AKP kaptılacak mı ?

Collapse
This topic is closed.
X
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • ÇAKAL
    Ağa'nın Adamı
    • 27 Haziran 2007
    • 2545

    #16
    Hâlâ anlamadılar!
    Kar topu gibi büyüyen bir halk var.
    Onlar için partinin önemi yok.
    Ülkeyi birilerinden kurtarma azmi var.
    Oy oranının seçimden seçime artışına bakılırsa ki hedeflerine ulaşakları zaman yakındır.
    Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
    Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

    Yorum

    • ÇAKAL
      Ağa'nın Adamı
      • 27 Haziran 2007
      • 2545

      #17
      Meclis’in de hükümetin de anahtarını yargıya teslim edin

      Anayasa Mahkemesi’nin başörtüsü ile ilgili aldığı karar, Türkiye’de yeni bir dönem başlatıyor. Artık, TBMM’nin de hükümetin de görevinin yargı tarafından üstlenildiği bir döneme girdik.

      Bir diğer ifade ile kuvvetler ayrılığı döneminin sonu geldi. Türkiye’de tek bir güç var o da yargı gücü.

      Kimse hukukla yargıyı birbirine karıştırmasın. Türkiye’de hukukun üstünlüğü değil, yargının üstünlüğü söz konusu. Benim anlatmaya çalıştığım da bunun ta kendisi.

      Bütün bunların kapısını, haddini aşan Anayasa Mahkemesi açtı. Başörtüsü konusunda yapılan Anayasa değişikliğini görüşen mahkeme, yapılanları şeklen inceleme yerine içerik olarak da inceledi ve bir karar verdi.

      İşte ne oldu ise bu “içerik” yönünden ele alması sonucu oldu. Değişikliği, Anayasa’nın 2, 4 ve 148. maddelerine atıfta bulunarak iptal etti. Yani Anayasa’nın değiştirilemez ve değiştirilmesi dahi teklif edilemez iki maddesine atıfta bulundu.

      Hangi sözü isterseniz o ifadeyi götürmek istediğiniz yere sürükleyebilirsiniz. Napolyon’un meşhur sözünü, “Bana farklı yorumlanmayacak bir söz getirin, sizi onunla idam edeyim” dediğini hatırladım.

      Bundan sonra yapılmak istenen her değişiklik laiklikle bağlantı kurulabilecek demektir.

      Bugünden itibaren Anayasa Mahkemesi’nin onayı olmadan hiçbir Anayasa değişikliği yapılamayacak.

      367 BUNUN YANINDA ÇOK HAFİF KALDI

      Anayasa’nın attığı bu cüretkar adımı, geçtiğimiz yıl cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde aldığı 367 kararı ile kıyaslamasın. Bu ondan çok öte ve ağır bir karar.

      367 kararını bir şekilde aşabilirsiniz. O kendilerinin de sonradan utandığı bir karar idi. O kararı 368 oyu bulup aşabilirsiniz.

      Ama başörtüsünü bahane ederek alınan karar, bir yargı darbesinden başka bir şey değil. AYM, “Beni hiçbir zaman aşamazsın” diyor.

      27 Nisan’da Genelkurmay’ın verdiği e-muhtıra ile askeri darbeyi hayata geçiremeyen güçler, bugün yargı ile bunu uygulamaya kalkıştı.

      Hakimin kendisi savcı olduğunda kime gidebilirsin?

      Anayasa’yı uygunluğu kontrol etmek durumunda olan makam, yetkilerini aşarak karar verirse ne yapabilirsiniz?

      Türkiye’de artık yeni bir dönem başladı.

      ***

      Türkiye’de kimsenin laiklikle bir sorunu yok. Bunun en net örneğini sosyaldemokrat kimliği ile tanınan siyasal bilimci Prof. Ersin Kalaycıoğlu’nun geçtiğimiz yıl yaptığı araştırma ortaya koydu. Prof. Kalaycıoğlu'unn araştırması, Türkiye’de laiklikle sorunu olanların oranının yüzde 7-8 dolayında kaldığını gösterdi.

