Yurdum insanindan kesitler/ Beğendiğimiz fıkralar

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • Dragon
    Bağımlı
    • 09 Haziran 2007
    • 941

    #106
    Amerika

    Temel ve Dursun bir gün ellerinde sazla Amerikaya giderler. Bayağı dolaştıktan sonra yorulurlar ve uyurlar. Sabah kalktıklarında etraflarında bir sürü kızılderili görürler, çok korkarlar.. Temel Dursun'a "Dur bunlar hayatta saz görmemiştir, bi saz çalayım da kaçsınlar" der. Temel'in sazı çalmasıyla kızılderililer hızla kaçarlar. Dursun "vaay sen bunları sadece bir sazla kaçırdın... o zaman buranın adı TEKSAZ olsun" der. Ertesi gün uyurlar; uyandıklarında gene karşılarında kızılderilileri görürler. Bu sefer Temel "dur başka bi yöntemim var" der ve güçlü bir sesle osurur. Ve adamlar kaçmaya başlarlar. Dursun da "mademki adamları osurup ta kaçırttın buranın adı LAZVEGAZ olsun" der. Ertesi gün dolaştıktan sonra tekrar uyurlar; sabah kalktıklarında etraflarında gene kızılderilileri görürler. Bu sefer Dursun "bi de ben saz çalayım de korkup kaçsınlar" der. Dursun sazı çalar ama kızılderililer korkmaz ve sazı Dursun'un ?ötüne sokarlar. Temel de "ehe...bu sazı senin ?ötüne soktular o zaman buranın adı ARKANSAZ olsun." der
    Ben ben değilim,Sen olmayınca
    Sen sen değilsin,Ben olmayınca

    Yorum

    • Dragon
      Bağımlı
      • 09 Haziran 2007
      • 941

      #107
      Genel Müdür

      Bir şirkette genel müdür olarak çalışan bir adam, eksiksiz bir sağlık kontrolünden geçmek üzere doktora gider. Doktor, hastaneye yeni bir bilgisayar sistemi aldıklarını ve bu sistem sayesinde küçük bir idrar tahlili ile "full check up" yapabildiğini söyler. "Harika" der bizim genel müdür de, "başlayalım öyleyse". Doktor, adama bir cam kavanoz vererek idrar için tuvalete gönderir. Bizim adam bir süre sonra, kavanozu dolu olarak geri getirir. Doktor, kavanozdaki numuneyi bilgisayara bağlı küçük bir konteynere döker. Bilgisayar ilginç sesler çıkartarak çalışır ve bir süre sonra yazıcısından uzunca bir döküm alınır. Doktor yazıcıdan gelen çıkışları uzun süre incelemeye koyulur. Adam dayanamayıp sorar: "N'oldu doktor, bir terslik mi var?", "Bilgisayarın verdiği sonuçlara göre.." der doktor; "bir terslik yok, ama tenisten mütevellit sağ bileğinizde bir kavis oluşmuş". "Yapmayın doktor" der bizim adam, "ben meşgul bir adamım; ne tenis ne de golf oynarım. Bütün bunları yapacak vaktim yok; nasıl olur da sağ bileğimde tenis oynamaktan bir kavis oluşur?". Bunun üzerine doktor, bilgisayarın şimdiye kadar hiç yanılmadığını, asla hata yapmayacağını söyler ve "ancak" der; "içinizin rahat etmesini istiyorsaniz, bu steril kavanozu yanınıza alıp eve götürün. Sabah kalkar kalkmaz da lütfen test için gerekli idrarı yapın. Sonra, doğruca buraya gelin, sizden ekstra bir ücret almadan testi yineleyelim". Bizim adam, "tamam" der ve arabasına atlayıp evin yolunu tutar. Bilgisayarın koyduğu teşhis canını sıktığı icin, bilgisayarlara hiddetlenir. Bütün dünyayı bu aptal makinelerin ele geçireceğini düşünür ve hiddeti daha da artar. Eve vardığında, bilgisayarın "aklını başına getirmeye" karar vermiştir. Arabadan iner inmez, kavanoza biraz idrar yapar ve sonra da; arabasının kaputunu açıp karterden bir kaç damla motor yağı alıp kavanozun içine damlatır. Eve girince de olup biteni karısıyla kızına anlatır. Onlardan da kavanoza bir miktar idrar yapmalarını ister. Onlar da bizimkinin isteğini yerine getirirler. Ertesi sabah, bizim genel müdür uyanır uyanmaz eline bir playboy alip bilgisayar için tasarladığı son hinliği yapmak üzere, kavanozuyla birlikte tuvalete girer. 15 dakika sonra tuvaletten çıktığnda yüzünde mutlu bir gülümseme vardır. Doğruca hastanenin yolunu tutar. Doktor, kendisini selamlayıp nasıl olduğunu sorar. Yüzünde hin bir gülümseme ile, "iyiyim doktor, iyiyim" der bizim adam. Doktor, bir yandan kavanozdaki numuneyi bilgisayarın konteynerine dökerken; bir yandan da, "formunuzda gözüküyorsunuz bu sabah" der. Az sonra bilgisayar yeniden tuhaf sesler çıkarmaya başlar. Birkaç dakika sonra da uzunca bir kağıt çıktısı gelir yazıcıdan. Doktor, bilgisayardan gelen belgeyi titizlikle incelerken, bizim adam "bakalım senin bilgisayar bugün ne diyor doktor?" der, sinsi sinsi gülümseyerek. "Hımm..." der doktor "Bilgisayarımıza göre, arabanızın yağ değişim zamanı gelmiş, kızınız hamile, karınız da bel soğukluğuna tutulmuş. Ayrıca, tuvaletlere girerken yanınıza böyle ha bire Playboy almaya devam ederseniz, bileğinizdeki kavis daha da kötüye gidecek".




