve Türkiye'nin devlet polikası uygulaması" değerlendirmesini yaptı. Petrol arama izni verilen 4 ruhsat sahası, Muğla ve Antalya petrol arama bölgelerinin uzantıları konumunda bulunuyor.

          TPAO, Muğla bölgesinde 681 bin 595 hektarlık sahada, Antalya bölgesinde ise 227 bin 280 hektarlık sahada arama çalışmaları yapacak.

          BM, 200 mile kadar izin veriyor

          Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi, 'münhasır ekonomik bölge'yi 'Deniz yatağı üzerindeki sularda, deniz yataklarında ve bunların toprak altında canlı ve cansız doğal kaynaklarının araştırılması, işletilmesi muhafazası ve yönetimi konuları ile, aynı şekilde sudan, akıntılardan ve rüzgârlardan enerji üretimi gibi, bölgenin ekonomik amaçlarla araştırılmasına ve işletilmesine yönelik diğer faaliyetlere ilişkin egemen haklar' olarak tanımlıyor. Bu alan, karasularının ölçülmeye başlandığı esas hatlardan itibaren 200 deniz mili olarak belirtiliyor

          (Zaman)

          Yorum

          • MAGGGMA
            ...................
            • 12 Haziran 2007
            • 1375

            #35
            TPAO mayınlı arazide siyah altın buldu

            Türkiye, çıkartılan Suriye sınırındaki mayınlı arazinin temizlenmesi ile ilgili yasayı tartışırken Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), bölgede petrol arama çalışmalarını sürdürüyor.

            Yasanın iptali için yapılan başvuruyu Anayasa Mahkemesi bu hafta değerlendirecek. Tartışma konusu olan mayınlı arazide ciddi anlamda petrol rezervlerinin olduğunu belirtilmesi ise tansiyonu yükseltiyor.

            TPAO ise, tartışmalardan uzak bölgede petrol çıkartmaya başladı. Mayınlı arazinin içinden mayınlara aldırış etmeden yapılan çalışmalarda günlük 2 bin 500 varil petrol çıkartılarak ülke ekonomisine katkı sağlıyor.

            Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, bizzat mayınlı arazinin içerisinden, servis yolları üzerinde açılan kuyulardan petrol çıkartıldığını açıkladı.
            Kayseri'de bazı programlara katılmak için bulunan Bakan Taner Yıldız, elektrik zammı, mayınlı arazi, akaryakıt fiyatlarındaki artış ile ilgili birçok konuda değerlendirme yaptı.

            Bakan Yıldız, CHP tarafından iptali için Anayasa Mahkemesi'ne götürülen Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesi düşünülen arazide ciddi anlamda petrol rezervi olduğunu ve bunun çıkartılmaya başlandığını duyurdu.

            Mayınlı arazide hem özel sektör kanalı ile hem de kamu kanalı ile verilmiş ruhsatlar olduğunu hatırlatan Bakan Yıldız, bu ruhsatların belli süreleri olduğuna işaret ederek, "Bu sürede arama ve tespit çalışmalarını yapanlar faaliyetlerine başlıyor. Bunlardan TPAO ile şuanda günlük 2 bin 500 varille petrol çıkartıyor. Servis yollarından, mayınlı arazilerin bizzat içerisinden petrol çıkartılıyor. Biz tabiî ki inanmasak, değerlendirmesek o araziye girmezdik. Şuana kadar iyi bir sonuç elde ettik. Bu miktar önümüzde günlerde artacaktır. Suriye tarafında çıkan aynı petrol bizim burada da çıkacaktır." diye konuştu.

            PETROL FİYATLARINDA DEĞİŞİKLİK OLMAYACAK

            Petrol ürünlerinde yeni bir düzenlemeye gidilmesine karşın fiyat indirimin ardından fiyat artışı yaşandığının sorulması üzerine Bakan Taner Yıldız, bu artışın Maliye Bakanlığı ve Gelir İdaresi tarafından yapıldığını anlattı.