      Durum bu kadar net iken değişimin önünde ayak sürüyenler zaman değirmeninin taşları altında öğütülüp gidecekler.

      Bugün, yasama ve yürütmenin yetkilerini tekelinde toplamaya kalkan heyet, Anayasa Mahkemesi'nin 8 Nisan 1963 tarihinde verdiği karardan dolayı yaşadığı utancı gelecekte de hissedecek. Hatırlamayanlar için hatırlatayım, cunta ürünü olan Anayasa Mahkemesi, 1963/83 sayılı kararında “27 Mayıs’ı eleştirmek suçtur” diye karar vermişti.

      Bugün hangi üye bu kararın ardında durabilecek acaba? Bu utanca ortak olabilecek varsa çıksın öne lütfen.

      ***

      Bir başka nokta ise bu davanın AK Parti’nin kapatma davası ile ilişkisi... AK Partililer, başını kumdan çıkarmak zorunda. Geçtiğimiz yıl 367’ye imza atan, bugün “şekilden” çıkıp “içeriğe” giren Anayasa Mahkemesi, AK Parti’yi de kapatacaktır.

      Nasıl kapatmaz onu da söyleyeyim. Eğer, kapatmama kararı ile partiye daha büyük darbe vurabileceğine karar verirse ancak o zaman kapatmazlar. Yaşatılmasına çalışılan ekonomik çöküntünün altında ezilmesi için iktidarda kalmasını lütuf gibi sunabilirler.

      Gelinen noktada yapılacak alternatiflerden birisi şu. Eskiden bir kent alındığında o kentin anahtarı muzaffer komutana teslim edilirmiş. Meclis Başkanı ve Başbakan yasamanın ve yürütmenin anahtarlarını yargıya teslim etmeli.

      Mevla görelim neyler...


      Ünal TANIK
      Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
      Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

      Yorum

      • tekiner
        Katılımcı
        • 30 Ekim 2007
        • 79

        #18
        Uyan Türkiye

        Atatürkün Gençliğe Hitabesini Okuyalim.
        ülkenin Birçok Kilit Noktasi Diş Güçler Tarafindan Elegeçirilmiş
        Durumda Ne Zaman Türkiye Atağa Geçse Hemen Devreye Girip Demokrasiyi,ekonomiyi Milletin Geleceğini Baltaliyorlar.senaryo Hep Ayni Geleceğimizi Sekteye Uğratan Bu Oyun Bozulmali Millet Uyanmalidir.

        Yorum

        • financer
          Bağımlı
          • 08 Mayıs 2008
          • 128

          #19
          Kapandıktan sonraki oluşumlar konuşulduğuna göre, kapanacaktır.

          Kapatılmalı mı diye sorarsanız, bence hiçbir parti terörizmi ve sapıkça yönelimleri desteklemediği sürece kapatılmamalıdır.

          Bu ülke Atatürk'ün ilkeleri üzerine kurulmuştur.

          Atatürk ün en büyük hedefi, aklı hür,vicdanı hür,irfanı hür bireylerden oluşan bir toplum yaratmaktı. Yasaklayıcı olmayı o da istemezdi.

          Bence partileri cezalandırma şekli, hazine yardımı alamama vb şekilde olmalıdır, parti kapatma hiçbir zaman çözüm değildir.