      Ne bilgisayarmış bre

      Ben ben değilim,Sen olmayınca
      Sen sen değilsin,Ben olmayınca

      Yorum

      • yagmur
        Kıdemli
        • 29 Nisan 2008
        • 4717

        #108
        OTOBÜS ŞÖFÖRÜ SERKANSerkan ölünce cennetin kapisinda kuyruga girer.Hemen önünde bekleyen adam pederdir. Kapida bir melekbeklemektedir.Melek pedere sorar:)))Hiç günahın var mı peder ?Aziz melek ben rahiptim. Tüm hayatım boyunca hep tanrıma dua ettim. Karımave çocuklarima sadik kaldim.Insanlara ve hayvanlara hep yardim ettim.. Melek : Çok iyi, bunları biliyorduk zaten.Al sana cennetin gümüş anahtarı der.Ve sonra Serkan'a döner.))) Senin hiç günahın var mı? ; Serkan:Ben de her zaman hayvanlara ve insanlara iyilik yapardım.Tanrıya duaetmedim etmedim açikçasi, inancim da zayifti ve bir günahim vardi.. Çoksert ve hizli otobüs kullanirdim .. Melek Serkan'a döner vebunu da biliyoruz.. )))Çok iyi al sana cennetin altın anahtarı.. Peder bu olaya çok sinirlenir: Ben hayatımı tanrıya adadım siz de gidipBu adamı cennette benden üstün tutuyorsunuz,haksızlık değil mi ?!! Melek gülerek: ..))) Oglum sen vaaz verirkenherkes uyuyordu amaSerkan otobüs kullanirken herkes dua ediyordu. Skor farkli yani! )
        Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.

