Altın

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • financer
    Bağımlı
    • 08 Mayıs 2008
    • 128

    #46
    financer Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Dünya altın konseyinin rakamlarına göre, ortadoğudaki altın talebi bu senenin ilk çeyreğinde %33, 2. çeyreğinde %18 oranında düşmüş.

    Ancak Ekim ayında, özellikle Hindistanda ki festival sonrasında talebin artış gösterdiği, (geçen seneye göre %10 luk bir artış) söyleniyor.

    Benim görüşüm, ilk 2 çeyrekte altına talebin düşmesi ve Rusya'nın bütçe açığını kapatmak için altın satacağını duyurması gibi olumsuz haberlere rağmen altının 1000 dolar üstündeki fiyatını koruması, özellikle gelecek sene için güvenli bir liman olacağı konusunda ipucu veriyor.

    Geçen sene bu forumda yazmış olduğum, 2010 yılı sonunda altın 2000 usd olacaktır tahminimi korumaktayım.

    Bol kazançlar...

    Üstteki yazıyı altın 1030-1040 usd iken yazmıştım. 1 aydan kısa bir süre olmuş.

    Bugün ise kırılması çok zor olan görülen 1160 usd direncinin üzerinde 1166 usd civarlardındayız.

    Benim tahminim kısa dönemde bir düzeltme söz konusu olabileceği yönünde, ancak trend keskin bir yükseliş şeklinde olacaktır. 1100 ün altının görüleceğini düşünmüyorum, görülse bile kısa dönemde yukarı tepki olacaktır.

    2010 yılı sonunda dolar 2000 usd olacaktır diye tahmin ediyorum.

    yol uzun, hedef imkansız değil...

    ***yatırım tavsiyesi değildir***
    [B]POZİTİF DÜŞÜN, [I]HEDEFLERİN OLSUN[/I], [I]BAŞARIRSIN[/I]![/B]

    Yorum

    • narada
      Haberci
      • 04 Mayıs 2009
      • 1737

      #47
      Kapalıçarşı, altındaki yükselişe karşı

      Uluslararası piyasalarda altının onsunun 1.170 dolara kadar yükselmesi, İstanbul'da kuyumculuğun merkezi Kapalıçarşı'yı vurdu. Dükkan kiralarını altın üzerinden ödeyen esnaf, fiyatların yükselmesi üzerine kepenk indirmeyle karşı karşıya kaldı. Mal sahipleri geçen yıl 1 kilo altın için 25 bin dolar isterken, şimdi bu rakam 40 bin dolara yaklaşmış durumda.


      İstanbul'da altın ticaretinin merkezi Kapalıçarşı, fiyatların aşırı yükselmesi sebebiyle zor günler yaşıyor. Fiyatların zirve yapması, bir yandan altın satışlarına darbe vururken, diğer yandan kiralarını altın üzerinden ödeyen işyeri sahipleri zor durumda kaldı. Kapalıçarşı Esnafları Derneği Başkanı Hasan Fırat, kuyumcu esnafının sözleşmelerin yenileneceği 2010 Ocak'ında sıkıntı yaşayacağını açıkladı.

      Kapalıçarşı'da bulunan yaklaşık 400 işyerinin mülkiyeti özel kişilere ait. Bunun dışında Vakıflar İl Müdürlüğü'ne ve Büyükşehir Belediyesi'ne ait olan dükkanlar ise kiralarını lira cinsinden ödüyor. Kapalıçarşı'da dükkanı bulunan Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, özellikle işlek caddelerdeki dükkanların ve kuyumcuların tamamının bu sıkıntı ile karşılaşacağını, birçoğunun dükkan boşaltmayı düşündüğünü söyledi. Esnaf, Ocak 2008'de altının kilosu 25 bin dolar üzerinden kira anlaşması yapmıştı. Ancak altının fiyatı 37 bin doları aşmış durumda. Yıldırımtürk, bu sıkıntının üzerine altının pahalanması sebebiyle kuyumcuların işlerinin yüzde 75 düşüş göstermesinin eklendiğine dikkat çekiyor. Altın işlem hacminin yüzde 50'lere gerilediğine işaret eden Yıldırımtürk, "Bir orta yol bulunmalı. Dükkanlar boşaltılırsa yerine yenilerinin gelmesi bu ortamda zor görünüyor." dedi.

      Kapalıçarşı kuyumcusu ise bu konu hakkında suskun kalmayı tercih ediyor. Bunda altınla kira ödemenin resmi olmamasının payı var. 'Altın fiyatlarının yükselmesinden nasıl etkilendiniz?' sorusuna Bircan Kuyumculuk çalışanı Nedim Altay, "Kötü. Hem de nasıl kötü. Altın fiyatı yükseldiği için sadece altın satan insanlarla iş yapar hale geldik. Altın satışı yapılmıyor." diye cevap verdi. Yükselen altın fiyatı semt kuyumcularını daha fazla etkiledi. Altı yıl önce Kapalıçarşı'da kuyumculuk yapan ve şimdi Bağcılar'da dükkanı bulunan Balaban Kuyumculuk'un sahibi Cevdet Balaban, "Dükkanı kapattım. Ayaklı altın borsasında piyasayı takip etmeye geldim. Burada birkaç işlem gerçekleştirip günü kurtarmaya çalışıyorum." diyor. Şu an 30'a yakın kişinin oluşturduğu 'ayaklı altın borsası' gergin bir şekilde işlem yapmaya çalışıyor.

      Kapalıçarşı'da 3 bin 600 dükkan bulunuyor. Bunların kapladığı alan 40 bin metrekare. Hanlarla birlikte bu rakam 75 bin metrekareye ulaşıyor. 25 bin çalışanın istihdam edildiği bu tarihi mekanı kışın 300 bin, yazın 400 bin vatandaş ziyaret ediyor.

      Televizyon dizisi beğenildi ziyaretçi sayısı artıyor


      Kapalıçarşı esnafı, müşteri çekebilmek için ilginç yöntemlere başvuruyor. Kapalıçarşı Esnafları Derneği Başkanı Hasan Fırat, Kapalıçarşı'nın maliyeti 150 milyon Euro'yu bulacak bir onarıma ihtiyaç duyduğunu, amaçlarının çarşıyı eski haline döndürüp yerli müşteriyi buraya çekebilmek olduğunu ifade etti. Fırat, yeni nesli sadece modern AVM'lerde değil, Kapalıçarşı'da da görmek istediklerini kaydetti. "Bunun için ne yapıyorsunuz?" sorusuna ise Fırat, "Televizyonda Kapalıçarşı adlı bir dizinin yayınlanmasını sağladık. Böylece ziyaretçi sayımız yüzde 30 artış gösterdi. İnsanlar hafta sonu izinlerini burada geçirmeye başladı ve ciromuz da yüzde 30 arttı." diye cevap verdi. Fırat, Kültür Bakanlığı'ndan aldıkları ödenekle Kapalıçarşı için belgesel yaptırdıklarını ve bunun Avrupa'da bir yarışmaya gönderildiğini söyledi. Yine bakanlığın desteğiyle martta Almanya'nın Berlin şehrinde düzenlenecek turizm fuarında minyatür bir Kapalıçarşı yapacaklarını ve esnafı oraya götüreceklerini ifade etti. Fırat, "Yerli ziyaretçi oranımız yüzde 30. Bunu artırmalıyız. Ama ciddi ulaşım sorunu var." diye konuştu. "Kriz sizi etkilemedi mi?" sorusuna da, "Elbette ki hayır. Hiçbir yerde 'yüzde 50 indirim' afişi görüyor musunuz?" cevabını verdi.