            Yıldız, yaşanan bu süreci şöyle anlattı: "Şimdi akaryakıtın iki tane bileşeni vardır. Bir maliyetidir. Vergi ve ÖTV ile ilgilidir. İkincisi teknik bileşenleri var. Biz teknik konumuna bakıyoruz. Hem yakıtın uluslar arası piyasalarda hem de ilişkili ve bağımsız kurum olan EPKD ile beraber. Bu ayın başında özellikle akaryakıttaki dağıtım şirketleri bağlı kar marjlarıyla alakalı bir düzenleme yapıldı. Denetleme ve düzenleme yetkisini kullanan EPKD, bununla alakalı makul fiyat arayışına girdi. Bir tarafta halkımız var. Bir tarafta bu sektörlerin vazgeçilmez aktörleri olan dağıtım şirketleri ve bayilerimiz var. Bununla alakalı piyasada tartışılabilir bir durum var. Ama iki aylık bir düzenleme. Onun içerisinde zaman zaman fiyatlar dalgalanabilir. Fiyatlar bir miktar aşağı çekildi. Vergi ve ÖTV ile ilgili kısımda ise Maliye Bakanlığımız ve Gelir İdaresi bir düzenleme yaptı. Enflasyon karşısında değer kaybedilen maktu oranı bir oransal hale çekti. Bu düzenleme fiyatları yukarı çekti. Konu bundan ibarettir. Maliye Bakanlığının rakamları biraz daha üzerinde olduğuna dair bu artışın görüş var. Onunla ilgili tasarrufta Maliye Bakanlığı ve Gelir İdaresine aittir."

            TÜRKİYE'DE ÇIKARTILAN DOĞALGAZ, KULLANILANIN 40'TA BİRİ

            Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, yaz aylarında indirime gidilen doğalgaz da kış aylarında fiyat artışı yaşandığı şeklindeki soruya, bu artışların uluslar arası piyasalardan kaynaklandığına dikkat çekti.

            Doğalgazla ilgili fiyatların hep otomatik ayarlama şeklinde yapıldığını anlatan Yıldız, "Biz bunu periyotlara bağladık. 3'er aylık periyotlara bağlı uluslar arası piyasalarda değişin artışlar buraya yansıtılıyor. Şuan zam görünmüyor. Ama bildiğimiz gibi ithalat ülkesiyiz. Şuanda yüzde 4-5 civarında çıkarttığımız doğalgaz var. Bu oran geçen yıl yüzde 2.5 idi. Yani kullanılan doğalgazın 40'da biri. Bu oranı artırmak zorundayız. Bu yönde çalışmalarımız devam ediyor. Ümit ederiz ki çalışmalarımız sonucu ithalat oranlarımız azalır diye düşünüyoruz. İthalat azalınca rahatlarız." diye konuştu.

            Bakan, ücretsiz kömür dağıtımı yerine doğalgazda indirim yapılması yönündeki taleplere de cevap verdi.

            Bakan, "Bunun içerisinde iki tane temel unsur var. Yerli kaynak. Kömür. İthal kaynak. Doğalgaz. Bizim şuan doğalgaz böyle bir uygulama ve hedefimiz yok. Ama ne zaman yerli kaynak olur doğalgaz o zaman seve seve bunu yaparız. Uygularız. İndirimlere gideriz." dedi.

            KAÇAK ELEKTRİK ORANLARINDA HEDEF YÜZDE 10

            Bakan Taner Yıldız, Türkiye genelinde kaçak elektrik kullanım oranlarının düşünülmesi amacıyla kayseri modeli çalışma yapacaklarını anlattı. Yapılan görüşmelerde ortaya çıkan değerlendirme sonucu kaçak oranlarının düşünülmesi ile ilgili hedefler koyduklarını aktaran Yıldız, 3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra yüzde 26'larda ve gayri resmi rakam olarak yüzde 30'larda olan kayıp kaçak oranının şuan yüzde 14'lere indiğini ifade etti.

            Bu rakamın çok iyi olduğunu hatırlatan Yıldız, "Ama 'yeterli mi?' diye sorarsanız. Yeterli değil. Daha da aşağı çekilmesi gerekir. Bunu AB ortalamasının altına yada Kayseri ortalamasının yakınlarına çekmeliyiz. Mutlaka yüzde 10'lara düşmelidir." diye konuştu.

            Kaçakların önlenmesi ile ilgili öncelikli olarak iyi niyetlerini de ortaya koyacaklarını ifade eden Bakan Taner Yıldız, bu süreçten sonra tavizin de söz konusu olmayacağına işaret etti.

            Kaçak elektriğin önlenmesi için bütün teknik çalışmaları ortaya koyacaklarına işaret eden Bakan, "İnsanlarımıza kaçakların sonlandırılması için kolaylıklar göstereceğiz. Ama halen buna rağmen bu yola devam edenlere kesinlikle müsamaha göstermeyeceğiz. Kesinlikle izin verilmeyecek ve bir başka vatandaşımızın hakkını bir başkasına da müsaade ederek kullandırtmayacağız." ifadesini kullandı.

            Yıldız, kaçak elektrik kullanmayan ve oranı az olan bölgelerdeki insanların, artık kaçak elektrik kullanan bölgelerdeki insanların elektrik parasını ödemeyeceğini kaydetti.