        Yorum

        • mecaz
          Tecrübeli
          • 02 Şubat 2009
          • 438

          #109
          Karı koca yemek yiyor. O sırada masaya yaklaşan heykel gibi güzel bir esmer, adamı selamlayıp geçiyor.
          Adamin karısı soruyor: - "Kim bu afet?"
          Adam: - Eğer mutlaka bilmek istiyorsan söyleyeyim, metresim!
          Kadın: - Bir de bu kadar pervasızca söylüyorsun. Boşanıyorum senden!
          Adam: - Yani Etiler'deki apartmanı, Kandilli'deki yalıyı, Göcek'teki tekneyi ve Nice'deki villayı bırakıyorsun... Uzun bir sessizlik olur.
          Çift yemeğini çatallarken kadın birden sorar: - Şu arkada oturan Fuat değil mi? Yanındaki kadın kim?
          Adam: - Fuat'in metresi.
          Kadın: - Ay bizimki çok daha güzel!


          ....................;)
          EGO SUM QUİ SUM........3.5 - 4........

          Yorum

          • mecaz
            Tecrübeli
            • 02 Şubat 2009
            • 438

            #110
            Yeryüzündeki herkes ölür ve Tanrı'nın huzuruna çıkarlar...
            Tanrı der ki: "Erkekler 2 sıra olsun; bir sırada karıları tarafından yönetilen erkekler, diğer sırada karılarını yöneten erkekler.
            Ayrıca bütün kadınları cennete aldım; onlar meleklerle birlikte gidecekler şimdi.."
            Böylece kadınlar gittikten sonra Tanrı erkeklerin karşısına geçer. Bir bakar ki karıları tarafindan yönetilen erkeklerin sırası 100 km.'den uzun; ama karılarını yöneten erkeklerin sırasında sadece bir adam duruyor. Tanrı diğer sıradakilere çok kızar:
            "Kendinizden utanın!! Sizi bu dünyada güç ve idarenin temsilcisi olarak yarattım ve şuraya bakın, hepiniz güçsüz karaktersiz 100 km.lik bir sürü olmuşsunuz. Bakın bir tek erkek kulum şu yan sırada tek başına gururla dikiliyor. Ondan ders alın!
            Oğlum, sen anlat bunlara, sen ne yaptın da "karılarını yöneten erkekler" sırasında bir tek sen oldun?"
            Ve adam cevap verir: - "Bilmem... karım bana burda durmamı söyledi"


            ..................................;)
            EGO SUM QUİ SUM........3.5 - 4........

            Yorum

            • mecaz
              Tecrübeli
              • 02 Şubat 2009
              • 438

              #111
              Roger ağır şartlar altında çalışan bir işçidir. Boş zamanlarını hep bowling ve voleybol oynayarak geçirmektedir. Karısı bu duruma üzülür ve bir hafta sonu, sürpriz olsun diye, onu striptiz kulübune götürmeye karar verir. O akşam beraberce kulübun kapısına gelirler.
              Kapıdaki koruma görevlisi,
              " Hey Roger.. seni görmek ne güzel!" der. -
              "Daha önce buraya gelmiş miydin Roger..?"
              - "Hayır hayır o adamı bowlingten tanıyorum."
              İçeri girerler ve bir masaya otururlar, garson gelir:
              - "İyi akşamlar Roger. Her zamanki gibi Cin tonik di mi?"
              - "Roger bana bak sen buraya daha önce geldin değil mi?" Hafif hafif öfkelenmeye başlayan karısını sakinleştirmek zordur.. -
              "Ne alakası var. Voleyboldan tanırım onu, bir iki tek içmişliğimiz var ordan yani."
              Karısı pek tatmin olmamıştır ama neyse. Derken stiriptizci kızlardan biri masaya gelir:
              - "Selam Roger. Yine özel masa şovundan mı istersin?"
              Roger boğazına kadar batmıştır... Karısı hışımla yerinden kalkar ve kulübu terk eder. Roger peşinden koşar. Kadın bir taksiye biner ancak taksi kalkamadan Roger da biner. Kadın öfkeden patlayacakmış gibidir.. ve korkunç sinirlidir..
              Şoför: - "Bu geceki çok suratsızmış Roger.."



              ..................................;)
              EGO SUM QUİ SUM........3.5 - 4........