      [UZMANLARIN KAFASI KARIŞIK]


      Onsun 1.200'e çıkacağı beklentisi hakim

      İstanbul Altın Borsası Başkanı Osman Saraç: Dolardaki zayıflama sürerken ve yatırımcılar finansal piyasalardaki belirsizlik ortamında sağlam varlıkları tercih ederken, altının gelecek yıl da yeni rekor seviyelere yükselmesi bekleniyor. Londra Külçe Piyasası Birliği (LBMA) piyasa yapıcılarında, kısa vadede ons fiyatının 1.200 dolara ulaşabileceği beklentisi hakim.

      Fiyatın nereye varacağını kestirmek çok güç

      İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Alaattin Kameroğlu:

      Altın fiyatları bir adım ileri, iki adım geri misali artmaya devam ediyor. Bunun nereye varacağını kestirmek gerçekten güç. Bundan kuyumculuk sektörü olumsuz etkileniyor. Günümüzde en sağlam yatırım aracı olarak altın görünüyor. Artış, kuyumculuk sektöründeki iyileşmeden dolayı değil, yatırımcıların altına yönelmeleri veya bazı devletlerin merkez bankalarının altın stoklarını artırma kararlarından dolayı yaşanıyor.
      YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

      Yorum

      • narada
        Haberci
        • 04 Mayıs 2009
        • 1737

        #48
        Altin teknik analizi (teknikanalizim.com)

        ons altinda 1.195 yeni en yuksek nokta ve zirve belirtisi oldukca yuksek son 2 is gununde surekli satis beklentisi icinde oldugumuzu dile getiriyoruz.
        Altin fiyatlarinda cok kisa vadeli bir soluklanma ile beraber tekrar 1.200 ve uzeri mumkunolabilir. Oncelikli olarak 1.184 seviyesi son yukselen trend destek noktasi kirilmasi halinde satislari arttiracagi icin izlenmesi gerek nokta olarak on plana cikacaktir.
        Grafikteki detaylari inceledigimizde ise son 2 is gununde sik sik satis gelecektir ve asagi yonlu dalgalanma yuzde -7 ye kadar dusus beklentimizin sebepleri ise
        detaylandirdigimizda 1 gunluk bant hareketi bugunde
        son donemin en yuksek seviyesinde ve satis yonunde olmasi en
        azindan cok kisa vadede 1.200 ihtimalinin artik zor oldugudur.
        Ikinci ihtimal ise, zirve ihtimalini kuvvetlendirien yuksek islem hacmi,
        bundan 3 is gunu once olusan buyuk islem hacmi 1.175 1.180 bolgesi
        kirilirken olusmasi 1.175-1.180 destek araliginin kirilmasi ile
        onumuzdeki 2 hafta icinde 1.100 bolgesine kadar gerileme getirecektir. Tabiki son donemde altin fiyatlamalarinda olusan seyir piyasalarda olumlu mesaj olarak algilandi ancak bundan sonraki surec bayram sonrasi gercekten cok dalgali olacaga benzer. Altin fiyatlarinda olusacak gerilemeler, piyasalardaki olumlu surec sonrasi ne gibi mutasyona ugrar arastirmaya calisicaz.
        YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

        Yorum

        • narada
          Haberci
          • 04 Mayıs 2009
          • 1737

          #49
          ALTINDA YÜKSELİŞ SÜRECEK

          Son dönemde rekor üstüne rekor kıran altın fiyatları, bugün Londra'da hafif gerilese de dolardaki zayıflığın sürmesine bağlı olarak yeniden toparlanması bekleniyor.

          Bloomberg

          Külçe altın fiyatları, bu hafta içinde üç defa tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Bunda doların 15 ayın en düşük seviyelerinde seyretmesi etkili oldu.

          Altın piyasasında işlemler, dolar bazında yapıldığından bu kıymetin fiyatı dövizdeki hareketlerden doğrudan etkileniyor. Bu nedenle dolar düşerken altın yükseliyor.

          Bloomberg ajansında yayımlanan bir haber/analize göre, Londra'da 1,195 dolara kadar yükselen külçe altının ons fiyatında görülen bu artış, Ağustos 1982'den bu yana kaydedilen en uzun soluklu hareket.

          Ajansa konuşan Londra merkezli TheBullionDesk.com analisti James Moore, külçe altının bu hızlı yükselişine rağmen kâr realizasyonu ve düzeltme hareketlerine karşı kırılganlığının sürdüğüne dikkat çekti.

          Moore, "Ancak yine de doların düşüşünü devam ettireceği beklentisiyle altının çok yakın bir gelecekte 1,200 seviyesini zorlaması kesin görünüyor. Çünkü [altına] yatırım talebi hala çok güçlü" dedi.

          ABD piyasalarının önemli bir bölümü Şükran Günü tatili nedeniyle bugün kapalı. Dolayısıyla bugün yapılan işlemler Londra'dan gerçekleşiyor.


          ÜLKELERİN ALIMLARI


          Bloomberg, altın piyasasına ilişkin beklentileri destekleyen bir diğer etkenin de merkez bankalarının değerli metal alımlarının devam ediyor olması.

          Dünyanın en büyük altın tüketicisi olan Hindistan'ın geçen ay Uluslararası Para Fonu'ndan (IMF) 6.7 milyar dolar karşılığında 200 ton altın alacağı açıklamasının ardında Sri Lanka'da benzer bir işlem gerçekleştireceğini duyurdu.

          Bloomberg'e göre, Sri Lanka da IMF'ten 375 milyon dolar karşılığında 10 ton altın satın aldı. Daha önce de Mauritius yine IMF'e 2 ton karşılığı altın için 71.7 milyon dolar ödemişti.

          IMF yaptığı açıklamada, şu an elinde 190 ton altın rezervi kaldığını duyurdu. Bu miktar, 18 Eylül'de 403.3 ton seviyesindeydi.