            2012 yılına kadar kanunla bölgesel tarife sınırlandırılmış durumda olduğunu anlatan Yıldız, "Bunu 2011 yılında tekrar gözden geçireceğiz. Rakamları ve özelleştirmelere bakacağız. Ne tür sonuçlar elde edildi ona bakacağız. Ona göre kararımızı vereceğiz. Bir grubun diğer bir gruba yük olması. Bir vatandaşımızın diğer vatandaşımızın cebine yük olmasını hiçbir zaman istemeyiz. Sistemi de bozmadan böyle bir yapılandırma olacaktır." diye konuştu.

            MADENLER PEŞKEŞ ÇEKİLİYOR SÖYLEMLERİ DOĞRU DEĞİL

            Türkiye'nin maden sahalarının yabancılara peşkeş çekildiği yönündeki söylemlerin olduğunun hatırlatılması üzerine Bakan Taner yıldız, bunların doğru olmadığını açıkladı.

            Türkiye'de çok zengin maden sahaları olduğunu dile getiren Bakan, bunların her birini çıkartılabildiğini söylemenin de yanlış olduğunu ifade etti. Yıldız, madenlerin değerlendirilmesi noktasında çalışmaları olduğunu hatırlatarak, "Hem MTH dediğimiz hem TTK dediğimiz hem de Maden Genel Müdürlüğümüz dediğimiz üç tane temel genel müdürlüğümüz, bunlarla ilgili bir mülakat başlatmak zorundadır. Talimatı da verdim." şeklinde konuştu.

            Peşkeş çekilme ile ilgili bir durum söz konusu ise müdahale edeceklerinin altını çizen Yıldız, şu açıklamayı yaptı; "Türkiye'de çok kritik kaynaklar var. Bor gibi kaynak devletin elinde. Diğer kaynaklardan ruhsat almış şirketlerin disipline edilmesi ve sistematize getirilmesi ile ilgili çalışmalar var. Zamanında iş yapmayan olursa hem devleti hem de kendilerini oyalamamaları adına, özel sektörde farklı kişilere, farklı firmalara, farklı imkanlar bırakması açısından onları da geri alırız."



            (CİHAN)

            Yorum

            • MAGGGMA
              ...................
              • 12 Haziran 2007
              • 1375

              #36
              Doğalgaz, hala en ekonomik yakıt
              100 metrekarelik bir alana sahip sobalı konutta ısınma ihtiyacında kömür, mutfak ve sıcak su ihtiyacının giderilmesinde de tüp kullanılırsa yıllık 2 bin 150,00 TL harcanıyor.

              LPG kullanılması halinde ise yıllık maliyet 4 bin 275,47 TL oluyor. Bu maliyet doğalgaz kullanılması halinde bin 042,93 TL'ye geriliyor. Böylece doğalgazı tercih edenler ısınma, pişirme ve sıcak su ihtiyacında doğalgaz kullanmayı tercih edenler kömür ve tüp kullananlara göre yüzde 51,49 LPG kullananlara göre yüzde 75,61 daha az ödüyor.

              Bursagaz Genel Müdürü Hasan Erbil Doyuran, doğalgazın ısınma ihtiyacının yanında mutfak ve banyoda da kullanılması sayesinde abonelerin yakıt giderlerinden yüzde 50'nin üzerinde tasarruf sağladıklarını belirtti.

              Doyuran, şöyle konuştu: "Doğalgaz; diğer yakıtlara kıyasla çok daha ekonomik, güvenli, konforlu ve temiz bir yakıttır. Yanma verimi yüksektir. Diğer yakıtlara göre daha fazla tasarruf sağlar. Ucuzdur, aile bütçenizi zorlamaz. Isınmanın yanı sıra banyo ve mutfakta da hayatınızı kolaylaştırır. Artığı olmadığı için çevreyi kirletmez, hava kirliliğine neden olmaz. Doğalgaz ile hem evlerimiz hem de kentimiz temiz kalır."

              Hasan Erbil Doyuran, doğalgaz tesisat dönüşümü yaptıran Bursagaz abonelerini kışa girmeden baca ve baca bağlantılarını kontrol ettirmeleri, bacalı cihazların olduğu ortamlarda menfezlerin açık olmasına dikkat etmeleri ve diğer kurallara da uymaları konusunda uyardı. (CİHAN)

              Yorum

              • MAGGGMA
                ...................
                • 12 Haziran 2007
                • 1375

                #37
                Türkiye'nin enerji hamleleri sürüyor
                Türkiye'nin enerji hamlelerinde sırada Katar var.

                Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Katar ile sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedariki konusunda görüşmelerde bulunacaklarını söyledi.

                Ayrıca bu hafta içinde Suriye'ye gidecek olan Yıldız'ın, elektrik, doğal gaz ve su konularında çeşitli temaslarda bulunması bekleniyor.