              Yorum

              • BORSAMATİK
                Katılımcı
                • 16 Şubat 2009
                • 103

                #112
                Mansiyon ödülü
                Hava Yollarında yemek servisi zamanı. Hostes en öndeki adama kibarca
                gülümseyerek sordu:
                - Yemek ister misiniz efendim?
                Kendini lokantada zanneden yolcu servis masasına baktı:
                - Seçeneklerim neler?
                Hostes yine kibarca gülümseyerek seçenekleri sundu:
                - Evet veya hayır.

                ***
                3 üncü lük ödülü

                Bir alışveriş merkezindeyiz. Yaşlı bir hanım tavuk reyonunda bir türlü
                istediği kadar büyük bir tavuk bulamayınca, onu izleyen reyon
                görevlisine söylendi:
                - Bu tavukların daha büyük olmaları mümkün değil mi?
                Görevli tonton teyzeye takılmadan edemedi:
                - Mümkün değil teyze, onlar ölü.

                ***

                2 nci lik ödülü

                Kamyon sürücüsü "dikkat, alçak köprü" ikaz levhasını fark ettiğinde iş
                işten çoktan geçmişti. Olanca hızıyla üst köprüye bindirdi ve orada
                sıkıştı kaldı. Arkasında kilometrelerce araç kuyruğu oluştuktan
                sonra trafik/kurtarma ekibi nihayet geldi. Kurtarıcı işine başlarken
                polis de gözleri sıkışmış kamyonda, sürücüye yaklaşarak söze girmiş
                olmak için sordu:
                - Köprüye sıkıştınız, he?
                Sürücü canı burnunda homurdandı:
                - Yo, köprü taşıyordum, mazotum bitti.

                ***
                1 inci lik ödülü

                Trafik kuralı ihlali yapan kimsenin çıkmadığı uzun bir nöbetin sonunda
                polis nihayet aşırı hız yapan bir aracı durdurdu. Sürücü camı açtı.
                Ruhsat ve ehliyetini uzattı. Polis ceza makbuzunu cebinden çıkarırken
                keyifle gülümsedi.
                - Sizi bütün gün bekledim.
                Sürücü nasıl olsa cezamı öyle ya da böyle çekeceğim rahatlığıyla, iç
                çekerek cevap verdi.
                - Anlıyorum memur bey. Elimden geldiği kadar hızlı gelmeye çalıştım ben de.
                Polis, dakikalar süren gülmesi kesilmeyince adama eliyle git, git
                işareti yaptı ve adam cezadan kurtuldu.

                Yorum

                • mecaz
                  Tecrübeli
                  • 02 Şubat 2009
                  • 438

                  #113
                  Boşanma davasında kadın, hakime talebini gerekçesi ile açıklamış:
                  - "Sayın hakim, çocuğun bende kalmasını istiyorum. Onu dokuz ay karnımda taşıdım."
                  Hakim kocaya sormuş: - "Karınızı duydunuz. Bir diyeceğiniz var mı?"
                  Adam "Var tabii" demiş ve anlatmış:
                  - "Sayın hakim. Farzedelim ki canınız bir kutu soğuk kola istedi. Makineye parayı attınız ve kola geldi. Şimdi bu kola makinenin midir, yoksa parayı deliğe atanın mı?"
                  Hakim sekreterine dönmüş: - "Yaz kızım. Çocuk babada kalacaktır..."

                  ...............;)
                  EGO SUM QUİ SUM........3.5 - 4........

                  Yorum

                  • Bear_Bull
                    Spread Trader
                    • 09 Şubat 2009
                    • 773

                    #114
                    Yılın Fıkrası
                    Arabanın lastiği tam akıl hastanesinin önünde patlar.
                    Adam arabayı kenara zoryanaştırır.
                    Sonraki işlem malum...
                    Kriko, stepne, bijon anahtarı ve tekeri söker.