          National Australia Bank analisti Ben Westmore, önümüzdeki haftalarda Çin'in de önemli miktarda altın alımı yapmasının "oldukça yüksek bir olasılık" olduğunu ifade etti.

          Ajans'a konuşan Westmore, "Dünyada rezervindeki dolar miktarını azaltarak çeşitlendirmeye gitmeyi ve bunun için de altın almayı düşünen çok sayıda merkez bankası var... Birçok kişinin beklemeyeceği kadar yüksek bir ek talep olacak" dedi.


          RUSYA DA DEVREDE


          Son dönemde altın alımı yapan merkez bankaları arasında Rusya da yer alıyor. Ayrıca Sri Lanka da bu ay başında külçe altın alımlarına devam etme niyetini beyan etmişti.

          Bloomberg, bu durumun, başta Bank of America Merrill Lynch, Societe Generale ve Barclays Capital gibi dünyanın önde gelen bankalarının yaptıkları tahminlerde altın alımlarının süreceği beklentisini dile getirmelerine yol açtığını söyledi.

          Investec Bank analisti Darren Heathcote, dün yayımladığı bir raporda, gelişmekte olan ülke merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirmek için IMF'ten külçe altın alımlarının devam edeceği öngörüsünde bulundu.
          YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

          Yorum

          • narada
            Haberci
            • 04 Mayıs 2009
            • 1737

            #50
            25 soruda altın senaryoları

            Altın nerede duracak, düşer mi yükselir mi? Ekonomist Dergisi'nin 13 uzmanın yanıtlarından yola çıkarak hazırladığı kapak haberi...

            ‘ALTIN’ ÇAĞINI YAŞAYAN ALTIN, NEREDE DURACAK!

            Kayhan Öztürk/ Mine Zeybekoğulları/ Ekonomist Dergisi

            Beş yıl önce neredeyse bir yatırım aracı olarak kenara itilen, merkez bankalarının rezervleri için pek de yüz vermediği altın, kelimenin tam anlamıyla ‘altın’ çağını yaşıyor. Son iki yıl içinde yatırımcısına yüzde ….. kazandırması bir yana, yakın geleceğine ilişkin uç senaryolarda ons fiyatı için, ‘3.000 doların üstü’nü güçlü bir beklenti olarak ileri sürenler çoğalıyor. Diğer yandan yatırımcıda “Çok yükselmedi mi?” tedirginliği de giderek “Altından çıkmalı mı?” sorusuna dönüşüyor. Kim ne derse desin, dünya yatırımcılarının bugün bir numaralı yatırım alternatifi altın. İner mi, çıkar mı, yatırım yapılır mı yoksa elde varsa satmalı mı? İşte son günlerin en çok merak edilen bu ve diğer tüm soruları 25 şıkta topladık ve güçlü bir altın dosyası hazırladık.

            1- Altın, ne zamandan beri yükseliyor?
            1999 yılında son 30 yılın en düşük seviyesi olan 250 dolar noktasını test eden altın fiyatları, 2005 Kasım itibariyle 500’lü rakamlardan yukarı trend hareketine başladı. Mart 2008’de 1.033 seviyesine, Kasım 2009’da ise tarihi zirvesi olan 1.153 seviyesini yakaladı. Altın fiyatlarındaki yükselişin asıl miladı olarak ABD’de Dünya Ticaret Merkezine yapılan 11 Eylül 2001 tarihli saldırılar gösteriliyor.

            2- Bu seviyelerde bir balon oluştuğu söylenebilir mi?
            Fiyatlarda balon oluştuğunu düşünmeyen uzmanlara göre global krizin ardından oluşan ekonomik dinamikler, altının yükselişini desteklemeye devam ediyor.

            3- Yurt dışında ve Türkiye’deki getiri oranları ne oldu?
            2008’i 850 dolar seviyesinde kapatan altın fiyatları, geçen hafta 1.153 dolar seviyesini test ederek tarihi rekora imza attı. Buna göre yılbaşına göre altındaki artış, yüzde 35’i aştı. Türkiye’deki getiri ise dolar kurundaki geri çekilmelerden ötürü yüzde 30’un altında kaldı.


            4- Altındaki yükselişi neler tetikliyor?
            Son yıllardaki yükselişi tetikleyen en önemli iki unsur olarak 11 Eylül olayı ve 2008 sonunda patlayan global kriz öne çıkıyor. Küresel krizin had safhaya ulaştığı 2008 Eylül ayından itibaren artan riskler nedeniyle güvenli liman arayışı içine giren yatırımcılar, altın fiyatlarındaki yükselişi tetikledi. ABD’de başlayan mortgage kredi sorunu ile Bear Stern ve Lehman gibi köklü kuruluşların batması ve FED’in faizleri indirerek doların değer kaybına uğraması, altında sert hareketlerin başlangıcı oldu. Ardından düşen faizler nedeniyle getirisi sıfır ve sıfırın altına düşen paranın reel değerini koruyabileceği alternatif kanal arayışı da bir başka önemli gerekçe. Son günlerde ise dolardaki zayıflama ve enflasyon beklentileri öne çıkıyor.
            Dönemsel altın alımları, diğer emtia ve gıda fiyatlarındaki artışları da yan faktörler olarak görüyor.
            Dünyadaki merkez bankalarının altın rezervlerini arttırma istekleri de dikkat çekiyor. IMF’ten 200 ton alım yapan Hindistan’ın ardından Çin, Brezilya ve Rusya’dan da altına fiziki talebin geleceği yönündeki beklentiler sürüyor.

            5- Yükselişte spekülatif hareketlerin payı nedir?
            Altının yükselişinin altında hem politik hem ekonomik nedenler var. En büyük neden enflasyona karşı güvence olarak görülmesinden kaynaklanıyor. Bu nedenle fiyatların yapay bir şekilde yükseldiği fikri pek kabul görmüyor. Altının tüm dünyada fiziksel kullanımının azaldığını ve bu yükselişlerin fiziksel altın talebiyle gerçekleşmediğini de söylemek lazım. Kuyumculuk sektöründe tüm dünyada durgunluk yaşanıyor. Yaşanan ekonomik kriz, merkez bankalarının tekrar altın rezervlerini arttırmaları, para arzındaki artışla beraber enflasyon endişeleri ve altının güvenli liman olma özelliği bu yükselişte etken olan belli başlı faktörler. Bu genel dinamiklerin yanı sıra spekülatif amaçlı işlem yapan fonların da yükselişte etkili olduğu söylenebilir.