                Mutabık kalınması durumunda Katar'la ilk etapta yaklaşık 4 milyar metreküp civarında LNG bağlantısı için bir iyi niyet protokolünün imzalanması planlanıyor.

                Katar Emiri Şeyh Hamad Bin Halife El Tani'nin beraberindeki heyetin yarın (17.08.2009) Türkiye'ye gelmesinin ardından Bakan Yıldız'ın Katar Enerji Bakanı ile enerji konularında görüşmelerde bulunması bekleniyor.

                Diğer yandan Taner Yıldız bu hafta içinde Suriye'ye önemli bir ziyaret gerçekleştirecek.

                Enerji Bakanı Suriyeli yetkililerle elektrik, doğal gaz ve su konularında görüşmeler yapacak.

                Suriye Türkiye'den elektrik talep ediyor.

                Bu talebe sıcak bakan Türkiye'nin birer yıllık sözleşmeler yaparak ilk etapta 250 megavatlık elektrik iletimine başlayacağı belirtiliyor.

                Yorum

                • apruncurtigin
                  Tecrübeli
                  • 13 Mart 2007
                  • 613

                  #38
                  Kaddafi konuştu soğuk rüzgarlar esti!





                  Bu yıl 64'üncüsü düzenlenen BM Genel Kurulu toplantılarına ilk defa katılan Libya Lideri Muammer Kaddafi, Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi hakkında ağır konuştu, konseyi yerden yere vurdu.

                  <a href='http://ads-hl.noktamedya.com.tr/www/delivery/ck.php?n=aab2b09f&cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE ' target='_blank'><img src='http://ads-hl.noktamedya.com.tr/www/delivery/avw.php?zoneid=13&cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE &n=aab2b09f' border='0' alt='' /></a>
                  Libya Lideri Albay Muammer Kaddafi, 1945'te kurulmasından bu yana BM'nin 65 kadar savaşı önlemede veya müdahale etmede başarısız olduğunu söyledi.

                  Bu yıl 64'üncüsü düzenlenen BM Genel Kurulu toplantılarına ilk defa katılan Libya Lideri Muammer Kaddafi, Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesinin veto yetkisinin feshedilmesi veya daimi üyelere daha fazla temsilci atanması yönünde reform çağrısında bulundu. BM'nin kuruluşundan bu yana 65 kadar savaşı önlemede veya müdahale etmede başarısız olduğunu söyleyen Kaddafi, BM Güvenlik Konseyi'nin Güvenlik Konseyi değil "terör konseyi" olarak adlandırılması gerektiğini ifade etti.

                  Kaddafi veto yetkisini elinde bulunduran BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi ABD, İngiltere, Çin, Fransa ve Rusya'nın diğer ülkeleri 'ikinci sınıf' olarak görerek küçümsediğini söyledi. Muammer Kaddafi yanında getirdiği BM şartnamesini içeren kitapçığı göstererek, vetonun BM şartnamesine aykırı olduğunu ifade etti ve üye ülkelere eşitlik sağlanması çağrısında bulundu.

                  İHA
                  Borsacıların ve borsanın yeni adresi
                  [url] www.keyborsa.com[/url]

                  Yorum

                  • zumu
                    Katılımcı
                    • 14 Eylül 2009
                    • 69

                    #39
                    Ortadoğu gündemi

                    Ortadoğudaki politikalarda yeni bir döneme giriyoruz.Yunanistanda PASOK lideri ABD YANLISI Papandreu kazandı.Kıbrıs meselesi,Türkiyedeki açılım,Irak ve İranın nükleer politikaları ABD politikaları doğrultusunda çözülecektir.En önemlisi İran bugünden başlayarak ABD ile arasındaki buzların çözülmesi için yumuşayacaktır.2010 yılında TÜRKİYE,İRAN,KIBRIS,YUNANİSTAN için barış yılı olacaktır.Yalnız Kafkasyada Ermenistan Avrupanın güdümünde ama bakalım nereye kadar Avrupa etkisinde kalacak.

                    Yorum

                    • zumu
                      Katılımcı
                      • 14 Eylül 2009
                      • 69

                      #40
                      Türkiye Gündemi

                      IMF Türkiyeye geldiğindenberi yapılan İMF karşıtı gösterirelere şaşmamak elde değil.Sanki AKP iktidarı İMF nin yanındaymış gibi protestolar var.Aslında hükümet de İMF nin karşışında.Protestocuların maksadı üzüm yemek değil bağcı dövmek.Burada maksat sokak anarşişi yaratmak.