                    Ama söktüğü 4 adet bijon, yuvarlanıp yağmur mazgalına 4�ü de düşer.
                    Mazgal açılır gibi değil,
                    Bijonlar görünmüyor bile.
                    Adam bir sağına bakar, bir soluna bakar,
                    çaresiz kaldırıma çöker.
                    Olayı en başından beri akıl hastanesinin demir parmaklıklı penceresinden izleyen bir deli, seslenir;
                    - Ula salaaak! Sen ne yapıyorsun orda öyle?
                    - Sorma birader,lastik patladı ve değiştirirken bijonları mazgala düşürdüm.
                    - Düşündüğün şeye bak! Diğer lastiklerden birer tane bijon çıkar. Hepsi 3 bijonlu olsun.

                    Seni, Lastikçiye kadar idare eder.
                    Adam hemen denileni yapar.
                    Ve akıl hastanesindeki deliye seslenir:
                    - Senin ne işin var tımarhanede?

                    Cevap müthiştir....
                    - Biz burada delilik'ten yatıyoruz kardeşim, salaklık'tan değil...!



                    Meşhur bir filozofa: - "Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz?" diye sorulduğunda: - "Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan" demiş. :)

                    Yorum

                    • haskan
                      Aktif
                      • 29 Mart 2008
                      • 143

                      #115
                      Yaslı kadın, luks otelın en ust katından ınıyordu. Ara
                      Katlardan bırınde asansor durdu.
                      Kapı acıldı, genc ve guzel bır kız ıcerı gırdı. Onunla
                      Bırlıkte asansoru yogun bır parfum kokusu da doldurdu.
                      Yaslı kadın, parfum kokusunu derın derın ıcıne cekınce
                      Genc kız magrur bır eda ıle kadına baktı ve
                      Gıorgıo-beverly hılls dedı
                      Kucucuk bır sısesı bıle 100 mılyon lıra!
                      Bıraz sonra asansor gene durdu. Gene cok sık genc bır
                      Kadın gırdı. O da buram buram parfum kokuyordu.
                      Yaslı kadın yıne koklamaktan kendını alamadı.
                      Yenı bınen genc kadın da yaslı kadına donerek kıbırlı bır
                      Tavırla
                      Chanel 5 numara dedı
                      Mını mını bır sısesı bıle 150 mılyon lıra!
                      Bıraz sonra asansor yaslı kadının ınecegı katta durdu.
                      Kadın asansorden cıkmadan buyuk bır gurultu cıkartarak
                      Yellendı.
                      Sonra da asansorde kalan ıkı alımlı genc kadına donerek
                      Ayşe kadın fasulye yarım kılosu 450 bın lı

                      Yorum

                      • haskan
                        Aktif
                        • 29 Mart 2008
                        • 143

                        #116
                        Cok soguk bir kis gunu padisah, tebdil'i kiyafet gezmeye karar vermis.Yanina basvezirini alip yola cikmis. Bir dere kenarinda calisan yasli bir adam gormusler.. Adam elindeki derileri suya sokup, doverek tabakliyormus.Padisah, ihtiyari selamlamis:
                        " Selamunaleykum ey pir'i fani..."
                        " Aleykumselam ey serdar'i cihan..."
                        Padisah sormus:
                        " Altilarda ne yaptin ?"
                        " Altiya alti katmayinca, otuz ikiye yetmiyor..."
                        Padisah gene sormus:
                        " Geceleri kalkmadin mi ?"
                        " Kalktik...Lakin, ellere yaradi..."
                        Padisah gulmus:
                        " Bir kaz gondersem yolar misin ?"
                        " Hem de ciyaklatmadan..."
                        Padisahla basvezir adamin yanindan ayrilip yola koyulmuslar. Padisah basvezire donmus:
                        " Ne konustugumuzu anladin mi ?"
                        " Hayir padisahim..."
                        Padisah sinirlenmis. " Bu aksama kadar ne konustugumuzu anlamazsan kelleni alirim."
                        Korkuya kapilan basvezir, padisahi saraya biraktiktan sonra telasla dere kenarina donmus. Bakmis adam hala orada calisiyor..
                        " Ne konustunuz siz padisahla..."
                        Adam, basveziri soyle bir suzmus:
                        " Kusura bakma. Bedava soyleyemem. Ver bir yuz altin soyleyeyim.."
                        Basvezir, yuz altin vermis.
                        " Sen padisahi, serdar'i cihan, diye selamladin. Nereden anladin padisah oldugunu.."
                        " Ben dericiyim. Onun sirtindaki kurku padisahtan baskasi giyemezdi.."
                        Vezir kafasini kasimis.
                        " Peki, altilara alti katmayinca, otuz ikiye yetmiyor ne demek..." Adam, bu soruya cevap vermek icin de bir yuz altin daha almis.
                        "Padisah, alti aylik yaz doneminde calismadin mi ki, kis gunu calisiyorsun, diye sordu. Ben de, yalnizca alti ay yaz degil, alti ay da kis calismazsak, yemek bulamiyoruz dedim."
                        Vezir bir soru daha sormus...
                        " Geceleri kalkmadin mi ne demek ?" Adam bir yuz altin daha almis.
                        " Cocuklarin yok mu diye sordu..Var, ama hepsi kiz. Evlendiler, baskasina yaradilar, dedim..."
                        Vezir gene kafasini sallamis.
                        " Bir de kaz gonderirsem dedi, o ne demek..." Adam gulmus:
                        " Onu da sen bul..."