            6- Altında yükseliş devam edebilir mi? Teknik olarak hangi seviyeler mümkün görülüyor?
            Uzmanlarda genel olarak altın fiyatlarının yükseleceğine yönelik beklentiler hakim. Merkez bankalarının alımlarının sürmesi, dolardaki zayıflama ve yüksek enflasyon beklentileri, düşük faiz getirileri nedeniyle alternatif yatırım aracı arayışları, bu beklentiyi güçlendiriyor.
            Seviye konusunda ise beklentiler farklılaşıyor. Önümüzdeki 2-3 ay içinde 1.200-1.300 seviyelerine kadar çıkış olması bekleniyor. Ancak 1.000 ile 1.250 arasında ciddi dalgalanmalara da dikkat çekiliyor. Dolayısıyla kısa vadeli al-sat’lar oldukça riskli olabilir.

            7- Yükselişin sonu geldi mi? Geldiyse bunun gerekçeleri nedir? Düşüş olacaksa, yeni seviyeler için öngörülen rakamlar nedir?
            Şu an için yükselişin sonunun geldiğini gösteren bir belirti yok. Goldman ve JP Morgan gibi büyük uluslararası bankaların yüksek miktarda altın pozisyonları taşımaya devam etmesi de 1.200 dolarlı seviyelerin yakın olduğunun işareti olarak gösteriliyor. Ancak mevcut seviyeler de yüksek olduğu için gelebilecek açıklama ve gelişmeler dikkatlice izlenmeli. 2008’de dünya liderlerinin müdahale çağrıları üzerine koruma amaçlı altın alanların satışlarıyla hızlı bir düşüş yaşandığına dikkat çekiliyor. Bu nedenle başta ABD olmak üzere dünya genelindeki ekonomik toparlanmaya yönelik sinyaller dikkatle izlenmeli.

            8- Düşüş yerine teknik düzeltme olabilir diyenler, hangi gerekçeleri öne çıkarıyor? Olası bir düzeltmede fiyat aralıklarının ne olabileceği tahmin ediliyor?
            Genel anlamda yükseliş trendinin sürmesi beklenmekle birlikte kısa vadede düzeltme hareketleri olabileceği genel kabul gören bir yaklaşım. Bunun için ise ABD ekonomisinde kalıcı büyümenin başladığına olan inancın yaygınlaşması gerekiyor. Bu ise ABD’nin enflasyon, işsizlik, büyüme gibi verilerinin düzelmesine bağlı. Buna bağlı olarak ABD faizlerinin yükselmesi gerekiyor. ABD’den gelecek bu sinyaller, düzeltme hareketini tetikleyecektir. Olası bir düzeltmede ise fiyatların 1.070-1.005 aralığına gerilemesi bekleniyor. Trendin değiştiğini görmek için ise 950 doların altında kapanış olması gerekiyor.

            9- Bu senaryolar içinde en çok taraftar bulan hangisi?
            Uzmanlar kısa vadede özellikle ABD’den gelecek olumlu verilere paralel olarak arada düzeltmeler olsa da genel trendin yükseliş yönünde olduğuna inanıyor. Zira başta ABD olmak üzere dünya genelinde ekonomilere ilişkin gelen veriler istikrarlı bir görünüm vermiyor. Yaşanan belirsizlik ise tedirginliğe neden oluyor. Düşük faiz nedeniyle azalan getiriler de dikkate alındığında, altın, güvenli yatırım arayışı içinde olanların başvurduğu ilk adreslerden biri olmaya devam edecek gibi görünüyor.

            10- Altına ilişkin uç senaryolar nedir?
            Altın fiyatlarına ilişkin uç senaryolar, yine yükseliş yönünde yoğunlaşıyor. Daha makul olanlar 1.500’lü rakamları dile getirirken, daha iddialı tahminlerde 3.000’li rakamlar dile getiriliyor. Çok yüksek sesle dile getirilmese de bazı komplo teorilerinde 5.000’li rakamların bile konuşulduğu belirtiliyor. Bu senaryoların temelini oluşturan gerekçeleri ise şöyle sıralamak mümkün: Bazı ekonomistlerin ikinci kriz dalgasını tartışmaya başlaması. Daha önce 2010 yılında çıkılacağı öngörülen ekonomik krizden çıkışın 2011 yılına revize edilmesi. ABD faizlerinin düşük seviyelerde kalmaya devam edeceği düşüncesinin yayılması. Bu konudaki tartışmaların da 2010 yılının ilk çeyreğinde biraz daha netleşmesi bekleniyor. Hindistan ve Çin’in döviz rezervlerinin bir bölümüyle altın alacağına ilişkin beklentiler de bu uç senaryolara baz oluşturuyor.

            11- Altın fiyatlarıyla borsanın yükselişi veya düşüşü arasında nasıl bir korelasyon var?
            Bu konuda uzmanların görüşleri biraz farklılaşıyor. Bazılarına göre her ikisi arasında doğrudan bir bağlantı yok. Çünkü altın ve hisse senedi yatırımcı profilleri birbirinden çok farklı. Ancak bazılarına göre yakından bağlantılı. Çünkü konjonktür çok farklı. Para kazanmak amaçlı yatırım tercihinden çok, mevcudu koruma kaygısı daha baskın. Bu da ibreyi altından yana çeviriyor. Bu görüşü savunanlara göre altın fiyatlarındaki ani yükselişlerin ardından borsalarda düşüş yaşanıyor.

            12- Hindistan’ın piyasa yerine IMF’nin stoklarından altın satın alması, piyasaları nasıl etkiledi?
            Hindistan’ın IMF’den 200 ton altın satın alması beklentileri doğrulayarak altının 1.092’leri aşmasını ve böylece yeni bir rekor kırmasını sağladı. Kasım ayının ilk iki haftası ise piyasada yaşanan kaos ortamı nedeniyle alım ve satımlardaki dengesizlik hakimdi. Buna ABD verilerindeki kötü görünümün de eklenmesiyle 1.100 dolar üzerindeki fiyat hareketleri yaşandı.

            13- Hindistan benzeri yeni haberler Çin’den gelebilir mi?
            IMF’nin elden çıkartacağını açıklandığı 403 tonluk altın stoğunun 200 tonunu Hindistan’a satması, altın fiyatlarına yeni bir rekor yaptırdı. Kalan altının da Japonya gibi rezervlerinde çok az altın tutan ülkelerin merkez bankalarına satılması bekleniyor.