          Atatürk'ün çizdiği yoldan ayrılmazsak, daha yaşanılır bir Türkiye, çocuklarımıza miras kalacaktır.
          [B]POZİTİF DÜŞÜN, [I]HEDEFLERİN OLSUN[/I], [I]BAŞARIRSIN[/I]![/B]

          Yorum

          • MÜHENDİS

            #20
            Parti yöneticileri AKP nin kapanmasını herkesten çok isterler gibi... Dışişleri bakanı ülkesini uluslararası arenada şikayet edermi yahu... başbakan yrd. zat varlığını borçlu olduğu cumhuriyetin kurucusu Atatürk e dil uzatıyor devrimlerini insanlara baskı olarak değerlendiriyorsa cumhuriyetin ilelebet koruyucusu Anayasa bu tehlike karşısında AKP yi kapatacaktır kuşkusuz... bencede bir siyesi parti kapanması kötü bişey ama herşeyin bir kuralı var... mesela bir lokanta insan sağlığına uymayan yemek satarsa ve insanlar sağlık sorunu yaşıyorsa o lokanta kapatılsın istemez miyiz? açar ağzımızı yumarız gözümüzü değil mi yani... nede olsa bizlerin ve çoluğumuzun geleceği sağlığı önemli.. eğer lokanta isen belediyenin sağlık kurallarına uyacaksın... çünkü o yasalara uyacağım diye ruhsat alıyorsun imza atıyorsun uymazsan kapanırsın.. siyasi partilerde kurulurken ve milletvekili yemini ederken anayasaya uyacağım diye yemin ediyorsun. aykırı hareket edersen kapanırsın ..sonuç net... anayasaya ve kurallara uymayan kapanır.. nasıl kurallara aykırı trafikte araba kullanırken başkalarına ve çevreye zarar vermekten işlem yapılıyor cezasını çekiyorsak, siyasi partilerde anayasaya uymayarak kurallara uyan vatandaşa saygısızlık yaptığı gerekçe ile cezasını çekmeli.. bu hangi siyasi parti olursa olsun... her parti kafasına ve ideolojisine göre ülkeyi şu kadar oy aldım diye yönetmeye kalkarsa o zaman kaldıralım anayasayı olsun bitsin. aşiret gibi ülke yönetilsin o zaman ... bugün ekonominin ve her alanda yaşanan sıkıntılar ile toplumun bu kadar gergin olması ne yazık ki AKP nin kendisini uyguladığı siyaset nedeni ile kapanacak boyuta taşımasından kaynaklanmıştır.... sanki AKP yöneticileri anayasa mahkemesine "GEL BENİ KAPAT" der gibiler..

            sonumuz pek iyiye gitmiyor gibi allah hayır etsin inşallah..

            Yorum

            • MAGGGMA
              ...................
              • 12 Haziran 2007
              • 1375

              #21
              Haber Merkezi / TIMETURK

              Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Fethullah Gülen ile ilgili verdiği beraat kararı, AK Parti'nin kapatılması davasında da en büyük gerekçelerden birini ortadan kaldırmış oldu.

              Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, kapatılma davasıyla ilgili iddianamesinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Fethullah Gülen ile ilgili bir konusunu da koyarak, “Abdullah Gül, Dışişleri Bakanlığı sırasında Türk büyükelçiliklerine bir genelge göndererek, Fethullah Gülen organizasyonuna ait yurt dışındaki okullarla temas ve iş birliği yapılmasını istemiştir.” demişt. İddianamede Gülen'in, laik Cumhuriyete karşı icraatte bulunan bir tarikat lideri olduğu ileri sürülmüştü.

              Ancak Yargıtay Genel Kurulu'nun, Fethullah Gülen lehine verdiği karar, savcının kapatma davası iddianamesine Gül’le ilgili koyduğu bölümü ortadan kaldırmış oldu.

              Bu gelişmenin AK Parti'nin kapatılması davasında yeni gelişmeler yaşanmasına neden olacağı belirtiliyor.

              GÜLEN DÖNECEK Mİ?

              Öte yandan Fethullah Gülen hakkındaki beraat kararının Yargıtay tarafından onanması, "Gülen Türkiye'ye dönecek mi?" sorusunu da beraberinde getirdi.

              Gülen'in sağ kolu Hüseyin Gülerce, konuyla ilgili açıklamasında, Fethullah Gülen'in Türkiye'ye döneceğinin işaretini vererek, "Devletin artık bu tartışmayı bitirmiş olması gerekiyor. Gülen'in Türkiye'ye dönmesi için hiçbir engel kalmadı." dedi.