                        Yorum

                        • haskan
                          Aktif
                          • 29 Mart 2008
                          • 143

                          #117
                          Adam karısıyla arabada giderken polis sirenini duymuş, hemen sağa
                          çekmiş ve polis gelmiş:

                          "Buyurun memur bey?"
                          "Beyefendi direksiyon başındayken cep telefonuyla konuşuyordunuz
                          "Yok efendim sadece bip yaptı, ben de şarjı mi bitiyor diye baktım"

                          Karisi lafa atlamış:
                          "Aaa yapma hayatim. yarım saattir ortağınla iş görüşmesi yapıyordun telefonda"

                          Adam karısına tip tip bakarken polis yine sormuş:
                          "Beyefendi emniyet kemerinizi neden takmıyorsunuz???"
                          "Memur bey takmıştım ama sizin geldiğinizi görünce durduktan sonra
                          çözdüm"
                          Karisi yine atlamış: "Aman sekerim sen de o kemeri hayatında bir kere taktın mı acaba...."

                          Adam kadına bir tane patlatmamak için kendini zor tutarken; polis bu
                          sefer de arabayı incelemeye başlamış vee... -"Beyefendi bakar mısınız sağ sinyaliniz de kırık"

                          "Aaaa.. kırık mı?? Sabah yola çıkarken kontrol ettim kırık diildi... yolda oldu galiba, hiç de fark etmedik"

                          Karisi çenesini tutamamış yine:
                          "Amma da attın kocacım, sana 3 haftadır söylüyorum artık su kırık
                          sinyalin icabına baktır diye....."

                          Adam en sonunda dayanamamış bağırmış:
                          "BANA BAK SEN SUSUCAK MISIN ÇAKICAM SIMDI SURATININ ORTASINA!!"

                          Polis kadına sormuş: "Hanımefendi esiniz size hep böyle mi davranır?"

                          Kadın cevap vermiş:
                          "Yok canim....sadece alkollü olduğu zaman"


                          Yorum

                          • haskan
                            Aktif
                            • 29 Mart 2008
                            • 143

                            #118
                            Adamın biri bara girmiş , masaya çıkarak bağırmış ; " Ey ahali ben adamın cinsel organını dah deyince kaldırır , duh deyince indiririm ". Herkes gülmüş ama adam iddialı , 18 yaşında bir çocuk bulmuşlar , adam dah demiş çocuğun aleti dimdik , duh demiş hemen inivermiş . Bu gençtir her zaman organı kalkabilir diyerek 80 yaşında bir dedeyi ileri itmişler hadi sıkıyorsa bunu kaldır demişler . Adam dah demiş , dedenin alet dimdik , dede hışımla silahını çekerek bağırmış ; " Duh diyeni yakarııııım laaaaaaaaan