            14- Çin’in, şu andaki toplam rezervlerinin yüzde kaçı altın ve altın rezervlerini artırmasının sonuçları neler olabilir?
            Dünyanın şu anda en büyük altın üreticisi ve aynı zamanda da en büyük tüketicisi olan Çin son 6 yılda rezervlerini yüzde 76 artırdığını bildirdi. Böylece Çin'in, 600 ton olan rezervlerinin bu yıl bin 54 tona yükseldiği tahmin ediliyor. Bu da Çin’i altın rezervi açısından beşinci ülke konumuna yükselti… Döviz rezervlerinin yaklaşık yüzde 2’si altın olan bir ülkenin altın rezervlerini arttırması, altın fiyatlarını çok hızlı bir şekilde yükseltebilir. Bu harekete başka ülkelerin katılması, altın fiyatlarının altındaki uç senaryolarının temelini oluşturuyor. 3.000 hatta 5.000 dolar seviyelerini dile getirenlerin dayanağı bu senaryo…

            15- Çin dışında, Rusya, Brezilya ve döviz rezervleri yüksek diğer merkez bankalarından benzer kararlar gelebilir mi?
            Çin dışında Rusya Merkez Bankası’nın da altın alabileceğine yönelik spekülasyon var. Finansal krizin şiddetlendiği dönemlerde yatırımcıların güvenli bir liman olarak yöneldikleri altın, böyle zamanlarda değer kazanıyor. Altın uzun vadede reel satın alma gücü bakımından değerini korumuş ve bu nedenle merkez bankalarının rezervlerinin bir kısmını oluşturmaya özellikle elverişlidir. Kısaca, altın sahibi olmak bilinmeyen bir geleceğe karşı bir opsiyon sahibi olmaktır. Altın, bazı tahmin edilemeyen, ancak oluştuğunda yüksek ölçüde zarar verici olaylara karşı bir çeşit sigorta sağlar. Bu tür olaylar savaşı, enflasyonda beklenmedik bir artışı ve dış borçların ödenmemesine yol açan genel bir krizi, ülke para biriminin değer kaybını ve ticarete getirilen engelleri içermektedir. Özellikle dolardaki değer kaybı ve dolara alternatif olarak yeni rezerv çeşitlendirici varlıklar arayışı altını günümüzde ön plana çıkarıyor.


            16- Rezervlerinin bir kısmını satacağını açıklayan İngiltere Merkez Bankası’nın, bu kararından vazgeçmesi, altın fiyatlarını nasıl etkiledi?
            Bu karar, direkt olarak fiyatların daha da yükseleceği beklentisinin güçlü olduğunu ortaya koydu. Fiyat hareketlerinde zaten yukarı trend hakimdi, İngiltere Merkez Bankası’nın kararı bunu daha da güçlendirdi. Bu karar ayrıca İngiliz Sterlin’ine olan güveni de sarstı.

            17- Altına yatırım yapan Ortadoğu ülkelerinden yeni alım dalgası gelebilir mi? Gelirse, bu durum fiyatları nasıl etkiler?
            Bu durum ağırlıklı olarak yaz aylarında geleneksel nedenlerden dolayı gerçekleşiyor. Dönem itibariyle şu sıralar Ortadoğu ülkelerindeki talep miktarı stabil kalabilir. Fakat büyük enerji kaynakları nedeniyle her zaman ellerinde likidite olan bu ülkelerin fiyatları etkilemede önemli role sahip oldukları unutulmamalı.

            18- Altın gibi son bir yılda yüksek getiri performansı sağlayan emtia, değerli maden/madenler var mı?
            Piyasalardaki gelişmeler, altın fiyatları ile diğer metal fiyatları arasında ilişki olduğunu gösteriyor. Yılbaşından bugüne bakırda yüzde 110, gümüşte yüzde 58, petrolde yüzde 66, pamukta yüzde 42 oranındaki artışlarla ön plana çıkıyor. Emtiaların fiyat oluşumunda enflasyona karşı korunma ve arz miktarının talep karşısındaki durumu belirleyici oluyor. Ekonomideki toparlanma oranı, emtia fiyatlarını da doğru orantılı olarak etkiliyor. Yatırım aracı olarak ağırlıklı olarak altın ve petrol görülmekle birlikte dünyadaki kurumsal ve bireysel yatırımcılar faizlerin düşmesi dolardaki dalgalanma ile birlikte alternatif yatırım aracı olarak diğer emtia ve değerli madenleri de dikkate almaya başladılar. Bazı emtia fiyatlarındaki beklentiler ise şöyle;
            Bakır, pamuk ve gümüşte ana yön yukarı. Petrolde ocak vadeli kontratlarda yukarı hareketin devamı için varil fiyatının 80.60 üzerinde kapanış gerçekleştirmesi gerekiyor. Bu durumda yeni hedef noktası 86 dolar olarak belirlenecek. Ancak öncesinde 74.50-71.50 fiyat aralığına kadar düzeltme gelmesi de bekleniyor.

            19- Yatırım fonları, portföylerinin ne kadarını altında tutuyor? Bu fonların getirileri ne oldu?
            Yatırım fonlarının piyasalarda olumlu etkilerine rağmen oldukça yıkıcı da olabilecekleri bütün yatırım enstrümanlarında görüldü. Portföylerinin 2.5 trilyon doları aştığı tahmin edilen bu fonların ellerindeki parayı fiziksel altın olarak ne kadar tuttukları tahminden öteye gitmiyor. Türkiye’de de son zamanlarda yaygınlaşan sadece altına yatırım yapan “altın fonlarının” (ayrıntılar tabloda) yıllık getirileri ise yüzde 30’un üzerinde seyrediyor.

            20- Altındaki yükselişin Türkiye ekonomisine etkileri nedir?
            Daha çok kuyumculuk sektöründe kullanılan altın fiyatlarındaki rekor artış, piyasada işlerin azalmasına, Türkiye’nin altın ithalatının gerilemesine ve hurda altın arzının artmasına neden oldu. 2008 yılında 166 ton düzeyinde olan altın ithalatımız, bu yılın kasım ayı ortasında 37 ton civarında seyrediyor. Altın ithalatındaki düşüş, yurt dışına döviz çıkışını azaltmasına karşın kuyumculuk sektörünü olumsuz yönde etkiliyor. Yurt içinde artan hurda altın arzının bir kısmı iç talebi karşılamak amacıyla kullanılırken, diğer kısmı da altın rafinerileri aracılığıyla standart külçe altına dönüştürülerek yurt dışına ihraç ediliyor.

            21- Altına endeksli veya altını kapsayan yatırım araçlarının yıllık getirisi ne oldu?
            Altına endeksli veya altın içeren fonların getirileri yıllık bazda yüzde 30’un üzerinde seyrederken, altı aylık getirileri yüzde 12-18, üç aylık getirileri ise yüzde 17-20, bir aylık getirileri ise yüzde 9-10 arasında seyrediyor. (Ayrıntılar “Altın fonları kazandırıyor” başlıklı tabloda.)