                      Yorum

                      • ÇAKAL
                        Ağa'nın Adamı
                        • 27 Haziran 2007
                        • 2545

                        #41
                        Wall Street'te $ milyarderini tutuklatan dinleme depremi


                        18.10.2009



                        Aralarında Sri Lanka asıllı milyarder işadamı Raj Rajaratnam'ın da yer aldığı Wall Street yöneticilerinin konuşmaları dinlemeye takıldı, ortaya 20 milyon dolarlık yolsuzluk çıktı

                        1.3 milyar dolarlık serveti ile Forbes dergisinin en zenginler listesinin 559'uncu sırasında yer alan Galleon Group'un kurucusu Raj Rajaratnam ve 5 şirket yöneticisi, rekabete aykırı hisse senedi alımı ve şirket içi mali bilgi edinme suçlamaları (Insider trading) ile gözaltına alındı. Wall Street'te deprem etkisi yaratan insider trading incelemesi ilk kez mahkemeden izin alınarak telefon takibine takıldı.

                        KEFALET 100 MİLYON DOLAR

                        Sabit ve cep telefonu hatlarını dinleyen müfettişler, organize şekilde çalışan yöneticilerin içeriden aldıkları bilgilerle 20 milyon dolarlık haksız kâr elde ettiklerini ortaya çıkardı. Eski IBM ve Bear Stearns yöneticisi olan Rajaratnam ile diğer yöneticilerin, aralarında Google, Intel, IBM, AMD ve Hilton Otelleri'nin de yeraldığı çok sayıda uluslararası şirket içi mali bilgileri paylaşarak hedge fon yatırımlarında haksız kazanç sağladıkları belirlendi. 3.7 milyar dolarlık portföye sahip hedge fon şirketini yöneten Sri Lanka kökenli Rajaratnam, Wall Street'te teknoloji hisselerine yaptığı yatırımlarla adını duyurdu. Galleon'un en büyük fonlarında yüzde 21'lik rekor getiri ile piyasada dikkatler üzerine çevrilen Rajaratnam, kriz öncesinde portföyünü 7 milyar dolara kadar çıkarmıştı. Mahkeme kayıtlarında, Rajaratnam'ın sahibi olduğu Galleon Technology Funds Şirketi'nin, şirket içi bilgilerle 400 bin Hilton hissesini alıp satarak 4 milyon dolar kâr elde ettiği açığa çıkarıldı. New York savcıları tarafından hisse senedi ve tahvil yolsuzluğu ile gizli komplo suçundan gözaltına alınan Rajaratnam'ın kefalet miktarı 100 milyon dolar olarak belirlendi. FBI'nın uzun süren takibinin ardından ulaştığı insider trading şeması, sanıkların 2006'dan bu yana uluslararası şirketlerdeki üst düzey yöneticilerle bağlantı halinde olduğunu ortaya çıkardı.

                        Beyaz yakalı suçlar da takibe girdi

                        Telefon dinleme izninin daha çok çetelerin ve uyuşturucu kaçakçılarının ortaya çıkarılması için alındığını belirten Savcı Preet Bharadi, yasal yoldan telefon dinleme taktiğinin beyaz yakalı suçların ortaya çıkarılmasında kullanımının artacağını söyledi. Bharadi, soruşturmanın birçok Wall Street yöneticisini rahatsız ettiğini ifade etti.

                        Gözaltılar artabilir
                        Dev şirketlerin üst düzey yöneticileri de gözaltında: Robert Moffat: IBM sistem ve teknoloj grubu başkan yardımcısı. Rajiv Goel: Intel mali işler bölümü yöneticisi. Anil Kumar: Danışmanlık şirketi McKinsey & Co. direktörü. Mark Kurland: New Castle Partners Şirketi Başkanı. Danielle Chiesi: New Castle Şirketi Portföy yöneticisi.
                        Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                        Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                        Yorum

                        • ÇAKAL
                          Ağa'nın Adamı
                          • 27 Haziran 2007
                          • 2545

                          #42
                          Bizimkileri de dinleseler keşke.

                          Sri Lankalı Raj, Tamil Kaplanları'nı da beslemiş


                          19.10.2009



                          ABD'li şirketlerin bilgilerini paylaşarak 20 milyon dolar kazanç elde eden Rajaratnam'ın, ülkesindeki terör örgütü Tamil Kurtuluş Kaplanları'na da para gönderdiği ortaya çıktı

                          Bir milyar doları aşan serveti ile Forbes dergisinin en zenginler listesinin 559'uncu sırasında yer alan Galleon Group'un kurucusu Raj Rajaratnam bir yatırım fonunun karıştığı en büyük Insider trading yolsuzluğunun altına imza attı. Geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan ve 20 milyon haksız yollarla kar elde eden Rajaratnam ve beş yöneticisinin bir başka suçu da ortaya çıktı. Sri Lanka asıllı Rajaratnam, ülkesindeki Tamil Eelam Kurtuluş Kaplanları'nın (TİÖK) finansörü çıktı. Sri Lanka adasının Kuzey ve Doğu kısımlarında devlet kurmak isteyen TİÖK gerilları hükümetle uzun yıllardır savaşıyor. Amerikan Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ajanlarının soruşturmalar sırasında ortaya çıkardığı bu para akışı ABD'de Maryland merkezli bir hayır kurumu üzerinden yapılıyor.