                            Yorum

                            • c1ci
                              Katılımcı
                              • 11 Nisan 2009
                              • 112

                              #119
                              Bir Makine Mühendisi, Bir Elektrik Mühendisi ve bir Bilgisayar Mühendisi bir gün eski bir araba ile yola çıkmışlar. Issız bir otobandan geçerken, araba aniden durmuş, baktılar çalışmıyor, Makine Mühendisi
                              - Ben simdi hallederim!" diyerek atılmış, önce arabanın altına yatmış, kaputu açmış, bir kaç girişi sıkıştırıp, bir kaç yere çekiçle filan vurmuş ama tik yok! Başı eğik arabaya geri dönmüş.
                              Bunun üzerine Elektrik Mühendisi atılmış hemen, o da elektrik girişlerini, sigortaları kontrol etmiş, kablolarla oynamış ama hareket yok! Bunun üzerine ikisi birden dönüp,
                              Bilgisayar Mühendisine bakmışlar. Sıranın kendisine geldiğini anlayan Bilgisayarcı,
                              - Eeee şey, arabadan bir çıkıp tekrar girsek?
                              yiğidi bir söz....güzeli bir göz öldürür...

                              Yorum

                              • c1ci
                                Katılımcı
                                • 11 Nisan 2009
                                • 112

                                #120
                                köy yerinde cemal adında bir adam varmıs kahvede televizyon izlerken mankenlerden aysu kayacıyı görmüş vayy be aysu benim sayemde manken oldun hiç arayı sormuyosun haırsız demiş kahvedekiler cemal abi sen tanıyormusun ki aysuyu demiş tabiki demiş cemal abi isterseniz gelin tanıstırayım gitmişler kapının ziline basmıs cemal abi aaa aysu kayacı naçmıs kapıyı ooo cemalcigim hoşgeldin nasılsın deyip öpüşmüş adamların agzı açık kalmıs baska birgün yine kahvede televizyon izlerken jean caude wan damme yi görmüşler filmde cemal abi vay benim sayemde aktirsit oldun bir arayıp teşekkür etmedin ******** demiş aamlar abi bunuda mı tanıyosun tabii demiş gelin tanıstırayım gitmişler çalmıs kapıyı lean caude açmıs kapıyı oo cemal abi demiş öpmüş elini adamşların yine agzı açık kalmıs derken bir hafa boyunca çıkan ünlü kişileri tanıdıgını sölemiş cemal abi adamla inanmamıs ama cemal abi götürüp tanıstırınca adamlar şaşırmışlar yine birgün televizyonda george bush konusma yapıyormus vay benim saemde iktidara gelldin bir arayı teşekkür tmedin demiş cemal abi kahvedekiler abi digerleri tamamda koskocaman amerika baskanını nereden tanıyacaksın demişler gelin götüreyim demiş cemal abi beyaz saraya gitmişler kapıdaki güvenlik durdurmus kimsiniz cemal abi ben george un arkadasıyım demiş görüşecektim bunlar kim benim arkadaslarım yoo olmaz sen gir ama onları alamam demiş güvenlik adamlar abi napacagız demişler cemal abilerine oda karsı yola gecin biz balondan el sallarız demiş tamam demişler beyaz saraya girmiş cemal abi kapıyı açmıs bush karsısında bush görür görmez ooo cemal abi hoşgeldin hangi rüzgar attı demiş arkadaslar seni tanıdıgıma inanmadılar yolun karsısındalar gel bir el sallayalım deyip sarmaş dolaş balkona çıkmıslar el salllamıslar adamlar bakmıs yaa cemal abinin yanındaki benziyor busha ama sanki o degil digeride aynı seyi sölemiş yoldan gecen bir zenciyi durdurmuslar kardes bir baksana şu karsıdakileri tanıyomusun zenci egilmiş gözünü kısmıs valla sagdaki cemal abi ama soldakini çıkaramadım demiş
                                yiğidi bir söz....güzeli bir göz öldürür...

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information