            22- Bu fonların büyüklüğünde, son bir yılda nasıl bir değişim oldu?
            2008 sonu itibariyle 47.3 milyon lira olan altın yatırım fonlarının toplam büyüklüğü Kasım 2009 itibariyle 269 milyon liraya ulaştı. 2008 sonunda 8 bin 720 olan altın yatırım fonlarındaki toplam yatırımcı sayısı, Kasım 2009 itibariyle 18 bin 626‘ya yükseldi.

            23- Bono, mevduat, döviz yatırımı olanların altına yatırım yapması, bugün için doğru bir karar olabilir mi?
            Altının bir getiri aracı olmasından çok paranın alım gücünü koruması özelliği, tarih boyunca geçerliliği koruyan bir argüman. Kriz ve belirsizlik ortamlarında veya enflasyonist bir süreçte altının uzun vadede alım gücünü koruduğu görülüyor. Bu nedenle her portföyde belli bir oranda altın bulunması, uzun vadede o portföyün alım gücünün korunmasına yardımcı olacaktır. Bu oranın yüzde 15-20 civarında olması gerektiği ve tercihen altının en kötü senaryoyu düşünerek fiziksel olarak saklanmasının daha faydalı olduğu düşünülüyor.
            Son zamanlarda oldukça hızlı fiyat hareketlerine sahne oluyor. Yılbaşından itibaren TL'ye karşı yüzde 20 civarında değer kazanmış durumda. Aynı dönemde borsa endeksi ise yüzde 70 yükseldi. Borsada işlem gören ve fiyat oynaklığı çok daha az olan FTSE tahvil bono endeksi ise yüzde 20'nin üzerinde kazandırdı. Yani altının getirisi yüksek olmakla beraber, alınan fiyat riski karşılığında çok cazip bir getiri henüz sağlamadı.
            Ancak hem altın fiyatının hem de dolar/ons fiyatının oynaklığı, zarar riskini artırıyor. Bu noktada yapılan yatırımın anaparasının garanti altına alındığı fonlar ve altın fiyatına endeksli mevduatlar, yatırımcılara cazip fırsatlar sunuyor. Bu ürünler sayesinde yatırımcılar fiyat hareketlerine bağlı riskleri azaltmış ve anaparalarını riske atmamış olur.

            24- Altına yatırım yapmak isteyenler, hangi seçeneklere sahip? İlle de fiziki altın almak zorunda mı?
            Türkiye’de geleneksel olarak altın, hem takı hem de yatırım aracı olarak halkın büyük ilgisini görüyor. Ancak altına yatırım yapmak için ille de fiziki altın almak gerekmiyor. Yapılan hukuki düzenlemelerle birlikte altına dayalı yeni finansal enstrümanlar geliştirildi. Altına endeksli mevduat hesapları, altın fonları bunlardan en çok ilgi görenleri… İMKB’de aynı bir hisse senedi gibi alınıp satılabilen Türkiye’nin ilk borsa yatırım fonu oluşturuldu. Bankalarda vadeli ve vadesiz altın, depo, altına katılım, yatırım hesapları ve yatırım fonları adı altında alternatif yatırım imkanları bulunuyor.

            25- Dünyada altın fiyatlarındaki yükseliş, iç piyasaya aynı ölçüde yansıyor mu?
            Altın uluslararası piyasalarda işlem gören ve fiyatı dünyanın farklı bölgelerinde küçük farklılıklar dışında önemli bir değişiklik göstermeyen bir emtiadır. Dolayısıyla dünyada altın fiyatlarında yükseliş, iç piyasaya da aynı ölçüde yansıyor. Fakat iç piyasada doların TL karşısında değer kaybı, yükselişin uluslararası piyasalardaki kadar olmamasına neden oluyor.


            Soruları kim yanıtladı?

            İstanbul Altın Borsası Başkanı Osman Saraç
            Ak Portföy Genel Müdür Yardımcısı Ertunç Tümen
            Destek Türev Genel Müdür Yardımcısı Bahar Şar
            Finans Portföy Kıdemli Portföy Yöneticisi Emre Göğüş
            Finansbank Hazine Araştırma-Satış Grup Yöneticisi Tunç Erdal
            LCO Kıymetli Madenler Yönetim Kurulu Başkanı Cumhur Timuçin
            İş Yatırım Uluslararası Piyasalar Müdür Yardımcısı Şant Manukyan
            İş Bankası Sermaye Piyasaları Bölüm Müdürü Meltem Kökden
            TeleTRADE Türkiye Danışmanı Deniz Lenger
            Troy Kıymetli Madenler Yönetim Kurulu Başkanı Cumhur Taşdelen
            Shuaa Capital Türkiye Genel Müdürü Afa Boran
            Citibank’ın yetkilileri
            Kuveyt Türk yetkilileri


            TEKNİK ANALİZ

            Cumhuriyet altını üç ayda yüzde 23 prim yaptı

            Altın fiyatlarında kısa vadede 1.150 zirve konumunda olabilir. Çok kısa vadeye yönelik zirve bulundu diyebiliriz. İlk adımda 1.137 aşağı yönde hedef. 1.137 seviyesinin kırılması ilk adımda 1.128 seviyesine kadar gerileme getirebilir ve bir süreliğine dinlenme olabilir. 1.128’in kırılması halinde ise 1.100 dolara kadar gerileme sürecine girecektir.
            365 lira ile yeni bir zirve yapan Cumhuriyet altınında üç ay önce dönüş başladı ve mart zirvesine kadar yükseliş görebiliriz. Beklenti hedefine ulaştıktan sonra bir süre dinlenme görülebilir. Beklentimizden bu yana bizi izleyenler, sadece Cumhuriyet altınında üç ayda bugüne kadar yüzde 23 prim yakaladılar.
            Anadolu Yatırım Teknik Stratejisti Halil Reçber tarafından hazırlanmıştır.

            -27 Kasım 2009 Cuma 12:34:00
            YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

            Yorum

            • narada
              Haberci
              • 04 Mayıs 2009
              • 1737

              #51
              İflaslar başladı, Ocak ayı kritik


              Altın fiyatlarındaki rallinin ardından Kapalıçarşı altın piyasasında al-sat yapan 5 kişinin 5-10 milyon dolar civarında para batırdıkları söyleniyor.

              Sektöre yakın kaynaklar, “Ocak’ta büyük oyuncuların kredi dönüşleri var. Bu krediler yenilenemezse daha büyük iflaslar yaşanabilir” dedi

              Altın fiyatlarında yaşanan rekor tırmanış Türkiye’de altın piyasasının kalbi olarak bilinen Kapalıçarşı’yı vurmaya başladı. Özellikle altın piyasasında al-sat yapan 5 kişinin iflas bayrağını çekmek zorunda kaldığı söyleniyor. Toplam batıkların ise şu anda 5-10 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor.