                          ZENGİN BAĞIŞÇILAR
                          ABD'li zengin Sri Lankalılardan para topluyor. Soruşturma sırasında ortaya çıkan bu yeni suçla Rajaratnam terör suçundan da yargılanacak. Rajaratnam gibi Amerika'da yaşayan bir çok zengin Sri Lankalının bu kanalla ülkelerine para gönderdiği de bu şekilde ortaya çıkmış oldu. Bilindiği gibi Rajaratnam, sabit ve cep telefonu hatlarını dinleyen müfettişler tarafından yakalanmıştı. Rajaratnam IBM ve Bear Stearns gibi kurumlarda yöneticilik yapmıştı.

                          30 yılda bir kez yenildiler
                          CUMHURBAŞKANI Mahinda Rajapaksa geçtiğimiz ay ülkenin 30 yıldır mücadele ettiği Tamil gerillalarını ilk defa askeri alanda mutlak yenilgiye uğratmıştı.
                          Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                          Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                          Yorum

                          • ÇAKAL
                            Ağa'nın Adamı
                            • 27 Haziran 2007
                            • 2545

                            #43
                            D.Mehmet Doğan - Vakit
                            2009-10-22
                            Karadeniz çırpınmaktan vazgeçer mi?

                            Çırpınırdın Karadeniz
                            Bakıp Türk’ün bayrağına…

                            Bir zamanlar marş olarak söylenen, dillerden düşmeyen bu mısralar ne Samsun’da, ne Trabzon’da veya Rize’de yazıldı. Bu mısraların şairi “Azerbaycanlı”dır ve şiir Azerbaycan’ın önemli şehirlerinden Gence’de yazılmıştır.
                            Ahmet Cevad 1892 de doğmuş, 45 yaşında, Stalin’in Türk dünyasının aydınlarına, şairlerine, yazarlarına karşı uyguladığı kıtal sırasında 1937’de şehid olmuştur.
                            Şiirin 15 Aralık 1914’de yazıldığı biliniyor.
                            Birinci Dünya Harbi başlamıştır. Sonradan Yavuz ve Midilli ismi verilen Alman zırhlıları Karadeniz’e geçmiş, 29 Ekim 1914’te Rus donanmasının bulunduğu limanları bombalamıştır. Ruslar 1 Kasım’da Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etmiş ve Rus ordusu Osmanlı sınırlarını geçmeye başlamıştır. 7 Kasım’da Osmanlı Devleti Birinci Dünya Harbi’ne girmiştir…
                            Bu hareketliliğin şairin ruhundaki yansıması “Çırpınırdın Karadeniz” şiiridir. Azerbaycan, yaklaşık iki asırdır Rus pençesi altındadır. Dünya savaşı statükoyu değiştirecek filizler verebilir. Bu sırada İstanbul’da Başkumandan vekili Enver Paşa da böyle düşünmektedir. O yüzden, Türk dünyasına doğru bir hamle olarak Sarıkamış harekatını planlamış ve bizzat yönetmek için Doğu Anadolu’ya gitmiştir. Sarıkamış harekatı ağır kış şartlarında felaketle sonuçlanır (Aralık 1914). Burada dökülen kanın semeresi sonraki yıllarda görülecektir.
                            Ayrı düşmüş, dost elinden,
                            Yıllar var ki, çarpar sinem.
                            Vefalıdır geldi, giden,
                            Yol ver Türk’ün bayrağına!
                            Türklerin ve müslümanların o zamanlar tek müstakil devletinin bayrağı, genç Ahmed Cevad’ın ruhunda (şiir yazıldığında 22 yaşındadır) fırtınalar koparmaktadır. Ay yıldızlı bayrağı taşıyan askerler gelecek ve Azerbaycan kurtulacaktır. O geldiğinde yoluna inciler dökülecek, sağına soluna sırmalar düzülecektir… Şair, bu lirik şiiri şöyle bitirir:
                            Dost elinden esen yeller,
                            Bana şiir…selâm söyler.
                            Olsun bütün bizim eller
                            Kurban Türk’ün bayrağına!
                            Sanatkâr bugünü değil, geleceği görür. Bu şiirin günü, dört yıl sonra gelir.
                            1917 Mart’ında Rusya’da ihtilal olur, Çar tahtı bırakmak zorunda kalır. Eylül’de cumhuriyet ilan edilir. Ekim ayında bolşevik devrimi olur. Aralık ayında bolşevikler, müttefiklerle mütareke yapar. Bu karışık dönemde, Kafkaslar’da Ermeniler büyük güç kazanır. 1918 yılında Azerbaycan’ın birçok şehri ele geçirilir. Bakü’de, müslümanlara karşı 18 Mart-1 Nisan 1918 tarihleri arasında büyük katliam yapılır. 12.000 kişi şehid edilir. Halkın büyük bölümü Bakü’yü terk etmek zorunda kalır.
                            Azerbaycan’ın zor durumda olduğu haberleri İstanbul’a ulaşır. Enver Paşa, üvey kardeşi Nuri Paşa’yı Kafkas İslâm Ordusunu kurmak için Azerbaycan’a gönderir. Kafkas İslâm Ordusu Azerbaycan’a geldiğinde halk yollara dökülür, işte Ahmed Cevad’ın şiirinin zamanı gelmiştir.
                            25 Mayıs 1918’de Gence’ye gelen Nuri Paşa buradan harekatı yönetir, Salyan, Ağsu, Kürdemir ve Şamahı’yı kurtarır. Bakü’nün kurtuluşu gecikir. Halk, Nuri Paşa’ya, Bakü’deki vahim durumu anlatan bir mektup gönderir. Bu mektupta: "Ey Türk Askeri! Eğer sen Bakü’yü alamazsan, Bakü’de, senin için hazırlanan sofralar konaksız kalacak, senin için kesilen kurbanlar düşmana kalacak. Eğer sen bu şehri alamazsan, müslüman gelinlerin duvaklarını düşman yırtacak, senin muzaffer olman için kalkan elleri zalimler kesecek" denilmektedir.
                            İkinci hücumda düşman bozguna uğratılır, şehir işgalcilerin elinden kurtarılır. Halk, Nuri ve Halil Paşaları kurtarıcı olarak karşılar. Azerbaycan halkı, kurtuluş günü Kurban bayramına rastladığı için çifte bayram yapar…
                            Kafkas İslâm ordusu, bu harekat sırasında binden fazla şehid verir. Türkiye dışında Kudüs’ten, Kerkük’ten, Bağdat’dan, Beyrut’dan, Halep’ten, Kosova’dan, Bosna’dan… şehidleri vardır Kafkas İslâm Ordusu’nun… 20. Yüzyıldaki müstakillik mirası üzerine kurulan bugünkü Azerbaycan Devleti’nin temelinde, Osmanlı coğrafyasını temsil eden bir asker kitlesinin kanı vardır…
                            Türkiye’de bu tarih fazla bilinmez. Azerbaycan’ın ise unutmadığını umarız. Bu askerin taşıdığı bayrak Azerbaycan semalarında görünmezse, bilin ki Azerbaycan Devleti’nin istiklâli sona ermiştir! 1920’de öyle olmadı mı?
                            Ne zaman Karadeniz çırpınmaz, dalgalanmaz; Hazar’ın suyu çekilir, işte o zaman o bayrak Azerbaycan semalarında görünmez olur.
                            Azerbaycan’a gideceğim ve o bayrağın orada dalgalanmaya devam ettiğini göreceğim. Bundan eminim!
                            Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                            Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                            Yorum

                            • ÇAKAL
                              Ağa'nın Adamı
                              • 27 Haziran 2007
                              • 2545

                              #44


                              Futbol inançsız oynanmıyor!