              Yorum

              • MÜHENDİS

                #22
                ABD'den Gülen'e kırmızı kart

                Türkiye'de kazandı Amerika'da kaybetti. Gülen, "Yeşil Kart" için yaptığı başvuruya ilişkin açtığı dava da umduğunu bulamadı.

                Hakkındaki davalar nedeniyle uzun süredir Amerika'da yaşayan Fethullah Gülen, Pennsylvania Doğu Bölgesi Mahkemesi'nde açtığı davayı kaybetti. Mahkeme kararı gereği Gülen'in bir ay içerisinde ülkeyi terketmesi gerekiyor.

                ABD’de oturma, seyahat etme ve çalışma izni sağlayan "Green Card" (Yeşil Kart) için yaptığı başvuru ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Servisi (USCIS) tarafından reddedilen Fethullah Gülen, kararın düzeltilmesi için açtığı davayı kaybetti.

                Mahkeme, Gülen’in "olağanüstü yetenekli eğitimci" statüsünde Yeşil Kart alabilmesi için öne sürdüğü argümanları yetersiz buldu. Hürriyet gatesinde yer alan habere gre göçmen bürosunu haklı bulan Pennsylvania Doğu Bölgesi Mahkemesi yargıcı Stewart Dalzell’in kararı sonrası Gülen’in bir ay içinde ABD’yi terketmesi gerekiyor.

                Ancak yasalarda açıkca belirtilmediği için bu süre kesin değil. Kaçak olarak ülkede kalabileceği bu sürenin de 6 aya kadar uzayabileceği belirtiliyor.

                güncellenme zamanı 15.07 | 25.6.2008 ANKA...

                Yorum

                • financer
                  Bağımlı
                  • 08 Mayıs 2008
                  • 128

                  #23
                  Bir gazetede, bir vatandaşın yorumu.

                  "1980'li yılların ortalarında Batılılaşma sarhoşluğu ile Tito'yu önce tartışmaya,sorgulamaya ardından eleştirmeye başladık,sonra Duvarlardan resimlerini indirmeye başladık,netice olarakta Ülkemiz,umduğumuz bir Batılı Ülke olmadı,ancak o Batılılar bizleri bölüp Cehenneme çevirdiler"bir Yugoslavın anısı???????


                  Biz ne zaman gerçekleri anlayacağız????

                  Bu ülke, ancak Atatürk ün izinden gidilirse yaşanabilir bir ülke olacaktır.!!!

                  [B]POZİTİF DÜŞÜN, [I]HEDEFLERİN OLSUN[/I], [I]BAŞARIRSIN[/I]![/B]

                  Yorum

                  • güneşş
                    Tecrübeli
                    • 08 Ocak 2008
                    • 742

                    #24
                    Başsavcı’nın şeriat dediği MGK’nın eylem planı çıktı 6 Temmuz 2008 Pazar, 03:40 POLİTİKA
                    Başsavcı Yalçınkaya’nın iddianamede ‘şeriatçılık’ olarak gösterdiği Doğu’ya imam atamalarını MGK’nın istediği ortaya çıktı. Başbakan Yardımcısı Çiçek, tutanakları Yüksek Mahkeme’ye sundu


                    BAŞBAKAN Yardımcısı Cemil Çiçek, hükümetin doğu illerine imam atamalarını ‘şeriat’ olarak nitelendiren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın tezini belgeleriyle çürüttü. AK Parti aleyhindeki kapatma davasıyla ilgili önceki gün Anayasa Mahkemesi’nde sözlü savunma yapan Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tutanaklarını da delil olarak sunduğu öğrenildi. Hükümet icraatlarının idari yargı denetimine tabi olduğuna dikkat çeken Çiçek, ‘iktidar partisinin, bu şartlarda Anayasa’ya aykırı eylemlerin odağı haline gelmesinin imkansız’ olduğunu vurguladı. Bunun yanı sıra bir çok hükümet icraatının, devletin farklı kurumlarının isteği veya mutabakatı ile gerçekleştiğini anlatan Çiçek, buna somut örnek olarak da imam ve müezzin atamalarını gösterdi.