              Batanların küçük ve orta ölçekte iş yapan kişiler olduğunu belirten piyasaya yakın bir kaynak, “Altın fiyatlarındaki yükseliş ilk aşamada açığa satış yapan al-satçıları olumsuz etkiledi. Fiyatlar böyle yükselmeye devam ederse iflasların büyük oyunculara da sıçrama ihtimali var. Ocak ayı kritik. Çünkü imalat yapan büyük oyuncular, genelde yılbaşlarında bankalaradan 1 yıl vadeli kredi kullanır. Aldıkları kredilerle altın alıp ziynet imalatı yaparlar. Ancak fiyatlarda yaşanan ralli nedeniyle satışlar bıçak gibi kesildi. Eğer yılbaşında alınan krediler yenilenemezse büyük iflaslar yaşanabilir” dedi. Altın fiyatlarındaki hızlı tırmanışın ardından bankaların bu sektöre yeni kredi açma konusunda çekimser davrandığı da belirtiliyor.

              Kapanmayan işlem arttı

              Kuyumcular cephesinde durumun ne olduğunu sorduğumuz sektör yetkilileri ise şu yanıtı veriyor: “Eğer altında açığa satmadıysa kuyumcuların para batırması zor. İşlerin kötü olması nedeniyle satış yapamayan kuyumcular en kötü ihtimal dükkanı kapatabilir. Dükkanı kapatırken de elindeki ziynetleri külçeye çevirip satabilir. Bu durumda da çok büyük zararlar olmaz.”

              Kapalıçarşı’da ayaklı altın borsasında kapanmayan işlemlerin sayısının arttığı ifade ediliyor. Ayaklı borsada vadeli işlem yapanların fiyatların yükselmesiyle ödeme yapmadıkları söyleniyor. İşlemler şu şekilde yapılıyor: “Bir hafta sonra ödemesi yapılmak üzere bugünden örneğin 3 kilo altın alımı yapılıyor. Ancak altının hergün yeni bir rekora imza atınca ödeme gününde alım emri veren ödemeyi yapmıyor.”

              Altın ‘Hindistan alıyor’ haberiyle 1.180 doları da aştı

              AltIn fiyatlarındaki yükseliş durmak bilmiyor. Altının ons fiyatı dün de uluslararası piyasalarda 14.8 dolar (yüzde 1.26) artarak 1183.70 dolarla yeni zirvesine çıktı. Böylece altın fiyatlarında yılbaşından bu yana yaşanan artış yüzde 34.81’e ulaştı.

              Altın fiyatlarda dün yaşanan çıkışta Hindistan Merkez Bankası’nın rezervini çeşitlendirmek amacıyla altın alımlarına devam edebileceğine yönelik haberler etkili oldu. Hindistan, geçtiğimiz haftalarda IMF’den 200 ton altın almıştı. Quantitative Commodity Research’ten Peter Fertig, “Merkez bankalarının altın alacağı beklentisi son rallide etkili” dedi. Doların, euro karşısında 15 ayın dibine inmesi de dün altın fiyatını yükseltti.

              Altın Mayıs 2010’a kadar yükselir sonra düşer

              Türk Mücevhercileri Birliği Başkanı İmam Altınbaş, altın fiyatlarının 2010 yılı 5’inci ayına kadar yükseleceğini sonra düşeşe geçeceğini söyledi. “Dünya piyasalarında 1.180 doları üzerini gören altının ons fiyatının 3 ile 6 ay arasında 900 dolarlara gerilemesini bekliyorum” diyen Altınbaş, mücevherat sektöründe iç pazarda Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 25’e varan bir daralma yaşadığını, ihracatta ise aynı dönemde yüzde 36 gerileme olduğunu söyledi.

              ‘Vergiler kalkmazsa kaçakçılığa devam’

              İstanbul Kuyumcular Odası Yönetim Kurulu Başkanı Alaattin Kameroğlu, İthalatın düştüğünü belirterek, “Kaçak işler düştü çünkü. Ama işler canlansa, eğer vergi olursa gene kaçak girecek. ’Gene kuyumcular vergi vermiyor, kayıtdışı’ denilecek. Bu vergiyle kayıt altına girmesi mümkün değil. Vergi kalkmazsa, biz kaçakçılığa devam edeceğiz, bunun başka şıkkı da yok” diye konuştu.

              İAB Başkanı Marx gibi konuştu:

              Active Academy tarafından düzenlenen 2. Uluslararası Altın Zirvesi’nde konuşan İstanbul Altın Borsası (İAB) Başkan Vekili Osman Saraç, Marx’ın Kominist Manifesto’nun sonunda söylediği “bütün dünya işçileri birleşsin” sözüne atıfta bulunarak “İdeolojik olarak katılmasam da bir düşünürün dediği gibi, bütün dünya borsaları birleşsin” açıklamasını yaptı

              Ufuk KORCAN / VATAN
              YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

              Yorum

              • narada
                Haberci
                • 04 Mayıs 2009
                • 1737

                #52
                bugün 1137 $ a kadar indi. şu an 1177 $ da sabitlendi.
                YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                Yorum

                • narada
                  Haberci
                  • 04 Mayıs 2009
                  • 1737

                  #53
                  Altın nereye gidiyor?

                  Finansbank Private Banking Müdürü Murat Sağman değerlendirdi
                  * 2006 yılında altının onsu 450 dolar seviyelerindeyken yatırımcılara “altın alın” diyen ve geçen yıl “Altın 1030 doları kırarsa 1200 dolara çıkar” tahminini yapan Finansbank Private Banking Müdürü Murat Sağman’a göre altında tırmanış sürecek

                  * Murat Sağman, altının ons fiyatının 1.600 dolara kadar yükseleceğini ifade ederek “Merkez bankalarının altın almaları etkili.

                  Çin, rezervlerindeki altın oranını yüzde 10’a çıkarırsa 5.900 ton alması gerekir. Yıllık altın arzı ise sadece 2.500 ton” diye konuştu.

                  Yıl 2006. Altının ons fiyatı 450 dolar seviyelerinden işlem görüyor. Hiç kimse sakin bir seyir izleyen altında alım önermiyor. Ancak Finansbank Private Banking (Özel Bankacılık) Müdürü Murat Sağman, o günlerde ısrarla altına yatırımı tavsiye ediyor. Sağman, geçen yıl da altının ons fiyatı 800 dolar seviyelerindeyken VATAN’a verdiği röportajda şunları söylüyor: “Altının onsu 1030 doları geçerse 1200 doları görür.”

                  Son günlerin en çok konuşulan yatırım aracı haline gelen altında isabetli tahminleri nasıl yaptığını sorduğumuz Murat Sağman, geçmişe bakarak geleceği görmeye çalıştığını ifade etti.