                              Rubin Kazan'ın Türkmen çalıştırıcısı Kurban Berdiyev, Barcelona galibiyetiyle tüm dünyanın dikkatini çekti. Müslüman hocanın, Nou Camp'ta-ki duası ise futbol-inanç ilişkisini yeniden gündeme getirdi. FIFA karşı çıksa da dinler, yeşil sahaların ayrılmaz bir parçası.
                              Dünya futbol kamuoyu, Barcelona'yı 2-1 yenerek büyük bir sürprize imza atan Rubin Kazan'ın teknik direktörü Kurban Berdiyev'i konuşuyor. Türkiye, milli futbolcumuz Gökdeniz Karadeniz'in galibiyeti getiren golüyle gururlanırken, Müslümanlar hac ibadetini de yerine getiren Türkmen Berdiyev'e alkış tutuyor. 57 yaşındaki hocanın, Nou Camp'ta elinde tesbih dua ederken görüntülenen fotoğrafı, yıllardır tartışılan futbol-din ilişkisine de yeni bir boyut kazandırdı. Temsilcimiz Beşiktaş'ın, Wolfsburg deplasmanında 1 puanı koparttığı maçı yöneten İtalyan Roberto Rosetti'nin düdüğündeki haç sembolü ise hangi dine mensup olursa olsun inançların yeşil zeminden eksik olmadığını ortaya koydu. On binlerin akın ettiği stadyumlar, her daim farklı mesajlara ev sahipliği yapıyor. Birçok oyuncu maneviyatına vurgu yapan işaretlerle sahaya adım atıyor, futbol takımları başarıyı getiren olgulara bağlılığını milyonların önünde gözler önüne seriyor. Geçmişe yönelik birçok örneğin verilebileceği inanç-futbol birlikteliği, 2009 Konfederasyon Kupası finalinde ise görüş ayrılıklarına yol açtı. ABD'yi 2-0 geriye düştüğü maçta 3-2 mağlup ederek kupaya uzanan Brezilyalılar, saha ortasında toplanıp dua etti. FIFA Başkanı Joseph Blatter'in, "Dünya Kupası'nı kazanmak tanrısal değil, takımla ilgili bir mesele." dediği bildirilirken, Afrika 2010'da hangi dine mensup olursa olsun dua etmenin yasaklanması konusunda yoğun çalışmalar başlatıldı. Ancak FIFA'nın bu girişimine, Vatikan'dan, "Hiristiyan dininin etik değerlerini futboldan dışlamak hata olur." şeklinde tepki geldi. Spor basını bu ay içerisinde de Mısır'da düzenlenen Dünya Gençler Futbol Şampiyonası'na odaklandı. Bu kez sahnede Brezilya'nın U20'leri vardı. Sambacılar galip geldikleri karşılaşmaların sonunda hep birlikte şükrederken, Gana ile oynadıkları finalde bambaşka bir tablo ortaya çıktı. Penaltı atışlarıyla kupaya uzanan Gana'nın Müslüman gençleri, topluca Allah'a el açtı. 2002 Dünya Kupası'nda üçüncü olan Ay-Yıldızlılarımızın cuma namazına gitmesini garipseyenler, ülkemizde top koşturan yabancıların istavroz çıkarmalarını normal bulup oruç meselesini her yıl gündeme taşıyanlar, uluslararası arenada yaşananları ise uzaktan seyrediyor. Öyle ki Sevilla'nın Malili forveti Kanoute'nin attığı gollerden sonra secdeye gitmesi ya da dindar Katolik olduğu bilinen Real Madrid'in Brezilyalısı Kaka'nın, Hz. İsa'ya sevgisini belirten tişörtleri dünyanın hiçbir ülkesinde sorun olmuyor. FIFA ise halihazırda karşılaşmalar sırasında ve öncesinde oyuncuların dua etmesine ve istavroz çıkarmasına izin veriyor.
                              Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                              Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                              Yorum

                              • ÇAKAL
                                Ağa'nın Adamı
                                • 27 Haziran 2007
                                • 2545

                                #45
                                Rapçi çarşafa girdi!



                                Çarşafa da girince, ülkede büyük tartışma başladı

                                Pınar ERSOY / VATAN

                                Fransa’nın feminist şarkılarıyla tanınan ünlü rap yıldızı Diam’s, evlenerek Müslümanlığı seçti. Çarşafa da girince, ülkede büyük tartışma başladı.




                                BAŞTA çarşaf olmak üzere, türban ile ilgili tartışmalarıyla Avrupa’nın gündeminden düşmeyen, son haftalarda çarşaf ve burkalara yasak getirmeyi planlayan Fransa, en ünlü şarkıcılarından birinin dönüşümünü konuşuyor. Şarkılarında sık sık kadın haklarını savunan, Diam’s’ın (29) geçen yıl Aziz adlı bir Müslüman ile evlenmesi çok konuşulmuştu. Ancak Paris Match dergisinin yıldızın çarşafa girdiğini gösteren fotoğrafları yayınlaması, ülkede bir numaralı konu oldu. İnternet ve basında bu fotoğraflar, “Diam’s’ın dönüşümü” olarak verildi. Şehirden Sorumlu Bakan ve “Ne Hayat Kadını Ne de Bastırılmış” adlı kadın hakları derneğinin başkanı olan Tunus asıllı Fadela Amara ise Diam’sı eleştirdi. Kendisi de Müslüman olan Amara, “Kadınların hakkını korurken, şimdi kocasının dediğinden çıkmayan bir kadın haline gelmiş.

                                Umarım yakında tekrar yolunu bulur ve o çarşafı çıkarır” dedi.
                                Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
                                Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information