                    PKK İLE MÜCADELE İÇİN GEREKLİ

                    Terörle Mücadele Yüksek Kurulu’na da başkanlık eden Çiçek, Marksist yapısıyla bölge halkına ulaşamayan PKK’nın, ‘dini motifleri kullanma’ stratejisine geçmesi üzerine, konunun MGK’da ele alındığını ve kurulda alınan tavsiye kararı gereğince, Güneydoğu’daki imamsız camilere gerekli atamaların yapıldığını açıkladı. Çiçek, şunları söyledi: ‘Diyanet İşleri Başkanlığı’nın din hizmetlerinde nitelikli görevlileri istihdam etmesi ve boş camilere atama yapılması Milli Güvenlik Kurulu’nun tavsiye kararlarında ve dolayısı ile Türkiye Cumhuriyetinin devlet politikası çerçevesinde yer almaktadır. Ayrıca, Terörle Mücadele Yüksek Kurulu Sekreteryası hazırladığı ‘Bölücü Faaliyetlere Yönelik Eylem Planı’ çevresinden özellikle doğu ve güneydoğu illerimizde kadrosu bulunmayan camilere din görevlilerinin istihdamının önemine değinmiş ve bu konuda kadro ihdasını önermiştir.’

                    SAVUNMA HAKKI KUTSAL

                    MGK’nIn tavsiye karar metnini sunmadan önce hukukçularla görüşen Çiçek’in, ‘MGK kararını kamuoyuna açıklamak doğru olmaz ama savunma hakkının kutsallığı karinesinden hareketle Yüksek Mahkeme’ye sunmak yanlış değil’ görüşü üzerine, belgeyi Mahkeme üyelerine sunduğu öğrenildi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abbdurrahman Yalçınkaya, AK Parti hakkındaki hazırladığı iddianamede söz konusu imam atamalarını ‘şeriatçılık’ olarak nitelendirmişti

                    Yorum

                    • güneşş
                      Tecrübeli
                      • 08 Ocak 2008
                      • 742

                      #25
                      kritik iki hafta

                      AKP Kulisleri karar için kritik iki haftalık süreyi konuşuyor.



                      AKP"liler, 22 Temmuz ile 6 Ağustos arasındaki bir tarihte Anayasa Mahkemesi"nin kararını açıklayacağına kesin gözüyle bakıyorlar.



                      Dün AKP kurmayları ile bu iki haftalık kritik dönemi konuşurken, Anayasa Mahkemesi raportörünün raporunu tamamladığı haberi de geldi. AKP kurmayları, “takvimin tam da beklendiği gibi işlediğini” belirttiler.



                      11 ÜYE RAPORU BEKLİYOR

                      Raportörün, raporunu; kararı verecek 11 Mahkeme üyesine en geç Çarşamba günü dağıtacağı belirtildi. Üyeler, başsavcının iddiaları ile AKP"nin savunmalarını zaten günlerdir inceleyip, özümsediler. Bu nedenle raportörün dağıtacağı raporu kısa sürede değerlendirmeleri bekleniyor.



                      EN ERKEN 22 TEMMUZ

                      Bu durumda raporun okunması 21 Temmuz Pazartesi gününe kadar tamamlanmış olabilecek. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç"ın 22 Temmuz Salı günü bile üyeleri toplantıya çağırma olanağı var. Bu nedenle AKP"liler en erken 22 Temmuz"da Mahkemenin karar için toplanabileceğini düşünüyorlar.



                      YA ŞUR"A BEKLENİRSE

                      Mahkemenin karar toplantısını; Askeri Şur"a toplantısı sonrasına erteleme imkanı da var. Şur"a Temmuz sonunda başlayıp, en geç 4 Ağustos"ta sona erecek ve Şur"a kararları 4 Ağustos"ta Resmi Gazete"de yayımlanacak.