                  Ralliler 15 yıl sürüyor

                  Sağman, 2006’dan itibaren neden altına yatırımı önerdiğini şu sözlerle açıkladı: “1944-1971 yılları arasında Bretton Woods sistemi vardı. 1971’de altın standardı terk edildi ve ABD’de enflasyon başladı. Altın 1971-1980 arasında 40 dolardan 850 dolarlara kadar yükseldi. Neredeyse 20 kat değerlendi. 1999 yılına kadar geçen süreçte ise 250 dolarlara indi. 1999 yılında tekrar yükseliş başladı. Bu son yaşanan tırmanışın da başlangıcı 1999. Son 100 yıla baktığımızda emtia fiyatlarındaki yükseliş uzun vadeli, ralliler minimum 15 maksimum 23 yıl sürmüş. 1999’a 15 yıl eklediğimizde minimum 2014 yılına ulaşıyoruz. Ben altına neden çok güvendim? Altında genellikle 3 tane ana yükseliş görüyoruz. Eğer bir ralli başladıysa bu rallinin genelde 3 bacağı oluyor. Bu ralli 1999’da 250 dolardan başladı. 2004-2005 yıllarına geldiğimizde altın fiyatları 400-450 dolara oturdu. 450 dolardan sonra ikinci bacak geldi. İkinci bacakta fiyatlar 850 dolarlara gitti. Üçüncü bacak ise şu anda yaşadığımız trend. Birinci ve ikinci bacaklara baktığımızda hareketler yaklaşık iki katı oluyor. Yani yaklaşık yüzde 100’e yakın artış yaşanıyor. Eğer üçüncü bacak da bunu teyit ederse yükseliş 1.500-1.600 dolarlara kadar sürer. Ancak arada düzeltmeler yaşanacaktır.”

                  Merkez bankaları etkili

                  Altın fiyatlarının doların seyri ile yakından ilişkili olduğunu belirten Sağman, dolarda yaşanan kan kaybının altının yükselişini hızlandırdığını vurguluyor. Merkez bankalarının altın rezervlerini artırma eğilimlerinin altında yaşanan son rallide en önemli olduğunu düşünen Sağman, “Dünyadaki gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının toplam rezervlerinin ortalama yüzde 10’u altın. Çin’de bu oran yüzde 2. Bunu yüzde 10’a çıkartması 5.900 ton altın alması demek. Bu da dünyadaki 20 aylık altın arzına eşit. Çin’de şu an 1.000 ton altın var. Rezervdeki payını Almanya, İtalya’nın sahip olduğu altın miktarı seviyesine getirse 1 yıllık altın arzı kadar alım yapması gerekir. Çin bu yöne doğru gidiyor. Aynı şey Hindistan için de geçerli. Bu merkez bankaları dolardaki değer kaybına karşılık rezervlerini çeşitlendirecekler. Dönmeye de başladı. Hindistan 200 ton aldı IMF’den. Bu kadar likiditenin olduğu bir yerde paranın da fazla gidecek bir yeri kalmıyor. Altın eskiden korunma amacıydı enflasyona karşı ama şimdi yatırım aracı. Altının dünyada arzı sınırlı, herhangi bir ülke riski yok. Dolar alınca kamunun borç riskini taşıyorusunuz” diyor.

                  Sağman, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın da rezervlerindeki altın miktarını artırabileceğini 116 ton olan altın rezervine 100 tonluk bir ek katkı yapabileceğini belirtiyor.

                  Parayı nereye yatırmalı?

                  Murat Sağman, tek bir yatırım aracına yatırım yapmak yerine bir sepet oluşturulması gerektiğini belirtti. Altının portföylerde mutlaka yer alması gerektiğinin altını çizen Sağman şunları söyledi: “Türkiye’de borsada işlem gören altın yatırım fonları var. Bunlar borsada hisse senedi gibi işlem görüyor. O günkü altın fiyatları neyse o seviyeden altın alıyorsun gibi. 1 hisse 1 gram altın demek. Portföylerde yüzde 10-15 altın olmalı. TL faizleri ne kadar düşse de döviz faizinin 4 katı getiri veriyor. Yüzde 60 mevduatta tutulabilir. Dolarda ciddi bir düşüş yaşanırsa bir miktar döviz alınabilir. Yüzde 20-25 civarında. Dolar her ne kadar güç kaybetse de hala rezerv para birimi. Bir parayı rezerv para yapan 3 neden vardır. Ekonomik güç, askeri güç, siyasi güç. Bugüne baktığımızda ABD bu 3 güce sahip. Yani dolardan şu an vazgeçmek çok zor. İleride yeniden dolar değer kazanabilir. 2010’dan itibaren dolara bir miktar talep gelme ihtimali var.”

                  Parite 1.55’i geçerse Avrupa zora girer

                  Krizden çıkış için ABD Merkez Bankası’nın (Fed) büyük miktarlarda para bastığını hatırlatan Murat Sağman, enflasyonun gelmesinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı. “Parası arz edilen para her zaman değer kaybetmiştir” diyen Sağman’a göre euro/dolar paritesinde 1.52-53 seviyelerin kritik. Sağman, “1.55 seviyelerini görülebilir. 1.55’in üstünde Avrupa’yı zora sokar. ABD nasıl tüketim ekonomisiyse Avrupa’nın büyük ekonomileri Almanya, Fransa, İtalya gibi ülkeler ihracat ekonomisi. Euronun değerlenmesi bu ülkeler için iyi değil. Hâlâ Avrupa bankalarının realize edilmemiş zararları var. Avrupa daha geç tepki verdi. 1.55’ten sonra merkez bankaları müdahale edebilir. ABD ciddi bir şekilde borçlanıyor. Günde 1 milyon dolar faiz ödüyor. 1.4 trilyon dolar bütçe açığı var. 12-13 trilyon dolar borcu var. Bu daha da büyüyecek gibi. Bu kadar borcu olan bir ülkenin para birimi değer kaybeder” dedi.

                  Dolar yılsonuna kadar 1.45 TL’ye gerileyebilir

                  Galatasaray Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak da çalışan Murat Sağman, doların yılsonuna kadar 1.45 TL seviyelerine kadar inebileceğini tahmin ediyor. Sağman, euro/dolar paritesinin Türkiye’de de kurlar üzerinde etkili olduğunu vurgularak şunları söylüyor: “Kurlarda yaşanan hareketin üçte ikisi pariteden kaynaklanıyor. Doların zayıflanacağını düşünüyorsak kurlar da bir miktar gerileyebilir. Yılsonları genelde iyi geçer piyasalarda. Dolarda 1.45 TL seviyelerini görme ihtimalimiz var yılsonuna kadar.”

                  Ufuk KORCAN / VATAN
                  YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

                  Yorum

                  Working...
                  X

                  Debug Information