                      Bu durumda Mahkeme Şur"a kararlarının Resmi Gazete"de yayımlanması sonrasında toplanıp, karar verebilir. Bu durumda 5 ya da 6 Ağustos karar toplantısı için son gün olarak tahmin ediliyor.



                      ERDOĞAN ÖNCEDEN BİLİYOR MUYDU?

                      Karar ile ilgili bugün gelinen takvimin önceden hesaplandığı ve Başbakan Erdoğan"a bildirildiği de anlaşılıyor. Bu nedenle Başbakan TBMM"yi tatile sokmayıp, karar açıklanıncaya kadar Meclis"i çalıştırma kararı vermişti.



                      GECİKİR Mİ TEDİRGİNLİĞİ

                      Sonuçta; AKP"liler bu 2 kritik haftayı bekliyorlar. Eğer karar toplantısı Şur"a başlamadan yani 22 Temmuz 30 Ağustos arasındaki bir günde yapılırsa; kapatma kararı çıkmayabileceği yorumları yapılıyor.



                      Eğer Şur"a toplantısı beklenirse ve ardından Mahkeme Toplantısı olursa; Mahkeme Başkanının "ülkeyi olası bir krize sokmamak için" bu tarihe kadar beklemiş olacağı varsayılıyor.




                      HAZIRLIK

                      Çünkü, daha önce toplanıp, karar alınırsa ve Başbakan Erdoğan"a dönük olası bir siyasi yasak olursa; hükümet krizi yaşanabilir ve Şur"a kararları için onay sıkıntısı doğar. Bu durumda; askeri atamalar yapılamaz…

                      Yorum

                      • vakkoc78
                        Yeni üye
                        • 23 Temmuz 2008
                        • 7

                        #26
                        Anket kapanmış ama ben kapatılacağını düşünüyorum.

                        Yorum

                        • capital
                          Yeni üye
                          • 24 Temmuz 2008
                          • 39

                          #27
                          Kapatılmayacak diye düşünüyorum

                          Yorum

                          • MÜHENDİS

                            #28
                            Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan bu güne ne sıkıntıları aştı... Ben inanıyorum ki TC nin temellei ve kurumlarının yapısı oldukça sağlam. Ne darbeler ne depremler atlattı. en son Gölcük depreminde resmi rakamlara göre 50.000 e yakın vatandaşımızı kaybettik, binlerce ev işyeri yerle bir oldu ama onunda üstesinden geldi ülkemiz... TC kimseye baki değildir.. Kimler geldi kimler geçti. Bu ülke her sınkıntıyı atlatacaktır.. Kriz filanda çıkmaz bulunmaz hint kumaşı da değil hiç bir iktidar... bir başka iktidar kurulur yaşam devam eder.. mevcut iktidar ülkesini çok düşünüyorda diğerleri düşünmüyor mu tabi ki hayır. hatta bunlardan daha iyi düşündüğünü sanıyorum..ülkenin bulunduğu ortamdan da sorumlusu baştaki iktidardır.. anayasa kuralları içinde ülkeyi yönetecek bir iktidar nasılsa kurulur..

                            Yorum

                            • vakkoc78
                              Yeni üye
                              • 23 Temmuz 2008
                              • 7

                              #29
                              Lehman'dan iddialı rapor: "AKP kapatılmayacak"


                              hurriyet.com.tr



                              Dünyanın en büyük yatırım bankalarından biri olan Lehman Brothers, AKP'nin kapatılma davası ile ilgili iddialı bir açıklama yaptı.


                              Lehman, genel beklentinin aksine AKP'nin kapatılmayacağına inandıklarını, kapatılması halinde ise uzun süren bir politik belirsizliğe girilebileceğini ve piyasalarda büyük dalgalanmalar yaşanabileceğini iddia etti.

                              LEHMAN'DAN ÇARPICI RAPOR

                              Lehman Brothers tarafından AKP'nin kapatılma davası ile olarak ilgili yayınlanan 25 Temmuz 2008 tarihli ve 'Gri bir alan yok' isimli raporda, iki senaryo üzerinde duruldu. Birinci ve daha çok inandıkları senaryoya AKP'nin kapatılmayacağını yerleştiren Lehman, bu iddiasıyla ilgili olarak şu başlıkları öne çıkardı:

                              - Türban kararı parti kapatmayı gerektirmeyebilir

                              - AKP'nin aksiyonları ile ilgili sıkı bir baskı var: Anayasa Mahkemesi'nin türban kararı Türkiye demokrasisi için çok önemliydi. Bu karar Meclis'in Anayasa'yı değiştirme özgürlüğünü ve AKP tarafından gelecekte yapılabilecek olası benzer atakları engelledi. Böylece artık parti kapatmaya yönelik gereklilik de azaldı.

                              - Dava amacına ulaştı: En azından bu dava AKP ve bakanlar için önemli bir şoktu. Bize göre türban davası ve partiyi kapatmaya yönelik tehdit AKP için en büyük uyarı oldu. AKP de daha ılımlı davranmaya ve ses tonunu yumuşatmaya başladı.

                              - Demokrasi konusu: Son dönemdeki anketler AKP'nin popülaritesinin düştüğünü gösteriyor. Bizce partinin kapatılması, AKP'ye doğru olan akımı güçlendirirse yargının üzerine bir bumerang gibi gelebilir.

                              - AKP'nin Güneydoğu'a önemli bir rolü var

                              - Parti kapatmanın ekonomik maliyeti var.

                              YA KAPATILIRSA...

                              Lehman raporunda dikkat çeken diğer bir nokta ise AKP'nin kapatılması halinde yaşanacaklar. Diğer kurumlara göre daha sert bir dil kullanılan raporda, AKP kapatılırsa yeni bir seçim yapılacağı, Başbakan Erdoğan'ın da dışarıdan bu partinin başına gelerek başbakan olarak kalmaya devam edeceği yönündeki görüşlere itibar edilmedi.

                              Anayasa Mahkemesi'nin kapatma kararı alması halinde özellikle Başbakan Erdoğan ile ilgili tartışmalı bir sürecin başlayacağına işaret eden Lehman, politik belirsizliğin uzun süreceği ve piyasalarda önemli dalgalanmaların yaşanacağı uyarısında bulundu. Erdoğan'ın belediye başkanlığı döneminden kalma suçlamalara maruz kalabileceğinin altını çizen kurum, Erdoğan için yolun sonuna geldiği şeklinde yorumların yapılabileceğini belirtti.

                              ANLAŞMA SAĞLANACAK

                              Raporun sonuç bölümünde dikkat çeken ifadeler ise şöyle:

                              "Biz yaşanan bu sürecin AKP ve laik kesim arasında daha yapıcı bir diyalogla sonuçlanacağı yönünde iyimseriz. Türkiye'deki sosyal gruplardan yaşanan bu tartışmanın sonuçlanması yönünde yeterli bir baskı oluşmaya başladı. Ayrıca Türkiye'nin sorumlu bir bölgesel güç gibi davranması yönünde de önemli bir uluslararası baskı var. Bizce Türkiye demokrasisini güçlendirirse bu görevini daha etkili bir şekilde gerçekleştirebilir. Gerçekten de eğer Türkiye'nin daha kuvvetli bir AB çıpası olsaydı bu tartışma daha kolay çözülebilirdi."

                              Yorum

                              • egbayram
                                Seyirci Üye
                                • 23 Haziran 2008
                                • 53

                                #30
                                demokratik bir ülkede parti kapatmanın gündeme bile gelmemesi lazım. bu da bizim demokrasi ayıbımız.

                                Yorum

                                Working...
                                X

                                Debug Information